VATANDASLIK - anayasa hukuku (Bölüm 5)
VATANDASLIK - anayasa hukuku (Bölüm 5)
Türkiye'de siyasi partilere yönelik 'hazine yardımı' elde edebilmek için Anayasa ve ilgili mevzuatta öngörülen temel koşul aşağıdakilerden hangisidir?
Bu testteki tüm sorular ve cevapları (4 soru)
1. Türkiye'de siyasi partilere yönelik 'hazine yardımı' elde edebilmek için Anayasa ve ilgili mevzuatta öngörülen temel koşul aşağıdakilerden hangisidir?
- A) Partinin en az on ilde teşkilatlanmış olması ve son seçimde yüzde üç oy almış olması
- B) Son milletvekili genel seçiminde geçerli oyların yüzde yedisini aşan oy alan partilerin seçimdeki oy oranları esas alınarak yararlandırılması ✓
- C) TBMM'de grubu bulunan partilerin eşit paylara bölünmüş yardımdan yararlandırılması
- D) Son milletvekili genel seçiminde yüzde üç veya daha fazla oy alan partilerin oransal paylaşım esasına göre yararlandırılması
- E) Partinin kapatma davası ile karşı karşıya olmaması ve son seçime katılmış olması
2820 sayılı Siyasi Partiler Kanunu m.68-69 uyarınca hazine yardımından yararlanabilmek için siyasi partinin son milletvekili genel seçiminde geçerli oyların yüzde yedisini (seçim barajı) aşmış olması gerekmektedir. Bu eşiği geçen partiler, aldıkları oy oranlarına göre hazine yardımından pay alır. Yüzde üç eşiği (D şıkkı) yanlıştır; yüzde dört veya beş gibi alternatifler de yanıltıcıdır. 2022 yılında seçim barajının yüzde yediye düşürülmesiyle birlikte hazine yardımı eşiği de buna göre güncellenmektedir. Doğru yanıt C'dir.
2. Temel hakların Anayasa'daki sınıflandırılmasına göre 'negatif statü hakları (kişi dokunulmazlığı, özgürlükler)' ile 'pozitif statü hakları (sosyal ve ekonomik haklar)' arasındaki temel farka ilişkin aşağıdaki ifadelerden hangisi doğrudur?
- A) Pozitif statü hakları bireysel başvuruya konu olamazken negatif statü haklarının tümü bireysel başvuruyla korunabilir.
- B) 1982 Anayasası'nda pozitif statü hakları negatif statü haklarına kıyasla daha güçlü bir anayasal güvenceye kavuşturulmuştur.
- C) Pozitif statü haklarının hayata geçirilmesi için devletin aktif edim yükümlülüğü doğarken negatif statü hakları devletin müdahalesine katlanma yükümlülüğünü ifade eder. ✓
- D) Negatif statü hakları kanunla kısıtlanamaz; yalnızca olağanüstü hal kararnameleriyle sınırlandırılabilir.
- E) Negatif statü hakları yalnızca devlete karşı kullanılabilirken pozitif statü hakları özel kişilere karşı da doğrudan kullanılabilir.
Temel haklar teorisinde negatif statü hakları (özgürlük hakları), devletin bireyin özgürlük alanına müdahale etmemesini (müdahaleden kaçınma) gerektirir. Pozitif statü hakları (sosyal ve ekonomik haklar) ise devletten aktif bir edim, bir hizmet veya kaynak sağlanmasını talep etme hakkı verir. B şıkkı bu ayrımı doğru biçimde özetlemektedir. A şıkkı: Negatif statü haklarının yatay etkisi (özel kişilere karşı) tartışmalıdır ancak doğrudan uygulanabilirlik kural değildir — yanıltıcı ve yanlıştır. C, D ve E şıkları da yanlış önermeler içermektedir. Doğru yanıt B'dir.
3. Anayasa'nın 90. maddesi uyarınca 'temel haklara ilişkin milletlerarası antlaşmalar ile kanunların çatışması' halinde hangi kural uygulanır ve bu kuralın hukuki niteliği nedir?
- A) Sonraki tarihli olan norm uygulanır; bu kural anayasal değil yasal bir düzenlemedir.
- B) Antlaşma hükümleri esas alınır yalnızca AİHM kararlarının bağlayıcılığı söz konusu olduğunda; diğer antlaşmalarda kanun üstündür.
- C) Antlaşma hükümleri esas alınır; bu kural antlaşmayı kanun karşısında üstün konuma getiren anayasal bir düzenlemedir, ancak antlaşma anayasa düzeyinde değildir. ✓
- D) Antlaşma ile kanun arasında çatışma çıkması halinde Anayasa Mahkemesi her iki normu da iptal ederek yasa koyucuyu uyumlu düzenleme yapmaya zorlar.
- E) Antlaşma hükümleri esas alınır; bu kural anayasal bir kural olup antlaşmaya anayasa üstü değer tanımaktadır.
Anayasa m.90/son fıkrasına 2004 yılında eklenen hükme göre, temel haklara ilişkin milletlerarası antlaşmalar ile kanunların aynı konuda farklı hükümler içermesi halinde milletlerarası antlaşma hükümleri esas alınır. Bu düzenleme antlaşmaya kanun karşısında bir üstünlük tanımakta, ancak antlaşmayı Anayasa düzeyine yükseltmemektedir. Anayasa Mahkemesi, milletlerarası antlaşmaları denetleyemez (m.90/son). Söz konusu düzenleme yalnızca temel haklara ilişkin antlaşmalar için geçerli olup ticaret, çevre gibi diğer alanlardaki antlaşmalara uygulanmaz. Doğru yanıt C'dir.
4. Aşağıdaki Anayasa Mahkemesi kararı türlerinden hangisi Resmî Gazete'de yayımlanma zorunluluğu olmaksızın derhal bağlayıcılık kazanır?
- A) Norm denetimi sonucunda verilen iptal kararları
- B) Siyasi parti kapatma kararları
- C) Norm denetimi sonucunda verilen ret kararları ✓
- D) Bireysel başvurularda verilen ihlal tespit kararları
- E) Yüce Divan sıfatıyla verilen mahkûmiyet kararları
Anayasa m.153/2 uyarınca Anayasa Mahkemesi'nin kararları kesindir; iptal kararları Resmî Gazete'de yayımlandıktan sonra yürürlüğe girer. Kural olarak AYM kararları Resmî Gazete'de yayımlanır ve bu yayım kararın yürürlüğünü etkiler. Ancak norm denetiminde verilen RET kararları, anayasaya aykırılık saptanmadığını ortaya koyduğundan herhangi bir normun yürürlüğünü doğrudan etkilemez; bu nedenle ret kararları fiilen yayım koşuluna bağlı olmaksızın bağlayıcı nitelik taşır. Bununla birlikte pratikte tüm AYM kararları Resmî Gazete'de yayımlanmaktadır. Sorunun analitik yanıtı, ret kararlarının normu değiştirmediği ve dolayısıyla yayım gerekmeksizin bağlayıcı olduğu yönündedir. Doğru yanıt E'dir.