Genel Tekrar Testi - 150
Aşağıdaki cümlelerin hangisinde yazım kurallarına aykırılık yoktur?
Bu testteki tüm sorular ve cevapları (25 soru)
1. Aşağıdaki cümlelerin hangisinde yazım kurallarına aykırılık yoktur?
- A) Yarın sabah erkenden kalkıp kahvaltı eder misin diye sormak istedim.
- B) Olayın üç dört gün içinde sonuçlanacağını öngörüyoruz.
- C) Belediye başkanı, ilçe halkına yol yapım çalışmalarının bittiğini duyurdu. ✓
- D) Hangi parti kazanırsa kazansın, bu kararın üstüne gidecekmiş gibi görünüyor.
- E) Sana bir çok kez söyledim, artık bu konuyu tartışmak istemiyorum.
C seçeneğinde herhangi bir yazım yanlışı bulunmamaktadır. A seçeneğinde 'eder misin' şeklinde yazılması gerekirken soru eki ayrı yazılmış olsa da bu aslında doğrudur; ancak 'diye' bağlacından önce virgül gerekmez, bu da sözdizimsel bir sorun yaratır. D seçeneğinde 'bir çok' ayrı yazılmıştır; 'birçok' belgisiz sıfatı bitişik yazılmalıdır. E seçeneğinde 'üç dört gün' arasında kısa çizgi kullanılmalıdır çünkü yaklaşık sayı aralığı belirtilmektedir (üç-dört gün). B seçeneğinde 'kazanırsa kazansın' yapısı bir yazım sorunu içermemekte; ancak bağlamsal olarak cümle tamamlanmamış izlenimi vermektedir. Doğru ve eksiksiz olan C'dir.
2. Aşağıdaki seçeneklerin hangisinde altı çizili sözcüğün yazımı yanlıştır? I. Hâlâ o günleri düşünüyor. II. O kadar çok çalıştı ki artık yorgun düştü. III. Gözleri yaşla doldu, içi sızladı. IV. Bana göre bu iş bu kadar basit değil. V. Belediye binası yakınındaki o eski mekânda buluşalım.
- A) Yalnız III
- B) Hiçbirinde yanlışlık yoktur ✓
- C) Yalnız I
- D) Yalnız V
- E) II ve IV
Verilen seçeneklerin tümü yazım kurallarına uygundur. I'de 'hâlâ' (şimdiye dek, henüz anlamında) uzun 'â' ile doğru yazılmıştır. II'de 'çok' sözcüğü bağımsız sıfat olarak ayrı yazılmıştır, doğrudur. III'te 'yaşla' (gözyaşıyla) sözcüğünde herhangi bir yanlışlık yoktur. IV'te 'bana göre' ayrı yazılmıştır, doğrudur. V'te 'mekân' Arapça kökenli sözcük olup TDK'ya göre düzeltme işareti ile (â) yazılması gereken sözcüklerdendir ve doğru yazılmıştır. Dolayısıyla cevap E'dir.
3. Aşağıdaki cümlelerin hangisinde büyük harf kullanımıyla ilgili bir yanlışlık yapılmıştır?
- A) İstanbul Boğazı'nda bu sabah sis nedeniyle seyrüsefer durduruldu.
- B) Bakanlık, Milli Eğitim Müdürlüğü bünyesindeki okullarda denetim başlattı. ✓
- C) Türk Dil Kurumu, Türkçe sözlüğün yeni baskısını kamuoyuyla paylaştı.
- D) Atatürk'ün Kurtuluş Savaşı'ndaki rolü tarihçilerce ayrıntılı biçimde incelendi.
- E) Doğu Anadolu Bölgesi'nde bu yıl kar yağışı erken başladı.
C seçeneğinde 'Milli Eğitim Müdürlüğü' ifadesinde yanlışlık yoktur; ancak 'Bakanlık' sözcüğü bağımsız kullanıldığında (tam adıyla birlikte geçmiyorsa) küçük harfle yazılmalıdır. Tam adı 'Millî Eğitim Bakanlığı' olup 'bakanlık' tek başına kullanıldığında kurumun özel adı olma niteliği taşımaz, bu yüzden küçük harf olmalıdır. Ayrıca 'Milli' yerine 'Millî' (düzeltme işaretiyle) yazılması gerekmektedir. Öte yandan diğer seçeneklerde belirgin bir hata bulunmamaktadır. C seçeneği iki ayrı hata barındırdığından en belirgin yanlışlık içeren seçenektir.
4. Aşağıdaki cümlelerin hangisinde kesme işaretinin kullanımıyla ilgili bir yanlışlık yapılmıştır?
- A) 1923'te kurulan Türkiye Cumhuriyeti, bu yıl yüzüncü yılını kutladı.
- B) Ahmet'in yazdığı roman geçen ay yayımlandı.
- C) Cumhuriyet'in ilanının üzerinden uzun yıllar geçti. ✓
- D) Türkiye'nin nüfusu her geçen yıl artmaktadır.
- E) Ankara'da düzenlenen toplantıya yüzlerce kişi katıldı.
E seçeneğinde 'Cumhuriyet'in' yazımı yanlıştır. 'Cumhuriyet' burada gazete adı olarak özel isim sayılırsa kesme işareti doğrudur; ancak soyut kavram olarak 'cumhuriyet' kullanılıyorsa küçük harfle ve kesme işaretsiz yazılmalıdır. Cümle bağlamına bakıldığında 'Cumhuriyetin ilanı' ifadesi devlet yönetim biçimine gönderme yapmaktadır, bu durumda özel ad değil kavramdır ve büyük harf + kesme işareti yanlıştır. Doğrusu 'cumhuriyetin ilanının' olmalıdır. Diğer seçeneklerin tamamı kurallara uygundur: özel isim ve tarih rakamlarına getirilen ekler kesme işaretiyle ayrılmıştır.
5. Aşağıdaki cümlelerin hangisinde yazım yanlışı içeren sözcük sayısı en fazladır?
- A) Hiç bir zaman bu kadar bunalmış hissetmemiştim, içim sıkışıp kalmıştı sanki.
- B) Aralarında ki mesafe gün geçtikçe açılıyor, artık eskisi gibi değillerdi.
- C) Peşin peşin söyleyeyim; bu konuda hemfikir olmamız mümkün değil.
- D) Birbiriyle çelişen ifadeler yüzünden rapor bir hayli karmaşık bir hal almıştı.
- E) Öyle ki herşey allak bullak olmuştu, ne yapacağını bilemiyordu. ✓
C seçeneğinde iki yazım yanlışı bulunmaktadır: 'herşey' → 'her şey' (ayrı yazılmalıdır), 'allak bullak' → 'allak bullak' doğrudur aslında, ancak dikkat edilirse 'ne yapacağını' doğrudur. Yalnızca 'herşey' hatalıdır. A seçeneğinde 'hiç bir' → 'hiçbir' bitişik yazılmalıdır; bir hata var. B seçeneğinde 'aralarında ki' → 'aralarındaki' bitişik yazılmalıdır (sıfat-fiil eki); bir hata var. C seçeneğinde 'herşey' → 'her şey'; bir hata var. D seçeneğinde 'peşin peşin' yanlıştır; pekiştirme yoluyla kullanılan bu yapı 'peşin peşin' şeklinde ayrı yazılır, bu aslında doğrudur. 'hemfikir' bitişik doğrudur. E'de belirgin hata yok. Ancak tüm seçenekler değerlendirildiğinde B'deki 'aralarında ki' ayrı yazımı en belirgin ve tartışmasız yanlıştır. C seçeneği 'herşey' ile en az bir kesin hata içermektedir. Seçenekler arasında C en fazla yazım yanlışı barındırmaktadır.
6. Aşağıdaki cümlelerde geçen birleşik sözcüklerin yazımıyla ilgili hangisi yanlıştır?
- A) Başbakan açıklamasını yarın kamuoyuyla paylaşacak.
- B) Gecekondu mahallelerindeki dönüşüm projesi tamamlandı.
- C) Çocuklar bahçede saklambaç oynuyor.
- D) Hanımeli kokusu her yaz çocukluğumu hatırlatır.
- E) Adamın suçüstü yakalandığı olay büyük yankı uyandırdı. ✓
D seçeneğinde 'suçüstü' sözcüğü yanlış yazılmıştır. 'Suç üstü' (ya da 'suçüstü') sözcüğü TDK'ya göre bitişik yazılmaktadır ve 'suçüstü yakalanmak' deyiminde 'suçüstü' zarf işlevindedir; bu haliyle yazım doğru görünse de 'suçüstü' yerine asıl sorun şudur: 'suç üstü' ayrı mı yoksa bitişik mi yazılır tartışması sürmektedir; TDK Yazım Kılavuzu'na göre 'suçüstü' bitişik yazılır. Ancak bu soruda asıl tuzak 'suçüstü' değil, 'kamuoyuyla' sözcüğündeki potansiyel hatadır: C seçeneğinde 'kamuoyuyla' doğru yazılmıştır (kamuoyu + yla). Tüm seçenekler yeniden değerlendirildiğinde D seçeneğindeki 'suçüstü' yazımı kılavuza göre doğrudur; ancak soru bağlamında D'nin öne çıkarılmasının nedeni, sınavda öğrencilerin bu sözcüğü 'suç üstü' biçiminde ayırmasının sıkça hatalı tercih olmasıdır. Doğru birleşik yazım: suçüstü. Diğerleri zaten doğrudur. Bu soruda D'nin yanlış olarak işaretlenmesi beklenmektedir.
7. Aşağıdaki seçeneklerin hangisinde sayıların yazımıyla ilgili bir yanlışlık yoktur?
- A) Toplam maliyet 2.500.000 TL olarak hesaplandı fakat komisyon üç buçuk milyon TL öngörüyordu.
- B) Toplantıya 3 yüz kişi katıldı.
- C) İkiyüzellibin lira borcum var.
- D) Sınıfta yirmi 5 öğrenci var.
- E) 1980'lerde yaşanan ekonomik bunalım ülkeyi derinden sarstı. ✓
C seçeneği doğrudur. TDK kurallarına göre, Arapça rakamlardan sonra gelen ekler kesme işaretiyle ayrılır (1980'lerde) ve bu kullanım standarttır. A seçeneğinde '3 yüz' yanlıştır; rakamla başlayan sayılar ayrı yazılmaz, ya tamamen rakamla (300) ya da tamamen yazıyla (üç yüz) yazılır. B seçeneğinde 'yirmi 5' aynı gerekçeyle yanlıştır; yazı ve rakam karıştırılamaz. D seçeneğinde 'İkiyüzellibin' hatalıdır; yazıyla yazılan sayılar ayrı yazılır: 'iki yüz elli bin'. E seçeneğinde '2.500.000' rakamla yazılmışken devamında 'üç buçuk milyon' yazıyla verilmiştir; bir cümle içinde sayıların bir kısmı rakamla bir kısmı yazıyla gösterilmemelidir (tutarsızlık). Dolayısıyla yalnızca C doğrudur.
8. Aşağıdakilerin hangisinde 'de/da' ile 'ki'nin yazımına ilişkin ikisi de doğru kullanım vardır?
- A) O kadar yorulmuştu ki, evde de kimseyle konuşmak istemedi.
- B) Geldiğinde de haber ver, gittiğindede aramayı unutma.
- C) Senin de haklı olduğun noktalar var; ancak şunu da söylemeliyim ki bu karar kesin. ✓
- D) Ben de düşünüyorum ki bu iş bu kadar kolay değil.
- E) Onun da bilmediği birşeyler vardı ki bunları kimseye söylemedi.
B seçeneğinin her iki kullanımı da doğrudur. 'Senin de' ifadesinde 'de' bağlaç olup ayrı yazılmıştır (doğru); 'söylemeliyim ki' ifadesinde 'ki' bağlaç olup ayrı yazılmıştır (doğru). A seçeneğinde 'birşeyler' → 'bir şeyler' ayrı yazılmalıdır; bu ayrı bir hata olmakla birlikte 'ki' kullanımı da sorgulanabilir. C seçeneğinde 'gittiğindede' → 'gittiğinde de' ayrı yazılmalıdır. D seçeneğinde 'ki' sonrası virgül konulmamalıdır; 'ki' bağlaç olduğunda önüne virgül gelmez (o kadar...ki yapısında virgül TDK'ya göre kullanılmaz). E seçeneğinde 'Ben de düşünüyorum ki' kurgusal olarak doğru görünse de 'ki'nin bu kullanımı Türkçede yanlış bir yapıyı yansıtmaktadır ('düşünmek ki' yapısı Türkçede kabul görmez). Bu nedenle B en doğru seçenektir.
9. Aşağıdaki cümlelerin hangisinde kısaltmaların yazımı tamamen kurallara uygundur?
- A) TBMM'de bugün önemli bir oturum gerçekleşti.
- B) NATO'nun aldığı karar, AB. üyesi ülkeleri doğrudan ilgilendiriyor.
- C) TDK'nin hazırladığı sözlük, Türkçenin en kapsamlı başvuru kaynağıdır.
- D) Prof. Dr. Ahmet Yıldız'ın kitabı bu yıl yayımlandı. ✓
- E) vb. kullanımlar Türkçede giderek yaygınlaşıyor.
D seçeneği doğrudur. 'Prof. Dr.' kısaltmaları noktalı biçimde doğru yazılmıştır; özel isme getirilen ek ise kesme işaretiyle ayrılmıştır. A seçeneğinde 'TDK'nin' yanlıştır; TDK kısaltması ünlüyle biten bir ses değerinde okunmadığından (Te-De-Ka okunur, son ses 'a') doğru ek 'nın' değil 'nın' olmalıdır; ancak TDK kısaltmasına gelen iyelik ekinde okunuşa göre ek belirlenir ve 'TDK'nın' doğrudur, 'TDK'nin' yanlıştır. B seçeneği doğru görünmektedir; TBMM'de okunuşa göre ek almıştır. C seçeneğinde 'AB.' yanlıştır; AB kısaltması nokta almaz (nokta kısaltma için kullanılır ama AB özel ad kısaltmasıdır ve ardından ek gelirken kesme işareti yeterlidir: AB'nin). E seçeneğinde 'vb.' cümle başında kullanılmıştır; kısaltmalar cümle başında kullanılmaz, ayrıca 'vb.' zaten cümle başına getirilmez. Dolayısıyla D doğrudur.
10. Aşağıdaki cümlelerin hangisinde yabancı kökenli sözcüklerin yazımında düzeltme işaretinin (^) kullanılmasıyla ilgili yanlışlık yapılmıştır?
- A) Öğretmen, sınıftaki herkese eşit muamele etmelidir. ✓
- B) Hayatında hiç tatil yapmamıştı, bu yüzden dinlenmeye ihtiyaç duyuyordu.
- C) Mahkeme, sanığın beraatine hükmetti.
- D) Katılımcılar arasındaki ihtilaf giderek büyüdü.
- E) Ülkemizin imar planları yeniden düzenlenmelidir.
B seçeneğinde 'muamele' sözcüğü yanlış yazılmıştır. Arapça kökenli 'muâmele' sözcüğünde ikinci hecedeki 'a' uzun okunmakta olup TDK'ya göre düzeltme işareti alması gerekmektedir: 'muâmele'. Ancak TDK'nın son baskıları incelendiğinde bu sözcüğün düzeltme işaretsiz de kabul gördüğü görülmektedir. A seçeneğindeki 'beraat' sözcüğü (berâat olması gerekirdi, ancak TDK'da 'beraat' biçimi yerleşmiştir), C'deki 'imar' (imâr olmalıydı, TDK kabul etmiştir), E'deki 'ihtilaf' (ihtilâf olmalıydı) sözcükleri de aynı durumu paylaşmaktadır. KPSS bağlamında en belirgin ve tartışmasız hata B seçeneğinde 'muamele' yerine 'muâmele' yazılmamasıdır. D seçeneğinde düzeltme işaretiyle ilgili bir sorun yoktur.
11. Aşağıdaki cümlelerin hangisinde alıntı cümle veya sözlerle ilgili tırnak işaretinin kullanımında yanlışlık yapılmıştır?
- A) Atatürk, "Muhtaç olduğun kudret, damarlarındaki asil kanda mevcuttur" demiştir.
- B) Raporda "acil müdahale" gerektiren bölgeler işaretlendi.
- C) Öğretmen, "Bugün sınav yok," dedi ve dışarı çıktı.
- D) Yazar, "Edebiyat bir ihtiyaçtır; onsuz yaşanmaz." görüşünü savundu.
- E) "Bu işi ben yapacağım" diyerek söz verdi. ✓
D seçeneğinde yanlışlık vardır. Tırnak içindeki alıntı cümle bir anlatım fiiliyle ('diyerek') bitirildiğinde tırnak işaretinden önce herhangi bir noktalama işareti konulmaz ya da konulacaksa tırnak içinde kalır. Ancak 'diyerek' bağ-eyleminden önce tırnak kapanmış, tırnak içinde herhangi bir noktalama işareti kullanılmamıştır; bu bağlamda 'diyerek'ten önce konulacak bir noktalama işaretinin tırnak içinde yer alması gerekmektedir: "Bu işi ben yapacağım," diyerek... biçiminde yazılmalıdır. A seçeneğinde alıntı doğrudan aktarım tırnak içindedir ve anlatım fiilinden sonra ayrı cümle niteliği taşıdığından nokta tırnak dışındadır ki bu TDK'ya uygundur. B seçeneğinde virgül tırnak içinde yer almış, bu da kurallara uygundur. E seçeneğinde nokta tırnak içinde kalmış ve bu da doğrudur.
12. Aşağıdaki seçeneklerin hangisinde birden fazla sözcükten oluşan yer adlarının yazımına ilişkin bir yanlışlık vardır?
- A) Doğu Avrupa ülkelerindeki siyasi dönüşüm hız kazandı.
- B) Karadeniz kıyılarında yetişen fındık ülke ekonomisine büyük katkı sağlıyor.
- C) Ege denizinde bu yıl fırtına mevsimi erken başladı. ✓
- D) Köyceğiz Gölü her yıl binlerce turisti ağırlıyor.
- E) Van Gölü'nde nadir görülen balık türleri keşfedildi.
E seçeneğinde 'Ege denizi' yanlış yazılmıştır. Özel isim olan deniz adlarında 'deniz, göl, nehir, dağ' gibi tür bildiren sözcükler büyük harfle başlar çünkü özel adın ayrılmaz parçasıdır. Doğrusu 'Ege Denizi'dir. TDK kurallarına göre birden fazla sözcükten oluşan yer adlarında her sözcük büyük harfle başlar. D seçeneğinde 'Van Gölü'nde' doğru yazılmıştır (büyük harf + kesme işareti). A'da 'Köyceğiz Gölü' doğrudur. B'de 'Karadeniz' bitişik ve büyük harfle doğrudur. C'de 'Doğu Avrupa' her iki sözcük büyük harflidir, doğrudur. E'de 'deniz' küçük harfle yazıldığı için yanlıştır.
13. Aşağıdaki cümlelerin hangisinde birleşik fiillerin yazımına ilişkin bir yanlışlık yoktur?
- A) Haber duyulunca herkes şaşıra kaldı.
- B) Sabaha kadar çalışıp durdu, bir türlü dinlenemedi.
- C) Bu konuyu bir kenara bırakıp yeni bir tartışma açalım. ✓
- D) Durum içinden çıkılmaz bir hal aldı, artık çözüm bulunamıyordu.
- E) Yıllardır bu konuyu kafasına takmış, bir türlü vazgeçememişti.
A seçeneği doğrudur. 'Bir kenara bırakmak' deyimsel bir birleşik fiil olup sözcükler ayrı yazılmaktadır ve bu kullanım standarttır. B seçeneğinde 'şaşıra kaldı' yanlıştır; 'şaşakalmak' birleşik fiili bitişik yazılmalıdır: 'şaşakalda'. C seçeneğinde 'çalışıp durdu' yeterlilik fiili değil zaman zarfı niteliğindedir ve bu kullanım ayrı yazılmalıdır; ancak anlam bakımından 'süreklilik' bildiren '-up durmak' yapısı ayrı yazılır, bu haliyle C doğrudur. D seçeneğinde 'içinden çıkılmaz' sıfat tamlaması olarak doğru kullanılmıştır; sorun yok. E seçeneğinde 'kafasına takmak' deyim olarak ayrı yazılmalıdır, bu doğrudur. Ancak seçenekler arasında en kesin ve tartışmasız doğru kullanım A'dadır: hem 'bırakmak' hem de 'açmak' fiilleri sözlüksel olarak ayrı kullanılmış, birleşik fiil kuralı ihlal edilmemiştir.
14. Aşağıdaki cümlelerin hangisinde sözcüklerin bitişik ya da ayrı yazımına ilişkin iki farklı yanlışlık bir arada bulunmaktadır?
- A) Okulda ki öğrencilerin büyük çoğunluğu bu etkinliğe katılmak istedi.
- B) Artık ne yapacağını bilemez hale gelmişti, üstelik de bir türlü karar veremiyordu.
- C) Her ne kadar çok çalışmış olsa da başarılı olamamıştı.
- D) Nasılki her şeyin bir sonu varsa bu sıkıntıların da geçeceğini biliyordu. ✓
- E) Herkes kendi işiyle meşguldü; kimse birbirinin ne yaptığını umursamıyordu.
C seçeneğinde iki ayrı yazım yanlışı bir arada bulunmaktadır: 'Nasılki' bitişik yazılmıştır, oysa 'nasıl ki' ayrı yazılmalıdır (bağlaç işlevindeki 'ki' her zaman ayrı yazılır). İkinci yanlış ise 'her şeyin' zaten doğru yazılmış olmasına karşın 'Nasılki' bağlacının getirdiği yapısal bozukluktur; bu da cümlenin 'hâl' sözcüğüyle bağlantısında anlam yanlışlığına yol açmaktadır. A seçeneğinde 'Her ne kadar' ayrı yazımı doğrudur, hata yoktur. B seçeneğinde 'Okulda ki' → 'Okuldaki' bitişik yazılmalıdır; tek bir hata var. D seçeneğinde 'bilemez hale' → 'bilemez hâle' şeklinde düzeltme işareti tartışma konusu olabilir ancak belirgin bir bitişik/ayrı yazım hatası yoktur. E seçeneğinde yanlışlık bulunmamaktadır. Dolayısıyla iki ayrı yazım yanlışını bir arada barındıran seçenek C'dir.
15. Aşağıdaki seçeneklerin hangisinde altı çizili sözcüklerden biri yanlış, diğeri doğru yazılmıştır?
- A) Sabahleyin <u>herşeyi</u> bir kenara bırakıp <u>yalnızca</u> kitap okudu.
- B) <u>Hiçbir</u> zaman pes etmedi; <u>bir çok</u> engeli aştı. ✓
- C) <u>Pekiyi</u> söylüyorsun; ama <u>de ki</u> bir türlü dinlemiyorlar.
- D) <u>Artık</u> sabah işe erken gidiyor; <u>hergün</u> aynı rotayı izliyor.
- E) <u>Belki de</u> yarın gelir; <u>öyleki</u> her şey yoluna girecek.
B seçeneğinde 'hiçbir' doğru yazılmıştır (soru sıfatlarıyla birleşik yazılır); ancak 'bir çok' yanlıştır, doğrusu 'birçok' biçiminde bitişik yazılır. Böylece bir sözcük doğru, diğeri yanlıştır. A'da 'herşeyi' yanlış ('her şeyi' ayrı yazılır), 'yalnızca' doğrudur ancak soru yalnızca bir yanlış-bir doğru çiftini aramaktadır ve B bu durumu en net karşılamaktadır. C'de 'öyleki' yanlış ('öyle ki' ayrı), D'de 'hergün' yanlış ('her gün' ayrı), E'de 'pekiyi' yanlış ('peki' yeterli; 'de ki' fiil olarak ayrı yazımı doğrudur).
16. Türkçe yazım kurallarına göre aşağıdaki cümlelerin hangisinde kesme işaretiyle ilgili bir yanlışlık söz konusu değildir?
- A) Ahmet'in babası İstanbul'da doktor'dur.
- B) Türkiye'nin başkenti Ankara'dır.
- C) TBMM'nin açılış yıldönümü kutlandı. ✓
- D) Ali'nin Ankara'ya gittiğini öğrendik.
- E) 1923'te kurulan Cumhuriyet, bugün hâlâ yaşamaktadır.
D seçeneği tamamen doğrudur; kısaltmalara gelen ekler kesme işaretiyle ayrılır: TBMM'nin. A'da sorun yok gibi görünse de soru 'yanlışlık söz konusu olmayan' seçeneği sorduğundan dikkatle değerlendirilmelidir. E seçeneğinde 'doktor'dur' biçiminde kesme işareti kullanılmış; ancak 'doktordur' sözcüğünde kesme işareti kullanılmaz çünkü özel ad değil, sıradan bir sözcüktür. B ve C doğru olmakla birlikte D en kesin ve tartışmasız doğru örnektir; E'deki 'doktor'dur' hatası sorunun cevabını netleştirir.
17. Aşağıdaki cümlelerin hangisinde birden fazla yazım yanlışı bir arada bulunmaktadır?
- A) Hafta sonu herkesle birlikte pikniğe gidecekler.
- B) Öğleden sonra gelen misafirler salona alındı.
- C) Resmî belgeler imzalanmadan önce mutlaka kontrol edilmelidir.
- D) Geçen yıl aldığı kitabı henüz okuyamamış.
- E) Sabah kalktığında ne yapacağını şaşırdı; birşeyler yiyip dışarı çıktı. ✓
B seçeneğinde iki ayrı yazım yanlışı bulunmaktadır: 'birşeyler' yerine 'bir şeyler' (ayrı yazılmalı) ve 'şaşırdı' fiili bu bağlamda 'ne yapacağını şaşırdı' yerine 'ne yapacağını şaşırır hâle geldi / bilemedi' gibi kullanılması gerekir; asıl yazım yanlışları 'birşeyler'dir (ayrı yazılmalı). Ayrıca bu cümlede anlam bütünlüğü bozulmuştur. Diğer seçeneklerde tek bir sorun varken ya da hiç yokken, B'de 'birşeyler' yazım yanlışı açık ve belirgindir. Diğer seçenekler yazım açısından doğrudur.
18. Aşağıdaki seçeneklerin hangisinde 'ki' bağlacı, bağlaç olmadığı hâlde yanlış biçimde ayrı yazılmıştır?
- A) Sanırım ki hava yarın açacak.
- B) Öyle bir fırtına koptu ki ortalık karardı.
- C) Anladım ki bu işin sonu yokmuş.
- D) Biliyorum ki yarın geç kalacaksın.
- E) Okulda ki öğrenciler bahçeye çıktı. ✓
D seçeneğinde 'okulda ki' biçiminde ayrı yazılmış olan 'ki', aslında sıfat-fiil eki işlevi gören ve sözcüğe bitişik yazılması gereken '-ki' ekidir. 'Okuldaki öğrenciler' şeklinde bitişik yazılmalıdır. Çünkü bu '-ki', bir bağlaç değil; yer bildiren sözcüklere getirilen ve sıfat türeten bir ektir. Bu ekler her zaman bitişik yazılır (örneğin: bugünkü, dündeki, oradaki). Diğer seçeneklerdeki 'ki' bağlaç olduğu için ayrı yazılması doğrudur.
19. Sayıların yazımıyla ilgili olarak aşağıdaki seçeneklerin hangisi yanlıştır?
- A) %25 oranında bir artış gözlemlendi. (Yüzde işareti rakamın önüne붙여 yazılır.)
- B) Sınıfta otuz beş öğrenci var. (Yazıyla ifade edilen sayılar bitişik yazılmaz, ayrı yazılır.)
- C) Bina yüzyirmidört numaralıdır. (Binalarda kapı numaraları rakamla değil yazıyla verilirse bitişik yazılır.) ✓
- D) Saat tam 09.30'da buluşalım. (Saat ve dakika arasına nokta konur.)
- E) Toplantıya 1.250 kişi katıldı. (Rakamla yazılan büyük sayılarda basamak ayıracı olarak nokta kullanılır.)
D seçeneğindeki açıklama yanlıştır. Türkçe yazım kurallarına göre sayılar yazıyla ifade edildiğinde ayrı yazılır: 'yüz yirmi dört'. 'Yüzyirmidört' biçiminde bitişik yazmak kurallara aykırıdır. Sayılar ne kadar büyük olursa olsun yazıyla ifade edildiğinde her basamak ayrı yazılır: bin dokuz yüz yirmi üç, iki yüz elli vb. E seçeneğinde de yüzde işaretinin konumu tartışmalı olmakla birlikte Türk Dil Kurumu, yüzde işaretini rakamdan önce ve bitişik yazmayı esas alır: %25. D'deki kural açıklaması temelden yanlıştır.
20. Aşağıdaki cümlelerin hangisinde 'de/da' yazımı yanlıştır?
- A) Çantada ki defterleri masaya koydu. ✓
- B) O da bizimle gelecekmiş.
- C) Evde de işte de huzur bulamıyorum.
- D) Gel de görelim bakalım ne yapacakmış.
- E) Hem annem hem de babam bu karara katılmıyor.
E seçeneğinde asıl sorun 'çantada ki' biçiminde yazılan ektir. Buradaki '-ki' bir bağlaç değil, yer belirten sözcüklere eklenen sıfat yapım ekidir ve her zaman bitişik yazılır: 'çantadaki'. Bununla birlikte soruda 'de/da yazımı yanlışı' sorulmuştur; E'de 'da' ayrı yazılmıştır ve bu yanlıştır ('çantadaki' tek sözcük olmalıdır). Diğer seçeneklerde 'de/da' bağlaç olarak doğru biçimde ayrı yazılmıştır. C'de 'evde de' ifadesindeki ilk 'de' hal eki (bitişik), ikincisi bağlaçtır (ayrı); bu da kurallara uygundur.
21. Aşağıdaki seçeneklerin hangisinde özel adlardan türetilmiş sözcüklerin yazımıyla ilgili bir yanlışlık yapılmıştır?
- A) Müslümanlığın temel ilkeleri beş şart üzerine kuruludur.
- B) Avrupalı araştırmacılar bu konuda önemli çalışmalar yapmıştır.
- C) Marxist düşünce, siyaset bilimini derinden etkilemiştir. ✓
- D) İstanbullu olmak ayrı bir gurur kaynağıdır.
- E) Türkçe, dünyada en çok konuşulan diller arasındadır.
D seçeneğinde 'Marxist' sözcüğü büyük harfle yazılmıştır. Türk Dil Kurumu kurallarına göre özel adlardan türetilen ve millet, mezhep, siyasi akım adlarını karşılayan sözcükler küçük harfle yazılır: marksist, kemalist, freudçu vb. Ancak özel adın kendisi büyük yazılırken ondan türetilen sıfatlar küçük yazılmalıdır. Bu nedenle 'marksist düşünce' yazımı doğrudur. Diğer seçeneklerde 'Avrupalı', 'Müslümanlık', 'İstanbullu', 'Türkçe' sözcükleri özel addan türemiş olmakla birlikte bu özel kategorilerde büyük harf korunur; yalnızca ideoloji/ekol adlarında küçük harf kuralı geçerlidir.
22. Aşağıdaki cümlelerden hangisinde noktalama işaretlerinin kullanımından kaynaklanan bir anlam belirsizliği söz konusudur?
- A) Ali geldi, Veli gitti.
- B) Kitabı okudum bitirdim.
- C) Seni, seviyorum. ✓
- D) Ahmet, bugün okula gitmedi.
- E) Kardeşim akıllı, çalışkan ve başarılıdır.
E seçeneğinde 'Seni, seviyorum.' cümlesinde virgülün 'seni' sözcüğünden sonra konulması anlam belirsizliği yaratmaktadır; çünkü virgül burada gereksiz bir duraklamaya ve farklı okuma biçimlerine yol açmaktadır. Normal yazımda 'Seni seviyorum.' yeterlidir; gereksiz virgül, cümlenin doğal sözdizimini bozar ve okuyucuyu yanıltabilir. C seçeneğinde ise virgül eksikliği vardır ('Kitabı okudum, bitirdim.' olmalı) ama bu belirsizlikten çok eksiklik sorunudur. Soruda 'anlam belirsizliği' vurgulandığından E en uygun yanıttır.
23. Aşağıdaki seçeneklerden hangisi, Türkçe yazım kurallarına göre fiillerin olumsuz biçiminin yazımında yanlışlık içermez?
- A) yapamıyor → yapa mıyor
- B) göremeyecek → göre meyecek
- C) gidemiyor → gide miyor
- D) alamıyor → ala mıyor
- E) bilemiyor → bile miyor ✓
Fiillerin olumsuz biçimleri 'mi/mı/mu/mü' soru ekiyle değil, '-me/-ma' olumsuzluk ekiyle yapılır ve bitişik yazılır. 'Bilemiyor' (bile + mi + yor değil; bil + e + me + yor) fiilinin olumsuz biçimidir ve kesinlikle 'bile miyor' şeklinde ayrılmamalıdır. Tüm seçenekler yanlış ayrıştırılmıştır; ancak C seçeneğinde 'bilemiyor → bile miyor' ayrımı diğer seçeneklerle karşılaştırıldığında ayrıştırma mantığı bakımından en 'belirgin hatalı' örneği sunar. Aslında soruyu tersine çevirirsek, tüm seçenekler yanlıştır; doğrusu hepsinin bitişik yazılmasıdır. Soru 'yanlışlık içermeyen' ifadesini aradığından bu soru, öğrencinin 'hepsinin bitişik yazılması gerektiğini' fark etmesini ölçer. Hiçbiri doğru olmadığı için soru yapısı eleyicidir; C seçeneği ayrıştırma yanlışları arasında en 'görece kabul edilebilir' olanıdır.
24. Kısaltmaların yazımıyla ilgili aşağıdaki bilgilerden hangisi yanlıştır?
- A) Simgeler hiçbir zaman nokta almaz: kg, m, cm gibi.
- B) Noktalı kısaltmalara ek getirilirken kesme işareti kullanılmaz: Prof.un değil, Prof.'un. ✓
- C) Kurum ve kuruluş adlarının kısaltmaları büyük harfle yazılır: TDK, MEB gibi.
- D) Türkçe olmayan kısaltmalar için de Türkçe ek getirilir ve kesme ile ayrılır: NATO'ya, UNESCO'da gibi.
- E) Sayılardan sonra kullanılan sıra sayısı ekleri kesme işaretiyle ayrılır: 1'inci, 2'nci gibi.
A seçeneğindeki bilgi yanlıştır. Noktalı kısaltmalara ek getirilirken kesme işareti kullanılır ve nokta kısaltmanın sonunda kalır: 'Prof.'un' değil, doğrusu 'Prof.un' değil 'Prof.'un' biçimindedir. Yani kesme işareti kullanımı zorunludur; ancak A seçeneğinde verilen örnek ('Prof.un') zaten kesme işaretsiz gösterilmiş ve yanlış olduğu söylenmiş, doğrusu olarak 'Prof.'un' verilmiştir. Bu ifadede çelişki vardır: Asıl kural, kesme işaretinin kullanılmasıdır. Dolayısıyla A'da verilen kural açıklaması ('kesme işareti kullanılmaz' iddiası) temelden yanlıştır. Türk Dil Kurumu'na göre noktalı kısaltmalara eklenen ekler kesme işaretiyle ayrılmalıdır.
25. Aşağıdaki cümlelerin hangisinde Türkçe sözcüklerdeki hece yapısına aykırı bir yazım yanlışı bulunmaktadır?
- A) Müdür, evrakları imzaladıktan sonra ayrıldı.
- B) Faaliyetler planlandığı gibi yürütüldü.
- C) Sözleşme koşullarını ihlâl etmemek gerekir.
- D) Öğrenciler sınıfta toplandıktan sonra susts kaldı. ✓
- E) Cumartesi günü toplantımız var.
E seçeneğinde 'susts' sözcüğü bulunmaktadır. Bu sözcük Türkçede var olmayan bir sözcüktür ve hece yapısına aykırıdır. Türkçede art arda bu kadar ünsüz bir arada bulunmaz; doğrusu 'sus(tu) kaldı' ya da 'sustukça' biçiminde olmalıdır. Türkçe sözcüklerde hece sonu ve başında ünsüz yığılmasına izin verilmez. Diğer seçeneklerde böyle bir sorun yoktur. D seçeneğindeki 'ihlâl' sözcüğünde şapka kullanımı tartışmalı olmakla birlikte Arapça kökenli bu sözcükte şapka korunabilir; bu bir yazım yanlışı olarak değil, tercih meselesi olarak değerlendirilir.