menu
MemurOl
Vatandaşlık Testleri

Genel Tekrar Testi - 22

Soru 1 / 25

Yargı bağımsızlığı ve tarafsızlığının korunması amacıyla anayasada düzenlenen güvenceler dikkate alındığında, doğrudan bu kapsamda yer almayıp hâkimlik teminatı başlığı altında düzenlenen kural hangisidir?

Bu testteki tüm sorular ve cevapları (25 soru)
  1. 1. Yargı bağımsızlığı ve tarafsızlığının korunması amacıyla anayasada düzenlenen güvenceler dikkate alındığında, doğrudan bu kapsamda yer almayıp hâkimlik teminatı başlığı altında düzenlenen kural hangisidir?

    • A) Yasama ile yürütme organlarının ve idarenin yargı organlarınca verilen kararlara aynen uyması
    • B) Hâkim ve savcıların görev süreleri boyunca azledilememesi güvencesi
    • C) Devam eden bir dava hakkında mecliste soru sorulamaması veya herhangi bir görüşme yapılamaması
    • D) Yargı kararlarının idari veya yasal hiçbir organ tarafından değiştirilememesi veya geciktirilememesi
    • E) Hiçbir makam ya da merciin mahkemelere genelge gönderememesi, emir ve talimat verememesi

    Mahkemelere‍​‌​‌​​‌‌​‌​​​​‌‌​‌​​‌​‌‌​​‌‌​​‌​​​‌‌​‌‌​‍ talimat verilememesi, görülmekte olan davalar hakkında yasama organında görüşme yapılamaması ve mahkeme kararlarının değiştirilmeden uygulanması mahkemelerin bağımsızlığını koruyan kurallardır. Hâkim ve savcıların azledilememesi ise hâkimlik ve savcılık teminatıyla ilgilidir. Bağımsızlık, yargı yetkisinin dış müdahaleden korunmasını; teminat ise hâkim ve savcıların görev ve özlük statülerinin güvence altına alınmasını ifade eder.

  2. 2. Anayasal hak ihlali iddiasıyla AYM'ye yapılacak olan bireysel başvurular, olağan kanun yollarının tüketildiği tarihten itibaren en geç kaç gün içinde sunulmalıdır?

    • A) 30 gün
    • B) 15 gün
    • C) 90 gün
    • D) 45 gün
    • E) 60 gün

    Bireysel‍​‌​‌​​‌‌​‌​​​​‌‌​‌​​‌​‌‌​​‌‌​​‌​​​‌‌​‌‌​‍ başvuru, olağan başvuru yollarının tüketildiği tarihten; başvuru yolu öngörülmemişse ihlalin öğrenildiği tarihten itibaren otuz gün içinde yapılmalıdır. Haklı bir mazeret nedeniyle süresinde başvurulamaması için kanunda ayrıca düzenleme vardır. Bireysel başvuru olağan kanun yollarının yerine geçen yeni bir temyiz yolu değildir. Önce kullanılabilir olağan yollar tüketilir, ardından otuz günlük süre işlemeye başlar.

  3. 3. Anayasa Mahkemesi nezdinde itiraz yoluyla (somut norm denetimi) bir denetim sürecinin başlatılabilmesi için bulunması mecburi olan temel unsur hangisidir?

    • A) İtiraz başvurusunun Cumhurbaşkanı ya da TBMM üye tam sayısının beşte biri tarafından yapılması
    • B) İtiraz başvurusunun mutlaka yetkili bir kamu kurumu veya idari birim tarafından yapılması
    • C) İtiraz konusu yasa maddesinin yayımlanmasından itibaren en geç altmış gün geçmiş olması
    • D) Aynı norm aleyhine son yirmi yıllık süreçte Anayasa Mahkemesi kararı çıkmamış olması
    • E) İtirazın, görülmekte olan somut bir davaya bakan mahkeme tarafından AYM'ye taşınması

    Somut‍​‌​‌​​‌‌​‌​​​​‌‌​‌​​‌​‌‌​​‌‌​​‌​​​‌‌​‌‌​‍ norm denetimi için bakılmakta olan bir dava ve o davaya bakmakta olan bir mahkeme bulunmalıdır. Mahkeme davada uygulayacağı kanun veya Cumhurbaşkanlığı kararnamesi hükmünü Anayasa'ya aykırı görmeli ya da tarafın iddiasını ciddi bulmalıdır. Cumhurbaşkanı ve milletvekillerinin başvurusu soyut norm denetimine ilişkindir. İtiraz yolunda hareket noktası görülmekte olan somut davadır.

  4. 4. Anayasa Mahkemesi'nin kararları ve hukuki sonuçları ile ilgili aşağıdaki ifadelerden hangisi yanlıştır?

    • A) Kararların geçmişe yürümezliği kuralı gereği, iptal hükümleri geçmişteki durumları etkilemez.
    • B) Mahkeme gerekli görürse iptal hükmünün yürürlüğe girişini en fazla bir yıl süreyle erteleyebilir.
    • C) Mahkeme, iptal ettiği yasal düzenlemenin yerine kanun koyucu gibi yeni bir kural getirebilir.
    • D) Mahkemenin aldığı tüm kararlar mutlaka gerekçeli olarak yazılır.
    • E) Verilen kararlar Resmi Gazete'de yayımlanarak duyurulur.

    Anayasa‍​‌​‌​​‌‌​‌​​​​‌‌​‌​​‌​‌‌​​‌‌​​‌​​​‌‌​‌‌​‍ Mahkemesinin kararları kesindir, gerekçeli olarak yazılır, Resmî Gazete'de yayımlanır ve iptal kararları geçmişe yürümez. Mahkeme gerekli görürse iptal hükmünün yürürlüğe girişini kararın yayımlanmasından başlayarak en fazla bir yıl erteleyebilir. Anayasa Mahkemesi bir normu iptal ederken kanun koyucu gibi hareket edemez ve iptal edilen kuralın yerine yeni bir kural koyamaz. Yeni düzenleme yapma yetkisi ilgili yasama veya düzenleyici makama aittir.

  5. 5. Anayasa'da yargıçların bağımsızlığını korumak amacıyla düzenlenen hâkimlik ve savcılık teminatı kapsamında doğrudan yer almayan güvence hangisidir?

    • A) Kendi istekleri bulunmadıkça yaş sınırından önce emekliye sevk edilememe güvencesi
    • B) Kendileri istemedikçe idari nitelikteki görevlere atanamama güvencesi
    • C) Belirli bir yerde sürekli olarak görev yapmayı güvenceleyen coğrafi teminat
    • D) Aylık, ödenek ve diğer tüm özlük haklarından mahrum bırakılamama mali güvencesi
    • E) Hâkim ve savcıların hiçbir şekilde görevden azledilememesi güvencesi

    Hâkim‍​‌​‌​​‌‌​‌​​​​‌‌​‌​​‌​‌‌​​‌‌​​‌​​​‌‌​‌‌​‍ ve savcıların azledilememesi, kendileri istemedikçe Anayasa'da gösterilen yaştan önce emekliye ayrılamaması ve özlük haklarından yoksun bırakılamaması hâkimlik teminatının unsurlarıdır. Mevcut anayasal sistemde belirli bir yerde sürekli görev yapmayı güvenceleyen coğrafi teminat yoktur. Mesleki statünün korunması ile görev yerinin değişmezliği aynı şey değildir. Hâkim ve savcılar koşulları oluştuğunda başka bir yere atanabilir.

  6. 6. Özel hukuk uyuşmazlıklarında alternatif bir çözüm yolu olan 'tahkim' müessesesi ile ilgili aşağıdaki bilgilerden hangisi yanlıştır?

    • A) Tahkim yolu yalnızca kamu düzenini doğrudan ilgilendiren ceza veya velayet davalarında uygulanabilir.
    • B) Taraflar aralarındaki uyuşmazlığı devlet mahkemesi yerine tarafsız hakemler vasıtasıyla çözebilirler.
    • C) Tahkim sürecinin sonunda hakem heyetince verilen kararlar mahkeme ilamı niteliğindedir.
    • D) Tahkim yargılaması resmi mahkeme süreçlerine kıyasla genellikle daha esnek ve hızlı işler.
    • E) Uyuşmazlığı çözecek olan hakemlerin seçimi taraflarca serbestçe gerçekleştirilir.

    Tahkim,‍​‌​‌​​‌‌​‌​​​​‌‌​‌​​‌​‌‌​​‌‌​​‌​​​‌‌​‌‌​‍ tarafların üzerinde serbestçe tasarruf edebildiği özel hukuk uyuşmazlıklarının mahkeme yerine hakemlerce çözülmesini sağlayan alternatif bir yargılama yoludur. Boşanma, velayet ve ceza davaları gibi kamu düzenini doğrudan ilgilendiren konular tahkime elverişli değildir. Soru olumsuz köklüdür. Tahkimin yalnızca kamu düzenini ilgilendiren davalarda uygulanabileceğini söyleyen ilgili seçenek kuralın tam tersidir; diğer seçenekler tahkimin genel özelliklerini doğru açıklar.

  7. 7. Hâkimler ve Savcılar Kurulu'nun (HSK) anayasal görev alanları ve yetkileri değerlendirildiğinde, aşağıdakilerden hangisi bu kurulun görevleri arasında yer almaz?

    • A) Adli ve idari yargı mensubu hâkim ve savcıları mesleğe kabul etmek, atamak ve yükseltmek
    • B) Hâkim ve savcıların mesleki faaliyetlerini yasalara uygunluk yönünden denetlemek
    • C) Mesleki yeterliliği bulunmayanlar hakkında karar almak ve disiplin soruşturmalarını yürütmek
    • D) Adalet Bakanlığı'nın mahkeme kaldırılması veya yargı çevresi değişikliği tekliflerini karara bağlamak
    • E) Kamu hizmetlerine ilişkin imtiyaz şartlaşma ve sözleşmeleri hakkında görüş bildirmek

    HSK‍​‌​‌​​‌‌​‌​​​​‌‌​‌​​‌​‌‌​​‌‌​​‌​​​‌‌​‌‌​‍ hâkim ve savcıların mesleğe kabulü, atanması, nakli, yükselmesi, disiplin işlemleri ve mahkemelerin yargı çevresine ilişkin tekliflerin karara bağlanması gibi görevleri yerine getirir. Kamu hizmetleriyle ilgili imtiyaz şartlaşma ve sözleşmeleri hakkında görüş bildirmek ise Danıştayın görevidir.

  8. 8. Türkiye'deki mahkeme yapılanmaları incelendiğinde, aşağıdakilerden hangisi adli yargı kolunda kurulan ilk derece mahkemelerinden biri değildir?

    • A) Vergi Mahkemesi
    • B) Ağır Ceza Mahkemesi
    • C) Sulh Hukuk Mahkemesi
    • D) Aile Mahkemesi
    • E) Asliye Ticaret Mahkemesi

    Aile,‍​‌​‌​​‌‌​‌​​​​‌‌​‌​​‌​‌‌​​‌‌​​‌​​​‌‌​‌‌​‍ ağır ceza, sulh hukuk ve asliye ticaret mahkemeleri adli yargı kolunda yer alır. Vergi mahkemeleri ise idari yargı kolunda, vergi ve benzeri mali uyuşmazlıkları çözmekle görevli ilk derece mahkemeleridir. Mahkemenin baktığı uyuşmazlığın konusu yargı kolunu belirler. Vergi uyuşmazlıkları idarenin işlemlerinden doğduğu için vergi mahkemesi adli değil idari yargı içindedir.

  9. 9. Türkiye'deki adli yargı kolunda yer alan özel ve genel mahkemeler incelendiğinde, aşağıdakilerden hangisi hukuk mahkemesi statüsünde yer almaz?

    • A) Çocuk Mahkemesi
    • B) Sulh Hukuk Mahkemesi
    • C) İş Mahkemesi
    • D) Asliye Hukuk Mahkemesi
    • E) Asliye Ticaret Mahkemesi

    Asliye‍​‌​‌​​‌‌​‌​​​​‌‌​‌​​‌​‌‌​​‌‌​​‌​​​‌‌​‌‌​‍ hukuk, asliye ticaret, iş ve sulh hukuk mahkemeleri özel hukuk uyuşmazlıklarını çözmek üzere adli yargının hukuk kolunda görev yapar. Çocuk mahkemeleri ise suça sürüklenen çocuklarla ilgili davalara bakan özel ceza mahkemeleridir. Tüm seçenekler adli yargıda yer alsa da hukuk ve ceza mahkemesi ayrımı yapılmalıdır. Çocuk Mahkemesi hukuk mahkemesi değildir.

  10. 10. İdare hukuku kurallarının, idari yargı organlarının uyuşmazlıklara verdikleri kararlar yoluyla şekillenmesi bu hukuk dalının hangi özelliğini yansıtır?

    • A) Özel hukuktan tamamen bağımsız olması
    • B) Tedvin edilmemiş (derlenmemiş) olması
    • C) Statüsel nitelikte olması
    • D) Dinamik ve esnek yapıda olması
    • E) İçtihadi nitelikte (mahkeme kararlarına dayalı) olması

    İdare‍​‌​‌​​‌‌​‌​​​​‌‌​‌​​‌​‌‌​​‌‌​​‌​​​‌‌​‌‌​‍ hukukunun birçok ilke ve kuralı idari yargı mercilerinin somut uyuşmazlıklarda verdiği kararlarla gelişmiştir. Bu durum idare hukukunun içtihadi, yani mahkeme içtihatlarına dayanan bir hukuk dalı olduğunu gösterir. Mahkeme kararlarıyla kural ve ilke geliştirilmesi içtihadi olma özelliğidir.

  11. 11. İdari makamların kamu gücüne dayanarak tek taraflı beyanla hukuki sonuç doğurmak üzere yaptığı irade beyanına ne ad verilir?

    • A) İdari işlem
    • B) Hiyerarşik emir
    • C) Kamu alımı/satın alma
    • D) İdari fiil
    • E) İdari yönetmelik

    İdari‍​‌​‌​​‌‌​‌​​​​‌‌​‌​​‌​‌‌​​‌‌​​‌​​​‌‌​‌‌​‍ işlem, idarenin kamu gücüne dayanarak hukuki sonuç doğurmak amacıyla yaptığı tek yanlı irade açıklamasıdır. Atama, ruhsat verme, disiplin cezası uygulama ve kamulaştırma kararları idari işleme örnek oluşturur. İdarenin hukuki sonuç hedefleyen irade açıklamasının genel adı idari işlemdir.

  12. 12. İl özel idaresi, belediye ve köy gibi mahalli yerinden yönetim kuruluşlarının hukuki niteliği hakkında hangisi yanlıştır?

    • A) Karar organları genel veya yerel seçimlerle belirlenir.
    • B) Personeli doğrudan başkent teşkilatının hiyerarşik denetimine tabi değildir.
    • C) Kendilerine ait kamu tüzel kişilikleri bulunmaz.
    • D) Devlet tüzel kişiliğinden ayrı bütçe ve mal varlıklarına sahiptirler.
    • E) Yerinden yönetim ilkesinin yerel/yöresel düzeyde hayata geçirilmesidir.

    Yerel‍​‌​‌​​‌‌​‌​​​​‌‌​‌​​‌​‌‌​​‌‌​​‌​​​‌‌​‌‌​‍ yerinden yönetim kuruluşları il özel idaresi, belediye ve köydür. Bunların kamu tüzel kişilikleri, devletten ayrı mal varlıkları ve bütçeleri vardır; karar organları seçmenler tarafından seçilir ve merkezî idarenin hiyerarşisi içinde bulunmazlar. Yerel yönetimlerin kamu tüzel kişiliği vardır; bunun bulunmadığını söyleyen ifade yanlıştır.

  13. 13. Kamu kurum ve kuruluşlarında özel hukuk hükümlerine tabi bir iş sözleşmesi çerçevesinde çalışan görevli kamu personeli hangisidir?

    • A) Devlet memuru
    • B) Özel statülü işçi
    • C) Aylıklı geçici personel
    • D) Sözleşmeli personel
    • E) Kamu işçisi

    İşçiler‍​‌​‌​​‌‌​‌​​​​‌‌​‌​​‌​‌‌​​‌‌​​‌​​​‌‌​‌‌​‍ kamu kurumlarında çalışabilmekle birlikte özel hukuk hükümlerine tabi iş sözleşmesiyle istihdam edilir. Memurlar genel idare esaslarına göre asli ve sürekli görevleri yürütür; sözleşmeli personel ise belirli uzmanlık gerektiren işlerde idari sözleşmeyle çalıştırılır. Özel hukuk hükümlerine tabi hizmet veya iş sözleşmesi, işçi statüsünü gösterir.

  14. 14. İdare hukukunda düzenlenen kanunsuz emir (hukuka aykırı emir) müessesesi hakkında verilen bilgilerden hangisi yanlıştır?

    • A) Askerî hiyerarşide askerlik hizmetinin gereği olan kanuni istisnalar saklıdır.
    • B) Hukuka aykırı emrin üst tarafından yazılı olarak yenilenmesi halinde ast emri yerine getirir ve sorumlu olmaz.
    • C) Ast, üstünün emrinin hukuka uygunluğunu değerlendirmekle birlikte emrin yerindeliğini tartışamaz.
    • D) Konusu suç teşkil eden emrin yazılı olarak verilmesi halinde ast emri yerine getirerek sorumluluktan kurtulur.
    • E) Kanunda gösterilen acele hâllerde kamu düzeni ve güvenliğinin korunmasına ilişkin istisnalar saklıdır.

    Hukuka‍​‌​‌​​‌‌​‌​​​​‌‌​‌​​‌​‌‌​​‌‌​​‌​​​‌‌​‌‌​‍ aykırı fakat suç oluşturmayan emir, üstün yazılı olarak ısrar etmesi hâlinde yerine getirilir ve sorumluluk emri verene ait olur. Konusu suç teşkil eden emir ise yazılı olarak yenilense bile hiçbir şekilde yerine getirilemez; yerine getiren kişi sorumluluktan kurtulamaz. Yazılı emir güvencesi suç teşkil eden emirlerde geçerli değildir.

  15. 15. Kamu Görevlileri Etik Kurulu tarafından belirlenen memurların etik davranış ilkeleri arasında yer almayan durum hangisidir?

    • A) Vatandaşlara bilgi verme ve katılımcılığı sağlama
    • B) Hizmetlerin son derece hızlı biçimde yerine getirilmesi
    • C) Hukuka aykırı durumları yetkili makamlara bildirme
    • D) Görev yaparken dürüstlük ve tarafsızlığı korumak
    • E) Kurumun temel amaçlarına ve misyonuna sadakat

    Dürüstlük‍​‌​‌​​‌‌​‌​​​​‌‌​‌​​‌​‌‌​​‌‌​​‌​​​‌‌​‌‌​‍ ve tarafsızlık, bilgi verme ve katılımcılık, yetkili makamlara bildirim ile kurumun amaç ve misyonuna bağlılık kamu görevlilerinin etik davranış ilkelerindendir. Hizmetin hızlı yürütülmesi önemli bir performans beklentisi olsa da 'hız' adıyla ayrı bir etik ilke değildir. Hız hizmet kalitesiyle ilgilidir; etik davranış ilkeleri listesinde bu adla yer almaz.

  16. 16. 657 sayılı Kanun kapsamında, devlet memurluğuna kabul edilmek için adaylarda aranan genel şartlar arasında yer almayan hüküm hangisidir?

    • A) En az ortaokul mezunu olmak
    • B) Askerlikle ilgisi bulunmamak
    • C) Türk vatandaşı olmak
    • D) Kamu haklarından mahrum bulunmamak
    • E) En az 20 yaş sınırını tamamlamış olmak

    Devlet‍​‌​‌​​‌‌​‌​​​​‌‌​‌​​‌​‌‌​​‌‌​​‌​​​‌‌​‌‌​‍ memurluğuna girişte kural olarak on sekiz yaşını tamamlamak, Türk vatandaşı olmak, kamu haklarından mahrum bulunmamak, askerlik yönünden engeli olmamak ve gerekli öğrenim şartını taşımak aranır. Yirmi yaşını doldurmuş olma biçiminde genel bir şart yoktur. Memuriyete girişte genel yaş sınırı 20 değil 18'dir.

  17. 17. İdare hukukunun doğrudan bağlayıcı olan yazılı asli kaynakları arasında yer almayan yardımcı kaynak hangisidir?

    • A) Anayasa
    • B) Bakanlıkların çıkardığı yönetmelikler
    • C) Yargısal içtihatlar (mahkeme kararları)
    • D) Cumhurbaşkanlığı kararnameleri
    • E) Kanunlar

    Anayasa,‍​‌​‌​​‌‌​‌​​​​‌‌​‌​​‌​‌‌​​‌‌​​‌​​​‌‌​‌‌​‍ kanun, Cumhurbaşkanlığı kararnamesi, milletlerarası antlaşma ve yönetmelik idare hukukunun yazılı asli kaynaklarıdır. Yargısal içtihatlar ile bilimsel görüşler ise yardımcı kaynaklardır. Mahkeme kararları idare hukukunu geliştirir ancak bağlayıcı asli kaynak değil, yardımcı kaynaktır.

  18. 18. İdare hukukunda kabul edilen kamu düzeninin klasik dört unsuru (güvenlik, sağlık vb.) dikkate alındığında, bu unsurlar arasında yer almayan kavram hangisidir?

    • A) Güvenlik
    • B) Bireylerin inançları veya dini pratikleri
    • C) Ahlak
    • D) Esenlik
    • E) Sağlık

    Kamu‍​‌​‌​​‌‌​‌​​​​‌‌​‌​​‌​‌‌​​‌‌​​‌​​​‌‌​‌‌​‍ düzeninin klasik unsurları güvenlik, dirlik ve esenlik, genel sağlık ve genel ahlaktır. İnanç özgürlüğü temel bir hak olmakla birlikte belirli bir inancın varlığı veya bozulması kamu düzeninin unsuru olarak kabul edilmez. İnanç kamu düzeninin ögesi değildir; devlet inançlar karşısında tarafsızdır.

  19. 19. Aşağıdaki hukuki ve idari yöntemlerden hangisi idarenin kamu yararı amacıyla mal veya teşebbüs edinmesini sağlayan yollardan biri değildir?

    • A) İstimval
    • B) Devletleştirme
    • C) Kamulaştırma
    • D) Özelleştirme
    • E) Kamulaştırmasız el atma

    Kamulaştırma,‍​‌​‌​​‌‌​‌​​​​‌‌​‌​​‌​‌‌​​‌‌​​‌​​​‌‌​‌‌​‍ devletleştirme ve istimval idarenin kamu yararı amacıyla mal veya işletme edinmesine yönelik yöntemlerdir. Özelleştirme ise kamuya ait mal veya işletmelerin özel sektöre devredilmesini ifade eder; idarenin mal edinmesi değil, kamusal mülkiyetin azaltılması sonucunu doğurur. Özelleştirmede mal kamuya geçmez, kamudan özel kesime aktarılır.

  20. 20. İdare hukukunun genel özellikleri göz önüne alındığında, aşağıdakilerden hangisi idare hukukunun temel özellikleri arasında yer alır?

    • A) Bireysel uyuşmazlıkları çözme ve taraflar arasında eşitlik esası
    • B) Dağınık mevzuat yapısı, bireysel uyuşmazlıkları çözme ve kamu yararı
    • C) Dağınık mevzuat yapısı, kamu yararı, içtihadi niteliği ve taraflar arası eşitlik esası
    • D) Dağınık mevzuat yapısı, bireysel uyuşmazlıklar, kamu yararı ve içtihadi niteliği
    • E) Dağınık mevzuat yapısı, kamu yararı amacı ve içtihadi niteliği

    İdare‍​‌​‌​​‌‌​‌​​​​‌‌​‌​​‌​‌‌​​‌‌​​‌​​​‌‌​‌‌​‍ hukuku kuralları tek bir kanunda toplanmadığı için tedvin edilmemiştir; kamu yararı gerçekleştirilmeyi amaçlar ve idari yargı içtihatlarıyla gelişen dinamik bir yapıya sahiptir. Bireyler arasındaki eşit ilişkiler özel hukukun konusudur. İdare hukukunda idare kamu gücü ayrıcalıkları nedeniyle üstün konumdadır. I, III ve IV idare hukukuna; II ve V özel hukuk ilişkilerine aittir.

  21. 21. Yürütme organının yürüttüğü idari fonksiyonun özellikleri hakkında hangisi yanlıştır?

    • A) Temel konusu toplumsal kamu hizmetleridir.
    • B) Belirli şahısların özel çıkarlarını korumak ve gerçekleştirmek temel amacıdır.
    • C) Kesintisiz ve sürekli bir nitelik taşır.
    • D) Hukuki olarak tek taraflı idari işlemlerle yürütülür.
    • E) Bireylerin günlük yaşantısıyla doğrudan ve sürekli bağlantılıdır.

    İdari‍​‌​‌​​‌‌​‌​​​​‌‌​‌​​‌​‌‌​​‌‌​​‌​​​‌‌​‌‌​‍ fonksiyonun konusu kamu hizmetleri, temel amacı ise kamu yararının gerçekleştirilmesidir. Faaliyetler süreklidir, idari işlemler aracılığıyla yürütülür ve bireylerin günlük yaşamıyla doğrudan ilişkilidir. Belirli kişilerin özel yararı idari fonksiyonun esas amacı olamaz. İdare özel yarar için değil kamu yararı için faaliyet gösterir.

  22. 22. Savaş veya seferberlik gibi olağanüstü durumlarda, idarenin acil ihtiyaçları karşılamak amacıyla kullandığı özel mal edinme ve el koyma yetkisi hangisidir?

    • A) İdari yaptırım uygulama yetkisi
    • B) Genel düzenleyici işlemler yapma yetkisi
    • C) İstimval yetkisi
    • D) Re'sen icra ve zorla yerine getirme yetkisi
    • E) Kamulaştırma yetkisi

    İstimval,‍​‌​‌​​‌‌​‌​​​​‌‌​‌​​‌​‌‌​​‌‌​​‌​​​‌‌​‌‌​‍ savaş, seferberlik, afet veya olağanüstü hâl gibi durumlarda ihtiyaç duyulan taşınırların mülkiyetinin ya da kullanım hakkının ve bazı taşınmazların kullanım hakkının karşılığı ödenerek idareye geçirilmesidir. Diğer yetkiler olağan dönemlerde de kullanılabilir. Olağanüstü dönemlere özgü mal edinme ve kullanma yöntemi istimvaldir.

  23. 23. İdare hukukuna ilişkin yasal kuralların dağınık mevzuatta yer alması ve tek bir temel kanun kitabında toplanmamış olması hangi özelliği gösterir?

    • A) Kamu yararı ilkesini esas alması
    • B) Tedvin edilmemiş bir hukuk dalı olması
    • C) İçtihadi nitelikte gelişmesi
    • D) Özel hukuktan bağımsız olması
    • E) Statüsel niteliğe sahip olması

    Tedvin,‍​‌​‌​​‌‌​‌​​​​‌‌​‌​​‌​‌‌​​‌‌​​‌​​​‌‌​‌‌​‍ bir hukuk dalına ait kuralların sistemli biçimde tek bir kanun veya temel metin içinde toplanmasıdır. İdare hukukuna ilişkin kurallar çok sayıda kanun ve düzenleyici işlemde dağınık hâlde bulunduğundan bu alan tedvin edilmemiştir. Kuralların tek kitapta veya kanunda toplanmamış olması doğrudan tedvin edilmemiş olmayı ifade eder.

  24. 24. İstisnai devlet memurluğu kadrolarına atanan personel hakkında, 657 sayılı Kanun'un hangi hükümleri uygulanmaz?

    • A) Sınavlar, atanma ile kademe-derece ilerlemesi kuralları
    • B) Emeklilik hükümleri
    • C) Emeklilik, atanma ve disiplin hükümleri
    • D) Emeklilik ve atanma usulleri
    • E) Sınavlar ve disiplin hükümleri

    İstisnai‍​‌​‌​​‌‌​‌​​​​‌‌​‌​​‌​‌‌​​‌‌​​‌​​​‌‌​‌‌​‍ memuriyetlere atananlar hakkında 657 sayılı Kanun'un atanma, sınavlar, kademe ilerlemesi ve derece yükselmesine ilişkin genel hükümleri uygulanmaz. Emeklilik ve disiplin hükümleri ise kural olarak uygulanmaya devam eder. Atanma, sınavlar ve kademe/derece ilerlemesi hükümleri uygulanmayan kurallardır.

  25. 25. Merkezi idarenin, yerinden yönetim kuruluşlarının eylem ve işlemlerinin hukuka uygunluğunu denetlemek üzere sahip olduğu anayasal yetkiye ne ad verilir?

    • A) İdarenin bütünlüğü ilkesi
    • B) Hiyerarşik denetim yetkisi
    • C) Kamu hizmeti sunumu
    • D) Yetki genişliği ilkesi
    • E) İdari vesayet denetimi

    İdari‍​‌​‌​​‌‌​‌​​​​‌‌​‌​​‌​‌‌​​‌‌​​‌​​​‌‌​‌‌​‍ vesayet, merkezî idarenin yerinden yönetim kuruluşlarının organ ve işlemleri üzerinde kanunun açıkça verdiği ölçüde kullandığı sınırlı denetim yetkisidir. Farklı kamu tüzel kişileri arasında gerçekleşir ve hiyerarşiden farklı olarak genel değil istisnai bir yetkidir. Merkezî idare ile ayrı tüzel kişiliğe sahip yerinden yönetim kuruluşu arasındaki denetim idari vesayettir.