menu
MemurOl
Türkçe Testleri

Sözcükte Anlam 1

Soru 1 / 25

“Kelini sırma saçlara değişmeyen fakat saçı er geç çıkacak olan Keloğlan.” (Arif Nihat Asya) Yukarıdaki cümlede geçen “er geç” ikilemesinin yerine aşağıdakilerden hangisi getirilirse cümlenin anlamı değişmez?

Bu testteki tüm sorular ve cevapları (25 soru)
  1. 1. “Kelini sırma saçlara değişmeyen fakat saçı er geç çıkacak olan Keloğlan.” (Arif Nihat Asya) Yukarıdaki cümlede geçen “er geç” ikilemesinin yerine aşağıdakilerden hangisi getirilirse cümlenin anlamı değişmez?

    • A) eninde sonunda
    • B) günden güne
    • C) peşi peşine
    • D) tek tük

    'Er‍​‌​‌​​‌‌​‌​​​​‌‌​‌​​‌​‌‌​​‌‌​​‌​​​‌‌​‌‌​‍ geç' ve 'eninde sonunda' ifadeleri 'ne kadar zaman geçerse geçsin, mutlaka' anlamını taşır ve birbirinin yerine kullanılabilir.

  2. 2. “Evet, tarihimize meraklı bir yazarım ama eserlerimin tamamına bakarsanız günümüzle bağımı koparmadığımı da göreceksiniz.” Yukarıdaki cümlede geçen “günümüzle bağını koparmamak” ifadesiyle anlatılmak istenen aşağıdakilerden hangisidir?

    • A) Tarihî olaylarla güncel olayları birleştirmek
    • B) Tarihî değeri olabilecek güncel olaylara da eğilmek
    • C) Tarihî olaylara günümüz bakış açısıyla yaklaşmak
    • D) Yaşadığı dönemi de eserlerinde işlemek

    'Günümüzle‍​‌​‌​​‌‌​‌​​​​‌‌​‌​​‌​‌‌​​‌‌​​‌​​​‌‌​‌‌​‍ bağını koparmamak', yazarın eserlerinde sadece geçmişi değil, içinde bulunduğu zamanı (yaşadığı dönemi) da ele aldığını ifade eder.

  3. 3. Sanatçının şairliğinden gelen, kelimeleri yoğun ve tasarruflu kullanma yeteneği, bu romanını başarıya ulaştırdı. Bu cümlede geçen, “kelimeleri yoğun ve tasarruflu kullanma” sözünün yerine aşağıdakilerden hangisi getirilebilir?

    • A) Az sözle çok şey anlatma
    • B) Özgün bir üslupla yazma
    • C) Yoruma açık kelimeleri kullanma
    • D) Çağrışım değeri olan kelimeleri kullanma

    Kelimeleri‍​‌​‌​​‌‌​‌​​​​‌‌​‌​​‌​‌‌​​‌‌​​‌​​​‌‌​‌‌​‍ tasarruflu kullanmak ve yoğun bir anlam yüklemek, gereksiz sözden kaçınıp az kelimeyle çok derin ve geniş bir anlamı (özlülük) ifade etmek demektir.

  4. 4. Okuyucu, karşılaştığı bir şiirle duygularını, yaşadıklarını özdeşleştirip “Bu benim şiirim.” diyebiliyorsa o şiiri yazan şair, hayat gerçeği ile sanatın mükemmel bileşimini yakalamış demektir. Bu cümlede “Bu benim şiirim.” sözüyle, okuyucuyla ilgili olarak anlatılmak istenen aşağıdakilerden hangisidir?

    • A) Toplumsal konulu şiirlerden hoşlandığı
    • B) Şiirde kendini bulabildiği
    • C) Şiiri bütün yönleriyle anlayabildiği
    • D) Şiirde içeriğe çok önem verdiği

    Okurun‍​‌​‌​​‌‌​‌​​​​‌‌​‌​​‌​‌‌​​‌‌​​‌​​​‌‌​‌‌​‍ bir şiir için 'Bu benim' demesi, o şiirin kendi hislerine tercüman olması, kendi hayatından izler taşıması demektir. Yani okur şiirde kendi dünyasını ve yansımasını bulmuştur.

  5. 5. Şiirlerinde ölçüye, uyağa büyük özen göstermiş, sade bir dil kullanmış; … bunlar onu iyi bir şair saymamız için yeterli olamıyor. Yukarıdaki cümlede boş bırakılan yere aşağıdakilerden hangisi getirilemez?

    • A) ne var ki
    • B) ne yazık ki
    • C) oysaki
    • D) varsayalım ki

    Cümlenin‍​‌​‌​​‌‌​‌​​​​‌‌​‌​​‌​‌‌​​‌‌​​‌​​​‌‌​‌‌​‍ ilk kısmı olumlu özelliklerden bahsederken ikinci kısmı olumsuz bir yargıya bağlanmaktadır. 'Ne var ki', 'ne yazık ki' ve 'oysaki' bağlaçları düşüncenin akışını değiştiren zıtlık bildiren ifadelerdir. Ancak 'varsayalım ki' ifadesi bir varsayım, ihtimal bildirir ve bu bağlama uygun düşmez.

  6. 6. Öykü ve roman gibi kurmaca yazın biçimlerinde yazarın, kendi gerçeği ile eser arasına mesafe koyması ve mümkün olduğunca eserde kendini görünmez kılması beklenir. Bu cümlede geçen, “eserde kendini görünmez kılmak” sözüyle anlatılmak istenen aşağıdakilerden hangisidir?

    • A) Eseri içten duygularla yazmak
    • B) Eserlerini özgün bir üslupla yazmak
    • C) Eserdeki olayların akışını kesmemek
    • D) Eserlerine kendi yorumunu yansıtmamak

    Yazarın‍​‌​‌​​‌‌​‌​​​​‌‌​‌​​‌​‌‌​​‌‌​​‌​​​‌‌​‌‌​‍ eserde 'görünmez olması', olayları anlatırken kendi kişisel fikirlerini, yanlı tutumlarını veya yorumlarını okura dayatmaması, objektif bir anlatıcı olarak kalması demektir.

  7. 7. Aşağıdaki cümlelerin hangisinde terim anlamında kullanılan bir sözcük vardır?

    • A) Cümledeki özne ve yüklem uyumsuz.
    • B) Kitabın giriş bölümünü dikkatle okudum.
    • C) Futbol sahasına yeni bir çim ekildi.
    • D) Bu yıl matematiğe çok çalışmam gerekiyor.

    Terim‍​‌​‌​​‌‌​‌​​​​‌‌​‌​​‌​‌‌​​‌‌​​‌​​​‌‌​‌‌​‍ Anlam Analizi: • Bilim, sanat, spor veya dil bilgisi gibi belirli bir alana ait özel kavramları karşılayan sözcüklere terim anlamlı sözcükler denir. • Cümledeki 'özne' ve 'yüklem' sözcükleri Türkçe dil bilgisi alanına ait birer terimdir. 💡 Doğru Cevap: Cümledeki özne ve yüklem uyumsuz seçeneğidir.

  8. 8. Hangisinde öznel bir ifade yer alır?

    • A) Bu film bence çok güzel.
    • B) Bu kitap 250 sayfadan oluşuyor.
    • C) Hava sıcaklığı 30 dereceymiş.
    • D) Oyun saat 8'de başlayacak.

    Doğru‍​‌​‌​​‌‌​‌​​​​‌‌​‌​​‌​‌‌​​‌‌​​‌​​​‌‌​‌‌​‍ cevap A seçeneğidir. • Öznel Yargı: Kişiden kişiye değişebilen, kanıtlanamayan, kişisel görüş içeren yargılardır. • 'Bence çok güzel' ifadesi kişisel bir beğeni içerdiği için özneldir. Diğerleri nesnel (kanıtlanabilir) yargılardır.

  9. 9. Kimi zaman bir nesne ya da kişi herhangi bir yönden benzediği varlığın adıyla anılır. Aşağıdaki cümlelerin hangisinde buna uygun bir kullanım görülmektedir?

    • A) Bu okulda ne kadar tilki varsa hepsi bu sınıfta toplanmış.
    • B) Yolunu bekleyen gözleri daha fazla bekletme.
    • C) Sonunda ortalıktan el ayak çekildi.
    • D) Camı açıp bir süre uzaklardan gelen gemileri seyretti.

    A‍​‌​‌​​‌‌​‌​​​​‌‌​‌​​‌​‌‌​​‌‌​​‌​​​‌‌​‌‌​‍ seçeneğinde kurnazlıkları yönüyle tilkiye benzetilen öğrenciler için doğrudan 'tilki' adı kullanılmıştır. Bu, 'istiare' (benzetme yoluyla aktarma) olarak da bilinir ve varlığın temel özelliğiyle bir başka varlık adıyla anılmasına en iyi örnektir.

  10. 10. Dil, bir ozanın çalgısıdır. Bu çalgıdan çıkan sesin etkileyiciliği, estetik oluşu; sözcüklerin seçimine ve yerli yerinde kullanılmasına bağlıdır. Bunları dikkate almayan ozanların çalgılarından boğuk, cızırtılı ve kulak tırmalayıcı sesler gelir. Bundan kurtulmak, şiirde dilin akorduna dikkat etmeye bağlıdır. Bu parçada “dilin akorduna dikkat etmek” sözüyle anlatılmak istenen aşağıdakilerden hangisidir?

    • A) Sözcüklere yeni anlamlar yüklemek
    • B) Farklı anlatım yolları denemek
    • C) Anlatımda sözcüklerin uyumuna önem vermek
    • D) Söyleyişten çok anlamı ön plana çıkarmak

    Akord‍​‌​‌​​‌‌​‌​​​​‌‌​‌​​‌​‌‌​​‌‌​​‌​​​‌‌​‌‌​‍ yapmak, seslerin birbiriyle uyum içinde olmasını sağlamaktır. 'Dilin akordu' ifadesiyle de şiirde kullanılan kelimelerin birbiriyle ahenk, anlam ve ses bakımından tam bir uyum içinde olması gerektiği vurgulanmaktadır.

  11. 11. Aşağıdaki cümlelerin hangisinde altı çizili sözcük _soyut anlamlıdır_?

    • A) Dışarıda güçlü bir _rüzgâr_ esiyordu.
    • B) Bu _koku_ nereden geliyor?
    • C) _Öfke_ ile kalkan zararla oturur.
    • D) Yemeğin _tadı_ çok güzeldi.

    •‍​‌​‌​​‌‌​‌​​​​‌‌​‌​​‌​‌‌​​‌‌​​‌​​​‌‌​‌‌​‍ Kural: Beş duyu organımızdan en az biriyle algılayabildiğimiz varlıklar 'Somut', algılayamayıp zihnen bildiklerimiz 'Soyut'tur. • Analiz: Rüzgâr (Hissedilir), Koku (Koklanır), Tat (Tadılır) somuttur. • Çeldirici Uyarısı: Rüzgârı göremeyiz ama derimizle hissederiz, bu yüzden somuttur. Ancak 'Öfke' bir duygudur, beş duyuyla algılanamaz, sadece hissedilir; bu yüzden soyuttur.

  12. 12. Aşağıdaki altı çizili kelimelerden hangisi anlamca diğerlerinden farklıdır?

    • A) O kendinden başkasının fikirlerine _mümkün değil_ önem vermez.
    • B) Ona istemediği bir işi _kesinlikle_ yaptıramazsın.
    • C) Seni yemek yemeden _dünyada_ bırakmam.
    • D) Sonunda _nasıl olsa_ benim dediğime gelecek.

    A,‍​‌​‌​​‌‌​‌​​​​‌‌​‌​​‌​‌‌​​‌‌​​‌​​​‌‌​‌‌​‍ B ve C seçeneklerindeki ifadeler 'kesinlik, imkansızlık, asla' anlamı bildirir. D seçeneğindeki 'nasıl olsa' ifadesi ise 'her durumda, eninde sonunda' anlamı taşıyan bir olasılık/kabulleniş kelimesidir.

  13. 13. Eline aldığı _sert_ bir cismi cama fırlattı. Bu cümledeki altı çizili sözcüğün anlamca karşıtı (zıttı) aşağıdaki cümlelerin hangisinde kullanılmıştır?

    • A) Annesi yumuşak sözlerle çocuğunu ikna etmeye çalışıyordu.
    • B) Yumuşak huylu biri olması, etrafında sevilip sayılmasını sağlamıştı.
    • C) Yazılarında kullandığı yumuşak üslupla okurunun zihninde yer etmişti.
    • D) Çocuğun oynadığı odadaki tüm oyuncaklar yumuşak maddelerden yapılmıştı.

    Öncül‍​‌​‌​​‌‌​‌​​​​‌‌​‌​​‌​‌‌​​‌‌​​‌​​​‌‌​‌‌​‍ cümlede 'sert' sözcüğü fiziksel bir dayanıklılık/katılık (somut) anlamında kullanılmıştır. Bu anlamın karşıtı yine fiziksel yumuşaklıktır. D seçeneğinde oyuncakların 'yumuşak maddelerden' yapılması bu somut zıtlığı sağlar. Diğer şıklarda (huylu, sözlü, üsluplu) mecaz/soyut bir yumuşaklık söz konusudur.

  14. 14. Bizim toplumsal gerçekçilerimiz gerçeğin _çöp tenekesi edebiyatı_ olmadığını öğrendiklerinde tam bir gerçekçi olacaklar. Bu cümledeki altı çizili sözle anlatılmak istenen aşağıdakilerden hangisidir?

    • A) Toplumdaki çirkinliklerin ve ahlakî çöküntülerin anlatılması
    • B) Kenar mahalle insanlarının sorunlarının anlatılması
    • C) Ezilen, sömürülen insanların ele alınması
    • D) Sözcüklerin argo ve küfür içermesi

    “Çöp‍​‌​‌​​‌‌​‌​​​​‌‌​‌​​‌​‌‌​​‌‌​​‌​​​‌‌​‌‌​‍ tenekesi edebiyatı” benzetmesi, toplumsal gerçekçilik adı altında sadece hayatın karanlık, kirli, ahlaki yönden zayıf veya estetikten uzak kötü yönlerinin yansıtılmasını eleştiren bir ifadedir.

  15. 15. Aşağıdaki altı çizili bölümlerin hangisinde “en ince ayrıntısına kadar” anlamı vardır?

    • A) Onunla _zaman zaman_ oturup işleri yeniden planlardık.
    • B) Böyle her şeyi _kuruş kuruş_ hesap edersen rahat yaşayamayız.
    • C) Adamın kasasına _oluk oluk_ para akıyor.
    • D) Aylığı, ay sonuna kadar _kılı kılına_ denk geliyordu.

    B‍​‌​‌​​‌‌​‌​​​​‌‌​‌​​‌​‌‌​​‌‌​​‌​​​‌‌​‌‌​‍ seçeneğindeki 'kuruş kuruş' ikilemesi, maddi bir hesaplama üzerinden 'en küçük birimine/ayrıntısına kadar titizlikle' anlamını katmaktadır.

  16. 16. Baki bir şairdi, hem de çağının _hatırı sayılır_ şairlerindendi. Altı çizili sözün cümleye kattığı anlam aşağıdaki cümlelerin hangisinde vardır?

    • A) O, her şeyden önce söze değer verirdi.
    • B) Bu sanatçı toplum tarafından güvenilen biriydi.
    • C) Onun şairler arasında kendine özgü bir yeri vardı.
    • D) Yazar, deneme türünün önde gelen kalemlerinden biriydi.

    Sözcükte‍​‌​‌​​‌‌​‌​​​​‌‌​‌​​‌​‌‌​​‌‌​​‌​​​‌‌​‌‌​‍ anlam sorularında cümlenin genel temasından ziyade, altı çizili sözün anlamsal karşılığına odaklanılır. 'Hatırı sayılır' ifadesi; 'önemi olan, saygı duyulan, seçkin, önde gelen' anlamlarını taşır. D seçeneğindeki 'önde gelen' ifadesi, bu anlamsal karşılığı tam olarak vermektedir. Cümlelerin konularının (şair veya deneme yazarı) farklı olması, altı çizili ifadelerin eş anlamlılık durumunu etkilemez.

  17. 17. Dönemin anlayışı için bile oldukça sanatlı bir dille yazılan bu eserin, bugünün nesilleri için tam bir _çetin ceviz _olduğunu söylemeliyim. Bu cümlede altı çizili bölümle, sözü edilen eserle ilgili olarak anlatılmak istenen aşağıdakilerden hangisidir?

    • A) Özgün olduğu
    • B) Anlaşılmasının güç olduğu
    • C) Yazınsal değerinin yüksek olduğu
    • D) Bugünün insanına hitap etmediği

    “Çetin‍​‌​‌​​‌‌​‌​​​​‌‌​‌​​‌​‌‌​​‌‌​​‌​​​‌‌​‌‌​‍ ceviz” deyimi, halledilmesi veya anlaşılması zor olan durumlar için kullanılır. Kitabın 'çetin ceviz' olması, dilinin ağırlığı veya anlatım gücü nedeniyle bugünkü kuşaklar tarafından zor anlaşılması demektir.

  18. 18. Aşağıdaki cümlelerde altı çizili kelimelerden hangisinin sesteşi yoktur?

    • A) Arabadaki _boyalar_ adeta dökülüyordu.
    • B) Demliği ocağa koy, _çay_ demlensin.
    • C) Heyecandan yüzü _al al_ olmuştu.
    • D) Bizim bölgede kışın _boz_ ayılar gezer.

    Sesteş‍​‌​‌​​‌‌​‌​​​​‌‌​‌​​‌​‌‌​​‌‌​​‌​​​‌‌​‌‌​‍ (eş sesli) sözcükler yazılışları aynı ancak anlamları ve kökleri tamamen farklı olan, aralarında hiçbir anlamsal bağ bulunmayan kelimelerdir. 'Boya' kelimesi hem isim (renkli sıvı) hem de fiil (boyamak eylemi) olarak kullanılsa da, bu iki kullanım arasında doğrudan bir anlam ilişkisi olduğu için bunlar sesteş değil, 'ortak kök' (kökteş) kabul edilir. Diğer seçeneklerdeki 'çay' (içecek ile akarsu), 'al' (kırmızı renk ile alma eylemi) ve 'boz' (renk ile bozma eylemi) kelimeleri arasında hiçbir anlam bağı bulunmadığından sesteştirler.

  19. 19. Aşağıdaki cümlelerin hangisinde altı çizili sözcükle ayraç içindeki anlamı uyuşmamaktadır?

    • A) Sanatçının _farklı_ anlatımı okurları etkiliyor. (özgün)
    • B) Romanın _tekdüze_ anlatımı okurları eserden soğutuyor. (sıradan)
    • C) Sanatçı şiirlerinde _zorlama_ söyleyişlere yer veriyor. (yapay)
    • D) Hiçbir eleştirmenin _tarafsız_ bir anlatımı yoktur. (öznel)

    D‍​‌​‌​​‌‌​‌​​​​‌‌​‌​​‌​‌‌​​‌‌​​‌​​​‌‌​‌‌​‍ seçeneğindeki 'tarafsız' sözcüğü objektif, yansız anlamına gelirken ayraç içindeki 'öznel' sözcüğü kişisel, sübjektif anlamına gelir. Bu iki kavram birbirinin karşıtıdır, dolayısıyla uyuşmazlar.

  20. 20. Derginin, mart sayısında verdiğimiz “Şiir Yıllığı” adlı ekte bir şey dikkatimi çekti. O da şiirlerinden örnekler verilen şairlerin, _ulaşabilecekleri doruklara henüz ulaşmamış,_ … şairler olmasıydı. Bu parçada boş bırakılan yere aşağıdakilerden hangisi getirilirse altı çizili söz açıklanmış olur?

    • A) başyapıtlarını ortaya koymamış
    • B) şiire yeni başlamış
    • C) şiir hakkında farklı düşünceleri olmayan
    • D) başkalarının etkisinde kalmış

    Sanatta‍​‌​‌​​‌‌​‌​​​​‌‌​‌​​‌​‌‌​​‌‌​​‌​​​‌‌​‌‌​‍ 'doruklara ulaşmak', bir sanatçının en başarılı, en olgun ve en eşsiz eserini (başyapıtını) vermesi demektir. Doruğa henüz ulaşmamış olmak, sanatçının henüz en büyük eserini ortaya koymadığını ifade eder.

  21. 21. Bu yazarımız, kahramanlarına elbiselerini başarıyla giydiriyor. Kahramanlarını, hangi mekana taşırsa taşısın; _oranın ayrılmaz bir parçası haline getirmeyi_ iyi biliyor. Bu özelliği, söyleyişindeki doğallıkla da birleşince okuyucu her yapıtını iple çekiyor. Bu parçada geçen altı çizili sözde, söz konusu yazarla ilgili olarak anlatılmak istenen aşağıdakilerden hangisidir?

    • A) Kahramanları, yaşadıkları yerle özdeşleştirdiği
    • B) Yapıtlarında yakından tanıdığı insanları anlattığı
    • C) Kahramanları hayal gücüyle oluşturduğu
    • D) Eserdeki kişileri gerçeğe uygun biçimde verdiği

    Altı‍​‌​‌​​‌‌​‌​​​​‌‌​‌​​‌​‌‌​​‌‌​​‌​​​‌‌​‌‌​‍ çizili 'oranın ayrılmaz bir parçası haline getirmek' ifadesi, kahramanların bulundukları mekanla, çevreyle tam bir uyum içinde olması ve o yerle özdeşleşmesi anlamına gelir. Yazarın karakterlerini mekanla bütünleştirdiğini vurgular.

  22. 22. Aşağıdaki cümlelerde altı çizili sözcüklerden hangisi soyut anlamda kullanılmamıştır?

    • A) Karnelerini alan öğrenciler oldukça _mutlu_ görünüyordu.
    • B) Toplumda yanlış bilinen şeyleri değiştirmek _yürek_ ister.
    • C) Annesi beşikteki küçük oğlana _sevgiyle_ baktı.
    • D) Mutfaktaki yemek masasının üstüne _çiçekli_ bir örtü serdik.

    D‍​‌​‌​​‌‌​‌​​​​‌‌​‌​​‌​‌‌​​‌‌​​‌​​​‌‌​‌‌​‍ seçeneğindeki 'çiçekli' sözcüğü, gözle görülebilen somut bir deseni (çiçek motiflerini) ifade eder. Mutluluk, yürek (cesaret anlamında) ve sevgi ise beş duyu organıyla algılanamayan soyut kavramlardır.

  23. 23. Bir yapıtı eleştirirken yazarının dil yanlışları yaptığını görürsem hemen _kalemimin ucunu sivriltirim._ Bu cümlede altı çizili sözle anlatılmak istenen aşağıdakilerden hangisidir?

    • A) Farklı bir bakış açısıyla eseri eleştirmek
    • B) Eleştiride öznel bir tavır takınmak
    • C) Eleştirinin yönünü değiştirmek
    • D) Sert bir biçimde eleştirmek

    “Kalemimin‍​‌​‌​​‌‌​‌​​​​‌‌​‌​​‌​‌‌​​‌‌​​‌​​​‌‌​‌‌​‍ ucunu sivriltmek” ifadesi, yazarın eleştiri tarzının daha keskin, daha acımasız ve daha tavizsiz bir hal alacağını simgeler. Yani yazar hatalara karşı daha sert bir yaklaşım sergilediğini belirtmektedir.

  24. 24. “Bu kadarcık bir hata için böyle _veryansın_ etmene gerek var mı?” cümlesindeki altı çizili kelimenin anlamı hangisidir?

    • A) Hatayı düzeltmeye çalışmak
    • B) Karşıdakine tehditler savurmak
    • C) Ağzına geleni söylemek
    • D) Pireyi deve yapmak

    “Veryansın‍​‌​‌​​‌‌​‌​​​​‌‌​‌​​‌​‌‌​​‌‌​​‌​​​‌‌​‌‌​‍ etmek” deyimi, birine karşı insafsızca davranmak, ağzına geleni söylemek veya kontrolsüzce saldırmak anlamında kullanılır.

  25. 25. Eleştirmenlerin, kitabına ilgi göstermemesine _bozuk çalsa_ da okurların ilgisinden memnundu. Bu cümledeki altı çizili sözle, yazarın hangi durumu anlatılmak istenmiştir?

    • A) Eleştirmenlere çok sinirlendiği
    • B) Başkalarının fikirlerini önemsemediği
    • C) Canının biraz sıkılmış olduğu
    • D) Eleştirmenleri sert bir dille eleştirdiği

    “Bozuk‍​‌​‌​​‌‌​‌​​​​‌‌​‌​​‌​‌‌​​‌‌​​‌​​​‌‌​‌‌​‍ çalmak” deyimi, bir duruma veya kişiye içerlemek, canı sıkılmak, keyfi kaçmak ve bu durumu tavırlarıyla belli etmek anlamında kullanılır.