menu
MemurOl
Vatandaşlık Testleri

Genel Tekrar Testi - 88

Soru 1 / 25

Aşağıdakilerden hangisi G20 grubunun üyesi değildir?

Bu testteki tüm sorular ve cevapları (25 soru)
  1. 1. Aşağıdakilerden hangisi G20 grubunun üyesi değildir?

    • A) Meksika
    • B) Türkiye
    • C) Güney Kore
    • D) İsviçre
    • E) Suudi Arabistan

    G20,‍​‌​‌​​‌‌​‌​​​​‌‌​‌​​‌​‌‌​​‌‌​​‌​​​‌‌​‌‌​‍ dünyanın en büyük 19 ekonomisi ile Avrupa Birliği'nden oluşmaktadır. İsviçre, ekonomik büyüklüğüne rağmen G20 üyesi değildir. Türkiye ise G20'nin kurucu üyeleri arasında yer almaktadır.

  2. 2. Avrupa Konseyi'nin merkezi aşağıdaki şehirlerin hangisindedir?

    • A) Brüksel
    • B) Strasbourg
    • C) Cenevre
    • D) Amsterdam
    • E) Paris

    Avrupa‍​‌​‌​​‌‌​‌​​​​‌‌​‌​​‌​‌‌​​‌‌​​‌​​​‌‌​‌‌​‍ Konseyi, 1949 yılında kurulmuş olup merkezi Fransa'nın Strasbourg şehrindedir. Avrupa Birliği ile karıştırılmaması gereken bu örgüt; insan hakları, demokrasi ve hukuk devleti ilkeleri üzerine çalışmaktadır. Türkiye kurucu üyeler arasındadır.

  3. 3. Aşağıdaki örgütlerden hangisi bölgesel bir ekonomik işbirliği örgütü değildir?

    • A) NAFTA
    • B) AB
    • C) ASEAN
    • D) NATO
    • E) MERCOSUR

    NATO‍​‌​‌​​‌‌​‌​​​​‌‌​‌​​‌​‌‌​​‌‌​​‌​​​‌‌​‌‌​‍ (Kuzey Atlantik Antlaşması Örgütü), ekonomik değil askeri-siyasi bir ittifak örgütüdür. ASEAN (Güneydoğu Asya), MERCOSUR (Güney Amerika), NAFTA (Kuzey Amerika) ve AB (Avrupa) ise bölgesel ekonomik işbirliği örgütleridir.

  4. 4. BM'ye bağlı olarak faaliyet gösteren ve uluslararası ticareti düzenleyen örgüt aşağıdakilerden hangisidir?

    • A) DTÖ (WTO)
    • B) IMF
    • C) UNDP
    • D) Dünya Bankası
    • E) UNCTAD

    Dünya‍​‌​‌​​‌‌​‌​​​​‌‌​‌​​‌​‌‌​​‌‌​​‌​​​‌‌​‌‌​‍ Ticaret Örgütü (DTÖ/WTO), uluslararası ticaret kurallarını belirleyen ve ticaret anlaşmazlıklarını çözen temel örgüttür. 1995 yılında GATT'ın yerini almıştır. Merkezi Cenevre'dedir. IMF para sistemiyle, Dünya Bankası kalkınma finansmanıyla ilgilenir.

  5. 5. Aşağıdakilerden hangisi NATO'nun kuruluş antlaşmasında yer alan 'kolektif savunma' maddesini doğru biçimde tanımlamaktadır?

    • A) Üye ülkelerden birine yönelik silahlı saldırı, tüm üyelere yapılmış saldırı sayılır ve her üye gerekli gördüğü önlemi alır.
    • B) Kolektif savunma yalnızca Kuzey Atlantik coğrafyasında gerçekleşen saldırılar için geçerli olup sınır dışı saldırıları kapsamaz.
    • C) Üye ülkelerden birine yapılan saldırı, yalnızca coğrafi sınır komşusu olan üyeler tarafından saldırı olarak kabul edilir.
    • D) Saldırıya uğrayan üye ülke, diğer üyelerin askeri katkısını talep etmek zorundadır; aksi hâlde üyelikten çıkarılır.
    • E) Üye ülkelerin tamamının onayı olmadan hiçbir askeri müdahale kararı alınamaz ve bu karar BM Güvenlik Konseyi'ne sunulur.

    NATO'nun‍​‌​‌​​‌‌​‌​​​​‌‌​‌​​‌​‌‌​​‌‌​​‌​​​‌‌​‌‌​‍ kurucu belgesi olan 1949 tarihli Washington Antlaşması'nın 5. maddesi kolektif savunmayı düzenler. Buna göre üyelerden birine yapılan silahlı saldırı tüm üyelere yapılmış sayılır; ancak antlaşma, her üye ülkenin 'gerekli gördüğü eylemi' alacağını belirtir. Otomatik ve zorunlu askeri müdahaleyi değil, bireysel değerlendirmeye dayalı bir yükümlülüğü öngörür. Bu madde tarihte yalnızca bir kez, 11 Eylül 2001 saldırılarının ardından ABD lehine işletilmiştir.

  6. 6. BM Güvenlik Konseyi'nde alınan kararlarda 'çekimser oy' kullanımına ilişkin aşağıdaki ifadelerden hangisi doğrudur?

    • A) Daimi üyenin çekimser oy kullanması veto niteliği taşır ve karar alınmasını engeller.
    • B) BM Şartı'nda çekimser oy açıkça tanımlanmış olup ret oyuyla eşdeğer tutulmaktadır.
    • C) Çekimser oy, ilgili kararın yalnızca oy kullanan ülkeye bağlayıcı olmamasını sağlar.
    • D) Yerleşik uygulamaya göre daimi üyenin çekimser oyu veto sayılmaz ve karar alınabilir.
    • E) Çekimser oy, yalnızca geçici üyeler için mümkün olup daimi üyeler ret ya da kabul oyu kullanmak zorundadır.

    BM‍​‌​‌​​‌‌​‌​​​​‌‌​‌​​‌​‌‌​​‌‌​​‌​​​‌‌​‌‌​‍ Şartı'nın 27. maddesi, esasa ilişkin kararlarda beş daimi üyenin 'olumlu oylarını' şart koşar. Ancak BM'nin kuruluşundan bu yana yerleşen yoruma göre daimi üyenin çekimser oy kullanması veto sayılmamaktadır. Bu uygulama antlaşma metni dışında gelişmiş ve Uluslararası Adalet Divanı içtihadıyla da doğrulanmıştır. Dolayısıyla daimi üyeler ret oyu kullanmadan çekimser kalarak karar alınmasına fiilî olarak izin verebilmektedir.

  7. 7. G20 ile G7 arasındaki temel farkı en doğru biçimde açıklayan ifade aşağıdakilerden hangisidir?

    • A) G20, G7'nin üyesi olan ülkelere ek olarak büyük gelişmekte olan ekonomileri ve AB'yi kapsayan; daha kapsayıcı ancak bağlayıcı kararlar almayan bir forum niteliğindedir.
    • B) G20, G7'den farklı olarak bağlayıcı antlaşmalar yapabilen ve uluslararası hukukta tüzel kişiliği olan bir örgüttür.
    • C) G7, küresel GSYİH'nin büyük çoğunluğunu temsil eden gelişmekte olan ekonomileri de bünyesine katmak amacıyla G20'ye dönüştürülmüştür.
    • D) G20 kararları BM Genel Kurulu tarafından onaylandığında uluslararası hukuk kaynağı hâline gelmektedir.
    • E) G7 yalnızca siyasi güvenlik meselelerini ele alırken G20 münhasıran ekonomik konularla ilgilenmektedir.

    G7,‍​‌​‌​​‌‌​‌​​​​‌‌​‌​​‌​‌‌​​‌‌​​‌​​​‌‌​‌‌​‍ ABD, Japonya, Almanya, Fransa, İngiltere, İtalya ve Kanada'dan oluşan gelişmiş ekonomiler grubudur. G20 ise G7 üyelerinin yanı sıra Türkiye, Brezilya, Çin, Hindistan, Endonezya gibi büyük gelişmekte olan ekonomileri ve AB'yi kapsar; dünya GSYİH'sinin yaklaşık yüzde seksenini temsil eder. Her iki yapı da hükümetlerarası forum niteliğinde olup aldıkları kararlar hukuken bağlayıcı değildir. G20, G7'nin genişletilmiş bir versiyonu olmayıp 1999'da ayrı bir yapı olarak kurulmuştur.

  8. 8. Dünya Ticaret Örgütü'nün (DTÖ) en temel hukuki ilkesi olan 'en çok kayrılan ülke' (MFN) ilkesine göre aşağıdaki durumlardan hangisi bu ilkeyi ihlal etmektedir?

    • A) Bir ülkenin çevre koruma amacıyla tüm ithal ürünlere ek vergi uygulaması
    • B) Bir ülkenin yalnızca ikili serbest ticaret anlaşması imzaladığı ülkelere daha düşük tarife uygulaması ve bunu DTÖ'ye bildirmemesi
    • C) Bölgesel ticaret bloklarının üye ülkeler arasında gümrük birliği kurması
    • D) DTÖ üyelerinin kalkınma yardımı kapsamında az gelişmiş ülkelere tek taraflı tarife indirimi tanıması
    • E) Bir DTÖ üyesinin tüm üye ülkelere aynı gümrük tarifesini uygulaması

    MFN‍​‌​‌​​‌‌​‌​​​​‌‌​‌​​‌​‌‌​​‌‌​​‌​​​‌‌​‌‌​‍ ilkesi, bir DTÖ üyesinin herhangi bir ülkeye tanıdığı ticaret avantajını diğer tüm DTÖ üyelerine de tanımasını zorunlu kılar. Yalnızca bazı ortaklara düşük tarife uygulayıp bunu DTÖ'ye bildirmemek ve diğer üyelere aynı avantajı tanımamak bu ilkeyi doğrudan ihlal eder. Serbest ticaret anlaşmaları ve gümrük birlikleri DTÖ'nün GATT 24. maddesi çerçevesinde MFN'den muaf tutulmuştur; ancak bunun için DTÖ'ye bildirim ve onay şarttır. Az gelişmiş ülkelere yönelik tek taraflı tercihler de Genelleştirilmiş Tercihler Sistemi kapsamında muafiyetten yararlanır.

  9. 9. Aşağıdakilerden hangisi Uluslararası Para Fonu (IMF) ile Dünya Bankası arasındaki temel işlev farkını doğru biçimde ortaya koymaktadır?

    • A) IMF ödemeler dengesi sorunları yaşayan ülkelere kısa ve orta vadeli finansman sağlarken Dünya Bankası yoksulluğu azaltma ve kalkınma projelerini destekler.
    • B) IMF ve Dünya Bankası aynı amaçla kurulmuş olup aralarındaki tek fark coğrafi yetki alanıdır.
    • C) IMF uzun vadeli kalkınma projelerini finanse ederken Dünya Bankası kısa vadeli döviz dengesizliklerini gidermek için kaynak sağlar.
    • D) Dünya Bankası yalnızca borç veren kuruluş olup IMF ülkelerin bütçe disiplinini denetleyen bağımsız bir denetim organıdır.
    • E) IMF, kalkınmakta olan ülkelere hibe verirken Dünya Bankası yalnızca kredi mekanizmasıyla çalışır.

    1944‍​‌​‌​​‌‌​‌​​​​‌‌​‌​​‌​‌‌​​‌‌​​‌​​​‌‌​‌‌​‍ Bretton Woods Konferansı'nda birlikte kurulan IMF ve Dünya Bankası farklı misyonlarla tasarlanmıştır. IMF, ödemeler dengesi krizleri yaşayan ülkelere koşullu ve genellikle kısa-orta vadeli finansman sağlar; uluslararası parasal istikrarı gözetir. Dünya Bankası ise uzun vadeli kalkınma projelerini, altyapı yatırımlarını ve yoksullukla mücadeleyi destekler. Dünya Bankası çatısı altında IDA aracılığıyla düşük gelirli ülkelere hibe ve faizsiz kredi de verilmektedir. Her iki kurum da oy ağırlıklarını üye ülkelerin ekonomik büyüklüğüne göre belirler.

  10. 10. Avrupa Birliği kurumları arasında yasama yetkisine sahip olanlar değerlendirildiğinde, hangi iki kurumun birlikte 'olağan yasama usulünü' oluşturduğu doğru şekilde verilmiştir?

    • A) Avrupa Parlamentosu ve AB Konseyi (Bakanlar Konseyi)
    • B) Avrupa Parlamentosu ve Avrupa Konseyi (Zirve)
    • C) Avrupa Komisyonu ve Avrupa Parlamentosu
    • D) Avrupa Parlamentosu ve Avrupa Birliği Adalet Divanı
    • E) AB Konseyi ve Avrupa Komisyonu

    AB'nin‍​‌​‌​​‌‌​‌​​​​‌‌​‌​​‌​‌‌​​‌‌​​‌​​​‌‌​‌‌​‍ olağan yasama usulünde yasama yetkisi Avrupa Parlamentosu ile AB Konseyi (Bakanlar Konseyi) arasında paylaşılır. Avrupa Komisyonu yasama teklifini hazırlar ve sunar; ancak yasama organı değil yürütme organıdır. Avrupa Konseyi (Zirve) ise devlet ve hükümet başkanlarından oluşur, genel siyasi yönü belirler ama doğrudan yasa yapmaz. Olağan yasama usulünde her iki yasama organının da onayı gerektiğinden ikili denge mekanizması işler. KPSS'de sıkça karıştırılan 'Avrupa Konseyi' (Council of Europe, Strasbourg merkezli BM dışı örgüt) ile 'AB Konseyi' (Council of the EU) farklı kurumlardır.

  11. 11. Uluslararası Ceza Mahkemesi'nin (UCM) yargı yetkisine ilişkin aşağıdaki ifadelerden hangisi yanlıştır?

    • A) UCM'nin yargı yetkisi Roma Statüsü'ne taraf olan devletlerin vatandaşları ile bu devletlerin topraklarında işlenen suçları kapsar.
    • B) UCM yalnızca devletleri değil bireyleri yargılar.
    • C) UCM, soykırım, insanlığa karşı suçlar, savaş suçları ve saldırı suçu gibi uluslararası suçları yargılar.
    • D) Bir devlet Roma Statüsü'ne taraf olmasa bile BM Güvenlik Konseyi davayı UCM'ye sevk edebilir.
    • E) UCM'nin yargı yetkisi ulusal mahkemelere göre önceliklidir; devletler önce UCM'ye başvurmak zorundadır.

    UCM‍​‌​‌​​‌‌​‌​​​​‌‌​‌​​‌​‌‌​​‌‌​​‌​​​‌‌​‌‌​‍ 'tamamlayıcılık ilkesi'ne dayanır: Ulusal mahkemelerin önceliği vardır. UCM ancak ulusal yargının isteksiz ya da yetersiz kaldığı durumlarda devreye girer. Dolayısıyla UCM'nin ulusal mahkemelere göre öncelikli yetkiye sahip olduğunu söyleyen E seçeneği yanlıştır. Diğer şıklar doğrudur: UCM bireyleri yargılar, Roma Statüsü'ne taraf devletler ve BM GK sevki ile yetki kullanabilir, soykırım dahil dört suç kategorisini kapsar.

  12. 12. Aşağıdakilerden hangisi İslam İşbirliği Teşkilatı (İİT) hakkında doğru bir bilgi içermektedir?

    • A) İİT, yalnızca Orta Doğu ülkelerinden oluşan bir bölgesel güvenlik örgütüdür.
    • B) İİT merkezi Riyad'da bulunan ve üye sayısı bakımından BM'den sonra gelen en büyük devletlerarası örgüttür.
    • C) İİT kuruluşunu doğrudan tetikleyen olay, 1969'da Mescid-i Aksa'ya yönelik gerçekleştirilen kundaklama eylemidir.
    • D) İİT'e üye olmak için nüfusun çoğunluğunun Müslüman olması zorunlu koşul olarak aranmaktadır.
    • E) İİT, üye devletler arasındaki ticari uyuşmazlıkları çözmeye yetkili bağlayıcı kararlar alabilen bir mahkemeye sahiptir.

    İİT'in‍​‌​‌​​‌‌​‌​​​​‌‌​‌​​‌​‌‌​​‌‌​​‌​​​‌‌​‌‌​‍ kuruluşunu doğrudan tetikleyen olay, Ağustos 1969'da Avustralyalı bir aşırı dinci tarafından Mescid-i Aksa'ya düzenlenen kundaklama eylemidir. Bu olay İslam dünyasında büyük tepkiye yol açmış ve aynı yıl Rabat'ta toplanan konferansla İİT'in temeli atılmıştır. İİT, yalnızca Orta Doğu'yu değil Afrika, Asya ve Avrupa'yı kapsayan 57 üyeli küresel bir örgüttür. Genel merkezi Cidde'dedir. Üyelik için zorunlu koşul nüfus çoğunluğu değil; devletin İslam'a bağlılık beyanı ve üye devletlerin kabulüdür; nitekim Mozambik ve Uganda gibi ülkeler de üyedir.

  13. 13. ASEAN'ın temel ilkelerinden biri olan 'ASEAN Yolu' (ASEAN Way) kavramı hangi uygulamayı ifade etmektedir?

    • A) Bölgede demokrasi ve insan hakları standartlarının üye devletlere yaptırımla dayatılması
    • B) Üye devletlerin ulusal egemenliklerini kısmen AB modeline benzer şekilde üst bir yapıya devretmesi
    • C) Üye devletler arasında ortak dış politika ve ortak savunma kuvvetlerinin oluşturulması
    • D) İç işlere karışmama, konsensüse dayalı karar alma ve müzakere yoluyla anlaşmazlıkların çözümü
    • E) Üye devletlerin ekonomik kalkınmayı ortak fon havuzuyla finanse etmesi

    ASEAN‍​‌​‌​​‌‌​‌​​​​‌‌​‌​​‌​‌‌​​‌‌​​‌​​​‌‌​‌‌​‍ Yolu, örgütün çalışma biçimini tanımlayan gayri resmî normlar bütünüdür ve üç temel unsuru kapsar: iç işlere karışmama ilkesi, konsensüse dayalı (oybirliği gerektiren) karar alma ve anlaşmazlıkların müzakere yoluyla çözümü. Bu yaklaşım ASEAN'ı AB'den önemli ölçüde ayırır; ASEAN üyelere egemenlik devri öngörmez ve bağlayıcı karar mekanizmaları sınırlıdır. Eleştirmenler bu yaklaşımın Myanmar gibi konularda örgütün etkinliğini zayıflattığını savunsa da ASEAN'ın çeşitli siyasi rejimleri bir arada tutabilmesinin de bu esnekliğe dayandığı ileri sürülmektedir.

  14. 14. Aşağıdaki eşleştirmelerden hangisi bir uluslararası örgütü, merkez şehri ve kuruluş amacını birlikte doğru biçimde vermektedir?

    • A) UNHCR – Nairobi – Mülteci statüsünü tanımlamak ve mülteci iadesi kararları vermek
    • B) WHO – Cenevre – Uluslararası sağlık standartlarını belirlemek ve küresel sağlık sorunlarıyla mücadele etmek
    • C) ILO – New York – Çok uluslu şirketlerin işçi haklarını ihlal etmesi durumunda yaptırım uygulamak
    • D) UNESCO – Brüksel – Bilim ve teknoloji alanında Avrupa devletleri arasında ortaklık kurmak
    • E) IAEA – Viyana – Nükleer silahsızlanmayı zorunlu kılmak ve nükleer silah üretimini cezalandırmak

    WHO‍​‌​‌​​‌‌​‌​​​​‌‌​‌​​‌​‌‌​​‌‌​​‌​​​‌‌​‌‌​‍ (Dünya Sağlık Örgütü) Cenevre merkezlidir ve uluslararası sağlık standartlarını belirlemek, hastalıklarla mücadele etmek görevlerini üstlenir; bu eşleştirme doğrudur. IAEA Viyana'da bulunmaktadır ancak nükleer silahsızlanmayı zorunlu kılmak değil nükleer enerji ve faaliyetleri denetlemek amacıyla kurulmuştur. ILO'nun merkezi Cenevre'dir. UNESCO Paris merkezlidir. UNHCR de Cenevre'dedir ve mülteci iadesi kararı vermez; koruma sağlar.

  15. 15. Şanghay İşbirliği Örgütü (ŞİÖ) ile NATO'yu karşılaştıran aşağıdaki ifadelerden hangisi doğrudur?

    • A) NATO ve ŞİÖ, ortak üyeleri bulunan ittifaklardır; bazı ülkeler her iki örgütte de tam üye statüsündedir.
    • B) ŞİÖ, öncelikle terörle mücadele, ayrılıkçılık ve aşırılıkçılıkla mücadeleyi öne çıkaran; ekonomik ve güvenlik işbirliğine odaklanan bir örgüttür.
    • C) ŞİÖ kurucu üyeleri arasında Rusya yer almamakta; örgüt yalnızca Orta Asya devletleri tarafından kurulmuştur.
    • D) ŞİÖ NATO'ya benzer şekilde kolektif savunma yükümlülüğü içeren bir askeri ittifaktır.
    • E) ŞİÖ, BM Şartı'nın 51. Maddesi kapsamında tanınmış, hukuken bağlayıcı kolektif savunma mekanizmasına sahip tek Asya örgütüdür.

    ŞİÖ,‍​‌​‌​​‌‌​‌​​​​‌‌​‌​​‌​‌‌​​‌‌​​‌​​​‌‌​‌‌​‍ 2001 yılında Çin ve Rusya liderliğinde Orta Asya devletlerini kapsayacak biçimde kurulmuştur. Örgütün temel öncelikleri Şanghay Ruhu belgelerinde 'üç kötülük' olarak tanımlanan terörizm, ayrılıkçılık ve aşırılıkçılıkla mücadeledir; ekonomik ve enerji işbirliği de öncelikler arasındadır. ŞİÖ, NATO'nun 5. maddesi gibi otomatik askeri müdahaleyi zorunlu kılan bir kolektif savunma maddesi içermez. Rusya kurucu üyeler arasındadır. Türkiye diyalog ortağı statüsündedir; NATO üyesi olduğundan her iki örgütte tam üye olan devlet bulunmamaktadır.

  16. 16. BM'nin 'Sürdürülebilir Kalkınma Hedefleri' (SDG) ile 'Binyıl Kalkınma Hedefleri' (MDG) arasındaki temel farka ilişkin aşağıdakilerden hangisi doğrudur?

    • A) SDG'ler MDG'lerin aksine 17 hedef ve 169 alt hedefle daha kapsamlı olup hem gelişmiş hem gelişmekte olan ülkeleri kapsar.
    • B) SDG'ler yalnızca çevre sorunlarını ele alan hedeflerden oluşurken MDG'ler ekonomi ve sosyal alanlara odaklanmıştır.
    • C) SDG'lerin uygulanmaması durumunda BM Güvenlik Konseyi ilgili devleti yaptırımla karşılaştırabilir.
    • D) MDG'ler 2015'te tamamlanmış; SDG'ler 2030'a kadar sürecek olan ve yalnızca gelişmiş ülkeleri kapsayan hedefler bütünüdür.
    • E) MDG'ler hukuken bağlayıcı uluslararası antlaşmalar iken SDG'ler yalnızca tavsiye niteliğindedir.

    MDG'ler‍​‌​‌​​‌‌​‌​​​​‌‌​‌​​‌​‌‌​​‌‌​​‌​​​‌‌​‌‌​‍ 2000-2015 dönemini kapsayan ve ağırlıklı olarak gelişmekte olan ülkeleri hedef alan 8 amaçlı bir çerçeveydi. SDG'ler ise 2015'te kabul edilip 2030'a uzanan, 17 ana hedef ve 169 alt hedeften oluşan; yoksulluk, iklim, eşitsizlik, sağlık gibi çok boyutlu alanlarda hem gelişmiş hem gelişmekte olan tüm ülkelere yönelik evrensel bir çerçevedir. Ne MDG'ler ne de SDG'ler hukuken bağlayıcıdır; ikisi de gönüllülük esasına dayalıdır. BM Güvenlik Konseyi'nin SDG'ler nedeniyle yaptırım uygulaması hukuken mümkün değildir.

  17. 17. Aşağıdakilerden hangisi Avrupa Konseyi hakkında doğru bir bilgi içermektedir?

    • A) Avrupa Konseyi Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi kararları üye devletler için bağlayıcı değil tavsiye niteliğindedir.
    • B) Avrupa Konseyi, Rusya'nın 2022'de Ukrayna'yı işgali öncesinde bu ülkeyi örgütten ihraç etmiştir.
    • C) Türkiye, Avrupa Konseyi'ne üye değildir; yalnızca gözlemci statüsüyle katılım sağlamaktadır.
    • D) Avrupa Konseyi, Avrupa Birliği'nin en üst karar organı olup üye devletlerin devlet başkanlarından oluşur.
    • E) Avrupa Konseyi, AB üyesi olmayan ülkeleri de kapsayan; merkezi Strasbourg'da bulunan ve Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi'ni denetleyen bir örgüttür.

    Avrupa‍​‌​‌​​‌‌​‌​​​​‌‌​‌​​‌​‌‌​​‌‌​​‌​​​‌‌​‌‌​‍ Konseyi (Council of Europe), 1949'da Strasbourg merkezli olarak kurulan ve AB'den tamamen bağımsız olan bir insan hakları örgütüdür. 46 üyesiyle AB dışındaki ülkeleri de kapsar; Türkiye 1949'dan bu yana tam üyedir. Örgütün en önemli belgesi Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi'dir ve bu sözleşmenin denetim organı Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi'dir (AİHM). AİHM kararları üye devletler için hukuken bağlayıcıdır. Rusya, Ukrayna'yı işgal etmesinin ardından Mart 2022'de Avrupa Konseyi'nden ihraç edilmiştir. Sınavlarda 'Avrupa Konseyi' ile 'AB Konseyi' çok sık karıştırılmaktadır.

  18. 18. OPEC'in uluslararası ekonomik sistemdeki işlevi bakımından aşağıdakilerden hangisi doğrudur?

    • A) OPEC üyeleri dünya petrol rezervlerinin tamamına sahip olduğundan örgütün kararları fiyatları doğrudan ve kalıcı biçimde belirler.
    • B) OPEC, üye devletlerin petrol üretim kotalarını koordine ederek uluslararası petrol piyasasını etkilemeye çalışan bir üretici karteli niteliğindedir.
    • C) OPEC, BM'nin denetiminde faaliyet gösteren ve kararları BM Güvenlik Konseyi tarafından onaylanan bir alt kuruluştur.
    • D) OPEC, petrol ihraç eden ülkeler adına uluslararası petrol şirketleriyle bağlayıcı fiyat sözleşmeleri imzalayan bir hükümetlerarası ticaret mahkemesidir.
    • E) OPEC yalnızca Körfez ülkelerinden oluşmakta olup Afrika ve Latin Amerika üreticileri örgüt dışında kalmaktadır.

    OPEC‍​‌​‌​​‌‌​‌​​​​‌‌​‌​​‌​‌‌​​‌‌​​‌​​​‌‌​‌‌​‍ (Petrol İhraç Eden Ülkeler Örgütü), 1960'ta Bağdat'ta kurulmuş; Suudi Arabistan, İran, Irak, Kuveyt ve Venezuela'nın öncülüğünde oluşturulmuş bir hükümetlerarası üretici örgütüdür. Üye devletlerin petrol üretim miktarlarını koordine ederek arz yoluyla fiyatları etkilemeye çalışır; bu yapısıyla bir kartel işlevi görür. Ancak piyasayı tam olarak kontrol etmesi mümkün değildir; ABD'nin kaya gazı üretimi ve OPEC dışı üreticiler (Norveç, Rusya, Kanada) örgütün gücünü sınırlar. OPEC üyeleri arasında Nijerya ve Angola gibi Afrika ülkeleri ile Venezuela gibi Latin Amerika ülkeleri de bulunmaktadır. BM'ye bağlı bir kuruluş değildir.

  19. 19. Türkiye'nin üye olduğu uluslararası örgütler ile bu örgütlere ilişkin bilgiler değerlendirildiğinde, aşağıdaki eşleştirmelerden hangisi yanlıştır?

    • A) NATO – 1952'de katılım – Kolektif savunma ittifakı
    • B) Ekonomik İşbirliği Teşkilatı (EİT) – Kurucu üye – İran ve Pakistan ile birlikte kurulmuş bölgesel ekonomik örgüt
    • C) Türk Devletleri Teşkilatı – Tam üye – Türkdilli ülkeler arasında siyasi ve kültürel işbirliği
    • D) AGİT – Kurucu üye statüsünde – İnsan hakları, güvenlik ve ekonomi alanlarında kapsamlı işbirliği
    • E) OECD – 1961'de kurucu üye – Sanayileşmiş demokrasiler arasında ekonomik işbirliği ve politika koordinasyonu

    AGİT‍​‌​‌​​‌‌​‌​​​​‌‌​‌​​‌​‌‌​​‌‌​​‌​​​‌‌​‌‌​‍ (Avrupa Güvenlik ve İşbirliği Teşkilatı), 1994'te AGSK'nın (Avrupa Güvenlik ve İşbirliği Konferansı) dönüşümüyle kurulmuştur. Türkiye AGSK sürecinin başından bu yana katılımcısıdır ve AGİT'in kurucu katılımcılarından sayılmaktadır; bu açıdan B şıkkı teknik olarak doğrudur. Ancak KPSS bağlamında 'kurucu üye' ifadesi yanıltıcı olabilir çünkü AGSK 1975'te Helsinki Nihai Senedi ile oluşturulmuş ve Türkiye o süreçte yer almıştır. Bununla birlikte diğer şıklar kesinlikle doğrudur: NATO'ya 1952, OECD'ye 1961'de katılım, EİT'in 1985'te İran ve Pakistan ile kuruluşu ve Türk Devletleri Teşkilatı tam üyeliği hepsi doğrudur. Soru, AGİT ifadesindeki nüansı kavramayı ölçmektedir.

  20. 20. Aşağıdaki uluslararası örgütlerden hangisi, üye devletlerin iç işlerine müdahale yetkisine sahip bağlayıcı kararlar alabilen bir yapıya sahip değildir?

    • A) Dünya Ticaret Örgütü Uyuşmazlık Çözüm Organı
    • B) Avrupa Birliği Adalet Divanı
    • C) Uluslararası Para Fonu
    • D) Birleşmiş Milletler Güvenlik Konseyi
    • E) G20

    G20‍​‌​‌​​‌‌​‌​​​​‌‌​‌​​‌​‌‌​​‌‌​​‌​​​‌‌​‌‌​‍ (Yirmi Ülkeler Grubu), bağlayıcı kararlar alan ve üyeler üzerinde hukuki yaptırım uygulayan bir yapıya sahip değildir. Liderler zirvesinde alınan kararlar tavsiye niteliğindedir. Diğer seçeneklerde BM Güvenlik Konseyi daimi üyelerin veto hakkıyla bağlayıcı kararlar alabilir; WTO Uyuşmazlık Çözüm Organı'nın kararları tarafları bağlar; AB Adalet Divanı kararları üye devletler için bağlayıcıdır; IMF ise kredi koşulları aracılığıyla üye devletleri yükümlülük altına sokabilir.

  21. 21. NATO'nun 5. maddesi ile ilgili aşağıdaki ifadelerden hangisi doğrudur?

    • A) 5. madde kapsamında her üye devlet askeri müdahale etmek zorundadır.
    • B) 5. madde, üye devletlerden birine yapılan saldırının tüm ittifaka saldırı sayılacağını ve karşılıklı savunma yükümlülüğü doğuracağını hükme bağlar.
    • C) 5. madde yalnızca Avrupa topraklarındaki saldırılar için geçerlidir, Amerika kıtasındaki üyeler kapsam dışındadır.
    • D) 5. madde, yalnızca BM Güvenlik Konseyi onayı alındığında uygulanabilir.
    • E) 5. madde NATO tarihinde hiç resmen işletilmemiştir.

    NATO'nun‍​‌​‌​​‌‌​‌​​​​‌‌​‌​​‌​‌‌​​‌‌​​‌​​​‌‌​‌‌​‍ Kuzey Atlantik Antlaşması'nın 5. maddesi, üyelerden birine yapılan silahlı saldırının tüm ittifaka karşı yapılmış sayılacağını öngörmektedir. Ancak her üyenin mutlaka askeri güç kullanması zorunlu değildir; 'gerekli gördüğü önlemleri almak' ifadesi esneklik tanımaktadır. Madde yalnızca Avrupa ile değil Kuzey Atlantik bölgesiyle ilgilidir. 5. madde tarihte ilk kez 11 Eylül 2001 saldırılarının ardından ABD lehine işletilmiştir. BM Güvenlik Konseyi onayı da bir ön koşul değildir.

  22. 22. Aşağıdakilerden hangisi Dünya Ticaret Örgütü'nün (DTÖ) temel ilkelerinden biri değildir?

    • A) Ulusal muamele ilkesi
    • B) Şeffaflık ilkesi
    • C) Ortak gümrük tarifesi ilkesi
    • D) En çok kayrılan ülke ilkesi
    • E) Pazara erişimin giderek serbestleştirilmesi ilkesi

    Ortak‍​‌​‌​​‌‌​‌​​​​‌‌​‌​​‌​‌‌​​‌‌​​‌​​​‌‌​‌‌​‍ gümrük tarifesi ilkesi DTÖ'nün değil, Avrupa Birliği Gümrük Birliği'nin temel özelliğidir. Gümrük birliğinde üye devletler üçüncü ülkelere karşı ortak gümrük tarifesi uygular. DTÖ'nün temel ilkeleri ise en çok kayrılan ülke ilkesi (bir ülkeye tanınan avantajın tüm üyelere tanınması), ulusal muamele ilkesi (yerli ve yabancı mallara eşit muamele), şeffaflık ve ticaretin serbestleştirilmesidir.

  23. 23. Uluslararası Para Fonu (IMF) ile Dünya Bankası arasındaki temel fark aşağıdakilerden hangisinde doğru biçimde açıklanmıştır?

    • A) Dünya Bankası para politikalarını denetlerken IMF yoksulluğu azaltma projelerini destekler.
    • B) IMF yalnızca gelişmiş ülkelere üyelik hakkı tanırken Dünya Bankası tüm ülkelere açıktır.
    • C) IMF'in kararlarında oy eşitliği ilkesi geçerliyken Dünya Bankası'nda kotaya dayalı oy sistemi uygulanır.
    • D) IMF yalnızca gelişmekte olan ülkelere kredi verirken Dünya Bankası tüm üye ülkelere kredi verir.
    • E) IMF ödemeler dengesi sorunları ve kısa vadeli finansman krizleriyle ilgilenirken Dünya Bankası uzun vadeli kalkınma projelerini finanse eder.

    IMF,‍​‌​‌​​‌‌​‌​​​​‌‌​‌​​‌​‌‌​​‌‌​​‌​​​‌‌​‌‌​‍ ülkelerin döviz krizleri ve ödemeler dengesi sorunları yaşadığında kısa vadeli finansman sağlayan ve makroekonomik istikrarı destekleyen bir kuruluştur. Dünya Bankası ise altyapı, eğitim, sağlık gibi alanlarda uzun vadeli kalkınma projelerini finanse eder. Her iki kurumda da kotaya dayalı ağırlıklı oy sistemi uygulanır; oy eşitliği ilkesi geçerli değildir. Her iki kurum da tüm üye devletlere açık olup gelişmiş-gelişmekte olan ülke ayrımı yapmaksızın çalışır.

  24. 24. Aşağıdaki ifadelerden hangisi Avrupa Konseyi hakkında yanlıştır?

    • A) Avrupa Konseyi'nin üye sayısı Avrupa Birliği'nin üye sayısından fazladır.
    • B) Avrupa Konseyi, üye devletlere ekonomi politikası alanında bağlayıcı direktifler yayımlayabilir.
    • C) Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi, Avrupa Konseyi bünyesinde faaliyet göstermektedir.
    • D) Avrupa Konseyi, Avrupa Birliği'nden bağımsız ve farklı bir uluslararası örgüttür.
    • E) Türkiye, Avrupa Konseyi'nin kurucu üyelerinden biridir.

    Avrupa‍​‌​‌​​‌‌​‌​​​​‌‌​‌​​‌​‌‌​​‌‌​​‌​​​‌‌​‌‌​‍ Konseyi insan hakları, demokrasi ve hukukun üstünlüğü alanında çalışan bir örgüttür; üye devletlere ekonomi politikası alanında bağlayıcı direktif yayımlama yetkisi yoktur. Bu tür bağlayıcı düzenleyici yetkiler Avrupa Birliği kurumlarına aittir. Diğer şıklar doğrudur: Avrupa Konseyi AB'den farklı bir örgüttür; Türkiye 1949'dan bu yana üyedir; AİHM Avrupa Konseyi bünyesindedir; Konseyin 47 üyesi AB'nin 27 üyesinden fazladır.

  25. 25. BM Güvenlik Konseyi'nde veto hakkına sahip beş daimi üye ülke aşağıdakilerin hangisinde doğru olarak verilmiştir?

    • A) ABD, Rusya, Birleşik Krallık, Fransa, İtalya
    • B) ABD, Rusya, Çin, Birleşik Krallık, Japonya
    • C) ABD, Rusya, Çin, Hindistan, Fransa
    • D) ABD, Rusya, Çin, Fransa, Almanya
    • E) ABD, Rusya, Çin, Birleşik Krallık, Fransa

    BM‍​‌​‌​​‌‌​‌​​​​‌‌​‌​​‌​‌‌​​‌‌​​‌​​​‌‌​‌‌​‍ Güvenlik Konseyi'nin beş daimi üyesi ve veto hakkı sahipleri; Amerika Birleşik Devletleri, Rusya Federasyonu (eski SSCB'nin halefi olarak), Çin Halk Cumhuriyeti, Birleşik Krallık ve Fransa'dır. Bu üyeler, 1945'te imzalanan BM Şartı'nın kabul edildiği dönemin büyük güçlerini yansıtmaktadır. Almanya, Japonya, Hindistan ve İtalya daimi üye değildir; dönemsel olarak seçilen geçici üyelik pozisyonlarında yer alabilirler.