menu
MemurOl
Türkçe Testleri

Genel Tekrar Testi - 68

Soru 1 / 25

Aşağıdaki cümlelerin hangisinde 'koşul-sonuç' (şart-sonuç) ilişkisi vardır?

Bu testteki tüm sorular ve cevapları (25 soru)
  1. 1. Aşağıdaki cümlelerin hangisinde 'koşul-sonuç' (şart-sonuç) ilişkisi vardır?

    • A) Müzik dinleyince rahatlıyorum.
    • B) Seni aradım ama ulaşamadım.
    • C) Ödevlerini bitirirsen oyun oynayabilirsin.
    • D) Çok acıktığı için midesi gurulduyordu.

    'Oyun‍​‌​‌​​‌‌​‌​​​​‌‌​‌​​‌​‌‌​​‌‌​​‌​​​‌‌​‌‌​‍ oynayabilme' sonucunun gerçekleşmesi, 'ödevlerini bitirme' koşuluna bağlanmıştır. -se/-sa eki tipik bir koşul ekidir.

  2. 2. 'Sanatçı, toplumun sorunlarına ayna tutmalıdır.' cümlesi, aşağıdakilerden hangisine örnek olabilir?

    • A) Tanım cümlesi
    • B) Öneri cümlesi
    • C) Varsayım cümlesi
    • D) Eleştiri cümlesi

    Bu‍​‌​‌​​‌‌​‌​​​​‌‌​‌​​‌​‌‌​​‌‌​​‌​​​‌‌​‌‌​‍ cümlede, sanatçının nasıl olması gerektiğine dair bir tavsiye, bir teklif sunulmaktadır. Bu nedenle bir öneri cümlesidir.

  3. 3. 'Bu yazar, eserlerinde hep aynı konuları işlemekten öteye gidemiyor.' cümlesi ne tür bir cümledir?

    • A) Öz eleştiri
    • B) Yakınma
    • C) Değerlendirme
    • D) Ön yargı

    Bu‍​‌​‌​​‌‌​‌​​​​‌‌​‌​​‌​‌‌​​‌‌​​‌​​​‌‌​‌‌​‍ cümlede yazarın eserleri, 'kendini tekrar etme' yönüyle olumsuz bir şekilde değerlendirilmektedir. Bir eser veya kişi hakkında olumlu ya da olumsuz fikir belirtmek eleştiridir.

  4. 4. Aşağıdaki cümlelerin hangisinde 'ön yargı' (peşin hüküm) söz konusudur?

    • A) Bu takımın şampiyon olacağını düşünüyorum.
    • B) Eminim ki bu film de diğerleri gibi sıkıcı olacak.
    • C) Maçın sonucunu heyecanla bekliyorum.
    • D) Yarın havanın yağmurlu olma ihtimali var.

    Film‍​‌​‌​​‌‌​‌​​​​‌‌​‌​​‌​‌‌​​‌‌​​‌​​​‌‌​‌‌​‍ henüz izlenmeden, hakkında olumsuz ve kesin bir kanıya varılmıştır. Bir olay veya kişi hakkında önceden edinilmiş olumlu ya da olumsuz kanılara ön yargı denir.

  5. 5. Aşağıdaki cümlelerin hangisinde 'tanım' yapılmıştır?

    • A) Şiir, duyguların en yoğun anlatımıdır.
    • B) Şiir okumayı çok severim.
    • C) Bu şiirin dili oldukça sadedir.
    • D) En güzel şiirler onun kaleminden çıkmıştır.

    Bu‍​‌​‌​​‌‌​‌​​​​‌‌​‌​​‌​‌‌​​‌‌​​‌​​​‌‌​‌‌​‍ cümlede 'Şiir nedir?' sorusuna cevap verilerek şiirin ne olduğu açıklanmıştır. '... nedir?' sorusuna cevap veren cümleler tanım cümlesidir.

  6. 6. Aşağıdaki cümlelerden hangisi, söyleyenin duygularını içermemektedir?

    • A) Keşke o güzel günlere geri dönebilsek!
    • B) Ne kadar da sevimli bir kedi!
    • C) Bu binanın yapımı beş yıl sürdü.
    • D) Onun bu davranışına çok içerledim.

    Bu‍​‌​‌​​‌‌​‌​​​​‌‌​‌​​‌​‌‌​​‌‌​​‌​​​‌‌​‌‌​‍ cümle, kişisel duygu veya yorum içermeyen, doğruluğu kanıtlanabilir, nesnel bir bilgidir. Diğer seçeneklerde hasret, beğeni ve kırgınlık gibi duygular vardır.

  7. 7. 'Seni görmeye gelecektim ama çok işim çıktı.' cümlesi hangi anlamı ifade eder?

    • A) Gerçekleşmemiş beklenti
    • B) Pişmanlık
    • C) Ön yargı
    • D) Şaşırma

    Bu‍​‌​‌​​‌‌​‌​​​​‌‌​‌​​‌​‌‌​​‌‌​​‌​​​‌‌​‌‌​‍ cümlede, yapılması planlanan bir eylemin (ziyarete gelme) bir engel nedeniyle yapılamadığı, beklentinin boşa çıktığı anlatılmaktadır.

  8. 8. Aşağıdaki cümlelerin hangisinde 'kinayeli bir anlatım' (tersini kastetme) vardır?

    • A) Çok çalışkan bir öğrenci olduğu notlarından belli.
    • B) Okulunu ne kadar sevdiği, sürekli devamsızlık yapmasından anlaşılıyor.
    • C) Gerçekten çok lezzetli bir yemek olmuş.
    • D) Bu davranışın beni çok mutlu etti.

    Bu‍​‌​‌​​‌‌​‌​​​​‌‌​‌​​‌​‌‌​​‌‌​​‌​​​‌‌​‌‌​‍ cümlede, söylenen sözün tam tersi kastedilmektedir. 'Sürekli devamsızlık yapmak' aslında okulu sevmediğini gösterir. Bu şekilde alaycı bir dille eleştiri yapılmıştır.

  9. 9. Aşağıdaki cümlelerin hangisinde bir 'kararsızlık' söz konusudur?

    • A) Bu akşam sinemaya mı gitsem, tiyatroya mı?
    • B) Bu filmi kesinlikle izlemelisin.
    • C) Yarın ne yapacağımı henüz bilmiyorum.
    • D) Sanırım bu konuda yanılıyorsun.

    Cümlede‍​‌​‌​​‌‌​‌​​​​‌‌​‌​​‌​‌‌​​‌‌​​‌​​​‌‌​‌‌​‍ iki seçenek arasında bir tercih yapılamadığı, ne yapılacağına karar verilemediği açıkça belirtilmektedir.

  10. 10. Aşağıdakilerden hangisi bir 'içerik' cümlesidir?

    • A) Yazar, eserinde sade bir dil kullanmış.
    • B) Roman, bir köy öğretmeninin yaşadığı zorlukları anlatıyor.
    • C) Bu kitap, okuru ilk sayfadan itibaren kendine bağlıyor.
    • D) Eser, akıcı anlatımıyla dikkat çekiyor.

    İçerik,‍​‌​‌​​‌‌​‌​​​​‌‌​‌​​‌​‌‌​​‌‌​​‌​​​‌‌​‌‌​‍ bir eserde 'ne anlatıldığı' sorusuna cevap verir. Bu cümlede, romanın konusunun ne olduğu belirtilmiştir. Diğer seçenekler üslupla (dille) ilgilidir.

  11. 11. 'Bu soğukta dışarı çıkarsan hasta olursun.' cümlesi hangi anlam ilişkisine sahiptir?

    • A) Amaç-sonuç
    • B) Neden-sonuç
    • C) Koşul-sonuç
    • D) Karşılaştırma

    Cümlede‍​‌​‌​​‌‌​‌​​​​‌‌​‌​​‌​‌‌​​‌‌​​‌​​​‌‌​‌‌​‍ Anlam (Karşılaştırma) Analizi: • Birden fazla kavram veya durum arasındaki derecelendirme ve üstünlük ilişkisini kuran sözcüklere karşılaştırma edatı/zarfı denir. • 'Okulun en çalışkan öğrencisiydi.' cümlesinde yer alan 'en' üstünlük zarfı, söz konusu öğrenciyi okuldaki diğer tüm öğrencilerle çalışkanlık bakımından karşılaştırmaktadır. 💡 Doğru Cevap: Okulun en çalışkan öğrencisiydi seçeneğidir.

  12. 12. Aşağıdaki cümlelerin hangisinde bir 'tahmin' anlamı vardır?

    • A) Kapıyı çalan annem olmalı.
    • B) Kapıyı çalanın annem olduğunu gördüm.
    • C) Keşke kapıyı çalan annem olsa.
    • D) Kapıyı çalan annem olabilir mi?

    '-meli,‍​‌​‌​​‌‌​‌​​​​‌‌​‌​​‌​‌‌​​‌‌​​‌​​​‌‌​‌‌​‍ -malı' eki bu cümleye kesinlik değil, akıl yürütme veya sezgilere dayanarak bir 'tahmin' etme anlamı katmıştır.

  13. 13. Aşağıdaki cümlelerin hangisinde 'yakınma' (şikâyet) anlamı vardır?

    • A) Beni bir kez olsun dinlemez ki!
    • B) Neden böyle davrandığını anlamıyorum.
    • C) Bu kadar sorumsuz olmamalısın.
    • D) Sana bunu yüzlerce kez söyledim.

    Yakınma,‍​‌​‌​​‌‌​‌​​​​‌‌​‌​​‌​‌‌​​‌‌​​‌​​​‌‌​‌‌​‍ bir durumdan veya kişiden duyulan şikâyetin, memnuniyetsizliğin dile getirilmesidir. Bu cümlede, kişinin dinlenmemesinden şikâyet edilmektedir.

  14. 14. Başarı, yüksek bir zirveye benzer. Oraya ulaşmak için hem kararlı adımlarla tırmanmak hem de doğru patikaları seçmek gerekir. Bazıları kestirme yolları dener ama genellikle bu yollar tehlikelidir ve insanı yarı yolda bırakır. Gerçek başarıya ulaşanlar ise yolun zorluğundan şikâyet etmeyen, her adımda yeni bir şey öğrenen ve sabırla zirveye doğru ilerleyenlerdir. Bu parçanın konusu aşağıdakilerden hangisidir?

    • A) Başarıya ulaşmanın yolları
    • B) Zirveye tırmanmanın zorlukları
    • C) Sabırlı olmanın önemi
    • D) Kestirme yolların tehlikeleri

    Parça‍​‌​‌​​‌‌​‌​​​​‌‌​‌​​‌​‌‌​​‌‌​​‌​​​‌‌​‌‌​‍ genel olarak başarının nasıl elde edileceğini, bu süreçte sabrın, kararlılığın ve doğru yöntemleri seçmenin önemini anlatmaktadır. Bu nedenle parçanın konusu 'başarıya ulaşmanın yolları'dır.

  15. 15. Sessizlik... Bazen en kalabalık caddelerdeki gürültüden daha çok şey anlatır. Kırılan bir kalbin, söylenemeyen bir sözün, ertelenen bir hayalin sesi olur. İnsanlar, genellikle konuşarak anlaştıklarını sanırlar ama asıl anlaşma, iki insanın birbirinin sessizliğini anlayabildiği zaman başlar. Çünkü en derin duygular, kelimelere sığmayacak kadar büyüktür. Bu parça için en uygun başlık aşağıdakilerden hangisidir?

    • A) İletişimin Gücü
    • B) Kırık Kalpler
    • C) Sessizliğin Anlamı
    • D) Hayaller ve Gerçekler

    Parça‍​‌​‌​​‌‌​‌​​​​‌‌​‌​​‌​‌‌​​‌‌​​‌​​​‌‌​‌‌​‍ baştan sona sessizliğin sadece ses yokluğu olmadığını, derin anlamlar taşıdığını, bir iletişim biçimi olduğunu anlatmaktadır. Bu nedenle en uygun başlık 'Sessizliğin Anlamı'dır.

  16. 16. Güneş, tepeye tırmandıkça etrafı keskin bir sessizlik kapladı. Sadece rüzgârın kuru otlar arasında çıkardığı hışırtı ve arada bir öten bir ağustos böceğinin cızırtısı duyuluyordu. Tozlu patikanın kenarındaki dikenli çalılar, sanki yorgunluktan boyunlarını bükmüş gibiydi. Uzaklarda, dağların zirveleri sıcak havanın buğusu ardında belli belirsiz seçiliyordu. Bu parçanın anlatımında aşağıdakilerden hangisi ağır basmaktadır?

    • A) Öyküleme
    • B) Tartışma
    • C) Betimleme
    • D) Açıklama

    Parçada‍​‌​‌​​‌‌​‌​​​​‌‌​‌​​‌​‌‌​​‌‌​​‌​​​‌‌​‌‌​‍ yazar, bir manzarayı okuyucunun zihninde canlandırmak amacıyla görsel ve işitsel ayrıntılara (keskin sessizlik, kuru ot hışırtısı, tozlu patika, boynu bükük çalılar) yer vermiştir. Bu anlatım biçimi betimlemedir.

  17. 17. Sabah erkenden uyandı. Hızla yataktan fırlayıp pencereye koştu. Dışarıda lapa lapa kar yağıyordu. Gözleri sevinçle parladı. Hemen dolabından en kalın giysilerini çıkardı. Annesine seslenerek kartopu oynamak için izin istedi ve bir an önce kendini sokağa attı. Bu parçanın anlatım biçimi aşağıdakilerden hangisidir?

    • A) Açıklama
    • B) Betimleme
    • C) Tartışma
    • D) Öyküleme

    Parçada‍​‌​‌​​‌‌​‌​​​​‌‌​‌​​‌​‌‌​​‌‌​​‌​​​‌‌​‌‌​‍ belirli bir zaman akışı içinde (sabah uyanması, giyinmesi, sokağa çıkması) peş peşe gerçekleşen olaylar anlatılmaktadır. Bir olay anlatan bu anlatım biçimi öykülemedir.

  18. 18. (I) Teknoloji, hayatımızı kolaylaştıran sayısız yenilik sunuyor. (II) Akıllı telefonlar sayesinde artık dünya parmaklarımızın ucunda. (III) Ancak bu durum, bizi gerçek hayattan ve sosyal ilişkilerden koparıyor. (IV) Eskiden komşuluk ilişkileri daha güçlüydü. (V) Sanal dünyada geçirilen zaman arttıkça, yüz yüze iletişim kurma becerimiz zayıflıyor. Bu parçada numaralanmış cümlelerden hangisi anlatımın akışını bozmaktadır?

    • A) II
    • B) III
    • C) IV
    • D) V

    Parçada‍​‌​‌​​‌‌​‌​​​​‌‌​‌​​‌​‌‌​​‌‌​​‌​​​‌‌​‌‌​‍ genel olarak teknolojinin sosyal ilişkilere olumsuz etkisi anlatılırken, IV. cümlede konunun dışına çıkılarak geçmişteki komşuluk ilişkilerinden bahsedilmiştir. Bu cümle, parçanın bütünlüğünü bozmaktadır.

  19. 19. Yıllar sonra doğduğum kasabaya geri dönmüştüm. Çocukluğumun geçtiği o daracık sokaklarda yürüdüm. Her köşe başında bir anım canlandı gözümde. Okul yolunda her gün selam verdiğim yaşlı çınar ağacı hâlâ orada duruyordu. Sanki bana 'Hoş geldin.' der gibiydi. O an, zamanın ne kadar hızlı geçtiğini bir kez daha anladım. Bu parçanın anlatımında hangi anlatıcı bakış açısı kullanılmıştır?

    • A) Gözlemci Bakış Açısı
    • B) Kahraman (Birinci Kişi) Bakış Açısı
    • C) İlahi (Hâkim) Bakış Açısı
    • D) İkinci Kişi Bakış Açısı

    Anlatıcı,‍​‌​‌​​‌‌​‌​​​​‌‌​‌​​‌​‌‌​​‌‌​​‌​​​‌‌​‌‌​‍ olayları kendi başından geçmiş gibi, 'ben' dilini kullanarak anlatmaktadır ('dönmüştüm', 'yürüdüm', 'anladım'). Bu nedenle birinci kişili (kahraman) anlatım kullanılmıştır.

  20. 20. Bazı insanlar, hatayı her zaman başkalarında arar. Kendi eksikliklerini veya yanlışlarını görmezden gelirler. Oysa gelişim, insanın önce kendiyle yüzleşmesiyle başlar. Kendi hatalarını kabul etme cesaretini gösteremeyen biri, aynı yanlışları tekrar tekrar yapmaya mahkûmdur. Bu parçada yazar, aşağıdakilerden hangisini vurgulamaktadır?

    • A) Başkalarının hatalarından ders çıkarmak gerektiğini
    • B) İnsanın gelişimi için öz eleştirinin şart olduğunu
    • C) Hata yapmanın doğal bir durum olduğunu
    • D) Cesur insanların daha başarılı olduğunu

    Parçada,‍​‌​‌​​‌‌​‌​​​​‌‌​‌​​‌​‌‌​​‌‌​​‌​​​‌‌​‌‌​‍ gelişimin temel şartının insanın kendi hatalarını kabul edip onlarla yüzleşmesi, yani öz eleştiri yapması olduğu fikri üzerinde durulmaktadır.

  21. 21. Gerçek dostluk, iyi günde birlikte gülmekten çok, kötü günde birbirine omuz vermektir. Zor zamanlarınızda yanınızda olan, sizi yargılamadan dinleyen ve desteğini esirgemeyen kişi, gerçek dostunuzdur. Çünkü güneşli havada etrafınız her zaman kalabalıktır, önemli olan fırtına çıktığında kimin yanınızda kaldığıdır. Bu parçaya göre gerçek dostluğun ölçütü nedir?

    • A) Birlikte eğlenceli vakit geçirmek
    • B) Her zaman aynı fikirde olmak
    • C) Zor zamanlarda destek olmak
    • D) Sık sık görüşmek

    Parça,‍​‌​‌​​‌‌​‌​​​​‌‌​‌​​‌​‌‌​​‌‌​​‌​​​‌‌​‌‌​‍ dostluğun en önemli göstergesinin iyi günler değil, 'kötü günde', 'zor zamanlarda' kişinin yanında olmak ve destek vermek olduğunu vurgulamaktadır.

  22. 22. Deneme yazarı, herhangi bir konudaki kişisel görüşlerini, kanıtlama amacı gütmeden, okurla sohbet ediyormuş gibi samimi bir dille kaleme alır. O, bir öğretmen gibi bilgi vermez; bir dost gibi düşüncelerini paylaşır. Bu yüzden denemeler, okura yeni pencereler açan, onu düşünmeye sevk eden keyifli metinlerdir. Bu parçada aşağıdaki sorulardan hangisinin cevabı yoktur?

    • A) Deneme yazarının üslubu nasıldır?
    • B) Denemede konular nasıl seçilir?
    • C) Denemenin amacı nedir?
    • D) Deneme ile makale arasındaki fark nedir?

    Parçada‍​‌​‌​​‌‌​‌​​​​‌‌​‌​​‌​‌‌​​‌‌​​‌​​​‌‌​‌‌​‍ denemenin üslubunun (samimi), amacının (düşünmeye sevk etme) ve makaleden farkının (kanıtlama amacı gütmemesi) ne olduğu anlatılmıştır. Ancak konuların nasıl seçildiğine dair bir bilgi yoktur.

  23. 23. … Çünkü yetenek, tek başına yeterli değildir. Tıpkı işlenmemiş bir elmas gibi ham ve kabadır. Onu değerli bir mücevhere dönüştüren şey, sabırla ve disiplinle yapılan çalışmalardır. En yetenekli sporcuların bile her gün antrenman yapması, en dâhi müzisyenlerin saatlerce pratik yapması bunun en güzel kanıtıdır. Bu parçanın başına düşüncenin akışına göre aşağıdakilerden hangisi getirilmelidir?

    • A) Başarıya ulaşmak için sadece yetenekli olmak gerekir.
    • B) Çalışmak, yeteneğin en büyük tamamlayıcısıdır.
    • C) Bazı insanlar doğuştan daha şanslıdır.
    • D) Disiplinli olmak her zaman başarıyı getirmez.

    Parçanın‍​‌​‌​​‌‌​‌​​​​‌‌​‌​​‌​‌‌​​‌‌​​‌​​​‌‌​‌‌​‍ devamında 'çünkü' bağlacıyla yeteneğin tek başına yeterli olmadığı ve çalışmanın önemi vurgulanmıştır. Bu nedenle parçanın başına bu fikri özetleyen 'Çalışmak, yeteneğin en büyük tamamlayıcısıdır.' cümlesi getirilmelidir.

  24. 24. Hayvanat bahçeleri, çocuklara farklı hayvan türlerini tanıtmak için eğitici bir işleve sahip olabilir. Ancak bu durum, o canlıların doğal yaşam alanlarından koparılıp daracık kafeslere hapsedildiği gerçeğini değiştirmez. Bir aslanın ormanda özgürce koşmasıyla, beton bir zeminde volta atması arasında dağlar kadar fark vardır. Bu yüzden hayvan sevgisi, onları demir parmaklıklar ardında izlemek değil, doğal yaşam alanlarını korumaktır. Bu parçanın yazarının aşağıdakilerden hangisini söylemesi beklenemez?

    • A) Canlıların özgürlüğü, eğitici amaçlardan daha önemlidir.
    • B) Hayvanları korumanın en iyi yolu, doğal ortamlarını korumaktır.
    • C) Hayvanat bahçeleri, hayvanlar için birer hapishanedir.
    • D) Çocukların hayvanları tanıması için hayvanat bahçeleri artırılmalıdır.

    Yazar,‍​‌​‌​​‌‌​‌​​​​‌‌​‌​​‌​‌‌​​‌‌​​‌​​​‌‌​‌‌​‍ parça boyunca hayvanat bahçelerini eleştirmekte ve hayvanların özgürlüğünü savunmaktadır. Bu nedenle, hayvanat bahçelerinin artırılmasını desteklemesi kendi düşünceleriyle çelişir.

  25. 25. Geleneksel sanatlarımız, yüzlerce yıllık bir birikimin ve tecrübenin ürünüdür. Ebru, hat, minyatür gibi sanatlar, sadece bir estetik zevk sunmakla kalmaz, aynı zamanda bir medeniyetin ruhunu, felsefesini ve inceliğini de yansıtır. Bu sanatları yaşatmak ve gelecek nesillere aktarmak, kültürel kimliğimizi korumak adına büyük bir sorumluluktur. Bu parçadan aşağıdaki yargıların hangisine ulaşılabilir?

    • A) Geleneksel sanatlar modern sanatlara göre daha değerlidir.
    • B) Her medeniyetin kendine özgü sanat dalları vardır.
    • C) Geleneksel sanatlar, ait olduğu toplumun kültürel değerlerini taşır.
    • D) Ebru sanatı, diğer geleneksel sanatlardan daha önemlidir.

    Parçada,‍​‌​‌​​‌‌​‌​​​​‌‌​‌​​‌​‌‌​​‌‌​​‌​​​‌‌​‌‌​‍ geleneksel sanatların sadece birer sanat eseri olmadığı, aynı zamanda 'bir medeniyetin ruhunu, felsefesini ve inceliğini yansıttığı' belirtilmektedir. Bu da bu sanatların kültürel değerleri taşıdığını gösterir.