menu
MemurOl
Coğrafya Testleri

Genel Tekrar Testi - 28

Soru 1 / 25

Havadaki nem miktarının (mutlak nem) o sıcaklıktaki taşıyabileceği maksimum neme oranına bağıl nem denir. Buna göre bağıl nemin en yüksek olduğu yer hangisidir?

Bu testteki tüm sorular ve cevapları (25 soru)
  1. 1. Havadaki nem miktarının (mutlak nem) o sıcaklıktaki taşıyabileceği maksimum neme oranına bağıl nem denir. Buna göre bağıl nemin en yüksek olduğu yer hangisidir?

    • A) Doğu Akdeniz
    • B) Batı Akdeniz
    • C) Orta Karadeniz
    • D) Doğu Karadeniz

    Her‍​‌​‌​​‌‌​‌​​​​‌‌​‌​​‌​‌‌​​‌‌​​‌​​​‌‌​‌‌​‍ mevsim yağışlı ve nemli olan Doğu Karadeniz, Türkiye'de bağıl nemin en yüksek olduğu yerdir.

  2. 2. Keten ve kenevir gibi sanayi bitkilerinin yetiştirilmesi için en uygun olmayan (iklim veya yasal sınırlandırmalar nedeniyle tercih edilmeyen) alan hangisidir?

    • A) Amasya
    • B) Samsun
    • C) İstanbul
    • D) Kastamonu

    Keten-kenevir‍​‌​‌​​‌‌​‌​​​​‌‌​‌​​‌​‌‌​​‌‌​​‌​​​‌‌​‌‌​‍ genellikle Karadeniz ve iç kesimlerde sanayi amaçlı yetiştirilir. İstanbul yoğun kentleşme ve farklı fonksiyonları nedeniyle bu ürünlerin yetiştirilme alanı değildir.

  3. 3. Farklı kentlerde yaşayan dört arkadaş, bulundukları yerlerin iklim özellikleri ve doğal bitki örtüsü yapıları hakkında şu gözlemlerini aktarmışlardır: • Ahmet: Yaşadığım yerde yaz mevsimi oldukça kurak ve sıcak geçerken, kışlar ise bol yağışlı, ılık ve nemli bir karakter gösterir. Kar yağışları ile don olayları oldukça seyrek yaşanır. • Cemalettin: Bizim bulunduğumuz yörede yıllık sıcaklık farkı oldukça yüksektir. Yıllık toplam yağış miktarının az olduğu bu bölgede en fazla yağışı, havanın ısınmasıyla dikey yükselen hava kütlelerinin (konveksiyonel) oluşturduğu ilkbahar yağışlarıyla alırız. • Melisa: Yaşadığım şehirde belirgin bir kurak dönem bulunmamaktadır; her mevsim düzenli olarak yağış kaydedilir ve en yüksek yağış miktarı sonbahardadır. • Tarık: Benim şehrim coğrafi konumu gereği iklimsel bir geçiş sahasında yer aldığından Akdeniz, Karadeniz ve karasal iklim tiplerinin ortak etkileri hissedilir. Bu durum zengin bir bitki örtüsü çeşitliliği yaratmıştır. Verilen bu bilgilere göre, öğrencilerin yaşadığı şehirler arasında aşağıdakilerden hangisi yer almaz?

    • A) Antalya
    • B) Erzurum
    • C) Rize
    • D) Sivas
    • E) Balıkesir

    Öğrencilerin‍​‌​‌​​‌‌​‌​​​​‌‌​‌​​‌​‌‌​​‌‌​​‌​​​‌‌​‌‌​‍ ifadeleri incelendiğinde; Ahmet Antalya (Akdeniz iklimi), Cemalettin Sivas (İç Anadolu karasal/step iklimi, ilkbahar yağışları), Melisa Rize (Karadeniz iklimi, sonbahar maksimum yağış), Tarık ise Balıkesir (Marmara geçiş tipi iklim, çeşitlilik fazla) ile eşleşmektedir. Erzurum (Sert karasal iklim, en yağışlı dönem yaz mevsimidir) hakkında herhangi bir açıklama yapılmamıştır.

  4. 4. Bir gözlem istasyonunun rüzgâr frekans gülü (rüzgârın yönlere göre esme sıklığı) incelendiğinde; rüzgârın kuzey, güney, doğu, batı ve ara yönlerden yaklaşık olarak aynı sıklıkta estiği, belirgin bir hâkim yönün bulunmadığı saptanmıştır. Türkiye'nin coğrafi özellikleri düşünüldüğünde, bu rüzgâr esiş özelliğine sahip olan bir yöre için; I. Çevresinde rüzgârın esmesini kesecek engebeli dağ sıraları yoktur, yer şekilleri oldukça sadedir. II. Rüzgâr hızını engelleyecek orman örtüsü yetersiz olduğundan rüzgâr erozyonu riski yüksektir. III. Yıllık yağışın az, doğal bitki örtüsünün ise bozkırlardan (cılız otlar) oluştuğu bir iklim alanındadır. yorumlarından hangileri yapılabilir?

    • A) Yalnız I
    • B) Yalnız II
    • C) I ve II
    • D) II ve III
    • E) I, II ve III

    Rüzgârın‍​‌​‌​​‌‌​‌​​​​‌‌​‌​​‌​‌‌​​‌‌​​‌​​​‌‌​‌‌​‍ her yönden benzer sıklıkta esmesi, yer şekillerinin düz ve sade (I) olduğunu gösterir. Türkiye'de bu tür sade yer şekilleri İç Anadolu ve Güneydoğu Anadolu gibi yarı kurak bölgelerdedir. Bu bölgelerde orman örtüsü azdır, rüzgâr erozyonu fazladır (II) ve bozkır bitki örtüsü (III) hâkimdir. Dolayısıyla tüm öncüller doğrudur.

  5. 5. Meteoroloji tahminlerinde Marmara Bölgesi için: 'Bölgede esmesi beklenen karayel rüzgârının yer yer fırtınaya dönüşeceği ve beraberinde yoğun kar yağışı getireceği' bildirilmiştir. Bu uyarının yapılmasında, aşağıdaki meteorolojik durumlardan hangilerinin doğrudan payı olması beklenmez? - I. Doğu yönünden sokulan Sibirya yüksek basıncının bölge havasını tek başına kontrol etmesi - II. Bölgeye kuzeybatı yönlü soğuk ve nemli hava taşıyan rüzgârların esmesi - III. Takvimsel olarak kesinlikle kış mevsimi aylarının içinde bulunulması - IV. Sıcaklığın yağış anında donma noktasına (0°C ve altına) inmesi

    • A) Yalnız I
    • B) Yalnız II
    • C) I ve III
    • D) II ve IV
    • E) III ve IV

    Karayel‍​‌​‌​​‌‌​‌​​​​‌‌​‌​​‌​‌‌​​‌‌​​‌​​​‌‌​‌‌​‍ rüzgârı kuzeybatıdan esen soğuk ve nemli bir rüzgârdır (II). Kar yağışının gerçekleşmesi için sıcaklığın sıfır dereceye yakın veya altında olması gerekir (IV). Dolayısıyla II ve IV doğrudan bu uyarının temelini oluşturur. Ancak Sibirya yüksek basıncı kuzeydoğudan soğuk ve kuru (poyraz) hava getirir (I). Karayel uyarısı için Sibirya'nın etkili olması gerekmez. Ayrıca kar yağışı sadece takvimsel kış aylarında değil, geç sonbahar ve erken ilkbaharda da görülebilir (III). Bu nedenle I ve III bu uyarının doğrudan dayanakları değildir.

  6. 6. Sıcaklık ve yağış grafiği incelenen bir yörede şu durumlar gözlenmiştir: - En fazla yağış miktarı ilkbahar mevsiminde (nisan ve mayıs aylarında) yükselim yağışları şeklinde düşmektedir. - Kış aylarında sıcaklık ortalamaları 0°C ile 2°C arasına inerken, yaz ayları kurak ve sıcaktır. - Yıllık sıcaklık farkı 20°C'nin üzerindedir. Bu grafik özelliklerine dayanarak yorum yapan öğrencilerden hangilerinin tespitleri doğrudur? • Aslı: Sıcaklık farkının bu denli yüksek olması yörede karasallık derecesinin fazla olduğunu gösterir. • Burak: Yağışların ilkbahar aylarında yoğunlaşması, sıcaklığın yükselmesine bağlı oluşan konveksiyonel kökenli yağışlara kanıttır. • Selin: Kış sıcaklıkları 0°C civarında seyrettiğinden kış yağışları tamamen yağmur şeklinde düşer, kar yağışına rastlanmaz. • Kaan: Yıllık toplam yağışın az olduğu bu iklim bölgesinin doğal bitki örtüsü geniş yapraklı gür ormanlardır.

    • A) Aslı ve Burak
    • B) Aslı ve Selin
    • C) Yalnız Aslı
    • D) Selin ve Kaan
    • E) Yalnız Burak

    İlkbahar‍​‌​‌​​‌‌​‌​​​​‌‌​‌​​‌​‌‌​​‌‌​​‌​​​‌‌​‌‌​‍ yağışlarının belirgin olduğu ve kışın sıcaklıkların 0°C civarına düştüğü iklim tipi Karasal (Step) iklimdir. Karasal iklimde yıllık sıcaklık farkı yüksektir (Aslı doğru) ve ilkbahar yağışları ısınan havanın yükselmesiyle oluşan konveksiyonel yağışlardır (Burak doğru). Kışın kar yağışı yaygındır (Selin yanlış) ve doğal bitki örtüsü geniş yapraklı orman değil bozkırdır (Kaan yanlış). Bu yüzden Aslı ve Burak'ın yorumları doğrudur.

  7. 7. Benzer enlemlerde yer alan yerlerin sıcaklık değerlerinin güneş ışınlarının geliş açısına göre beklenen durumdan farklı olması ve sıcaklık dağılışındaki bu tür sapmalar 'sıcaklık anomalisi' olarak adlandırılır. Buna göre, Türkiye'de yaşanan aşağıdaki durumlardan hangisi sıcaklık anomalisi (enleme ters düşen durumlar) kapsamında değerlendirilemez?

    • A) Toros Dağları'nın güneye bakan yamaçlarında yerleşme üst sınırının kuzey yamaçlarına göre daha yüksek olması
    • B) Karadeniz Dağları'nın denize bakan kuzey yamaçlarının, iç kesime bakan güney yamaçlarından kışın daha sıcak olması
    • C) Sıcaklık ortalamaları düşük olmasına rağmen orman üst sınırının Türkiye'de en yüksek Doğu Anadolu Bölgesi'nde bulunması
    • D) Kış aylarında Kayseri'nin sıcaklık ortalamasının, daha kuzeydeki Rize'den daha düşük olması
    • E) Ege kıyısındaki İzmir'in yıllık ortalama sıcaklığının, aynı enlemlerdeki iç kesimdeki Van'dan yüksek olması

    Toros‍​‌​‌​​‌‌​‌​​​​‌‌​‌​​‌​‌‌​​‌‌​​‌​​​‌‌​‌‌​‍ Dağları'nın güney yamaçlarının bakı etkisinden dolayı kuzey yamaçlarına göre daha sıcak olması ve buna bağlı olarak yerleşme üst sınırının daha yüksek olması, Kuzey Yarım Küre'deki bakı-enlem ilişkisine (matematik konuma) tamamen uygundur ve bir anomali teşkil etmez. Diğer seçenekler ise denizellik, karasallık ve yükselti gibi özel konum şartları nedeniyle enlem-sıcaklık ilişkisine ters düşen anomalilerdir.

  8. 8. Türkiye'nin kıyı kuşağında Akdeniz, Ege ve Karadeniz iklimleri gibi farklı iklim tipleri etkili olmaktadır. Farklı iklim koşullarına sahip olan bu kıyı şeritlerimizin tümünün ortak ve benzer coğrafi özelliği aşağıdakilerden hangisidir?

    • A) Yıllık yağışın aylara göre dağılımı (yağış rejimi)
    • B) İklim koşullarına bağlı oluşan ana toprak türleri
    • C) Doğal şartlarda yetişen karakteristik bitki örtüsü
    • D) Yağışların oluşum şekli (orografik, konveksiyonel vb.)
    • E) Denizellik etkisine bağlı olarak kış ılıklığının yaşanması

    Karadeniz‍​‌​‌​​‌‌​‌​​​​‌‌​‌​​‌​‌‌​​‌‌​​‌​​​‌‌​‌‌​‍ kıyılarında Karadeniz iklimi, Ege ve Akdeniz kıyılarında ise Akdeniz iklimi görülür. Bu kıyıların yağış rejimi, bitki örtüsü ve toprak tipleri farklıdır. Ancak deniz kıyısında yer aldıkları için nemlilik fazladır ve hepsi kış aylarını ılık geçirir (kış ılıklığı ortaktır).

  9. 9. Coğrafya dersinde Türkiye fiziki haritasını inceleyen bir öğretmen, haritada kahverengi ve koyu kahverengi renk tonlarının ağırlıkta olduğu bir bölgeyi işaret etmiştir. Öğretmenin işaret ettiği bu bölgenin coğrafi özellikleri hakkında öğrencilerin yaptığı aşağıdaki yorumlardan hangisi _yanlıştır_?

    • A) Yükseltinin fazla olmasından dolayı gerçek sıcaklık ile indirgenmiş sıcaklık arasındaki fark fazladır.
    • B) Akarsuların yatak eğimleri ve akış hızları oldukça fazladır.
    • C) Bölgedeki akarsu vadilerinde karstik tabakaların erimesiyle oluşan kanyon vadi tipleri egemendir.
    • D) Nem oranının az ve yükseltinin fazla olmasına bağlı olarak günlük ve yıllık sıcaklık farkları fazladır.
    • E) Kış sıcaklıklarının düşük olmasından dolayı karın yerde kalma süresi oldukça uzundur.

    Fiziki‍​‌​‌​​‌‌​‌​​​​‌‌​‌​​‌​‌‌​​‌‌​​‌​​​‌‌​‌‌​‍ haritada kahverengi renk tonları yükseltinin fazla olduğu dağlık alanları (örneğin Doğu Anadolu) gösterir. Bu bölgelerde akarsular yüksek yatak eğimi nedeniyle derine doğru aşındırma yaparak dar ve derin çentik (V tipi) vadiler oluşturur. Kanyon vadiler ise kalkerli (karstik) arazilerin yaygın olduğu Akdeniz Bölgesi (Teke/Taşeli) gibi alanlarda yaygındır. Bu nedenle C seçeneği yanlıştır. İndirgenmiş sıcaklık hesaplanırken yükselti hesaba katılmaz (her yer deniz seviyesinde kabul edilir). Bu nedenle, bir yerin gerçek sıcaklığı ile indirgenmiş sıcaklığı arasındaki fark doğrudan o yerin yükseltisi ile ilgilidir. Yükseltisi fazla olan dağlık bölgelerde bu fark en yüksek seviyededir.

  10. 10. Türkiye'deki bazı bitki formasyonlarının tahrip edilmesiyle ikincil bitki türleri oluşmaktadır. Buna göre; • Karadeniz'deki gür yapraklı ormanların kesilmesi veya tahrip edilmesiyle oluşan, yalancı maki olarak da bilinen nemcil çalı topluluğu • Akdeniz iklim bölgesindeki makilerin tahrip edilmesi sonucu ortaya çıkan, diz boyunu geçmeyen çok kısa ve kurakçıl dikenli çalı topluluğu bitki toplulukları sırasıyla aşağıdakilerin hangisinde doğru verilmiştir?

    • A) Psödomaki - Garig
    • B) Maki - Psödomaki
    • C) Alpin Çayır - Psödomaki
    • D) Antropojen Bozkır - Garig
    • E) Garig - Antropojen Bozkır

    Karadeniz‍​‌​‌​​‌‌​‌​​​​‌‌​‌​​‌​‌‌​​‌‌​​‌​​​‌‌​‌‌​‍ ormanlarının tahribiyle yalancı maki olan psödomaki oluşurken; Akdeniz makilerinin tahribiyle daha kısa ve dikenli olan garig (frigana) toplulukları gelişir. Doğru eşleştirme A seçeneğidir.

  11. 11. Türkiye'nin 'indirgenmiş' ocak ayı sıcaklık haritası ve verileri incelendiğinde; batıdan doğuya doğru gidildikçe sıcaklıkların azaldığı, en yüksek sıcaklıkların Akdeniz kıyılarında olduğu görülmüştür. Yalnızca 'indirgenmiş' sıcaklık haritası özelliklerine dayanarak, aşağıdaki yorumlardan hangisi kesinlikle _yapılamaz_?

    • A) En düşük sıcaklık ile en yüksek sıcaklık arasındaki fark 14°C'den fazladır.
    • B) Güneyden kuzeye doğru gidildikçe sıcaklıkların azalmasında enlem (güneş ışınlarının açısı) belirleyicidir.
    • C) Ege kıyılarından Doğu Anadolu'ya doğru sıcaklığın düşmesinin temel nedeni yükselti farkıdır.
    • D) Kıyı bölgelerinden iç kesimlere doğru ilerledikçe sıcaklık değerleri düşer.
    • E) Ocak ayında en yüksek sıcaklıklar Akdeniz kıyı kuşağında görülür.

    İndirgenmiş‍​‌​‌​​‌‌​‌​​​​‌‌​‌​​‌​‌‌​​‌‌​​‌​​​‌‌​‌‌​‍ sıcaklık haritaları hazırlanırken tüm yerlerin yükseltisi deniz seviyesinde (0 metre) kabul edilerek sıcaklıklar hesaplanır. Bu yüzden indirgenmiş haritalarda sıcaklık değişimlerinin nedeni olarak asla yükselti gösterilemez; batıdan doğuya düşüşün nedeni karasallıktır.

  12. 12. Türkiye'deki akarsuların yatak eğimleri fazladır ve akarsularımız henüz denge profiline ulaşmamışlardır. Buna göre, akarsularımızın denge profilinden uzak olmasında; I. Ülke genelinde ortalama yükseltinin ve engebenin fazla olması II. Yağış rejiminin düzensiz ve mevsimler arası dalgalı olması III. Türkiye arazisinin jeolojik olarak genç oluşumlu (3. ve 4. zaman) bir yapıya sahip olması özelliklerinden hangileri etkili olmuştur?

    • A) Yalnız I
    • B) Yalnız II
    • C) Yalnız III
    • D) I ve III
    • E) I, II ve III

    Türkiye'deki‍​‌​‌​​‌‌​‌​​​​‌‌​‌​​‌​‌‌​​‌‌​​‌​​​‌‌​‌‌​‍ akarsuların denge profiline ulaşmamış olmasının temel nedenleri; arazisinin jeolojik olarak yakın zamanda oluşması (III) ve epirojenik yükselmeler sonucu ortalama yükseltinin fazla olmasıdır (I). Yağış rejiminin düzensiz olması akarsuların rejimlerini belirler ancak jeomorfolojik denge profili üzerinde doğrudan birincil etken değildir. Bu yüzden I ve III etkilidir.

  13. 13. Türkiye'de iklim, yer şekilleri, sanayileşme gibi faktörlerin dağılışına bağlı olarak nüfusun yoğunluğu bölgelere göre değişmektedir. Bazı yerlerde nüfusun seyrek olmasının nedeni yer şekilleriyken, bazı yerlerde iklim koşullarıdır. Buna göre, aşağıda verilen yerlerin hangisinde nüfusun seyrek olması diğerlerinden farklı bir faktörle (kuraklık ve iklim şartlarıyla) açıklanabilir?

    • A) Yıldız Dağları Bölgesi
    • B) Tuz Gölü ve Çevresi
    • C) Hakkâri Bölgesi
    • D) Menteşe Yöresi
    • E) Doğu Karadeniz Dağlık Kesimi

    Yıldız‍​‌​‌​​‌‌​‌​​​​‌‌​‌​​‌​‌‌​​‌‌​​‌​​​‌‌​‌‌​‍ Dağları, Menteşe Yöresi, Doğu Karadeniz'in yüksek kesimleri ve Hakkâri engebeli, dağlık yer şekilleri nedeniyle seyrek nüfusluyken; Tuz Gölü çevresi arazinin düz olmasına rağmen şiddetli kuraklık ve yetersiz yağış gibi iklimsel nedenlerle seyrek nüfuslanmıştır.

  14. 14. Türkiye'de görülen iklim tipleri ve bunların özellikleri hakkında aşağıda verilen bilgilerden hangisi _yanlıştır_?

    • A) Ülkemizde kışları ılık ve yağışlı geçen Akdeniz ikliminin görülmesi, orta kuşakta yer almamızın (mutlak konumun) bir sonucudur.
    • B) Kış sıcaklık değerlerinin en düşük olduğu ve don olaylarının en uzun sürdüğü iklim tipi sert karasal iklimdir.
    • C) Yıllık ve günlük sıcaklık farklarının en az olduğu iklim tipi, nem oranının yüksek olduğu Karadeniz iklimidir.
    • D) Türkiye'de iklim çeşitliliğinin en fazla olduğu coğrafi bölge Marmara Bölgesi'dir.
    • E) Karasal (step) iklim bölgelerinde havadaki nem açığı az olduğu için bağıl nem oranı yıl boyunca oldukça yüksektir.

    Karasal‍​‌​‌​​‌‌​‌​​​​‌‌​‌​​‌​‌‌​​‌‌​​‌​​​‌‌​‌‌​‍ iklim bölgelerinde yağış az, nem miktarı düşüktür. Bu nedenle bağıl nem oranı (yağış ihtimali) yıl boyunca düşüktür, nem açığı ise fazladır. Bağıl nemin yıl boyunca yüksek olduğu tek iklimimiz Karadeniz iklimidir.

  15. 15. Türkiye'nin coğrafi özellikleriyle ilgili olarak sunulan aşağıdaki durumlardan hangileri, ülkenin özel (göreceli) konumunun bir sonucu olarak ortaya çıkmıştır? I. Dağların genellikle güney yamaçlarının kuzey yamaçlarına göre daha fazla güneş alıp ısınması II. Enlem olarak daha güneyde yer alan Kayseri'de kış sıcaklıklarının, kuzeydeki deniz kıyısındaki Rize'den daha düşük olması III. Doğu boylamlarına doğru ilerledikçe yerel saat ile Türkiye'nin ortak ulusal saati arasındaki farkın büyümesi IV. İlkbahar aylarında Muğla kıyılarında denize girilebilirken, aynı gün Sivas'ın yüksek kesimlerinde kar örtüsünün bulunması

    • A) I ve II
    • B) I ve III
    • C) II ve III
    • D) II ve IV
    • E) III ve IV

    Dağların‍​‌​‌​​‌‌​‌​​​​‌‌​‌​​‌​‌‌​​‌‌​​‌​​​‌‌​‌‌​‍ güney yamaçlarının daha sıcak olması bakı etkisiyle (matematik/mutlak konum), doğuya doğru yerel saat farkının artması ise boylam dereceleriyle (matematik/mutlak konum) ilgilidir. Ancak enlem etkisiyle Kayseri'nin daha sıcak olması beklenirken Rize'nin denizellik nedeniyle daha sıcak olması (II) ve aynı anda farklı iklim özelliklerinin yaşanması yer şekillerinin engebeliliği ve yükselti farkı (IV) göreceli (özel) konumla açıklanır. Bu nedenle II ve IV özel konumdur.

  16. 16. Sanayi Devrimi'nden beri atmosferde biriken sera gazlarının etkisiyle ortaya çıkan küresel iklim değişikliği, Türkiye'de de çeşitli çevresel ve sosyoekonomik olumsuzluklara yol açmaktadır. Buna göre, aşağıdakilerden hangisi küresel iklim değişikliğinin Türkiye'de yol açması beklenen olası etkilerinden biri _değildir_?

    • A) Küresel buzulların erimesine bağlı olarak deniz seviyesinin yükselmesiyle kıyı ovalarındaki bazı alanların sular altında kalması
    • B) Kış aylarında kar yağışlarının ve barajları besleyen toplam yağış miktarının azalması
    • C) Kırıklı yer yapısı ve fay hatlarına bağlı deprem, tsunami gibi jeolojik kökenli afetlerin sayısının artması
    • D) Kuraklık ve su kısıtlılığı nedeniyle tarımsal verimliliğin düşmesi ve üretimde azalış yaşanması
    • E) Yaz kuraklığının şiddetlenmesine bağlı olarak orman yangınlarının sıklığı ve etki alanının artması

    Küresel‍​‌​‌​​‌‌​‌​​​​‌‌​‌​​‌​‌‌​​‌‌​​‌​​​‌‌​‌‌​‍ iklim değişikliği meteorolojik ve hidrolojik kökenli afetleri (kuraklık, sel, orman yangınları) tetikler. Ancak deprem, volkanizma ve fay kırılmaları gibi jeolojik (yerin iç yapısına bağlı) afetlerin iklimsel değişimlerle doğrudan bir ilgisi yoktur. Bu nedenle C seçeneği söylenemez.

  17. 17. Türkiye'de toprak oluşumu, toprak türleri ve bunların genel özellikleri hakkında aşağıda verilen bilgilerden hangisi doğrudur?

    • A) Toprak türü çeşitliliğinin en fazla olduğu coğrafi bölgemiz Akdeniz Bölgesi'dir.
    • B) Kuzeydoğu Anadolu'da yaz yağışlarıyla yeşeren çayırların altında oluşan ve organik maddece zengin olan toprak türü vertisoldür.
    • C) Yağış ve nem oranının yüksek olmasına bağlı olarak kimyasal çözünmenin en hızlı gerçekleştiği ve toprak oluşumunun en hızlı olduğu bölge Karadeniz'dir.
    • D) Taşınmış (azonal) olan alüvyal topraklar ile zonal olan terra-rossa topraklar bulundukları yerin iklimi hakkında bilgi vermezler.
    • E) Türkiye'de en geniş alana yayılan zonal toprak türü kahverengi orman topraklarıdır.

    Karadeniz‍​‌​‌​​‌‌​‌​​​​‌‌​‌​​‌​‌‌​​‌‌​​‌​​​‌‌​‌‌​‍ kıyı kuşağı yüksek nem ve sürekli yağış nedeniyle kimyasal çözünmenin ve toprak oluşumunun Türkiye'de en hızlı olduğu yerdir. Türkiye'de en çok görülen toprak kahverengi step toprağıdır. Toprak çeşitliliği en çok Marmara'dadır. Terra-rossa zonal olduğu için iklim hakkında bilgi verir. Çayır örtüsü altında gelişen toprak ise çernezyomdur.

  18. 18. Farklı bölgelerde yaşayan üç arkadaş bulundukları yörelerin iklimsel özelliklerini şu şekilde tanımlamaktadır: • Fatma: 'Yaşadığım yerde kışlar çok sert ve uzun sürer, yaz ayları ise kısa olup bol yağış alır.' • Kemal: 'Bulunduğum yörede yaz mevsimi oldukça sıcak ve uzun sürer, kışlar ise ılık ve yağışlı geçer.' • Fidan: 'Yaşadığım yerde yıllık ve günlük sıcaklık farkları çok yüksek olup doğal bitki örtüsü oldukça cılız bozkırlardan oluşur.' Arkadaşların yaşadığı bu iklim koşulları göz önüne alındığında, aşağıdaki tarım ürünlerinden hangisinin bu yörelerde doğal olarak yetişmesi en zordur?

    • A) Arpa
    • B) Fındık
    • C) Muz
    • D) Üzüm
    • E) Mısır

    Fatma‍​‌​‌​​‌‌​‌​​​​‌‌​‌​​‌​‌‌​​‌‌​​‌​​​‌‌​‌‌​‍ sert karasal iklimde (Erzurum-Kars), Kemal Akdeniz ikliminde, Fidan ise ılıman karasal (bozkır) iklimde yaşamaktadır. Arpa ve üzüm soğuğa ve kuraklığa dayanıklı olduğu için Fatma ve Fidan'ın yörelerinde; muz ise sıcaklık isteği yüksek olduğu için Kemal'in yöresinde yetişebilir. Ancak fındık her mevsim nem ve düzenli yağış isteyen tipik bir Karadeniz iklimi ürünü olduğundan bu üç yörenin iklim koşullarında yetişmesi en zordur.

  19. 19. Tarım ürünlerinin yetiştirilme alanlarının genişliği, o ürünün sıcaklık ve nem gibi iklimsel toleransına (iklim seçiciliğine) bağlıdır. Buna göre, aşağıdaki tarım ürünlerinden hangisinin Türkiye'deki doğal yetiştirilme ve üretim alanı diğerlerine göre en dardır (mikroklima ile sınırlıdır)?

    • A) Mısır
    • B) Üzüm
    • C) Arpa
    • D) Muz
    • E) Fındık

    Muz,‍​‌​‌​​‌‌​‌​​​​‌‌​‌​​‌​‌‌​​‌‌​​‌​​​‌‌​‌‌​‍ tropikal kökenli bir bitki olup sıfırın altındaki sıcaklıklara dayanamaz. Bu yüksek sıcaklık isteği nedeniyle sadece Türkiye'de Akdeniz kıyısında (Anamur-Alanya arası) mikroklima alanlarında yetiştirilir; üretim alanı en dar olan üründür. Üzüm ve arpa soğuğa dayanıklı olup en geniş ekim alanına sahiptir.

  20. 20. Türkiye'nin coğrafi bölgeleri fiziki, beşeri ve ekonomik özelliklerine göre farklı bölge sınıflarına dahil edilebilir. Örneğin, İç Anadolu Bölgesi'nin güneyindeki Tuz Gölü Havzası ve Konya çevresi birçok bölge sınıfı içerisinde yer alır. Buna göre, Konya ve Tuz Gölü çevresi aşağıdaki coğrafi veya ekonomik bölge sınıflandırmalarından hangisinin içerisinde _yer almaz_?

    • A) Yüksek dağlık kütlelerin ve kalın kar örtüsünün yaygın olduğu kış turizmi ve kayak bölgesi
    • B) Yağışın azlığına bağlı olarak kurak ve yarı kurak iklim bölgesi
    • C) Bitki örtüsünün cılız olmasından dolayı şiddetli erozyon bölgesi
    • D) Su kaynaklarının yetersiz ve yer şekillerinin düz olması nedeniyle toplu yerleşme bölgesi
    • E) Geniş düzlükleriyle tahıl tarım bölgesi

    Konya‍​‌​‌​​‌‌​‌​​​​‌‌​‌​​‌​‌‌​​‌‌​​‌​​​‌‌​‌‌​‍ ve Tuz Gölü çevresi düz, ortalama yükseltinin çevresine göre az olduğu kurak düzlüklerdir. Kalın ve uzun süreli kar örtüsüne sahip kayak turizmine elverişli yüksek dağlar bu düzlüklerde yer almadığından burası kış turizmi bölgesi sınıfına girmez.

  21. 21. Bir merkezin yıllık ortalama sıcaklık ve yağış grafiği incelendiğinde; kış sıcaklıklarının 8-10 °C civarında olduğu, yaz sıcaklıklarının 28 °C'ye ulaştığı, en yüksek yağışın kış aylarında, en düşük yağışın ise yaz aylarında düştüğü görülmüştür. Yalnızca bu grafikteki sıcaklık ve yağış verileri dikkate alındığında, bu merkezle ilgili aşağıdaki yorumlardan hangisine _ulaşılamaz_?

    • A) Yıllık sıcaklık farkının yaklaşık 20 °C civarında seyrettiği
    • B) Yağışların oluşum kökeninin daha çok cephesel (frontal) karakterde olduğu
    • C) Yağış miktarının fazla, sıcaklığın düşük olduğu kış aylarında bağıl nem oranının yüksek olduğu
    • D) Kış sıcaklıkları sıfırın altına düşmediği için kış yağışlarının genellikle yağmur şeklinde olduğu
    • E) Yaz mevsiminin kurak ve sıcak geçtiği

    Verilen‍​‌​‌​​‌‌​‌​​​​‌‌​‌​​‌​‌‌​​‌‌​​‌​​​‌‌​‌‌​‍ iklim grafiğinde kışlar ılık ve yağışlı, yazlar ise sıcak ve kurak geçmektedir. Bu durum tipik Akdeniz iklimidir. Akdeniz ikliminde yağışlar köken olarak sıcak ve soğuk hava kütlelerinin karşılaşma alanında oluştuğu için genellikle cephesel karakterlidir. Ancak bu bilgi coğrafi bir genelleme ve dış bilgidir; yalnızca grafikteki sıcaklık dereceleri ve yağış miktarı sütunlarına bakarak yağışın havadaki oluşum mekanizmasını doğrudan tespit etmek mümkün değildir.

  22. 22. Deniz üzerinden gelen nemli hava kütlelerinin, kıyıya paralel uzanan dağ sıralarına çarparak yamaç boyunca yükselmesi ve soğuması sonucu oluşan yağışlara orografik (yamaç) yağışlar denir. Buna göre, yer şekilleri özellikleri dikkate alındığında, aşağıdaki alanların hangisinde orografik yağışların görülme sıklığının diğerlerine göre daha fazla olması beklenir? I. Batı Karadeniz kıyı kuşağı II. Orta Karadeniz kıyı kuşağı III. Kıyı Ege kıyı şeridi IV. Akdeniz Bölgesi'ndeki Adana Yöresi

    • A) Yalnız I
    • B) Yalnız II
    • C) I ve III
    • D) II ve IV
    • E) III ve IV

    Yamaç‍​‌​‌​​‌‌​‌​​​​‌‌​‌​​‌​‌‌​​‌‌​​‌​​​‌‌​‌‌​‍ (orografik) yağışlarının oluşabilmesi için dağların kıyıya paralel uzanması ve hemen kıyıdan yükselmesi gerekir. Batı Karadeniz'de (Küre Dağları) bu durum belirgindir ve orografik yağışlar çok fazladır. Orta Karadeniz ve Adana'da dağlar kıyının gerisinde yükselir, Ege'de ise kıyıye dik uzanır; bu nedenle buralarda orografik yağışlar çok daha azdır.

  23. 23. Yaz tatilini geçirdiği yörenin hava koşulları ve çevresini anlatan Selim şu gözlemleri paylaşmıştır: 'Temmuz ayında sıcaklıklar 18-20°C civarındaydı. Sık sık öğleden sonraları gök gürültülü sağanak yağışlar yaşanıyordu. Bu yağışlarla gürleşmiş yüksek dağ çayırları ve bu çayırlarda beslenen büyükbaş hayvan sürüleri dikkat çekiyordu. Akşamları ise hava oldukça soğuyor, günlük sıcaklık farkı kendini hissettiriyordu.' Selim'in gözlemlediği bu iklim ve bitki örtüsü özellikleri göz önüne alındığında, gittiği şehir aşağıdakilerden hangisi olabilir?

    • A) Kırklareli
    • B) Manisa
    • C) Erzurum
    • D) Konya
    • E) Şanlıurfa

    Yaz‍​‌​‌​​‌‌​‌​​​​‌‌​‌​​‌​‌‌​​‌‌​​‌​​​‌‌​‌‌​‍ aylarının serin ve yağışlı geçmesi (konveksiyonel yaz yağışları), yüksek dağ çayırları ve büyükbaş hayvancılık Türkiye'de sadece Sert Karasal iklimin görüldüğü Erzurum-Kars bölümünde görülür. Bu nedenle doğru cevap Erzurum'dur.

  24. 24. Türkiye'deki bir merkeze ait yağış ve sıcaklık grafiği incelendiğinde şu özellikler belirlenmiştir: • En fazla yağış kış aylarında (Aralık, Ocak, Şubat) düşmekte olup kış yağışları toplam yağışın yaklaşık yarısını oluşturmaktadır. • Yaz ayları oldukça kurak geçmekte ve yıllık ortalama sıcaklık 15°C'nin üzerindedir. • En soğuk ay ortalaması 10°C civarındadır ve kar yağışlı gün sayısı oldukça azdır. Buna göre, bu yağış ve sıcaklık özelliklerine sahip olan iklim grafiği aşağıdaki illerimizden hangisine ait olabilir?

    • A) Şanlıurfa
    • B) Muğla
    • C) Erzurum
    • D) Kayseri
    • E) Zonguldak

    Kış‍​‌​‌​​‌‌​‌​​​​‌‌​‌​​‌​‌‌​​‌‌​​‌​​​‌‌​‌‌​‍ mevsiminin en yağışlı dönem olması, yaz kuraklığının belirginliği, kış sıcaklıklarının sıfırın altına nadiren düşmesi (en soğuk ayın 10°C civarında olması) tipik kıyı Akdeniz ikliminin özellikleridir. Verilen seçenekler arasında bu iklim tipine sahip olan tek il Muğla'dır. Zonguldak'ta en çok yağış sonbahardadır; Kayseri ve Erzurum'da ise kış sıcaklıkları çok düşüktür.

  25. 25. Türkiye'deki akarsuların genel özellikleri göz önüne alındığında, aşağıdakilerden hangisi akarsularımız hakkında yanlış bir bilgidir?

    • A) Yakın bir jeolojik zamanda toptan yükselen ülkemizde akarsular henüz denge profiline ulaşmamıştır.
    • B) Yatak eğiminin azaldığı alanlarda oluşan menderesli (büklümlü) akarsu yapılarına en çok Ege Bölgesi'nde rastlanır.
    • C) Türkiye bir yarımada olduğundan ve dağlar kıyıya paralel uzandığından akarsularımızın boyları genellikle kısadır.
    • D) Yağış rejiminin genellikle düzensiz olmasından dolayı akarsularımızın akış (debi) rejimleri genellikle düzenlidir.
    • E) Türkiye'deki akarsuların büyük bir kısmı sularını açık denizlere ulaştıran açık havza özelliğine sahiptir.

    Türkiye'de‍​‌​‌​​‌‌​‌​​​​‌‌​‌​​‌​‌‌​​‌‌​​‌​​​‌‌​‌‌​‍ Karadeniz iklim bölgesi hariç genel olarak yağış rejimi düzensizdir. Bu duruma bağlı olarak akarsularımızın debi ve akış rejimleri de düzensiz bir yapı gösterir. Dolayısıyla akarsularımızın rejimlerinin düzenli olduğu bilgisi yanlıştır.