Genel Tekrar Testi - 7
“Yazar, - - -” ifadesi aşağıdakilerden hangisiyle tamamlanırsa cümlede koşul anlamı oluşur?
Bu testteki tüm sorular ve cevapları (25 soru)
1. “Yazar, - - -” ifadesi aşağıdakilerden hangisiyle tamamlanırsa cümlede koşul anlamı oluşur?
- A) okurun istediklerini değil kendi düşüncelerini kâğıda aktarmalıdır.
- B) kendi kişiliğini roman kahramanlarıyla özdeşleştirdiğinden anlatımda çok başarılı oluyor.
- C) beş şehri her yönüyle okura tanıtarak okurun zihninde bir izlenim oluşturmuş.
- D) denemelerinde kullanmak üzere günlük hayat manzaralarını bir yere not edermiş.
- E) samimi bir dile ulaştığında okurun gönlüne girmeyi başaracaktır. ✓
E seçeneğinde “samimi bir dile ulaştığında” sözü koşul bildirir; yazarın okurun gönlüne girmesi bu şartın gerçekleşmesine bağlanmıştır. Doğru cevap E seçeneğidir.
2. “Zaman zaman yanıma gelip dertleşiriz.” Bu cümledeki ikilemenin anlamca özdeşi aşağıdakilerin hangisinde kullanılmıştır?
- A) Kimi kimsesi olmayan garibanın biriydi.
- B) Kime sorsam aynı yanıtı alıyorum.
- C) Kafasına eseni hemen yapan biridir.
- D) Ne ihtişamlı binalar inşa etmişler buraya.
- E) Eski dostumla ara sıra yolda karşılaşırız. ✓
'Zaman zaman' ikilemesi, 'ara sıra, bazen, aralıklı olarak' anlamına gelir. D seçeneğinde yer alan 'Eski dostumla ara sıra yolda karşılaşırız' cümlesindeki 'ara sıra' ikilemesi bu anlamı tam olarak vermektedir. Doğru cevap E seçeneğidir.
3. “Düşüncesini hiç değiştirmeyenler ya aptaldır ya da ölü.” sözüyle anlamca _aynı doğrultuda olmayan_ cümle hangisidir?
- A) Değişim, akan bir su gibidir; önüne konan engelleri eninde sonunda aşar.
- B) En büyük değişim, değişimin ta kendisidir.
- C) Sürekli değişim hevesi, başarısızlığa kapı aralayabilir. ✓
- D) Bugün, dünle aynı yerdeyseniz zarardasınız demektir.
- E) Bağlandığın bir fikri değiştirebiliyorsan gerçek kahramansındır.
Verilen söz, düşüncelerin değişebilmesini olumlu görür. A, B, D ve E seçenekleri değişimin gerekliliğini destekler. C seçeneği ise sürekli değişme isteğinin başarısızlık getirebileceğini söyleyerek bu düşünceden ayrılır. Doğru cevap C seçeneğidir.
4. Alışkanlıklar bir anda yok edilemez; onlardan adım adım uzaklaşmak gerekir. Bu cümlede alışkanlıklarla ilgili vurgulanan düşünce nedir?
- A) Bırakmanın imkânsız olduğu
- B) Değişime dirençli olduğu
- C) Yaşamın bir parçası olarak algılandığı
- D) Yavaş yavaş vazgeçilmesi gerektiği ✓
- E) İnsana zarar verdiği
Cümlede alışkanlıkların “pencereden atılamayacağı”, yani bir anda bırakılamayacağı; merdivenlerden yavaş yavaş indirileceği söylenir. Bu da alışkanlıklardan zamanla vazgeçilmesi gerektiğini anlatır. Doğru cevap D seçeneğidir.
5. I. Yüzyıllar boyunca atalarımız sınama ve yanılma yoluyla faydalı bilgileri depolamış, ardılları da bu birikimi aynen kopyalamıştır. II. İnsanlığın kurduğu uygarlığın harcında, yalın zekadan ziyade bireylerin birbirini model alarak öğrenme kabiliyeti bulunmaktadır. Bu iki cümlede ifade edilenlerin anlamca doğru bir biçimde birleştirilmiş hâli aşağıdakilerden hangisidir?
- A) Kuşaklar boyunca atalarımız deneme ve yanılma yoluyla yararlı bilgileri biriktirmiş, sonraki kuşaklar da onları taklit etmiştir ancak medeniyetin temelinde saf zekâdan çok insanın birbirinden öğrenme becerisi yatıyor.
- B) Atalarımız, deneme ve yanılma yoluyla yararlı bilgileri biriktirmiş, sonraki kuşaklar da onları taklit etmiştir; bu da medeniyetin temelinde saf zekâdan çok insanın birbirinden öğrenme becerisi olduğunu açıkça göstermektedir.
- C) Medeniyetin temelinde saf zekâdan çok insanın birbirinden öğrenme becerisi yatıyor zira kuşaklar boyunca atalarımız deneme ve yanılma yoluyla yararlı bilgileri biriktirmiş, sonraki kuşaklar da onları taklit etmiştir. ✓
- D) Kuşaklar boyunca atalarımız deneme ve yanılma yoluyla yararlı bilgileri biriktirmiş, sonraki kuşaklar da onları taklit etmiştir oysaki medeniyetin temelinde saf zekâdan çok insanın birbirinden öğrenme becerisi yatıyor.
- E) Medeniyetin temelinde saf zekâdan çok insanın birbirinden öğrenme becerisi yatıyor bu yüzden atalarımız deneme ve yanılma yoluyla yararlı bilgileri biriktirmiş, sonraki kuşaklar da onları bilinçsizce taklit etmiştir.
I. cümlede atalarımızın deneyimle bilgi biriktirmesi ve sonraki nesillerin taklit etmesi anlatılırken, II. cümlede uygarlığın temelinde taklit yoluyla öğrenme becerisinin yattığı vurgulanmaktadır. C seçeneği, 'zira' (çünkü) bağlacıyla bu iki cümleyi sebep-sonuç ilişkisi kurarak en doğru ve eksiksiz biçimde birleştirmiştir. Dolayısıyla doğru cevap C seçeneğidir.
6. Bazı sözcükler aslında bir alanın terimi olduğu hâlde cümlede terim anlamından uzaklaşabilir. Aşağıdakilerin hangisinde böyle bir anlam kayması _yoktur_?
- A) Babam ev, iş ve para kaygısı üçgeninde kalmış; bir çözüm bulmaya çalışıyordu.
- B) Mert, yaşamın değişen ritmine kolayca uyum sağlayan biriydi.
- C) Kardeşim geç gelince annemin radarına hemen yakalandı.
- D) Takımın attığı golde ofsayt olup olmadığı uzun süre tartışıldı. ✓
- E) Müdür, toplantıda meselenin röntgenini ayrıntılı biçimde çekti.
A'da 'üçgen', B'de 'ritim', C'de 'radar' ve E'de 'röntgen' kendi alanlarının dışına taşarak mecazlı bir kullanım kazanmıştır. D seçeneğinde ise 'ofsayt' futbol terimi olarak gerçek terim anlamıyla kullanılmıştır. Bu yüzden doğru cevap D seçeneğidir.
7. Büyük düşlerimizin gerçekleşmesi, onları alın teriyle sulamamıza bağlıdır. Bu cümlede anlatılmak istenen aşağıdakilerden hangisidir?
- A) Büyük başarılar elde etmek için uzun zaman çalışmak gerekir.
- B) İnsanın hayallerini gerçeğe dönüştürebilmesi, harcadığı emek ölçüsünde gerçekleşebilir. ✓
- C) Büyük başarılar, güzel hayaller kuran insanlarca kazanılabilir.
- D) Bilgi sınırlı, hayal sınırsız olduğundan hayal kurma bilgiden önemlidir.
- E) Hayal gücümüz, gelecekle ilgili düşüncelerimizin tek kaynağıdır.
'Alın teriyle sulamak' emek harcamak anlamındadır. Cümlede hayallerin gerçekleşmesinin verilen emeğe bağlı olduğu vurgulanmıştır.
8. Ülkemizin _en çok_ (I) yabancı turist çeken bölgelerinden biri olan _Nevsehir yöresinde_ (II) yer alan ve _25 Kasım 1986'da_ (III) koruma altına alınan _Göreme milli parkı,_ (IV) benzersiz peribacalarının _yer aldığı_ (V) önemli bir turizm merkezidir. Bu cümlede numaralanmış sözlerden hangisinin yazımı _yanlıştır_?
- A) I
- B) II
- C) III
- D) IV ✓
- E) V
IV numaralı 'Göreme milli parkı' ifadesinin yazımı yanlıştır. Yer adlarında kullanılan milli park, dağ, göl, nehir vb. tür bildiren kelimeler büyük harfle başlamalıdır. Dolayısıyla ifadenin 'Göreme Milli Parkı' şeklinde yazılması gerekirdi. Doğru cevap D seçeneğidir.
9. Onun telefonu ve gönlü daima açıktı, ama işte ben çok meşguldüm. Yukarıdaki cümlede kaç zamir vardır?
- A) 2 ✓
- B) 4
- C) 1
- D) 5
- E) 3
Verilen cümlede 'Onun' (kişi zamiri) ve 'ben' (kişi zamiri) olmak üzere toplam iki adet zamir bulunmaktadır.
10. Öğrenciler yazım kurallarını eğitim hayatlarında bir kez tam öğrenmeli ve yazılarında bu kuralları uygulayarak başarıyla yollarına devam etmeli. Bu cümlede aşağıdakilerden hangisi _yoktur_?
- A) Zarf-fiil
- B) Çekimli fiil
- C) Ek fiil ✓
- D) Birleşik fiil
- E) Geçişli fiil
Cümlede ek fiil (ek eylem) kullanılmamıştır. 'uygulayarak' zarf-fiildir. 'öğrenmeli' ve 'devam etmeli' çekimli fiillerdir. 'devam etmek' yardımcı fiille kurulmuş birleşik fiildir. 'öğrenmeli' eylemi nesne alabildiği için ('kuralları öğrenmeli') geçişli bir fiildir. Doğru cevap C seçeneğidir.
11. Şiir, lisanın en gözü kara laboratuvarıdır; mevcut kuralları sarsar, kalıpları sorgular ve kimi zaman tek bir sözcüğe bile yepyeni anlamlar yükler. Aşağıdakilerden hangisi bu cümleyle anlamca aynı doğrultudadır?
- A) Şiir, manayı okurun hayal dünyasına bırakan gizemli bir oyundur; her okuyuşta farklı bir kimliğe bürünür.
- B) Bazı dizeler bir rüzgar gibi esip geçer, bazıları ise bir anıt gibi kalıcıdır; zamana meydan okumak için sadece kelimeler yetmez.
- C) Şiir, insan ruhunun sözcükler aracılığıyla kendi sırlarını keşfetmesidir; hissettikçe derinleşen bir yapıya sahiptir.
- D) Şiir; dili yepyeni bir biçime kavuşturan, dilin yerleşik sınırlarını zorlayan ve alışılagelmişin dışında anlamlar üreten özgür bir üretim sahasıdır. ✓
- E) Bir şairin dili yalnızca kullandığı kelimelerle değil, seçtiği sessizliklerle de konuşur; en güçlü ifadeler bazen satır aralarındadır.
Öncüldeki cümlede şiirin dilin kurallarını yıkan, onu sorgulayan ve kelimeleri yeniden tanımlayan cesur/gözü kara bir alan olduğu belirtilmiştir. D seçeneğindeki 'dili yeniden şekillendiren, sınırlarını zorlayan ve alışılmışın dışında anlamlar üreten üretim sahası' tanımı, bu düşünceyle tamamen örtüşmektedir. Dolayısıyla doğru cevap D seçeneğidir.
12. Aslen ünlem olmayan bazı sözcükler cümlede ünlem değeri kazanabilir. Aşağıdaki dizelerin hangisinde buna uygun bir örnek vardır?
- A) Durun kalabalıklar, bu cadde çıkmaz sokak Haykırsam, kollarımı makas gibi açarak ✓
- B) Ey, bu topraklar için toprağa düşmüş asker Gökten ecdat inerek öpse o pak alnı değer
- C) Ah aklımdan ölümüm geçer Sonra bu kuş, bu bahçe, bu nur
- D) Ey suyun sesinden anlayan bağlar Ne söyler şu dağa çoban çeşmesi
- E) Eyvah, ne yer ne yâr kaldı Gönlüm dolu âh u zâr kaldı
A seçeneğinde “Durun” sözcüğü normalde fiildir; ancak dizede seslenme/uyarma değeri kazanarak ünlem gibi kullanılmıştır. Doğru cevap A seçeneğidir.
13. “Şirketimizin çalışanları; erkli ferli, gün görmüş geçirmiş kişilerdi.” Bu cümlede geçen “gün görmüş geçirmiş” ifadesinin yerine aşağıdakilerden hangisi getirilirse cümlenin anlamı _bozulmaz_?
- A) ileri görüşlü
- B) tecrübeli, birikimi olan ✓
- C) çok sıkıntı çekmiş
- D) çok anlayışlı
- E) babacan tavırlı
Türkçede 'gün görmüş geçirmiş' deyimi, yaşam boyunca pek çok şey yaşamış, görgüsü, bilgisi ve tecrübesi artmış kişiler için kullanılır. Bu ifade 'tecrübeli, birikimi olan' kelimeleriyle birebir örtüşmektedir. Doğru cevap B seçeneğidir.
14. (I) Yazarın yenilikçi bir anlatımla kaleme aldığı bu hikayelerde, kuralsız (devrik) cümle yapılarına sıklıkla başvuruluyor. (II) Bununla birlikte, öykülerin genelinde somut gerçeklikle düşsel ögeler kusursuzca harmanlanıyor. (III) Yaşanan gerçekliğin sınırının nerede son bulup hayallerin nerede başladığını ayıır etmek oldukça güç. (IV) Anlatımda, çocukluk döneminde okunan klasik eserlere ve o günlerin düşsel dünyasına yönelik çeşitli göndermeler bulunuyor. (V) Metindeki bu edebi göndermeler sayesinde yazar, okuyucunun dikkatini sürekli canlı tutmayı başarıyor. Bu parçada numaralanmış cümlelerle ilgili olarak aşağıda verilenlerden hangisi _yanlıştır_?
- A) I. cümlede, karşılaştırma yapılmıştır. ✓
- B) II. cümlede, bir değerlendirme vardır.
- C) III. cümlede, bir yorumda bulunulmuştur.
- D) IV. cümlede, bir saptama yapılmıştır.
- E) V. cümlede, yargı, gerekçesiyle birlikte verilmiştir.
I. cümlede yazarın öykülerinde devrik cümlelerin çokça yer aldığı saptanmış ve belirtilmiştir. Ancak bu cümlede herhangi bir karşılaştırma (en, daha, kadar gibi kelimelerle iki durumun kıyaslanması) yapılmamıştır. Dolayısıyla A seçeneğindeki yargı yanlıştır. Doğru cevap A seçeneğidir.
15. Bir yazar, yerli kültür kaynaklarından beslenen bir edebiyat anlayışı geliştirmedikçe kalıcı olamaz. Bu cümledeki “yerli kültür kaynakları” sözüyle anlatılmak istenen aşağıdakilerden hangisidir?
- A) Özgün bir edebî kişilik
- B) Sanatın toplumsal bir temele oturtulması
- C) Gelenekten ilham alan sanat anlayışı ✓
- D) Tüm okurlara hitap eden bir üslup
- E) Hiçbir edebî ekole bağlı olmayan bir edebî duruş
Cümlede sanatçının kendi toplumunun kültürel birikiminden, geçmişinden ve geleneğinden beslenmesi gerektiği vurgulanmaktadır. Bu anlamı en iyi karşılayan ifade “Gelenekten ilham alan sanat anlayışı”dır. Doğru cevap C seçeneğidir.
16. Turizm alt yapısı yeterli olmadığından tabiatseverler Karadeniz’in zengin potansiyelini çok az kullanabiliyorlar. Bu cümlede aşağıdaki sorulardan hangisinin cevabı _yoktur_?
- A) Kim?
- B) Neyi?
- C) Neden?
- D) Ne kadar?
- E) Ne zaman? ✓
Cümlede 'kullanabiliyorlar' yüklem. Kim? -> tabiatseverler (Özne), Neyi? -> Karadeniz'in zengin potansiyelini (Belirtili Nesne), Neden? -> Turizm altyapısı yeterli olmadığından (Zarf Tümleci), Ne kadar? -> çok az (Zarf Tümleci). Ancak cümlenin ne zaman gerçekleştiğine dair herhangi bir zaman bildiren unsur veya 'Ne zaman?' sorusunun cevabı yoktur. Doğru cevap E seçeneğidir.
17. “Her yaşlının bakıma ihtiyacı vardır.” “-ım” eki, aşağıdakilerin hangisinde bu cümledeki işleviyle kullanılmamıştır?
- A) Mahalledeki bazı evlere yıkım emri geldi.
- B) Dün kitapçıdan aldığım roman kayboldu. ✓
- C) Mahalli seçimler, nisanda yapılacak.
- D) Ben okula gitmek için yirmi adım atmıyorum.
- E) 20 Nisan, Ali’nin doğum günüymüş.
Verilen cümledeki 'bakım' sözcüğünde '-ım' fiilden isim yapan yapım ekidir. B seçeneğindeki 'aldığım' sözcüğündeki '-ım' ise kişi/iyelik işlevli çekim ekidir; bu nedenle farklıdır.
18. (I) İkiz bağı, ikiz çocukların kendilerini adeta bir diğerinin ruhsal uzantısı gibi algılamalarını ifade eden psikolojik bir kavramdır ve aralarında duyu dışı bir hassasiyetin oluşmasına katkıda bulunur. (II) Beraber büyümenin, ortak genetik ve çevresel faktörlerin getirdiği bu yakınlık, kişilik inşasından davranış kalıplarına kadar tüm yaşamı şekillendiren kalıcı bir süreçtir. (III) Bu eşsiz bağın en önemli faydası, ikizlerin birbirleriyle son derece güçlü ve derin bir empati köprüsü kurabilmeleridir. (IV) Aradaki bu empati yeteneğinin derecesine bağlı olarak, ikizlerden biri diğerinin vereceği kararları veya tepkileri önceden öngörebilir. (V) Ne var ki kendilerini sürekli tek bir bütünün iki yarısı gibi gören bu çocuklarda, bağımsız benlik gelişimi gecikebilmekte, bu da ikizlerin özgün karakter oluşturmasını güçleştirip bireyselleşmelerinin önüne set çekmektedir. Bu parçadaki numaralanmış cümlelerle ilgili olarak aşağıdakilerden hangisi _söylenemez_?
- A) I. cümlede ikiz bağının ne olduğu ve işlevi üzerinde durulmuştur.
- B) II. cümlede bu bağın oluşum koşulları ve yaşam üzerindeki tesirleri açıklanmıştır.
- C) III. cümlede ikizler arasında gelişen duygu ortaklığına ve empatiye değinilmiştir.
- D) IV. cümlede ikizlerin bu yakınlıkla birbirlerinin eksik yönlerini tamamladıkları ifade edilmiştir. ✓
- E) E) V. cümlede bağımsız birer birey olmalarını engelleyen unsurlardan bahsedilmiştir.
IV. cümlede ikizlerin birbirinin eksik yönlerini tamamladığına dair hiçbir bilgi yoktur; sadece birbirlerinin davranışlarını tahmin edebildikleri (öngörebildikleri) belirtilmiştir. Bu nedenle D seçeneğindeki ifade söylenemez. Doğru cevap D seçeneğidir.
19. (I) Uçuruma düşerken neler hissedeceğimi merak ederdim hep. (II) Yanaklardan süzülerek inmek yerine gözden çıkıp doğruca toprağa karışmanın nasıl olacağını merak ederdim. (III) Aynalarda kendi boşluğumu görmek isterdim. (IV) Hep yürekten kopup geldiğimi düşünür ve bir gün ciğerden çıkıp gelme ihtimalimi düşünürdüm ben. (V) Bu gece benim kendimi tanıdığım, gerçeğimle yüzleştiğim gece çünkü. Yukarıdaki paragrafta kaç numaralı cümlede zamir _kullanılmamıştır_?
- A) I
- B) II ✓
- C) III
- D) IV
- E) V
II. cümlede ('Yanaklardan süzülerek inmek...') zamir bulunmamaktadır. I. cümlede 'neler' (soru zamiri), III. cümlede 'kendi' (dönüşlülük zamiri), IV. cümlede 'ben' (şahıs zamiri), V. cümlede ise 'benim' (şahıs zamiri) ve 'kendimi' (dönüşlülük zamiri) sözcükleri zamir görevindedir.
20. Geçmiş _yüzyılların_(I) ünlü _eserlerini_(II) sürekli okuması, _onlara_(III) benzer eser _üretmesi_(IV) _önemlidir_(V). Yukarıdaki cümlede numaralanmış sözcüklerin hangisinde birden fazla çekim eki vardır?
- A) I.-II.
- B) II.-III.-IV.
- C) III.-V.
- D) I.-III.-V.
- E) I.-II.-III. ✓
I. 'yüzyılların' sözcüğünde çoğul ve tamlayan eki; II. 'eserlerini' sözcüğünde iyelik ve belirtme eki; III. 'onlara' sözcüğünde çoğul ve yönelme eki vardır. Bu sözcüklerin her biri birden fazla çekim eki almıştır.
21. “Şehrin elektriği _ikide bir_ kesiliyor.” Bu cümledeki ikileme, cümleye aşağıdaki anlamlardan hangisini katmıştır?
- A) Eylemin gerçekleşme gerekçesini
- B) Eylemin nadiren yapıldığını
- C) Eylemin süresinin kısa olduğunu
- D) Eylemin sık sık tekrarlalandığını ✓
- E) Eylemin her zaman yapıldığını
Cümlede geçen 'ikide bir' ikilemesi, 'çok sık, durmadan, gereksiz yere sık sık tekrarlanarak' anlamı taşır. Bu durum eylemin sık sık gerçekleştiğini/tekrarlandığını bildirmektedir. Doğru cevap D seçeneğidir.
22. Hele bir yaza girilsin, siz buraları seyredin. Bu cümlede aşağıdakilerden hangisinin örneği _yoktur_?
- A) Dönüşlü fiil ✓
- B) Edilgen fiil
- C) Etken fiil
- D) Geçişsiz fiil
- E) Geçişli fiil
Cümlede dönüşlü fiil (öznenin işi kendi kendine yaptığı ve işten kendisinin etkilendiği, -l ve -n eki alan fiiller) bulunmamaktadır. 'girilsin' edilgen ve geçişsizdir; 'seyredin' ise etken ve geçişlidir.
23. • Karantina, bulaşıcı hastalığa yakalananların tecrit edilmesi anlamına gelen ve İtalyanca kökenli olan bir terimdir. • Osmanlı sınırları içerisindeki ilk resmi karantina uygulaması, II. Mahmut saltanatında 1831 yılında yaşanan kolera salgınıyla hayata geçirilmiştir. • Avrupa kıtası genelinde ise karantina yöntemine ilk olarak 14. yüzyılda tüm bölgeyi etkisi altına alan veba salgınlarında başvurulmuştur. Bu üç cümlede ifade edilenlerin anlamca doğru bir biçimde birleştirilmiş hâli aşağıdakilerden hangisi sırasıyla getirilmelidir?
- A) Bulaşıcı hastalığa yakalananların tecrit edilmesi anlamına gelen karantinayı Avrupa ülkeleri 14. yüzyıldaki veba salgınıyla tanırken Osmanlılar bu yöntemi ilk kez II. Mahmut Dönemi'nde, 1831'deki kolera salgınıyla uygulamaya koymuştur.
- B) Karantina, bulaşıcı hastalığa yakalananların tecrit edilmesi anlamına gelen İtalyanca kökenli bir kelime olup Avrupa'da ilk kez veba salgınında, Osmanlıda ise II. Mahmut Dönemi'ndeki kolera salgınında uygulanmaya başlanmıştır.
- C) İtalyancada bulaşıcı hastalığa yakalananların tecrit edilmesi anlamına gelen karantinayı Avrupa ülkeleri tüm kıtayı sarsan veba salgınları sırasında kullanırken Osmanlı Devleti'ndeki ilk resmi karantina uygulaması II. Mahmut Dönemi'nde, 1831 yılındaki büyük kolera salgınında gerçekleşmiştir.
- D) Avrupa devletlerinin 14. yüzyılda tüm kıtayı sarsan veba salgınları esnasında hayata geçirdiği İtalyanca bir tedbir olan karantinayı Osmanlı Devleti ilk defa II. Mahmut saltanatında, 1831 kolera salgınında denemiştir.
- E) İtalyancada bulaşıcı hastalığa yakalananların tecrit edilmesi anlamına gelen karantinayı Osmanlı Devleti ilk kez II. Mahmut Dönemi'nde, 1831'deki büyük kolera salgını sırasında; Avrupa ülkeleri ise 14. yüzyılda kıtayı kasıp kavuran veba salgınları sırasında uygulamıştır. ✓
E seçeneğinde, üç öncülde verilen tüm bilgiler (karantinanın İtalyancadaki tecrit anlamı, Avrupa'daki 14. yüzyıl veba salgını uygulaması ve Osmanlı'daki II. Mahmut dönemi 1831 kolera salgını uygulaması) eksiksiz, çelişkisiz ve anlamca tam bir biçimde birleştirilmiştir. Doğru cevap E seçeneğidir.
24. Düşüncelere elbette … gerekir; ne var ki bu, keşfettiğimiz her düşünceyi … kendi doğrularımızdan vazgeçmek anlamına gelmemelidir. Bu cümlede boş bırakılan yerlere sırasıyla aşağıdakilerden hangileri getirilmelidir?
- A) saygı göstermek – doğru kabul edip ✓
- B) temkinli yaklaşmak – benimsemeden
- C) olumlu yaklaşmak – herkesle paylaşarak
- D) önem vermek – hiç kimseye önermeyip
- E) ilgi duymak – iyice irdeleyip
Cümlede düşünce özgürlüğüne saygı gösterilmesi gerektiği fakat her yeni düşünceyi körü körüne 'doğru kabul edip' kendi inançlarımızdan vazgeçmememiz gerektiği belirtilmiştir. Anlam akışına en uygun kelimeler D seçeneğinde verilmiştir. Doğru cevap A seçeneğidir.
25. Çocukların isteklerine daha küçük yaşlardan itibaren ---- çerçeveler çizilmezse büyüdüklerinde öncelikle olamayacak şeyleri, ardından da gerçekleştiremeyecekleri şeyleri istemekten ----. Bu cümlede boş bırakılan yerlere sırasıyla aşağıdakilerden hangisi getirilmelidir?
- A) aşılabilir - vazgeçmezler
- B) sert - çekinmezler
- C) keskin - yorulurlar
- D) makul - kendilerini alamazlar ✓
- E) esnek - huzursuz olmazlar
Cümledeki anlam akışına göre, çocuklara küçük yaşlardan itibaren mantıklı veya kabul edilebilir sınırlar konulması gerektiği vurgulanmaktadır. 'makul çerçeveler çizilmezse' ifadesi ilk boşluğa tam oturmaktadır. Sınır çizilmeyen çocukların büyüdüklerinde imkansız şeyleri istemekten geri durmayacaklarını belirtmek için de ikinci boşluğa 'kendilerini alamazlar' ifadesi getirilmelidir. Dolayısıyla doğru cevap D seçeneğidir.