Genel Tekrar Testi - 82
Aşağıdaki cümlelerin hangisinde birleşik fiillerin yazımıyla ilgili bir _yanlışlık yapılmıştır_?
Bu testteki tüm sorular ve cevapları (25 soru)
1. Aşağıdaki cümlelerin hangisinde birleşik fiillerin yazımıyla ilgili bir _yanlışlık yapılmıştır_?
- A) Kimi oyun yazarları, eserlerinde uzun diyaloglardan kaçınmayı tercih eder.
- B) Her metnin kendine has bir üslup özelliği taşıdığını gözardı etmemelisiniz. ✓
- C) Faruk Nafiz Çamlıbel, aruzla yazma anlayışını terk ederek heceye yönelmiştir.
- D) “Bakakalırım giden geminin ardından” derken neler hissediyordu acaba şair?
- E) Edebiyatımızın bazı dönemlerinde saf şiir anlayışının öne çıktığına şahit oluyoruz.
“Göz ardı etmek” ayrı yazılır. B seçeneğinde “gözardı” bitişik yazıldığı için birleşik fiilin yazımı yanlıştır. Yeni sıralamada doğru cevap B seçeneğidir.
2. Sözler sükûtu eğiledursun Bakışlarda alevleniversin anlam Lüzumu yok ki cümleler kursun Gözlerde en usturuplu yol yordam Bırak sınırsız anlamlar doğursun Bu dizelerde aşağıdakilerden hangisi _yoktur_?
- A) Yardımcı fiille oluşan birleşik fiil ✓
- B) Tezlik fiili
- C) Basit fiil
- D) Sürerlik fiili
- E) Türemiş fiil
Dizelerde “eğiledursun” sürerlik, “alevleniversin” tezlik, “kursun/doğursun” basit fiil; “alevlen-” gibi türemiş fiil örneği vardır. Yardımcı fiille kurulan birleşik fiil yoktur. Doğru cevap A seçeneğidir.
3. Aşağıdaki cümlelerin hangisinde bir deyim _yoktur_?
- A) İhtiyar, küçük çocuğun elinden tutmuş, neşeli neşeli konuşuyordu. ✓
- B) Siyah bulutlar ve soğuk hava kışın yaklaştığını haber veriyor bize.
- C) Çocuk artık gemi azıya almış, ne annesini dinliyor ne babasını.
- D) Genç adam, elindekilerle yetinmeyen, gözü yükseklerde biriydi.
- E) Babasının ölümünden sonra ailenin geçimini üzerine almış, ekmeğini taştan çıkarmıştı.
B'de 'gözü yükseklerde olmak', C'de 'gemi azıya almak', D'de 'haber vermek', E'de 'ekmeğini taştan çıkarmak' deyimleri yer almaktadır. A seçeneğindeki 'küçük çocuğun elinden tutmak' eylemi ise mecazi bir deyim değil, tamamen gerçek anlamıyla (elinden tutarak yürütmek) kullanılmıştır. Doğru cevap A seçeneğidir.
4. Aşağıdaki parçalardan hangisi “Olguları gözlemleyerek elde ettiği ham malzemeyi sanatın keskisiyle güzelce yontamayan kişiye sanatçı diyemeyiz çünkü ham malzeme ancak sanatçının damgasını taşıyan bir söyleyişle sanata dönüşür.” düşüncesine uzak düşmektedir?
- A) Necati Cumalı, Karakol şiirinde sosyal yaşamdan aldığı konuyu çiğ ve kaba bir şekilde değil onu şiirsel ve kişisel bir üslupla vermeyi başarıyor.
- B) “İndim yârin bahçesine/Parsellenmiş” dizesini basit bir imar faaliyetini eleştiren yazı olmaktan çıkarıp şiir katına çıkaran nedir? Özdemir Asaf’ın kendine özgü ironik söyleyişindeki çarpıcılıktır.
- C) Musahipzade Celal, konularını Osmanlının son zamanlarından almış, Aynaroz Kadısı’nda olduğu gibi görevini kötüye kullanan yöneticileri teşhir etmiştir; bunu yaparken de geleneksel tiyatromuzla bağ kurmayı ihmal etmemiştir. ✓
- D) Faruk Nafiz, 1925’te Canavar oyununu yazarak daha sonra yazılacak olan köy tiyatrolarının yolunu açmıştır. Onun Anadolu’daki insan gerçekliğini estetize eden anlatımı ise eserin en büyük başarısıdır.
- E) Çanakkale Savaşı’na katılan, gerçek hayattan sahneler sunan hikâye ustası Fahri Celalettin Göktulga’nın Talak-ı Selase ve Kına Gecesi gibi hikâyelerini okuyan sanatseverler, özgün bir dille yazılmış başarılı hikâyelerle karşı karşıya olmanın keyfini çıkaracaklardır.
Öncül cümlede, ham gerçekliğin sanat olabilmesi için mutlaka sanatçının özgün ve estetik üslup süzgecinden (yontusundan) geçmesi gerektiği savunulmaktadır. A, B, D ve E seçeneklerinde sırasıyla konuların 'estetize edilmesi', 'özgün ironik söyleyişle şiir katına çıkarılması', 'sanatsal dille işlenmesi' vurgulanırken; C seçeneğinde sadece Musahipzade Celal'in konularını tarihten aldığı ve geleneksel tiyatro kalıplarını kullandığı nesnel olarak belirtilmiştir, gerçekliğin sanatsal üslupla dönüştürülmesine dair bir vurgu bulunmamaktadır. Dolayısıyla doğru cevap C seçeneğidir.
5. Yüzümde ilk sakalımın belirdiği gençlik günlerim ile saçlarıma ilk akların düştüğü yaşlılık dönemim arasına sığan kısacık bir yarım yüzyılda, normal şartlarda on farklı kuşağın ancak yaşayabileceği kadar büyük dönüşümler ve sarsıcı tarihi olaylar gerçekleşti. Benim neslimden her insan bu ani yükselişleri ve yıkıcı çöküşleri iliklerine kadar hissetti. Bazen bu tecrübeler yüzünden 'Ben tek bir şahsiyet miyim yoksa birbirinden apayrı insanlar mıyım?' diye şüpheye düşüyorum. Hayatımdan bahsettiğimde hemen arkasından 'Hangi hayatım?' diye kendime sormadan edemiyorum. Savaş öncesindeki huzurlu günlerim mi, dünya savaşlarının dehşeti altındaki yıllarım mı yoksa bugünkü sürgün hayatım mı? 'Evim' kelimesini kullandığımda duraksıyor, Salzburg'daki eski konağımı mı, Bath'daki sığınağımı mı yoksa Viyana'daki baba ocağımı mı kastettiğimi hemen kestiremiyorum. Kendi yurdumun insanlarından bahsederken bile ne oraya ait kalabildiğimi ne de buradaki yeni dünyaya eklemlenebildiğimi fark edip irkiliyorum. Aşağıdakilerden hangisi bu parçada konuşan kişinin kendisini anlatmak için kullandığı bir yargı _olamaz_?
- A) Gelecek güzel günler için kişisel rahatımı ve konforumu feda ettim. ✓
- B) Ulusal, zamansal ve mekânsal açıdan aidiyet duygumu yitirdim.
- C) Kısa zamanda maruz kaldığım radikal değişikliklere ayak uydurmak isterken çok bocaladım.
- D) Birbiriyle çelişik yaşantılarım sebebiyle kişilik bölünmesine uğradığımı hissediyorum.
- E) Ait olduğu yere dönemeyen, içinde bulunduğu ortama giremeyen bir insanın yabancılaşması ve yalnızlaşması neymiş bizzat tecrübe ettim.
Metinde konuşan kişi aidiyetini yitirdiğini (B), sarsıcı değişimlerde bocaladığını (C), kişilik bölünmesi hissettiğini (D) ve yurduna yabancılaşarak yalnızlaştığını (E) Salzburg, Viyana, Bath örnekleri ve 'farklı varlıklar mıyım?' sorgusuyla anlatmıştır. Ancak gelecek nesillerin güzel günleri adına 'kendi rahatını ve konforunu feda ettiğine' dair herhangi bir toplumsal amaç veya kahramanlık ifadesi metinde yer almamaktadır. Doğru cevap A seçeneğidir.
6. Aşağıdaki cümlelerin hangisinde soru anlamı belirteçle sağlanmıştır?
- A) Burayı niye işaretlemişler acaba? ✓
- B) Nereyi tercih etmeyi düşünüyorsunuz?
- C) Ne tür kitaplar okumayı seversiniz?
- D) Onun ne zaman geleceğini biliyor musunuz?
- E) Hangi hakla dilekçemizi almıyorsunuz?
A seçeneğinde “niye” sözcüğü eylemin nedenini sorar ve soru zarfıdır. Diğer seçeneklerde soru anlamı sıfat ya da zamirle sağlanmıştır. Doğru cevap A seçeneğidir.
7. “Ya bir yol aç, ya bir yol bul ya da yoldan çekil.” cümlesiyle anlatılmak istenen düşünce hangisidir?
- A) Eleştiri, insanların kendilerini dev aynasında değil, boy aynasında görmesini sağlar.
- B) Topluma faydalı olacak işlerde bulunmuyorsanız en azından zarar vermeyin. ✓
- C) Buluşlar, insanlığın önünü aydınlatan fenerler gibidir ve tüm mucitler saygıdeğerdir.
- D) Lafla icraat yapmaya çalışan insanların yapabileceği en iyi şey koca bir hiçtir.
- E) Önder insanlar, toplum yararına çalışan ve sözünü tutanlardan çıkar.
Söz, bir işte çözüm üretmeyi ya da en azından engel olmamayı öğütler. B seçeneği de topluma yararlı bir iş yapmıyorsan zarar verme düşüncesini taşır. Doğru cevap B seçeneğidir.
8. Aşağıdaki dizelerin hangisinde “ulama”ya bir örnek _yoktur_?
- A) Zemheride gül ister benden.
- B) Yâr deyince kalem elden düşüyor.
- C) Tırtıl iki diş bulsa eğer ormanı yerdi.
- D) Değmen benim gamlı yaslı gönlüme. ✓
- E) Sert oldu hava çıkma koyundan kuzucağım.
A'da 'gül ister' (l-i), B'de 'kalem elden' (m-e), C'de 'eğer ormanı' (r-o), E'de 'Sert oldu' (t-o) kelimeleri arasında ulama vardır (ünsüzle biten kelimenin ünlüyle başlayan kelimeye bağlanarak okunması). D seçeneğindeki 'Değmen benim gamlı yaslı gönlüme' dizesinde ise ulama yapılabilecek bir ses ilişkisi bulunmamaktadır. Doğru cevap D seçeneğidir.
9. Aşağıdakilerden hangisinde “-ıcı/-ici” eki alan sözcük farklı bir görevde kullanılmıştır?
- A) Yıkıcı sözleriyle onu kendisine soğuttu.
- B) Bakıcı, bugün evimize gelmedi. ✓
- C) Delici aletlerle bu kağıtları deler.
- D) Geçici işlere fazla önem verme.
- E) Kesici aletle oynamak çok tehlikelidir.
'Bakıcı' sözcüğü bir kişiyi/mesleği ad olarak karşılar. Diğer seçeneklerdeki 'yıkıcı, delici, geçici, kesici' sözcükleri ise isimleri niteleyen sıfat görevindedir.
10. Hastaneye girdi, kapıda adının yazılı olduğu odasına geçti, çantasından çıkardığı kırmızı stetoskopu boynuna geçirdi, üniversiteye başladığı ilk gün anneciğinin hediye ettiği kuş desenli cüzdanı açtı ve siyah beyaz fotoğrafa baktı uzun uzun. Polikliniğe geçmeden önce ilk iş olarak yoğun bakım koridoruna yöneldi. Kekik kokuları çok daha baskındı ilaç kokulu ağır koridorda ya da Zeynep daha yoğun duyuyordu kekik kokularını. Nedense bugün daha yoğun hissetmişti bunu. Koridorda adımladığı yol, yine bitmez bir hâl almıştı. Steril elbiseleri giydi, kimliğini okuttu, kapı açıldı. Zeynep’in yüzünde güller açtı. Dertlerin dermanı, gecenin sabahı, kışın baharı karşılamıştı Zeynep’i. Bu parçanın anlatımı için, I. Olaylar üçüncü kişi ağzıyla aktarılmıştır. II. Cümlelerde kişilerin duygularına yer verilmemiştir. III. Farklı duyularla algılanabilecek ayrıntılar vardır. yargılarından hangileri doğrudur?
- A) Yalnız I.
- B) Yalnız II.
- C) I ve III. ✓
- D) II ve III.
- E) I, II ve III.
Olaylar Zeynep üzerinden üçüncü kişiyle anlatılır ve koku, görme gibi farklı duyulara seslenen ayrıntılar vardır. Ayrıca Zeynep’in duyguları da verildiği için II. yargı doğru değildir. Doğru cevap C seçeneğidir.
11. Bir sözümüz vardır, “…” der. Bu kitabın serüveni de öyle oldu. Kitabı on yıl önce yayımlamıştık. İki üç yılda bir yapılan baskılarda kitaba çok şey ekledim. İlk baskısı ile elinizdeki bu baskı karşılaştırıldığında ikisi arasındaki fark açıkça görülecektir. Bu parçada boş bırakılan yere düşüncenin akışına göre aşağıdaki sözlerden hangisinin getirilmesi en uygundur?
- A) El elden üstündür.
- B) Yiğit düştüğü yerden kalkar.
- C) Erken kalkan yol alır.
- D) İşleyen demir ışıldar.
- E) Kervan yolda düzülür. ✓
Parçada, kitabın yola ilk çıktığında eksikliklerinin olduğu fakat zamanla yapılan yeni baskılarda eklemelerle mükemmel hale getirildiği anlatılmıştır. Bu durum, bir işe başlanıp yola çıkıldıktan sonra eksikliklerin zamanla tamamlanacağını ifade eden 'Kervan yolda düzülür' atasözüyle tam olarak örtüşmektedir. Doğru cevap E seçeneğidir.
12. Aşağıdakilerin hangisinde “üzere” sözcüğü cümleye farklı bir anlam katmıştır?
- A) Biraz kafa dinlemek üzere tatile çıkmak istiyorum.
- B) Geri vermek üzere kardeşimden bir miktar borç aldım. ✓
- C) Arkadaşımla, çalışmak üzere kütüphaneye gideceğiz.
- D) Avlanmak üzere ilçemizin ormanlık alanına gittik.
- E) Pudingi soğumak üzere dışarı bıraktım.
A, C, D ve E seçeneklerinde “üzere” amaç ya da yakınlık anlamı verir. B seçeneğinde ise “geri vermek şartıyla” anlamındadır. Bu nedenle farklı kullanım B seçeneğindedir.
13. Ben uzun şiir yazamam. Bunun pek az örneği vardır. Aynı şekilde uzun yazı da yazamam. Yazılarım da, dikkat ederseniz, üç beş sayfayı hiç geçmez. - - - -. Sözü uzatmayı sevmiyorum galiba. Kısa yazayım, uzun yazayım diye bir düşünceyle başlıyor değilim şiire. Başlıyorum ve bitmesi gereken yerde şiir bitiyor. Demek ki o kadarı yetiyor. Bu parçada boş bırakılan yere, I. Şair, çok sözü, güzel söze çeviren kişidir aslında. II. Edebiyat dünyamız süslü cümlelerden kaçan büyük sanatçılarla dolu. III. Kısa şiirler yazmış olmam teknik bir gerekçeye dayanmıyor. yargılarından hangilerinin getirilmesi anlam akışına uygun olur?
- A) Yalnız I.
- B) Yalnız II.
- C) Yalnız III. ✓
- D) I ve II.
- E) II ve III.
Parçada yazar uzun şiir yazmamasının özel bir teknik gerekçeye dayanmadığını, şiirin bitmesi gereken yerde bittiğini anlatır. Bu akışı tamamlayan yargı III’tür. Doğru cevap C seçeneğidir.
14. İyi bir resmin sadece renklerle, nitelikli bir müzik eserinin sadece seslerle oluşturulamayacağını bilenler, iyi bir şiirin de yalnız kelimelerle yazılamayacağını, buna bir de —- eklemek gerektiğini de kabul ederler. Bu parçada boş bırakılan yere anlam akışına göre aşağıdakilerden hangisi _getirilemez_?
- A) atan bir yüreğin sesini
- B) sanatçılara özgü duyuş ve duyarlılıkları
- C) okurların yorum gücünü ✓
- D) “ilham” denilen iksiri
- E) toplumun duyurmak istediği sesini
Parçada şiirin sadece kelimelerden ibaret olmadığı, ona ruh katacak sanatsal duyarlılıkların, hislerin (yürek sesi, ilham, duyarlılıklar veya toplumsal ses gibi yazar kaynaklı ögelerin) katılması gerektiği vurgulanmıştır. Ancak 'okurların yorum gücü', şiirin yazılma aşamasında şairin katabileceği bir öge değildir, alımlama süreciyle ilgilidir. Bu nedenle boş bırakılan yere getirilemez. Doğru cevap C seçeneğidir.
15. Aşağıdakilerin hangisinde soru işareti (?) _yanlış kullanılmıştır_?
- A) İnsanlara saygı gösteriyor, onları yeterince anlayabiliyor muyuz?
- B) Çevremizdeki güzelliklerin farkına vardığımız söylenebilir mi?
- C) Kurallar koyup o kurallara kendimiz ne kadar uyuyoruz, tartışılır? ✓
- D) Aklımıza yatmayan durumlara katlanmayı nasıl başarabiliriz?
- E) Hayallerimize gem vurup hayata ayak uydurmaya ne kadar gayret ediyoruz?
C seçeneğinde cümle soru anlamı taşımadığı hâlde soru işaretiyle bitirilmiştir; “tartışılır” yargı cümlesidir. Yeni sıralamada doğru cevap C seçeneğidir.
16. I. Vatanın sınırlarını siyasi haritalar değil, temiz Türkçemiz belirler. II. Nerede Türkçe konuşuluyor ve türkülerimiz söyleniyorsa orası bizim vatanımızdır. Bu iki cümlenin anlamca doğru biçimde birleştirilmiş hâli hangisidir?
- A) Türkçenin konuşulduğu yerlerdeki bağrı yanık insanlar sayesinde vatanın sınırlarını belirleyen haritalar değil, dilimizin kendisi olmuştur.
- B) Dilin siyasi sınırları belirlediği günümüz dünyasında Türkçemiz pek çok farklı coğrafyadaki bağrı yanık, samimi insan tarafından kullanılmaktadır.
- C) Bağrı yanık insanlarımız tarafından türkülerimizin söylendiği her yer bizim sınırlarımız olduğundan siyasi haritalara önem vermemek gerekir.
- D) Anamızın ak sütü gibi temiz bildiğimiz Türkçemizin konuşulduğu her yeri öz vatanımız olarak kabul edebiliriz.
- E) Vatanın sınırlarının konuşulan dille belirlendiği günümüzde nerede Türkçe konuşuluyor, türkülerimiz okunuyorsa orası bizim vatanımızdır. ✓
İki cümlenin ortak düşüncesi, vatan sınırının yalnızca siyasi haritalarla değil Türkçenin yaşadığı yerlerle belirlendiğidir. E seçeneği hem Türkçenin konuşulduğu yerleri hem de türkülerin okunduğu coğrafyayı birlikte verir. Doğru cevap E seçeneğidir.
17. Serin rüzgârlara pencereni aç Karşında seherle değişen ağaç. Bak, seyret ağaran rengini ufkun Mahmur gözlerinde süzülsün uykun. Bırak saçlarınla oynasın rüzgâr Gümüş çıplaklığı bir başka bahar Bu dizelerde kaç çekimli eylem vardır?
- A) 6 ✓
- B) 4
- C) 7
- D) 5
- E) 8
Dizelerde “aç, bak, seyret, süzülsün, bırak, oynasın” sözcükleri çekimli eylemdir. Bu nedenle toplam altı çekimli eylem vardır. Doğru cevap A seçeneğidir.
18. (I) Büyük siyasal dönüşümler, rejim değişmeleri; bir toplumun köklü değişimlerini, farklılaşmalarını hazırlayan olaylardır. (II) Buna karşılık en köklü kopuşlarda bile değişmeleri ölçebileceğimiz, ilişkilendirebileceğimiz bir arka plan da her zaman vardır. (III) Değişen ile değişmeyen arasındaki arka plan, dönemlerin karakterini oluşturur. (IV) Bu, yaşamın ve doğanın içinde zaten mevcut bir durumdur. (V) Tanzimat’tan beri oluşagelen bütün yeni edebiyat hareketleri gibi Cumhuriyet’ten sonraki Türk şiirinin ilk özelliği de eskiyi reddederek yerine yeninin konulması çabaları olmuştur. (VI) Batı şiirinin geçtiği yolun daha yakından izlenmesi, modern anlayışların çeşitlenerek yerleşmesi, halk edebiyatının, folklorik ögelerin bu yeni zevk ve estetik içerisinde yeniden yorumlanması, bu sürecin belirleyenleri olmuştur. Bu parça iki paragrafa ayrılmak istenirse ikinci paragraf hangi cümleyle başlamalıdır?
- A) II.
- B) III.
- C) IV.
- D) V. ✓
- E) VI.
İlk dört cümlede toplumsal değişimlerin genel yapısı anlatılır. V. cümleden itibaren konu Cumhuriyet sonrası Türk şiirindeki değişime yönelir. Bu nedenle ikinci paragraf V. cümleyle başlamalıdır. Doğru cevap D seçeneğidir.
19. Aşağıdaki cümlelerin hangisinde "şöyle" sözcüğü ötekilerden farklı bir türde kullanılmıştır?
- A) Neredeyse şöyle birinin buralardan geçtiğine inanmayacaktım.
- B) Kapının önünde dakikalarca şöyle bekledim. ✓
- C) Tartışma şöyle bir boyuta ulaştı ki hepimiz hayrete düştük.
- D) Şöyle bir durumdan kimseye bahsetmemişti.
- E) Canan şöyle günlerde neşelenir, yerinde duramazdı.
A, C, D ve E seçeneklerindeki 'şöyle' sözcükleri birer ismi veya zamiri etkileyerek sıfat görevinde kullanılmıştır. B seçeneğinde ise 'şöyle' sözcüğü 'bekledim' eylemini etkilediği için zarf görevindedir. Dolayısıyla doğru cevap B seçeneğidir.
20. I. Hemen hemen hedefe ulaştık sayılır. II. Hafif hafif esen rüzgâr yüzümüzü okşuyordu. III. Olsa olsa üç gün önce gerçekleşmiştir. IV. Aşağı yukarı altı sene önce buradaydım. V. Zaman zaman bu sessiz koya gelir, dinlenirim. Yukarıdaki cümlelerde yer alan ikilemelerden hangisi kuruluşu bakımından diğerlerinden farklıdır?
- A) V.
- B) IV. ✓
- C) III.
- D) II.
- E) I.
I, II, III ve V numaralı cümlelerdeki ikilemeler aynı kelimenin tekrarıyla (hemen, hafif, olsa, zaman) kurulmuştur. IV numaralı cümledeki 'aşağı yukarı' ikilemesi ise karşıt (zıt) anlamlı kelimelerin bir araya gelmesiyle oluşturulmuştur. Doğru cevap B seçeneğidir.
21. Aşağıdakilerin hangisinde belirtili ad tamlaması kullanılmıştır?
- A) Günlerin ne kadar çabuk geçtiğini bir türlü anlayamazdı.
- B) Onun gibi dürüst insanlara rastlamak artık çok zor.
- C) Elindeki boya kutusu öbür sınıfın öğrencisine aitti.
- D) Herkes kadar senin de bu projede hakkın var. ✓
- E) Şehrimizin büsbütün kirlenmesine sonuna kadar karşıyız.
B seçeneğindeki 'senin hakkın' tamlaması, tamlayanı zamir olan belirtili isim tamlamasıdır (sen-in hak-ı-n). Diğer seçeneklerde belirtili isim tamlaması bulunmamaktadır. Doğru cevap D seçeneğidir.
22. Aile ortamında ahlaki prensiplerin kabul görmesi, somut ve soyut ödüllendirme mekanizmalarıyla sağlanır. Maddi ödüller genellikle erken yaşlarda tercih edilir ve temel kuralların benimsenmesinde teşvik edici olur. Manevi ödül ise çocuğa sunulan şefkat, takdir ve ilgi biçiminde belirir. ----. Güncel pedagoji çalışmaları da ahlak eğitiminde manevi yaklaşımların hem daha kalıcı hem de karakter gelişiminde daha yapıcı olduğunu kanıtlamaktadır. Somut ödüllerin kuralların özümsenmesine katkı sunmaktan ziyade zarar verebileceğini belirten uzmanlar, ödül odaklı ahlak bilincinin geçici olduğunu ve ileride bencil kişilik özelliklerine yol açabileceğini ifade etmektedir. Bu parçada boş bırakılan yere düşüncenin akışına göre aşağıdakilerden hangisi getirilmelidir?
- A) Çocuğun iç dünyasında duygusal yakınlıklar belirleyici olduğundan, bu tarz bir yaklaşım çoğunlukla maddi ödüllerden çok daha derin izler bırakır ✓
- B) Çocuğun kuralların mantığını sorgulamaya başlaması, manevi ödüllere olan duyarlılığını zamanla zayıflatır
- C) Bu yaş gruplarında dış dünyaya yöneldiğinden, aile içindeki manevi yaptırımlar etkisiz kalabilir
- D) Somut ödüller düzenli bir disiplinle sunulduğunda çocukta bir alışkanlık yaratacağı için manevi takdirle aynı seviyede etkilidir
- E) Ailedeki kuralların sadece maddi kaynaklarla desteklenmesi, çocuğun toplumsal sorumluluk hissini geliştirmesine zemin hazırlar
Parçada manevi ödülün çocuğun ahlak eğitimindeki gücünden bahsedilmiştir. Boşluktan sonra gelen 'pedagoji çalışmaları da manevi ödülün etkisini göstermektedir' ifadesi, öncesinde manevi ödülün neden güçlü olduğunu açıklayan bir yargı gerektirir. A seçeneğindeki 'duygusal yakınlıkların maddi ödüllerden daha derin izler bıraktığı' yargısı bu geçişi sağlar. Doğru cevap A seçeneğidir.
23. Aşağıdaki dizelerin hangisinde zincirleme ad tamlaması kullanılmıştır?
- A) Sokaktayım, sessiz bir sokak ortasında; yürüyorum, arkama dönmeden yürüyorum.
- B) Desem ki vakitlerden bir nisan akşamıdır, rüzgârların en serini senden esiyor.
- C) Eşya uyanmış gibi tılsımlı bir uykudan, sarmaşıklar ve böcek sesleri sarmış evi.
- D) Taşında otlar biten şu yolda yürümek; bir bahçe duvarının kokulu gölgesinden. ✓
- E) Ben küçük bir çocukken çaresiz bir yoksuldum; ömrün ağır yumruğu beni de inletti.
“Bir bahçe duvarının kokulu gölgesi” sözünde “bahçe duvarı” tamlaması başka bir tamlamanın tamlayanı durumuna geçmiştir. Bu yapı zincirleme ad tamlamasıdır. Doğru cevap D seçeneğidir.
24. Aşağıdaki cümlelerin hangisinde 'benzetme' sanatı yapılmamıştır?
- A) Aslan gibi kuvvetli bir adamdı.
- B) Cennet kadar güzel vatanımız var.
- C) İnci gibi dişleri parlıyordu.
- D) Bugün hava çok sıcak. ✓
A'da adama aslana, B'de vatana cennete, C'de dişlere inciye benzetme yapılmıştır. D seçeneğinde herhangi bir benzetme yoktur, düz bir anlatımdır.
25. Aşağıdaki cümlelerin hangisinde birleşik fiil, oluşumu bakımından diğerlerinden farklıdır?
- A) Hasta oldu.
- B) Yardım etti.
- C) Sabretti.
- D) Gidiverdi. ✓
A, B ve C seçenekleri 'İsim + Yardımcı Eylem' (etmek, olmak) yoluyla kurulmuştur. D seçeneğindeki 'Gidiverdi' (Git-i-verdi) ise 'Fiil + Fiil' (Kurallı Birleşik Fiil - Tezlik) yoluyla kurulmuştur.