menu
MemurOl
Vatandaşlık Testleri

VATANDASLIK - yargi organlari (Bölüm 3)

VATANDASLIK - yargi organlari (Bölüm 3)

Soru 1 / 25

Anayasa Mahkemesi üyeliğiyle ilgili aşağıdaki ifadelerden hangisi yanlıştır?

Bu testteki tüm sorular ve cevapları (25 soru)
  1. 1. Anayasa Mahkemesi üyeliğiyle ilgili aşağıdaki ifadelerden hangisi yanlıştır?

    • A) Anayasa Mahkemesi Başkanı, kendi üyeleri arasından dört yıl için Genel Kurul tarafından seçilir.
    • B) Anayasa Mahkemesi'nin 3 üyesi, Türkiye Büyük Millet Meclisi tarafından seçilir.
    • C) Anayasa Mahkemesi üyelerinin görev süresi 12 yıldır ve bu süre uzatılamaz.
    • D) Yetmiş yaşını dolduran Anayasa Mahkemesi üyeleri emekliye ayrılır.
    • E) Anayasa Mahkemesi 12 üyeden oluşur.

    Anayasa Mahkemesi 12 değil, 15 üyeden oluşur. Bu 15 üyenin 12'si Cumhurbaşkanı tarafından, 3'ü TBMM tarafından seçilir. A şıkkındaki '12 üye' ifadesi yanlıştır. Diğer şıklar Anayasa'nın 146. maddesiyle uyumludur: üyelik süresi 12 yıl, emeklilik yaşı 65 (70 değil, bu da dikkat edilmesi gereken bir noktadır – ancak soruda C şıkkı doğru verilmiştir), başkan seçimi Genel Kurulca 4 yıl için yapılır.

  2. 2. İdari yargıda 'tam yargı davası' kavramıyla ilgili aşağıdaki ifadelerden hangisi doğrudur?

    • A) Tam yargı davalarında mahkeme, iptal davalarının aksine idarenin yerine geçerek işlem tesis edebilir.
    • B) Tam yargı davalarında dava açma süresi, iptal davalarından farklı olarak otuz gündür.
    • C) Tam yargı davası açılabilmesi için öncelikle aynı konu hakkında iptal davası açılmış ve sonuçlanmış olması şarttır.
    • D) Tam yargı davaları yalnızca idarenin sözleşmeden doğan sorumluluğuna karşı açılan davalardır.
    • E) Tam yargı davaları, idarenin hukuka aykırı eylem veya işlemleri nedeniyle uğranılan zararın tazmini için açılır.

    Tam yargı (tazminat) davaları, idarenin hukuka aykırı işlem, eylem veya sözleşmelerinden ya da idarenin kusursuz sorumluluğuna giren durumlardan doğan zararların tazmini amacıyla açılır. A yanlıştır; kapsamı yalnızca sözleşmelerle sınırlı değildir. B yanlıştır; mahkeme idarenin yerine geçerek işlem tesis edemez. D yanlıştır; dava açma süresi genel olarak 60 gündür. E yanlıştır; tam yargı davası için önceden iptal davası açılması zorunlu değildir.

  3. 3. Yargı bağımsızlığını güvence altına almak amacıyla Anayasa'da yer alan düzenlemelerden hangisi yanlış verilmiştir?

    • A) Hâkimlerin özlük işleri, Hâkimler ve Savcılar Kurulu tarafından yürütülür.
    • B) Hâkimler görevlerinde bağımsızdır; hiçbir organ, makam, merci veya kişi yargı yetkisinin kullanılmasında onlara emir ve talimat veremez.
    • C) Hâkimler, idarenin hiçbir işlemine tabi tutulamazlar ve tutuklanamazlar.
    • D) Hâkimler, Anayasa'da belirlenen istisnalar dışında devlet memurluğu ve diğer kamu görevlerini üstlenemez.
    • E) Hâkimler, mahkûmiyet kararı olmadıkça görevden alınamaz.

    Anayasa, hâkimlerin suçüstü halleri ile kendi kanunlarında öngörülen ayrık durumlar dışında, görevleri sırasında işledikleri suçlar nedeniyle tutuklanamayacaklarını düzenler; ancak bu tam anlamıyla 'hiçbir koşulda tutuklanamaz' şeklinde mutlak bir kural değildir. E şıkkındaki 'idarenin hiçbir işlemine tabi tutulamazlar ve tutuklanamazlar' ifadesi hem içerik hem kapsam bakımından yanlış ve yanıltıcıdır; Anayasa bu konuda sınırlandırılmış güvenceler öngörmektedir, mutlak bir dokunulmazlık değil.

  4. 4. Danıştay'ın danışma ve inceleme görevi kapsamında aşağıdakilerden hangisi yer almaz?

    • A) İmtiyaz şartlaşma ve sözleşmelerini incelemek
    • B) Cumhurbaşkanlığı kararnamelerinin anayasaya uygunluğunu denetlemek
    • C) Yönetmelikler hakkında görüş bildirmek
    • D) Kanun tasarılarını incelemek ve görüş bildirmek
    • E) Tüzükleri incelemek

    Cumhurbaşkanlığı kararnamelerinin anayasaya uygunluğunu denetlemek Danıştay'ın değil, Anayasa Mahkemesi'nin görevidir. Danıştay; kanun tasarılarını incelemek, imtiyaz şartlaşma ve sözleşmelerini incelemek, tüzük taslaklarını incelemek ve Cumhurbaşkanlığı ya da Başbakanlıkça gönderilen işleri inceleyip görüş bildirmek görevlerine sahiptir. C şıkkı bu nedenle yanlış olup doğru yanıttır.

  5. 5. Bir ilk derece idare mahkemesinin verdiği kararın kesinleşme ve kanun yolu süreçleriyle ilgili aşağıdaki ifadelerden hangisi doğrudur?

    • A) İdare mahkemesi kararları doğrudan Danıştay'a temyiz yoluyla taşınır; istinaf aşaması bulunmamaktadır.
    • B) Bölge İdare Mahkemesi'nin bozma kararı üzerine ilk derece mahkemesi bu karara uymak zorunda değildir.
    • C) Danıştay'da ilk derece mahkemesi sıfatıyla görülen davalar için de istinaf aşaması zorunludur.
    • D) İdare mahkemesi kararlarına karşı kural olarak önce Bölge İdare Mahkemesi'nde istinaf, ardından Danıştay'da temyiz yoluna başvurulur.
    • E) İdare mahkemesi kararları istinafa taşındığında Bölge İdare Mahkemesi hem maddi vakıayı hem hukuki yönü yeniden değerlendirerek tam anlamıyla yeniden yargılama yapar.

    İdari yargıda kanun yolu süreci 2016 yılından itibaren iki aşamalı hâle getirilmiştir: önce Bölge İdare Mahkemesi'nde istinaf, ardından Danıştay'da temyiz. A yanlıştır; istinaf aşaması mevcuttur. C yanlıştır; Bölge İdare Mahkemesi istinafta ağırlıklı olarak hukuki denetim yapar, adli yargıdaki istinaf gibi tam bir yeniden yargılama değildir. D yanlıştır; Danıştay'ın ilk derece mahkemesi sıfatıyla baktığı davalar için istinaf değil, doğrudan temyiz söz konusudur. E yanlıştır; bozma kararı bağlayıcıdır.

  6. 6. Anayasa Mahkemesi'nin çalışma usulüne ilişkin aşağıdaki ifadelerden hangisi doğrudur?

    • A) Anayasa Mahkemesi Genel Kurulu, ancak tüm üyelerin katılımıyla toplanabilir.
    • B) Anayasa Mahkemesi, siyasi partilerin kapatılması yerine Hazine yardımından kısmen veya tamamen yoksun bırakma kararı da verebilir.
    • C) İptal kararları, Resmî Gazete'de yayımlandıkları tarihten itibaren en geç üç ay sonra yürürlüğe girer.
    • D) Anayasa Mahkemesi, bir kanun hükmünü iptal ederken aynı zamanda yeni bir düzenleme yapma yetkisine de sahiptir.
    • E) Siyasi partilerin kapatılması davalarında Anayasa Mahkemesi, salt çoğunlukla kapatma kararı verebilir.

    Anayasa Mahkemesi, siyasi parti kapatma davalarında kapatma yerine, partinin Anayasa'ya aykırı eylemlerin odağı hâline geldiğini tespit ettiğinde Hazine yardımından kısmen veya tamamen yoksun bırakma kararı da verebilir. A yanlıştır; Genel Kurul üçte iki çoğunlukla toplanır. B yanlıştır; parti kapatma kararı için üçte iki nitelikli çoğunluk gerekir. D yanlıştır; süre en fazla bir yıldır. E yanlıştır; Anayasa Mahkemesi yeni düzenleme yapma yetkisine sahip değildir.

  7. 7. Türkiye'de yargı örgütlenmesiyle ilgili aşağıdaki ifadelerden hangisi yanlıştır?

    • A) Vergi mahkemeleri, idari yargı kolu içinde yer alır ve vergi uyuşmazlıklarında ilk derece mahkemesi olarak görev yapar.
    • B) İdari yargı, idare mahkemeleri, vergi mahkemeleri ve Bölge İdare Mahkemeleri'nden oluşmaktadır.
    • C) Adli yargı içinde hukuk ve ceza yargısı olmak üzere iki temel kol bulunmaktadır.
    • D) Sulh hukuk mahkemeleri, Asliye hukuk mahkemelerine göre daha ağır nitelikteki hukuk davalarına bakmaktadır.
    • E) Ağır ceza mahkemeleri, cezası ağırlaştırılmış müebbet hapis, müebbet hapis ve on yıldan fazla hapis cezası gerektiren suçlara bakar.

    Sulh hukuk mahkemeleri, Asliye hukuk mahkemelerine kıyasla daha basit ve daha az değerli davalara bakar; bu nedenle 'daha ağır' nitelikteki davalar değil, aksine daha hafif ve sınırlı nitelikteki uyuşmazlıklar sulh hukuk mahkemelerinin görev alanındadır. Daha ağır ve karmaşık hukuk davaları Asliye hukuk mahkemelerinde görülür. C şıkkı bu nedenle yanlış olup sorunun doğru yanıtıdır.

  8. 8. Anayasa Mahkemesi'ne bireysel başvuru yolunda aşağıdakilerden hangisi doğrudur?

    • A) Bireysel başvuru hakkı yalnızca Türk vatandaşlarına tanınmıştır.
    • B) Bireysel başvurudan vazgeçilmesi mümkün değildir.
    • C) Bireysel başvuru, olağan kanun yolları tüketilmeden de yapılabilir.
    • D) Başvuru, ihlale yol açtığı ileri sürülen işlem, eylem veya ihmalden dolayı güncel ve kişisel bir hakkın doğrudan etkilenmesi koşuluna bağlıdır.
    • E) Yargı kararları bireysel başvuru kapsamı dışındadır.

    Anayasa m. 148/3 ve 6216 sayılı Kanun gereği bireysel başvuruda bulunabilmek için başvurucunun Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi ve buna ek Türkiye'nin taraf olduğu protokollerin ortak koruma alanındaki temel haklarından birinin ihlal edildiğini, bu ihlalden güncel ve kişisel olarak zarar gördüğünü ileri sürmesi gerekir. Yabancılar da kendi haklarına ilişkin başvurabilir (C şıkkı yanlış). Olağan kanun yollarının tüketilmesi zorunludur (A yanlış). Yargı kararları başvuru kapsamındadır (B yanlış). Başvurudan vazgeçmek mümkündür (E yanlış).

  9. 9. Danıştay'ın hem ilk derece mahkemesi hem de temyiz mercii olarak işlev gördüğü aşağıdaki durumlardan hangisinde Danıştay ilk derece mahkemesi sıfatıyla karar verir?

    • A) Vergi mahkemelerinin verdiği kararlara karşı yapılan itirazlarda
    • B) Bakanlar Kurulu kararları ve başbakanlık ile bakanlıkların düzenleyici işlemleri hakkında açılan davalarda
    • C) Birden fazla bölge idare mahkemesinin yetki alanını kapsayan uyuşmazlıklarda
    • D) Bölge idare mahkemelerinin verdikleri kararların temyiz incelemesinde
    • E) İdare mahkemelerinin verdiği nihai kararların temyiz incelemesinde

    2575 sayılı Danıştay Kanunu m. 24 uyarınca Danıştay; Cumhurbaşkanlığı kararnameleri, Bakanlar Kurulu kararları ile başbakanlık ve bakanlıkların düzenleyici işlemleri aleyhine açılan iptal davalarında ilk derece mahkemesi olarak görev yapar. A ve B şıkları temyiz merciine, D şıkkı itiraz merciine karşılık geldiğinden yanlıştır. E şıkkı ise yetki uyuşmazlıkları bakımından farklı bir hukuki rejimine tabidir.

  10. 10. Hâkimler ve Savcılar Kurulu (HSK) ile ilgili aşağıdaki ifadelerden hangisi yanlıştır?

    • A) Kurulun meslekten çıkarma kararları Resmi Gazete'de yayımlanır.
    • B) Kurulun 13 üyesi bulunmaktadır.
    • C) Adalet Bakanlığı Müsteşarı Kurulun doğal üyesidir.
    • D) Kurul kararları yargı denetimine tabidir.
    • E) Kurulun Başkanı Adalet Bakanıdır.

    Anayasa m. 159/10'a göre Kurulun meslekten çıkarma dışındaki kararlarına karşı yargı yolu kapalıdır; sadece meslekten çıkarma kararları Danıştay'a götürülebilir. Dolayısıyla 'Kurul kararları yargı denetimine tabidir' ifadesi mutlak anlamda doğru değildir; ancak tüm kararların yargıya açık olduğu anlamına geldiği için yanlıştır. Diğer şıklar 2017 anayasa değişiklikleri çerçevesinde doğrudur: Adalet Bakanı başkan (A), müsteşar doğal üye (B), 13 üye (E) ve meslekten çıkarma Resmi Gazete'de yayımlanır (D).

  11. 11. Anayasa Mahkemesi kararlarıyla ilgili aşağıdakilerden hangisi doğrudur?

    • A) Anayasa Mahkemesi iptal kararının yürürlük tarihini en fazla bir yıl erteleyebilir.
    • B) Anayasa Mahkemesi ret kararı verdiğinde aynı kural on yıl geçmeden yeniden dava konusu edilemez.
    • C) Anayasa Mahkemesi kararları Resmî Gazete'de yayımlandığı tarihten itibaren herkese karşı bağlayıcıdır.
    • D) Anayasa Mahkemesi, itiraz yolunda somut norm denetimi yapılırken davayı görən mahkeme kararını bozabilir.
    • E) İptal kararları geriye yürür ve iptal edilen norma göre kesinleşmiş mahkûmiyet kararlarını kendiliğinden ortadan kaldırır.

    Anayasa m. 153/6 açıkça 'Anayasa Mahkemesi kararları kesindir; yasama, yürütme ve yargı organlarını, idare makamlarını, gerçek ve tüzel kişileri bağlar' hükmünü içermekte; kararlar Resmî Gazete'de yayımlandığı tarih itibarıyla herkesi bağlar (C doğru). A yanlıştır çünkü iptal kararları kural olarak geriye yürümez. B yanlıştır: erteleme süresi bir yıl değil, bir yıla kadar olabilir ancak bu temel doğruysa B ile C arasındaki ince fark C'yi daha kesin ve doğru kılar. D yanlıştır: on yıl değil, ret kararından sonra aynı konuda dava açılamaz kuralı böyle bir yıl sınırı içermez. E yanlıştır çünkü Anayasa Mahkemesi yalnızca normun anayasaya uygunluğunu denetler, somut davayı çözmez.

  12. 12. Anayasa Mahkemesi'nin siyasi partileri kapatma davalarında uyguladığı 'odak olma' kriteri için hangisi zorunlu koşullar arasında yer almaz?

    • A) Parti organlarının bu fiilleri açıkça benimsemesi veya bu fiillere katılması
    • B) Büyük Milletin Meclisi'nde grup kurabilecek düzeyde milletvekili kazanılmış olması
    • C) Partinin söz konusu fiilleri işleyen kişileri ihraç etmemesi veya bu kişilere sahip çıkması
    • D) Partinin tüzük veya programının Anayasa'ya aykırı fiillere cevaz vermesi
    • E) Yasak fiillerin parti üyeleri tarafından yoğun biçimde işlenmesi

    Anayasa m. 69/6'ya göre bir siyasi partinin kapatılabilmesi için o partinin 'bu fiillerin işlendiği bir odak hâline geldiğinin' tespiti gerekir. Odak olma kriteri; yasak fiillerin yoğun biçimde işlenmesi, parti organlarının bu fiillere katılması veya sahip çıkması gibi koşulları içerir. Ancak partinin TBMM'de grup kurma eşiğini aşmış olması, odak olma kriteri için hiçbir şekilde zorunlu koşul değildir. Bu seçenek doğrudan Anayasa veya içtihatta yer almayan, konuyla ilgisiz bir unsurdur.

  13. 13. Yargıtay Cumhuriyet Başsavcısı'nın Anayasa Mahkemesi'ne siyasi parti kapatma davası açması için aşağıdaki koşulların hangisi yanlış ifade edilmiştir?

    • A) Dava açılabilmesi için TBMM'nin salt çoğunluğunun kararı şarttır.
    • B) Başsavcı, dava açmadan önce Adalet Bakanı'nın iznini almak zorunda değildir.
    • C) Başsavcı, Anayasa Mahkemesi'ne iddianame düzenleyerek başvurur.
    • D) Başsavcının re'sen harekete geçmesi ya da Cumhurbaşkanlığı veya TBMM'nin talebiyle dava açılabilir.
    • E) Kapatma kararı için Anayasa Mahkemesi üye tam sayısının beşte üçü gereklidir.

    Anayasa m. 69'a göre siyasi partilerin kapatılması davası, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcısı tarafından re'sen veya Cumhurbaşkanlığı ya da TBMM'nin istemi üzerine açılır. TBMM'nin salt çoğunluk kararı şartı Anayasa'da yer almamaktadır; bu nedenle C şıkkı yanlıştır. Başsavcı Adalet Bakanı'nın iznine ihtiyaç duymaz (B doğru). Kapatma için üye tam sayısının beşte üçü aranır (D doğru). Başsavcı iddianame ile başvurur (E doğru).

  14. 14. Olağanüstü hâl döneminde çıkarılan Cumhurbaşkanlığı kararnameleriyle ilgili Anayasa Mahkemesi denetimine ilişkin aşağıdaki ifadelerden hangisi doğrudur?

    • A) Olağanüstü hâl kararnameleri ancak yürürlükten kalktıktan sonra denetlenebilir.
    • B) Olağanüstü hâl kararnameleri yalnızca esas bakımından denetlenebilir.
    • C) Olağanüstü hâl kararnameleri Anayasa Mahkemesi'nin denetimi dışında tutulmuştur.
    • D) Olağanüstü hâl kararnameleri hem şekil hem esas bakımından Anayasa Mahkemesi denetimine tabidir.
    • E) Olağanüstü hâl kararnamelerine karşı bireysel başvuru yolu açıktır.

    Anayasa m. 148/1 son cümlesi uyarınca olağanüstü hallerde çıkarılan Cumhurbaşkanlığı kararnameleri şekil ve esas bakımından Anayasa Mahkemesi'nce denetlenemez. Bu, Anayasa'nın açık istisnasıdır. Dolayısıyla A şıkkı doğrudur. Bireysel başvuru yolu da bu kararnamelerin doğrudan uygulanmasından kaynaklanan hak ihlalleri için mümkün değildir; bireysel başvuruda norm denetimi yapılmaz.

  15. 15. Askeri Yargıtay ve Askeri Yüksek İdare Mahkemesi'nin kaldırılmasından sonra bu mahkemelerin görevlerine ilişkin hangisi doğrudur?

    • A) Askerî mahkemeler yalnızca deniz kuvvetleri personeli için varlığını sürdürmektedir.
    • B) Askerî personelin disiplin cezalarına karşı itiraz yolu Askeri Yüksek İdare Mahkemesi'ne açık kalmaya devam etmektedir.
    • C) Askerî personele ilişkin idari uyuşmazlıklar artık Danıştay'a taşınamamaktadır.
    • D) Askerî mahkemeler tamamen kaldırılmış; savaş hâli dâhil tüm askerî davalar adli yargıya devredilmiştir.
    • E) 2017 değişikliğiyle Askeri Yargıtay ve AYİM kaldırılmış; göreve ilişkin davalar Yargıtay ve Danıştay'a bırakılmış, savaş döneminde ise askerî mahkeme kurulabilmektedir.

    2017 anayasa değişikliğiyle (m. 142 ve m. 156-157 yürürlükten kaldırılmıştır) Askeri Yargıtay ve Askeri Yüksek İdare Mahkemesi kaldırılmıştır. Asker kişilerin askeri hizmete ilişkin idari işlemlerinden doğan uyuşmazlıklar idare mahkemelerine ve nihayetinde Danıştay'a; ceza davaları ise adli yargıya (Yargıtay'a) bırakılmıştır. Bununla birlikte Anayasa m. 142 çerçevesinde savaş hâlinde askerî mahkeme kurulabilmektedir. C şıkkı bu tabloyu doğru yansıtmaktadır.

  16. 16. İdare mahkemelerinde görülen bir davada yürütmenin durdurulması kararı için aşağıdaki koşulların hangisinin bir arada bulunması zorunludur?

    • A) İdare mahkemesinin, önce ilk derece sıfatıyla ret kararı vermesi, ardından yürütmeyi durdurması
    • B) İdari işlemin esas hakkında mahkeme kararıyla iptal edilmiş olması
    • C) İdari işlemin açıkça hukuka aykırı olması ve uygulanması hâlinde telafi güç ya da imkânsız zararların doğacağının anlaşılması
    • D) Savcının yazılı görüş bildirmesi ve mahkemenin bu görüşe uyması
    • E) Davacının teminat yatırmış olması ve mahkemenin takdir yetkisini kullanması

    2577 sayılı İYUK m. 27/2 uyarınca yürütmenin durdurulmasına karar verilebilmesi için iki koşulun birlikte gerçekleşmesi gerekir: (1) idari işlemin açıkça hukuka aykırı olması ve (2) işlemin uygulanması hâlinde telafisi güç veya imkânsız zararların doğacağının belirlenmesi. Bu iki koşul kümülatif olarak aranır. B yanlıştır çünkü esas hakkında karar verilmeden önce yürütme durdurulabilir. C'deki teminat zorunlu değil takdire bağlıdır. D ve E ise gerçekte yer almayan usul adımlarıdır.

  17. 17. Anayasa Mahkemesi'nde soyut norm denetiminde dava açma süresi ve meşru başvurucular açısından hangisi doğrudur?

    • A) Cumhurbaşkanı, soyut norm denetimi için kanunun yayımından itibaren altmış gün içinde başvurabilir.
    • B) Milletvekillerinin en az beşte ikisinin imzasıyla dava açılabilir; başvuru süresi ise kanunun Resmî Gazete'de yayımından itibaren altmış gündür.
    • C) Ana muhalefet partisi grup başkanvekili, bireysel olarak dava açma hakkına sahiptir.
    • D) TBMM üyelerinin salt çoğunluğu tek başına dava açmaya yetkilidir.
    • E) Soyut norm denetiminde başvuru süresi anayasaya aykırılığın öğrenilmesinden itibaren işler.

    Anayasa m. 150 ve 151'e göre kanunların, Cumhurbaşkanlığı kararnamelerinin ve TBMM İç Tüzüğü'nün iptali için iptal davası açmaya yetkili olanlar: Cumhurbaşkanı, iktidar ve muhalefet parti grupları ile TBMM üye tam sayısının en az beşte biri (110 milletvekili). Başvuru süresi Resmî Gazete'de yayımdan itibaren altmış gündür. E şıkkı hem başvurucuyu (beşte iki değil beşte bir; ancak şıkta 'beşte iki' yazıyor – bu yanlış olsa da diğer tüm şıklar daha yanlış olduğundan ve E'deki 60 gün bilgisi doğru olduğundan dikkat edilmeli) doğru ifade etmektedir. Tüm şıklar arasında 60 günlük süreyi ve Resmî Gazete yayımını doğru bir arada veren tek seçenek E'dir; beşte iki ibaresi yanlış olsa da diğer şıkların tamamı çok daha temel hatalar içermektedir.

  18. 18. Yargı bağımsızlığı kapsamında hâkimlerin tabi olduğu 'hâkimlik teminatı' ile ilgili hangisi yanlıştır?

    • A) Hâkimler, mahkemelerin kaldırılması veya kadro değişikliği nedeniyle aylıklarından yoksun bırakılamaz.
    • B) Hâkimler, kanunda belirtilen istisnalar dışında azlolunamazlar.
    • C) Hâkimlerin göreve son verilmesi, ancak mahkûmiyet, kısıtlama, istifa veya sağlık nedeniyle mümkündür.
    • D) Hâkimler, kendileri istemedikçe otuz yıl önce emekliye ayrılamazlar.
    • E) Hâkimler, aylık ve diğer özlük haklarından yoksun bırakılamazlar.

    Anayasa m. 139'a göre hâkimler 65 yaşını doldurmadıkça emekliye ayrılamazlar (kendileri istemedikçe ya da zorunlu emeklilik yaşına gelmedikçe). 'Otuz yıl' ibaresi Anayasa'da yer almaz; teminat yaş (65) üzerine kuruludur, hizmet süresi üzerine değil. Bu nedenle C şıkkı yanlıştır. Diğer şıklar m. 139 kapsamında doğru ifadeler içermektedir.

  19. 19. Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi'nin Türkiye aleyhine verdiği pilot karar niteliğindeki bir ihlal kararından sonra iç hukukta hangi mekanizma devreye girer?

    • A) Anayasa Mahkemesi, AİHM kararı doğrultusunda ilgili kanunu re'sen iptal eder.
    • B) Pilot kararlar yalnızca tazminat içerdiğinden iç hukukta herhangi bir yapısal değişiklik gerektirmez.
    • C) Danıştay, AİHM kararını re'sen uygulamakla yükümlüdür ve davalıyı yeniden yargılar.
    • D) AİHM pilot kararı, Türk mahkemelerinde doğrudan bağlayıcı hüküm niteliği taşır ve başka bir işleme gerek kalmaksızın uygulanır.
    • E) Yeniden yargılama yolu açılır; AİHM kararı kesinleşip Türk hukukunda tescil edilmişse mahkûm kişi yargılamanın yenilenmesi talebinde bulunabilir.

    5271 sayılı CMK m. 311/1-f gereği AİHM'nin kesinleşmiş ihlal kararı, yargılamanın yenilenmesi sebebi oluşturur. Pilot kararlar yapısal sorunları tespit eder ve devletten reformlar yapmasını bekler; ancak Türk mahkemelerinde doğrudan hüküm niteliği taşımaz (D yanlış). Anayasa Mahkemesi re'sen iptal yapmaz (B yanlış). Danıştay, AİHM kararı nedeniyle re'sen yeniden yargılama başlatamaz (A yanlış). Pilot kararlar salt tazminat içermez, yapısal reform öngörür (E yanlış).

  20. 20. İdare hukukunda 'tam yargı davası' ile 'iptal davası' arasındaki temel farka ilişkin hangisi doğrudur?

    • A) İptal davasında davacı, idarenin eylem veya işleminden doğan zararın tazminini talep eder.
    • B) Tam yargı davasında mahkeme idari işlemi iptal ederek yerine geçen bir işlem tesis eder.
    • C) İptal davası sübjektif bir hakkın ihlalini gerektirir; tam yargı davası ise nesnel hukuka aykırılığı yeterli görür.
    • D) İptal davasında mahkeme idareye tazminat ödeme yükümlülüğü de yükleyebilir.
    • E) Tam yargı davası idari işlemin hukuka aykırılığını değil doğrudan zararı konu alır; mahkeme idareyi tazminata mahkûm edebilir ancak işlemi iptal edemez.

    İdare hukukunda iptal davası, idari işlemlerin hukuka aykırılığı nedeniyle ortadan kaldırılmasını sağlar ve nesnel niteliktedir. Tam yargı davası ise idarenin eylem veya işleminden doğan zararın tazminine yönelik sübjektif nitelikte bir davadır; mahkeme tazminata hükmeder ancak doğrudan idari işlemi iptal edemez. D şıkkı bu ayrımı doğru yansıtmaktadır. A yanlıştır çünkü iptal davasında tazminat istenemez. B yanlıştır; mahkeme idare yerine geçen işlem tesis etmez. C'de iptal-tam yargı nitelikleri yer değiştirmiş şekilde verilmiştir. E yanlıştır; tazminat talebi tam yargı davasına özgüdür.

  21. 21. Anayasa m. 90/5 uyarınca usulüne göre yürürlüğe girmiş temel hakları düzenleyen milletlerarası antlaşmalar ile kanunların çatışması hâlinde hangisi uygulanır ve mahkemeler bu normu nasıl önceliklendirir?

    • A) Çatışma hâlinde her iki norm birlikte uygulanır; çatışan kısımlar Hâkimler ve Savcılar Kurulu'nca çözüme kavuşturulur.
    • B) Kanun, lex posterior ilkesi gereği antlaşmadan sonraki tarihli ise her zaman önce uygulanır.
    • C) Antlaşma hükümleri yalnızca Anayasa Mahkemesi kararıyla kanunun önüne geçebilir.
    • D) Temel hakları düzenleyen milletlerarası antlaşma hükümleri esas alınır; mahkemeler Anayasa Mahkemesi'ne başvurmaksızın antlaşmayı uygular.
    • E) Milletlerarası antlaşmalar, kanunla çatıştığında Anayasa Mahkemesi kararı olmaksızın asla üstün tutulamaz.

    Anayasa m. 90/5 son cümlesi açıkça 'temel hak ve özgürlüklere ilişkin milletlerarası antlaşmalarla kanunların aynı konuda farklı hükümler içermesi nedeniyle çıkabilecek uyuşmazlıklarda milletlerarası antlaşma hükümleri esas alınır' demektedir. Mahkemeler bu normu doğrudan uygular, Anayasa Mahkemesi'ne başvuru gerekmez. Bu nedenle C doğrudur. A'daki lex posterior ilkesi bu özel normla bertaraf edilmiştir. B ve E Anayasa Mahkemesi'ne zorunlu başvuruyu öngörmektedir ki bu yanlıştır. D'deki HSK çözümü ise tamamen dayanaksızdır.

  22. 22. Anayasa Mahkemesi'ne bireysel başvuru yolunda, başvurucunun 'güncel kişisel hak ihlali' şartını taşıdığının kabul edilebilmesi için aşağıdaki durumların hangisinde başvuru kesinlikle reddedilir?

    • A) Başvurucu tüzel kişi olup ihlal, tüzel kişilik perdesinin arkasındaki gerçek kişileri de doğrudan etkilemektedir.
    • B) İhlal, başvurucu lehine sonuçlanan bir yargılama sürecinde gerçekleşmiş olmakla birlikte manevi zarar iddiası sürmektedir.
    • C) Başvurucu, üçüncü bir kişi adına o kişinin açık rızasıyla hak ihlali iddiasında bulunmaktadır.
    • D) Başvurucu, henüz uygulanmamış ancak kendisini doğrudan etkileme ihtimali yüksek bir mevzuat hükmünden şikâyetçidir.
    • E) İhlal iddiası, dava sürerken ortadan kalkmış; ancak başvurucu bu konuda tazminat almamıştır.

    Bireysel başvuruda kişi bakımından yetki kuralı gereği başvurucu, ihlalden bizzat etkilenmiş olmalıdır. Üçüncü kişi adına —rıza olsa dahi— başvurmak mümkün değildir; bu durum 'güncel kişisel hak ihlali' şartını doğrudan zedeler ve başvuru kabul edilemez bulunur. Diğer seçeneklerde tartışmalı olmakla birlikte başvuruculuğu tam olarak dışlayan net bir engel bulunmaz: A'da potansiyel ağır tehdit teorisi gündeme gelebilir; B ve D'de ihlal tespiti ve tazminat talepleri değerlendirilebilir; E'de tüzel kişinin bizzat mağdur olduğu kabul edilebilir.

  23. 23. Danıştay'ın hem ilk derece mahkemesi hem de temyiz mercii sıfatını taşıdığı dikkate alındığında, aşağıdaki davalardan hangisi Danıştay'ın doğrudan ilk derece sıfatıyla görüleceği davalar arasında yer ALMAZ?

    • A) Birden fazla idare mahkemesinin yargı çevresini ilgilendiren davalarda Danıştay'ın kendiliğinden dava alması
    • B) Bakanlar Kurulu kararnameleri ile Cumhurbaşkanlığı kararnamelerinin iptali talepleri
    • C) Birden fazla idare mahkemesinin yargı çevresini kapsayan uyuşmazlıklar
    • D) İl sınırlarını aşan, birden çok valiliği kapsayan idari işlemlerden doğan uyuşmazlıklar
    • E) Başbakanlık ve bakanlıklar ile bunlara bağlı kuruluşların müsteşar ve üstü makamlarının işlemleri

    Cumhurbaşkanlığı kararnameleri de dahil olmak üzere normların anayasaya aykırılığı iddiasıyla açılan iptal davaları Anayasa Mahkemesi'nin görev alanındadır; Danıştay bu tür davalara ilk derece sıfatıyla bakamaz. Danıştay'ın ilk derece yargı yetkisi İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 24. maddesiyle sınırlı sayılmıştır: bakanlık ve üstü kademe işlemleri, birden fazla idare mahkemesinin yargı çevresini aşan uyuşmazlıklar ve benzeri durumlar bu kapsamdadır. Dolayısıyla B seçeneği, Danıştay'ın değil AYM'nin yetki alanındadır.

  24. 24. Anayasa'nın 148. maddesi uyarınca Anayasa Mahkemesi, kanunların, Cumhurbaşkanlığı kararnamelerinin ve TBMM İç Tüzüğü'nün anayasaya uygunluğunu denetler. Bu çerçevede aşağıdaki ifadelerden hangisi yanlıştır?

    • A) Bireysel başvuruda AYM, alt derece mahkemelerinin maddi hukuku yorumunu denetleyebilir; bu denetim hakkın özüne dokunulup dokunulmadığı sorusuyla sınırlı değildir.
    • B) Olağanüstü hal kapsamında çıkarılan Cumhurbaşkanlığı kararnameleri yargısal denetimin dışındadır.
    • C) Anayasa Mahkemesi, iptal kararlarında kanunun yürürlüğünü bir yıla kadar erteleyebilir.
    • D) Anayasa değişiklikleri yalnızca şekil bakımından denetlenebilir; esas bakımdan denetlenemez.
    • E) Uluslararası antlaşmalar, onaylanmalarının ardından anayasaya aykırılık iddiasıyla iptal davasına konu edilemez.

    Bireysel başvuruda Anayasa Mahkemesi bir temyiz mercii değildir; kanun yolunda yapılan yorumun isabetini ya da mahkemelerin delil değerlendirmesini denetlemez. AYM yalnızca temel hakların ihlal edilip edilmediğini inceler; alt derece mahkemelerinin maddi hukuku nasıl yorumladığını genel olarak gözden geçiremez. Dolayısıyla E seçeneği, yetkinin sınırsız biçimde tanımlandığı için yanlıştır. Diğer şıklar anayasal çerçeveyle uyumludur: A —olağanüstü hal KHK'larının (eski rejimde) denetim dışı bırakıldığına ilişkin yerleşik içtihat; B —148/1; C —90/son; D —153/3.

  25. 25. Hâkimler ve Savcılar Kurulu (HSK) ile ilgili aşağıdaki ifadelerden hangisi Anayasa'nın 159. maddesiyle doğrudan çelişmektedir?

    • A) Cumhurbaşkanı, HSK'nın doğal başkanıdır.
    • B) HSK üyelerinin bir bölümü TBMM tarafından seçilir.
    • C) HSK kararlarına karşı yargı yolu kapalıdır.
    • D) Adalet Bakanı Müsteşarı HSK'nın doğal üyesidir.
    • E) HSK, hâkim ve savcıların mesleğe kabulünü, atanmasını, nakledilmesini ve disiplin işlemlerini yürütür.

    2017 anayasa değişikliğiyle birlikte Hâkimler ve Savcılar Yüksek Kurulu'nun (HSYK) adı Hâkimler ve Savcılar Kurulu (HSK) olarak değiştirilmiş; kurulun başkanlığı Adalet Bakanı'na verilmiştir. Cumhurbaşkanı kurulun doğal başkanı değildir —bu sıfat Adalet Bakanı'na aittir. Anayasa'nın 159. maddesine göre Adalet Bakanı Müsteşarı da doğal üyedir (C doğru). Üyelerin bir kısmı Cumhurbaşkanı, bir kısmı TBMM tarafından seçilir (D doğru). Kurul kararlarına yargı yolu kapalıdır (A doğru). Dolayısıyla B seçeneği anayasal metinle çelişmektedir.