Genel Tekrar Testi - 193
Aşağıdaki cümlelerin hangisinde öznenin cümledeki konumu, yükleme olan anlam uzaklığı nedeniyle yanlış anlamaya yol açmaktadır?
Bu testteki tüm sorular ve cevapları (25 soru)
1. Aşağıdaki cümlelerin hangisinde öznenin cümledeki konumu, yükleme olan anlam uzaklığı nedeniyle yanlış anlamaya yol açmaktadır?
- A) Bahçede oynayan çocuğun annesi dışarı çıktı.
- B) Toplantıda konuşan uzmanın hazırladığı rapor yöneticileri etkiledi. ✓
- C) Ahmet, dün akşam kitabını kaybeden arkadaşını aradı.
- D) Öğrencilerin çoğu, geç saate kadar ders çalışan hocayla görüştü.
- E) Pencerenin önünde duran adam eski komşusunu gördü.
'Toplantıda konuşan uzmanın hazırladığı rapor yöneticileri etkiledi' cümlesinde iç içe geçmiş üç ayrı önerme katmanı bulunmaktadır: (1) uzman toplantıda konuştu, (2) uzman raporu hazırladı, (3) rapor yöneticileri etkiledi. Özne ('rapor'), içine gömülü iki sıfat-fiil öbeği nedeniyle yüklemden ('etkiledi') çok uzaklaşmış; bu durum okuyucunun özneyi belirlemesini güçleştirerek anlam karmaşasına yol açmaktadır. Diğer seçeneklerde bu derinlikte bir gömülü yapı ve anlam uzaklığı yoktur.
2. Aşağıdaki cümlelerin hangisinde olumsuzluk ekinin yanlış konumlandırılmasından kaynaklanan anlatım bozukluğu, cümlenin kastedilenin tam tersini ifade etmesine neden olmaktadır?
- A) Bu sorunu çözmeden gidemezsin.
- B) Kimse bu haberi duymadı değil mi?
- C) Bu projeyi bitirmeden çıkmayacağım.
- D) Hiçbir zaman yalan söylememeye çalışırım.
- E) Seni buraya getirmeden önce düşünmedim. ✓
'Seni buraya getirmeden önce düşünmedim' cümlesi şu anlama gelir: Konuşmacı, seni getirmeden önce hiç düşünmemiştir. Ancak kast edilen anlam muhtemelen 'seni buraya getirip getirmemeyi önceden düşündüm (ama yanlış karar verdim)' ya da 'seni getirmeden önce düşünseydim iyi olurdu' biçimindedir. Olumsuzluk eki hem '-meden' hem '-me-dim' olarak çift konumda kullanılmış; bu çift olumsuzluk cümleye olumlu bir anlam yükleyerek 'düşündüm' anlamı çıkarmalıyken sözdizimsel yapı 'düşünmedim' yargısını öne çıkarmaktadır. Bu anlam karmaşası olumsuzluk ekinin yanlış konumlandırılmasından kaynaklanır.
3. Aşağıdaki cümlelerden hangisinin anlatım bozukluğu, diğerlerindeki bozukluklarla aynı türden değildir?
- A) Hem yorgun hem de aç olduğu için uyuyamadı ve yiyemedi.
- B) Hem kitap okudu hem müzik dinledi hem de film izledi.
- C) Ne kadar çalışırsan o kadar başarılı olursun.
- D) Gerek sen gerekse arkadaşın bu toplantıya katılmalısın.
- E) Ya bu işi yaparsın ya da seni burada istemiyoruz. ✓
A seçeneğinde 'hem...hem de' bağlacının her iki öğesiyle ('yorgun', 'aç') uyumlu yüklemler kurulmuş; bu bağlaç yapısı içinde anlam yinelenmesi değil yüklem yığılması vardır. C seçeneğinde bağlaç uyumu tamdır. D seçeneğinde üçlü 'hem...hem...hem de' kullanımı anlatım bozukluğu içermez. E seçeneğinde 'gerek...gerekse' bağlacı çoğul özne gerektirirken yüklem tekil kullanılmıştır ('katılmalısın' yerine 'katılmalısınız' olmalıdır); bu özne-yüklem uyumsuzluğudur. B seçeneğinde ise 'ya...ya da' bağlacı şart-sonuç yapısıyla kullanılmış; 'ya bu işi yaparsın' şart önergesiyken 'ya da seni istemiyoruz' bir yargı cümlesidir. Bağlacın birbirine dilbilgisel olarak denk olmayan iki yapıyı bağlaması, yani bağlaç öğeleri arasında yapı eşitsizliği (paralel olmayan yapı) bozukluğu, diğerlerinden farklı türde bir anlatım sorunudur.
4. Aşağıdaki cümlelerin hangisinde zarf-fiil (ulaç) ile temel yüklemin öznesinin farklı olmasından kaynaklanan 'sarkan öbek' (dangling modifier) bozukluğu söz konusudur?
- A) Pencereyi açarak odayı havalandırdı.
- B) Kapıdan çıkarken şemsiyesini unuttu.
- C) Koşarak gelince nefes nefese kaldı.
- D) Müzik dinleyerek ders çalışmak verimliliği artırır. ✓
- E) Kitabı bitirince rafına koydu.
'Müzik dinleyerek ders çalışmak verimliliği artırır' cümlesinde zarf-fiil öbeğinin ('müzik dinleyerek') öznesinin temel yüklemin öznesiyle aynı olması beklenir. Ancak burada temel yüklemin öznesi 'ders çalışmak' (eylem ismi/mastar) olup müzik dinleme eylemini gerçekleştiren özne belirsizdir. Zarf-fiil ('dinleyerek'), gizli bir insan öznesini gerektirirken temel özne soyut bir eylem adıdır. Bu durum 'sarkan öbek' bozukluğuna yol açar: Verimliliği artıran özne 'ders çalışmak' iken müzik dinleyen özne bu değildir; iki eylem farklı öznelere aittir ama cümle bunları aynı özneye bağlıyormuş gibi kurmaktadır.
5. Aşağıdaki cümlelerin hangisinde anlam yinelenmesi (sözcük israfı/gereksiz sözcük kullanımı) bozukluğu en gizli/örtük biçimde yer almaktadır?
- A) Sabahleyin erken saatlerde işe gitti.
- B) Hukuk mahkemesinde dava açıldı.
- C) Kendi öz kardeşi onu aramadı.
- D) En başından itibaren bu konuyu biliyordu.
- E) İlerleyen süreçte bu kararı gözden geçireceğiz. ✓
A seçeneğinde 'sabahleyin' ve 'erken saatlerde' birbiriyle örtüşür. B'de 'hukuk mahkemesi' fazlalık içerir (mahkeme zaten hukuki bir kurumdur). C'de 'kendi' ve 'öz' aynı vurguyu tekrar eder. D'de 'en başından' ve 'itibaren' örtüşür. E seçeneğindeki 'ilerleyen süreçte' ifadesinde ise bozukluk en örtüktür: 'Süreç' zaten ilerleyen/akan bir kavramdır; 'ilerleyen' sıfatının 'süreç'e eklenmesi anlam yinelenmesidir. Ancak bu yineleme dilde o kadar yerleşmiş bir klişe haline gelmiştir ki fark edilmesi diğer seçeneklere kıyasla çok daha güçtür. ÖSYM bu tür yerleşik ama yanlış kullanımları sıklıkla sınar.
6. Aşağıdaki paragrafta numaralandırılmış cümlelerden hangisi, bağlam içinde önceki cümleyle çelişen ya da anlam kopukluğuna yol açan bir anlatım bozukluğu taşımaktadır? (I) Araştırmalar, düzenli egzersizin yalnızca fiziksel değil zihinsel sağlığa da katkı sağladığını ortaya koymaktadır. (II) Haftada en az üç gün yapılan orta yoğunluklu egzersiz, stres düzeyini belirgin biçimde düşürür. (III) Ne var ki egzersiz yapmak, her bireyin yaşam tarzına kolayca entegre edilemeyen bir alışkanlıktır. (IV) Bununla birlikte, araştırmalara katılan bireylerin tamamı düzenli egzersizi sürdürebildiklerini belirtmiştir. (V) Bu nedenle egzersiz alışkanlığı kazandırmaya yönelik programların yaygınlaştırılması büyük önem taşımaktadır.
- A) II. cümle
- B) V. cümle
- C) III. cümle
- D) I. cümle
- E) IV. cümle ✓
III. cümle 'egzersizin her bireye kolayca entegre edilemediğini' ifade ederken IV. cümle 'araştırmaya katılan bireylerin tamamının düzenli egzersizi sürdürebildiğini' öne sürmektedir. Bu iki önerme birbiriyle çelişmektedir: Eğer egzersiz kolayca sürdürülemeyen bir alışkanlıksa araştırma katılımcılarının tamamının bunu başarması mantıksal olarak tutarsızdır. Ayrıca 'bununla birlikte' bağlacı karşıtlık değil ekleme/pekiştirme bildirdiğinden IV. cümledeki iddia III. cümleyi çürütmesi gerekirken destekler gibi sunulmuştur. Bu durum hem mantık hatası hem de bağlaç yanlışlığı içeren bileşik bir anlatım bozukluğudur. V. cümledeki 'bu nedenle' bağlacı da IV. değil III. cümleden beslenmesi gerekeceğinden bağlam zinciri tamamen kopmaktadır.
7. Aşağıdaki cümlelerin hangisinde anlamca çelişen sözcüklerin bir arada kullanılmasından kaynaklanan anlatım bozukluğu vardır?
- A) Hepsi yukarıdaki cümlelerde var. ✓
- B) Sessizce bağırdı adını.
- C) Hiçbirinde anlatım bozukluğu yoktur.
- D) Küçük bir dev gibi duruyordu karşımda.
- E) Koşa koşa yavaşça ilerledi.
A, B ve C seçeneklerinin her birinde anlamca çelişen (oksimoron oluşturan ya da mantık çelişkisi barındıran) sözcük çiftleri bulunmaktadır: 'küçük-dev', 'koşa koşa-yavaşça', 'sessizce-bağırdı'. Bu durum anlatım bozukluğunun üç seçeneğin tamamında yer aldığını gösterir, dolayısıyla doğru yanıt D'dir: 'Hepsi yukarıdaki cümlelerde var.'
8. Aşağıdaki cümlelerin hangisinde eksik öğeden kaynaklanan anlatım bozukluğu vardır?
- A) Kapıyı açtım, içeri girdim.
- B) Ali, kitabı masanın üzerine bıraktı.
- C) Annem beni her sabah uyandırır.
- D) Müdür, öğretmenleri toplantıya çağırdı.
- E) Bu ilacı doktor önermeden kullanmayın. ✓
'Bu ilacı doktor önermeden kullanmayın.' cümlesinde 'doktor' sözcüğü yalın hâlde kullanılmış, oysa cümle yapısına göre 'doktorun önermesi' gereklidir; yani tamlayan eki (-ın) eksiktir. Doğru kullanım 'Bu ilacı doktorun önermesi olmadan kullanmayın.' ya da 'Bu ilacı doktor önermeden (siz) kullanmayın.' biçiminde olabilir; ancak mevcut yapıda 'doktor' sözü cümleye anlam bulanıklığı katmakta, özne mi yoksa tamlayan mı olduğu belirsizleşmektedir.
9. Aşağıdaki cümlelerin hangisinde yanlış sözcük seçiminden kaynaklanan anlatım bozukluğu vardır?
- A) Soruyu cevapladım fakat doğru gidemedi. ✓
- B) Arkadaşım benden özür diledi.
- C) Toplantıya iştirak ettim.
- D) Bu haberi duyunca çok sevindim.
- E) Sınav sonuçları bugün açıklandı.
'Soruyu cevapladım fakat doğru gidemedi.' cümlesinde 'gidemedi' eylemi burada anlamsız kullanılmıştır; 'gitmek' sözcüğü 'cevap' ile doğru bir anlam bütünü oluşturmaz. Doğru sözcük 'çıkamadı' ya da 'doğru olmadı' olmalıdır: 'Soruyu cevapladım fakat doğru çıkamadı/doğru olmadı.' Bu tür bozukluklar 'deyim ve kalıp yanlışlıkları' başlığı altında da değerlendirilir.
10. Aşağıdaki cümlelerin hangisinde tamlama yanlışlığından kaynaklanan anlatım bozukluğu yoktur?
- A) Türkiye'nin ihracat rakamları artmıştır. ✓
- B) Ahmet'in kitabı çok beğenildi.
- C) Öğrencinin başarısı herkesi sevindirdi.
- D) Türkiye ihracat rakamları artmıştır.
- E) Ahmet kitabı çok beğenildi.
A ve C ve E seçeneklerinde tamlayan eki (-ın/-in) doğru biçimde kullanılmıştır. B seçeneğinde 'Türkiye ihracat rakamları' tamlamasında tamlayan eki düşmüş, bu da belirsizliğe yol açmıştır. D seçeneğinde 'Ahmet kitabı çok beğenildi.' cümlesinde özne belirsizliği vardır: Ahmet mı beğendi, yoksa Ahmet'in kitabı mı beğenildi? Anlatım bozukluğu içermeyen, yani doğru olan seçenek A'dır.
11. Aşağıdaki cümlelerin hangisinde birden fazla anlama gelen (çok anlamlılıktan kaynaklanan belirsizlik içeren) bir anlatım bozukluğu vardır?
- A) Güzel bir şehirde yaşıyorum.
- B) Kitabı rafın üstüne koydu.
- C) Hava çok soğuk bugün.
- D) Arkadaşım erken kalktı.
- E) Güzel kız kardeşini getirdi. ✓
'Güzel kız kardeşini getirdi.' cümlesinde 'güzel' sıfatı hem 'kız' hem de 'kız kardeş' sözcüğünü niteleyebilir: (1) güzel olan kız kardeşini getirdi, (2) güzel kız olan kardeşini getirdi. Bu çok anlamlılık, anlatım bozukluğu oluşturur. Belirsizliği gidermek için 'güzel olan kız kardeşini getirdi' ya da 'kız kardeşinin güzelini getirdi' gibi bir yapı tercih edilmelidir.
12. Aşağıdaki cümlelerin hangisinde eylemsinin (fiilimsinin) öznesiz kullanılmasından kaynaklanan anlatım bozukluğu vardır?
- A) Koşarak gelince yoruldu. ✓
- B) Erken kalkıp okula gitti.
- C) Müzik dinleyerek çalışırım.
- D) Sınavı kazanmak için çok çalıştı.
- E) Uyumadan önce kitap okurum.
'Koşarak gelince yoruldu.' cümlesinde 'koşarak gelen' kişi ile 'yorulan' kişinin aynı özneye ait olduğu açık görünmektedir; ancak özne belirtilmediği için cümle anlam belirsizliği taşır: Kim koştu, kim yoruldu? Başka bir öznenin söz konusu olabileceği bağlamlarda bu yapı anlatım bozukluğu oluşturur. Doğru kullanım 'O koşarak gelince yoruldu.' ya da 'Koşarak geldiğinde yoruldu.' biçiminde olmalıdır.
13. "Gazeteci, röportaj yaptığı sanatçının söylediklerini okuyucularına aktarırken bazı bölümleri değiştirmiş ve sanatçı bu durumdan haberdar edilmedi." cümlesindeki anlatım bozukluğunun nedeni aşağıdakilerden hangisidir?
- A) Özne belirsizliği ✓
- B) Yüklem-özne uyumsuzluğu
- C) Gereksiz sözcük kullanımı
- D) Zaman uyumsuzluğu
- E) Anlam kayması
Cümlede 'haberdar edilmedi' edilgen çatılı yükleminin öznesi belirsizdir: sanatçı mı haberdar edilmedi yoksa okuyucular mı? Bağlamdan sanatçının kastedildiği anlaşılsa da dil bilgisi açısından özne belirsizliği söz konusudur. Bu tür belirsizlik, cümlede iki farklı anlama yol açtığından özne belirsizliği kategorisine girer. Diğer seçeneklerdeki bozukluklar bu cümlede bulunmamaktadır.
14. "Yetkililerin aldığı kararlar, halkın büyük tepkisine yol açtı ve kamuoyu bu gelişmeleri yakından takip etti." cümlesiyle anlatım bozukluğu bakımından aynı hatayı içeren cümle aşağıdakilerden hangisidir?
- A) Çocuklar parkta oynarken hava karardı ve eve döndüler.
- B) Kasaba sakinleri, fabrikadan çıkan dumanın sağlıklarını tehdit ettiğini düşünüyor.
- C) Proje ekibi raporu hazırladı ve sunum için gerekli materyalleri topladılar. ✓
- D) Öğretmen sınavı hazırladı ve öğrenciler başarıyla geçtiler.
- E) Yönetim kurulu kararı açıkladı ve basın toplantısı düzenledi.
Sorudaki örnek cümlede özne birliği bozulmuştur: birinci yargıda özne 'kararlar', ikinci yargıda ise 'kamuoyu'dur; iki yargı 've' bağlacıyla bağlandığında farklı öznelerin ortak yüklem altına girmesi anlatım bozukluğu doğurur. A) seçeneğinde de aynı hata vardır: 'proje ekibi raporu hazırladı' derken tekil özne kullanılmış, ikinci yargıda ise 'topladılar' denerek çoğul yüklem kullanılmıştır. Özne-yüklem uyumsuzluğu ile birlikte özne belirsizliği iç içe geçmektedir. Diğer seçeneklerde bu hata yoktur ya da farklı bozukluklar mevcuttur.
15. Aşağıdaki cümlelerin hangisinde anlam belirsizliğine yol açan bir anlatım bozukluğu vardır?
- A) Araştırmacılar, deneyin sonuçlarını meslektaşlarıyla paylaştı.
- B) Sınıfın en başarılı öğrencisi ödülünü aldı ve herkes onu tebrik etti.
- C) Şirketteki çalışanlar, bu yıl maaşlarının artacağını umuyorlar.
- D) Yazar, on yıl önce kaleme aldığı romanını yeniden gözden geçirdi.
- E) Müdür, asistanına projeyi bitirmesi için üç gün süre tanıdığını hatırlattı. ✓
'Müdür, asistanına projeyi bitirmesi için üç gün süre tanıdığını hatırlattı' cümlesinde 'projeyi bitirmesi' ifadesi iki anlama gelebilir: müdürün projeyi bitirmesi mi gerekiyor, yoksa asistanın mı? Dolaylı anlatımda öznenin belirsizleşmesi anlam karmaşasına yol açar. 'Müdür, asistanına onun projeyi bitirmesi için...' ya da 'Müdür, asistanına kendi projesini bitirmesi için...' biçiminde düzeltilmesi gerekir. Diğer seçeneklerde anlam açık ve belirgindir.
16. "Bu romanı okumak, insana hem derin bir hüzün hem de umut vermektedir." cümlesindeki anlatım bozukluğu hangi seçenekte doğru açıklanmıştır?
- A) 'İnsana' sözcüğü cümlede gereksiz yere kullanılmıştır.
- B) Cümlede zaman kipi yanlış kullanılmıştır.
- C) 'Okumak' mastarı özne görevini üstlenemez.
- D) Yüklem olan 'vermektedir' sözcüğü yalnızca 'umut' nesnesine uygun olup 'hüzün' ile bağdaşmamaktadır. ✓
- E) 'Hem... hem de' bağlacı olumsuz anlamları birbirine bağlayamaz.
Cümlede 'hem derin bir hüzün hem de umut vermektedir' yapısı yanlıştır çünkü 'vermek' fiili 'umut' nesnesiyle uyum sağlarken 'hüzün' ile uyum sağlamamaktadır. 'Hüzün vermek' deyim olarak kabul görmez; bunun yerine 'hüzündendirmek, hüzün yaşatmak, hüzünlendirmek' gibi yapılar kullanılmalıdır. Bu, yüklemi paylaşan nesnelerden birinin yüklemle anlam bağdaşmazlığı içermesinden kaynaklanan bir anlatım bozukluğudur. Doğrusu 'hem derin bir hüzün yaşatmakta hem de umut vermektedir' biçiminde olmalıdır.
17. Aşağıdaki cümlelerin hangisinde özne-yüklem kişi uyumsuzluğu dışında bir anlatım bozukluğu daha bulunmaktadır?
- A) Ben ve arkadaşım, bu meseleyi kendi aramızda çözdük.
- B) Onlar da tıpkı bizim gibi bu zorluğun üstesinden gelmek istediler.
- C) Siz ve o, konuyu en iyi bilensiniz.
- D) Ekipteki herkes göreve tam anlamıyla katıldılar ve başarıya ulaştılar. ✓
- E) Komite, oylamanın ardından kararını açıkladı ve toplantıya son verdi.
B) seçeneğinde iki ayrı bozukluk vardır. Birincisi, 'herkes' belirsiz zamiri tekil kabul edildiğinden yüklem 'katıldı' ve 'ulaştı' biçiminde olmalıyken 'katıldılar' ve 'ulaştılar' çoğul yüklem kullanılmıştır (özne-yüklem kişi uyumsuzluğu). İkincisi, 'tam anlamıyla katıldılar' ifadesindeki 'tam anlamıyla' zarfı 'göreve katılmak' eylemiyle anlam bağlamında zayıf bir ilişki kurar; uygun ifade 'eksiksiz biçimde' ya da 'tüm gereklilikleriyle' olmalıdır. Diğer seçeneklerde bu çift bozukluk bir arada bulunmaz.
18. "Uzun yıllar boyunca süregelen bu sorun, birçok aile tarafından görmezden gelindi ve çocuklar bu durumdan ciddi ölçüde etkilendiklerini dile getirdi." cümlesinde yer alan anlatım bozukluğu aşağıdakilerden hangisidir?
- A) Yüklem eksikliği
- B) Bağlaç yanlışlığı
- C) Gereksiz sözcük kullanımı
- D) Çatı uyumsuzluğu
- E) Özne-yüklem sayı uyumsuzluğu ✓
'Çocuklar bu durumdan ciddi ölçüde etkilendiklerini dile getirdi' bölümünde özne-yüklem sayı uyumsuzluğu vardır. 'Çocuklar' çoğul özneye karşılık 'dile getirdi' tekil yüklem kullanılmıştır; doğrusu 'dile getirdiler' olmalıdır. Cümlenin ilk bölümündeki 'süregelen' sözcüğüyle 'uzun yıllar boyunca' birlikte kullanımı anlam yinelemesi gibi görünse de 'süregelen' sürekliliği, 'uzun yıllar boyunca' ise zaman dilimini belirttiğinden bu anlatımı tekrar olarak değil vurgu olarak okumak mümkündür. Asıl belirgin hata sayı uyumsuzluğudur.
19. Aşağıdaki cümlelerin hangisinde 'ile' bağlacının yanlış kullanımından kaynaklanan anlatım bozukluğu vardır?
- A) Köyün yaşlıları ile gençler bu karardan farklı biçimlerde etkilendi. ✓
- B) Müdür, çalışanlar ile toplantı yaptı ve sorunları değerlendirdi.
- C) Başarı ile şansın her zaman birlikte gelmediğini biliyoruz.
- D) Ahmet ile Mehmet, projeyi birlikte tamamladı.
- E) Okul ile aile iş birliği, öğrencilerin gelişimine katkı sağlar.
D) seçeneğinde 'köyün yaşlıları ile gençler bu karardan farklı biçimlerde etkilendi' cümlesinde 'yaşlıları' sözcüğü iyelik eki almış ('köyün yaşlıları') ancak 'gençler' sözcüğü almamıştır. 'İle' bağlacıyla bağlanan iki öğenin tamlama yapısı paralel olmalıdır: ya 'köyün yaşlıları ile köyün gençleri' ya da 'köydeki yaşlılar ile gençler' biçiminde düzeltilmelidir. Ayrıca 'farklı biçimlerde etkilendi' yüklemi çoğul özneyle uyumsuz olup 'etkilendiler' olmalıdır; bu da ikinci bir bozukluk yaratır. Diğer seçeneklerde 'ile' doğru kullanılmıştır.
20. "Sanatçının yeni albümü, müzik dünyasında büyük yankı uyandırdı; eleştirmenler tarafından yılın en iyi yapıtı olarak değerlendirildi ve milyonlarca dinleyiciye ulaştı." cümlesindeki anlatım bozukluğunu gidermek için aşağıdakilerden hangisi yapılmalıdır?
- A) Noktalı virgül yerine 'ancak' bağlacı kullanılmalıdır.
- B) 'Büyük yankı uyandırdı' yerine 'büyük ilgi gördü' kullanılmalıdır.
- C) 'Yılın en iyi yapıtı' yerine 'yılın en iyi albümü' denmelidir.
- D) 'Milyonlarca dinleyiciye ulaştı' ifadesindeki özne açıkça belirtilmelidir.
- E) 'Eleştirmenler tarafından' ve 'milyonlarca dinleyiciye ulaştı' yüklemleri aynı özneye (albüm) bağlanmış; ancak 'ulaştı' etken, 'değerlendirildi' edilgen çatılı olduğundan çatı tutarsızlığı giderilmelidir. ✓
Cümlede 'albüm' hem 'değerlendirildi' (edilgen çatı) hem de 'ulaştı' (etken çatı) yüklemlerinin öznesidir. Edilgen yapıda özne işi yapan değil, işe konu olan konumdadır; etken yapıda ise özne eylemi bizzat gerçekleştirir. 'Albüm değerlendirildi' edilgen kullanım doğrudur; ancak 'albüm ulaştı' ifadesi albümü irade sahibi bir varlık gibi konumlandırır. Doğrusu 'milyonlarca dinleyiciye ulaşıldı' (edilgen) ya da özne değiştirilerek 'milyonlarca dinleyici tarafından dinlendi' biçiminde olmalıdır. Çatı tutarsızlığı bu cümlenin temel bozukluğudur.
21. Aşağıdaki cümlelerin hangisinde, örtük özne kayması nedeniyle oluşan anlatım bozukluğu, cümlenin yüzeydeki mantıksal tutarlılığını bozmadan gizlenmiştir?
- A) Belgeyi inceleyerek hazırlanan rapor, müdürün masasına bırakıldı. ✓
- B) Uzun yıllar denizde çalışan kaptan, limana yanaştığında görevini devretti.
- C) Kitabı okuyan çocuk, saatler geçtikçe yorulduğunu hissetti ve lambanın söndüğünü fark etti.
- D) Sabah erkenden kalkan Meral, hazırladığı bavulunu arabaya kaldırdı ve komşusu kapıya çıkınca ona vedalaştı.
- E) Sınava çalışırken uyuyakalan öğrenci, ertesi gün soruların büyük bölümünü boş bıraktı.
C seçeneğinde 'belgeyi inceleyerek' eylemi bir özneden beklenirken cümlenin asıl öznesi 'rapor'dur. Rapor belgeyi inceleyemez; inceleme eylemini gerçekleştiren kişi cümlede hiç yer almaz. Bu durum 'örtük özne kayması' olarak adlandırılır ve anlatım bozukluğunu yüzeyde belirgin değilmiş gibi gösterir; cümle dil bilgisi açısından kabul edilebilir görünse de anlam açısından tutarsızdır. Diğer seçeneklerde özne-eylem ilişkisi tutarlıdır.
22. Aşağıdaki cümlelerin hangisinde, sözcüğün hem gerçek hem mecaz anlamının aynı anda kullanılmaya çalışılmasından kaynaklanan anlatım bozukluğu vardır?
- A) Soğuk bakışları odadaki sıcak atmosferi bir anda dağıttı.
- B) Sözleri taş gibi sert olduğundan kimse ona yaklaşmak istemiyordu.
- C) Kalbini açarak anlattığı bu hikâye, herkesi derinden etkiledi.
- D) Bu şiir, okuyucunun yüreğini dağlayan derin bir acıyla yüklüdür.
- E) Keskin zekâsı ve keskin tırnak makası onun en büyük silahlarıydı. ✓
C seçeneğinde 'keskin' sözcüğü, 'keskin zekâ' tamlamasında mecaz anlamıyla (zeki, çabuk kavrayışlı), 'keskin tırnak makası' tamlamasında ise gerçek anlamıyla (iyi kesen) kullanılmaktadır. Bir cümlede aynı sözcüğün iki farklı anlam değeriyle bir arada sıralanması, anlam tutarsızlığına yol açan bir anlatım bozukluğudur çünkü okuyucu sözcüğün hangi anlam katmanında kullanıldığını ayırt edemez ve cümle anlam birliğini yitirir. Diğer seçeneklerde böyle bir çift anlamlılık sorunu yoktur.
23. Aşağıdakilerden hangisinde, bağlaçla kurulan sıralı yapıda anlam ve dilbilgisi bakımından birbirini dışlayan iki durum aynı anda doğruymuş gibi sunulmuş ve bu durum anlatım bozukluğuna yol açmıştır?
- A) Kitapları hem okur hem de okumaz, bu yüzden bilgi düzeyi tartışmalıdır. ✓
- B) Ya bu işi kabul eder ya da başka bir çözüm yolu ararsın.
- C) Çalışkan olduğu kadar dürüst olduğunu herkes bilirdi.
- D) Hem anlayışlı hem de sabırsız biri olduğu için insanlar onu çok severdi.
- E) Hem güler hem ağlar; bu yüzden ne düşündüğünü anlamak güçtür.
C seçeneğinde 'hem okur hem de okumaz' yapısı, mantık ilkesi gereği aynı özne için eş zamanlı olarak doğru olamayacak iki durumu bir arada sunmaktadır. 'Hem...hem de' bağlacı iki uyumlu özelliği birleştirmek için kullanılır; birbirini çelişkili biçimde dışlayan iki eylem bu bağlaçla sıralanamaz. A seçeneğindeki 'anlayışlı-sabırsız' karşıtlığı gerçek hayatta bir arada bulunabilir; E seçeneğindeki 'güler-ağlar' ise duygusal çelişkiyi anlatmak için edebi bir kullanım olduğundan bozukluk sayılmaz. Yalnızca C'de yapısal ve mantıksal bozukluk birlikte vardır.
24. Aşağıdaki cümlelerde altı çizili bölümler incelendiğinde, hangisinde 'tamlama yanlışlığı' ile 'yakın anlamlı sözcüklerin karıştırılması' bozuklukları aynı anda iç içe geçmiş durumdadır?
- A) Anlatının duygusal derinliği, karakterlerin iç çatışmalarından beslenen ruhsal bir bunalımı yansıtır.
- B) Binlerce yıllık tarihsel miras, yaşanmış geçmişin bize bıraktığı kültürel miraslardır. ✓
- C) Öğrencilerin bilgi birikimi, eğitim gördükleri öğrenim yılları boyunca şekillenir.
- D) Çocuğun meraklı bakışları, etrafındaki dünyayı anlamaya çalışan birinin gözlerini yansıtıyordu.
- E) Bu romanın yazımsal tekniği, olayların aktarım biçimini doğrudan etkiler.
B seçeneğinde iki ayrı bozukluk iç içedir. Birincisi, 'tarihsel miras' ve 'kültürel miras' sözcüklerinin yakın anlamlı oldukları düşünülerek aynı anlamda kullanılmaya çalışılması; oysa bu iki kavram birbirinden farklıdır. İkincisi, 'yaşanmış geçmişin bize bıraktığı miraslardır' ifadesinde 'miras' sözcüğünün çoğullanması tamlama ve anlam açısından yanlıştır; 'miras' zaten bir bütünlüğü ifade eder. Ayrıca 'tarihsel miras' tamlaması başta kullanılmış, cümle sonunda 'kültürel miraslardır' ifadesiyle devam edilmiş; bu da tamlama tutarsızlığı yaratmıştır. Diğer seçeneklerde bu iki bozukluk birlikte bulunmamaktadır.
25. Aşağıdaki cümlelerin hangisinde, yüklemin zaman ve kip değerleri arasındaki çelişki, cümlenin genel anlam akışına rağmen fark edilmesi güç bir anlatım bozukluğuna yol açmaktadır?
- A) Yıllarca beklediği o anın, bir gün mutlaka geleceğine inanmaktadır.
- B) Dün sabah erken kalktım ve hazırlanmaya başlıyorum. ✓
- C) Sınava gireceği günü o denli özlüyordu ki sonunda çalışmaya başladı.
- D) Yarın toplantıya katılacaktım ama planlarım değişti.
- E) Henüz gelmemiş olan konuklar için hazırlıkların tamamlanması gereklidir.
A seçeneğinde 'dün' zaman zarfıyla geçmiş zamana gönderme yapılmış, 'kalktım' eylemi geniş-geçmiş zaman kipinde doğru kullanılmıştır; ancak 'hazırlanmaya başlıyorum' eylemi geniş zamanda (şimdiki zamana yakın) kullanılmıştır. Aynı cümle içinde geçmişi anlatan bir zarf ve geçmiş zaman kipiyle başlayan cümle, şimdiki zamana kayarak zaman uyumsuzluğu yaratmaktadır. B seçeneğindeki 'katılacaktım' ise gelecek-in-geçmişi ifade eden koşullu bir kullanım olup bağlamıyla tutarlıdır. D ve E seçeneklerinde bağlamsal zaman kayması yoktur. Yalnızca A'da açık bir kip-zaman çelişkisi mevcuttur.