Genel Tekrar Testi - 195
Aşağıdaki cümlelerin hangisinde 'ile' bağlacı (veya eki) yanlış kullanılmıştır?
Bu testteki tüm sorular ve cevapları (25 soru)
1. Aşağıdaki cümlelerin hangisinde 'ile' bağlacı (veya eki) yanlış kullanılmıştır?
- A) Hızla koşarak eve geldi.
- B) Kalemle yazdım.
- C) Arkadaşımla sinemaya gittim.
- D) Korkuyla titredi.
- E) Annesiyle kardeşi aynı okulda okur. ✓
C şıkkında 'Annesiyle kardeşi aynı okulda okur.' cümlesinde belirsizlik ve yanlışlık vardır. 'Annesiyle' ifadesi 'annesi ile (birlikte)' ya da 'annesinin' anlamı taşıyabilir. Cümle şu iki biçimde anlaşılabilir: (1) 'Annesi ve kardeşi aynı okulda okur.' (2) 'Annesiyle birlikte kardeşi aynı okulda okur.' Bu belirsizliği gidermek için 'annesi ile kardeşi' ya da 'hem annesi hem de kardeşi' ifadesi kullanılmalıdır. '-ile' eki burada birliktelik mi yoksa ortaklık mı bildirdiği anlaşılamamaktadır.
2. Aşağıdaki cümlelerin hangisinde deyimin yanlış kullanımından kaynaklanan bir anlatım bozukluğu vardır?
- A) Yorulunca kollarımı bağlayıp dinlendim. ✓
- B) Arkadaşının bu davranışı onu çok şaşırttı.
- C) Bu haberi duyunca aklım başımdan gitti.
- D) Sınav sonuçlarını beklerken canım çıkıyordu.
- E) O kadar çok çalıştı ki gözlerinin feri söndü.
C seçeneğinde 'kollarımı bağlayıp dinlendim' ifadesi yanlış kullanılmıştır. 'El bağlamak' deyimi dinlenmek anlamında değil, bir şeyi yapamamak/beklemek zorunda kalmak anlamında kullanılır. Doğru kullanımda kişi dinlenirken kollarını gerçekten bağlamaz. Deyim anlam bakımından cümleye uygun düşmemektedir.
3. Aşağıdaki cümlelerden hangisinde tamlayan-tamlanan ilişkisindeki eksiklikten kaynaklanan bir anlatım bozukluğu vardır?
- A) Ahmet'in kalemi masanın üzerindedir.
- B) Türkiye'nin başkenti Ankara'dır.
- C) Bu, Ayşe ve Mehmet'in evidir.
- D) Annemin ve babam bu kararı aldı. ✓
- E) Kardeşimin oyuncakları odada duruyor.
D seçeneğinde 'annemin ve babam' yapısında tamlayan eki tutarsız kullanılmıştır. 'Annemin' iyelik tamlaması oluştururken 'babam' bu tamlamayı tamamlamamaktadır. Doğrusu 'Annem ve babam bu kararı aldı.' ya da 'Annemin ve babamın bu kararı alması...' şeklinde olmalıdır. İki unsur da aynı ek yapısıyla kullanılmalıdır.
4. Aşağıdaki cümlelerin hangisinde eylem (fiil) çatısı yanlış kullanılmıştır?
- A) Çocuk düşürüldü. ✓
- B) Öğretmen tahtayı sildi.
- C) Pencereyi açtım.
- D) Bebek uyudu.
- E) Annem yemeği pişirdi.
D seçeneğinde 'düşürüldü' sözcüğü ettirgen ve edilgen çatıyı bir arada barındırmaktadır. 'Düşmek' → 'düşürmek' (ettirgen) → 'düşürülmek' (edilgen) zincirinde anlam bulanıklığı oluşabilir. Ancak bu cümlede asıl sorun, bağlam verilmediğinde öznenin belirsizleşmesidir. 'Çocuk düştü.' yerine 'Çocuk düşürüldü.' demek, birinin onu düşürdüğü anlamına gelir; bu bir çatı uyumsuzluğu örneğidir.
5. Aşağıdaki cümlelerin hangisinde eksik öge kullanımından kaynaklanan anlatım bozukluğu vardır?
- A) Hava çok soğuk bugün.
- B) Müdür öğrenciyi çağırdı ve ödüllendirdi. ✓
- C) Kardeşim okula gitti.
- D) Annem bana hediye getirdi.
- E) Ali kitabı aldı.
C seçeneğinde 'müdür öğrenciyi çağırdı ve ödüllendirdi' cümlesinde 'ödüllendirdi' eyleminin nesnesi olan 'onu/öğrenciyi' ibaresi ikinci yüklemin önünde yer almamaktadır. Bu yapıda 'ödüllendirdi' fiilinin öznesinin de 'müdür' olduğu anlaşılmaktadır; ancak nesne eksikliği değil, özne belirsizliği de sorun oluşturabilir. Yine de bu seçenek en belirgin eksik öge örneğini sunmaktadır.
6. Aşağıdaki cümlelerin hangisinde 'ile' bağlacının yanlış kullanımından kaynaklanan bir anlatım bozukluğu yoktur?
- A) Kitabı ile kalemi birbirine karıştırdı.
- B) Hem çalışmak hem de dinlenmek istiyorum. ✓
- C) Hız ile dikkatsizlik kazaya neden oldu.
- D) Ahmet ile arkadaşı sinemaya gitti.
- E) Kalem ile defterleri masaya koydum.
Bu soru anlatım bozukluğu OLMAYAN cümleyi sormaktadır. C seçeneğinde 'hem...hem de' bağlacı kurallı biçimde kullanılmıştır ve herhangi bir anlatım bozukluğu yoktur. Diğer seçeneklerde 'ile' bağlacının kullanımında bağlam sorunları ya da anlam bulanıklığı doğabilir. Doğru ve bozukluğu olmayan cümle C'dir.
7. Aşağıdaki cümlelerin hangisinde zaman uyumsuzluğundan kaynaklanan bir anlatım bozukluğu vardır?
- A) Geçen yıl bu şehre taşınmıştı ve her şey değişecek. ✓
- B) Dün okula gittim ve öğretmenimle konuştum.
- C) Şu an çok yorgunum.
- D) Sabah erken kalktım ve kahvaltı yaptım.
- E) Yarın toplantıya katılacağım.
C seçeneğinde 'geçen yıl taşınmıştı' ifadesi geçmiş zaman bildirirken 'her şey değişecek' ifadesi gelecek zaman bildirmektedir. Bu iki yüklem arasında mantıksal ve zamansal bir bağ kurulamamaktadır. Geçmiş bir eylemle başlayan cümlenin ikinci bölümünde de geçmiş ya da geçmişe bağlı bir zaman kullanılmalıydı: 'her şey değişmişti' veya 'her şey değişti' gibi.
8. Aşağıdaki cümlelerin hangisinde özne belirsizliğinden kaynaklanan bir anlatım bozukluğu vardır?
- A) Annem ve babam bizi ziyarete geldi.
- B) Kardeşim kitabını rafına koydu.
- C) Müdür sekreteri aradı ve ona işi anlattı. ✓
- D) Çocuklar parkta oynadı.
- E) Öğretmen sınıfta ders anlattı.
B seçeneğinde 'müdür sekreteri aradı ve ona işi anlattı' cümlesinde 'ona' zamirinin kime atıfta bulunduğu belirsizdir. 'Ona işi anlattı' ifadesindeki 'o' zamiri müdürü mü yoksa sekreteri mi işaret etmektedir? Bu belirsizlik özne/nesne karmaşasına yol açmaktadır. Doğru kullanımda hangi kişiden bahsedildiği açıkça belirtilmelidir.
9. Aşağıdaki cümlelerin hangisinde virgül yanlış kullanımı anlatım bozukluğuna yol açmıştır?
- A) Ahmet, Mehmet ve Ali birlikte çalıştı.
- B) Koşan, çocuklar yoruldu. ✓
- C) Sınavdan önce bol bol uyumalısın.
- D) Çalışkan, zeki ve başarılı bir öğrenciydi.
- E) Bugün hava güzel, dışarı çıkalım.
D seçeneğinde 'Koşan, çocuklar yoruldu.' cümlesinde virgül yanlış yere konulmuştur. 'Koşan' sıfat-fiili 'çocuklar' sözcüğünü nitelediği için aralarına virgül konulmamalıdır. Virgülün bu konumu cümlenin yapısını bozmuş ve anlam belirsizliğine yol açmıştır. Doğrusu 'Koşan çocuklar yoruldu.' şeklinde olmalıdır.
10. Aşağıdaki cümlelerin hangisinde edat yanlış kullanılmıştır?
- A) Eve doğru yürüdüm.
- B) Sabahtan beri buradayım.
- C) Arkadaşıma karşı çok kızdım. ✓
- D) Sınava kadar çok az vakit kaldı.
- E) Bu konuyu seninle konuşmak istiyorum.
D seçeneğinde 'kızmak' fiili 'karşı' edatıyla değil, 'e/-a' yönelme hâl ekiyle kullanılır. 'Birine karşı kızmak' yerine 'birine kızmak' doğru kullanımdır. 'Karşı' edatı 'başvurmak, savaşmak, mücadele etmek' gibi fiillerle kullanılır. Doğrusu 'Arkadaşıma çok kızdım.' olmalıydı.
11. Aşağıdaki cümlelerin hangisinde birden fazla anlama gelen (çok anlamlılık) ifade nedeniyle anlatım bozukluğu oluşmuştur?
- A) Eski bakanın arabası satıldı. ✓
- B) Öğrenci sınava girdi.
- C) Kitabı bitirdim.
- D) Bu sabah erken kalktım.
- E) Hava bugün oldukça sıcak.
C seçeneğinde 'eski bakanın arabası' ifadesi iki türlü anlaşılabilir: 'Bakanlıktan ayrılmış olan kişinin arabası' ya da 'mevcut bakanın eski/kullanılmış arabası.' Bu çok anlamlılık cümlede anlam belirsizliğine yol açmaktadır. Kasıt hangisi olursa olsun, okuyucu hangi anlamın kastedildiğini bağlamdan anlayamamaktadır. Bu tür belirsizlikler anlatım bozukluğu sayılır.
12. Aşağıdaki cümlelerin hangisinde 'tamlayan eksikliği'nden kaynaklanan bir anlatım bozukluğu vardır?
- A) Tüm öğrenciler sınava zamanında yetişti.
- B) Kısa boylu ve çok iyi bir fotoğrafçıydı. ✓
- C) Başarılı ve çalışkan öğrencilere burs verilecek.
- D) Bu kitabı hem sen hem de kardeşin okumalısınız.
- E) Yeni ve eski binalar yıkılacak.
E seçeneğinde 'Kısa boylu ve çok iyi bir fotoğrafçıydı.' cümlesinde 'kıra boylu' sıfatı 'fotoğrafçı' adını nitelemektedir; ancak bu niteleme anlam bakımından sorunludur çünkü cümle 'kısa boylu bir fotoğrafçıydı' anlamına gelmektedir. Esas sorun ise 'kısa boylu' tamlamasının bir tamlayansız kalmasıdır; özne 'kısa boylu bir kişi' olarak anlaşılsa da asıl anlatılmak istenen 'kısa boylu [biri]ydi ve çok iyi bir fotoğrafçıydı' biçiminde iki ayrı yüklem gerektirmektedir. 'Kısa boylu' ifadesi ile 'çok iyi bir fotoğrafçı' ifadesi farklı yapıdaki ögelerdir; biri sıfat tamlaması, diğeri ad tamlaması olduğundan bu ögeler ortak bir yükleme bağlanamaz. Bu durum 'ortak öge eksikliği' veya 'tamlayan eksikliği'nden kaynaklanan anlatım bozukluğudur.
13. Aşağıdakilerin hangisinde yüklemin birden fazla nesneyle uyumsuzluğundan doğan anlatım bozukluğu vardır?
- A) Ankara'ya hem otobüs hem de uçakla gidebilirsiniz.
- B) Mektuplarını ve telefonlarını yanıtladı.
- C) O gün hem sözleşmeyi imzaladı hem de toplantıya katıldı.
- D) Kitaplardaki ve dergilerdeki makaleleri inceledi.
- E) Soruları ve problemi çözmeye çalıştı. ✓
E seçeneğinde 'soruları' sözcüğü çoğul, 'problemi' sözcüğü ise tekildir. Ancak asıl bozukluk şuradan kaynaklanmaktadır: 'soru' ve 'problem' sözcükleri birbirine bağlanarak ortak bir yüklemle kullanılmıştır; fakat 'çözmek' fiili her iki nesneyle de uyumlu görünse de 'soruları çözmek' ifadesi dilimizde 'soru çözmek' biçiminde kullanılır, oysa 'problemi çözmek' ifadesi doğrudur. İki nesne ortak yüklemde anlam bütünlüğü sağlayamıyorsa anlatım bozukluğu ortaya çıkar. Burada daha açık olan bozukluk, 'soruları ve problemi' gibi anlam yakınlığı bulunan iki nesnenin çoğul-tekil tutarsızlığıyla birlikte kullanılmasıdır; cümle 'soruları ve problemi çözmeye çalıştı' yerine 'soru ve problemleri çözmeye çalıştı' biçiminde kurulmalıydı.
14. Aşağıdaki cümlelerden hangisinde gereksiz sözcük kullanımından kaynaklanan anlatım bozukluğu vardır?
- A) Kararını değiştirmekten vazgeçti.
- B) Herkes kendi payına düşeni aldı.
- C) Meramını anlatamayan bir insandı.
- D) Sabahları erken kalkmayı severdi.
- E) Toplantı sona erip bitti. ✓
'Toplantı sona erip bitti.' cümlesinde 'sona ermek' ve 'bitmek' sözcükleri aynı anlamı taşımaktadır. İkisi birlikte kullanıldığında anlam yinelemesi (gereksiz sözcük kullanımı) ortaya çıkmaktadır. 'Toplantı sona erdi.' ya da 'Toplantı bitti.' biçiminde kullanılması gerekirdi.
15. Aşağıdaki cümlelerden hangisinde 'deyimin yanlış kullanımı'ndan kaynaklanan anlatım bozukluğu vardır?
- A) Bu haberi duyunca aklım başımdan gitti.
- B) Saatlerce uğraştıktan sonra işi yoluna koydu.
- C) Arkadaşı onun için elinden geleni yaptı. ✓
- D) Ona bu konuda göz kulak olmasını söyledim.
- E) Kardeşi her konuda ona kol kanat gerdi.
'Elinden geleni yapmak' deyimi, birinin kendi adına ya da kendisi için yapabileceği her şeyi yapması anlamına gelir ve öznesi genellikle yapan kişinin kendisidir. 'Arkadaşı onun için elinden geleni yaptı.' cümlesinde deyim yanlış kurulmuştur; doğru kullanım 'Arkadaşı onun için elinden gelen her şeyi yaptı.' ya da 'Arkadaşı onun için elinden geleni yaptı.' biçiminde olabilir, ancak deyimin kalıp yapısı 'elinden geleni yapmak'tır ve başka biri için kullanıldığında deyim 'elinden gelen yardımı yapmak' ya da 'elinden geleni ardına koymamak' biçiminde olmalıdır. Buradaki bozukluk deyimin özgün kalıbının bozulmasından kaynaklanmaktadır: 'elinden geleni yaptı' ifadesinde 'elinden gelen' belirsiz bırakılmış, deyim tam olarak aktarılamamıştır.
16. Aşağıdaki cümlelerin hangisinde fiilden önce gelmesi gereken bir ögenin eksikliğinden doğan anlatım bozukluğu vardır?
- A) Hem güzel hem de uygun fiyatlıydı. ✓
- B) Çantasını alıp kapıya yöneldi.
- C) Yaşlı adamın yüzü solmuştu.
- D) Müdür, raporu inceleyip onayladı.
- E) Kitabı okuyup dolaba kaldırdı.
B seçeneğinde 'Hem güzel hem de uygun fiyatlıydı.' cümlesinde özne belirtilmemiştir; bu cümlede 'güzel' ve 'uygun fiyatlı' olmak üzere iki farklı sıfat yükleme bağlanmaktadır. Asıl bozukluk ise 'güzel' sıfatının tek başına yüklem olarak kullanılmasının belirsizlik yaratmasıdır; 'güzel' neyin sıfatıdır? Cümlede özne yoksa bu öge hangi varlığı niteliyor? Öznenin eksikliği, cümleyi anlam açısından tamamlanmamış kılmaktadır. Cümle 'Bu ürün hem güzel hem de uygun fiyatlıydı.' biçiminde tamamlanmalıydı.
17. Aşağıdaki cümlelerin hangisinde birden fazla anlama gelebilecek sözcük kullanımından (anlam belirsizliği) kaynaklanan anlatım bozukluğu vardır?
- A) Dün aldığı elbise çok güzeldi.
- B) Komşunun çocuğunu dövdüklerini gördüm. ✓
- C) Sabah erkenden yola çıktık.
- D) Kardeşi çok kitap okuyan biriydi.
- E) Dün akşam sinemaya gittik.
'Komşunun çocuğunu dövdüklerini gördüm.' cümlesinde anlam belirsizliği vardır. Bu cümle iki farklı biçimde anlaşılabilir: (1) Komşunun çocuğunu başkalarının dövdüğünü gördüm. (2) Komşunun, çocuğunu dövdüğünü gördüm. Birinci yorumda 'dövdüklerini' öznesiz bir eylem, ikinci yorumda ise 'komşu' özne durumundadır. Bu yapısal belirsizlik anlatım bozukluğuna yol açmaktadır.
18. Aşağıdaki cümlelerin hangisinde olumsuzluk ekinin yanlış kullanımından kaynaklanan anlatım bozukluğu vardır?
- A) Bu filmi hiç beğenmedim.
- B) Bu sorunu ne sen ne de ben çözemedik. ✓
- C) Hiç kimse bu olaydan haberdar değildi.
- D) Ne yemek yedim ne de su içtim.
- E) Kimseye bir şey söylemedim.
'Bu sorunu ne sen ne de ben çözemedik.' cümlesinde anlatım bozukluğu vardır. 'Ne... ne de...' bağlacı olumsuzluk anlamı taşıdığından yüklemin ayrıca olumsuz yapılmasına gerek yoktur. 'Ne sen ne de ben' ifadesi zaten olumsuzluk bildirdiğinden yüklem 'çözemedik' değil 'çözebildik' biçiminde olmalıydı. Doğrusu: 'Bu sorunu ne sen ne de ben çözebildik.' biçimindedir.
19. Aşağıdaki cümlelerin hangisinde tamlanan eksikliğinden kaynaklanan anlatım bozukluğu vardır?
- A) Çocuğun ve annenin sesi çok güzeldi. ✓
- B) Öğretmenin ve müdürün odası temizlendi.
- C) Ahmet'in ve Mehmet'in arabaları çok pahalıydı.
- D) Ayşe'nin kalemi ve defteri masanın üzerindeydi.
- E) Ali'nin evi ve bahçesi oldukça büyüktü.
'Çocuğun ve annenin sesi çok güzeldi.' cümlesinde tamlanan eksikliği vardır. Cümlede 'çocuğun sesi' ve 'annenin sesi' anlatılmak istenmektedir; ancak 'ses' yalnızca 'annenin' ile tam bir tamlama oluşturmaktadır. 'Çocuğun' için ayrıca bir 'ses' sözcüğüne ihtiyaç vardır ya da cümle 'Çocuğun ve annenin sesleri çok güzeldi.' biçiminde çoğul olarak kurulmalıydı. Çünkü iki ayrı tamlayanın tek bir tamlananla bağlanması, anlamı karıştırmaktadır.
20. Aşağıdaki cümlelerin hangisinde yanlış ekeylem kullanımından doğan anlatım bozukluğu bulunmaktadır?
- A) Annem iyi bir öğretmendi.
- B) Onun bu başarısı gerçekten takdire şayandır.
- C) Bu sonuç hiç de beklenmedik değildi. ✓
- D) Babam emekli bir mühendistir.
- E) O dönemde çok genç bir yazardı.
'Bu sonuç hiç de beklenmedik değildi.' cümlesinde çifte olumsuzluk kullanılmıştır. 'Beklenmedik' sözcüğü zaten olumsuz bir anlam taşımakta, 'değildi' eki ise buna ikinci bir olumsuzluk eklemektedir. İki olumsuzluk olumlu anlam doğurur; dolayısıyla cümle 'Bu sonuç beklenilenden farklı değildi.' yani 'Bu sonuç beklenilen bir sonuçtu.' anlamına gelmektedir. Eğer amaçlanan anlam buysa cümle doğrudur; ancak genellikle bu tür çifte olumsuzluk istem dışı kullanılır ve anlatım bozukluğu oluşturur. Doğru kullanım: 'Bu sonuç hiç de beklenilenden farklı değildi.' ya da 'Bu sonuç hiç de beklenmedikti.' biçiminde olmalıydı.
21. Aşağıdaki cümlelerin hangisinde ilgeç (edat) kullanımından kaynaklanan anlatım bozukluğu vardır?
- A) Sabahtan beri onu bekliyordum.
- B) Kitabı okumaktan başka bir şey düşünmüyordu. ✓
- C) Arkadaşına göre bu iş çok zordu.
- D) Sınava kadar çok çalışması gerekiyordu.
- E) Toplantıdan önce raporu hazırladı.
'Kitabı okumaktan başka bir şey düşünmüyordu.' cümlesinde ilgeç kullanımından kaynaklanan anlatım bozukluğu vardır. 'Başka' sözcüğü bir ilgeç işlevi gördüğünde '-den başka' biçiminde kullanılır ve bu doğrudur; ancak bu cümlede anlam bozukluğu 'okumaktan' ekiyle 'başka' sözcüğünün birleşmesinden kaynaklanmaktadır. Doğru yapı 'Kitap okumaktan başka bir şey düşünmüyordu.' ya da 'Kitabı okumak dışında bir şey düşünmüyordu.' biçiminde olmalıydı. '-i okumaktan başka' yapısında 'kitabı' belirtili nesne konumuna girdiğinden cümlenin yüklemsiz kaldığı bir yapı ortaya çıkmakta, 'okumaktan' sözcüğü ise hem nesneyi hem de ilgeci taşıyamaz hâle gelmektedir.
22. Aşağıdaki cümlelerden hangisinde zaman uyumsuzluğundan kaynaklanan anlatım bozukluğu yoktur?
- A) Dün onu görünce, bugün ne yapacağını anladım.
- B) Geçen yıl yazdığı romanı bu yıl yayımlandı.
- C) O geldiğinde biz zaten gidiyorduk.
- D) Dün yazdığı mektubu bugün postaladı.
- E) Yarın toplantıya katılacak ve raporunu sunacak. ✓
B seçeneğinde 'Yarın toplantıya katılacak ve raporunu sunacak.' cümlesinde her iki eylem de gelecek zamanda kullanılmış olup birbiriyle uyumludur; zaman açısından bir bozukluk yoktur. A seçeneğinde 'dün görmek' ve 'bugün anlamak' mantıksal açıdan tutarlı görünse de 'bugün ne yapacağını anladım' ifadesi zaman belirsizliği yaratır. C seçeneğinde 'geçen yıl yazdığı' ile 'bu yıl yayımlandı' çelişki değil sıralama bildirir, bu nedenle anlatım bozukluğu yoktur. D seçeneğinde 'geldiğinde' ve 'gidiyorduk' birlikte kullanılması durumun anlatımı için doğru bir yapıdır. E seçeneğinde de sıralama tutarlıdır.
23. Aşağıdaki cümlelerin hangisinde yan cümlenin temel cümleyle mantıksal ilişkisinin yanlış kurulmasından doğan anlatım bozukluğu vardır?
- A) Sınavda başarılı olduğu için okula devam etmedi. ✓
- B) Erken yattığı hâlde sabah geç uyandı.
- C) Zengin olmasına karşın çok cimriydi.
- D) Hava soğuk olduğundan kalın giyindi.
- E) Çok çalıştığı için sınavı kolayca geçti.
'Sınavda başarılı olduğu için okula devam etmedi.' cümlesinde yan cümle ile temel cümle arasındaki mantıksal ilişki yanlış kurulmuştur. 'Başarılı olmak' ile 'okula devam etmemek' arasında neden-sonuç ilişkisi kurulamaz; aksine başarılı olan birinin okula devam etmesi beklenir. 'İçin' bağlacı neden-sonuç ilişkisi kurduğundan burada mantık çelişkisi doğmaktadır. Cümle 'Sınavda başarılı olmasına karşın okula devam etmedi.' ya da 'Sınavda başarısız olduğu için okula devam etmedi.' biçiminde düzeltilebilir.
24. Aşağıdaki cümlelerin hangisinde 'taşıma' sözcüğü yanlış anlamda kullanılmıştır?
- A) Fabrika, malları kamyonla taşıyordu.
- B) Projeyi hayata geçirmek için büyük sorumluluklar taşıyordu.
- C) Acısını yıllarca içinde taşıdı.
- D) Bu arabada beş kişiden fazla taşınamaz.
- E) Yeni yasayı meclisten taşıyarak geçirdiler. ✓
E seçeneğinde 'taşımak' sözcüğü anlam bakımından yanlış kullanılmıştır. 'Meclisten geçirmek' için 'taşımak' fiili değil, 'çıkarmak' ya da 'geçirmek' fiili kullanılmalıdır. Diğer seçeneklerde 'taşımak' sözcüğü somut (A, C) ya da mecaz (B, D) anlamıyla doğru kullanılmıştır.
25. Aşağıdaki cümlelerin hangisinde 'gereksiz sözcük kullanımı' (sözcük fazlalığı) vardır?
- A) Gece karanlığında yolunu kaybetti.
- B) Kitabı baştan başlayarak okudu. ✓
- C) Hava çok soğuk olduğu için dışarı çıkmadık.
- D) Konuşmasına rağmen kimseyi ikna edemedi.
- E) Bu sorunun tek bir doğru cevabı vardır.
D seçeneğinde 'baştan başlayarak' ifadesi gereksiz sözcük kullanımına örnektir. 'Başlamak' sözcüğünün içinde zaten 'baştan' anlamı vardır; 'baştan başlamak' sözü anlam tekrarına (anlamca çakışmaya) yol açar. 'Kitabı baştan okudu' ya da 'kitabı okumaya başladı' demek yeterliydi. Diğer seçeneklerde sözcük fazlalığı yoktur. E'deki 'gece karanlığı' ise deyimleşmiş bir kullanım olduğundan anlatım bozukluğu sayılmaz.