Genel Tekrar Testi - 191
Aşağıdaki cümlelerin hangisinde 'edilgen çatı yanlışlığı' nedeniyle anlatım bozukluğu vardır?
Bu testteki tüm sorular ve cevapları (25 soru)
1. Aşağıdaki cümlelerin hangisinde 'edilgen çatı yanlışlığı' nedeniyle anlatım bozukluğu vardır?
- A) Çocuklar bahçede koşturuldu.
- B) Bu yeni yasa mecliste kabul edildi.
- C) Yemekler mutfakta hazırlandı.
- D) Toplantı salonunda oturulundu ve konuşuldu. ✓
- E) Kitaplar kütüphaneye taşındı.
D seçeneğinde 'toplantı salonunda oturulundu' ifadesi kullanılmıştır. 'Oturmak' fiili zaten geçişsiz (içten geçişsiz) bir fiildir ve edilgen yapı aldığında 'oturuldu' biçimini alır; ancak 'oturulundu' biçimi yanlıştır çünkü fiil çift edilgenleştirme yapısına sokulmuştur. Doğrusu 'oturuldu' olmalıdır. Bu, edilgen çatı kurulurken yapılan anlamsız ek yinelemesinden kaynaklanan bir anlatım bozukluğudur. E seçeneğinde ise 'koşturmak' zaten ettirgen bir fiil olduğundan 'koşturuldu' yapısı doğrudur.
2. Aşağıdaki cümlelerin hangisinde 'ad tamlaması bozukluğu' nedeniyle anlatım bozukluğu vardır?
- A) Kitabın kapağı çok güzel tasarlanmış.
- B) Okulun bahçesinde çocuklar oynuyor.
- C) Arabanın camı silinmişti.
- D) Çiçek bahçesi kokusu her yeri sarmıştı. ✓
- E) Bu şehrin tarihi dokusu korunmalıdır.
D seçeneğinde 'çiçek bahçesi kokusu' ifadesi yanlış kurulmuş bir ad tamlamasıdır. Bu ifade 'çiçek bahçesi' (belirtisiz ad tamlaması) ile 'koku' sözcüğünün birleştirilmeye çalışılmasından oluşmaktadır. 'Çiçek bahçesi' zaten bir tamlama olduğundan ona yeni bir tamlanan eklenirken tamlayanın iyelik eki alması gerekir: 'çiçek bahçesinin kokusu' olmalıydı. Diğer seçeneklerde tamlayan eki (-ın/-in/-un/-ün) ve iyelik eki (-ı/-i/-u/-ü) doğru biçimde kullanılmıştır.
3. Aşağıdaki cümlelerin hangisinde 'zaman uyumsuzluğu (eylem zamanı çelişkisi)' anlatım bozukluğu yoktur?
- A) Sabah kalktığımda kar yağıyormuş, sonra güneş çıktı.
- B) O beni görecek ve ardından kaçacak.
- C) Dün sana gelecektim ama hastalanacaktım.
- D) Yarın toplantıya katılacağımı söylemişti.
- E) Sınavı geçen ay bitirdim ve şimdi tatile gidiyorum. ✓
C seçeneğinde iki eylem arasında zaman bakımından bir uyumsuzluk yoktur: 'geçen ay bitirdim' (geçmiş zaman) ve 'şimdi tatile gidiyorum' (şimdiki zaman) mantıksal olarak ardışık ve uyumlu olayları anlatmaktadır. A seçeneğinde 'hastalanacaktım' gelecek zaman kipi dün olan bir olayı anlatmak için yanlış kullanılmıştır; 'hastalandım' ya da 'hastalanmıştım' olmalıydı. D seçeneğinde 'yağıyormuş' (duyulan geçmiş) ve 'çıktı' (görülen geçmiş) aynı geçmiş zaman diliminde anlam tutarsızlığı yaratmaktadır.
4. Aşağıdaki cümlelerin hangisinde 'sıfat tamlaması yanlışlığı' nedeniyle anlatım bozukluğu vardır?
- A) Eski tarihi köprü restore edildi. ✓
- B) Kırmızı renkli elma sağlıklıdır.
- C) Yeni çıkmış kitapları inceledik.
- D) Küçük çaplı bir deprem meydana geldi.
- E) Uzun boylu adam kapıdan içeri girdi.
D seçeneğinde 'eski tarihi köprü' ifadesinde 'eski' ve 'tarihi' sözcükleri aynı anlam alanında gereksiz yineleme yapmaktadır. Bir köprünün 'tarihi' olması onun eski olduğunu zaten ifade eder; dolayısıyla 'eski' sözcüğü gereksizdir ve anlam yinelemesine (pleonazm) neden olmaktadır. 'Tarihi köprü' ya da 'eski köprü' demek yeterliydi. B seçeneğinde 'kırmızı renkli' ifadesi de benzer bir gereksiz yineleme içerse de bu seçenek daha az belirgin olduğundan D seçeneği daha açık bir anlatım bozukluğu örneğidir.
5. Aşağıdaki cümlelerin hangisinde 'nesne eksikliği ya da yanlış nesne kullanımı' nedeniyle anlatım bozukluğu vardır?
- A) Yazar, bu romanı uzun yıllar emek vererek yazdı.
- B) Kardeşim, beni araması gerektiğini söyledi.
- C) Anne, çocuğunu uyuttu ve odadan çıktı.
- D) Müdür, toplantıya katılanları tek tek tanıdı. ✓
- E) Öğrenciler, yeni kitaplarını sınıfa getirdi.
A seçeneğinde 'Müdür, toplantıya katılanları tek tek tanıdı.' cümlesinde 'tanımak' fiili iki farklı anlam taşımaktadır: (1) Müdür, katılımcıları daha önce tanıyor olabilir (bilmek anlamında). (2) Müdür, katılımcıları tek tek kendisine tanıttı (tanıştırmak anlamında). Ancak asıl sorun, 'tek tek tanımak' ifadesinin geçişli fiille kurulmuş gibi görünmesi fakat nesnenin hangi eylemi aldığının belirsiz olmasıdır. Bağlam yoksa bu cümle yanlış anlaşılmaya açık olup 'tanıttı' yerine 'tanıdı' kullanılması anlam kaymasına yol açmaktadır. Doğrusu 'toplantıya katılanları tek tek tanıdığını belirtti' gibi netleştirilmiş bir kullanım olmalıydı.
6. Aşağıdaki cümlelerin hangisinde 'anlamca çelişen sözcük kullanımı' hatası vardır?
- A) Konuşmamızı yarıda keserek çıkıp gitti.
- B) Çocukların neşeli sesleri sokağı şenlendiriyordu.
- C) Toplantıda söz alan herkes farklı görüşler ileri sürdü.
- D) Hayatını kaybeden kurbanların yakınları büyük acı yaşıyor. ✓
- E) Bu olayı yakın arkadaşlarımdan sakladım.
'Hayatını kaybeden' ifadesi ölen kişiyi tanımlar; bu kişi zaten hayatını yitirmiştir, dolayısıyla ayrıca 'kurban' olarak nitelendirmek anlam çelişkisi yaratmaz. Ancak asıl hata 'kurbanların yakınları' tamlamasındadır: buradaki 'kurban', 'ölen kişi' anlamındadır fakat bu bağlamda anlam bakımından sorun çıkarmamaktadır. Asıl anlatım bozukluğu C seçeneğinde değil; şık yanlış konumlandırıldığından soru yeniden ele alınmalıdır. Doğru yanıt C'dir çünkü 'hayatını kaybeden kurban' ifadesinde 'kurban' sözcüğü 'öldürülen kişi' anlamını taşırken 'hayatını kaybeden' ifadesiyle örtüşerek anlamca yük fazlalığı (sözcük yığılması/anlam tekrarı) oluşturmaktadır.
7. Aşağıdaki cümlelerin hangisinde mantık yanlışlığı vardır?
- A) Yıllarca emek verdiği projesini sonunda tamamladı.
- B) Henüz sonuçlanmamış olan dava sürmektedir. ✓
- C) Annesinin verdiği öğütleri hep hatırlardı.
- D) Karanlık basmadan eve dönmeye çalıştı.
- E) Bu kitabı daha önce okumamıştım, ilk kez okuyorum.
'Henüz sonuçlanmamış olan dava sürmektedir' cümlesinde mantık yanlışlığı bulunmaktadır. 'Sonuçlanmamış' ve 'sürmektedir' ifadeleri birbirini gerektirdiğinden anlam tekrarı ve dolayısıyla mantık fazlalığı oluşmaktadır; bir dava sürdüğü sürece zaten sonuçlanmamış demektir. Bu durum anlatım bozukluğu türleri arasında 'gereksiz sözcük kullanımı / anlam yinelenmesi' kapsamında değerlendirilir.
8. Aşağıdaki cümlelerin hangisinde fiil çatısından kaynaklanan bir anlatım bozukluğu vardır?
- A) Müdür, toplantıyı yarın başlatacakmış.
- B) Çocuklar bahçede uzun süre oynadılar.
- C) Kitaplar rafa kaldırıldı.
- D) Savcı sanığı mahkûm etti. ✓
- E) Bu haberi duyunca çok sevindim.
Mahkûm etmek, yargı yetkisine sahip mahkemenin yapabileceği bir eylemdir; savcının görevi iddianame düzenlemek ve suçlamada bulunmaktır. Savcı, sanığı mahkûm edemez; bu karar hâkime/mahkemeye aittir. Dolayısıyla E seçeneğinde anlamsal (mantıksal) bağdaşımsızlık yoluyla anlatım bozukluğu oluşmuştur. Doğrusu 'Mahkeme sanığı mahkûm etti.' biçiminde olmalıdır.
9. Aşağıdaki cümlelerin hangisinde 'gereksiz sözcük kullanımı' anlatım bozukluğu yoktur?
- A) En son yapılan araştırmalar bunu kanıtlıyor.
- B) Bence bu kararın doğru olduğunu düşünüyorum.
- C) Uzman doktor bu hastalığı teşhis etti. ✓
- D) Toplantıya bizzat kendim katıldım.
- E) Geçmişteki eski anılarını hâlâ unutamamış.
E seçeneğinde anlatım bozukluğu yoktur; 'uzman doktor' ve 'teşhis etti' arasında anlam çelişkisi ya da gereksizlik bulunmamaktadır. A'da 'bizzat' ve 'kendim' anlam bakımından aynı şeyi karşılar (ikiz anlam/yineleme). B'de 'en son' ve 'son' anlam yinelenmesi yoktur aslında; ancak C'de 'bence' ve 'düşünüyorum' aynı öznel yargıyı iki kez dile getirir. D'de 'geçmişteki' ve 'eski' anlam bakımından örtüşmektedir.
10. Aşağıdaki cümlelerin hangisinde birden fazla yükleme bağlanan ögelerin yüklemle uyumsuzluğu söz konusudur?
- A) Evde kaldı ve arkadaşlarını özledi.
- B) Projeyi hazırladı ve müdüre sundu.
- C) Bu filmi izledik ve çok beğendik.
- D) Öğretmen öğrencileri dinledi ve onlara destek oldu. ✓
- E) Hem yorgun hem de hasta olan çocuk uyumak istemedi.
B seçeneğinde 'öğrencileri dinledi' ifadesinde nesne 'öğrencileri'dir; ancak 'onlara destek oldu' ifadesinde 'onlara' dolaylı tümlecidir. Fiiller ayrı ayrı ele alındığında sorun yokmuş gibi görünse de asıl bozukluk şudur: 'dinlemek' fiili nesne (belirtili nesne) alırken 'destek olmak' dönüşlü/dolaylı yapı gerektirir. Cümle özce doğrudur; ancak bu soruda dikkat edilmesi gereken nokta özne uyumudur. Gerçek bozukluk B'dedir: 'öğretmen öğrencileri dinledi ve onlara destek oldu' cümlesinde 'onlara' geri gönderimi belirsizdir; 'öğrencileri' belirtili nesne iken 'onlara' ile aynı kişiye atıf yapıldığı anlaşılır fakat yapısal olarak özne ve nesnelerin ortak yüklemle uyumu bozulmaktadır.
11. Aşağıdaki cümlelerin hangisinde 'sözcüğün yanlış anlamda kullanılması' anlatım bozukluğu vardır?
- A) Teklifi kabul etmeyerek ret cevabı verdi. ✓
- B) Müzisyen sahneye çıkarak dinleyicileri selamladı.
- C) Yarışmada birinci olan öğrenci ödülünü aldı.
- D) Konuşmanın ardından salonda şiddetli bir alkış koptu.
- E) Bu sorunun cevabını bilmiyorum.
'Ret cevabı vermek' ifadesinde 'ret' sözcüğü reddetme anlamını taşır; ancak 'teklifi kabul etmeyerek ret cevabı verdi' cümlesinde 'ret' ve 'kabul etmeyerek' anlam olarak örtüşmekte, bu durum anlam yinelenmesi oluşturmaktadır. Ayrıca 'ret' sözcüğü yanlış yazılmıştır (doğrusu 'ret' değil 'red'dir). Temel anlatım bozukluğu ise 'kabul etmeyerek' ve 'ret cevabı' ifadelerinin anlam çakışması nedeniyle gereksiz sözcük kullanımıdır.
12. Aşağıdaki cümlelerin hangisinde eylemin gerektirdiği durum ekini almamış bir öge bulunmaktadır?
- A) Bu konuyu onunla konuştum.
- B) Arkadaşıma mektubu verdim.
- C) Çocuk parka koşmak istedi. ✓
- D) Öğrenci kitap okumayı seviyor.
- E) Çantasını alarak toplantıya gitti.
'Parka koşmak istedi' cümlesinde 'parka' sözcüğü yönelme (-e) hâl ekiyle doğru biçimde kullanılmıştır, bu açıdan sorun yoktur. Ancak soruda beklenen bozukluk B'dedir: 'koşmak' fiilinin gidilen yeri belirtmek için dolaylı tümleç gerektirdiği bilinmektedir ve burada kullanım doğrudur. Gerçek sınav odağında B seçeneği karıştırıcıdır çünkü 'parka' eklenmiş gibi görünür. Ayrıntılı değerlendirmede D seçeneği incelenmelidir: 'bu konuyu onunla konuştum' cümlesinde 'konuşmak' fiili '-ı' belirtme ekiyle değil, 'hakkında/üzerine' ya da '-i' yerine dolaylı yapıyla kullanılmalıdır. Doğrusu 'bu konu hakkında onunla konuştum' olmalıdır.
13. Aşağıdaki cümlelerin hangisinde birden fazla anlama gelen (yapısal belirsizlik) anlatım bozukluğu vardır?
- A) Yeni alınan kitaplar rafa kaldırıldı.
- B) Öğretmenin sevdiği öğrenciler ödüllendirildi. ✓
- C) Uzun boylu bir adam girdi.
- D) Çocuklar parkta oynuyor.
- E) Güzel bir şehirde yaşıyorum.
'Öğretmenin sevdiği öğrenciler ödüllendirildi' cümlesinde yapısal belirsizlik vardır. Bu cümle iki farklı biçimde anlaşılabilir: (1) Öğretmenin sevdiği öğrenciler ödüllendirildi (öğretmen onları seviyor), (2) Öğrencilerin sevdiği öğretmen ödüllendirildi. Sıfat fiil yapısından kaynaklanan bu belirsizlik, cümlenin öznesinin kim olduğunu muğlak kılmakta ve anlatım bozukluğu oluşturmaktadır.
14. Aşağıdaki cümlelerin hangisinde deyimin yanlış kullanımından kaynaklanan anlatım bozukluğu vardır?
- A) Bu konuda ağzını bıçak açmıyordu.
- B) Projeyi bitirmek için gece gündüz çalıştı.
- C) Bu işi yapmak için elinden geleni ardına koymadı.
- D) Sınıfta kimse kılını kıpırdatmadı.
- E) Haberi duyunca aklı başından uçtu. ✓
Doğru deyim 'aklı başından gitmek' ya da 'aklı başına gelmek'tir; 'uçmak' fiiliyle deyim bozulmuştur. 'Aklı başından uçtu' biçimi Türkçede yerleşik bir deyim değildir; doğru kullanım 'aklı başından gitti' şeklinde olmalıdır. Bu tür deyim bozma hataları KPSS'de sıkça sorulan anlatım bozukluğu türlerinden biridir.
15. Aşağıdaki cümlelerin hangisinde öznenin ortak yüklemle bağdaşmaması anlatım bozukluğu oluşturmaktadır?
- A) Öğrenciler hem sınava çalıştı hem de projeyi tamamladı.
- B) Bu araba hem hızlı hem de ekonomiktir.
- C) Ahmet ve kardeşi okula gitti. ✓
- D) Müdür ve sekreter toplantıya katıldı.
- E) Öğretmen sınıfa girdi ve ders anlattı.
A seçeneğinde 'Ahmet ve kardeşi' ifadesi iki kişiyi kastetmektedir; dolayısıyla yüklem 'gitti' (tekil) yerine 'gittiler' (çoğul) olmalıdır. Ancak Türkçede çoğul öznelerle tekil yüklem kullanımı kabul görmektedir; bu nedenle bu soru tartışmalıdır. Asıl bozukluk iyelik ekiyle oluşmuş bir belirsizliktir: 'kardeşi' ifadesi Ahmet'in kardeşini mi, yoksa başkasının kardeşini mi kastettiği belirsizdir. Bu yapısal belirsizlik anlatım bozukluğu olarak değerlendirilebilir.
16. Aşağıdaki cümlelerin hangisinde zaman zarfı ile fiil zamanı arasındaki uyumsuzluktan kaynaklanan anlatım bozukluğu vardır?
- A) Geçen yıl bu şehre taşınacağız.
- B) Şu an çalışıyorum.
- C) Her sabah erken kalkar.
- D) Yarın toplantıya katıldım. ✓
- E) Dün bu filmi izleyeceğim.
B seçeneğinde 'yarın' geleceğe gönderme yapan bir zaman zarfıdır; ancak yüklem 'katıldım' geçmiş zamanı ifade etmektedir. Bu ikisi arasında zaman uyumsuzluğu vardır ve anlatım bozukluğu oluşturmaktadır. Doğrusu 'Yarın toplantıya katılacağım.' biçiminde olmalıdır. A ve C seçenekleri de benzer bozukluklar içermektedir; ancak B en belirgin örnektir.
17. Aşağıdaki cümlelerin hangisinde nesne düşürülmesinden kaynaklanan eksik anlatım bozukluğu vardır?
- A) Kitabı aldım ve okudum.
- B) Mektubu yazdı ve gönderdi.
- C) Evi temizledi ve düzene koydu.
- D) Toplantıda konuştu ve tartışmaya açtı. ✓
- E) Projeyi hazırladı ve sundu.
D seçeneğinde 'tartışmaya açtı' ifadesinin nesnesi belirsizdir. 'Konuştu ve tartışmaya açtı' yapısında ikinci yüklemin nesnesi açık değildir; neyi tartışmaya açtığı anlaşılamamaktadır. Oysa 'toplantıda konuştu ve konuyu tartışmaya açtı' biçiminde nesne açıkça belirtilmeliydi. Diğer seçeneklerde her iki yüklemin de aynı nesneyi paylaştığı bağlamdan anlaşılmaktadır; ancak D'de ilk yüklemin nesnesi yoktur ve bu durum anlam belirsizliği yaratmaktadır.
18. "Müzisyen, sahneye çıktığında seyirciler onu uzun süre alkışladılar." cümlesindeki anlatım bozukluğunun türü aşağıdakilerden hangisidir?
- A) Özne-yüklem uyumsuzluğu ✓
- B) Gereksiz sözcük kullanımı
- C) Sözcüğün yanlış anlamda kullanılması
- D) Tamlama yanlışlığı
- E) Mantık hatası
Cümlede 'müzisyen' tekil bir öznedir; ancak yüklem olan 'alkışladılar' çoğul çekimdedir. Aslında cümleyi dikkatli incelediğimizde 'seyirciler' asıl özne konumundadır ve 'alkışladılar' yüklemiyle uyumludur. Cümlenin asıl bozukluğu şudur: 'sahneye çıktığında' zarf-fiil yapısının öznesi belirsizleşmiştir; 'sahneye çıkan' müzisyendir, ancak yüklemin gerçek öznesi seyircilerdir. Bu yapı, özne belirsizliğinden kaynaklanan bir anlatım bozukluğudur ve özne-yüklem uyumsuzluğu kapsamında değerlendirilir. Doğrusu: 'Müzisyen sahneye çıkınca seyirciler onu uzun süre alkışladılar.' olmalıdır.
19. "Yazar, yeni kitabında ülkemizin tarihsel süreç içindeki sosyal ve ekonomik açıdan gelişimini ele aldı." cümlesindeki anlatım bozukluğu nasıl giderilebilir?
- A) 'ele aldı' yerine 'inceledi' kullanılmalıdır.
- B) 'ülkemizin' yerine 'ülkenin' kullanılmalıdır.
- C) 'tarihsel süreç içindeki' ifadesi çıkarılmalıdır.
- D) Cümleye 'büyük' sıfatı eklenmelidir.
- E) 'sosyal ve ekonomik' ifadelerinin her biri 'gelişim' sözcüğüyle ayrı ayrı tamlama kurmalıdır. ✓
Cümlede 'sosyal ve ekonomik açıdan gelişim' yapısında tamlama eksikliği (yanlış ortaklık) söz konusudur. 'Sosyal açıdan gelişim' ve 'ekonomik açıdan gelişim' tamlamaları doğrudur; ancak 'sosyal ve ekonomik açıdan gelişim' şeklinde birleştirildiğinde 'sosyal' sözcüğü 'açıdan' ile tamlama kuramaz hâle gelir çünkü 'açıdan' yalnızca 'ekonomik' ile bağlantılı algılanmaktadır. Doğru kullanım: 'sosyal ve ekonomik gelişimini' ya da 'sosyal açıdan ve ekonomik açıdan gelişimini' şeklinde olmalıdır. Bu tür hatalar ÖSYM sınavlarında 'eksiltili anlatımdan kaynaklanan yanlış ortaklık' olarak adlandırılır.
20. Aşağıdaki cümlelerin hangisinde sözcüğün yanlış anlamda kullanılmasından kaynaklanan bir anlatım bozukluğu yoktur?
- A) O kadar çok kitap okumuştu ki gözlüksüz göremez olmuştu. ✓
- B) Konuşmasını bitirince herkese teşekkürünü beyan etti.
- C) Başarılarından dolayı kendisine takdirname verildi.
- D) Sabah erkenden kalkmak ona çok ağır geliyordu.
- E) Arkadaşının davranışları onu derinden yaraladı.
E seçeneğinde sözcükler doğru anlamlarıyla kullanılmıştır; herhangi bir anlatım bozukluğu yoktur. A seçeneğinde 'ağır gelmek' deyimi doğru kullanılmış olup sorun yoktur. B seçeneğinde 'takdirname' sözcüğü 'takdiri belgeleme' anlamında doğru kullanılmıştır. C seçeneğinde 'yaralamak' mecaz anlamda kullanılmıştır ve doğrudur. D seçeneğinde ise 'beyan etmek' sözcüğü 'açıklamak, bildirmek' anlamına gelir; 'teşekkürünü beyan etti' ifadesi yerine 'teşekkürlerini iletti/sundu' kullanılmalıdır. 'Beyan', resmi açıklama/bildiri için kullanılır; teşekkür için uygun bir sözcük değildir.
21. "Kitaplığımda yüzlerce kitap var; ancak hangisini okuyacağıma karar veremiyorum çünkü hepsi de ilgimi çekiyor." cümlesi için aşağıdakilerden hangisi söylenebilir?
- A) Anlam belirsizliği vardır.
- B) Bağlaç kullanım yanlışlığı vardır. ✓
- C) Gereksiz sözcük kullanılmıştır.
- D) Özne eksikliği vardır.
- E) Herhangi bir anlatım bozukluğu yoktur.
Cümlede 'ancak' bağlacı yanlış kullanılmıştır. 'Ancak' bağlacı, kendinden önceki yargıyı kısıtlayan ya da ona karşı çıkan bir anlam taşır. Bu cümlede 'ancak'tan sonra gelen yargı, önceki yargıyla zıtlık değil, ondan doğal biçimde kaynaklanan bir sonuç ilişkisi içindedir. 'Kitapların çok olması nedeniyle karar verememe' durumu bir zıtlık değil, bir sonuçtur. Bu nedenle 'ancak' yerine 'ne var ki' ya da 've' kullanılabilir; ya da cümle 'bu kadar çok seçenek olduğundan hangisini okuyacağıma karar veremiyorum' biçiminde yeniden kurulabilir. Bağlaçların anlamına uygun kullanılmaması da anlatım bozukluğu kapsamındadır.
22. Aşağıdaki cümlelerin hangisinde hem özne eksikliği hem de anlam belirsizliği bir arada bulunmaktadır?
- A) Çocukları sevdiği için öğretmenlik mesleğini seçmişti.
- B) Toplantıda söyledikleri herkesi şaşırttı.
- C) Yorulunca mola vermek gerekir.
- D) Sabahleyin erken kalkarak işe gitti. ✓
- E) Kitapları okuduktan sonra rafına yerleştirdi.
A seçeneğinde 'sabahleyin erken kalkarak işe gitti' cümlesinde özne belirtilmemiştir; kimin kalktığı ve kimin işe gittiği belli değildir. Ayrıca anlam belirsizliği de mevcuttur: 'erken kalkan kişi' ile 'işe giden kişi' aynı kişi mi yoksa farklı kişiler mi, anlaşılamaz. B seçeneğinde de özne yoktur; ancak eylemler mantıksal olarak aynı özneye aittir, belirsizlik daha azdır. C seçeneğinde özne 'söyledikleri' olup belirlidir, anlam belirsizliği yoktur. D seçeneğinde genel geçer bir kural ifade edildiğinden öznesi belirsiz olması beklenen bir yapıdır. E seçeneğinde 'çocukları sevdiği için' ifadesindeki özne ve 'seçmişti' yüklemi aynı kişiye aittir.
23. "Dün gece yarısına dek çalıştı, sabah da erkenden uyandı; bu nedenle çok yorgun olmasına rağmen işe gitmek zorundaydı." cümlesindeki anlatım bozukluğu aşağıdakilerden hangisidir?
- A) Gereksiz sözcük kullanılmıştır.
- B) 'bu nedenle' ile 'rağmen' bağlaçları anlam bakımından çelişmektedir. ✓
- C) Özne-yüklem uyumsuzluğu vardır.
- D) Anlam belirsizliği vardır.
- E) Yanlış tamlama kurulmuştur.
'Bu nedenle' bağlacı bir sebep-sonuç ilişkisi kurar ve 'bu yüzden, dolayısıyla' anlamındadır. Buna karşın 'rağmen' bağlacı zıtlık ya da engel bildirmektedir: 'buna karşın, karşıt olarak' anlamındadır. Cümlede 'bu nedenle çok yorgun olmasına rağmen' ifadesi bir mantık çelişkisi yaratmaktadır. Çünkü 'bu nedenle' sonuç bildirirken, 'rağmen' bu sonucu engelleyen bir unsur olarak sunmakta; ikisi birlikte kullanıldığında anlam bozulmaktadır. Doğrusu ya 'bu nedenle çok yorgundu; yine de işe gitmek zorundaydı' ya da 'çok yorgun olmasına rağmen işe gitmek zorundaydı' şeklinde olmalıdır.
24. Aşağıdakilerden hangisi 'eksik öğeden kaynaklanan anlatım bozukluğu'na örnek gösterilebilir?
- A) Araştırmacı, elde ettiği bulgular raporuna yansıttı. ✓
- B) Şiir kitabı büyük beğeni topladı ve çok satanlar listesine girdi.
- C) Öğrenciler hem derse hem de ödevlere zamanında yetişemiyordu.
- D) Konuşmacı salonu büyük bir ilgiyle dinledi.
- E) Müdür, toplantıyı başlattı ve katılımcılara teşekkür etti.
C seçeneğinde 'elde ettiği bulgular raporuna yansıttı' ifadesinde nesne eksikliği vardır. 'Bulgular' sözcüğü yalın hâlde kullanılmıştır; oysa cümlede nesne işlevi görmesi için belirtme hâli eki (-ı/-i/-u/-ü) alması gerekmektedir: 'bulgularını'. Doğrusu: 'Araştırmacı, elde ettiği bulgularını raporuna yansıttı.' şeklinde olmalıdır. D seçeneğinde ise özne-nesne yer değiştirmesi vardır; 'konuşmacı salonu dinledi' yerine 'salon konuşmacıyı dinledi' ya da 'dinleyiciler konuşmacıyı büyük bir ilgiyle dinledi' olmalıdır. Ancak soru eksik öğeden kaynaklanan bozukluğu sorduğundan C seçeneği en doğru yanıttır.
25. "Çocukluğundan beri resme ilgisi olan Ayşe, ilerleyen yıllarda tanınmış bir ressam oldu ve eserleri birçok ülkede sergilendi." cümlesi için aşağıdakilerden hangisi doğrudur?
- A) Özne belirsizliği nedeniyle anlatım bozukluğu vardır.
- B) Anlam belirsizliği nedeniyle anlatım bozukluğu vardır.
- C) Yüklem eksikliği nedeniyle anlatım bozukluğu vardır.
- D) Herhangi bir anlatım bozukluğu yoktur. ✓
- E) Bağlaç yanlışlığı nedeniyle anlatım bozukluğu vardır.
Cümlede herhangi bir anlatım bozukluğu bulunmamaktadır. Özne açık ve belirlidir (Ayşe), yüklemler öznesiyle uyumludur ('oldu', 'sergilendi'), bağlaç olan 've' anlam bakımından doğru kullanılmıştır, tamlama ilişkileri kurallıdır ve anlam açıktır. Bu tür sorular sınavlarda sıklıkla sorulmaktadır; aday, aslında doğru olan cümleyi yanlış sanarak seçeneklere yönelebilir. Dikkatli bir okuma, cümlede anlatım bozukluğu olmadığını ortaya koymaktadır. Bu nedenle doğru yanıt E'dir.