menu
MemurOl
Vatandaşlık Testleri

Genel Tekrar Testi - 76

Soru 1 / 25

Türk yargısında 'ihtiyati tedbir' ile 'ihtiyati haciz' arasındaki temel fark ve bunlara ilişkin usul kuralları bakımından aşağıdakilerden hangisi doğrudur?

Bu testteki tüm sorular ve cevapları (25 soru)
  1. 1. Türk yargısında 'ihtiyati tedbir' ile 'ihtiyati haciz' arasındaki temel fark ve bunlara ilişkin usul kuralları bakımından aşağıdakilerden hangisi doğrudur?

    • A) İhtiyati haciz yalnızca taşınır mallar üzerinde uygulanabilir; ihtiyati tedbir ise hem taşınır hem taşınmaz mallar üzerinde uygulanabilir.
    • B) İhtiyati haciz, para alacaklarının teminat altına alınması amacıyla borçlunun mal ve haklarına el konulmasını sağlarken ihtiyati tedbir, dava konusu hak üzerinde sonuçsuz kalacak değişikliklerin önüne geçmek için başvurulan genel koruma tedbiridir.
    • C) İhtiyati tedbir, para alacaklarının güvence altına alınmasına yönelik bir koruma tedbiridir; ihtiyati haciz ise para dışındaki edimlerin yerine getirilmesini sağlar.
    • D) İhtiyati tedbir kararları kesin olup itiraz yolu kapalıdır; ihtiyati haciz kararlarına ise itiraz edilebilir.
    • E) Her iki tedbir de yargılama aşamasında talep edilebilir; dava açılmadan önce her ikisi de kullanılamaz.

    İcra‍​‌​‌​​‌‌​‌​​​​‌‌​‌​​‌​‌‌​​‌‌​​‌​​​‌‌​‌‌​‍ ve İflas Kanunu'nun 257. ve devamı maddeleri ihtiyati haczi, para alacaklarına özgü ve borçlunun malvarlığına el konulmasını öngören bir güvence tedbiri olarak düzenler. HMK'nın 389. ve devamı maddeleri ise ihtiyati tedbiri, uyuşmazlık konusu hak veya nesne üzerinde gerçekleşebilecek değişiklikleri önlemeye yönelik genel koruma tedbiri olarak tanımlar. A yanlıştır —ihtiyati haciz kapsam bakımından bu denli dar değildir. B yanlıştır —tanımlar birbiriyle yer değiştirmiştir. D yanlıştır —her iki tedbir de dava açılmadan önce talep edilebilir. E yanlıştır —her iki tedbire de itiraz mümkündür.

  2. 2. Anayasa Mahkemesi'ne bireysel başvuru yoluna ilişkin aşağıdaki ifadelerden hangisi yanlıştır?

    • A) Bireysel başvuru, diğer başvuru yolları tüketilmeden yapılabilir.
    • B) Başvuru hakkı, Anayasa'da güvence altına alınan temel hak ve özgürlükleri ihlal edilen kişilere tanınmıştır.
    • C) Başvuru süresi, ihlale yol açtığı ileri sürülen işlem ya da kararın tebliğinden itibaren otuz gündür.
    • D) Tüzel kişiler de bireysel başvuru yapabilir ancak yalnızca tüzel kişiliğe özgü haklarla sınırlıdır.
    • E) Yabancı uyruklu kişiler, yalnızca Türkiye'ye özgü haklarla ilgili konularda başvuru yapamaz.

    Bireysel‍​‌​‌​​‌‌​‌​​​​‌‌​‌​​‌​‌‌​​‌‌​​‌​​​‌‌​‌‌​‍ başvuru, ikincil nitelikte istisnai bir başvuru yoludur; ancak olağan kanun yolları tüketilmeden yapılamaz. Bireysel başvuru hakkından yararlanabilmek için önce ilgili idari ve yargısal başvuru yollarının eksiksiz tüketilmiş olması zorunludur. Bu nedenle A seçeneği açıkça yanlıştır.

  3. 3. Danıştay'ın görev alanına ilişkin aşağıdaki ifadelerden hangisi doğrudur?

    • A) Danıştay, özel hukuk kişileri arasındaki uyuşmazlıklara da bakabilir.
    • B) Danıştay'ın idare mahkemelerini denetleme yetkisi bulunmamaktadır.
    • C) Danıştay, hem ilk derece mahkemesi hem de temyiz mercii olarak görev yapar.
    • D) Danıştay kararları kesin olup hiçbir mercide itiraz konusu yapılamaz.
    • E) Danıştay yalnızca merkezi idare organlarının işlemlerini denetler.

    Danıştay,‍​‌​‌​​‌‌​‌​​​​‌‌​‌​​‌​‌‌​​‌‌​​‌​​​‌‌​‌‌​‍ bazı davalarda (örneğin doğrudan Cumhurbaşkanlığı kararname ve işlemleri) ilk derece mahkemesi olarak görev yaparken, idare ve vergi mahkemelerinin kararlarına karşı temyiz mercii olarak da işlev görür. Bu çift işlev, Danıştay'ın kendine özgü konumunu ortaya koymaktadır. Diğer seçenekler Danıştay'ın yapısını ya yanlış aktarmakta ya da kapsam dışına taşımaktadır.

  4. 4. Yargıtay ile Danıştay arasındaki görev uyuşmazlıklarını çözmekle yetkili organ aşağıdakilerden hangisidir?

    • A) Uyuşmazlık Mahkemesi
    • B) Hâkimler ve Savcılar Kurulu
    • C) Anayasa Mahkemesi
    • D) Yargıtay Büyük Genel Kurulu
    • E) Danıştay İdari İşler Kurulu

    Adli,‍​‌​‌​​‌‌​‌​​​​‌‌​‌​​‌​‌‌​​‌‌​​‌​​​‌‌​‌‌​‍ idari ve askeri yargı mercileri arasındaki görev ve hüküm uyuşmazlıklarını kesin olarak çözmek için Uyuşmazlık Mahkemesi kurulmuştur. Mahkemenin başkanlığını Anayasa Mahkemesi'nin görevlendireceği bir üye yapar. Diğer kurumların bu konuda karar verme yetkisi bulunmamaktadır.

  5. 5. Aşağıdaki durumların hangisinde Anayasa Mahkemesi salt çoğunlukla değil, üçte iki çoğunlukla karar almak zorundadır?

    • A) Milletvekilliğinin düşürülmesi kararlarını incelemek
    • B) İtiraz yoluyla gelen anayasaya aykırılık kararları
    • C) Siyasi partilerin kapatılmasına karar vermek
    • D) İptal davalarında anayasaya aykırılık kararı vermek
    • E) Cumhurbaşkanını görevden uzaklaştırmak

    Anayasa'ya‍​‌​‌​​‌‌​‌​​​​‌‌​‌​​‌​‌‌​​‌‌​​‌​​​‌‌​‌‌​‍ göre siyasi partilerin kapatılmasına, Anayasa Mahkemesi üye tam sayısının üçte iki çoğunluğunun oyu ile karar verilebilir. Bu oran mahkemenin 15 üyesi için en az 10 üye anlamına gelir. Diğer seçeneklerdeki kararlar ise farklı çoğunluk eşiklerine tabidir ya da söz konusu eşik bu kadar yüksek değildir.

  6. 6. Aşağıdaki tabloda bazı yargı organlarının üye sayıları ve seçim usulleri verilmiştir. Buna göre hangi yargı organı için verilen bilgi yanlıştır? Yargı Organı – Üye Sayısı – Cumhurbaşkanının atadığı üye sayısı Anayasa Mahkemesi – 15 – 12 Danıştay – kanunla belirlenir – 1/4'ünü Cumhurbaşkanı atar Yargıtay – kanunla belirlenir – Tamamını Yargıtay Genel Kurulu seçer HSK – 13 – 4

    • A) Anayasa Mahkemesi
    • B) Danıştay
    • C) Verilen bilgilerin tamamı doğrudur.
    • D) Yargıtay
    • E) HSK

    Yargıtay‍​‌​‌​​‌‌​‌​​​​‌‌​‌​​‌​‌‌​​‌‌​​‌​​​‌‌​‌‌​‍ üyeleri, Hâkimler ve Savcılar Kurulu (HSK) tarafından seçilir; Yargıtay Genel Kurulu tarafından seçilmez. Bu nedenle Yargıtay sütunundaki bilgi yanlıştır. Anayasa Mahkemesi'nin 15 üyesinin 12'si Cumhurbaşkanı, 3'ü TBMM tarafından seçilir. Danıştay'ın dörtte birini Cumhurbaşkanı atar, kalanları HSK seçer. HSK'da 4 üyeyi Cumhurbaşkanı seçer.

  7. 7. Bir kanunun Anayasa'ya aykırılığı iddiasıyla görülmekte olan bir davada itiraz yoluna başvurulabilmesi için aşağıdaki koşulların hangisi aranmaz?

    • A) İtirazın mahkeme tarafından ciddi bulunması
    • B) Taraflardan birinin itiraz yoluna başvurmuş ya da mahkemenin re'sen bu yola gitmiş olması
    • C) İtiraz konusu kanunun daha önce Anayasa Mahkemesi'nce incelenmemiş olması
    • D) İtirazın bireysel başvuru süreleri içinde yapılmış olması
    • E) Kanunun görülmekte olan davada uygulanacak nitelikte olması

    İtiraz‍​‌​‌​​‌‌​‌​​​​‌‌​‌​​‌​‌‌​​‌‌​​‌​​​‌‌​‌‌​‍ yolu (somut norm denetimi), bireysel başvurudan bağımsız bir denetim mekanizmasıdır ve bireysel başvuruya ilişkin sürelerle herhangi bir bağlantısı yoktur. İtiraz yolunun işletilebilmesi için: itirazın mahkemece ciddi bulunması, ilgili kanunun davada uygulanacak nitelikte olması ve kanunun daha önce Anayasa Mahkemesi'nce incelenmemiş olması gibi koşullar aranır. Bireysel başvuru süreleri bu mekanizma için geçerli bir ön koşul değildir.

  8. 8. Anayasa Mahkemesi, bir kanun hükmünü iptal ederken 'iptal kararının yürürlüğe gireceği tarihi erteleyebilir'. Bu erteleme yetkisinin sınırı aşağıdakilerden hangisidir?

    • A) On iki ay
    • B) Altı ay
    • C) İki yıl
    • D) On sekiz ay
    • E) Dokuz ay

    Anayasa‍​‌​‌​​‌‌​‌​​​​‌‌​‌​​‌​‌‌​​‌‌​​‌​​​‌‌​‌‌​‍ Mahkemesi, iptal kararının yürürlüğe girmesini en fazla bir yıl (on iki ay) süreyle erteleyebilir. Bu yetki, iptal edilen düzenlemenin ortaya çıkaracağı hukuki boşluğun yasama organı tarafından doldurulmasına fırsat tanımak amacıyla anayasal düzeyde tanınmıştır. Süre sınırı yüksek sorularda sıkça karıştırılan bir detaydır.

  9. 9. Yüce Divan sıfatıyla yargılama yapan Anayasa Mahkemesi ile ilgili aşağıdaki ifadelerden hangisi yanlıştır?

    • A) Cumhurbaşkanı, göreviyle ilgili suçlar nedeniyle Yüce Divan'da yargılanabilir.
    • B) Cumhurbaşkanının Yüce Divan'a sevki TBMM'nin salt çoğunluğuyla olur.
    • C) Anayasa Mahkemesi üyeleri de Yüce Divan'da yargılanabilir.
    • D) Yüce Divan kararlarına karşı başka yargı merciine başvurulamaz.
    • E) Başbakan sıfatı kaldırıldığından, eski Başbakanlık dönemine ait Yüce Divan yargılamaları artık mümkün değildir.

    Cumhurbaşkanının‍​‌​‌​​‌‌​‌​​​​‌‌​‌​​‌​‌‌​​‌‌​​‌​​​‌‌​‌‌​‍ Yüce Divan'a sevkedilebilmesi için TBMM üye tam sayısının salt çoğunluğuyla soruşturma açılması, ardından üçte iki çoğunlukla sevk kararı alınması gerekmektedir. Salt çoğunluk yeterli olmayıp bu sürecin iki ayrı eşiği vardır. Bu nedenle B seçeneği yanlıştır. Diğer seçenekler büyük ölçüde doğru bilgiler içermektedir.

  10. 10. Aşağıdaki eşleştirmelerden hangisi yanlıştır? (Kurum – Kuruluş/Görev Alanı)

    • A) Uyuşmazlık Mahkemesi – Adli ve idari yargı mercileri arasındaki uyuşmazlıkları çözer
    • B) Yargıtay – Adli yargı ilk derece mahkemelerinin kararlarına karşı temyiz mercii
    • C) Bölge Adliye Mahkemesi – Asliye mahkemesi kararlarına karşı temyiz mercii olarak görev yapar
    • D) Sayıştay – Kamu idarelerinin hesap ve işlemlerini denetler, kesin hükme bağlar
    • E) Bölge İdare Mahkemesi – İdare ve vergi mahkemelerinin kararlarına itiraz mercii olarak görev yapar

    Bölge‍​‌​‌​​‌‌​‌​​​​‌‌​‌​​‌​‌‌​​‌‌​​‌​​​‌‌​‌‌​‍ Adliye Mahkemeleri, ilk derece mahkemelerinin kararlarına karşı istinaf mercii olarak görev yapar; temyiz mercii değildir. Temyiz mercii Yargıtay'dır. İstinaf ve temyiz birbirinden farklı hukuki yollardır: istinaf hem hukuki hem maddi meseleyi denetlerken, temyiz yalnızca hukuki denetimle sınırlıdır. Bu nedenle C seçeneği yanlış eşleştirmedir.

  11. 11. Aşağıdakilerden hangisi Anayasa Mahkemesi'nin soyut norm denetimi (iptal davası) kapsamında değildir?

    • A) Kanun hükmünde kararnameler (eski dönem)
    • B) Yönetmelikler
    • C) Uluslararası antlaşmalar
    • D) Türkiye Büyük Millet Meclisi İç Tüzüğü
    • E) Cumhurbaşkanlığı kararnameleri

    Anayasa‍​‌​‌​​‌‌​‌​​​​‌‌​‌​​‌​‌‌​​‌‌​​‌​​​‌‌​‌‌​‍ Mahkemesi'nin norm denetimi kapsamı; kanunlar, TBMM İç Tüzüğü, Cumhurbaşkanlığı kararnameleri ve eski dönem kanun hükmünde kararnamelerdir. Uluslararası antlaşmalar, usul denetimi açısından kısmi biçimde incelenebilir; ancak yönetmelikler Anayasa Mahkemesi'nin değil, idare mahkemelerinin ve Danıştay'ın denetimine tabidir. Dolayısıyla yönetmelikler bu kapsama girmez.

  12. 12. Göreve başlayan bir hâkim hakkında, göreve başlamasından iki yıl sonra meslekten çıkarılması sonucunu doğuracak bir disiplin soruşturması başlatılmıştır. Bu soruşturma hangi organ tarafından yürütülür ve karar hangi mercide kesinleşir?

    • A) Yargıtay Birinci Başkanlık Kurulu soruşturur ve karara bağlar.
    • B) HSK Teftiş Kurulu soruşturur, HSK Genel Kurulu karara bağlar.
    • C) HSK soruşturur, karar Anayasa Mahkemesi'nce denetlenir.
    • D) Cumhurbaşkanlığı Hukuk Politikaları Kurulu soruşturur, HSK onaylar.
    • E) Adalet Bakanlığı soruşturur, Danıştay onaylar.

    Hâkim‍​‌​‌​​‌‌​‌​​​​‌‌​‌​​‌​‌‌​​‌‌​​‌​​​‌‌​‌‌​‍ ve savcıların özlük işlemleri ile disiplin soruşturmaları HSK'ya bağlı Teftiş Kurulu tarafından yürütülür; meslekten çıkarma kararı ise HSK Genel Kurulu tarafından alınır. Anayasa, bu kararları yargı denetimi dışında tutmakla birlikte meslekten çıkarma kararlarına karşı Anayasa Mahkemesi'ne bireysel başvuru yolu açık tutulmuştur; ancak bu soruşturma ve karar sürecinin kendisi E seçeneğinde yanlış kurgulanmıştır.

  13. 13. Aşağıdaki eylemlerin hangisi için Anayasa Mahkemesi, siyasi partiye kapatma yerine 'hazine yardımından yoksun bırakma' yaptırımına hükmedebilir?

    • A) Partinin Anayasa'da belirtilen yasaklara aykırı fiillerin odağı hâline gelmesi
    • B) Partinin yabancı devletlerden mali kaynak alması
    • C) Partinin yabancı uyruklu kişileri üye kaydetmesi
    • D) Bölücü propaganda faaliyeti yürütülmesi
    • E) Devletin bütünlüğüne karşı eylem içinde bulunulması

    Anayasa'ya‍​‌​‌​​‌‌​‌​​​​‌‌​‌​​‌​‌‌​​‌‌​​‌​​​‌‌​‌‌​‍ göre bir siyasi parti; Anayasa'daki yasaklara aykırı fiillerin 'odağı' hâline gelirse kapatma yerine, devlet yardımının kısmen veya tamamen kesilmesi yaptırımı uygulanabilir. Odak olma kavramı, partinin bu eylemlere doğrudan kaynaklık etmesi anlamına gelir. Yabancı devletlerden mali kaynak alma, üye aidatları dışında dış finansman yasağı ve doğrudan bölücülük ise kapatma yaptırımına yol açar.

  14. 14. Türkiye'de bir idari işlemin yargısal denetiminde 'tam yargı davası' ile 'iptal davası' arasındaki temel farkı en doğru biçimde açıklayan ifade aşağıdakilerden hangisidir?

    • A) İptal davasında hukuka aykırı işlemin ortadan kaldırılması amaçlanırken, tam yargı davasında tazminat veya iade gibi sonuçlara da hükmedilebilir.
    • B) Tam yargı davası yalnızca Danıştay'da görülürken, iptal davası idare mahkemelerinde görülür.
    • C) İptal davası bireyler tarafından açılırken, tam yargı davası yalnızca kamu kurumları tarafından açılabilir.
    • D) İptal davası hem maddi hem hukuki denetim yaparken, tam yargı davası yalnızca hukuki denetimle sınırlıdır.
    • E) İptal davasında dava açma süresi altmış günken, tam yargı davasında bu süre iki yıldır.

    İptal‍​‌​‌​​‌‌​‌​​​​‌‌​‌​​‌​‌‌​​‌‌​​‌​​​‌‌​‌‌​‍ davası, hukuka aykırı idari işlemin iptali amacıyla açılır ve mahkeme yalnızca işlemi iptal edip etmeme konusunda karar verir. Tam yargı davası ise iptal yanı sıra idarenin eylem veya işleminden doğan maddi ya da manevi zararın giderilmesini (tazminat) da kapsayan daha geniş bir dava türüdür. Diğer seçenekler, bu iki dava türünün niteliğini ve usulünü yanlış aktarmaktadır.

  15. 15. Aşağıdaki ifadelerden hangisi Anayasa Mahkemesi'nin bireysel başvuruya ilişkin kararlarının sonuçları bakımından doğrudur?

    • A) İhlal kararı üzerine ilgili mahkeme, dosyayı yeniden incelemek zorunda olup Anayasa Mahkemesi'nin tespit ettiği ihlal gerekçesiyle bağlıdır.
    • B) Anayasa Mahkemesi kararları, diğer mahkemeleri değil yalnızca idari makamları bağlar.
    • C) Anayasa Mahkemesi, bireysel başvuruda tazminata hükmedemez; yalnızca ihlal tespiti yapar.
    • D) Anayasa Mahkemesi ihlal tespit ettiğinde, davayı doğrudan yeniden yargılayarak esastan sonuçlandırır.
    • E) İhlal kararı verilmesi hâlinde ilgili mahkeme dosyayı yeniden incelemeyi reddedebilir.

    Anayasa‍​‌​‌​​‌‌​‌​​​​‌‌​‌​​‌​‌‌​​‌‌​​‌​​​‌‌​‌‌​‍ Mahkemesi, bireysel başvuruda ihlal tespiti yapması hâlinde dosyayı yeniden yargılama yapılması için ilgili mahkemeye gönderir. İlgili mahkeme, Anayasa Mahkemesi'nin tespit ettiği ihlal gerekçesiyle bağlı olarak yargılamayı yeniden yapmak zorundadır; bu karara uymayı reddedemez. Ayrıca Anayasa Mahkemesi, ihlal kararıyla birlikte gerekli gördüğünde tazminata da hükmedebilir; dolayısıyla C seçeneği de yanlıştır.

  16. 16. Aşağıdakilerden hangisi idarenin eylem ve işlemlerine karşı başvurulabilecek yargı yolu değildir?

    • A) Bölge İdare Mahkemesi
    • B) Danıştay
    • C) Asliye Hukuk Mahkemesi
    • D) Vergi Mahkemesi
    • E) İdare Mahkemesi

    İdare‍​‌​‌​​‌‌​‌​​​​‌‌​‌​​‌​‌‌​​‌‌​​‌​​​‌‌​‌‌​‍ hukukundan doğan uyuşmazlıklarda idari yargı yolu olan Danıştay, İdare Mahkemesi, Vergi Mahkemesi ve Bölge İdare Mahkemesi görevlidir. Asliye Hukuk Mahkemesi ise adli yargı düzenine ait bir mahkemedir ve kural olarak idari uyuşmazlıklara bakmaz.

  17. 17. İdari işlemlerin unsurlarından biri olan 'sebep' unsuru için aşağıdakilerden hangisi doğrudur?

    • A) İdareyi işlem yapmaya sevk eden hukuki veya fiilî nedendir.
    • B) İdari işlemin meydana getirdiği hukuki sonuçtur.
    • C) İdari işlemin biçimsel görünümünü ifade eder.
    • D) İdari işlemi yapmaya yetkili makamı ifade eder.
    • E) İdari işlemin tabi olduğu usul kurallarını kapsar.

    İdari‍​‌​‌​​‌‌​‌​​​​‌‌​‌​​‌​‌‌​​‌‌​​‌​​​‌‌​‌‌​‍ işlemin 'sebep' unsuru, idareyi o işlemi yapmaya yönelten hukuki veya fiili neden (gerekçe) olarak tanımlanır. Yetki unsuru işlemi yapan makama, konu unsuru işlemin doğurduğu hukuki sonuca, şekil unsuru ise işlemin biçimine ilişkindir.

  18. 18. Türkiye'de idari yargının genel görevli mahkemesi aşağıdakilerden hangisidir?

    • A) İdare Mahkemesi
    • B) Vergi Mahkemesi
    • C) Anayasa Mahkemesi
    • D) Danıştay
    • E) Bölge İdare Mahkemesi

    2577‍​‌​‌​​‌‌​‌​​​​‌‌​‌​​‌​‌‌​​‌‌​​‌​​​‌‌​‌‌​‍ sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'na göre idari yargıda genel görevli ilk derece mahkemesi İdare Mahkemeleridir. Vergi Mahkemeleri vergi uyuşmazlıklarında, Danıştay ise belirli davalarda ilk derece mahkemesi sıfatıyla ya da temyiz mercii olarak görev yapar.

  19. 19. Aşağıdakilerden hangisi 'idari işlem' değil, 'idari eylem' olarak nitelendirilir?

    • A) Kamulaştırma kararı
    • B) Bir köprünün yapım sırasında çökerek kişinin yaralanması
    • C) Bir memura verilen disiplin cezası
    • D) Kamu ihalesine ilişkin ihale kararı
    • E) İmar planının onaylanması

    İdari‍​‌​‌​​‌‌​‌​​​​‌‌​‌​​‌​‌‌​​‌‌​​‌​​​‌‌​‌‌​‍ eylemler, idarenin bir irade açıklaması olmaksızın fiilen gerçekleştirdiği davranışlardır. Köprünün inşaatı sırasında çökmesi gibi fiziksel bir olgu, idarenin iradesini yansıtmayan bir eylemdir. Diğer seçeneklerin tamamı, idarenin irade açıklaması içeren işlemlerdir.

  20. 20. İdare hukukunda 'yetki genişliği' ilkesi esas olarak hangi makamla ilgilidir?

    • A) Kaymakam
    • B) Köy Muhtarı
    • C) İl Genel Meclis Başkanı
    • D) Vali
    • E) Belediye Başkanı

    Yetki‍​‌​‌​​‌‌​‌​​​​‌‌​‌​​‌​‌‌​​‌‌​​‌​​​‌‌​‌‌​‍ genişliği ilkesi, merkezi idarenin taşra teşkilatında görev yapan valilere tanınan ve acil durumlarda merkeze danışmadan karar alabilme yetkisini ifade eder. Anayasa'nın 126. maddesinde de valilerin bu yetkiye sahip olduğu düzenlenmiştir.

  21. 21. Kamu tüzel kişilerinin kendi iç bünyesinde çalışanlarına uyguladığı, yargısal denetim dışında tutulan işlemler hangi kavramla ifade edilir?

    • A) Müstakil idari işlemler
    • B) İç hizmet yönetmelikleri
    • C) Yönetsel işlemler
    • D) İç düzenleyici işlemler
    • E) Cumhurbaşkanlığı kararnamesi

    İç‍​‌​‌​​‌‌​‌​​​​‌‌​‌​​‌​‌‌​​‌‌​​‌​​​‌‌​‌‌​‍ düzenleyici işlemler (genelge, iç yönetmelik gibi), idarenin kendi personeline yönelik, sadece idare içinde bağlayıcı olan ve kural olarak yargısal denetim dışında kalan işlemlerdir. Bu işlemler vatandaşların hak ve özgürlüklerini doğrudan etkilemez.

  22. 22. Aşağıdakilerden hangisi 'yerinden yönetim' (ademi merkeziyet) ilkesine dayanan bir kuruluş değildir?

    • A) Valilik
    • B) Belediye
    • C) Üniversite
    • D) Köy
    • E) İl Özel İdaresi

    Valilik,‍​‌​‌​​‌‌​‌​​​​‌‌​‌​​‌​‌‌​​‌‌​​‌​​​‌‌​‌‌​‍ merkezi idarenin taşra teşkilatına ait bir birimdir ve merkeziyet ilkesine dayanır; ayrı bir tüzel kişiliği yoktur. Belediye, il özel idaresi ve köy coğrafi yerinden yönetim kuruluşları, üniversiteler ise hizmet yerinden yönetimi kuruluşlarıdır.

  23. 23. İdarenin sözleşme yaparken özel hukuk kişileriyle eşit konumda olmadığı, kamu yararı gereği tek taraflı değişiklik yapabildiği sözleşme türü aşağıdakilerden hangisidir?

    • A) İdari sözleşme
    • B) Sigorta sözleşmesi
    • C) Kira sözleşmesi
    • D) İş sözleşmesi
    • E) Satış sözleşmesi

    İdari‍​‌​‌​​‌‌​‌​​​​‌‌​‌​​‌​‌‌​​‌‌​​‌​​​‌‌​‌‌​‍ sözleşmelerde (imtiyaz sözleşmesi, kamu ihale sözleşmeleri gibi) idare, kamu yararını korumak amacıyla tek taraflı değişiklik yapma, sözleşmeyi feshetme gibi üstün yetkilere sahiptir. Bu durum, özel hukuk sözleşmelerinden temel farkı oluşturur.

  24. 24. İdari Yargılama Usulü Kanunu'na göre iptal davası açma süresi, kural olarak kaç gündür?

    • A) 120 gün
    • B) 60 gün
    • C) 45 gün
    • D) 30 gün
    • E) 90 gün

    2577‍​‌​‌​​‌‌​‌​​​​‌‌​‌​​‌​‌‌​​‌‌​​‌​​​‌‌​‌‌​‍ sayılı İYUK'un 7. maddesi uyarınca, idari işlemlere karşı idare mahkemelerinde iptal davası açma süresi kural olarak 60 gündür. Bu süre, işlemin ilgiliye tebliğ edildiği ya da ilan edildiği tarihten itibaren işlemeye başlar.

  25. 25. Aşağıdakilerden hangisi 'düzenleyici işlem' niteliği taşımaz?

    • A) Tüzük
    • B) Yönetmelik
    • C) Cumhurbaşkanlığı kararnamesi
    • D) Bir memura verilen uyarı cezası
    • E) Genelge

    Bireysel‍​‌​‌​​‌‌​‌​​​​‌‌​‌​​‌​‌‌​​‌‌​​‌​​​‌‌​‌‌​‍ (bireysel) idari işlemler belirli kişi ya da kişileri hedef alır; soyut-genel kural koymaz. Bir memura verilen uyarı cezası belirli bir kişiye yönelik bireysel işlemdir. Tüzük, yönetmelik, cumhurbaşkanlığı kararnamesi ve (dış etkili) genelgeler ise soyut ve genel kural koyduğu için düzenleyici işlem sayılır.