Genel Tekrar Testi - 77
Aşağıdaki cümlelerin hangisinde eser adıyla ilgili tırnak işareti kullanımında yanlışlık vardır?
Bu testteki tüm sorular ve cevapları (25 soru)
1. Aşağıdaki cümlelerin hangisinde eser adıyla ilgili tırnak işareti kullanımında yanlışlık vardır?
- A) Reşat Nuri’nin Çalıkuşu romanını zevkle okudum.
- B) “Beyaz Geceler”i yıllar sonra yeniden okudum.
- C) Şiirde “İstiklâl Marşı”ndan alıntı yapılmış. ✓
- D) “Nutuk”ta Milli Mücadele anlatılır.
TDK’ya göre eser adları cümle içinde özel ad olarak doğrudan yazılabilir; alıntı cümle değilse tırnak zorunlu değildir. B ve D’de tırnak kullanımı tercih olarak hata sayılmayabilir; fakat C’de “İstiklâl Marşı” bir şiirin adıdır ve cümle alıntı ifade değildir; tırnak gereksiz kullanılmıştır. En uygun kullanım: “Şiirde İstiklâl Marşı’ndan alıntı yapılmış.”
2. Aşağıdaki cümlelerin hangisinde şapkalı ünlünün (â, î, û) kullanımı anlam ayrımı için zorunludur?
- A) Hala seni soruyor. ✓
- B) Kâr zarar hesabı yapmalıyız.
- C) Mukaddimeyi hâlâ bitiremedim.
- D) Âdet yerini bulsun diye söyledim.
“Hala” (babanın/kardeşin kız kardeşi) ile “hâlâ” (henüz) farklı anlamlıdır; bağlamda akrabalık anlamı yoksa “hâlâ” yazılmalıdır. B’de “kâr/zarar”ta şapka telaffuz/ayrım için tercih edilebilir; C ve D’de şapka anlamı güçlendirir ancak bağlamda zorunluluk, A’daki kadar belirgin değildir. En kesin anlam ayrımı A’dadır.
3. Aşağıdaki cümlelerin hangisinde sayıların yazımıyla ilgili bir yanlış vardır?
- A) Yarışmada 2’nci oldu.
- B) %15 indirim yapıldı.
- C) On iki öğrenci geziye katıldı.
- D) Sınav 17:30’da başlayacak. ✓
TDK’ya göre saat yazımında saat ile dakika arasına nokta konur: “17.30”. A’da sıra sayı eki rakama kesmeyle ve okunuşa göre eklenir: “2’nci”. B’de yüzde işaretiyle sayı bitişik yazılır: “%15”. C’de 10’dan küçük sayılar yazıyla verilebilir; “On iki” uygundur.
4. Aşağıdaki seçeneklerin hangisinde kısaltmaya gelen ek yanlış yazılmıştır?
- A) TBMM’de bugün önemli bir oturum vardı.
- B) TÜBİTAK’ın burs duyurusu yayımlandı.
- C) km’ye göre hız sınırı değişir. ✓
- D) ABD’ye gitmek için vize gerekir.
Uluslararası birim simgeleri/birim kısaltmaları (km, kg, cm vb.) sayılardan sonra geldiğinde ek çoğu kullanıma göre kesmeyle ayrılmaz; ek sözcüğe değil, gerekirse sayıya gelir. Doğru kullanım tercih olarak “km’ye” yerine “kilometreye” olmalıdır. Büyük harfli kısaltmalara ek kesmeyle ayrılır: TBMM’de, TÜBİTAK’ın, ABD’ye.
5. “Bu şiirde şair, çocukluk anılarını anlatırken sade bir dil kullanmıştır.” cümlesinde anlatım biçimi ağırlıkla hangisidir?
- A) Açıklayıcı anlatım
- B) Tartışmacı anlatım ✓
- C) Betimleyici anlatım
- D) Öyküleyici anlatım
Cümle bir eseri değerlendirme ve görüş bildirme niteliği taşımaktadır: “sade bir dil kullanmıştır” yargısı, yorum içerir ve metin hakkında düşünce sunar. Açıklayıcı anlatım bilgi vermeyi, betimleme tasviri, öyküleme olay-akışını öne çıkarır; burada tartışmacı/yorumsal yaklaşım ağır basar.
6. Aşağıdaki cümlelerin hangisinde birleşik kelimenin yazımı yanlıştır?
- A) Bu akşamki toplantıya herkes katılacak.
- B) Bugün hava oldukça sıcak.
- C) Her gün en az bir saat kitap okuyorum. ✓
- D) Birkaç soruyu birlikte çözelim.
“Her gün” zaman anlamındaysa ayrı yazılır; “hergün” yanlış yazımdır. A’da “akşamki” ekleşmiş “-ki” ile bitişik, B’de “bugün” zaman zarfı olarak bitişik, D’de “birkaç” bitişik yazılır. Dolayısıyla yanlış C’dedir.
7. Varoluşçu filozof Sartre'ın 'Bireyin hürriyeti, maruz kaldığı durumlara karşı gösterdiği duruşta ve aldığı kararlarda saklıdır.' tespiti son derece ufuk açıcıdır. İnsanlar hayatın getirdiği zorluklar karşısında çoğunlukla dürüst ve cesur bir tavır sergilemekten kaçınırlar. Çünkü bağımsız bir duruş sergilemek ciddi bir bedel ödemeyi beraberinde getirir. Çoğu insan bu sorumluluğu üstlenmemek için hürriyetini feda edip konforlu bir boyun eğişi seçer. Aşağıdakilerden hangisi bu parçada savunulan düşünceye anlamca en yakındır?
- A) Kişinin kendi iradesi dışında gelişen zoraki ilişkilerden samimi bir dostluk doğması imkansızdır.
- B) Kendi kararlarını alamayan, bedel ödemekten korkarak teslimiyeti seçen bireyler özgürlüklerini yitirirler. ✓
- C) İnsanın özgür tercihler yaptığını sanması, geçmiş yaşantılarının dayattığı bir illüzyondan ibarettir.
- D) Hayat boyu mutlak bir hürriyet içinde yaşayacağını düşünenler kendi kendilerini aldatmaktadırlar.
- E) Gerçek bağımsızlık, sınırsızca hareket etmek değil; sorumluluklarının bilincinde olup ona göre eyleme geçmektir.
Parçada dürüst ve özgür davranmanın bir bedel gerektirdiği, insanların bu bedelden korkarak teslim olmayı/özgürlüklerinden vazgeçmeyi tercih ettikleri anlatılmaktadır. Bu ana fikir, B seçeneğindeki 'korkarak teslimiyeti seçen bireylerin özgürlüklerini yitirmesi' teziyle birebir örtüşür. Doğru cevap B seçeneğidir.
8. İlk haftanın sonunda bir gece beklenmedik bir olay gerçekleşti. Tuhaf sıkıntılar içindeydi o gece; kahvede oturmuş, tek sözcük anlamadığı hâlde televizyonda eski bir filmi sonuna kadar izlemişti. Kahveden çıkıp yürümeye başladı. Ay ışığında gündüz gibi aydınlanmış daracık sokaklardan, yüksek bir köprüden geçti. Bu küçük kasabada kendisine çekici gelen şeyin ne olduğunu bilmiyordu. Bu parçada kaç ad tamlaması kullanılmıştır?
- A) 7
- B) 3 ✓
- C) 4
- D) 5
- E) 6
Parçada geçen isim tamlamaları şunlardır: 1) 'haftanın sonunda' (belirtili), 2) 'sıkıntılar içinde' (belirtisiz), 3) 'ay ışığında' (belirtisiz). Toplam 3 isim tamlaması kullanılmıştır. Doğru cevap B seçeneğidir.
9. Kökü iki heceli olan kimi kelimeler, ünlüyle başlayan bir ek aldıklarında ikinci hecelerinde bulunan dar ünlüyü düşürürler. Aşağıdaki cümlelerin hangisinde bu kurala _aykırı_ bir kullanım mevcuttur?
- A) Odamda oturmuş, en güzel hayallerime sarılıp mışıl mışıl uyumayı bekliyordum.
- B) Küresel ısınmanın etkisiyle Antarktika'dan devasa bir buzul kütlesi koptu.
- C) Ağızdan ağıza yayılan bu efsaneyi çocukluğumda dedemden dinlemiştim. ✓
- D) Karşısında soluk benizli, yıpranmış kıyafetli bir ihtiyar duruyordu.
- E) Kedi bizi görünce arkasını döndü, kuyruğunu kıvırarak bahçe duvarından atladı.
C seçeneğindeki 'Ağızdan ağıza' ikilemesinde yer alan 'ağıza' sözcüğü ünlüyle başlayan yönelme durumu ekini almıştır. Kelimenin aslı 'ağız'dır ve normal şartlarda 'ağza' şeklinde ünlü düşmesine uğraması gerekir. Ancak dil bilgisi kurallarına göre ikilemeler oluşturulurken ünlü düşmesi yapılmaz. Bu durum kurala aykırı bir istisnadır. Dolayısıyla doğru cevap C seçeneğidir.
10. I. Ne söylersen söyle, hepsi boş artık. II. Üst kattaki sınıfların tamamı boştu. III. Üniversiteden mezun olan ablası aylardır boş geziyordu. IV. Bana neden öyle boş gözlerle bakıyorsun? V. Evdeki dolapta hiçbir şey kalmamış, dolap boştu. Yukarıdaki cümlelerin hangilerinde “boş” sözcüğü aynı anlamda kullanılmıştır?
- A) III. ve IV.
- B) IV. ve V.
- C) II. ve V. ✓
- D) I. ve II.
- E) II. ve III.
II numaralı cümlede 'boş sınıf' (içinde kimse bulunmayan) ve V numaralı cümlede 'boş dolap' (içinde yiyecek/nesne bulunmayan) ifadelerindeki 'boş' kelimesi somut olarak 'içinde hiçbir şey barındırmayan' gerçek anlamıyla kullanılmıştır. Diğer cümlelerde ise soyut veya mecazi anlamlar (yararsız, işsiz, anlamsız) söz konusudur. Doğru cevap C seçeneğidir.
11. (I) Şiir, kadim sanat dallarının en eskilerinden kabul edildiği için hislerin aktarılması noktasında hep lirik bir çerçeveye hapsedilmiştir. (II) Halbuki ister klasik ister çağdaş kulvarda olsun mantık ve rasyonel düşünce de şiir sanatının bir unsuru olagelmiştir. (III) Şiirde aklın ön planda tutulması, eseri kuru bir nutuk ya da rehber metin haline getirmez. (IV) On dokuzuncu asır şiirinde hitabet yönü ağır bassa da modern Türk şiirinde zihni hakim güç olarak kullanan özgün eserler de kaleme alınmıştır. (V) Çağdaş Batı edebiyatında sanayi hamlesi sonrasında şehir hayatının yarattığı bunalımı yansıtan, sorgulayıcı şiirlerin yazıldığı bilinmektedir. Bu parçada numaralanmış cümlelerin hangisinde fiilimsi _yoktur_?
- A) I
- B) II ✓
- C) III
- D) IV
- E) V
I. cümlede 'edildiği' (sıfat-fiil), III. cümlede 'tutulması' (isim-fiil), IV. cümlede 'kullanan' (sıfat-fiil), V. cümlede 'yansıtan' ve 'yazıldığı' (sıfat-fiiller) kullanılmıştır. II. cümlede ise çekimli fiil ve isim soylu kelimeler yer almakla birlikte herhangi bir fiilimsi (isim-fiil, sıfat-fiil, zarf-fiil) bulunmamaktadır. Dolayısıyla doğru cevap B seçeneğidir.
12. (I) Bal arıları, insanlar gibi çok karmaşık bir iletişim yöntemi kullanıyor ve birbirlerine suyun, yiyeceğin ve barınağın nerede olduğunu “sallanma dansı” denen fiziksel bir dille söyleyebiliyorlar. (II) Dansçı arı “8” rakamı şeklinde bir yol çizerek koşma-durma-koşma ve karın sallama şeklinde gerçekleştirdiği hareketlerle kaynakların yönünü, miktarını, çeşidini ve uzaklığını diğer arıya bildirebiliyor. (III) Yeni yetişen, acemi bir arı dansçı arı olarak kabul edilmez. (IV) Acemi bir arının yaptığı danslarla yanlış bilgi verebileceği bilindiği için diğer arılarca onun dansları dikkate alınmaz. (V) Doğal olarak sahip olunan dans etme dilinin deneyimli arılar izlenerek geliştirilmemesi, yerel koşullara dönük deneyim kazanılmaması yanlış mesafe bildirimlerine yol açabiliyor. (VI) Farklı ortamlarda yiyeceklerin farklı mesafede bulunması sebebiyle farklı bal arısı türleri, besin kaynağıyla ilgili mesafeyi belirleyen farklı dans lehçeleri geliştiriyor. Bu parça iki paragrafa ayrılmak istense ikinci paragraf numaralanmış cümlelerin hangisiyle başlar?
- A) II
- B) III ✓
- C) IV
- D) V
- E) VI
Parçanın I ve II. cümlelerinde arıların 'sallanma dansı' ile nasıl iletişim kurdukları anlatılmaktadır. III. cümleden itibaren ise 'acemi' arıların danslarının toplulukta nasıl karşılandığı, deneyimsiz dansların yanlış bilgi verme olasılığı ve arıların bu beceriyi nasıl geliştirdikleri konusuna geçilerek yeni bir paragraf başlatılmıştır. Dolayısıyla ikinci paragraf III. cümleyle (B seçeneği) başlar.
13. Gözlerin gözlerime değince Felaketim olurdu, ağlardım Beni sevmiyordun, bilirdim Bir sevdiğin vardı, duyardım Çöp gibi bir oğlan, ipince Hayırsızın biriydi fikrimce Bu dizelerde, I. Hâl II. Miktar III. Zaman belirteçlerinden hangileri vardır?
- A) Yalnız III.
- B) I ve II.
- C) I ve III. ✓
- D) Yalnız I.
- E) Yalnız II.
Dizelerde “değince” sözcüğü zaman zarfı (III), “fikrimce” (bence / bana göre) sözcüğü ise durum/görelik zarfıdır (I). “ipince” sözcüğü ise “oğlan” ismini niteleyen bir sıfattır. Bu nedenle dizelerde hem durum hem de zaman belirteci (I ve III) vardır.
14. Manavgat Şelalesi’nin karşısında bir parkta oturuyoruz. Kaç gündür seyrine doyamadığım, o güzelim dağlar karşımızda… Âdeta doğanın tablolaştırılmış hâli… Günün her saatinde başka başka hâlleri var bu dağların. Eski liman altımızda… Tekneler uyukluyor. Eylülün bu son demlerinde, ağustos böcekleri konserlerine hâlâ devam etmekte. Kaleiçi denen eski mahalleler; ağaçlar, serviler arasında eski bir kabartma gibi duruyor. Eski sur parçaları, eski duvarlar… Masmavi, uçsuz bucaksız ve durgun bir deniz… Bu parçanın anlatımıyla ilgili olarak aşağıdakilerden hangisi _söylenemez_?
- A) İkileme ve pekiştirilmiş sözcük kullanılmıştır.
- B) İnsana özgü nitelikler doğaya yansıtılmıştır.
- C) Gözlemler, kişisel yargılarla aktarılmıştır.
- D) Bitirilmemiş cümlelere yer verilmiştir.
- E) Kanıtlayıcı bir anlatım yolu izlenmiştir. ✓
Parça, yazarın Manavgat ve çevresine dair izlenimlerini, kişisel beğeni ve duygu dünyasını yansıtan öznel bir betimlemedir. Bilimsel bir tezi ispatlama, veriler sunma gibi kanıtlayıcı bir anlatım yolu izlenmemiştir. Doğru cevap E seçeneğidir.
15. Aşağıdaki dizelerin hangisinde karşıt anlamlı sözcükler birlikte kullanılmıştır?
- A) Issız bir sokakta yürüyorum; ardıma dönmeden yol alıyorum.
- B) Kalabalığın dalgasına kapılmış gibiyim; sağa sola savrulup duruyorum. ✓
- C) Dağların başında duman var; değirmen de her gün rüzgâr bulmaz.
- D) Tarlalarda güneş parlıyor, otların ucunda kar donmuş bekliyor.
- E) Çok yoruldum, beni bekleme kaptan; seyir defterini artık başkası yazsın.
B seçeneğinde 'sağa' ve 'sola' sözcükleri yön bakımından karşıt anlamlıdır. Diğer seçeneklerde bu biçimde açık bir karşıt anlam ilişkisi kurulmamıştır. Doğru cevap B seçeneğidir.
16. “Umut bazen en büyük kötülüktür; çünkü bekleyişin acısını uzatır.” cümlesine anlamca en yakın yargı aşağıdakilerden hangisidir?
- A) Ümit, kalbe doğmadan hayattan lezzet almak mümkün değildir.
- B) Sürekli ümit beklentisi, insanın daha çok hayal kırıklığı yaşamasına neden olur. ✓
- C) Bir damla umut, insanın hayattaki en büyük zenginliğidir.
- D) Ancak içinde ümit taşıyan insanlar büyük değişimlerin öncüsü olabilir.
- E) Tüm dünya “Vazgeç!” dediğinde umut, “Bir daha dene!” diye fısıldar.
Cümlede umut, acıyı bitirmek yerine beklentiyi sürdürdüğü için olumsuz görülmüştür. B seçeneği de sürekli umut etmenin kişiyi daha çok hayal kırıklığına uğratabileceğini söyler. Doğru cevap B seçeneğidir.
17. (I) PRP uygulaması, toplumdaki genel inanışın tersine, doğrudan bir kök hücre tedavisi niteliği taşımaz. (II) Çünkü PRP sıvısının muhteviyatında kayda değer oranda kök hücre bulunmamaktadır. (III) Oysa gerçek kök hücreler; kas dokusunda, kemik iliğinde, yağ tabakalarında ve eklem zarlarında yoğun bir biçimde yer alır. (IV) Bu hücrelerin tedavi amacıyla kullanılabilmesi için dokudan alınan numunelerin özel laboratuvar teknikleriyle zenginleştirilmesi ya da yapay ortamda çoğaltılması gerekmektedir. (V) PRP enjeksiyonları daha çok eklem kireçlenmesi, aşil tendiniti gibi lokal doku hasarlarında tercih edilirken kök hücre tedavisi kan hastalıkları ve kanser gibi çok daha hayati vakalarda kullanılmaktadır. (VI) Gerek PRP gerekse kök hücre uygulamalarının temel amacının, yıpranmış dokulardaki sağlıklı hücre yenilenmesini tetiklemek olduğunu ve bunların kimyasal ilaçlara oranla yan etkisiz büyük birer avantaj sunduğunu eklemek gerekir. Bu parça iki paragrafa ayrılmak istenirse ikinci paragraf numaralanmış cümlelerin hangisiyle başlar?
- A) II
- B) III
- C) IV
- D) V ✓
- E) VI
Parçanın I, II, III ve IV. cümlelerinde PRP ile kök hücre tedavisinin biyolojik yapıları, farkları ve kök hücrenin vücuttaki yerleri ile laboratuvar ortamında nasıl elde edildiği gibi yapısal özellikler anlatılmaktadır. V. cümleden itibaren ise bu iki yöntemin klinik uygulama ve tercih alanları karşılaştırılarak yeni bir konuya geçilmiştir. Ayrıca III. cümle 'Oysa' bağlacıyla, IV. cümle ise 'Bu hücrelerin' ifadesiyle başladığı için kendilerinden önceki cümlelere bağlıdır ve yeni bir paragrafın giriş cümlesi olamazlar. Dolayısıyla ikinci paragraf V. cümleyle (seçeneklerde dördüncü sırada yer alan 'V' seçeneğiyle) başlamalıdır. Doğru cevap D seçeneğidir.
18. Tutku; bilincin bir şeye yönelmesi değil, kendini bütünüyle onun çekimine bırakmasıdır. İnsanın keyif aldığı eylemle önce kısa süreliğine karşılaşması, ardından tükenene kadar onun peşinden sürüklenmesidir. Tutku bir etkilenmeden çok çarpılmadır; uyuşukluk değil sarsılmadır; ulaşma değil yolculuktur. Aradığı şeye ansızın yakalanmak, içine girmesi yazgı olan şeye hızla karışmak ve onun tarafından kuşatılmaktır. Tutku; yeşilin nemi çağırması, tomurcuğun patlamak için yele haber vermesi, meyvenin olgunlaşmak için güneşe gülümsemesidir. Bu parçada aşağıdakilerden hangisine yer verilmemiştir?
- A) Karşılaştırmaya
- B) Tanımlamaya
- C) Kişileştirmeye
- D) Benzetmeye
- E) Örneklemeye ✓
Parçada tutku tanımlanmış, çeşitli karşılaştırmalar yapılmış, doğadaki varlıklara insan özelliği verilmiş ve benzetmeli ifadeler kullanılmıştır. Ancak belirgin bir örnekleme yoktur. Doğru cevap E seçeneğidir.
19. Aşağıdakilerin hangisinde yapım eki almış birden fazla sözcük vardır?
- A) Doğru gidenin başı duvara çarpar mı?
- B) Doğru söyleyene canım feda olsun.
- C) Dinsizin hakkından imansız gelir. ✓
- D) Dil sükût ederse baş selamet bulur.
- E) Dilden gelen elden gelse fukara bahtiyar olur.
C seçeneğinde 'dinsiz' ve 'imansız' sözcükleri '-siz/-sız' yapım ekiyle türemiştir. Bu nedenle yapım eki almış birden fazla sözcük bu seçenektedir.
20. Aşağıdaki cümlelerin hangisinde geniş zamanın şartıyla çekimlenmiş bir eylem vardır?
- A) Söyleyecekleriniz bu kadarsa asıl konumuza geçiyorum, dedi.
- B) Ateşten bir gömlekti bize görev diye sunduğu şey.
- C) Bu kitapları beğenmezseniz size yeni kitaplar getirebiliriz. ✓
- D) Sözünüz sözse eğer bu sözünüzün sonuna kadar arkasında olun.
- E) Araba gelmeyecekse yolumuza yürüyerek devam edebiliriz.
C seçeneğinde “beğenmezseniz” fiili geniş zamanın olumsuzu üzerine şart eki almıştır. Bu nedenle geniş zamanın şartıyla çekimlenmiş eylem örneğidir. Doğru cevap C seçeneğidir.
21. Sıralı cümleler, aralarında öge ortaklığı bulunup bulunmamasına göre bağımlı veya bağımsız olarak ikiye ayrılır. Aşağıdaki atasözlerinden hangisi bağımsız sıralı bir cümledir?
- A) Mart kapıdan baktırır, kazma kürek yaktırır.
- B) İyilik et denize at, balık bilmezse Halik bilir.
- C) Kel ölür sırma saçlı olur, kör ölür badem gözlü olur. ✓
- D) Rüzgâr eken fırtına biçer.
- E) Horozu çok olan köyün sabahı geç olur.
C seçeneğindeki 'Kel ölür sırma saçlı olur, kör ölür badem gözlü olur' atasözü iki bağımsız cümleden oluşmaktadır ve aralarında herhangi bir öge ortaklığı yoktur. Bu nedenle bağımsız sıralı cümledir. Diğer seçeneklerde ise basit, birleşik ya da bağımlı sıralı cümle yapıları mevcuttur. Doğru cevap C seçeneğidir.
22. Dünyanın bütün çiçeklerini diyorum Kır ve dağ çiçeklerini istiyorum Kaderleri bana benzeyen Yalnızlıkta açarlar, kimse bilmez onları Geniş ovalarda kaybolur kokuları Yurdumun sevgili ve adsız çiçekleri Hepinizi, hepinizi istiyorum, gelin görün beni Toprağı nasıl örterseniz öylece örtün beni Bu dizelerde aşağıdakilerden hangisi _yoktur_?
- A) Türemiş fiil ✓
- B) Birleşik çekimli fiil
- C) Birleşik fiil
- D) Durum fiili
- E) Hem haber hem dilek kipiyle çekimlenmiş fiiller
Dizelerde haber ve dilek kipleriyle çekimlenmiş fiiller, durum fiilleri ve birleşik çekimli kullanımlar vardır. Ancak yapım ekiyle türemiş belirgin bir fiil yoktur. Doğru cevap A seçeneğidir.
23. Son yaptığım televizyon programında çok yıprandım. Yapılan iş harcanan enerjiyi pek karşılamıyor. Oturup bu kadar uğraşın sonunda ne elde ettiğimi düşünmeye başladım. Bir çeşit iç hesaplaşma gibiydi. İnsanlık nereye gidiyor? Neden varız? Neden çalışıyoruz? gibi sorular eskiye kıyasla daha çok düşündürmeye başladı beni. Biraz da kendimle ilgileneyim dedim. Felsefenin içinde kendimi daha rahat ve huzurlu hissetmemi sağlayacak bir şeyler bulmaya çalışıyorum. Ben bu yaşımda hayatın çalışmaktan ibaret olmadığını anlıyor, onu yeniden keşfediyor ve birçok şeyi yeni öğreniyorum ne yazık ki... Bu sözleri söyleyen kişi aşağıdakilerden hangisiyle nitelendirilebilir?
- A) Gerçeklerden kaçan
- B) Kendini ve hayatı sorgulayan ✓
- C) Hayatını düş gücüyle yönlendiren
- D) Hayatın anlamsız olduğunu savunan
- E) Hayatından memnun olmayan
Konuşmacı, televizyon programının ardından 'Neden varız?', 'Neden çalışıyoruz?' gibi felsefi sorularla kendi hayatını, emeğini ve varoluşunu değerlendirdiğini, hayatın sadece çalışmaktan ibaret olmadığını fark ettiğini söylemektedir. Bu durum kendisini ve hayatı sorgulayan bir kişi olduğunu gösterir. Doğru cevap B seçeneğidir.
24. Nietzsche’nin gündelik hayatta en çok anılan sözlerinden biri “Müziksiz bir hayat hatadır.” cümlesidir. Gerçekten de profesyonel müzisyenler bir yana, sıradan bir dinleyiciyi bile başka dünyalara götüren, notaların içten vuruşuyla mutlu eden şey müziktir. İnsanın belki de ilk bulduğu, hatta iletişim aracı gibi kullandığı sanat dalı müzik olabilir. Bu yüzden müzik dinlemeyen ya da dinlemediğini söyleyen insanın hayatında bir şeylerin eksik kaldığı düşünülebilir. Bu parçanın anlatımında aşağıdakilerin hangisinden yararlanılmamıştır?
- A) Tanımlama
- B) Tanık gösterme
- C) Karşılaştırma
- D) Kişileştirme
- E) Örnekleme ✓
Parçada Nietzsche’nin sözüyle tanık gösterme, müziğin insan üzerindeki etkileriyle açıklama ve karşılaştırma, “notaların samimi vuruşu” gibi ifadelerle kişileştirme vardır. Ancak belirgin bir örnekleme yapılmamıştır. Doğru cevap E seçeneğidir.
25. Aşağıdaki cümlelerin hangisinde “ama” bağlacı pekiştirme anlamı katmıştır?
- A) Mimar Sinan, güzel ama çok güzel eserler bırakmış bize. ✓
- B) Şık ama oldukça pahalı bir elbise beğendim.
- C) Sessiz ama kurnaz bir adamdı Muhtar Abdullah.
- D) Biliyorum faydası yok ama bir ümitle bekliyorum.
- E) Film çok uzun sürdü ama oldukça eğlenceliydi.
A seçeneğinde “güzel ama çok güzel” ifadesinde “ama” karşıtlık değil, pekiştirme anlamı taşır. Diğer seçeneklerde karşıtlık ya da sınırlama ilişkisi kurar. Doğru cevap A seçeneğidir.