Genel Tekrar Testi - 78
Uyandığımda duvardaki saatin tik takları dışında ses yoktu. Gözüm masanın üzerindeki siyah çantayı aradı, o da yok. Demek hiçbir şey demeden, beni uyandırmadan öylece gitmiş. Dün gece okuduğum kitabı açtım, birkaç satır okudum, yine nefesim daraldı, bıraktım. Öyle boş boş yattığım yerden güneşin evin eşyaları üzerinde bıraktığı ışık oyunlarını izledim bir süre. Bu parçada aşağıdaki durum eklerinden hangisi _yoktur_?
Bu testteki tüm sorular ve cevapları (25 soru)
1. Uyandığımda duvardaki saatin tik takları dışında ses yoktu. Gözüm masanın üzerindeki siyah çantayı aradı, o da yok. Demek hiçbir şey demeden, beni uyandırmadan öylece gitmiş. Dün gece okuduğum kitabı açtım, birkaç satır okudum, yine nefesim daraldı, bıraktım. Öyle boş boş yattığım yerden güneşin evin eşyaları üzerinde bıraktığı ışık oyunlarını izledim bir süre. Bu parçada aşağıdaki durum eklerinden hangisi _yoktur_?
- A) İlgi
- B) Ayrılma
- C) Yönelme ✓
- D) Belirtme
- E) Bulunma
Parçada 'duvardaki, saatin (ilgi), masanın (ilgi)', 'uyandığımda, yer-den (ayrılma)', 'çantayı, kitabı (belirtme)', 'duvarda, masanın üzerinde, yerde (bulunma)' durum ekleri yer almaktadır. Ancak isme gelerek yön bildiren ve '-e, -a' şeklinde kurulan yönelme durumu eki parçada bulunmamaktadır. Dolayısıyla doğru cevap C seçeneğidir.
2. Şehirlerin henüz geleneksel dokusunu kaybetmediği dönemlerde, sokaklarla mahalle sakinleri arasında görünmez samimi bir bağ mevcuttu. Aşağıdaki cümlelerin hangisinde ögelerin dizilişi bu cümleninkiyle aynıdır?
- A) Deniz kaplumbağalarının 100 milyon yıl kadar önce ortaya çıktığı varsayılmaktadır.
- B) Doğu Anadolu Bölgesi, Türkiye’nin mera hayvancılığına en uygun bölgelerinden biridir.
- C) Geleneksel mimarinin izlerini taşıyan bu yapılarda hayvanlar için yaşam alanları ayrılmıştır.
- D) Arnavut kaldırımlı sokaklar ve meyve ağaçlarıyla dolu bahçelerde kediler özgürce dolaşırdı.
- E) Nüfus ve sanayileşme oranları yükselince, devletlerin yeni doğal kaynaklar arama girişimleri hızlandı. ✓
Öncüldeki cümlenin ögeleri şöyledir: 'Şehirlerin henüz geleneksel dokusunu kaybetmediği dönemlerde' (Zaman bildiren Zarf Tümleci), 'sokaklarla mahalle sakinleri arasında görünmez samimi bir bağ' (Özne - sıfat tamlaması grubudur, bölünemez), 'mevcuttu' (Yüklem). Cümlenin öge dizilişi Zarf Tümleci - Özne - Yüklem şeklindedir. E seçeneğindeki 'Nüfus ve sanayileşme oranları yükselince' (Zarf Tümleci), 'devletlerin yeni doğal kaynaklar arama girişimleri' (Özne - isim tamlaması grubudur), 'hızlandı' (Yüklem) cümlesi de aynı dizilişe sahiptir. Dolayısıyla doğru cevap E seçeneğidir.
3. Aşağıdaki cümlelerin hangisinde “değil” sözcüğü ek eylemin olumsuzu olarak kullanılmamıştır?
- A) Kahveyi değil de çayı tercih edeceğini sanıyorum. ✓
- B) Mahallemiz maalesef eskisi gibi güzel değil.
- C) Bu kitap değil sana okumanı tavsiye ettiğim.
- D) Şiirler dostum değil artık, satırlardan kaçıyorum.
- E) İnsanların güvenini kaybetmen akıl kârı değil.
A seçeneğinde “değil” karşılaştırma/ayırma anlamı kurar; ek eylemin olumsuzu değildir. Diğer seçeneklerde isim soylu yüklemi olumsuz yapar. Doğru cevap A seçeneğidir.
4. Aşağıdaki cümlelerin hangisinde “derinlemesine incelemeden, üstünkörü bakmak” anlamını içeren bir deyim kullanılmıştır?
- A) Sergilediği bu sorumsuz davranışlarla nihayet gözümden düştü.
- B) Yoğun duman yüzünden caddede adeta göz gözü görmüyordu.
- C) Trende karşımda oturan yolcu beni uzun süre göz hapsine aldı.
- D) Sabah gazetesini henüz detaylı okumadım, sadece şöyle bir göz gezdirdim. ✓
- E) Bu kadar uzun yolu yürüyerek gitmeyi gerçekten gözün kesiyor mu?
C seçeneğinde geçen 'göz gezdirmek' deyimi, bir şeyi derinlemesine incelemeden, üstünkörü ve hızlıca okumak veya bakmak anlamına gelir. Doğru cevap D seçeneğidir.
5. Aşağıdaki cümlelerin hangisinde birleşik sözcük vardır?
- A) Otuz iki dişten çıkan otuz iki mahalleye yayılır.
- B) İnsanların bazıları, ne yaparsa yapsın, samimiliği başaramıyor. ✓
- C) Her kişiye kulağını ver ancak pek azına sesini ver.
- D) İnsanları yargılarsan onları sevmeye zaman kalmaz.
- E) Çok dinlemek ve az konuşmak için iki kulak ve bir ağzımız vardır.
“Samimiliği” sözcüğü “samimi+lik” yapısıyla türemiştir; birleşik sözcük değildir. “Otuz iki” sayı grubu da ayrı yazılır. Soruda birleşik sözcük arandığında A seçeneğindeki yapı doğru kabul edilmiştir. Yeni sıralamada doğru cevap B seçeneğidir.
6. Sokratik düşünceye göre sevginin rehberliği insanı basamak basamak yükseltir. Bu basamaklar, sevginin birleştirici gücünü ruhunda hisseden bireyin yaşamındaki gelişim evrelerini temsil eder. Söz konusu evreler, algılanan güzellik türlerine göre çeşitlilik gösterir. Kendini sevginin rehberliğine teslim eden kişi; bu basamakları sırayla tırmanır, yolculuk boyunca saklı gerçekleri keşfeder ve nihayetinde tüm güzelliklerin ana kaynağı olan 'mutlak güzelliğe' ulaşır. Buradaki güzellik sıralaması dikey bir hiyerarşi barındırır ve kişi bu düzende adım adım ilerler. Bu parçada aşağıdakilerden hangisinin üzerinde durulmaktadır?
- A) Sevgi ve güzellik kavramlarının aşamalı gelişim süreci ✓
- B) Güzelliğin mantıksal kavranış biçimleri
- C) Sevgi ile güzellik arasındaki anlamsal yakınlık
- D) Sevgi hissinin doğuş kaynakları
- E) Sevginin toplumsal ilişkilerdeki rolü
Parçanın bütününde sevgi rehberliğindeki güzellik algısının aşamalarından, dikey hiyerarşiden ve mutlak güzelliğe giden süreçteki evrelerden bahsedilmektedir. Bu durum 'aşamalı gelişim süreci' kavramıyla özetlenir. Dolayısıyla doğru cevap A seçeneğidir.
7. Ormandaki ağaçların kendi aralarında iletişim kurduğunu, çevreyi koklayıp hissettiğini söylesem şaşırabilirsiniz. Oysa araştırmacı Peter Wohlleben, bilimsel veriler ışığında ağaçların bilinmeyen gizemli dünyasını gözler önüne seriyor. Wohlleben; ağaçların sosyal yapılarının bizden çok da farklı olmadığını, bazılarının sıkı bir topluluk bilinciyle hareket edip birbirini desteklediğini, bazılarının ise yalnız yaşamı tercih ettiğini anlatıyor. Hatta kök sistemlerindeki mantar ağları sayesinde adeta bir internet ağı kurduklarını belirtiyor. Bu sosyal dayanışmada, besine ihtiyacı olan bir ağaca diğerleri kökleri aracılığıyla hemen yardım gönderiyor. Kitabı okuduktan sonra doğaya olan bakış açınızın tamamen değişeceği kesin. Bu parçadan hareketle ağaçlarla ilgili olarak aşağıdakilerin hangisine _ulaşılamaz_?
- A) Çevredeki kimi fiziksel uyarıcıları hissetme becerilerinin bulunduğuna
- B) İnsan topluluklarının sosyal ilişkilerine benzer yaşam örüntüleri sergilediklerine
- C) Kendi aralarındaki biyolojik ağlar vasıtasıyla yardımlaşma gerçekleştirdiklerine
- D) Toprak altındaki kök yapıları sayesinde çeşitli öğrenme süreçlerini tecrübe ettiklerine ✓
- E) Varoluş mücadelelerini bireysel yarıştan ziyade kolektif yardımlaşmayla sürdürdüklerine
Parçada ağaçların hissetmesi (A), insanlara benzer sosyal tarzları olması (B), mantar ve kök ağlarıyla haberleşmesi (C) ve hayatta kalmak için dayanışmaları (E) vurgulanmıştır. Ancak ağaçların kökleri aracılığıyla 'farklı öğrenme süreçlerinden geçtiklerine' dair herhangi bir bilgi metinde bulunmamaktadır. Dolayısıyla doğru cevap D seçeneğidir.
8. Tim Burton, çocukluk yıllarında gerek okul hayatında gerekse yaşadığı mahallede son derece çekingen ve içe kapanık bir yapıya sahipti. Bu durum onu akranlarından uzaklaştırarak kitaplara, filmlere ve özellikle resim yapmaya yöneltti. Zihnindeki dünyayı çizgilere dökmek en büyük sığınağı olmuştu. Henüz korku sinemasının dahi yönetmeni olmasına yıllar vardı ve Edgar Allan Poe eserlerine büyük bir hayranlık duyuyordu. Lise yıllarında resim öğretmenleri onun bu olağanüstü yeteneğini fark edip onu yerel bir resim yarışmasına katılmaya teşvik ettiler. Genç Tim bu yarışmada birinci oldu ve çizdiği afiş, şehrin tüm belediye araçlarında sergilenmeye başlandı. Bu onun için inanılmaz bir histi; o güne dek yabancı gibi dolaştığı sokaklar artık onun imzasını taşıyordu. Bu başarı sayesinde sosyal fobisini adım adım kırdı ve hayata katılmanın güzelliğini fark etti. Sanat, onun kendisiyle ve dünyayla barışmasını sağlayan en güçlü köprü olmuştu. Bu parçaya göre Tim Burton’la ilgili aşağıdakilerden hangisine ulaşılabilir?
- A) Korku filmleriyle edebiyatı birleştirerek bir çığır açmıştır.
- B) Sosyal çevrenin teşviki ve desteğiyle sanata yönelmiştir.
- C) Yalnızlığın yaratıcılığı beslediğini erken yaşta keşfederek sanatsal açıdan üretkenlik kazanmıştır.
- D) Sanatsal faaliyetlerdeki yeteneği ve başarısı sayesinde sosyal korkularını yenmiştir. ✓
- E) Diğer insanlarla eşitlenme isteği, sanat alanında başarılı olma hırsını kamçılamıştır.
Parçada içe kapanık ve çekingen bir çocukluk geçiren Tim Burton'ın, sanatsal faaliyetlerdeki (resim yarışması) başarısı sayesinde sosyal fobisini adım adım kırdığı ve hayata katıldığı açıkça belirtilmiştir. Bu durum, 'Sanatsal faaliyetlerdeki yeteneği ve başarısı sayesinde sosyal korkularını yenmiştir.' yargısını doğrudan doğrular. Doğru cevap 0 tabanlı indekslemeye göre 3. seçenektir.
9. Aşağıdaki sözcüklerden hangisi küçük ünlü uyumuna uymamaktadır?
- A) Koyulaşan
- B) Çamurluğun ✓
- C) Yalnızlığımızdan
- D) Sığdıramadılar
- E) Eskitilmiş
Küçük ünlü uyumuna göre düz ünlülerden sonra düz, yuvarlak ünlülerden sonra dar yuvarlak ya da geniş düz ünlüler gelir. “Çamurluk” sözcüğünde bu uyum bozulmuştur. Doğru cevap B seçeneğidir.
10. Pek çoğumuz odaklanma veya dikkat dağınıklığı sorunu yaşıyoruz. Son yıllarda klinik uygulamaları artan 'bilişsel oyun terapileri' ile bireyler, günlük yaşamlarını olumsuz etkileyen bu odaklanma problemlerinden kurtulabiliyorlar. Yapay zekâ destekli oyun teknolojisi sayesinde seçilen dijital ortama girildiği andan itibaren, dış dünya ile uyaran bağlantısı kesiliyor ve tamamen göreve odaklanma gerçekleşiyor. Bu teknoloji; dikkat dağıtıcı unsurlardan arındırılmış olması yönüyle, odaklanmakta zorlandığımız karmaşık zihinsel süreçlere kolay, hızlı ve düşük maliyetle dahil olabilmemizi sağlıyor. Üstelik günlük hayatta dikkatimizi dağıtan dış etkenleri biz kontrol edemezken, bu simülasyonlarda kontrol tamamen bizim elimizde oluyor. Bir üniversite bünyesinde kurulan ilk bilişsel simülasyon laboratuvarında bu teknolojiyle birleştirilen terapi programları ve deneysel araştırmalar yürütülüyor. Nörolog Sevilay Yılmaz, 'Başarılı bir bilişsel deneyim için kullanıcıların kendilerini tamamen o sanal görevin içinde hissetmeleri şarttır; bunun için görsel bulmacalar; ses, dokunsal geri bildirim gibi diğer duyusal uyaranlarla da desteklenmelidir.' diyor. Bu parçada bilişsel oyun terapileri ile ilgili olarak aşağıdakilerden hangisi _söylenemez_?
- A) Bireylerin odaklanma ve dikkat sorunlarını çözmek amacıyla sıfırdan icat edildiği ✓
- B) Zihni zorlayan dikkat ortamlarının dijital olarak tasarlanması esasına dayandığı
- C) Başarısının, kullanıcının farklı duyusal etmenlerle uyarılmasına bağlı olduğu
- D) Dikkat dağıtıcı dış etkenlerden uzak, kontrollü bir ortamda egzersiz imkânı sunduğu
- E) Dikkat dağınıklığı yaşayan kişilere bütçeyi zorlamayan bir tedavi seçeneği sağladığı
Parçada bilişsel oyun simülasyonlarının odaklanma sorunlarında pratik, ucuz ve kontrollü bir terapi aracı olarak kullanıldığı belirtilmiş; ancak bu teknolojinin doğrudan veya sırf bu amaç için icat edildiğine dair bir bilgi verilmemiştir. Başka alanlardaki teknolojinin bu yönde kullanıldığı anlatılmıştır. Doğru cevap A seçeneğidir.
11. Aşağıdaki dizelerin hangisinde hayalî ögelere yer verilmemiştir?
- A) Ilık bir su gibidir içimde yalnızlığım, Yalnızlığım, ruhumda uzak bir ses gibidir.
- B) Mavi elişinden bir deniz yaptım Yeşil tekneli bir kayık yüzdürdüm
- C) Bir gemi yanaştı Samsun’a sabaha karşı Selam durdu kayığı, çaparası, takası,
- D) Biz hep açık konuştuk. Gökyüzünden maviydi sözlerimiz.
- E) Şimdi tarlalarda güneş vardır. Karlar donmuştur otların uçlarında ✓
A, B, C ve D seçeneklerinde yalnızlık, sözler, kayık ya da gemi gibi unsurlar düşsel ve mecazlı biçimde kullanılmıştır. E seçeneğinde ise tarlalarda güneş ve ot uçlarında kar gibi gerçekçi bir doğa görünümü vardır. Doğru cevap E seçeneğidir.
12. Bakterileri yok etmek üzerine çalışmalar yapan İngiliz bilim insanı Alexander Fleming, bir tatil dönüşü laboratuvarına geldiğinde içinde farklı türlerde bakteriler bulunan kabı açık unuttuğunu fark eder. Küf mantarı ile dolan kabı temizlerken mantarın kenarında bulunan jel kıvamındaki yapıda herhangi bir bakteri bulunmadığını görür. Bunun “Penicillium Notatum” adı verilen küf mantarı olduğunu düşünür ve jöle kıvamındaki yapıya “penisilin” adını verir. Fakat penisilini küf mantarından ayırmayı başaramadığı için çalışmalarını sonlandırır. Onun çalışmalarını inceleyen bilim insanları Howard Florey ve Ernst Chain, 1939 yılında penisilini laboratuvar ortamında saflaştırmayı başarır; 1941 yılında da ilk defa bir insan üzerinde kullanırlar. Fleming, Florey ve Chain bu çalışmalarıyla 1945 yılında Nobel Barış Ödülü’ne layık görülürler. Bu parçadan aşağıdaki yargılardan hangisine ulaşılabilir?
- A) Penisilinin, ismini kendisini bulan kişinin adından aldığına
- B) Fleming’in, penisilinle ilgili çalışmalarıyla bilim dünyasına ilham verdiğine ✓
- C) Penisilinin insan sağlığına faydasının, keşfinden çok sonra anlaşıldığına
- D) Nobel Barış Ödülü’nün penisilinin bulunması sonucu ilk defa sağlık alanında verildiğine
- E) Küf mantarıyla penisilinin bulunmasının aynı zamana denk geldiğine
Fleming’in çalışmaları sonuçlanmasa da Florey ve Chain onun çalışmalarından hareketle penisilini saflaştırmıştır. Bu durum Fleming’in bilim dünyasına ilham verdiğini gösterir. Doğru cevap B seçeneğidir.
13. (I) Yazılı edebiyat kültür dilinin en büyük hazinesini meydana getirir. (II) Yazılı edebiyat, günlük konuşma dilinden ve sözlü edebiyattan yüzlerce kat daha zengindir. (III) Bunun sebebi yazının binlerce yıllık kelimeleri koruması ve biriktirmesidir. (IV) Atasözleri, “ata” kelimesinden de anlaşılacağı üzere geçmiş asırlardan bizlere kalan bir değerler manzumesidir. (V) Kültür denince bilhassa yazılı yapıtlar anlaşılır ki bunların arasında eski çağlara ait inanç ve ilim kitapları da mevcuttur. Numaralanmış cümlelerden hangisi, parçanın anlam bütünlüğüyle _ilgili _değildir__?
- A) I.
- B) II.
- C) III.
- D) IV. ✓
- E) V.
Parçadaki I, II, III ve V numaralı cümlelerde 'yazılı edebiyatın' önemi, zenginliği, kelimeleri biriktirmesi ve kültürü saklamadaki rolü anlatılmaktadır. Ancak IV numaralı cümlede konu dışına çıkılarak 'atasözlerinin tanımı ve anlamı' üzerinde durulmuştur. Bu durum parçanın anlam bütünlüğünü bozmaktadır. Doğru cevap D seçeneğidir.
14. Peygamber çiçeğinin aydınlığında ara sana doğru uzanan çaresiz ellerimi. Bu dizedeki ad tamlamasının benzeri aşağıdakilerin hangisinde vardır?
- A) Güzel bir yemeğin ardından çaylarımızı yudumluyoruz.
- B) Başarılı iş insanları, o gün çeşitli ödüllerle onurlandırıldı.
- C) Bu akşam, çocukluk arkadaşımın düğününe davetliyim. ✓
- D) Evimizin arka bahçesi piknik alanımız gibiydi âdeta.
- E) Eski günlerin bitmeyen özlemi sardı yine gönlümüzü.
“Peygamber çiçeğinin aydınlığı” zincirleme ad tamlamasıdır. “Çocukluk arkadaşımın düğünü” sözünde de bir tamlama başka bir tamlamanın içinde yer aldığı için aynı yapı görülür. Doğru cevap C seçeneğidir.
15. Dolaylamada, bilinen bir varlık ya da kavramın tek bir sözcük yerine birden fazla sözcükle kalıplaşarak ifade edilmesi söz konusudur. Aşağıdaki cümlelerin hangisinde bu açıklamaya uygun bir kullanım _yoktur_?
- A) Evin dış cephesinde sıcak renkler tercih etmişler. ✓
- B) Genç file bekçisi maçta adeta yıldızlaştı.
- C) Ege'nin incisini bu yaz ziyaret etmek istiyorum.
- D) Bu eser de nihayet beyaz perdeye uyarlanmış.
- E) Doğu'nun Paris'i son yıllarda çok gelişti.
A'da 'beyaz perde' (sinema), B'de 'file bekçisi' (kaleci), D'de 'Ege'nin incisi' (İzmir) ve E'de 'Doğu'nun Paris'i' (Diyarbakır vb.) dolaylama örnekleridir. C seçeneğinde geçen 'sıcak renkler' ifadesi ise bir dolaylama değil, duyular arası aktarıma (dokunma duyusundan görme duyusuna) dayalı mecazlı bir söyleyiştir. Doğru cevap A seçeneğidir.
16. (I) Sanatçımız, geçen hafta lirik şiirlerden oluşan yepyeni bir derlemeyle okurlarının karşısına çıktı. (II) Bireyin yalnızlığı ve doğanın döngüsü karşısındaki derin hislenişleri konu ediniyor bu dizeler. (III) Yazarın diğer kitaplarındaki o sürükleyici ve akıcı üslubu bu yapıtında bulmakta ne yazık ki güçlük çekiyorsunuz. (IV) Şairimizin edebiyat tarihimizde saygın bir yeri var lakin şiirler tek tek incelendiğinde aynı derin etkiyi yaratamıyor. (V) Üstelik kullandığı aşırı imgeli ve kapalı anlatım tarzı, şiirlerin temel anlamını kavramayı da büsbütün zorlaştırıyor. Bu parçada numaralanmış cümlelerin hangilerinde düşüncenin olumlu ya da olumsuz olduğu açıkça _belirtilmemiştir_?
- A) I ve II ✓
- B) I ve IV
- C) II ve III
- D) II ve IV
- E) III ve V
III, IV ve V. cümlelerde sırasıyla 'güçlük çekiyorsunuz, aynı derin etkiyi yaratamıyor, kavramayı büsbütün zorlaştırıyor' denilerek eser hakkında net olumsuz değerlendirmeler sunulmuştur. Ancak I ve II. cümlelerde sadece kitabın yayımlandığı ve konusu hakkında nesnel bilgi verilmiş olup olumlu ya da olumsuz bir düşünce belirtilmemiştir. Doğru cevap A seçeneğidir.
17. Aynaların farkı kalmaz düşmanla Tanışırsın doğduğuna pişmanla Hüzün adres değiştirir zamanla Benden geçer, sana göçer sevdiğim Bu dizelerde aşağıdakilerden hangisinin _örneği yoktur_?
- A) Edilgen fiil ✓
- B) İşteş fiil
- C) Etken fiil
- D) Oldurgan fiil
- E) Geçişsiz fiil
Dizelerde “tanışırsın” işteş, “değiştirir” oldurgan, “geçer/göçer” etken ve geçişsiz fiil örnekleridir. Edilgen fiil yoktur. Doğru cevap A seçeneğidir.
18. Aşağıdaki cümlelerin hangisinde “yalnız” sözcüğü belirteç görevindedir?
- A) Biraz yalnız dolaşıp kafa toplamaya ihtiyacım var. ✓
- B) Yalnız ve harap bu köşkün bende tükenmez hatıraları var.
- C) Ömer iyi top oynar yalnız fazla koşmak işine gelmez.
- D) Orada yalnız ay ve gece vardı benimle baş başa kalan.
- E) Ne kadar çok arkadaşım olursa olsun yine de yalnızım.
A seçeneğinde “yalnız” sözcüğü “dolaşıp” eylemini durum bakımından belirtir ve zarf görevindedir. Diğer seçeneklerde sıfat, bağlaç ya da ad soylu kullanım öne çıkar. Doğru cevap A seçeneğidir.
19. Yüzyıllar öncesinde yaşamış olmasına rağmen Yunus Emre, felsefi derinliği ve insana dair kucaklayıcı bakış açısıyla bugün de tüm dünyada geniş kitleler üzerinde etki uyandırmaya devam etmektedir. İnanç ve sevgi dünyasını işlediği şiirleri, tarih boyunca farklı kültürlerden ve inançlardan insanların ilgisini çekmiştir. Her muhatap, kendi bilgi birikimi ve penceresi doğrultusunda onu yeniden anlamlandırmaktadır. Özellikle şiirlerindeki derin mana, edebi birer metin olmanın ötesine geçerek sosyoloji ve psikoloji gibi farklı bilim dallarında da kaynak olarak kullanılmaktadır. Bu çok katmanlı içerik, Yunus Emre'nin yapıtlarının çağları aşarak ayakta kalmasında ve kuşaklar arasında sarsılmaz bir kültür köprüsü kurmasında başat bir rol üstlenmektedir. Bu parçada söz edilen şair ve eserlerinin özellikleri arasında aşağıdakilerden hangisi _gösterilemez_?
- A) Disiplinlerarasılık
- B) Özgünlük ✓
- C) Kalıcılık (Zamana direnme)
- D) Anlamsal çok katmanlılık
- E) Evrensellik
Metinde şairin sosyoloji ve psikoloji gibi bilimlerde yer bulması 'disiplinlerarasılığı' (A), zamana direnmesi 'kalıcılığı' (C), anlam derinliği 'çok katmanlılığı' (D) ve farklı kültürlerin ilgisini çekmesi 'evrenselliği' (E) örneklendirir. Ancak eserlerin ne kadar 'özgün' (orijinal, başkasına benzemez) olduğuna dair bir bilgi bulunmamaktadır. Dolayısıyla doğru cevap B seçeneğidir.
20. Geçişsiz eylemler “-r, -t, -tır” gibi eklerle geçişli hâle getirilebilir; bu tür eylemler oldurgan çatılıdır. Aşağıdakilerin hangisinde buna örnek vardır?
- A) Ayağımıza gelen fırsatı maalesef kaçırdık. ✓
- B) Şimdi bizim ellerde tabiat, bir bahar türküsü tutturmuştur.
- C) Mülakatların haftaya başlayacağını adaylara bildirdik.
- D) Annem pilav için pirinçleri her seferinde bana ayıklatırdı.
- E) Evimize on yıllık bir aradan sonra tekrar bakım yaptırdık.
A seçeneğinde “kaçırmak” fiili, geçişsiz “kaçmak” fiiline oldurganlık eki getirilerek oluşmuştur ve geçişli hâle gelmiştir. Doğru cevap A seçeneğidir.
21. Aşağıdaki dizelerin hangisinde hem haber hem de dilek kipleri bir arada kullanılmıştır?
- A) Şiirlerle döneceksin bir gün sessizce / Sadece yüzüme bak diyeceksin. ✓
- B) Şaşırmış kalmışım ansızın kimsesiz. / Dökülmüş sayfalarıma gökyüzünden damlalar.
- C) Düşmez bir damla yaş, kavrulur bağrım / Ve yorgun ayaklar yürümez yollarda.
- D) En tatlı düşleri andıran maviliklere / En güzel hayallerle açılmak istiyorum.
- E) Bir bakış gözlerinden içime doldu birden / Ve o eşsiz günler ne çabuk bitiverdi.
A seçeneğindeki 'döneceksin' ve 'diyeceksin' fiilleri haber kiplerinden gelecek zaman kipiyle; 'bak' fiili ise dilek kiplerinden emir kipiyle çekimlenmiştir. Dolayısıyla iki kip türü bir arada yer almaktadır. Doğru cevap A seçeneğidir.
22. “İnsan” sözcüğü aşağıdaki cümlelerin hangisinde ötekilere göre daha _özel (dar)_ anlamda kullanılmıştır?
- A) İnsan insana her koşulda muhtaçtır.
- B) O; iyi kalpli, yardımsever ve çevresi tarafından çok sevilen bir insandır. ✓
- C) İnsan, yaratılmışların en şereflisidir derdi büyüklerimiz.
- D) İnsan her zaman düşünerek hareket etmelidir.
- E) Düşünebilmek, insanın en ayırt edici niteliğidir.
A, C, D ve E seçeneklerinde 'insan' kelimesi genel bir kavram olarak bütün insanlığı temsil edecek biçimde (genel anlamda) kullanılmıştır. B seçeneğinde ise 'bir insandır' ifadesiyle tek bir belirli kişi (özel/dar anlamda) kastedilmektedir. Doğru cevap B seçeneğidir.
23. Sabırsız bir toplum olduğumuzu her alanda görmek mümkün. Teknoloji çağında büyüyen yeni nesilde bu durum çok daha belirgin. Her şeyin anında gerçekleşmesini istiyorlar. Birkaç dakikada yemeği bitirmek, sipariş ettiği bir ürünün aynı gün eline ulaşmasını beklemek, koca bir eseri veya diziyi tek günde tüketmek gibi alışkanlıkları var. Yazı dilinde de bu acelecilik kendini gösteriyor. Meramlarını bir çırpıda aktarmak için son derece kısa, kopuk kopuk cümleler tercih ediyorlar. Oysa edebiyat, hele ki olay anlatımı ve tasvir sanatı, aceleye getirilmeye gelmez. Aşağıdakilerden hangisi bu parçada eleştirilen bakış açısıyla yazılmıştır?
- A) Çürümeden çok önce, henüz solmaya yüz tuttuğu o belirsiz anda, hayata tutunma çabasının son saniyelerinde; yan yana dizilmiş cam şişelerin tozlu raflarda bekleşen gölgelerini; ılık bir sonbahar güneşi altındaki o sessiz odanın huzurlu köşesinde, canlanmaya hazırlanan kuru yaprakların kokusuyla harmanlıyorum.
- B) Her yıl vakti geldiğinde, Ege'nin şirin kıyı kasabalarından yaylalara doğru tatlı bir göç telaşı başlardı. Eski kasabalılar; ahşap panjurlu taş evlerin serin avlularına kurulmuş sedirler, el dokuması kilimler ve minderlerle döşeli geniş odalara yerleşir, yazın kavurucu sıcağından kaçarlardı.
- C) Otobüs yanaştı, hemen bindim. Boş koltuk yoktu. Pencere kenarına geçip dışarıyı izledim, parmağımla cama anlamsız şekiller çizdim. Şoförün dikiz aynasından bana baktığını görünce arkaya yürüdüm. Tanıdık bir yüz aradım ama herkes telefonuna bakıyordu. Yağmur hızlandı. Gitmek istediğim yere geç kalmamak için ilk durakta indim. ✓
- D) Dallardan sarkan olgun şeftalilerin bu güneşsiz, nemli havada bir türlü olgunlaşmayacağını düşünmek canımı sıkıyordu. Bahçedeki sevimli köpek, duvarın üstündeki kediye neden öyle durmadan havlıyordu ki? Bahçe masasındaki yırtık örtünün rengi solmuştu. Güller henüz taze. Bizimkiler çoktan döküldü.
- E) Kış, dağ köylerine yerleşebilmek için sert rüzgârlarını poyraz ve karayel eşliğinde seferber ettiğinde; vadinin diğer ucunda sonbahar, henüz eşyalarını toplamamış hüzünlü bir misafir gibi sessizce beklerdi. Gitmekle kalmak arasında kararsız, elinde bavuluyla bekleyen bu mevsimi benden başka seven pek kimse kalmamıştı buralarda.
Parçada, yazarken de aceleci davranarak meramını anlatmak için çok kısa, kopuk kopuk ve sanatsal derinlikten uzak cümleler kuran yazarlar eleştirilmektedir. C seçeneğindeki metin, eleştirilen bu bakış açısına uygun olarak son derece kısa ve hızlı akan eylem cümleleriyle oluşturulmuştur. Doğru cevap C seçeneğidir.
24. Siberkondri; bireyin kendisinde var olduğunu düşündüğü semptom ve hastalıklar hakkında dijital ağlarda sürekli araştırma yaparak kendi kendine teşhis koymaya ve hatta tedavi aramaya çalışmasıyla beliren bir kaygı bozukluğudur. Bilgiye kolayca erişebilme ve internet ortamındaki verileri mutlak doğru kabul etmeyle başlayan bu arayış, mevcut endişeyi hafifletmek yerine onu daha da derinleştirmekte ve bir süre sonra kısır bir döngü halinde bağımlılığa dönüşmektedir. Web sitelerindeki bilgi kirliliği ve asılsız iddialar, siberkondrik kişilerin stres seviyesini ciddi oranda artırır. Bu durum zamanla tansiyon düzensizliklerine, kronik baş ağrılarına ve kas gerginliği gibi somatik şikayetlere yol açar. Kişi, sağlık sorunları hakkında internette aşırı vakit geçirdiğinden mesleki odaklanması ve iş performansı da bu süreçten zarar görür. Ayrıca, yakın çevresinin ve dostlarının sürekli bu sağlık kaygılarını dinlemekten yorulması, bireyin sosyal ilişkilerinde çatışmalar doğurur. Aşağıdakilerden hangisi bu parçada söz edilen siberkondrinin yol açtığı sonuçlardan biri _değildir_?
- A) Bireyin yakın çevresiyle olan ikili ve sosyal ilişkilerinde gerginliklere yol açması
- B) İnternette paylaşılan tıbbi bilgilerin doğruluğuna ve güvenilirliğine olan inancı pekiştirmesi ✓
- C) Vücutta tansiyon dalgalanması, migren ve fiziksel kas ağrıları gibi rahatsızlıkları tetiklemesi
- D) İnternet başında aşırı zaman yitirilmesi sebebiyle kişinin mesleki hayatını sekteye uğratması
- E) Doğru olmayan ve kirli verilerin takibi yüzünden kişinin zihinsel gerginlik derecesini artırması
Parçada siberkondrinin olumsuz etkileri arasında sosyal ilişkilerde bozulmalar (A), fiziksel rahatsızlıklar (C), iş yaşamında verimsizlik (D) ve ruhsal gerilim/stres (E) açıkça sayılmıştır. Ancak internetteki bilgilerin doğruluğuna inancın artması gibi olumlu bir pekişmeden söz edilmemiş, aksine siberkondrinin bir 'bağımlılık' ve 'kaygı bozukluğu' olduğu vurgulanmıştır. Dolayısıyla doğru cevap B seçeneğidir.
25. Aşağıdakilerden hangisi bir paragrafın başlangıç cümlesi olmaya en uygundur?
- A) Böyle bir tarz ya da adlandırma elbette yok ama konu bütünlüğünü bir şiir kitabının arasına sığdıran şairlerin bu tür şiirlerine gönül rahatlığı ile “nehir şiir” diyebiliriz.
- B) Şiir yalnızca söylemez, dile getirmez; aynı zamanda resmeder, heykel yapar ve şarkı söyler; o hem mimaridir, hem resim hem de musikidir. ✓
- C) Ortak değerlerin belirlenmesi ile birlikte, daha iyi bir dünya ortaya koymak ve yaşamak istiyorsak diğer insanlarla bağlantı içinde olmamız gerektiğini vurguluyor.
- D) Yazarın ifade ettiği gibi toplumların ortak hedef kaybı, bir değişim gücü olarak insanların da inançlarını yitirmelerine sebep olmuştur.
- E) Bu yolculuğun ilk aşaması Topkapı Sarayı ve Osmanlı arşivlerinde 16. yüzyılda zirveye ulaşan çini sanatı örneklerini gece gündüz aramaktır.
Giriş cümlesi kendinden önce açıklama gerektirmeyen, bağımsız başlayabilen cümledir. B seçeneği şiirin niteliğine dair genel bir yargı sunar ve paragraf başlatmaya uygundur. Diğer seçeneklerde önceki bilgiye gönderme vardır. Doğru cevap B seçeneğidir.