Sözcükte Anlam 3
'Kuru' sözcüğü aşağıdaki cümlelerin hangisinde mecaz anlamda kullanılmıştır?
Bu testteki tüm sorular ve cevapları (25 soru)
1. 'Kuru' sözcüğü aşağıdaki cümlelerin hangisinde mecaz anlamda kullanılmıştır?
- A) Çamaşırlar nihayet kurumuş.
- B) Bana kuru bir 'hoş geldin' dedi. ✓
- C) Kuru odunlar depoya taşındı.
- D) Kuru kayısıyı çok severim.
Doğru cevap B seçeneğidir. • Kuru söz/hoş geldin: 'Duygusuz, samimiyetsiz' anlamında mecazdır.
2. Aşağıdaki cümlelerin hangisinde 'oynamak' sözcüğü mecaz anlamda kullanılmıştır?
- A) Çocuklar bahçede top oynuyordu.
- B) Bu oyunda benim rolüm oynamayacak.
- C) Onun duygularıyla oynamaya hakkın yok. ✓
- D) Tiyatroda başrolü o oynuyordu.
Doğru cevap C seçeneğidir. • Duygularla oynamak: 'Birini önemsememek, ciddiye almamak, aldatmak' anlamında mecazdır.
3. Aşağıdaki cümlelerin hangisinde 'ince' sözcüğü mecaz anlamda kullanılmıştır?
- A) Elinde ince bir kitap tutuyordu.
- B) Bardağa ince bir dilim limon koydu.
- C) Çok ince bir zekâya sahipti. ✓
- D) Üzerinde ince bir ceket vardı.
Doğru cevap C seçeneğidir. • İnce zekâ: 'Kavrayış yeteneği yüksek, keskin' anlamında mecazdır. Fiziksel kalınlık ifade etmez.
4. Aşağıdaki cümlelerin hangisinde 'erimek' sözcüğü mecaz anlamda kullanılmıştır?
- A) Güneşi gören kar suları eridi.
- B) Tavadaki tereyağı kısa sürede eridi.
- C) Hastalık yüzünden çocuk günden güne eridi. ✓
- D) Dondurma sıcaktan eriyip yere döküldü.
C seçeneğindeki 'erimek' sözcüğü, 'zayıflamak, güçsüzleşmek' anlamında mecaz olarak kullanılmıştır. Diğer seçeneklerde fiziksel hal değişimi (katıdan sıvıya geçiş) anlamındadır.
5. 'Çiğ' sözcüğü aşağıdaki cümlelerin hangisinde 'yersiz, yakışıksız' anlamında mecaz olarak kullanılmıştır?
- A) Sebzeleri çiğ olarak tüketmek daha sağlıklıdır.
- B) Sabah çimenlerin üzerine çiğ düşmüştü.
- C) Toplantıdaki çiğ davranışları herkesi rahatsız etti. ✓
- D) Eti iyice pişirmeden, çiğ yeme.
C seçeneğindeki 'çiğ davranış', olgunlaşmamış, yersiz ve kaba davranış anlamında mecazdır.
6. “Gerçek anlamıyla somut olan kimi sözcükler, mecaz anlama gelerek soyut bir anlam kazanabilir.” Aşağıdaki altı çizili sözcüklerden hangisinde böyle bir anlam değişmesi görülmektedir?
- A) Onun ne kadar _duygulu_ olduğunu bilmem söylememe gerek var mı?
- B) Günümüzde _ruhsuz_ bir mimari bütün bir çevreyi sarmış görünüyor.
- C) Aramızdaki nefret _duvarını_ yıkamadığımız sürece biz dost olamayız. ✓
- D) Bana göstereceğin tatlı bir yüz, sana olan _sevgimi_ artıracaktır.
Normalde somut (gözle görülen, dokunulan) bir nesne olan 'duvar' sözcüğü, C seçeneğinde 'nefret' ile birlikte kullanılarak iki kişi arasındaki 'soğukluk, mesafe, engel' anlamında soyut bir mecaz kazanmıştır.
7. Yansıma sözcükler mecaz anlama geldiklerinde ses-anlam ilişkisini kaybeder. Aşağıdaki cümlelerin hangisinde bunu örneklendiren bir kullanım vardır?
- A) Küçük kedim ayak ucumda hırıl hırıl uyuyordu.
- B) Düşünceler beynimde zonk zonk zonkladı bütün gece.
- C) Gece boyunca şırıl şırıl akan çeşmeyi dinlerdim.
- D) İşler neden tıkır tıkır gitmiyor, anlamıyorum. ✓
Normalde bir ses taklidi olan 'tıkır tıkır' yansıması, D seçeneğinde 'sorunsuz, düzenli bir şekilde' anlamında mecazi olarak kullanılmıştır. Bu kullanımda artık gerçek bir ses taklidi söz konusu değildir.
8. Aşağıdaki cümlelerin hangisinde gerçekte somutken mecaz anlama gelerek soyutlaşan bir sözcük kullanılmıştır?
- A) Şiirin dikenli yollarından geçmeden şair olunamayacağını bilmelisiniz. ✓
- B) Öyle birkaç dize çiziktirivermekle şair olunmaz.
- C) Her şiirin kendi içinde estetik bir kurgusu vardır.
- D) Şiiri duygu dolu bir yüreğin söze dökülmesi diye nitelendirebiliriz.
A seçeneğinde 'dikenli yol' ifadesindeki 'diken', normalde somut ve batıcı bir bitki parçasıdır. Ancak bu cümlede 'zorluk, meşakkat, engel' anlamında (soyut) kullanılarak mecaz anlam kazanmıştır.
9. Aşağıdaki cümlelerden hangisindeki kelimelerin tümü gerçek anlamlıdır?
- A) Çok büyük bir alabalık yakaladık. ✓
- B) Soğuk bir yüzle çıktım karşısına.
- C) Senin de ışıl ışıl olacak kalbinin içi.
- D) Bu konuda öğrencilerimi aydınlatmalıyım.
A seçeneğindeki tüm kelimeler (çok, büyük, bir, alabalık, yakaladık) temel ve sözlük anlamlarıyla kullanılmıştır. Diğer seçeneklerde 'akış', 'soğuk yüz', 'kalbinin içi (ışıl ışıl)', 'aydınlatmak' sözcükleri mecaz anlamlıdır.
10. I. Yıllardır özlemini _çektiğimiz_ kültür etkinlikleri bu yıl nihayet yapılıyor. II. Etkinliklere ülkemizin önde _gelen_ sanatçıları katılacak. III._ Dinlemekle_ huzur duyduğumuz eski melodiler birer birer çalındı müzisyenlerce. IV. Konserin verileceği salona girdiğimizde salonun havası bizi hemen _büyüledi_. V. Galeride _sergilenen_ resimlerin resim sanatımızın en iyi örnekleri olduğu söylendi. Yukarıdaki numaralanmış sözcüklerden hangi ikisi gerçek anlamıyla kullanılmıştır?
- A) I ve III
- B) II ve IV
- C) III ve V ✓
- D) I ve V
III numaralı 'dinlemek' ve V numaralı 'sergilenmek' eylemleri sözlükteki ilk ve temel anlamlarıyla (gerçek anlam) kullanılmıştır. Diğerlerindeki 'hasret çekmek', 'önde gelmek' ve 'büyülemek' (hayran bırakmak) ise mecaz anlamdadır.
11. İsmin yerini tutan sözcüğe _zamir_ denir. Bu cümlede altı çizili sözcük (zamir) aşağıdakilerden hangisiyle anlatılabilir?
- A) Deyim
- B) Yansıma
- C) Terim ✓
- D) Mecaz
C seçeneğindeki “Zamir” sözcüğü, dil bilgisi bilim dalına ait özel ve belirli bir kavramı karşıladığı için bir terimdir.
12. Aşağıdaki atasözlerinin hangisinde mecazlı bir söyleyiş yoktur?
- A) Yüksek dağın başı dumanlı olur.
- B) Ucuz alan, pahalı alır. ✓
- C) İki testi tokuşunca biri elbet kırılır.
- D) Bal olan yerde sinek de olur.
Atasözlerinin büyük bir çoğunluğu mecaz anlam taşısa da bazıları doğrudan gerçek anlamıyla öğüt verir. 'Ucuz alan, pahalı alır' atasözü tamamen gerçek anlamlıdır ve kaliteden ödün vererek ucuza alınan eşyaların çabuk bozulacağını, bu nedenle uzun vadede yeni masraflar çıkararak daha maliyetli olacağını doğrudan ifade eder. Diğer seçeneklerde yer alan dağ başı, testi, bal ve sinek kavramları ise birer sembol olarak kullanılmıştır ve mecaz anlam taşımaktadır.
13. Aşağıdaki ikilemelerden hangisini oluşturan kelimeler gerçek anlamıyla kullanılmıştır?
- A) Kedicik etrafını kuşatan çocuklara acı acı baktı.
- B) Olayı tane tane anlatmıştım ilgililere.
- C) Gençlerin pırıl pırıl düşünceleri beni çok etkiledi.
- D) Ağaçların altları sarı sarı yapraklarla örtülmüştü. ✓
D seçeneğindeki 'sarı sarı' ikilemesi, yaprakların gerçek rengini niteleyerek temel anlamda kullanılmıştır. Diğer seçeneklerde 'acı acı bakmak' (üzücü), 'tane tane anlatmak' (ayrıntılı), 'pırıl pırıl düşünce' (temiz/güzel) ifadeleri mecaz anlamlıdır.
14. I. Toplumcu şiirler yazmış ama siyasete _bulaşmamış._ II. Haklıyken haksız duruma _düşmek_ istemez. III. Bu sözü beynime _yazdım,_ asla unutmam. IV. İçinde yetiştiğim toplumu nasıl _unutabilirim?_ Yukarıdaki numaralanmış cümlelerin hangisindeki altı çizili sözcük gerçek anlamıyla kullanılmıştır?
- A) I.
- B) II.
- C) III.
- D) IV. ✓
IV numaralı cümledeki 'unutabilirim' (unutmak) eylemi, zihindeki bilgilerin korunamaması anlamında temel sözlük anlamıyla kullanılmıştır. Diğerlerindeki 'bulaşmamak' (karışmamak), 'düşmek' (maruz kalmak) ve 'yazmak' (kaydetmek) sözcükleri mecaz anlam kazanmıştır.
15. Aşağıdaki cümlelerin hangisinde altı çizili sözcük gerçek anlamıyla kullanılmıştır?
- A) Kimsenin alınmayacağı _yuvarlak_ ifadeler kullanırdı.
- B) Bu yüke sizin de _omuz_ vermenizi isterdik.
- C) Bizim köyümüz bu _tepenin_ ardındadır. ✓
- D) Evimizin artık _ahı_ gitmiş vahı kalmıştı.
C seçeneğindeki 'tepe' sözcüğü, coğrafi bir yükselti anlamında gerçek ve temel anlamıyla kullanılmıştır. Diğerlerindeki 'yuvarlak' (net olmayan), 'omuz vermek' (destek olmak) ve 'ahı gitmiş' (perişan/eskimiş) ise mecaz anlamlıdır.
16. Aşağıdaki cümlelerin hangisinde ad aktarması (mecaz-ı mürsel) vardır?
- A) Aslanlar yurdunu korumak için savaştı.
- B) Tüm salon onu ayakta alkışladı. ✓
- C) Kömür gözlüm, sen nerede kaldın?
- D) İnci gibi dişleri vardı.
Ad aktarması (mecaz-ı mürsel), bir sözcüğün 'benzetme amacı güdülmeden' başka bir sözcük yerine kullanılmasıdır. A seçeneğinde askerler aslana (istiare), C seçeneğinde göz kömüre (teşbih), D seçeneğinde ise diş inciye (teşbih) benzetilmiştir; yani bu üç seçenekte de benzetme amacı vardır. B seçeneğinde ise 'salon' sözcüğü ile salonun içindeki 'seyirciler' kastedilmiştir (iç-dış ilişkisi). İnsanlar salona benzetilmemiştir, doğrudan yer ismi söylenerek içindekiler anlatılmıştır. Bu nedenle sadece B seçeneğinde ad aktarması vardır.
17. Aşağıdaki cümlelerin hangisinde 'patlamak' sözcüğü yansıma kökten türemiş bir fiil değildir?
- A) Balon büyük bir gürültüyle patladı.
- B) Savaşta bir bomba patlamış.
- C) Lastik patlayınca yolda kaldılar.
- D) Sıkıntıdan patlamak üzereyim. ✓
Doğru cevap D seçeneğidir. • Sıkıntıdan patlamak: 'Çok sıkılmak' anlamında mecazdır. Gerçek bir patlama sesi ('pat') yoktur.
18. Aşağıdaki cümlelerin hangisinde 'göz' sözcüğü deyim içinde *kullanılmamıştır*?
- A) Yaptığı hatayla patronun gözünden düştü.
- B) Ona o kadar kızmıştı ki gözü hiçbir şey görmüyordu.
- C) Toz kaçtığı için sağ gözü kanlanmıştı. ✓
- D) Bu işe göz koyan çok kişi var.
Doğru cevap C seçeneğidir. • Gözü kanlanmak: Fiziksel bir durumu ifade eder, kalıplaşmış mecazi bir anlam (deyim) değildir.
19. 'Can' sözcüğü aşağıdaki cümlelerin hangisinde 'çok sevilen, samimi' anlamında kullanılmıştır?
- A) Yaralı kediye can vermeye çalıştı.
- B) Bu işi yapmak için can atıyordu.
- C) O benim can arkadaşımdır. ✓
- D) Her canlının yaşamaya hakkı vardır.
Doğru cevap C seçeneğidir. • Can arkadaş: 'Çok sevilen, yakın' anlamında sıfat görevindedir.
20. 'Kök' sözcüğü aşağıdaki cümlelerin hangisinde terim anlamıyla kullanılmıştır?
- A) Ağacın kökleri toprağa yayılmıştı.
- B) Bu sorunun köküne inmek gerekiyor.
- C) Dilbilgisi dersinde 'fiil köklerini' işledik. ✓
- D) Köklü bir aileden geliyordu.
Doğru cevap C seçeneğidir. • Fiil kökü: Dil bilgisi alanına ait özel bir kavramdır (Terim).
21. 'Açık' sözcüğü aşağıdaki cümlelerin hangisinde 'gizli olmayan, net' anlamında kullanılmıştır?
- A) Lütfen kapıyı açık bırakma.
- B) Bu konuda çok açık konuşacağım. ✓
- C) Açık renkli kıyafetleri tercih ederdi.
- D) Gökyüzü bugün tamamen açıktı.
Doğru cevap B seçeneğidir. • Açık konuşmak: Sözü gizlemeden, anlaşılır ve net bir şekilde ifade etmektir.
22. Aşağıdaki cümlelerin hangisinde 'sıcak' sözcüğü nicel (ölçülebilir) bir anlamda kullanılmıştır?
- A) Bizi çok sıcak karşıladılar.
- B) İki dostun sıcak bir sohbeti vardı.
- C) Çorba hâlâ içilemeyecek kadar sıcaktı. ✓
- D) Sıcak bir yuva özlemi çekiyordu.
Doğru cevap C seçeneğidir. • Çorbanın sıcaklığı: Termometre ile ölçülebilen fiziksel bir ısıdır (Nicel).
23. Aşağıdaki cümlelerin hangisinde somut anlamlı bir sözcük, soyut anlam kazanmıştır?
- A) Taş binanın duvarları çok kalındı.
- B) Onun kalbi adeta taştan yapılmıştı. ✓
- C) Yolda yürürken ayağı taşa takıldı.
- D) Heykeltıraş taşa şekil veriyordu.
Doğru cevap B seçeneğidir. • Taştan kalp: Somut bir madde olan 'taş', burada 'duygusuzluk, acımasızlık' gibi soyut bir kavramı anlatmak için kullanılmıştır.
24. 'Çam devirmek' deyiminin anlamı nedir?
- A) Çok çalışıp yorulmak
- B) Bir işi başaramamak
- C) Karşısındakini kızdıracak, uygunsuz bir söz söylemek ✓
- D) Gereksiz yere para harcamak
Doğru cevap C seçeneğidir. • Çam devirmek: Farkında olmadan karşısındakini kıracak veya utandıracak söz söylemek, pot kırmak demektir.
25. Aşağıdaki cümlelerin hangisinde 'yol' sözcüğü 'yöntem, metot' anlamında kullanılmıştır?
- A) Köyün yolu çok bozuktu.
- B) Bu sorunu çözmek için başka bir yol denemeliyiz. ✓
- C) Uzun bir yoldan geldik.
- D) Doğru yoldan ayrılmamak gerekir.
Doğru cevap B seçeneğidir. Metnin anlam bütünlüğü ve iletisi göz önüne alındığında, • Çözüm yolu: 'Çare, yöntem, metot' anlamındadır. Bu doğrultuda paragrafta veya cümlede vurgulanan temel düşünceyi doğrudan yansıtan seçenek doğru cevaptır.