menu
MemurOl
Türkçe Testleri

Genel Tekrar Testi - 96

Soru 1 / 25

Aşağıdaki cümlelerin hangisinde 'sayıların yazımı' ile ilgili yanlışlık vardır?

Bu testteki tüm sorular ve cevapları (25 soru)
  1. 1. Aşağıdaki cümlelerin hangisinde 'sayıların yazımı' ile ilgili yanlışlık vardır?

    • A) Yarışmada 2'nci oldu.
    • B) Bu okulda 150 öğrenci var.
    • C) Herkes 2'şer elma aldı.
    • D) Saat 14.00'te buluşalım.

    Doğru‍​‌​‌​​‌‌​‌​​​​‌‌​‌​​‌​‌‌​​‌‌​​‌​​​‌‌​‌‌​‍ cevap C seçeneğidir. Yazım kuralları açısından incelendiğinde, Üleştirme sayıları (ikişer) rakamla yazılmaz, yazıyla yazılır. İmla kurallarına ve kelimelerin doğru yazılışlarına dikkat edilmesi gerekir.

  2. 2. Aşağıdaki cümlelerin hangisinde 'geniş zamanın rivayeti' ile çekimlenmiş fiil vardır?

    • A) Her gün buraya gelirmiş.
    • B) Yarın gidecekmiş.
    • C) Dersi dinliyordu.
    • D) Soruyu çözmeliydi.

    Doğru‍​‌​‌​​‌‌​‌​​​​‌‌​‌​​‌​‌‌​​‌‌​​‌​​​‌‌​‌‌​‍ cevap A seçeneğidir. Dil bilgisi kurallarına göre, Gel-ir-miş (-ir: Geniş zaman, -miş: Rivayet). Bu durum, Türkçe'deki kelime türlerinin işlevlerini ve cümle içindeki anlamsal katkılarını kavramak açısından önemli bir kuraldır.

  3. 3. Aşağıdaki cümlelerin hangisinde 'ünsüz türemesi' (ikizleşme) vardır?

    • A) Hakkını helal et.
    • B) Daracık yollar.
    • C) Sıcacık çorba.
    • D) Gülücükler saçtı.

    Hak-ı‍​‌​‌​​‌‌​‌​​​​‌‌​‌​​‌​‌‌​​‌‌​​‌​​​‌‌​‌‌​‍ -> Hakkı. Ünsüz türemesi olmuştur. B (ünlü türemesi), C ve D (ünsüz düşmesi).

  4. 4. Aşağıdaki cümlelerin hangisinde 'karşılaştırma' anlamı vardır?

    • A) Bu kitap diğerinden daha kalın.
    • B) Seni görmeye geldim.
    • C) Hava çok sıcak.
    • D) Ders çalışmalısın.

    Doğru‍​‌​‌​​‌‌​‌​​​​‌‌​‌​​‌​‌‌​​‌‌​​‌​​​‌‌​‌‌​‍ cevap A seçeneğidir. Metnin anlam bütünlüğü ve iletisi göz önüne alındığında, 'Daha' sözcüğü ile iki kitap kıyaslanmıştır. Bu doğrultuda paragrafta veya cümlede vurgulanan temel düşünceyi doğrudan yansıtan seçenek doğru cevaptır.

  5. 5. Aşağıdaki cümlelerin hangisinde 'birleşik yapılı' cümle **yoktur**?

    • A) Eve gidip uyudu.
    • B) Gelen adamı tanıyorum.
    • C) Okumak güzeldir.
    • D) Hava bugün çok güzel.

    D‍​‌​‌​​‌‌​‌​​​​‌‌​‌​​‌​‌‌​​‌‌​​‌​​​‌‌​‌‌​‍ seçeneği tek yüklemli ve fiilimsisiz olduğu için basit cümledir. Diğerlerinde fiilimsi (gidip, gelen, okumak) vardır.

  6. 6. Aşağıdaki cümlelerin hangisinde 'deyim' yanlış anlamda kullanılmıştır?

    • A) Sevinçten etekleri zil çaldı.
    • B) Korkudan etekleri tutuştu.
    • C) Çok acıktım, karnım zil çalıyor.
    • D) Onu görünce gözümden düştü, çok mutlu oldum.

    Doğru‍​‌​‌​​‌‌​‌​​​​‌‌​‌​​‌​‌‌​​‌‌​​‌​​​‌‌​‌‌​‍ cevap D seçeneğidir. Metnin anlam bütünlüğü ve iletisi göz önüne alındığında, 'Gözden düşmek' değer kaybetmektir, mutlu olmakla çelişir. Bu doğrultuda paragrafta veya cümlede vurgulanan temel düşünceyi doğrudan yansıtan seçenek doğru cevaptır.

  7. 7. Aşağıdaki cümlelerin hangisinde 'somutlama' yapılmıştır?

    • A) Bu düşünceler zihnimi kemiriyor.
    • B) Hava bugün çok soğuk.
    • C) Kitabı masaya bıraktı.
    • D) Ağacın dalları kırıldı.

    Soyut‍​‌​‌​​‌‌​‌​​​​‌‌​‌​​‌​‌‌​​‌‌​​‌​​​‌‌​‌‌​‍ bir kavram olan 'düşünce', 'kemirmek' (bir hayvanın/canlının yaptığı fiziksel eylem) sözcüğüyle anlatılarak somutlaştırılmıştır.

  8. 8. Aşağıdaki cümlelerin hangisinde 'biçimce olumlu, anlamca olumsuz' bir cümle vardır?

    • A) Seni sevmiyor değilim.
    • B) Ne aradı ne sordu.
    • C) Bu yemek yenmez.
    • D) Hava hiç güzel değil.

    'Ne‍​‌​‌​​‌‌​‌​​​​‌‌​‌​​‌​‌‌​​‌‌​​‌​​​‌‌​‌‌​‍ aradı ne sordu' cümlesinin yüklemleri olumlu görünse de (aradı, sordu), 'ne...ne' bağlacı cümleye 'aramadı ve sormadı' anlamı katarak olumsuzluk sağlar.

  9. 9. Aşağıdaki cümlelerin hangisinde 'oldurgan' çatılı fiil vardır?

    • A) Bebeği uyuttu.
    • B) Mektubu yazdırdı.
    • C) Evi temizletti.
    • D) Arabayı yıkattı.

    Geçişsiz‍​‌​‌​​‌‌​‌​​​​‌‌​‌​​‌​‌‌​​‌‌​​‌​​​‌‌​‌‌​‍ bir fiilin (uyumak - neyi uyumak? olmaz), ek alarak geçişli hale gelmesine (-t ekiyle uyutmak - neyi uyutmak? bebeği) oldurgan çatı denir. Diğerleri (yazdırdı, temizletti, yıkattı) zaten geçişli olan fiillerin derecesinin artırılmasıyla oluşan 'ettirgen' çatıdır.

  10. 10. Bu parçada 'boş bırakılan yere' düşüncenin akışına göre hangisi getirilmelidir? 'Eleştiri, bir eseri yermek ya da göklere çıkarmak değildir. ....... . Yani eserin iyi ve kötü yanlarını tarafsızca ortaya koymaktır.'

    • A) Eleştiri, eserin sadece eksiklerini bulmaktır.
    • B) Gerçek eleştiri, esere ayna tutmaktır.
    • C) Yazarın kişiliğini hedef almaktır.
    • D) Okuyucuyu yönlendirmekten kaçınmaktır.

    Boşluktan‍​‌​‌​​‌‌​‌​​​​‌‌​‌​​‌​‌‌​​‌‌​​‌​​​‌‌​‌‌​‍ sonra gelen 'tarafsızca ortaya koymak' ifadesi, 'ayna tutmak' (olduğu gibi yansıtmak) deyimiyle örtüşür.

  11. 11. Sözel Mantık: Bir sınıfta Ali, Burak, Cem, Deniz ve Efe sınav olmuştur. 1. Ali, Burak'tan yüksek almıştır. 2. En yüksek notu Deniz almamıştır. 3. Cem, Efe'den düşük, Burak'tan yüksek almıştır. 4. Deniz, Ali'den yüksek almıştır. Buna göre en yüksek notu kim almıştır?

    • A) Ali
    • B) Deniz
    • C) Efe
    • D) Cem

    Verilen‍​‌​‌​​‌‌​‌​​​​‌‌​‌​​‌​‌‌​​‌‌​​‌​​​‌‌​‌‌​‍ koşullara göre sıralama yapıldığında: 1. Deniz > Ali > Burak (4. ve 1. maddelerden) 2. Efe > Cem > Burak (3. maddeden) 3. En yüksek Deniz olmadığına göre (2. madde) ve Deniz; Ali ve Burak'tan yüksek olduğuna göre, en yüksek notu Efe almıştır. Çünkü Efe, Cem'den; Cem de Burak'tan yüksektir ve Deniz'in birinci olamadığı durumda tepedeki diğer aday Efe'dir.

  12. 12. Aşağıdaki cümlelerin hangisinde 'anlam kayması' (kip kayması) vardır?

    • A) Yarın Ankara'ya gidiyorum.
    • B) Dün akşam sinemaya gittim.
    • C) Her sabah spor yaparım.
    • D) Keşke o da gelse.

    'Gidiyorum'‍​‌​‌​​‌‌​‌​​​​‌‌​‌​​‌​‌‌​​‌‌​​‌​​​‌‌​‌‌​‍ (Şimdiki zaman) kipi kullanılmış ancak 'Yarın' (Gelecek zaman) kastedilmiştir. Kip kayması vardır.

  13. 13. Aşağıdaki cümlelerin hangisinde 'ünsüz düşmesi'ne uğramış bir kelime vardır?

    • A) Sıcacık çorba içtim.
    • B) Daracık sokaklar.
    • C) Biricik annem.
    • D) Azıcık yemek.

    Sıcak-cık‍​‌​‌​​‌‌​‌​​​​‌‌​‌​​‌​‌‌​​‌‌​​‌​​​‌‌​‌‌​‍ -> Sıcacık. 'k' ünsüzü düşmüştür. Diğerlerinde (Dar-a-cık, Bir-i-cik, Az-ı-cık) ünlü türemesi vardır.

  14. 14. Aşağıdakilerin hangisinde ad tamlamasının arasına ötekilerden farklı türde bir sözcük girmiştir?

    • A) Hayatımızın renkli dakikaları ne de çabuk geçti.
    • B) Onun yaşlı babası dün akşam buraya geldi.
    • C) Benim bile haberim yoktu bu beklenmedik gelişmeden.
    • D) Komşunun küçük bahçesi dün gece talan edilmiş.
    • E) Onun yeşil gömleğini bu sabah ben giymiştim.

    A,‍​‌​‌​​‌‌​‌​​​​‌‌​‌​​‌​‌‌​​‌‌​​‌​​​‌‌​‌‌​‍ B, C ve E seçeneklerindeki isim tamlamalarının arasına sıfatlar girmiştir ('yaşlı', 'renkli', 'küçük', 'yeşil'). D seçeneğinde ise 'benim haberim' belirtili isim tamlamasının arasına 'bile' bağlacı (edat/bağlaç türü) girmiştir. Doğru cevap C seçeneğidir.

  15. 15. Türk mutfağının bir alt kümesi olmaktan ziyade farklı bir yorumu, görece muadili olan Konya mutfağı hem coğrafi konum hem de kültürel ve tarihî özellikleri nedeniyle Anadolu’nun mizanı; doğu/batı, kuzey/güney rotalarının kavşak noktasıdır. Mevlevi adap ve erkânını mutfak kültürüne taşıyan Konya mutfağı, yemeğin sadece yemekten ibaret olmadığını; bir yaşam biçimi ve hayat felsefesi olduğunu bize çağlar ötesinden duyurur. İhtiva ettiği mutfak mimarisi, araç gereçleri, yemek çeşitleri, pişirme yöntemleri, sofra düzenleri, servis usulleri, kış için hazırlanan özel erzak çeşitliliği ile nevi şahsına münhasır bu kültür; temaşa edenin dimağında bereketi ve lezzeti harmanlayarak çok özel bir tat bırakır. Bu parçadan Konya mutfağı ile ilgili, I. Yapılmasından sunumuna kadar kendine özgü olduğu II. Bünyesini oluşturan en önemli ögenin Mevlevilik olduğu III. Anadolu’nun en eski mutfak kültürü olarak anıldığı yargılarından hangileri çıkarılabilir?

    • A) Yalnız I.
    • B) Yalnız II.
    • C) Yalnız III.
    • D) I ve II.
    • E) I ve III.

    Parçada‍​‌​‌​​‌‌​‌​​​​‌‌​‌​​‌​‌‌​​‌‌​​‌​​​‌‌​‌‌​‍ Konya mutfağının yemek çeşitlerinden sofra düzenine, araç gereçlerinden servis usullerine kadar kendine özgü olduğu anlatılır. Mevlevilik önemli bir etki olarak geçse de en önemli unsur olduğu ya da en eski mutfak olduğu söylenmez. Doğru cevap A seçeneğidir.

  16. 16. Bozlak, bir uzun havadır. İçte büyüyen yangının sese dönüşmesi, derdi olanların acısını haykırmasıdır. Bozlakların da bir söyleyeni, bir düzeni vardır; Dede Korkut’ta, Divanu Lügati’t-Türk’te izlerine rastlanır. “Arap atlar yakın eder ırağı / Yüce dağdan aşan yollar bizimdir” diyen Avşar bozlağı insanı yollara düşürür. “Durur durur yâr göğsünü geçirir / Yoksa bugün ayrılığın günü mü?” diyen Türkmen bozlağı ise dinleyenin içini yakar. “Aydost” diye diye kırat sırtında Şekerdağı’nı dolansa da gelip yüreğe yerleşir. Acılar gönülde demlenir, söz olur: “Su yolunda bacılar / Zalım poyraz gıcım gıcım gıcılar.” Gönül gamlanır, acısını dağa taşa pay eder. Bu parçanın dil ve anlatımıyla ilgili aşağıdakilerden hangisi _söylenemez_?

    • A) Anlatım deyimlerle güçlendirilmiştir.
    • B) Alıntılara yer verilmiştir.
    • C) Benzetmeden yararlanılmıştır.
    • D) Tanımlama yapılmıştır.
    • E) Kişileştirme vardır.

    Parçada‍​‌​‌​​‌‌​‌​​​​‌‌​‌​​‌​‌‌​​‌‌​​‌​​​‌‌​‌‌​‍ bozlak tanımlanmış, alıntılar yapılmış, deyimlerden ve kişileştirmeden yararlanılmıştır. Ancak açık bir benzetme örneği belirgin değildir. Bu yüzden söylenemeyecek yargı C seçeneğidir.

  17. 17. On bir ayın sultanı ramazan ayı, her yıl “Hoş geldin yâ şehr-i ramazan!” hitabıyla uhrevi duygular eşliğinde karşılanır. Ancak oruç ayının gelişiyle birlikte insanların bazı alışkanlıklarından vazgeçecek olması, birtakım endişeleri de beraberinde getirir. Bu durum divan şairlerini de derin bir düşünceye sevk etmiş, mübarek ayın gelişiyle birlikte verilecek tavizler üzerinden imalı beyitler yazılmıştır. Ramazan ve oruç etrafında gelişen “ramazaniye” ve “ramazanname” gibi türler, mağfiret ayının teşrifini sevinç dolu ifadelerle karşılıyor olsa da bu kutlu ayın düzenine ayak uydurmak rint şairler için öyle çok da kolay değildir. ---- Şairler bir yandan manevi düşünceler içinde tutacakları orucun sevincini yaşarlarken diğer yandan da kendilerini bekleyen oruçlu günlerin hesabını yaparlar. Divan şairlerinin oruçla nasıl bir imtihana girdiğini görme fırsatı sağlayan bu mısralar, aynı dertten muzdarip okuyucunun âdeta tercümanıdır. Bu parçada boş bırakılan yere düşüncenin akışına göre aşağıdakilerden hangisi getirilmelidir?

    • A) Nitekim şairler, bu konuda kelime oyunları yapıp dinî hükümlerin emrettiği usul dairesinden çıkmaksızın ince serzenişlerde bulunur.
    • B) Öyle ki divan şairlerinin ramazan ayının coşkusunu hissettiren dizeleri yazarken âdeta vecde geldikleri düşünülür.
    • C) Bu yüzden şimdilerde “Nerede o eski ramazanlar!” diye hasretli göndermelerin yapıldığı eski ramazanlar, şairler tarafından methiye düzülerek karşılanırdı.
    • D) Mısraların anlattığına bakılırsa on bir ayın sultanı, birkaç keyfine düşkün divan şairi tarafından endişeyle karşılanmıştır.
    • E) Mesela divan şairlerinden Nedim’i ramazan ayında rahatsız eden hususlardan biri sevdiğiyle doyasıya vakit geçiremeyecek oluşudur.

    Boşluktan‍​‌​‌​​‌‌​‌​​​​‌‌​‌​​‌​‌‌​​‌‌​​‌​​​‌‌​‌‌​‍ önce rint (keyfine düşkün) şairlerin ramazan düzenine ayak uydurmakta zorlandıkları belirtilmiş, boşluktan sonra ise 'oruçlu günlerin hesabını yaptıkları' eklenmiştir. A seçeneğindeki 'şairlerin dinî hükümlerin çizdiği sınırlardan çıkmadan tatlı/ince serzenişlerde (kelime oyunlarında) bulunması' ifadesi, bu iki düşünceyi birbirine bağlayan en akıcı ve anlamlı köprüdür. Doğru cevap A seçeneğidir.

  18. 18. “Anlam genişlemesi yoluyla somut anlamlı bir sözcük, soyut anlam kazanabilir.” Bu açıklamaya uygun bir kullanım aşağıdaki cümlelerin hangisinde vardır?

    • A) Ahmet, bu zor işi başarabilecek güçlü bir iradeye sahiptir.
    • B) Sınav sonuçları açıklanınca tüm sıkıntıları sona erdi.
    • C) Yeni müdürümüz gelen tüm misafirleri çok sıcak karşıladı.
    • D) Aynur, yıl sonu töreninde duygulu bir şiir okudu.
    • E) Dün gece rüyamda karmaşık şeyler gördüm.

    C‍​‌​‌​​‌‌​‌​​​​‌‌​‌​​‌​‌‌​​‌‌​​‌​​​‌‌​‌‌​‍ seçeneğindeki 'sıcak' sözcüğü dokunma duyusuyla algılanabilen somut bir kavramken, bu cümlede mecazlaşarak 'içten, samimi' anlamında soyut bir nitelik kazanmıştır. Doğru cevap C seçeneğidir.

  19. 19. Günümüzde okurlar artık çok daha bilinçli hareket ediyor, bir kitabı satın almadan önce birkaç defa düşünüyorlar. Eserin kendilerine gerçekten katma değer sağlayıp sağlamayacağını enine boyuna ölçüp tartıyorlar. Yerel sanatçıların nitelikli yapıtlarını basmak yerine sadece popüler olana sığınan yayıncıların da dönemi kapanıyor. Sektörde artık işini titizlikle yapan, edebi niteliği yüksek yazarlarla iş birliği kuran uzman yayınevleri ön plana çıkıyor. Bu sözler aşağıdaki sorulardan hangisine karşılık söylenmiş olabilir?

    • A) Yayınevlerinin yazarın, yazınsal kimliği üzerinde ne gibi etkileri olduğunu düşünüyorsunuz?
    • B) Sizce, bazı yazınsal türler niçin ilgi görmemeye başladı yazınımızda?
    • C) Günümüzün okurlarını ve yayıncılığını nasıl değerlendiriyorsunuz?
    • D) Bir yayıncı olarak, günümüzde yayıncıların ayakta kalmasını çok mu zor görüyorsunuz?
    • E) Sanatsal nitelikten yoksun yapıtların artık okunmamasını neye bağlıyorsunuz?

    Parçada‍​‌​‌​​‌‌​‌​​​​‌‌​‌​​‌​‌‌​​‌‌​​‌​​​‌‌​‌‌​‍ hem günümüz kitap alıcılarının (okurların) seçiciliğinden hem de bu değişime paralel olarak yayıncılık sektöründeki uzmanlaşma ve yayınevlerinin nitelik değişiminden bahsedilmektedir. Bu iki yönlü tespit, doğrudan 'Günümüzün okurlarını ve yayıncılığını nasıl değerlendiriyorsunuz?' sorusuna verilmiş kapsamlı bir yanıttır. Dolayısıyla doğru cevap C seçeneğidir.

  20. 20. I. Sanatı önemsemeyen bir toplumun farklı ve zengin bir düşünce kaynağına sahip olması imkânsızdır. II. Her insanın, yakaladığı başarının devamını istemesi doğal bir durumdur. III. Tekrar tekrar verilen öğütler, yanlışı doğru olarak kabullenmiş bir kişiyi kızdırır. IV. Yazarlığa başladığı yıllarda ortaya koyduğu düşünceleri artık o da kabul etmiyor. Yukarıda numaralanmış cümlelerden hangileri, ögeleri ve ögelerinin sıralanışı yönüyle özdeştir?

    • A) I. ve II.
    • B) I. ve III.
    • C) II. ve III.
    • D) II. ve IV.
    • E) III. ve IV.

    I.‍​‌​‌​​‌‌​‌​​​​‌‌​‌​​‌​‌‌​​‌‌​​‌​​​‌‌​‌‌​‍ cümlede 'imkânsızdır' yüklem, 'Sanatı önemsemeyen bir toplumun farklı ve zengin bir düşünce kaynağına sahip olması' öznedir (Özne - Yüklem). II. cümlede 'doğal bir durumdur' sıfat tamlaması yüklem, 'Her insanın, yakaladığı başarının devamını istemesi' öznedir (Özne - Yüklem). I ve II numaralı cümlelerin her ikisi de sadece Özne ve Yüklem'den oluştukları için sıralanış yönüyle özdeştir. Doğru cevap A seçeneğidir.

  21. 21. Yetişkin bir insanın beyni yaklaşık 1,3-1,4 kilogramdır. Yeni doğmuş bir bebeğin beyni ise yaklaşık 350-400 gramdır. Bu bilgiden yola çıkarak büyük hayvanların beyinlerinin de büyük olacağını düşünebilirsiniz. Nitekim bazı hayvanların beyin ağırlıkları şöyledir: Fil 6 kilogram, Hint şebeği 97 gram, köpek 72 gram, kedi 30 gram, tavşan 10 gram, baykuş 2,2 gram... Ancak bu durum, büyük beyinli hayvanların küçük beyinli hayvanlardan daha zeki olduğu anlamına gelmez. Çünkü büyük beyinli hayvanların beyinleri daha büyük kasları kontrol etmek ve deriden gelen daha fazla algı bilgisini işlemek zorundadır. Kısacası beynin büyük olması zekâyla doğrudan ilişkili değildir. Bu parçanın anlatımında aşağıdakilerin hangisinden yararlanılmamıştır?

    • A) Sayısal verilerden
    • B) Örneklemeden
    • C) Karşılaştırmadan
    • D) Benzetmeden
    • E) Açıklamadan

    Parçada‍​‌​‌​​‌‌​‌​​​​‌‌​‌​​‌​‌‌​​‌‌​​‌​​​‌‌​‌‌​‍ beyin ağırlıkları sayısal verilerle verilmiş, hayvanlar örnek gösterilmiş, büyük ve küçük beyinler karşılaştırılmış ve konu açıklanmıştır. Benzetme yapılmamıştır. Doğru cevap D seçeneğidir.

  22. 22. Aşağıdaki sözcüklerden hangisinin yazımı yanlıştır?

    • A) Ateş böceği
    • B) Köpek balığı
    • C) Vişne çürüğü
    • D) Yer çekimi
    • E) Hafta sonu

    Renk‍​‌​‌​​‌‌​‌​​​​‌‌​‌​​‌​‌‌​​‌‌​​‌​​​‌‌​‌‌​‍ bildiren birleşik kelimeler kural gereği bitişik yazılır. Bu yüzden sözcüğün doğrusu "vişneçürüğü" olmalıdır. Diğer seçeneklerdeki kelimelerin (hayvan türleri, bilimsel terimler ve zaman bildiren sözcükler) tümü kuralına uygun olarak ayrı yazılmıştır ve doğrudur.

  23. 23. Aşağıdaki dizelerin hangisinde sitem anlamı vardır?

    • A) Ben sana mecburum bilemezsin Adını mıh gibi aklımda tutuyorum
    • B) Ay ışığındadır sevgiliye duyulan hasret, Ve sevgiline hasret kaldığın kadar ona yakınsın
    • C) Ben sende yaşıyorum Sen bende hüküm sürmektesin
    • D) Her zamanda, her yerde sen bende yaşadıkça Sen evreninde sana seni aratacağım
    • E) Ayrılıklar içinde taş mı kesildi kalbin Hiç unutmam dediğin günleri unuttun mu

    E‍​‌​‌​​‌‌​‌​​​​‌‌​‌​​‌​‌‌​​‌‌​​‌​​​‌‌​‌‌​‍ seçeneğinde “Hiç unutmam dediğin günleri unuttun mu?” sözü karşı tarafa kırgınlık ve sitem bildirir. Diğer dizelerde sevgi, hasret ya da bağlılık öne çıkar. Doğru cevap E seçeneğidir.

  24. 24. (I) Fields Madalyası sahibi İranlı matematikçi Maryam Mirzakhani mücadele ettiği hastalığa yenik düşerek 15 Temmuz günü kırk yaşında yaşama veda etti. (II) Mirzakhani, 1936’dan beri dört yılda bir verilen ve matematiğin Nobel’i sayılan prestijli ödülü 2014’te kazanarak bu ödülü alan ilk kadın matematikçi ünvanını elde etmişti. (III) Kendisi, karmaşık eğri yüzeylerin geometrik ve dinamik özellikleri üzerine kuramsal matematik alanında derinleşmişti. (IV) Büyük oranda teorik nitelikte olsa da çalışmalarının fizik, kuantum mekaniği ve matematik dışındaki diğer disiplinlerde önemli yansımaları bulunmaktadır. (V) Mirzakhani, diğer araştırmacıların kolay kolay cesaret edemediği zorlu problemler karşısındaki azimli, korkusuz ve kararlı duruşuyla biliniyordu. Bu parçada numaralanmış cümlelerin hangilerinde söz edilen kişinin öne çıkan özelliklerine yer verilmiştir?

    • A) I ve III
    • B) I ve V
    • C) II ve V
    • D) III ve IV
    • E) IV ve V

    II.‍​‌​‌​​‌‌​‌​​​​‌‌​‌​​‌​‌‌​​‌‌​​‌​​​‌‌​‌‌​‍ cümlede Maryam Mirzakhani'nin 'matematiğin Nobel'i ödülünü kazanan ilk kadın matematikçi' olma başarısına (öne çıkan mesleki özelliğine), V. cümlede ise 'zorlu problemler karşısındaki azimli, korkusuz ve kararlı duruşuna' (öne çıkan kişisel özelliğine) yer verilmiştir. Dolayısıyla doğru cevap C seçeneğidir.

  25. 25. Aşağıdaki cümlelerdeki ikilemeler oluşumları bakımından eşleştirildiğinde hangisi dışarıda kalır?

    • A) İşler bu aralar ağır aksak ilerliyor.
    • B) Çamura bata çıka ilerlemeye çalışıyoruz.
    • C) Mırın kırın etmeden derslerine devam etmelisin.
    • D) Sessiz sakin bir ilçeye yerleşip emekliliğimin tadını çıkarmak istiyorum.
    • E) Arkadaşımla iyi kötü tam beş yılımız birlikte geçti.

    “Ağır‍​‌​‌​​‌‌​‌​​​​‌‌​‌​​‌​‌‌​​‌‌​​‌​​​‌‌​‌‌​‍ aksak” ve “iyi kötü” karşıt anlamlı sözcüklerle; “bata çıka” ve “sessiz sakin” aynı yapıda sözcüklerle kurulmuştur. “Mırın kırın” ise yansımalı/ses taklidi bir ikilemedir ve bu grupların dışında kalır. Doğru cevap C seçeneğidir.