VATANDASLIK - yurutme (Bölüm 5)
VATANDASLIK - yurutme (Bölüm 5)
Aşağıdaki tabloda Cumhurbaşkanlığı Hükümet Sistemi'nde yürütme yetkisinin kullanımına ilişkin bazı eşleştirmeler yapılmıştır. Hangi satır yanlış bilgi içermektedir? (I) Üst kademe kamu yöneticisi atama – Cumhurbaşkanlığı kararnamesi (II) Bakanların atanması ve görevden alınması – Cumhurbaşkanı kararı (tek başına) (III) Milletlerarası antlaşmaların onaylanması – Cumhurbaşkanlığı kararnamesiyle (IV) Sıkıyönetim ilanı – Cumhurbaşkanı kararıyla, TBMM onayına tabi
Bu testteki tüm sorular ve cevapları (16 soru)
1. Aşağıdaki tabloda Cumhurbaşkanlığı Hükümet Sistemi'nde yürütme yetkisinin kullanımına ilişkin bazı eşleştirmeler yapılmıştır. Hangi satır yanlış bilgi içermektedir? (I) Üst kademe kamu yöneticisi atama – Cumhurbaşkanlığı kararnamesi (II) Bakanların atanması ve görevden alınması – Cumhurbaşkanı kararı (tek başına) (III) Milletlerarası antlaşmaların onaylanması – Cumhurbaşkanlığı kararnamesiyle (IV) Sıkıyönetim ilanı – Cumhurbaşkanı kararıyla, TBMM onayına tabi
- A) Yalnız III
- B) I ve IV
- C) Yalnız I
- D) Yalnız IV ✓
- E) II ve III
Satırları tek tek değerlendirirsek: (I) Üst kademe kamu yöneticisi atamaları Cumhurbaşkanlığı kararnamesiyle belirlenen usule göre yapılır – doğru. (II) Bakanlar Cumhurbaşkanı tarafından atanır ve görevden alınır, TBMM onayı gerekmez – doğru. (III) Milletlerarası antlaşmaların onaylanması kanunla (TBMM'nin uygun bulma kanunuyla) olur; Cumhurbaşkanlığı kararnamesiyle değil – bu da yanlış bir eşleştirmedir. (IV) 1982 Anayasası'nda 2017 değişikliğinden bu yana sıkıyönetim kurumu Anayasa'dan çıkarılmıştır; artık yalnızca 'olağanüstü hâl' vardır. Dolayısıyla (IV) numaralı satır tamamen yanlıştır çünkü sıkıyönetim artık Anayasa'da yer almamaktadır. En belirgin ve öncelikli hata IV'tedir; C seçeneği doğrudur.
2. 1982 Anayasası'na göre, Cumhurbaşkanı'nın Anayasa Mahkemesi'ne bireysel başvuru yoluyla değil, doğrudan norm denetimi yoluyla başvurabilmesi için aşağıdaki koşullardan hangisi tek başına yeterlidir?
- A) TBMM'de kabul edilen bir kanunun Resmî Gazete'de yayımlanmadan önce Cumhurbaşkanı'nca iade edilmemiş olması
- B) Cumhurbaşkanı'nın iptali istenen kanunu onaylamamış ve Resmî Gazete'de yayımlanmasından itibaren altmış gün içinde başvurmuş olması ✓
- C) Cumhurbaşkanı'nın söz konusu kanunun Anayasa'ya aykırı olduğuna kişisel olarak kanaat getirmesi
- D) Söz konusu kanunun temel hak ve özgürlükleri kısıtlayan bir düzenleme içermesi
- E) Kanunun yürürlüğe girmesinden itibaren henüz altmış günlük iptal başvuru süresinin dolmamış olması
Anayasa'nın 150. maddesi uyarınca soyut norm denetiminde Cumhurbaşkanı, Resmî Gazete'de yayımlanan kanunların yayım tarihinden itibaren altmış gün içinde Anayasa Mahkemesi'ne iptal davası açabilir. Cumhurbaşkanı'nın daha önce kanunu onaylamamış olması bu başvuruyu engellemez; zira iade ve iptal başvurusu birbirinden bağımsız anayasal yetkilerdir. Ancak altmış günlük hak düşürücü süreye riayet zorunludur; bu nedenle D şıkkı tek başına yeterli ve doğru koşulları barındırmaktadır.
3. 2017 anayasa değişiklikleriyle getirilen Cumhurbaşkanlığı hükümet sisteminde, Cumhurbaşkanı yardımcıları ve bakanların görevine son verilmesi bakımından aşağıdaki ifadelerden hangisi yanlıştır?
- A) Cumhurbaşkanı yardımcıları ve bakanlar TBMM'ye karşı değil, Cumhurbaşkanı'na karşı sorumludur.
- B) Cumhurbaşkanı yardımcıları ve bakanlar hakkında meclis soruşturması açılabilir ve Yüce Divan'a sevk kararı alınabilir.
- C) TBMM, Cumhurbaşkanı yardımcıları veya bakanlar hakkında gensoru açarak güvensizlik oyu ile görevden alabilir. ✓
- D) TBMM üyeleri, Cumhurbaşkanı yardımcıları ve bakanlar hakkında yazılı soru önergesi verebilir.
- E) Cumhurbaşkanı yardımcıları ve bakanlar Cumhurbaşkanı tarafından atanır ve görevlerine son verilir.
2017 anayasa değişiklikleriyle gensoru kurumu tamamen kaldırılmıştır. Bu nedenle TBMM'nin gensoru yoluyla güvensizlik oyu ile Cumhurbaşkanı yardımcılarını veya bakanları görevden alması artık mümkün değildir. Atama ve görevden alma yalnızca Cumhurbaşkanı'nın takdir yetkisindedir. TBMM'nin yazılı soru ve meclis soruşturması yetkileri ise korunmuştur.
4. Olağanüstü hal (OHAL) döneminde çıkarılan Cumhurbaşkanlığı kararnameleri (CBK) ile olağan dönemde çıkarılan CBK'lar arasındaki en temel hukuki fark aşağıdakilerden hangisidir?
- A) Olağan CBK'lar için Anayasa Mahkemesi denetimi kapalıyken OHAL CBK'ları için açıktır.
- B) OHAL CBK'ları temel hakları kanunla öngörülen güvencelerin ötesinde sınırlayabilirken olağan CBK'lar temel hakları doğrudan düzenleyemez. ✓
- C) Olağan CBK'lar yürürlüğe girdiği anda TBMM onayına sunulması zorunluyken OHAL CBK'larında bu zorunluluk yoktur.
- D) OHAL CBK'larının TBMM tarafından reddedilmesi hâlinde derhal yürürlükten kalkar; olağan CBK'larda bu kural geçerli değildir.
- E) Olağanüstü hal CBK'ları kanun hükmünde kararname niteliği taşırken olağan CBK'lar taşımaz.
Anayasa'nın 119. maddesi uyarınca OHAL döneminde çıkarılan CBK'lar, milletlerarası yükümlülükler ile Anayasa'nın temel ilkelerine aykırı olmamak kaydıyla temel hak ve özgürlükleri olağan dönemin kanuni güvencelerinin ötesinde sınırlayabilir. Oysa olağan dönemde çıkarılan CBK'lar (Anayasa md. 104/17) temel hakları, kişi haklarını ve siyasi hakları düzenleyemez; bu alanlar kural olarak kanun rezervine tabidir. Bu işlevsel fark iki tür CBK arasındaki en temel hukuki ayrımdır.
5. Cumhurbaşkanlığı kararnameleriyle kanunların çatışması durumunda aşağıdaki çözüm kurallarından hangisi Anayasa'nın 104. maddesinin 17. fıkrasına göre doğrudur?
- A) Çatışma hâlinde konu Anayasa Mahkemesi'ne taşınarak karar beklenir; bu süreçte CBK askıya alınır.
- B) CBK ile kanun çatışırsa kanun hükümleri uygulanır. ✓
- C) Çatışma hâlinde Danıştay ilk inceleme yetkisine sahip olup hangisinin uygulanacağına karar verir.
- D) Aynı konuyu düzenleyen CBK ve kanunun birlikte yürürlükte kalması mümkün olup uygulayıcı takdir yetkisini kullanır.
- E) Sonraki tarihli CBK, önceki tarihli kanunu zımnen ilga eder.
Anayasa'nın 104. maddesinin 17. fıkrasının son cümlesi açıkça şu kuralı koymuştur: 'Cumhurbaşkanlığı kararnamesiyle kanunlarda farklı hükümler bulunması hâlinde, kanun hükümleri uygulanır.' Bu hüküm, CBK'ların kanunların altında hiyerarşik konumda olduğunu anayasal düzeyde teyit etmekte; normatif çatışmayı kanun lehine çözmektedir. Dolayısıyla B şıkkı doğrudur.
6. Cumhurbaşkanı'nın tek başına yapabileceği işlemler ile Cumhurbaşkanlığı kararnamesiyle yapılabilecek işlemler arasındaki farkı en doğru şekilde açıklayan ifade hangisidir?
- A) CBK'lar yalnızca yürütme organının iç düzenlemesine ilişkin olabilir; tek başına yapılan işlemler ise yasama ve yargıyı da bağlar.
- B) Tek başına yapılan işlemler ancak TBMM'nin onayıyla hukuki geçerlilik kazanır; CBK'lar onay gerektirmez.
- C) İki işlem arasında hukuki nitelik bakımından herhangi bir fark yoktur; ayrım yalnızca biçimseldir.
- D) Tek başına yapılan işlemler bireysel-somut nitelik taşıyıp yargısal denetimi Danıştay'a aittir; CBK'lar ise genel-soyut kural koyar ve Anayasa Mahkemesi denetimine tabidir. ✓
- E) Her iki işlem türü de Resmî Gazete'de yayımlanır ve aynı hukuki denetime tabidir.
Cumhurbaşkanı'nın tek başına yaptığı işlemler (atama, görevden alma, onaylama gibi) bireysel ve somut nitelikte idari işlemlerdir; bunların yargısal denetimi ilke olarak Danıştay aracılığıyla idare mahkemeleri tarafından yapılır. Buna karşın CBK'lar, genel ve soyut hukuk kuralları koyar; Anayasa Mahkemesi bu düzenlemelerin anayasallığını denetler. Bu ayrım, işlemlerin hukuki niteliğine, denetim merciine ve hukuki sonuçlarına ilişkin temel farklılığı ortaya koymaktadır.
7. TBMM, Cumhurbaşkanı'nın seçim kararına karşı nasıl bir mekanizmayla erken seçim kararı alabilir ve bu durumda Cumhurbaşkanı seçimi de yenilenmiş olur mu?
- A) TBMM salt çoğunluğuyla (301 oy) erken seçim kararı alır; Cumhurbaşkanı seçimi yenilenmez.
- B) TBMM üye tam sayısının üçte ikisiyle (400 oy) seçim kararı alabilir; bu durumda yalnızca milletvekili seçimi yenilenir.
- C) Cumhurbaşkanı seçime gitme kararı aldığında TBMM'nin herhangi bir karşı hamlesi anayasal olarak mümkün değildir.
- D) Cumhurbaşkanı seçime gitme kararı verdiğinde TBMM de ancak salt çoğunlukla (301 oy) karşı seçim kararı alabilir; her iki seçim de birlikte yenilenir.
- E) TBMM üye tam sayısının beşte üçüyle (360 oy) seçim kararı alır; bu kararla hem TBMM hem Cumhurbaşkanı seçimi birlikte yenilenir. ✓
Anayasa'nın 116. maddesi uyarınca TBMM, üye tam sayısının beşte üç çoğunluğuyla (600 üzerinden 360 oy) Cumhurbaşkanlığı ve TBMM seçimlerinin yenilenmesine karar verebilir. Cumhurbaşkanı seçime gitme kararı aldığında da her iki seçim birlikte yapılır. Bu karşılıklı bağ, sistemin temel dengelerinden birini oluşturur. TBMM'nin 360 oyla aldığı karar hem milletvekili hem Cumhurbaşkanı seçimini birlikte yeniler.
8. Cumhurbaşkanı'nın geçici olarak görevden ayrılması durumunda yerine kim vekâlet eder ve bu vekâlet döneminde Cumhurbaşkanlığına özgü hangi yetkiler kullanılamaz?
- A) TBMM Başkanı vekâlet eder; vekâlet döneminde hiçbir yürütme yetkisi kullanılamaz.
- B) Bakanlar Kurulu Başkanı sıfatıyla en kıdemli bakan vekâlet eder; vekâlet döneminde kanun iade yetkisi kullanılamaz.
- C) Cumhurbaşkanı yardımcısı vekâlet eder; vekâlet döneminde CBK çıkarma yetkisi kullanılamaz.
- D) Cumhurbaşkanı yardımcısı vekâlet eder; anayasal açıdan kullanılamayacak özel bir yasak düzenlenmemiştir, ancak Anayasa değişikliğine onay verilemez. ✓
- E) Birinci sıradaki Cumhurbaşkanı yardımcısı vekâlet eder; vekâlet döneminde TBMM'yi fesih yetkisi kullanılamaz.
Anayasa'nın 106. maddesi uyarınca Cumhurbaşkanı'nın geçici yokluğunda Cumhurbaşkanı yardımcısı vekâlet eder. Anayasa, bu vekâlet döneminde hangi yetkilerin kullanılamayacağına dair özel bir yasak öngörmemiş olmakla birlikte, anayasa değişikliklerini onaylama yetkisinin (md. 175) seçilmiş ve asıl Cumhurbaşkanı'na özgü olduğu, vekil sıfatıyla bu yetkinin kullanılmasının hukuki açıdan tartışmalı olduğu öğretide genel kabul görmektedir. E şıkkındaki 'fesih' ifadesi teknik olarak yanlıştır; sistem TBMM'nin feshine değil, seçim kararına dayanır.
9. Aşağıdaki Cumhurbaşkanlığı kararname alanlarından hangisi, Anayasa Mahkemesi içtihadına göre münhasıran kanunla düzenlenmesi gereken 'kanun rezervi' kapsamındadır ve bu nedenle CBK ile düzenlenemez?
- A) Cumhurbaşkanlığı İdari İşler Başkanlığı'nın teşkilatı
- B) Bakanlıkların kurulması, kaldırılması, görev ve yetkileri
- C) Kamu tüzel kişiliğinin kurulması
- D) Millî Güvenlik Kurulu'nun toplanma usulü
- E) Suç ve cezaların kanuniliği ilkesi kapsamında ceza hukuku normları ✓
Anayasa'nın 38. maddesi uyarınca 'suç ve cezalar ancak kanunla konulur' ilkesi mutlak bir kanun rezervi oluşturur. Ceza hukuku normlarının CBK ile düzenlenmesi Anayasa'nın hem 38. maddesi hem de 104/17. fıkrası gereği kesinlikle yasaktır. Bakanlıkların kurulması, MGK toplantı usulü, kamu tüzel kişiliği ve Cumhurbaşkanlığı idari teşkilatı gibi alanlar ise CBK ile düzenlenebilir olarak Anayasa'da ya açıkça sayılmış ya da içtihat tarafından bu kapsamda kabul edilmiştir.
10. Cumhurbaşkanı hakkında 'vatana ihanet' suçlamasıyla Yüce Divan yargılaması başlatılabilmesi için gereken anayasal prosedür aşamaları, doğru sırasıyla hangisidir?
- A) Cumhurbaşkanlığı Yüksek İstişare Kurulu önerisi → TBMM salt çoğunluk kararı → Yüce Divan
- B) Başsavcılık re'sen soruşturma açar → TBMM salt çoğunlukla onaylar → Yargıtay Cumhuriyet Başsavcısı iddianame düzenler → Yüce Divan
- C) TBMM üyelerinin salt çoğunluğunun teklifi → Anayasa Mahkemesi ön incelemesi → TBMM üye tam sayısının beşte üçünün onayı → Yüce Divan
- D) TBMM üyelerinin en az üçte birinin teklifi → TBMM üye tam sayısının beşte üç çoğunluğuyla soruşturma açılması → TBMM üye tam sayısının dörtte üç çoğunluğuyla Yüce Divan'a sevk → Anayasa Mahkemesi (Yüce Divan sıfatıyla) ✓
- E) TBMM üyelerinin salt çoğunluğunun teklifi → TBMM üye tam sayısının dörtte üç çoğunluğuyla sevk kararı → Anayasa Mahkemesi (Yüce Divan sıfatıyla)
Anayasa'nın 105. maddesi uyarınca süreç şu aşamaları izler: (1) TBMM üye tam sayısının en az üçte birinin yazılı teklifi, (2) TBMM üye tam sayısının beşte üç çoğunluğuyla (360 oy) gizli oyla Meclis soruşturması açılması, (3) soruşturma sonucunda TBMM üye tam sayısının dörtte üç çoğunluğuyla (450 oy) Yüce Divan'a sevk kararı ve son olarak (4) Anayasa Mahkemesi'nin Yüce Divan sıfatıyla yargılaması. Bu dört aşamalı süreç C şıkkında doğru biçimde özetlenmiştir.
11. Olağanüstü hal kararnamesiyle temel hak ve özgürlüklere getirilen kısıtlamaların denetiminde aşağıdaki ifadelerden hangisi günümüz anayasal düzenlemesi ve Anayasa Mahkemesi içtihadı açısından doğrudur?
- A) OHAL CBK'ları yürürlükte olduğu sürece denetim tamamen askıya alınır; OHAL sona erdikten sonra kanuna dönüşen hükümler denetlenebilir hâle gelir.
- B) Anayasa Mahkemesi, OHAL CBK'larını esas bakımından denetleyebileceğine hükmetmiş; ancak olağanüstü hal koşullarının gerektirdiği sınırlamalar bakımından geniş bir takdir payı tanıyan bir denetim standardı benimsemiştir. ✓
- C) OHAL CBK'larının yargısal denetimini münhasıran Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi yapar; iç hukuk yolları bu alanda tüketilmesine gerek yoktur.
- D) OHAL CBK'ları hiçbir yargısal denetime tabi değildir; Anayasa Mahkemesi yargı yetkisini açıkça reddetmiştir.
- E) OHAL CBK'larının şekil denetimi Danıştay'a, esas denetimi ise Anayasa Mahkemesi'ne aittir.
Anayasa Mahkemesi, özellikle 2016 sonrası OHAL döneminde verdiği kararlarla OHAL CBK'larını Anayasa'ya uygunluk denetimine tabi tutabileceğini benimsemiştir. Mahkeme, olağanüstü hal tedbirlerinin 'olağanüstü halin gerektirdiği ölçüyü' aşıp aşmadığını incelerken yürütme organına geniş bir takdir marjı tanımıştır. Bu yaklaşım, mutlak yargı dışılık iddiasını (A şıkkı) ve denetimin tamamen askıya alındığı tezini (D şıkkı) çürütmektedir.
12. Cumhurbaşkanı'nın uluslararası antlaşmaları onaylama yetkisi ile TBMM'nin antlaşmaları uygun bulma yetkisi arasındaki anayasal denge bakımından aşağıdakilerden hangisi yanlıştır?
- A) Milletlerarası antlaşmalar Anayasa'ya aykırılık gerekçesiyle Anayasa Mahkemesi'ne götürülemez.
- B) Temel hak ve özgürlüklere ilişkin uluslararası antlaşmaların onaylanması her durumda TBMM'nin uygun bulma kanununa bağlıdır.
- C) Usulüne göre yürürlüğe girmiş temel hak ve özgürlüklere ilişkin milletlerarası antlaşmalar ile kanunların çatışması durumunda antlaşma hükümleri esas alınır.
- D) Cumhurbaşkanı, TBMM'nin uygun bulma kanunu çıkardığı her antlaşmayı onaylamak zorundadır; takdir yetkisi yoktur. ✓
- E) Ekonomik, ticari veya teknik ilişkileri düzenleyen ve süresi bir yılı aşmayan antlaşmalar belirli koşullarla TBMM onayı aranmaksızın yürürlüğe konulabilir.
Anayasa'nın 90. maddesi, Cumhurbaşkanı'nın uluslararası antlaşmaları onaylamasını düzenler; ancak Cumhurbaşkanı bu onayı vermek zorunda değildir. Onaylama, Cumhurbaşkanı'nın anayasal takdir yetkisi kapsamındadır. TBMM'nin uygun bulması, onaylama için gerekli ön koşulu oluşturur; ancak bunu zorunlu kılmaz. Dolayısıyla D şıkkındaki 'onaylamak zorundadır' ifadesi anayasal açıdan yanlıştır. Diğer şıklar Anayasa'nın 90. maddesiyle örtüşmektedir.
13. Cumhurbaşkanlığı hükümet sisteminde bütçe kanununun yasalaşma sürecinde yaşanan bir anlaşmazlıkta, TBMM'nin bütçeyi reddetmesi hâlinde anayasal sonuç aşağıdakilerden hangisidir?
- A) Cumhurbaşkanı bütçeyi veto ederek yeniden görüşülmek üzere TBMM'ye iade eder.
- B) TBMM'nin bütçeyi reddetmesi hâlinde bir önceki yıl bütçesi, yenisi kabul edilene kadar geçici bütçe olarak uygulanır. ✓
- C) Bütçenin reddedilmesi erken seçim için zorunlu anayasal gerekçe oluşturur ve seçim otomatik olarak yenilenir.
- D) Bütçenin reddedilmesi durumunda Cumhurbaşkanı istifa etmek zorunda kalır; görevi TBMM Başkanı'na devredilir.
- E) Bütçe TBMM tarafından reddedilirse Cumhurbaşkanı geçici bütçe CBK'sı çıkararak bütçeyi yürürlüğe koyabilir.
Anayasa'nın 162. maddesi uyarınca bütçe kanunu teklifi otuz günlük süre içinde TBMM Genel Kurulunca kabul edilmezse ya reddedilirse, bir önceki yılın bütçesi yenisi kabul edilene dek geçici bütçe olarak devam eder. Bu düzenleme, bütçesizlik krizini önlemeye yönelik bir güvence mekanizmasıdır. Cumhurbaşkanı'nın bütçeyi veto yetkisi (A) 2017 değişiklikleri sonrasında bütçe kanunları bakımından kullanılamamaktadır; Cumhurbaşkanı bütçeyi iade edemez.
14. Millî Güvenlik Kurulu (MGK) kararlarının hukuki niteliği ve yürütme organı üzerindeki bağlayıcılığı konusunda aşağıdaki ifadelerden hangisi anayasal açıdan doğrudur?
- A) MGK kararları doğrudan yasama organını da bağlar; TBMM bu kararları denetleyemez.
- B) MGK, tavsiye kararları alan danışma niteliğinde bir organdır; kararları Cumhurbaşkanı'nı hukuken bağlamaz. ✓
- C) MGK, yürütme yetkisini Cumhurbaşkanı ile paylaşan anayasal bir organ olduğundan kararları hukuken bağlayıcıdır.
- D) MGK kararları, Cumhurbaşkanı'nın imzasıyla bağlayıcı idari işlem niteliği kazanır ve Resmî Gazete'de yayımlanması zorunludur.
- E) MGK kararları yalnızca Millî Güvenlik Kurulu Genel Sekreterliği aracılığıyla ilgili bakanlıklara iletilir ve bakanlıklar bu kararlara uymak zorundadır.
Anayasa'nın 118. maddesine göre Millî Güvenlik Kurulu, millî güvenlik politikasının belirlenmesi ve uygulanmasıyla ilgili görüşlerini Cumhurbaşkanı'na bildiren danışma niteliğinde bir anayasal organdır. Kurul kararları tavsiye niteliği taşır; Cumhurbaşkanı'nı hukuken bağlamaz. Cumhurbaşkanı MGK tavsiyelerini değerlendirmekle birlikte, nihai karar yetkisi Cumhurbaşkanı'na aittir. MGK kararları idari işlem niteliği taşımadığından Resmî Gazete'de yayımlanmaz ve yargısal denetime de doğrudan tabi değildir.
15. Cumhurbaşkanı seçiminde hiçbir adayın ilk turda geçerli oyların salt çoğunluğunu (%50+1) alamaması hâlinde, ikinci tura ilişkin anayasal düzenleme aşağıdakilerden hangisiyle örtüşür?
- A) En fazla oy alan iki aday ikinci tura katılır; bu turda geçerli oyların salt çoğunluğunu alan aday seçilir; eşitlik hâlinde yasama organı karar verir.
- B) En fazla oy alan iki aday ikinci tura kalır; ikinci turda en fazla oyu alan aday, oy oranından bağımsız olarak Cumhurbaşkanı seçilir. ✓
- C) İkinci tur, ilk turdan itibaren otuz gün sonra yapılır; ikinci turda da çoğunluk sağlanamazsa Anayasa Mahkemesi aday belirler.
- D) İkinci turda oy kullananların salt çoğunluğunu alan aday Cumhurbaşkanı seçilir.
- E) İkinci tura girecek adayların en az üçte iki oranında seçmen tabanına sahip olması zorunludur; aksi hâlde seçim yenilenir.
Anayasa'nın 101. maddesi ve 6271 sayılı Cumhurbaşkanı Seçimi Kanunu'na göre ilk turda geçerli oyların salt çoğunluğunu elde eden aday çıkmazsa, birinci turda en fazla oy alan iki aday ikinci tura kalır. İkinci turda ise en fazla oyu alan aday, oy oranından bağımsız olarak (basit çoğunlukla) Cumhurbaşkanı seçilir. İkinci tur oylaması, birinci turdan on dört gün sonra yapılır. Eşitlik hâlinde kura yoluna gidilir; yasama müdahalesi söz konusu değildir.
16. Yürütme organının 'yetki genişliği' (déconcentration) ilkesi ile 'yerinden yönetim' (décentralisation) ilkesi arasındaki en belirleyici hukuki fark aşağıdakilerden hangisidir?
- A) Yetki genişliğinde karar alma yetkisi merkezi idarenin hiyerarşik yapısı içinde taşra birimlerine devredilir; yerinden yönetimde özerk tüzel kişiliğe sahip kuruluşlar kendi organları aracılığıyla karar alır. ✓
- B) Yetki genişliği yalnızca valiler eliyle uygulanır; belediyeler ise yetki genişliğinin değil, yerinden yönetimin örneğidir.
- C) Yerinden yönetim yalnızca coğrafi temele dayanırken yetki genişliği hem coğrafi hem de hizmet temeline dayanabilir.
- D) Yetki genişliğinde ayrı bir tüzel kişilik oluşturulurken yerinden yönetimde merkezi idarenin personeli kullanılır.
- E) İkisi arasında anayasal açıdan herhangi bir fark bulunmamaktadır; her ikisi de merkezi denetim altında işler.
Yetki genişliği (déconcentration), merkezin hiyerarşik denetimini koruyarak karar alma yetkisinin taşra birimlerine (vali, kaymakam gibi) bırakılmasıdır; karar merkezi idarenin bünyesinde kalır, ayrı bir tüzel kişilik doğmaz. Yerinden yönetim (décentralisation) ise özerk tüzel kişiliğe (belediyeler, il özel idareleri, üniversiteler gibi) sahip kuruluşların kendi seçilmiş ya da atanmış organlarıyla karar almasını ifade eder. Temel fark, tüzel kişiliğin varlığı ve merkezi hiyerarşiden bağımsızlık derecesidir. Bu fark B şıkkında doğru biçimde özetlenmiştir.