Genel Tekrar Testi - 111
Aşağıdaki hayvancılık türlerinden hangisi Doğu Anadolu Bölgesi'nde en yaygın biçimde yapılmakta olup bölgenin doğal koşullarıyla en uyumlu hayvancılık faaliyetini temsil etmektedir?
Bu testteki tüm sorular ve cevapları (25 soru)
1. Aşağıdaki hayvancılık türlerinden hangisi Doğu Anadolu Bölgesi'nde en yaygın biçimde yapılmakta olup bölgenin doğal koşullarıyla en uyumlu hayvancılık faaliyetini temsil etmektedir?
- A) Kümes hayvancılığı
- B) İpekböceği yetiştiriciliği
- C) Domuz yetiştiriciliği
- D) Su ürünleri yetiştiriciliği
- E) Büyükbaş ve küçükbaş hayvancılık ✓
Doğu Anadolu'da karasal iklim, sert kışlar ve geniş yaylalar, tarla tarımını zorlaştırırken büyükbaş (sığır, manda) ve küçükbaş (koyun, keçi) hayvancılığına olanak tanır. Yaylacılık geleneği ve geniş otlak alanları bu bölgede mera hayvancılığının gelişmesinin temel nedenidir. Kümes hayvancılığı daha çok entansif işletmeciliği gerektiren, Marmara ve İç Anadolu'da yaygın olan bir faaliyet türüdür.
2. Türkiye'de fındık üretiminin Karadeniz Bölgesi'nde yoğunlaşmasının temel nedenleri arasında aşağıdakilerden hangisi yer almaz?
- A) Engebeli arazilerin diğer tarım ürünleri için elverişsiz olması
- B) Yüksek nem ve yağış miktarının fındık gelişimine uygun olması
- C) Fındığın tuzlu deniz iklimine dayanıklı bir bitki olması ✓
- D) Geleneksel tarımsal bilgi birikimi ve emek yoğun üretim yapısı
- E) Kuzey yamaçların bol yağış alması
Karadeniz Bölgesi'nde fındık üretiminin yoğun olmasının nedenleri arasında yüksek nem, bol yağış, engebeli arazi yapısı (düz tarla tarımını güçleştirmesi) ve geleneksel tarım kültürü sayılabilir. Ancak 'tuzlu deniz iklimine dayanıklılık' fındığın öne çıkan ya da belirleyici bir özelliği değildir; üstelik bu özellik Karadeniz bölgesine özgü bir koşul da değildir. Dolayısıyla bu seçenek temel neden sayılamaz.
3. Türkiye'de son yıllarda seracılık faaliyetlerinin Akdeniz Bölgesi'nde (özellikle Antalya çevresinde) yoğunlaşmasının en önemli nedeni aşağıdakilerden hangisidir?
- A) Akdeniz Bölgesi'nin Türkiye'deki en geniş düzlüklere sahip olması
- B) Bölgede tarım arazilerinin diğer üretim faaliyetlerine kapalı tutulması
- C) AB pazarlarına en yakın konumda bulunması
- D) Kış aylarında bile ılık iklim koşullarının ısıtma maliyetini düşürmesi ✓
- E) Bölgedeki nehirlerin sera sulaması için tek uygun kaynak olması
Seracılık, kış aylarında ısıtma maliyetini en aza indirmek için ılık iklim koşullarına ihtiyaç duyar. Antalya ve çevresinde kış aylarında bile görece yüksek sıcaklıklar (ortalama 10-15°C) seraların ısıtma giderlerini önemli ölçüde düşürür. Bu durum, özellikle kış dönemi sebze ve meyve üretimini rekabetçi kılmaktadır. AB'ye yakınlık ikincil bir etken olabilir ancak temel neden iklim koşullarıdır.
4. Türkiye'de çay tarımının yalnızca Rize ve çevresinde yapılmasının temel nedeni aşağıdakilerden hangisidir?
- A) Çayın yalnızca volkanik topraklarda yetişebilmesi
- B) Bölge halkının başka tarım ürünü yetiştirmeyi bilmemesi
- C) Yıllık 2000 mm'nin üzerinde yağış, asidik toprak yapısı ve kış donlarına karşı korunaklı yamaçların bir arada bulunması ✓
- D) Çay işleme fabrikalarının yalnızca Rize'de kurulmuş olması
- E) Devletin çay ekimini yalnızca Doğu Karadeniz'de izin vermesi
Çay bitkisi; yıllık 1500 mm'nin üzerinde (tercihen 2000 mm) yağış, asidik ve humusça zengin toprak ile dondan korunaklı yamaç koşulları ister. Rize ve çevresi bu üç koşulun aynı anda sağlandığı Türkiye'deki tek bölgedir. Devlet politikası ya da fabrika varlığı belirleyici değil, sonraki süreçte şekillenmiş unsurlardır. Diğer Karadeniz illerinde bile yağış ve toprak koşulları çay için yeterince uygun değildir.
5. Türkiye'de tarım alanlarının azalmasına karşın tarımsal üretimin artması aşağıdakilerden hangisiyle açıklanamaz?
- A) Kimyasal gübre ve tarım ilacı kullanımının artması
- B) Islah edilmiş tohum kullanımının yaygınlaşması
- C) Tarım alanlarının yerleşim ve sanayi kullanımına açılması ✓
- D) Sulama oranının artması
- E) Tarımsal mekanizasyon düzeyinin yükselmesi
Tarım alanlarının yerleşim ve sanayiye açılması, üretim artışını açıklayan bir etken değil; aksine, tarım alanlarının azalmasının bizzat nedenidir. Üretim artışını açıklayan etkenler ise verim artışına yol açan faktörlerdir: mekanizasyon, sulama, ıslah edilmiş tohum, gübre ve ilaç kullanımı bunların başında gelir. Soru, hangi seçeneğin üretim artışını açıklamadığını sormaktadır ve D şıkkı buna yanıt verir.
6. Aşağıdaki ürünlerden hangisi Türkiye'de hem Akdeniz hem de Ege Bölgesi'nde yaygın olarak yetiştirilmekte, aynı zamanda ihracatta önemli bir yer tutmaktadır?
- A) Ayçiçeği
- B) Zeytinyağı ve zeytin ✓
- C) Şeker pancarı
- D) Çeltik (Pirinç)
- E) Mısır
Zeytin ve zeytinyağı, Akdeniz ikliminin hâkim olduğu alanlarda yetişir. Türkiye'de hem Ege (İzmir, Aydın, Muğla, Manisa, Balıkesir) hem de Akdeniz (Hatay, Mersin, Adana) bölgeleri önemli zeytin üretim merkezleridir. Zeytin ve zeytinyağı Türkiye'nin önemli ihracat kalemleri arasındadır. Şeker pancarı İç Anadolu'da, ayçiçeği Trakya'da, çeltik ise Karadeniz kıyıları ile İç Batı Anadolu'da daha fazla üretilmektedir.
7. Türkiye'de yaylacılık faaliyetleri en çok hangi bölgede ve hangi mevsimde gerçekleştirilmektedir?
- A) İç Anadolu Bölgesi — yıl boyunca
- B) Marmara Bölgesi — ilkbaharda
- C) Ege Bölgesi — kış aylarında
- D) Doğu Anadolu ve Karadeniz bölgeleri — yaz aylarında ✓
- E) Güneydoğu Anadolu Bölgesi — sonbaharda
Yaylacılık; kışı ilçe ve köylerde geçiren hayvancı toplulukların yaz aylarında hayvanlarıyla birlikte yüksek otlaklara (yaylalara) çıkması geleneğidir. Bu gelenek, Doğu Anadolu'nun yüksek platolarında ve Karadeniz Bölgesi'nin iç kesimlerindeki yaylalarda (Uzungöl yaylası, Ayder, Palandöken gibi) en yaygın biçimde sürdürülmektedir. İlkbaharda çıkılıp sonbaharda inilmekle birlikte asıl yoğun kullanım yaz mevsimidir.
8. Türkiye'de sulama alanlarının genişletilmesinin tarımsal üretim üzerindeki etkisine ilişkin aşağıdaki ifadelerden hangisi yanlıştır?
- A) Sulama sistemlerinin kurulması, her koşulda tarım arazilerinin kalitesini artırır ✓
- B) Sulama, kuru tarım koşullarında yetiştirilemeyen ürünlerin ekilmesine olanak sağlar
- C) Sulama olanağı, tarım sezonunu uzatarak hasat dönemini çeşitlendirir
- D) Sulama, yılda birden fazla ürün alınmasını mümkün kılar
- E) Sulama, tarımsal verimi artırarak birim alandan elde edilen ürün miktarını yükseltir
Sulama sistemlerinin kurulması her koşulda arazi kalitesini artırmaz; aksine yanlış sulama yönetimi (aşırı sulama, drenajsız alanlar) toprakta tuzlanmaya, çoraklaşmaya ve bataklık oluşumuna yol açabilir. Özellikle Konya Ovası ve Harran Ovası'nda gözlemlenen tuzlanma sorunu buna örnektir. Diğer şıklarda belirtilen etkiler ise sulamanın gerçek ve olumlu katkılarını doğru biçimde yansıtmaktadır.
9. Aşağıdaki ürünlerden hangisi Türkiye'de hem tarımsal üretim hem de ihracat açısından 'fındık' ile en benzer coğrafi dağılış örüntüsü göstermektedir?
- A) Çay
- B) Tütün
- C) Mısır
- D) Kivi ✓
- E) Anason
Kivi, tıpkı çay gibi yüksek nem, bol yağış ve ılıman kış koşulları gerektiren bir tropikal kökenli meyvedir. Türkiye'de kivi üretimi, fındığa benzer şekilde ağırlıklı olarak Doğu Karadeniz'de (özellikle Rize ve Ordu) yapılmaktadır. Tütün ise Ege ve Karadeniz'de dağınık şekilde, mısır Karadeniz kıyılarında olmakla birlikte farklı dağılış gösterir. Anason İç ve Ege bölgelerinde yetiştirilmektedir. Kivi, Karadeniz iklim koşullarına uyum açısından fındıkla en yakın coğrafi örtüşmeyi gösterir.
10. GAP (Güneydoğu Anadolu Projesi) kapsamında sulama alanlarının genişlemesinin bölge tarımına olan katkısına ilişkin aşağıdaki ifadelerden hangisi doğrudur?
- A) GAP kapsamında sulanan alanlar hızla çoraklaştığı için proje başarısız sayılmaktadır
- B) GAP sulama sistemleri, yalnızca Fırat Nehri'nden su almaktadır
- C) Sulama projesiyle birlikte pamuk, mısır ve sebze tarımı önemli ölçüde genişlemiştir ✓
- D) GAP, yalnızca buğday üretimini artırmak amacıyla planlanmıştır
- E) Güneydoğu Anadolu, GAP öncesinde tamamen tarıma kapalı bir bölgeydi
GAP; Fırat ve Dicle nehirleri üzerinde kurulan barajlar ve sulama kanallarıyla Güneydoğu Anadolu'nun yarı kurak topraklarını sulamaya açmıştır. Bu sayede bölgede pamuk, mısır, sebze ve meyvecilik gibi yoğun su gerektiren ürünlerin üretimi önemli ölçüde artmıştır. Proje tek bir ürünü hedeflememekte, hem Fırat hem Dicle havzasını kapsamakta ve bölge GAP öncesinde de kısmen tarım yapılan bir yapıya sahipti. Tuzlanma sorunu bazı alanlarda gündeme gelmiş olsa da projenin genel başarısını ortadan kaldırmaz.
11. Türkiye'de arıcılığın en fazla yapıldığı bölge hangisidir ve bu durumun temel nedeni nedir?
- A) Akdeniz — iklimin arı kolonileri için ideal sıcaklık sunması
- B) Güneydoğu Anadolu — tek tip bitki örtüsünün bal kalitesini artırması
- C) Marmara — büyük şehirlere yakınlık nedeniyle pazar erişiminin kolay olması
- D) İç Anadolu — geniş buğday tarlalarının arılar için uygun ortam oluşturması
- E) Doğu Anadolu — yüksek yaylalarda zengin flora çeşitliliği ve geniş çiçekli mera alanları ✓
Türkiye, kovan sayısı ve bal üretimi bakımından dünyada ilk sıralarda yer almaktadır. Arıcılık açısından en önemli bölge Doğu Anadolu'dur; özellikle Muş, Ağrı, Erzurum gibi illerdeki yüksek yaylalarda zengin bitki çeşitliliği (endemik çiçekler, yabani otlar) arılar için mükemmel nektar kaynağı oluşturur. Doğu Anadolu balının yüksek kalitesi ve çeşitliliği (örneğin Doğu bal özellikleri) bu florayla doğrudan ilişkilidir. Tek tip bitki örtüsü ise bal kalitesini artırmaz, aksine çeşitliliği kısıtlar.
12. Türkiye'de tarımsal nüfusun toplam nüfusa oranı son 50 yılda belirgin biçimde azalmıştır. Bu değişimin temel nedeni aşağıdakilerden hangisidir?
- A) Doğurganlık hızının kırsal alanda kentlere göre daha düşük olması
- B) Devletin tarım alanlarını orman arazisine dönüştürmesi
- C) Kırsal nüfusun sanayileşme ve kentleşme süreciyle kentlere göç etmesi ✓
- D) Türkiye'nin tarım ürünleri ithalatçısı konumuna geçmesi
- E) Tarımsal verimin düşmesi nedeniyle çiftçilerin tarımı bırakması
Tarımsal nüfusun payındaki düşüşün temel nedeni sanayileşme ve kentleşmedir. 1950'lerden itibaren hız kazanan iç göç dalgaları, kırsal nüfusu büyük kentlere taşımıştır. Bunda tarımda makineleşmenin işgücü ihtiyacını azaltması, sanayinin kentlerde iş olanakları yaratması ve kent yaşam standartlarının çekiciliği belirleyici rol oynamıştır. Tarımsal verim düşmemiş; aksine artmıştır. Türkiye tarım ürünleri ihracatçısı konumundadır.
13. Türkiye'de mera ve otlak arazilerinin tahribatının (mera bozulması) başlıca nedeni aşağıdakilerden hangisidir?
- A) Devletin meralar üzerindeki mülkiyet haklarını kaldırması
- B) İklim değişikliğinin Türkiye'deki otlakları tamamen kurutması
- C) Yabancı hayvan türlerinin yerli florayı tahrip etmesi
- D) Aşırı otlatma, erken otlatma ve meraların tarla arazisine dönüştürülmesi ✓
- E) Mera alanlarının büyük bölümünün madencilik faaliyetlerine açılması
Türkiye'de mera bozulmasının en önemli nedenleri arasında; otlatma kapasitesinin üzerinde hayvan beslenmesi (aşırı otlatma), vejetasyonun kendini yenileyemeden yapılan erken dönem otlatma ve tarımsal alan açma baskısıyla meraların sürülerek tarla haline getirilmesi sayılmaktadır. Bu faktörler bir arada Türkiye mera alanlarının önemli bir bölümünü verimsiz hale getirmiştir. İklim değişikliği etkili olmakla birlikte temel neden değildir; madencilik ise sınırlı alanları etkiler.
14. Türkiye'de sulama gerektiren tarım alanlarının en geniş yer kapladığı ova aşağıdakilerden hangisidir?
- A) Çukurova
- B) İğdır Ovası
- C) Gediz Ovası
- D) Konya Ovası ✓
- E) Bafra Ovası
Konya Kapalı Havzası'nda yer alan Konya Ovası, Türkiye'nin en büyük sulama projelerinden birinin (Konya Ovası Projesi - KOP) uygulandığı alandır. Karasal iklimin hâkim olduğu bu ova, yeterli yağış almadığından geniş sulama ağlarına ihtiyaç duyar. Çukurova sulamada önemli olsa da toplam sulanan alan bakımından Konya Ovası'nı geçemez.
15. Aşağıdaki tarım ürünlerinden hangisi hem Karadeniz kıyıları hem de Ege kıyılarında yoğun olarak yetiştirilmektedir?
- A) Fındık
- B) Zeytin
- C) Tütün ✓
- D) Çay
- E) Pamuk
Tütün, Karadeniz bölgesinin iç kesimleri (Samsun, Bafra çevresi) ile Ege Bölgesi'nin (İzmir, Manisa, Muğla) önemli bir tarım ürünüdür. Fındık ve Çay yalnızca Karadeniz kıyılarına özgüdür. Zeytin ağırlıklı olarak Ege ve Akdeniz kıyılarında yetişir. Pamuk ise Ege ve Akdeniz'de yoğunlaşır.
16. Türkiye'de mera hayvancılığı yerine ahır hayvancılığına geçişin en temel nedeni aşağıdakilerden hangisidir?
- A) Yem bitkileri ekiminin yaygınlaşması
- B) Kırsal nüfusun azalması
- C) Verimin düşük olduğunun anlaşılması
- D) Otlak alanlarının tarım arazisine dönüştürülmesi ✓
- E) Hayvan ırklarının değiştirilmesi
Türkiye'de mera ve otlak alanları tarihsel süreçte büyük ölçüde tarım arazisine, orman alanına ya da yerleşim yerine dönüştürülmüştür. Bu durum mera hayvancılığını güçleştirmiş ve ahır hayvancılığına geçişi zorunlu kılmıştır. Yem bitkileri ekimi ahır hayvancılığına geçişin sonucudur, nedeni değildir.
17. Aşağıdaki illerden hangisinde hem sığır hem de koyun-keçi varlığı bakımından Türkiye'de ilk sıralarda yer alması, hem step hem de yüksek yaylalara sahip olmasıyla doğrudan ilişkilidir?
- A) İzmir
- B) Bursa
- C) Konya ✓
- D) Hatay
- E) Trabzon
Konya, geniş step alanları ve yüksek yaylaları sayesinde hem koyun-keçi hem de sığır yetiştiriciliğinde öne çıkan illerin başında gelir. Geniş tarım alanlarında üretilen yem bitkileri ahır hayvancılığını, geniş meralar ise mera hayvancılığını destekler. Diğer iller bu ölçekte çeşitli arazi yapısına sahip değildir.
18. Türkiye'de tarım arazilerinin miras yoluyla küçük parçalara bölünmesi sorununun çözümüne yönelik uygulama aşağıdakilerden hangisidir?
- A) Arazi toplulaştırması ✓
- B) Sulama kanalı açılması
- C) Tapu kadastro
- D) Çiftçi eğitimi
- E) Tarımsal kredi desteği
Arazi toplulaştırması; birden fazla parçaya bölünmüş küçük tarım arazilerini bir araya getirerek daha büyük ve ekonomik işletme büyüklüklerine ulaşmayı hedefleyen uygulamadır. Bu sayede mekanizasyon kolaylaşır, sulama maliyetleri düşer ve tarımsal verimlilik artar. Diğer seçenekler bu spesifik sorunu doğrudan çözmeye yönelik değildir.
19. Türkiye'de narenciye tarımının Güneydoğu Anadolu'ya kıyasla Akdeniz kıyılarında çok daha yaygın olmasının temel fiziki nedeni aşağıdakilerden hangisidir?
- A) Yaz yağışlarının fazla olması
- B) Kışların dondurucu soğuk olmaması ✓
- C) Akarsu ağının daha gelişmiş olması
- D) Toprak yapısının farklılığı
- E) Arazi eğiminin daha az olması
Narenciye, don olayına karşı son derece hassastır. Akdeniz kıyılarında kışlar ılık geçerken Güneydoğu Anadolu'da kışların soğuk olması ve zaman zaman don olaylarının yaşanması narenciye yetiştiriciliğini kısıtlar. Narenciye Akdeniz ikliminin hâkim olduğu alanlarda, özellikle don riskinin çok düşük olduğu kıyı kesimlerinde yetiştirilir.
20. Aşağıdaki hayvancılık türlerinden hangisi Türkiye'de ağırlıklı olarak dağlık ve sarp arazilerde geçimlik düzeyde sürdürülen ve et verimi açısından diğerlerine kıyasla düşük kalan türdür?
- A) Sığır yetiştiriciliği
- B) Kültür balıkçılığı
- C) Manda yetiştiriciliği
- D) Koyun yetiştiriciliği
- E) Kıl keçisi yetiştiriciliği ✓
Kıl keçisi; et ve süt verimi düşük, dağlık ve engebeli arazilerde yaşayabilen dayanıklı bir hayvandır. Türkiye'de kıl keçisi yetiştiriciliği genellikle Toros Dağları ve diğer dağlık bölgelerde küçük ölçekli ve geçimlik düzeyde yapılmaktadır. Kıl keçisi, kısmen orman tahribatına neden olduğu için son yıllarda yetiştiriciliği kısıtlanmıştır.
21. Türkiye'de tarımsal üretimde verimliliği artırmak amacıyla 1960'lı yıllardan itibaren başlatılan Yeşil Devrim sürecinde en fazla etkilenen ürün grubu hangisidir?
- A) Endüstri bitkileri
- B) Tahıllar (buğday, mısır) ✓
- C) Meyve ve sebze
- D) Yem bitkileri
- E) Baklagiller
Yeşil Devrim, yüksek verimli tohum çeşitlerinin geliştirilmesi, gübre kullanımının artırılması ve sulama olanaklarının genişletilmesiyle dünyada ve Türkiye'de en fazla tahıl üretimini etkilemiştir. Buğday ve mısırda hibrit tohumların kullanılması birim alan verimliliğini önemli ölçüde artırmıştır.
22. Türkiye'de bitkisel üretim miktarının en fazla olduğu ürün grubu hangisidir?
- A) Sebzeler ✓
- B) Yağlı tohumlar
- C) Meyveler
- D) Tahıllar
- E) Baklagiller
Türkiye'de toplam bitkisel üretim miktarına (ton) bakıldığında sebzeler ilk sırada yer almaktadır. Domates, biber, salatalık, patlıcan gibi sebzeler hem yurt içi tüketimde hem de ihracatta önemli paya sahiptir. Tahıllar ekim alanı bakımından birinci olsa da toplam üretim miktarı (ton) açısından sebzeler öne geçmektedir.
23. Türkiye'nin tarım arazilerinin yaklaşık yüzde kaçı sulanabilir nitelikteyken, bu potansiyelin ne kadarı fiilen sulanmaktadır? (Yaklaşık değerler)
- A) Tamamı sulanabilir, yarısı sulanıyor
- B) Beşte biri sulanabilir, tamamı sulanıyor
- C) Yarısı sulanabilir, tamamı sulanıyor
- D) Üçte biri sulanabilir, yarısından azı sulanıyor ✓
- E) Dörtte biri sulanabilir, tamamı sulanıyor
Türkiye'nin tarım arazilerinin yaklaşık üçte biri teknik ve ekonomik açıdan sulanabilir niteliktedir. Ancak bu potansiyelin yalnızca yarısından daha azı fiilen sulanmaktadır. Sulama altyapısının geliştirilmesi Türk tarımının önündeki en temel sorunlardan biri olarak değerlendirilmektedir.
24. Türkiye'de seracılığın en yoğun geliştiği il olan Antalya'da bu sektörün bu denli güçlü olmasının en önemli nedeni aşağıdakilerden hangisidir?
- A) Kışın bile ılık iklim koşulları ✓
- B) Verimli toprak yapısı
- C) Geniş sulama olanakları
- D) Yakın ihracat limanlarına erişim
- E) Ucuz işgücü varlığı
Antalya'da seracılığın bu denli gelişmesinin temel fiziki nedeni, Akdeniz ikliminin etkisiyle kışların ılık geçmesidir. Bu sayede ısıtma maliyetleri minimize edilir ve yıl boyunca üretim yapılabilir. Kışın soğuk olan bölgelerde sera ısıtma masrafları çok yüksek olacağından ekonomik avantaj kaybolur. Diğer seçenekler destekleyici faktörler olsa da belirleyici neden iklimdir.
25. Hayvancılık sektöründe 'ıslah çalışmaları' kavramı aşağıdakilerden hangisini ifade etmektedir?
- A) Yerli hayvan ırklarının verimli yabancı ırklarla melezlenerek geliştirilmesi ✓
- B) Hasta hayvanların tedavisine yönelik veterinerlik hizmetleri
- C) Yem üretiminin artırılması
- D) Çiftlik binalarının modernleştirilmesi
- E) Mera alanlarının temizlenerek otlatmaya açılması
Hayvancılıkta ıslah çalışmaları; et, süt ve yapağı gibi verimler bakımından düşük performanslı yerli ırklarının, yüksek verimli yabancı kültür ırklarıyla çaprazlanarak (melezleme) üretiminin artırılması işlemidir. Türkiye'de Hollanda sığırı gibi kültür ırklarının yerli ırklarla melezlenmesi bu çalışmaların en bilinen örneğidir.