menu
MemurOl
Türkçe Testleri

Anlatım Bozuklukları 5

Soru 1 / 25

Hangi cümlede bağlaç veya noktalama eksikliği nedeniyle anlatım bozukluğu vardır?

Bu testteki tüm sorular ve cevapları (25 soru)
  1. 1. Hangi cümlede bağlaç veya noktalama eksikliği nedeniyle anlatım bozukluğu vardır?

    • A) Bugün hava çok güzel, dışarı çıkalım mı?
    • B) Sabah kalktım, kahvaltı yaptım ve işe gittim.
    • C) Ahmet sinemaya gitti Ayşe tiyatroya gitti.
    • D) Bu kitabı okudum ve çok beğendim.

    'Ahmet‍​‌​‌​​‌‌​‌​​​​‌‌​‌​​‌​‌‌​​‌‌​​‌​​​‌‌​‌‌​‍ sinemaya gitti Ayşe tiyatroya gitti.' cümlesinde iki yargıyı bağlayacak bir bağlaç (ve) veya noktalama işareti (virgül) eksiktir.

  2. 2. Aşağıdaki cümlelerin hangisinde 'anlam belirsizliğini' gidermek için 'virgül' kullanılmalıdır?

    • A) İhtiyar adama bir şeyler anlatıyordu.
    • B) Kardeşinin sözlerini dinlemedi.
    • C) Eski dostuyla yolda karşılaştı.
    • D) Bu olayı kimse duymasın.

    Cümle‍​‌​‌​​‌‌​‌​​​​‌‌​‌​​‌​‌‌​​‌‌​​‌​​​‌‌​‌‌​‍ iki anlama gelmektedir: 1. 'İhtiyar (biri)', adama mı bir şey anlatıyordu? 2. Biri, 'ihtiyar adama' mı bir şey anlatıyordu? Eğer birinci anlam kastediliyorsa (Özne 'İhtiyar' ise) özneden sonra virgül kullanılmalıdır. Doğrusu: 'İhtiyar, adama bir şeyler anlatıyordu.'

  3. 3. Aşağıdaki cümlelerin hangisinde 'virgül eksikliğinden' kaynaklanan bir anlam belirsizliği vardır?

    • A) Küçük ağacın arkasına saklanmıştı.
    • B) Kırmızı kalemini okulda unutmuş.
    • C) Bu konuyu ondan başka kimse bilemez.
    • D) Yaralı askeri hemen hastaneye kaldırdılar.

    •‍​‌​‌​​‌‌​‌​​​​‌‌​‌​​‌​‌‌​​‌‌​​‌​​​‌‌​‌‌​‍ A seçeneğindeki cümle iki anlama gelmektedir: 1. 'Küçük bir ağacın' arkasına mı saklandı? 2. 'Küçük (biri/çocuk)', ağacın arkasına mı saklandı? Virgül olmadığı için bu ayrım yapılamaz. • (Eski B seçeneği olan 'İhtiyar adamı...' cümlesi de aynı hatayı barındırdığı için, net bir cümle olan 'Kırmızı kalemini...' ile değiştirilmiştir.)

  4. 4. “Bunun üzerine üyeler, bir an sessizlik içinde kaldılar ve herkes ellerini havaya kaldırarak söz istediler.” Bu cümledeki anlatım bozukluğunu gidermek için hangisi yapılmalıdır?

    • A) “üyeler” kelimesi kaldırılmalı
    • B) “ve” kelimesi çıkarılıp, yerine virgül (,) konmalı
    • C) “herkes” kelimesi kaldırılmalı
    • D) “bunun üzerine” sözü “üyeler” kelimesinden sonra getirilmeli

    Cümlede‍​‌​‌​​‌‌​‌​​​​‌‌​‌​​‌​‌‌​​‌‌​​‌​​​‌‌​‌‌​‍ gereksiz özne kullanımı ve yüklem-özne uyumsuzluğu vardır. 'Üyeler' öznesi zaten ilk yükleme bağlanmıştır; ikinci cümlede kullanılan 'herkes' kelimesi gereksizdir. Ayrıca 'herkes' öznesi yüklemin tekil olmasını gerektirir (istedi), bu yüzden yapısal bir bozukluk oluşmuştur.

  5. 5. “Genç saçlarına ak düşmemiş, şiirimize, hikâyeciliğimize taptaze bir hava getiren isimlerdi bu saydıklarım.” Bu cümlede hangi sözcükden sonra virgül (,) konursa anlam karışıklığı giderilmiş olur?

    • A) genç
    • B) saçlarına
    • C) hikâyeciliğimize
    • D) getiren

    Cümlede‍​‌​‌​​‌‌​‌​​​​‌‌​‌​​‌​‌‌​​‌‌​​‌​​​‌‌​‌‌​‍ anlam karışıklığını gidermek için noktalama işareti kullanımı gereklidir. 'Genç' sözcüğünden sonra virgül konmazsa 'genç saçlar' gibi bir tamlama oluşur; virgül konduğunda ise söz konusu olanın 'genç bir kişi' olduğu netleşir.

  6. 6. “Kendisine (I) söylenen bu sözü duyar duymaz (II) oturduğu (III) yerden (IV) ayağa (V) kalktı, kürsüye yöneldi.” Bu cümlede, altı çizili sözcüklerin hangisi gereksiz kullanılmıştır?

    • A) I
    • B) II
    • C) III
    • D) V

    Cümlede‍​‌​‌​​‌‌​‌​​​​‌‌​‌​​‌​‌‌​​‌‌​​‌​​​‌‌​‌‌​‍ gereksiz sözcük kullanımı vardır. 'Kalkmak' eylemi zaten aşağıdan yukarıya doğru, yani ayağa yapılan bir hareketi içerir. Dolayısıyla 'ayağa kalktı' ifadesindeki 'ayağa' sözcüğü cümleden çıkarıldığında anlamda hiçbir daralma veya bozulma meydana gelmez.

  7. 7. Aşağıdaki cümlelerin hangisindeki altı çizili kelime çıkarılırsa cümlenin anlamında daralma veya bozulma olmaz?

    • A) Ortaklar arasındaki _mevcut_ ikiliği giderdik.
    • B) Parkın _içindeki_ kurumuş ağaçları kestik.
    • C) Yokuşun _dibindeki_ ahşap eve taşındık.
    • D) Babamla _eski_ eşyaları dışarı taşıdık.

    A‍​‌​‌​​‌‌​‌​​​​‌‌​‌​​‌​‌‌​​‌‌​​‌​​​‌‌​‌‌​‍ seçeneğindeki 'mevcut' kelimesi gereksiz kullanılmıştır. 'Ortaklar arasındaki ikilik' ifadesi zaten var olan bir durumu (mevcudiyeti) bildirdiği için bu kelimenin cümleden çıkarılması anlamda herhangi bir değişikliğe veya daralmaya yol açmaz.

  8. 8. Aşağıdaki cümlelerin hangisinden altı çizili sözcük çıkarılırsa cümlenin anlamında bir değişme olmaz?

    • A) Buradaki gerçek, _kanımca_ sanat gerçeğidir.
    • B) Her şey _sanki_ aynı anda olup bitiyor gibidir.
    • C) Bunun nereden kaynaklandığını kestirmek _oldukça_ zordur.
    • D) Oyunda _ayrıca_, gülünç bulunabilecek mantıksızlıklara rastlanıyor.

    Cümlede‍​‌​‌​​‌‌​‌​​​​‌‌​‌​​‌​‌‌​​‌‌​​‌​​​‌‌​‌‌​‍ gereksiz sözcük kullanımı (anlamdaş kelimelerin bir arada kullanılması) mevcuttur. 'Sanki' ve 'gibidir' kelimeleri aynı benzetme ve olasılık anlamını taşır. Bu iki kelimenin aynı cümlede bulunması duruluk ilkesine aykırıdır; birinin çıkarılması anlamı bozmaz.

  9. 9. “İçtenlikle (I) söylüyorum: Eğer (II) vapur biletini (III) almamış (IV) olsaydım, bu geziden vazgeçerdim.” Bu cümlede numaralanmış sözcüklerden hangisi çıkarılırsa cümlenin anlamında bir daralma veya bozulma olmaz?

    • A) I
    • B) II
    • C) III
    • D) IV

    Cümlede‍​‌​‌​​‌‌​‌​​​​‌‌​‌​​‌​‌‌​​‌‌​​‌​​​‌‌​‌‌​‍ gereksiz sözcük kullanımı (duruluk ilkesine aykırılık) söz konusudur. Fiildeki '-sa/-se' eki (olsaydım) zaten cümleye şart (koşul) anlamı katmaktadır. Bu nedenle II numaralı 'eğer' kelimesinin kullanılması gereksizdir ve cümleden çıkarılması anlamı bozmaz.

  10. 10. Aşağıdaki cümlelerin hangisindeki “daha” kelimesi çıkarılınca cümlenin anlamında daralma olur?

    • A) İstiyorsanız bir defa daha anlatayım.
    • B) Bilmiyorum, ben göreve daha yeni başladım.
    • C) Bekle, Müdür Bey daha gelmedi.
    • D) O zamanlar bu yol, şimdikinden daha kötüydü.

    Bu‍​‌​‌​​‌‌​‌​​​​‌‌​‌​​‌​‌‌​​‌‌​​‌​​​‌‌​‌‌​‍ cümlede 'daha' sözcüğü 'bir kez daha' (tekrarlanma) anlamı taşımaktadır. Eğer bu sözcük çıkarılırsa cümle 'İstiyorsanız anlatayım' haline gelir ve bu durum eylemin tekrarlandığı bilgisini ortadan kaldırır. Bu da cümlenin anlamında önemli bir daralmaya neden olur.

  11. 11. “Yazar, bu özü, birtakım ilkelerden, hazır formüllerden yola çıkarak değil, somut gerçeklerden, yaşanmış deneyimlerden yola çıkarak yeniden buluyor.” Bu cümlede geçen kelimelerden hangileri atıldığında cümlenin anlamında hiçbir daralma olmaz?

    • A) bu – yeniden
    • B) ilkelerden – somut
    • C) birtakım – değil
    • D) hazır – yaşanmış

    Anlatımda‍​‌​‌​​‌‌​‌​​​​‌‌​‌​​‌​‌‌​​‌‌​​‌​​​‌‌​‌‌​‍ duruluk ilkesine aykırılık (gereksiz sözcük kullanımı) vardır. 'Formül' kavramı zaten 'hazır' bir yapıyı, 'deneyim' ise 'yaşanmış' bir süreci ifade eder. Bu sıfatların kullanılması cümlenin anlamını güçlendirmez, sadece gereksiz bir tekrara neden olur.

  12. 12. Aşağıdaki cümlelerin hangisinde 'anlam belirsizliğini' gidermek için cümlenin başına bir kişi zamiri getirilmelidir?

    • A) Kardeşini dün parkta görmüşler.
    • B) Babasının sözlerini hep dinlerdi.
    • C) Evinin anahtarını bulamıyordu.
    • D) Okulun duvarları boyanmıştı.

    'Senin‍​‌​‌​​‌‌​‌​​​​‌‌​‌​​‌​‌‌​​‌‌​​‌​​​‌‌​‌‌​‍ kardeşini' mi, yoksa 'onun kardeşini' mi gördüler? Bu belirsizliği gidermek için cümlenin başına 'senin' veya 'onun' zamiri getirilmelidir.

  13. 13. Aşağıdaki cümlelerin hangisinde kişi zamirinin çıkarılması cümlenin anlamını bozar?

    • A) Aynı konuyu daha önce de konuşmuştuk biz.
    • B) Yarışmada ödül almasına en çok ben sevindim.
    • C) Yola çıktıklarında onlar babamı aramışlardı.
    • D) Biz aslında konuklarımızı daha erken bekliyorduk.

    'En‍​‌​‌​​‌‌​‌​​​​‌‌​‌​​‌​‌‌​​‌‌​​‌​​​‌‌​‌‌​‍ çok ben sevindim' cümlesinde 'ben' zamiri vurgu ve karşılaştırma (diğerlerine göre ben) anlamı katar. Çıkarıldığında bu vurgu kaybolur ve anlam değişir.

  14. 14. Aşağıdaki cümlelerden hangisinde sözcüğün yanlış anlamda kullanılmasıyla ilgili bir yanlışlık yapılmıştır?

    • A) Geçen eve geldiğinde, ben evde değildim.
    • B) Onun bu tembelliği sınıfta kalmasını sağlamış.
    • C) Elbette bunu ben yapmış olabilirim.
    • D) Türkçenin benzersiz sesi kulağımdaydı.

    'Sağlamak'‍​‌​‌​​‌‌​‌​​​​‌‌​‌​​‌​‌‌​​‌‌​​‌​​​‌‌​‌‌​‍ olumlu durumlar için kullanılır. 'Sınıfta kalmak' olumsuz bir durumdur. 'Neden oldu' veya 'yol açtı' kullanılmalıydı.

  15. 15. Aşağıdaki cümlelerin hangisinde 'çatı uyumsuzluğu' vardır?

    • A) Bütün ödevler yapılıp öğretmene teslim etti.
    • B) Bütün camlar silinip yerler paspaslandı.
    • C) Kitapları rafa dizerek odadan çıktı.
    • D) Sabah erkenden kalkıp yüzünü yıkadı.

    Çatı‍​‌​‌​​‌‌​‌​​​​‌‌​‌​​‌​‌‌​​‌‌​​‌​​​‌‌​‌‌​‍ Uyumsuzluğu Analizi: • 'Bütün ödevler yapılıp öğretmene teslim etti.' cümlesinde yan cümlecik olan 'yapılıp' fiilimcisi EDİLGEN çatı eki (-l) almışken, yüklem olan 'teslim etti' ETKEN çatılıdır. • Yan cümlecik ile yüklem çatı yönünden uyumlu olmalıdır (Cümlenin doğrusu 'Bütün ödevler yapılıp öğretmene teslim edildi.' olmalıdır). 💡 Doğru Cevap: A seçeneğidir.

  16. 16. Aşağıdaki cümlelerin hangisinde 'sözcüğün yanlış yerde kullanılmasından' bir bozukluk vardır?

    • A) Deftersiz öğrenciler sınava alınmadı.
    • B) Dün çok başım ağrıyordu.
    • C) Bu işi hemen bitirmeliyiz.
    • D) Yolda kalanlara yardım ettiler.

    Cümlede‍​‌​‌​​‌‌​‌​​​​‌‌​‌​​‌​‌‌​​‌‌​​‌​​​‌‌​‌‌​‍ 'çok' sözcüğü 'baş'ı (isim) değil, 'ağrıma' eylemini nitelemelidir. Doğrusu: 'Dün başım çok ağrıyordu.'

  17. 17. Aşağıdaki cümlelerin hangisinde 'tamlayan eksikliğinden' kaynaklanan bir anlam belirsizliği vardır?

    • A) Geleceğini duyunca çok sevindim.
    • B) Kitabın son sayfası yırtılmış.
    • C) Kardeşinin okulu buraya uzak.
    • D) Bunu onun yaptığına eminim.

    'Senin‍​‌​‌​​‌‌​‌​​​​‌‌​‌​​‌​‌‌​​‌‌​​‌​​​‌‌​‌‌​‍ geleceğini' mi, yoksa 'onun geleceğini' mi duydu? Cümlenin başına bir tamlayan (kişi zamiri) getirilmemesi anlam belirsizliğine yol açmıştır. Doğrusu: 'Senin geleceğini duyunca çok sevindim.' veya 'Onun geleceğini duyunca çok sevindim.'

  18. 18. Konuşmacı, sunacağı konuşmayı hazırlarken … Bu cümle aşağıdakilerden hangisiyle tamamlanırsa anlatım bakımından bozuk olur?

    • A) hitap edeceği dinleyici topluluğunun kültür düzeyini dikkate almalıdır.
    • B) dinleyicilerinin ilgi alanlarını da göz önünde bulundurmalıdır.
    • C) dinleyici sayısını, programın süresini, düzenlenme amacını da bilmesi gerekir.
    • D) kullanacağı dilin dinleyici tarafından anlaşılabilecek açıklıkta olmasına özenmelidir.

    Özne‍​‌​‌​​‌‌​‌​​​​‌‌​‌​​‌​‌‌​​‌‌​​‌​​​‌‌​‌‌​‍ 'Konuşmacı'dır. Yüklem 'bilmesi gerekir' olursa özne-yüklem uyumsuzluğu olur (Konuşmacı... bilmesi gerekir -> Yanlış). Doğrusu 'Konuşmacının... bilmesi gerekir' veya 'Konuşmacı... bilmelidir' olmalıdır.

  19. 19. Aşağıdaki cümlelerin hangisinde 'tamlayan eksikliğinden' (anlam belirsizliği) kaynaklanan bir bozukluk vardır?

    • A) Telefonunu evde unutmuş.
    • B) Kitabın son sayfası yırtılmış.
    • C) Kardeşinin okulu buraya uzak.
    • D) Bunu onun yaptığına eminim.

    'Senin‍​‌​‌​​‌‌​‌​​​​‌‌​‌​​‌​‌‌​​‌‌​​‌​​​‌‌​‌‌​‍ telefonunu' mu, yoksa 'onun telefonunu' mu unuttu? Cümlenin başına bir tamlayan (kişi zamiri) getirilmemesi anlam belirsizliğine yol açmıştır.

  20. 20. Aşağıdaki cümlelerin hangisinde 'ek fiil (-dir) eksikliğinden' kaynaklanan bir bozukluk vardır?

    • A) Çocuk çok akıllı ama yaramazdı.
    • B) Hava soğuktu, kimse dışarı çıkmadı.
    • C) Bu kitap ilginç, fakat sürükleyici değil.
    • D) O, iyi bir insan ve iyi bir dosttur.

    Cümle‍​‌​‌​​‌‌​‌​​​​‌‌​‌​​‌​‌‌​​‌‌​​‌​​​‌‌​‌‌​‍ 'Bu kitap ilginç değil, fakat sürükleyici değil.' şeklinde anlaşılmaktadır. Oysa 'ilginç' (olumlu) olmalıdır. Doğrusu: 'Bu kitap ilginçtir, fakat sürükleyici değil.'

  21. 21. Aşağıdaki cümlelerin hangisinde 'tamlayan ekinin (-in) eksikliğinden' kaynaklanan bir bozukluk vardır?

    • A) Büyük şehirlere göç etme nedenleri araştırılıyor.
    • B) Sınavı kazanmak için çok çalıştı.
    • C) Herkesin bu konuya dikkat etmesi gerekir.
    • D) Yeni bir araba almayı düşünüyoruz.

    Bu‍​‌​‌​​‌‌​‌​​​​‌‌​‌​​‌​‌‌​​‌‌​​‌​​​‌‌​‌‌​‍ cümlede 'kimin göç etme nedeni?' belli değildir. 'İnsanların büyük şehirlere göç etme...' şeklinde bir tamlayan (İnsanların) eksiktir. Doğrusu: 'İnsanların büyük şehirlere göç etme nedenleri araştırılıyor.'

  22. 22. Aşağıdaki cümlelerin hangisinde 'sözcüğün yanlış anlamda kullanılmasından' bir bozukluk vardır?

    • A) Bu iki olay birbirine çok benziyor.
    • B) Bu hastalık, onun ölümünü sağladı.
    • C) Yeni diktiği fidanları suladı.
    • D) Bu davranışıyla öğretmenin gözüne girdi.

    'Sağlamak'‍​‌​‌​​‌‌​‌​​​​‌‌​‌​​‌​‌‌​​‌‌​​‌​​​‌‌​‌‌​‍ fiili olumlu durumlar için, 'neden olmak' veya 'yol açmak' fiilleri olumsuz durumlar için kullanılır. 'Ölüm' olumsuz bir durumdur. Doğrusu: 'Bu hastalık, onun ölümüne neden oldu/yol açtı.'

  23. 23. Aşağıdaki cümlelerin hangisinde 'sözcüğün yanlış anlamda kullanılmasından' kaynaklanan bir bozukluk vardır?

    • A) Yazar, son kitabında Kurtuluş Savaşı'nı anlatmış.
    • B) Bu bölgede birçok volkanik dağ etkin durumdadır.
    • C) Fiyatlar pahalı olduğu için satışlar azaldı.
    • D) Yaşadığı olaylar onu çok etkilemişti.

    'Fiyat'‍​‌​‌​​‌‌​‌​​​​‌‌​‌​​‌​‌‌​​‌‌​​‌​​​‌‌​‌‌​‍ pahalı veya ucuz olmaz; 'yüksek' veya 'düşük' olur. 'Pahalı' olan ürünün kendisidir. Doğrusu: 'Fiyatlar yüksek olduğu için satışlar azaldı.'

  24. 24. Aşağıdaki cümlelerin hangisinde “kendi” kelimesinin çıkarılması, anlatımda bozukluğa yol açmaz?

    • A) Bu ayrıcalığın sadece kendi için olduğunu sanıyorsa aldanıyor.
    • B) Kendi gibi gece gündüz çalışacak birini arıyor.
    • C) O da herkes gibi kendi hakkına razı olmalıdır.
    • D) Herkesi kendi gibi düşünmeye zorluyor.

    Bu‍​‌​‌​​‌‌​‌​​​​‌‌​‌​​‌​‌‌​​‌‌​​‌​​​‌‌​‌‌​‍ cümlede 'kendi' kelimesi tamlanan ekiyle (hakkına) birlikte kullanıldığında pekiştirme görevi üstlenir. Ancak bu kelime cümleden çıkarıldığında 'O da herkes gibi hakkına razı olmalıdır' ifadesi aynı anlamı eksiksiz karşılar. Dolayısıyla 'kendi' sözcüğünün çıkarılması bir anlatım kusuruna yol açmaz, aksine cümleyi duru hale getirir.

  25. 25. “Size ait olmayan eşyaları sahibinden izin almadıkça kullanmayınız ve dokunmayınız.” cümlesindekine benzer bir bozukluk, aşağıdakilerin hangisinde vardır?

    • A) Kimse dersine günü gününe çalışmıyor, sadece sınav akşamları çalışıyor.
    • B) Konyalılar Mevlana ile gurur duyuyor ve yapılan her etkinlikte bunu ifade ediyorlar.
    • C) Anadolu birçok medeniyete asırlarca beşiklik yapmış, bağrında gizlemiştir.
    • D) Şairin sözcükleri yoğurarak, değişik anlamlar yükleyerek oluşturduğu şiirsel dünyayı tanıyor muyuz?

    Cümlede‍​‌​‌​​‌‌​‌​​​​‌‌​‌​​‌​‌‌​​‌‌​​‌​​​‌‌​‌‌​‍ dolaylı tümleç eksikliğinden kaynaklanan bir anlatım kusuru vardır. 'Kullanmayınız' ve 'dokunmayınız' fiilleri farklı yönelme/bulunma hâlleri gerektirir. 'Eşyaları kullanmayınız' doğrudur ancak 'eşyalara dokunmayınız' denmesi gerekir. D seçeneğinde de benzer şekilde 'sözcüklere... yükleyerek' ifadesi eksiktir.