Genel Tekrar Testi - 17
Ögelerinden en az biri ortak olan sıralı cümlelere bağımlı sıralı cümle denir. Buna göre aşağıdaki cümlelerin hangisi öznesi ortak olan bağımlı sıralı bir cümledir?
Bu testteki tüm sorular ve cevapları (25 soru)
1. Ögelerinden en az biri ortak olan sıralı cümlelere bağımlı sıralı cümle denir. Buna göre aşağıdaki cümlelerin hangisi öznesi ortak olan bağımlı sıralı bir cümledir?
- A) Rüzgâr sertçe esiyor, ağaçların dalları kırılıyordu.
- B) Genç yazar her gün saatlerce çalışıyor, yeni kitabını hazırlıyordu. ✓
- C) Biz kütüphaneye geçtik, orada kimseler kalmamıştı.
- D) Masanın üzerindeki kitapları dolaba yerleştirdi özenle.
- E) Günlerdir haber alamıyoruz, kimse bize bilgi vermiyor.
B seçeneğindeki 'çalışıyor' ve 'hazırlıyordu' yüklemlerdir ve bunlar virgülle birbirine bağlanarak sıralı cümle oluşturmuştur. Her iki eylemi de gerçekleştiren 'Genç yazar' (Özne) ortak olarak kullanılmıştır. Dolayısıyla öznesi ortak bağımlı sıralı bir cümledir. Doğru cevap B seçeneğidir.
2. Geçişsiz bir fiil “-l-” ve “-n-” ekleriyle edilgen yapıldığında cümlede özne bulunmaz. Aşağıdakilerden hangisinde bunun bir örneği vardır?
- A) Sergi salonu pazar günleri bile açık tutuldu.
- B) Sergilenen ürünlerin hemen hepsi satıldı.
- C) Kermeste el işi dergisinde yapılan süs eşyaları satıldı.
- D) Bu çalışmaların diğer öğrencilere örnek olacağına inanılıyor. ✓
- E) Yıl sonunda okulun sergi salonunda kermes düzenlendi.
Geçişsiz bir fiil olan 'inanmak' eylemi, '-il-' ekiyle edilgen yapılarak 'inanılıyor' haline getirilmiştir. Bu cümlede herhangi bir özne (gerçek veya sözde) yer almaz. Diğer tüm edilgen cümlelerde sözde özne bulunmaktadır ('kermes', 'süs eşyaları', 'sergi salonu', 'sergilenen ürünlerin hemen hepsi').
3. Aşağıdaki cümlelerin hangisinin yüklemi geçişli olduğu hâlde cümlede nesne _kullanılmamıştır_?
- A) Dün gece bir kitapçının vitrininde gördüm. ✓
- B) Geçen ay üç hikâye kitabı yayımlandı.
- C) Hikâyeciliği gerçekten iyi biliyordu o.
- D) Bu yılın yayın hayatı verimli olacağa benziyor.
- E) Anlatılan olayların doğruluğuna inanıyor okuyucu.
'Dün gece bir kitapçının vitrininde gördüm' cümlesinin yüklemi 'gördüm' (görmek) geçişli bir fiildir ('onu gördüm' denebilir). Ancak cümlede belirtili veya belirtisiz nesneye yer verilmemiştir. Diğer seçeneklerden 'biliyor' geçişlidir ve nesne almıştır ('hikâyeciliği').
4. “Kitap” kelimesi aşağıdaki cümlelerin hangisinde sözde özne görevinde _kullanılmamıştır_?
- A) Bu mağazada eskiden beri kitap satılıyor.
- B) Yarışmada dereceye girenlere kitap hediye edilmiş.
- C) Tatile girerken arkadaşım bana kitap almış. ✓
- D) Kitap, sözünü ettiğim kitapçıdan alınabilir.
- E) Kütüphanede elbette kitap okunur, değil mi?
'Tatile girerken arkadaşım bana kitap almış' cümlesinin yüklemi 'almış' (almak) etken çatılıdır. 'almış' eylemini yapan 'arkadaşım' gerçek öznedir; 'kitap' sözcüğü ise belirtisiz nesne görevindedir. Diğer seçeneklerdeki eylemler edilgen çatılı olduğundan 'kitap' sözde öznedir.
5. Romancı, kendi içinde kımıldayıp duran duyguları, toplum içinde yaşayan gerçek bir kişi olarak önündeki kâğıtlara dökerken asla bağımsız değildir. Bu cümlenin ögeleri aşağıdakilerden hangisinde sırasıyla doğru olarak verilmiştir?
- A) Özne - nesne - zarf tümleci - zarf tümleci - yüklem
- B) Özne - nesne - zarf tümleci - yüklem
- C) Özne - zarf tümleci - zarf tümleci - yüklem ✓
- D) Nesne - zarf tümleci - zarf tümleci - yüklem
- E) Özne - nesne - dolaylı tümleç - zarf tümleci - yüklem
Cümlede 'bağımsız değildir' yüklem; 'Romancı' özne; 'kendi içinde kımıldayıp duran duyguları, toplum içinde yaşayan gerçek bir kişi olarak önündeki kâğıtlara dökerken' zarf tümleci (zarf-fiil grubu); 'asla' zarf tümlecidir. Dolayısıyla doğru sıralama Özne - Zarf Tümleci - Zarf Tümleci - Yüklem şeklindedir. Doğru cevap C seçeneğidir.
6. Sanatsal ortam geçmişte nasılsa bugün de pek değişmedi. Eskiden sırf entelektüel görünmek amacıyla klasik Batı edebiyatı okumak zorunda hisdenler vardı etrafımızda. Bugün ise tam tersi bir durum geçerli. Kendi geleneğimize sahip çıkmak adına sadece divan edebiyatı sevilmeliymiş gibi davrananlar var. Ben aruz vezniyle şiirler yazıyorum. Fakat emin olun, dünya edebiyatında bana daha çok estetik zevk veren başka bir şiir tarzı olsaydı, hangi milletin kültürü olursa olsun hemen onu öğrenip yazmak isterdim. Kendi edebiyatımızı aşağılık kompleksinden uzak, tamamen nesnel bir gözle seviyorum. Aşağıdakilerden hangisi bu sözleri söyleyen bir şairin düşüncesi olabilir?
- A) Shakespeare okumamış bir Doğulu yazar, asla gerçek bir şair olamaz.
- B) Sanata ulusal sınırlar çizmem, estetik değeri olan her yapıtı bağrıma basarım. ✓
- C) Geleneksel şiiri geleceğe taşımanın tek yolu Batı etkisinden tamamen arınmaktır.
- D) Dünyadaki bütün edebî türler benim gözümde eşit derecede başarılıdır.
- E) Divan şiiri bana geçmişimi anımsattığı için ruhumu besler.
Yazar, 'hangi kültüre ait olursa olsun bana keyif veren enstrümanı/tarzı gidip öğrenirdim' diyerek müziğin/edebiyatın evrenselliğini savunmakta, sanatı ulusal komplekslerden bağımsız olarak nesnel bir biçimde değerlendirdiğini belirtmektedir. Bu durum B seçeneğindeki yargıyla örtüşür. Doğru cevap B seçeneğidir.
7. Aşağıdaki cümlelerden hangisinin yüklemi geçişli olduğu hâlde cümlede nesne kullanılmamıştır?
- A) Bu zor bölümü çok sıkı çalışarak sadece iki buçuk yılda bitirmiş.
- B) Bizi okula götürecek servisi bekliyoruz yirmi dakikadır.
- C) Komşularımızı da akrabalarımız olarak görüp sevmeliyiz.
- D) Hasta olduğu için bugün çalışmaya çağıramadık. ✓
- E) Dünyanın ekseni etrafında dönmesinin günleri oluşturduğunu öğrendik.
D seçeneğinde “çağıramadık” geçişli bir fiildir; ancak cümlede kimi çağırdığımız belirtilmemiştir. Bu yüzden yüklem geçişli olduğu hâlde nesne kullanılmamıştır. Doğru cevap D seçeneğidir.
8. Ege'nin o kendine has havasına ve eşsiz doğasına bayıldım. Bu cümledeki yüklemin çatı özellikleri aşağıdakilerin hangisinde doğru verilmiştir?
- A) Etken – geçişli
- B) Edilgen – geçişsiz
- C) Dönüşlü – geçişsiz ✓
- D) Etken – geçişsiz
- E) Edilgen – oldurgan
Cümlede 'bayıldım' yüklemdir. Eylem, 'baymak' fiilinden '-ıl-' dönüşlülük ekiyle türetilmiştir. İşi yapan (gizli özne 'ben') eylemden bizzat etkilendiği için yüklem dönüşlü çatılıdır. Ayrıca yüklem nesne alamadığı için ('onu bayıldım' denemediği için) geçişsizdir. Dolayısıyla çatı özellikleri 'dönüşlü - geçişsiz' şeklindedir. Doğru cevap C seçeneğidir.
9. Aşağıdaki dizelerin hangisinde birinci dize, ikinci dizedeki yüklemin dolaylı tümleci (yer tamlayıcısı) görevindedir?
- A) Kaş yaparken göz çıkaran insanlar / Her zaman zarar verir çevrelerine
- B) Seninle yürüdüğümüz o dar yollarda / Şimdi sararmış sonbahar yaprakları var ✓
- C) Yağan yağmurun usul usul dindiği o gün / Pencereden dışarıyı seyrettik
- D) Ne zaman seni düşünsem bu odada / İçimi tatlı bir hüzün kaplar
- E) Gökyüzünde parıldayan yıldızlar / Geceye ayrı bir güzellik katıyor
B seçeneğinde ikinci dizedeki 'var' yüklemdir. Var olan ne? 'sararmış sonbahar yaprakları' (Özne). Nerede var? 'Seninle yürüdüğümüz o dar yollarda' (Dolaylı Tümleç). Birinci dizenin tamamı dolaylı tümleç görevi üstlenmiştir. Doğru cevap B seçeneğidir.
10. Günümüz edebiyat dünyasında bir kolaycılık, taklitçilik, sıradanlık aldı başını gidiyor. Bilhassa genç şairlerin eserlerinde dilsel açıdan hiçbir yenilik göremiyoruz. Yaşayan dil yerine, Divan veya Halk şiirinden aldıkları kalıpları yeni anlamlar yüklemeden, yeni çağrışım ve imgeler kurmadan aktarıyorlar yapıtlarına. Hiçbir dilsel çabanın, emeğin ortaya konmadığı seziliyor bu yapıtlarda. Bu parçada sözü edilen şairlerle ilgili olarak aşağıdakilerden hangisinden yakınılmaktadır?
- A) Şiirlerinde hep aynı konuları işlemelerinden
- B) Anlatım yönüyle özgünlükten yoksun olmalarından ✓
- C) Okurun beklentilerini karşılayamamalarından
- D) Çağın sorunlarına duyarsız kalmalarından
- E) Şiirlerinin konularını yalnızca kendi yaşamlarından almalarından
Parçada, günümüz şairlerinin dilde bir yenilik yapmadıkları, Divan ve Halk edebiyatı kalıplarını taklit edip (öykünüp) kendi özgün imgelerini kuramadıkları ve dilsel bir emek harcamadıklarından yakınılmaktadır. Bu durum şairlerin anlatım yönüyle özgünlükten yoksun olduklarını gösterir. Doğru cevap B seçeneğidir.
11. (I) Ahmet Amca, tarladan gelirken manavdan taze kiraz almıştı yine. (II) Özenle seçerek bahçede oynayan veya yoldan geçen çocuklara ikram ediyordu. (III) Yorgunluktan mı yoksa gerçekten yapısı böyle olduğundan mı hem çok gürültülü konuşuyor hem de önüne gelene takılıyordu. (IV) Zihinleri henüz hayatın gerçeklerini, yalanlarını tartamayan minikler neşeyle gülüyor, bir yandan da uzattığı meyveleri iştahla tüketiyorlardı. (V) Bu tatlı manzara, iki seneden beri her gün aynı vakitte yaşanıyordu. Bu parçada numaralanmış cümlelerle ilgili olarak aşağıdakilerden hangisi _yanlıştır_?
- A) I. cümle, yapısı bakımından girişik birleşik cümledir.
- B) II. cümlenin yüklemi, geçişli bir fiildir.
- C) III. cümlede bağlaç ve birleşik zamanlı fiil vardır.
- D) IV. cümle, bağımsız sıralı bir cümledir. ✓
- E) V. cümlede yüklem addan türemiş bir fiildir.
IV. cümle birden çok yüklemi olan sıralı bir cümledir. Ancak yüklemlerin ('gülüyor', 'tüketiyorlardı') öznesi ortak olarak 'zihinleri henüz hayatın gerçeklerini, yalanlarını tartamayan minikler' öbeğidir. Özne ortaklığı bulunduğu için bu cümle bağımsız sıralı değil, bağımlı sıralı bir cümledir. Doğru cevap D seçeneğidir.
12. Aşağıdaki dizelerin hangisi eksiltili cümle (yüklemi yazılmamış cümle) örneğidir?
- A) Dağların ardında batan güneşin kızıllığı / Yeşil ormanın üzerine düşen ince bir duman tabakası ✓
- B) Sessizce yürüdük o dar patikadan aşağı / Rüzgârın uğultusu eşlik ediyordu bize
- C) Gönlümün derininde biriken eski anılar / Bir sonbahar rüzgârıyla savrulup gitti
- D) Kaç yorgun yolcuya gölge sundu bu çınar / Kaç neslin hikâyesine tanıklık etti
- E) Sen gittin gideli bu sessiz sokaklar / Sessizliğin en derin uykusuna daldı
A seçeneğindeki dizelerde herhangi bir çekimli fiil veya ek fiil almış yüklem bulunmamaktadır. Anlam tamamlanmadığı için bu dizeler eksiltili cümleye örnektir. Diğer seçeneklerdeki dizelerin tamamında yüklemler mevcuttur. Doğru cevap A seçeneğidir.
13. Her derde deva zeolit kristalleri ----. Bu cümle aşağıdakilerden hangisiyle tamamlanırsa öge dizilişi “özne - yer tamlayıcısı - belirtisiz nesne - yüklem” şeklinde olur?
- A) keşfedildikleri günden itibaren çok sayıda bilimsel araştırmaya konu olmuştur
- B) sahip oldukları üstün özellikler sayesinde pek çok uygulama alanında kullanılmaktadır
- C) temel olarak silikon, alüminyum ve oksijenden oluşan kristal katı yapılardır
- D) maddeleri ayırma, seçici geçirgenlik ve iyon değişimi konularında çok çeşitli uygulamalar sunuyor ✓
- E) alüminyum ve silisyum yapılarının oksijen atomları üzerinden birbirlerine bağlanmasıyla oluşur
Cümle D seçeneğiyle tamamlandığında yüklem 'sunuyor' fiilidir. Sunan ne? -> 'Her derde deva zeolit kristalleri' (Özne). Nerede sunuyor? -> 'maddeleri ayırma, seçici geçirgenlik ve iyon değişimi konularında' (Yer Tamlayıcısı). Ne sunuyor? -> 'çok çeşitli uygulamalar' (Belirtisiz Nesne). Bu diziliş tam olarak 'özne - yer tamlayıcısı - belirtisiz nesne - yüklem' şablonunu karşılar. Doğru cevap D seçeneğidir.
14. Kendi içinizdeki sevgiyi yeşertmeden etrafınıza huzur veremezsiniz. Aşağıdaki cümlelerden hangisi nesne-yüklem ve özne-yüklem ilişkisi bakımından (çatı yönüyle) bu cümleyle özdeştir?
- A) Hayatın zorluklarına karşı her zaman dik durmalısın.
- B) Yeni aldığımız araba dün bahçede yıkandı.
- C) Kendinizi geliştirmek istiyorsanız her gün kitap okuyun. ✓
- D) Akşamki yorgunluğun ardından erkenden uyumuştu.
- E) Baharın gelişiyle bahçedeki yapraklar yeşerdi.
Örnek cümledeki 'veremezsiniz' yüklemi etken ve geçişlidir (öznesi 'siz', nesne alabilmektedir). C seçeneğindeki 'okuyun' yüklemi de aynı şekilde etken ve geçişlidir (öznesi 'siz', nesnesi 'kitap'). Diğer seçeneklerdeki fiiller ise geçişsizdir veya edilgendir. Doğru cevap C seçeneğidir.
15. Bursa Belediyesinin geçen sene tarihi dokuyu korumak adına şehirde yürüttüğü restorasyon çalışmaları oldukça başarılı olmuş. Bu cümlenin ögeleri aşağıdakilerin hangisinde sırasıyla verilmiştir?
- A) Özne - Yüklem
- B) Özne - Zarf Tümleci - Yüklem ✓
- C) Nesne - Dolaylı Tümleç - Yüklem
- D) Zarf Tümleci - Özne - Yüklem
- E) Zarf Tümleci - Nesne - Yüklem
Cümlenin ögeleri şu şekildedir: • Yüklem: 'başarılı olmuş' (birleşik fiil) • Özne (Başarılı olan ne?): 'Bursa Belediyesinin geçen sene tarihi dokuyu korumak adına şehirde yürüttüğü restorasyon çalışmaları' (özne grubu) • Zarf Tümleci (Ne kadar başarılı olmuş?): 'oldukça' (miktar zarfı) Dolayısıyla cümle Özne - Zarf Tümleci - Yüklem ögelerinden oluşmuştur. Doğru cevap B seçeneğidir.
16. I. Kendini gerçekleştirme kavramı; bireyin kendi içinde barındırdığı saklı potansiyeli harekete geçirmesi ve aktif, eylem odaklı bir özneye dönüşmesi olarak tanımlanır. II. Filozof Spinoza; bireyin ancak hür iradeye sahip olduğu nispette özgürleşebileceğini, bu iradenin ise kendini gerçekleştirme sürecinin ana şartı olduğunu savunur. Bu iki cümlede ifade edilenlerin anlamca doğru bir biçimde birleştirilmiş hâli aşağıdakilerden hangisidir?
- A) Kendini gerçekleştirmenin gerçekleşmesi için Spinoza'nın da vurguladığı üzere insanın hür olması gerekir zira hür birey, iradesi sayesinde saklı potansiyelini aktif eyleme dönüştürebilir. ✓
- B) Spinoza, insanın kendini var edebilmesi adına özgür iradenin şart olduğunu belirterek bireyin ancak bu şekilde bilmediği yönlerini keşfedip hayata geçireceğini iddia eder.
- C) Hür iradesini kullanamayanların potansiyellerini ortaya koyamayacağını savunan Spinoza, böylece varoluşunu eylemlerle anlamlandırmanın zorunlu olduğunu gösterir.
- D) Bütünsel gelişimini tamamlamış insanın kendini gerçekleştirdiği kabul edilir ki bu durum, Spinoza'ya göre karar alırken tamamen hür olmaya ve iradeli duruşa bağlıdır.
- E) Spinoza'nın bireyin kendi doğasıyla tam bir uyum içinde yaşaması olarak açıkladığı kendini gerçekleştirme süreci, tamamen bağımsız iradenin varlığıyla mümkündür.
Her iki cümle birleştirildiğinde; kendini gerçekleştirmenin ön koşulunun özgürlük ve irade olduğu, özgür olan bireyin de iradesi sayesinde kendi içindeki gizil güçleri (saklı potansiyeli) aktif eylemlere dökebileceği anlamı ortaya çıkar. A seçeneği bu iki cümlenin anlamını eksiksiz ve doğru şekilde birleştirmiştir. Dolayısıyla doğru cevap A seçeneğidir.
17. Aşağıdaki cümlelerden hangisinin yüklemi hem birleşik yapılı hem birleşik çekimli bir fiildir?
- A) Uzun olsun diye planladığımız gezi bitivermişti. ✓
- B) Sanki bize tarihten bir şeyler hatırlatıyordu.
- C) Herkes izlenimlerini bu ajandaya yazabilir.
- D) Gün boyu süren neşemiz bizi ansızın terk etti.
- E) Sütunlar, zamana direnmenin gururunu yansıtıyor.
A seçeneğinde “bitivermişti” fiili tezlik fiiliyle birleşik yapıdadır ve öğrenilen geçmiş zamanın hikâyesiyle birleşik çekimlidir. Doğru cevap A seçeneğidir.
18. Aşağıdaki cümlelerden hangisinin yüklemi _türemiş eylem değildir_?
- A) Ağaçların arasından koyu bir ışık hüzmesi sızıyordu. ✓
- B) Hasan, arkadaşlarına yaptıklarını bir bir anlattı.
- C) Bu şehirde mevsimler birbirini hızla kovalıyor.
- D) Ağacın dalları kayısıları taşıyamadığından iyice eğilmişti.
- E) Uçsuz bucaksız bir deniz manzarasıyla biraz açıldım.
A seçeneğinin yüklemi olan “sızıyordu” fiili kök hâlindeki “sız-” fiilinden gelir ve türemiş değildir. Diğer seçeneklerde yüklemler yapım ekiyle türemiştir. Doğru cevap A seçeneğidir.
19. Aşağıdaki soruların hangisi özneyi buldurmaya yöneliktir?
- A) Yazar bu kitabı sana mı hediye etti?
- B) Bu kitabı sana yazar mı hediye etti? ✓
- C) Yazar sana bu kitabı mı hediye etti?
- D) Yazar sana bu kitabı hediye etti mi?
- E) Bu kitabı yazar sana dün mü hediye etti?
Türkçede soru eki 'mı/mi', kendinden önce gelen kelimeyi veya ögeyi vurgulayarak onu buldurmayı amaçlar. B seçeneğinde soru eki 'yazar' sözcüğünden sonra gelmiştir. Cümlenin yüklemi 'hediye etti' olup hediye eden kişi 'yazar' (Özne) olduğundan, bu soru özneyi buldurmaya yöneliktir. Doğru cevap B seçeneğidir.
20. Aşağıdaki cümlelerden hangisinin yüklemi şimdiki zamanın rivayetiyle çekimlenmiştir?
- A) Hafta sonu o da bizimle pikniğe geliyormuş. ✓
- B) Kitap okurken bazı bölümlerin altını çizmişti.
- C) Sabahları genellikle burada yürüyüş yaparmış.
- D) Bir gün annemi şiirlerimi okurken yakalayıverdim.
- E) Orada Nasrettin Hoca’yla ilgili bir yazıyı okuyordu.
A seçeneğinde “geliyormuş” fiili şimdiki zaman eki “-yor” ile rivayet eki “-muş”u birlikte almıştır. Bu, şimdiki zamanın rivayetidir. Doğru cevap A seçeneğidir.
21. Aşağıdaki cümlelerin hangisinde nesne, kendi açıklayıcısıyla birlikte (ara söz olarak) verilmiştir?
- A) Halit Ziya'nın bu romanını, Aşk-ı Memnu'yu, lise yıllarımda okumuştum. ✓
- B) Kapadokya'ya, o masalsı peri bacalarının yurduna, ilk kez gidiyorum.
- C) Edebiyatımızın çınarlarından biri, Yaşar Kemal, toplumsal gerçekçi romanın öncüsüdür.
- D) Dün akşam gelen misafirler, çocukluk arkadaşlarım, gece geç saatlere kadar kaldılar.
- E) İstanbul'a, doğup büyüdüğüm o güzel şehre, yakında geri döneceğim.
A seçeneğindeki 'Halit Ziya'nın bu romanını' belirtili nesnedir. İki virgül arasında verilen 'Aşk-ı Memnu'yu' ara sözü ise bu nesnenin açıklayıcısı görevindedir. B ve E seçeneklerinde yer tamlayıcısı, C ve D seçeneklerinde ise özne açıklayıcısıyla birlikte verilmiştir. Doğru cevap A seçeneğidir.
22. “Dün çarşıdan arkadaşına ne almış?” sorusuna verilecek cevap, cümlenin hangi ögesidir?
- A) Özne
- B) Yer tamlayıcısı
- C) Belirtisiz nesne ✓
- D) Zarf tümleci
- E) Yüklem
Soru cümlesinin yüklemi 'almış' fiilidir. Alan kim? O (Gizli özne). Özne bulunduktan sonra yükleme sorulan 'ne' sorusu belirtisiz nesneyi buldurmaya yöneliktir (Örneğin: 'kitap almış' ifadesindeki 'kitap' belirtisiz nesnedir). Doğru cevap C seçeneğidir.
23. Hak edilmiş durağanlık, tatlı bir yorgunluğu davet ederken hak edilmemiş durağanlık, içi tamamen boşaltılmış bir laktik asidi, ağrısına bile yabancı kalınmış bir yorgunluğu işaret eder. Atalete özgü yorgunluk hâli tam da bu ikinci kategorideki içi ve içeriği boşaltılmış olana aittir ki özellikle modern zamanlarda ortaya çıkan depresyon buradan beslenmektedir. Depresyon, büyük oranda, her türden karşılaşmanın boşlaşmasından, o boşluğun içine dalan öznenin içerik yıkımının yarattığı durağanlıktan kaynaklanmaktadır. Bir boşluk hâli olarak depresyon nasıl ataletten besleniyor ise onun ortadan kaldırılmasının yolu da harekete iştirakten, eylemekten geçmektedir. Böylece modern zaman inşacılarının; bağlamsız ve amaçsız meslekler, bütününün ne işe yaradığı bilinmeyen uğraşlar, beden işlevsizliği ve bilincin düşünceye yabancılaştırılmasından mütevellit, içeriği boşaltılmış uğraşlara muhatap olan insanları depresyondan kurtarmanın bir aracı olarak yine amaçsız uğraş anlamına gelen hobilerle buluşturmalarından daha doğal ne vardır? Hobi, bu yönüyle atalete giydirilmiş süslü kıyafet, onun yüz hatlarına incelikle çizilmiş makyaj, onu ustaca kamufle eden deri tabakasıdır. Bu parçanın yazarının ataletle ilgili aşağıdakilerden hangisini söylemesi beklenmez?
- A) Atalet hak edilmemiş bir durağanlık ve dinlenme biçimidir.
- B) Modern çağın ruhsal hastalığı olan depresyon, ataletin sonucudur.
- C) Hobiler, ataletten kurtulmamızı sağlayan faydalı uğraşlardır. ✓
- D) Ataletten uzak bir yaşam sürmek, ruh dünyamıza iyi gelir.
- E) Herhangi bir amacı olmayan uğraşlar ataleti yok etmez, sadece gizler.
Yazar parçanın son cümlelerinde hobileri 'atalete giydirilmiş süslü bir kıyafet, onu kamufle eden bir deri tabakası' olarak tanımlamaktadır. Yani hobilerin insanı ataletten kurtarmadığını, sadece ataletin üstünü örterek gizlediğini savunmaktadır. Dolayısıyla yazarın 'hobilerin ataletten kurtaran faydalı uğraşlar olduğunu söylemesi' beklenemez. Doğru cevap C seçeneğidir.
24. İnsanın iç huzuruna ve esenliğine engel olan asıl şey, sürekli bir mutluluk arayışı içinde olmasıdır. Bunu ne kadar büyük bir gaye haline getirirsek, o hedeften de o derece uzaklaşırız. Durmaksızın neşeli ve mutlu olmaya çalışmak, bireyde bir süre sonra ruhsal yıpranmalara zemin hazırlar. Bunun yerine kişinin kendi yaşamı için değerli, gerçekçi ve koşullarına uygun bir anlama odaklanması çok daha yapıcı olacaktır. Bu anlamlar, bireyin öznel tecrübeleriyle keşfedeceği ve dolaylı yoldan huzur bulacağı unsurlardır. Mutluluk, doğrudan kovalanan bir amaç değil, anlamlı bir yaşamın doğal bir yan ürünü olarak kendiliğinden beliren bir his olmalıdır. Bu parçadan aşağıdakilerden hangisine ulaşılabilir?
- A) Kişi, mutluluğun büyük hedeflere ulaşmakla değil küçük isteklerin elde edilmesiyle gerçekleşeceğini bilmelidir.
- B) Birey, huzura ulaşmak için tek bir yönteme takılı kalmamalı, sürekli farklı yollar aramalıdır.
- C) Toplumun ortak bir mutluluk ideali olmalı ve bireyler bu ideale göre yaşamlarını planlamalıdır.
- D) Mutluluğu hayatın merkezine koymak, her olumsuz tecrübede bile olumlu bir yön bulmayı kolaylaştırır.
- E) Doğrudan doğruya mutluluğun peşinden koşmak yerine, hayatı anlamlı kılan değerlere ve yaşantılara odaklanmak gerekir. ✓
Parçanın ana fikri, mutluluğu doğrudan bir hedef haline getirmenin ona ulaşmayı engellediğidir. Yazar bunun yerine hayatı anlamlı kılan, değerlere uygun hedeflere yönelmenin mutluluğu kendiliğinden (dolaylı olarak) getireceğini savunmaktadır. Bu durum E seçeneğinde tam olarak ifade edilmiştir. Dolayısıyla doğru cevap E seçeneğidir.
25. Aşağıdaki cümlelerin hangisinde edat, ek fiil alarak yüklem görevinde kullanılmıştır?
- A) Değişimin kendisi dünyada değişmeyen tek şeydir.
- B) Bazı kitaplar tadılmak, bazıları yutulmak içindir. ✓
- C) Yapabileceğinizin en iyisini yapmak, hiç yapmamaktan iyidir.
- D) Alışkanlık ya en iyi hizmetçidir ya da en kötü efendi.
- E) Değişmezsek gelişemeyiz, gelişemiyorsak aslında yaşamıyoruz demektir.
B seçeneğinde “içindir” sözcüğü “için” edatının ek fiil almış biçimidir ve cümlenin yüklemidir. Doğru cevap B seçeneğidir.