Genel Tekrar Testi - 95
Türkiye'de Ege Bölgesi'nin iç kesimlerinde yazların kıyılara kıyasla daha sıcak ve kurak geçmesinin nedeni aşağıdakilerden hangisidir?
Bu testteki tüm sorular ve cevapları (25 soru)
1. Türkiye'de Ege Bölgesi'nin iç kesimlerinde yazların kıyılara kıyasla daha sıcak ve kurak geçmesinin nedeni aşağıdakilerden hangisidir?
- A) İç kesimlerin denizden daha uzakta ve rakımın düşük olması ✓
- B) Ege kıyılarının güneyden gelen sıcak hava kütlelerine açık olması
- C) Ege Denizi'nin yalnızca kış aylarında nemli hava üretmesi
- D) İç kesimlerde Akdeniz yüksek basıncının kıyıdan daha güçlü etkili olması
- E) Kuzey-güney doğrultusundaki vadilerin Etezyen rüzgârlarını iç kesimlere taşıması
Ege Bölgesi'nin iç kesimleri hem kıyıdan uzaklaştıkça deniz etkisini daha az alır hem de çevre dağlar nemli Ege rüzgârlarını bir ölçüde engeller. Kıyıya göre denizellik azaldığından yaz sıcaklıkları daha yüksek, kışlar daha soğuk olur (karasallık artar). Rakımın düşük olduğu iç çukur alanlarda (ör. Gediz, Büyük Menderes ovaları) hava daha fazla ısınır. Etezyen rüzgârları ise kuzeyden esen ve kıyıları serinleten rüzgârlardır; iç kesimlere bu etkiyi taşımazlar.
2. Aşağıdaki yağış türlerinden hangisi, dağların denizden gelen nemli hava kütlelerini yükseltmesiyle oluşur?
- A) Advektif yağış
- B) Konveksiyonel yağış
- C) Siklonik yağış
- D) Cephesel yağış
- E) Orografik yağış ✓
Orografik (dağ) yağışı, nemli hava kütlelerinin dağ yamaçlarına çarparak yukarı doğru yükselmesiyle oluşur. Yükselen hava soğur, su buharı yoğunlaşır ve yağış meydana gelir. Bu yağışlar genellikle rüzgâr alan yamaçlarda yoğunken, dağın diğer yakasında (lodos yamacında) hava alçalarak ısındığından yağış miktarı azalır (föhn etkisi). Türkiye'de Karadeniz kıyılarındaki yüksek yağış büyük ölçüde orografik kökenlidir.
3. İki farklı istasyona ait aşağıdaki veriler incelendiğinde, hangi istasyonun step (bozkır) iklimine sahip olduğu söylenebilir? İstasyon I: Yıllık yağış 350 mm, yaz kurak, kış yağışlı İstasyon II: Yıllık yağış 320 mm, yağışlar yıla düzenli dağılmış, yazlar sıcak, kışlar soğuk
- A) Yalnızca İstasyon II ✓
- B) Yalnızca İstasyon I
- C) Verilen bilgilerle karar vermek mümkün değildir
- D) Her ikisi de step iklimine sahiptir
- E) Her ikisi de step iklimine sahip değildir
Step (bozkır) iklimi, yarı kurak karasal iklim tipidir. Yağışlar yıl boyunca düzensiz dağılır, yaz sıcak ve kurak, kış soğuk geçer; yıllık yağış genellikle 250-500 mm arasındadır. İstasyon II'nin özellikleri (320 mm yağış, yağışların yıla düzenli dağılması, sıcak yaz-soğuk kış) karasal step iklimiyle örtüşmektedir. İstasyon I ise 'yaz kurak, kış yağışlı' özelliğiyle Akdeniz iklimine daha yakındır; step iklimine ait değildir. Dolayısıyla yalnızca İstasyon II step iklimine sahiptir.
4. Türkiye'de bir bölgede yükseklik arttıkça ortalama sıcaklığın düşmesi ve yağışın belirli bir yüksekliğe kadar artması sonrası azalmasının açıklaması aşağıdakilerden hangisidir?
- A) Dağların yüksek kesimlerinde rüzgâr hızı arttığından nem uzak bölgelere taşınır
- B) Her 100 m yükseldikçe sıcaklık 0,65°C düşer; belirli bir yükseklikten sonra hava nemi azaldığından yağış da azalır ✓
- C) Sıcaklıklar düşük olduğundan yüksek kesimlerde yoğunlaşma gerçekleşmez
- D) Yüksek kesimlerde yer alan buzullar yağışı soğutarak yere düşmeden buharlaştırır
- E) Yüksek basınç alanları yüksek kesimlerde kalıcı hale gelir
Atmosferde kuru adiabatik koşullarda her 100 m yükselişte yaklaşık 1°C, nemli adiabatik koşullarda ise yaklaşık 0,5-0,65°C sıcaklık düşüşü gerçekleşir; ortalama olarak 100 m'de 0,65°C (Troposfer koşullarında) kabul edilir. Nemli hava kütlesi yükselirken belirli bir yüksekliğe kadar yoğunlaşma ve yağış artar; ancak havanın taşıyabildiği nem miktarı belirli bir yükseklikten sonra azalır ve yağış da azalmaya başlar. Bu nedenle dağlarda en yüksek yağış genellikle orta yükseklik kuşaklarında gözlemlenir.
5. Muson iklimine sahip bölgelerde yaz yağmurlarının kış yağmurlarına göre çok daha fazla olmasının temel nedeni aşağıdakilerden hangisidir?
- A) Yaz aylarında ekvatordan esen alizeler karalar üzerine yağış bırakması
- B) Kış mevsiminde Sibirya Yüksek Basıncı'nın bölgeye nemli hava taşıması
- C) Kış aylarında okyanus üzerindeki alçak basınç alanlarının dağılması
- D) Yaz aylarında ITCZ'nin (İntertropikal Yakınsama Bölgesi) kuzeyine kayması ve okyanustan kara yönüne rüzgâr esmesi ✓
- E) Yaz aylarında tropikal siklonların bölgeden uzaklaşması
Muson ikliminde yaz yağışlarının fazla olmasının temel nedeni mevsimsel rüzgâr değişimidir. Yazın Asya karası güçlü biçimde ısınır ve alçak basınç oluşur; okyanus üzerindeki yüksek basınçtan karaya doğru nemli okyanus havası akar (yazlık muson). Aynı zamanda ITCZ kuzeyine kayar ve bu da muson yağmurlarını tetikler. Kışın ise kara soğur, Sibirya Yüksek Basıncı egemen olur ve karadan okyanus yönüne kurak hava akar (kışlık muson). Bu mevsimsel ters yön değişimi muson ikliminin özüdür.
6. Aşağıdaki iklim bölgelerinden hangisinde yıllık buharlaşma miktarı yıllık yağış miktarından daha fazladır?
- A) Savan iklimi
- B) Ilıman okyanus iklimi
- C) Ekvatoral iklim
- D) Tundra iklimi
- E) Çöl iklimi ✓
Potansiyel buharlaşmanın gerçek yağışı aştığı bölgeler kurak ya da yarı kurak iklim bölgeleridirler. Çöl ikliminde yıllık yağış son derece azdır (250 mm'nin altında), buna karşılık yüksek sıcaklıklar nedeniyle potansiyel buharlaşma binlerce milimetreye ulaşabilir. Ekvatoral, okyanus ve savan iklimlerinde yağış genellikle buharlaşmayı karşılar ya da aşar. Tundrada ise sıcaklıklar çok düşük olduğundan buharlaşma da azdır ve yağışla denge kurulabilir. Dolayısıyla yıllık buharlaşmanın yağışı en belirgin biçimde geçtiği bölge çöl iklimidir.
7. Türkiye'de aynı enlem üzerinde bulunan iki istasyondan batıdaki istasyonun yıllık yağış miktarı doğudakinden fazla, yıllık sıcaklık ortalaması ise düşüktür. Bu durumu açıklayan en kapsamlı etken aşağıdakilerinden hangisidir?
- A) Doğudaki istasyonun step vejetasyonuyla kaplı olması nedeniyle yağışın azalması
- B) Batıdaki istasyonun Akdeniz kökenli cephesel sistemlere daha erken maruz kalması
- C) Doğudaki istasyonun yaz aylarında yüksek basınç sistemlerinin etkisinde kalması
- D) Batıdaki istasyonun yükseltisinin fazla, dolayısıyla orografik yağış alması ve sıcaklığın yükseklikle düşmesi ✓
- E) Batıdaki istasyonun denize yakın, doğudakinin karasal iklim etkisinde olması
Aynı enlemde yağışın fazla ama sıcaklığın düşük olması, tek başına deniz etkisiyle açıklanamaz; çünkü deniz etkisi hem yağışı artırır hem de sıcaklığı ılımanlaştırır (yani yükseltir). Bu iki değişkeni aynı anda açıklayan etken yükseltinin fazla olmasıdır: yüksek araziler hem orografik yağışa neden olur hem de sıcaklığı düşürür. Batıdaki istasyonun dağlık bir alanda, doğudakinin ise iç ovanın düşük kesiminde yer alması bu örüntüyü üretir.
8. Dünya'nın belirli bir bölgesinde Ocak ayı izoterm haritası incelendiğinde izotermler karaların üzerinde kutuplara, okyanusların üzerinde ise ekvatora doğru kıvrım yapıyorsa bu bölge için en kesin sonuç aşağıdakilerinden hangisidir?
- A) Bölge Kuzey Yarımküre'de yer almakta ve kara yüzey sıcaklıkları okyanus yüzey sıcaklıklarından düşüktür ✓
- B) Bölge Kuzey Yarımküre'de yer almakta ve kara yüzey sıcaklıkları okyanus yüzey sıcaklıklarından yüksektir
- C) Bölge Güney Yarımküre'de yer almakta ve kara yüzey sıcaklıkları okyanus yüzey sıcaklıklarından düşüktür
- D) Bölge Güney Yarımküre'de yer almakta ve kara yüzey sıcaklıkları okyanus yüzey sıcaklıklarından yüksektir
- E) Bölgenin yarımküre konumu belirlenemez, yalnızca karaların okyanuslardan daha sıcak olduğu söylenebilir
Ocak ayında Kuzey Yarımküre kışı yaşar; karalar okyanuslardan daha hızlı soğuduğu için kara sıcaklıkları okyanus sıcaklıklarından düşük olur. İzotermlerin soğuyan karalarda ekvator'a doğru (daha sıcak tarafa) değil, kutuplara doğru kıvrım yapması beklenebilecek gibi görünse de doğru yorumlama şöyledir: izoterm, soğuk karadan geçerken o enlemin normalinden daha düşük sıcaklık gösteren noktaları birleştirmek için kutuplara kıvrım yapar; okyanus üzerinde ise sıcaklık karaya göre yüksek kaldığından izoterm ekvator yönüne kıvrım yapar. Bu örüntü, Kuzey Yarımküre'nin kış ayını ve karaların soğukluğunu yansıtır.
9. Ekvator çevresinde ısınan havanın yükselmesiyle oluşan yağışlar, 30° enlemlerine ulaştığında çöl kuşaklarını oluşturur. Buna karşın Güneydoğu Asya'nın 20-30° kuzey enlemleri arasında kalan bazı bölgeler yaz aylarında çok yüksek miktarda yağış alırken kış aylarında neredeyse hiç yağış almaz. Bu asimetrik yağış dağılımının temel nedeni aşağıdakilerinden hangisidir?
- A) Himalayalar'ın kışın soğuk Sibirya havasını bloke etmesi ve yazın sıcaklığı artırması
- B) ITCZ'nin (Ekvatorlar Arası Yakınsama Bölgesi) mevsimsel kayması ve kara-deniz ısınma farkına bağlı basınç değişimleri ✓
- C) El Niño-La Niña olaylarının Pasifik sıcaklıklarını mevsimsel olarak düzenlemesi
- D) Güneydoğu Asya'nın coğrafi konumu nedeniyle her mevsim cephesel yağış alması
- E) Hint Okyanusu'nun tropikal kasırga üretmesi ve bu kasırgaların kara içlerine yağış taşıması
Muson ikliminin temel mekanizması, ITCZ'nin yaz aylarında kuzeye kaymasıyla birlikte Asya karasının yoğun ısınması sonucu oluşan derin alçak basınç merkezidir. Bu alçak basınç, Hint Okyanusu'ndan nemli havayı kara içlerine çeker (yaz musonu). Kışın ise durum tersine döner; Sibirya üzerindeki yüksek basınç kuru ve soğuk rüzgarları güneye iter (kış musonu). ITCZ'nin mevsimsel hareketi ile kara-deniz termal kontrastı birlikte bu asimetrinin ana motorudur. Himalayalar bir engel işlevi görse de tek başına yeterli açıklama değildir.
10. Aşağıdaki grafikte hipotetik bir istasyona ait aylık ortalama sıcaklık ve yağış değerleri verilmektedir. Yaz aylarında sıcaklık yüksek ve yağış çok az, kış aylarında sıcaklık ılık ve yağış bol, yıllık toplam yağış 650 mm ve yıllık ortalama sıcaklık 16°C olan bu istasyon için aşağıdaki yorumlardan hangisi kesinlikle yanlıştır?
- A) Yazın yüksek sıcaklık ve düşük yağış; bitki örtüsünün nemcil orman yapısı oluşturmasına elverişlidir ✓
- B) Yazın termik yüksek basınç, kışın ise batı rüzgarları ve alçak basınç sistemleri etkilidir
- C) Bu istasyonun bulunduğu kıyılarda soğuk okyanus akıntısı, iklimin oluşmasına katkı sağlar
- D) Bu istasyon Akdeniz iklim kuşağındadır ve kış yağışları batı rüzgarları ile cephesel sistemlere bağlıdır
- E) İstasyon, Akdeniz Havzası dışında bu iklimi taşıyan Güney Avustralya'da da yer alabilir
Akdeniz ikliminde yazlar sıcak ve kurak geçer. Bu kurağa ve yüksek buharlaşmaya dayalı koşullar, nemcil (higrofitik) ormana değil; sklerofil (sert yapraklı, suya dayanıklı) bitki örtüsüne zemin hazırlar. Zeytin, defne, maki gibi formasyonlar kuraklığa uyum sağlamış türlerdir. Dolayısıyla nemcil orman yapısının oluşacağını iddia etmek kesinlikle yanlıştır. Diğer şıklar doğrudur: soğuk akıntılar (Kaliforniya, Humbolt, Benguela gibi) Akdeniz iklimine sahip kıyılarda genel bir örüntüdür; güney yarımkürede de bu iklim görülür.
11. İki komşu hava kütlesi arasındaki sıcaklık farkı arttıkça cephe boyunca gelişen siklon faaliyeti de yoğunlaşır. Bu ilkeyi göz önüne alarak Kuzey Atlantik'teki fırtınaların mevsimsel değişimini açıklayan en doğru ifade hangisidir?
- A) Fırtınaların şiddeti yaz ile kış arasında eşit biçimde dağılır; mevsimsel bir farklılaşma gözlenmez
- B) Fırtınalar kış aylarında, polar ve tropikal hava kütleleri arasındaki sıcaklık farkı en büyük değerine ulaştığı için şiddetlenir ✓
- C) Fırtınalar yaz aylarında, ITCZ'nin kuzeye kaymasıyla kutup cephesi de kuzeye yer değiştirdiği için şiddetlenir
- D) Fırtınalar ilkbahar aylarında, karalar ısınmaya başlarken okyanus hâlâ soğuk olduğundan şiddetlenir
- E) Fırtınaların şiddeti mevsimden bağımsızdır; okyanus yüzeyi sıcaklığına bağlıdır
Kutup cephesi boyunca gelişen orta enlem siklonlarının şiddeti, polar hava kütlesi ile tropikal hava kütlesi arasındaki termal kontrasta doğrudan bağlıdır. Kış aylarında kutup bölgeleri ekstrem biçimde soğurken düşük enlemler görece ılık kalır; bu fark maksimuma ulaşır ve jet akımı da güçlenir. Sonuç olarak Kuzey Atlantik'teki fırtınaların hem sayısı hem şiddeti kış döneminde zirveye çıkar. Yaz aylarında kontrast azaldığından fırtına aktivitesi de zayıflar.
12. Tropikal bir bölgede uzun süreli gözlemler sonucunda istasyonun bulunduğu kıyıda yıl boyunca sis ve alçak bulutların çok sık görüldüğü, buna karşın yağışın son derece az olduğu tespit edilmiştir. Ortalama sıcaklık da aynı enlemdeki diğer tropikal kıyılara kıyasla belirgin biçimde düşüktür. Bu durumun birincil nedeni aşağıdakilerinden hangisidir?
- A) Kıyının doğu cephesinde dağların yağış gölgesinde kalması
- B) Kıyıda mevsimsel sis yalnızca soğuk cepheler geçtiğinde oluşmaktadır
- C) Kıyının kuzeyden gelen soğuk bir okyanus akıntısının etkisi altında olması ✓
- D) Kıyının güneyden gelen sıcak bir okyanus akıntısının etkisi altında olması
- E) Kıyıda hakim rüzgarın kara içinden denize doğru esmesi nedeniyle alçak basınç oluşması
Bu tanımlama, soğuk akıntı kıyılarının klasik özelliklerine karşılık gelir (örneğin Peru/Humbolt Akıntısı kıyısı ya da Benguela Akıntısı kıyısı). Soğuk akıntı üzerinden geçen hava soğur ve nemi yoğunlaşarak sis ve alçak stratus bulutları oluşturur; ancak bu yoğunlaşma yüzeye yakında gerçekleştiğinden yağış oluşturacak yükselme hareketi yoktur. Aynı zamanda soğuk akıntı yüzeyi kıyı sıcaklığını tropikal normların çok altına çeker. Sıcak akıntı ise tam tersine yağışı artırır ve sisi azaltır.
13. Kuzey Yarımküre'de 60° enlemlerinde, okyanus kıyısında yer alan A kenti ile aynı enlemde ancak kıta içinde yer alan B kentini karşılaştıran bir araştırmacı şu verileri elde etmiştir: A kentinin en soğuk ay ortalaması -2°C, en sıcak ay ortalaması 14°C; B kentinin en soğuk ay ortalaması -20°C, en sıcak ay ortalaması 18°C. Bu verilerden hareketle aşağıdaki çıkarımlardan hangisi doğrudur?
- A) B kentinin yıllık toplam yağışı A kentinden fazladır çünkü karasal iklimde konvektif yağışlar daha etkindir
- B) A kentinde yıllık sıcaklık farkı büyük olduğundan bitki örtüsü daha fakir, B kentinde ılıman olduğundan bitki örtüsü daha zengindir
- C) A kentinin iklimi okyanus etkisiyle ılımanlaşmış, B kentinin iklimi karasallık nedeniyle termik genliği artmıştır; A kentinde tayga, B kentinde ise soğuk ılıman orman beklenebilir
- D) B kentinin yıllık sıcaklık farkı yaklaşık 38°C olup bu değer karasallık ilkesiyle örtüşür; A kentinin ılıman iklimine rağmen yağışları mevsimsel olarak dengeli dağılmayabilir ✓
- E) İki kent arasındaki yıllık sıcaklık farkı farkı (38°C - 16°C = 22°C) yalnızca enlem değişimine bağlanabilir
B kentinin yıllık sıcaklık farkı 18-(-20)=38°C, A kentinin farkı ise 14-(-2)=16°C'dir. B'nin 38°C'lik genliği kıta içi konumunu ve şiddetli karasallığı yansıtır; bu Subarktik/Boreal kuşakla örtüşür. A kentinin ılıman kıyı iklimi ise okyanus etkisiyle mevsimlerin yumuşadığını gösterir. Ancak Okyanus kıyısında olmak otomatik olarak mevsimsel dengeli yağış anlamına gelmez; özellikle 60° kuzey enlemlerinde batı kıyıları çok yağışlı, doğu kıyıları görece az yağışlı olabilir. D şıkkı bu nüansı doğru biçimde yakalamaktadır. A şıkkı tamamen ters yorumlanmıştır; C şıkkı bitki örtüsü eşleştirmesini karıştırmaktadır.
14. Bir araştırmacı, Orta Anadolu'nun belirli bir havzasında geçmiş iklim koşullarını paleoiklimolojik yöntemlerle incelerken havzanın yaklaşık 12.000 yıl önce bugünkünden çok daha nemli bir iklime sahip olduğunu gösteren kanıtlar bulmuştur. Bu durum en çok hangi küresel iklim olayıyla ilişkilendirilebilir?
- A) Son Buzul Maksimumu'nda (LGM) kuzeyden inen buzulların Orta Anadolu'yu nem taşıyan rüzgarlara açık hale getirmesi
- B) Holosen'in başında Kuzey Afrika ve Orta Doğu üzerindeki yaz musonu kuzeye kayarak bu bölgeleri daha nemli kılmıştır ✓
- C) Orta Anadolu'nun 12.000 yıl önceki paleocoğrafik konumunun bugünkünden farklı olup daha düşük enlemlerde yer alması
- D) 12.000 yıl öncesinde Güneş'in Dünya'ya bugünkünden çok daha yakın olması
- E) Holosen'in başındaki Younger Dryas soğuma evresi Orta Doğu'ya yoğun yağış taşıyan siklonik sistemleri aktive etmiştir
Yaklaşık 11.000-6.000 yıl önce, Holosen'in erken ve orta döneminde Milankovitch parametrelerinin etkisiyle Kuzey Yarımküre'nin yaz güneş radyasyonu artmış; bu durum ITCZ ve Afrika-Asya muson sisteminin kuzeye kaymasına yol açmıştır. 'Afrika Yeşil Sahara' dönemine denk gelen bu periyotta Orta Doğu ve Orta Anadolu da görece daha nemli koşullar yaşamıştır. Younger Dryas ise soğuk ve kurak bir evre olduğundan C şıkkı yanlıştır. LGM döneminde kıta buzulları ekvator yönünde değil, daha farklı dinamiklerle sistemi değiştirmiştir; Orta Anadolu LGM'de nemli değil, daha kurak ve soğuk bir dönem geçirmiştir.
15. Jet akımının iklim üzerindeki etkileri düşünüldüğünde, Kuzey Yarımküre'de arktik bölgelerin normalden fazla ısındığı bir dönemde orta enlemlerdeki hava koşulları hakkında aşağıdakilerinden hangisi en doğru tahmini verir?
- A) Jet akımının zayıflaması tropikal hava kütlelerinin kutuplara serbestçe girmesini engelleyeceğinden orta enlemlerde sıcaklıklar düşer
- B) Arktika ile orta enlemler arasındaki sıcaklık farkı azaldığından jet akımı yavaşlar, meandrları büyür ve orta enlemlerde uzun süreli ekstrem hava olayları artar ✓
- C) Arktika'nın ısınması özellikle yaz aylarında şiddetli fırtınaların artmasına neden olur çünkü konvektif enerji maksimuma çıkar
- D) Arktika'nın ısınması jet akımını güçlendireceğinden orta enlemlerde mevsimler daha belirgin hale gelir
- E) Jet akımının hızı arktik ısınmadan bağımsızdır; yalnızca Güneş aktivitesiyle değişir
Arktik Amplifikasyon olarak bilinen bu süreçte, Arktika orta enlemlerden yaklaşık 3-4 kat daha hızlı ısınmaktadır. Bu durum kutup cephesindeki sıcaklık gradyanını azaltır. Rossby dalgaları teorisine göre jet akımının enerjisi bu gradiyana bağlıdır; gradyan azaldıkça jet yavaşlar ve dalga boyları büyür (meandrlar derinleşir). Büyük meandrlar oluştuğunda belirli hava koşulları (sıcak dalgalar, soğuk kutup havalı girişleri) aynı bölge üzerinde haftalarca sabit kalabilir; bu da ekstrem iklim olaylarının uzamasına zemin hazırlar.
16. Aşağıdaki ifadelerden hangisi föhn rüzgarı ile katabatik rüzgar arasındaki temel farkı en doğru biçimde açıklamaktadır?
- A) Katabatik rüzgarlar yalnızca kutup bölgelerinde, föhn ise yalnızca Alp dağlarında görülür
- B) Föhn, hava kütlesinin dağı aşarken rüzgar altı yamaçta adyabatik ısınma ile sıcaklık kazanmasıyla oluşur; katabatik rüzgar ise yüksek yüzeylerde soğuyup yoğunlaşan havanın yerçekimiyle inmesiyle gelişir ✓
- C) Föhn yamaçtan aşağı inerken soğur; katabatik rüzgar ise yamaçtan aşağı inerken ısınır
- D) Föhn ve katabatik rüzgar aynı mekanizmayla çalışır; yalnızca farklı coğrafyalardaki yerel adlardır
- E) Föhn ıslak adyabatik süreçle soğur, katabatik ise kuru adyabatik süreçle soğur
Föhn rüzgarının mekanizması şöyledir: rüzgar yönü yamaçta hava yükselirken önce kuru adyabatik, dew point'e ulaşınca ıslak adyabatik olarak soğur; yamaçta yoğunlaşma ve yağış gerçekleşince nem kaybolur. Rüzgar altı yamacına inen hava artık kuru olduğundan kuru adyabatik olarak ısınır ve rüzgar altı yüksekliğinde rüzgar yönündeki aynı yükseklikten daha sıcak olur. Katabatik rüzgar ise dağ veya yüksek yaylada radyasyonla soğuyan havanın yoğunlaşarak yamaçtan aşağı akmasıdır; soğuk ve ağır havanın yerçekimi etkisiyle oluşur. İki mekanizma tamamen farklıdır.
17. Subtropikal yüksek basınç kuşakları (30° enlemleri) hem kuzey hem güney yarımkürede kuru çöl iklimlerinin oluşmasına zemin hazırlamaktadır. Ancak bu enlemlerde okyanus kıyılarının batı yakalarında çöl iklimi görülürken doğu yakalarında nemli subtropikal iklim görülmektedir. Bu asimetriyi açıklayan etkenler birlikte değerlendirildiğinde aşağıdaki seçeneklerden hangisi yanlış bir çıkarım içermektedir?
- A) Batı kıyılarındaki çöl ikliminin oluşmasında en belirleyici etken okyanus akıntısının sıcaklığı değil, hakim rüzgarların yönüdür ✓
- B) Batı kıyılarında soğuk akıntılar sis oluştursa da alçalmalı hareket konvektif yağışı önlediğinden yağış olmaz
- C) Doğu kıyılarında sıcak okyanus akıntıları, yüksek nem ve subtropikal yüksek basıncın kenar bölgesindeki konveksiyon yağışa katkı sağlar
- D) Doğu kıyılarında kışın okyanus üzerinden gelen nemli hava kütleleri cephesel yağışlara yol açar
- E) Batı kıyılarında subtropikal yüksek basıncın alçalmalı hareketleri ve soğuk akıntılar yağışı baskılar
Batı kıyısı çöllerinin oluşmasında okyanus akıntısının sıcaklığı, hakim rüzgar yönünden çok daha belirleyicidir. Subtropikal yüksek basıncın alçalmalı hareketi zaten yağışı engeller; ancak aynı enlemlerde soğuk akıntının olmadığı batı kıyılarında çöl değil, Akdeniz iklimi görülür. Soğuk akıntı, yüzeyi soğutarak nemin yoğunlaşma düzeyini düşürür; denizden karaya gelen hava nemini sis ve alçak bulut olarak bırakır ama konvektif yağış oluşturamaz. Bu nedenle E şıkkı yanlış bir çıkarım içermektedir: hakim rüzgar yönü önemli olmakla birlikte soğuk akıntının rolünü ikincil kılmak hatalıdır.
18. Türkiye'de çok yıllık ortalamalar incelendiğinde Doğu Anadolu'nun bazı istasyonlarında yıllık sıcaklık ortalaması 0°C'nin altında olmasa da kalıcı kar örtüsünün aylarca sürdüğü görülmektedir. Bu durum aşağıdaki iklim parametrelerinden hangisiyle en doğrudan ilişkilidir?
- A) Kış aylarında Sibirya kökenli soğuk hava kütlelerinin bölgeyi uzun süre etkilemesi ve yüksek rakımın etkisiyle karın erimemesi
- B) Yıllık sıcaklık ortalamasının 0°C'nin üzerinde olmasına karşın kış aylarının ortalamasının çok düşük, yaz aylarının ise görece yüksek olduğu büyük termik genlik ✓
- C) Yıllık toplam yağışın fazla olması ve kış yağışlarının büyük çoğunluğunun kar şeklinde düşmesi
- D) Bölgenin kapalı havza yapısı nedeniyle soğuk havanın kolayca dışarı çıkamaması
- E) Güneş radyasyonunun yüksek rakım nedeniyle artarak karı eritememesi
Yıllık ortalama sıcaklık 0°C'nin üzerinde olabilir; fakat bu ortalama, kışların çok soğuk (-15, -20°C), yazların ise görece sıcak (15-20°C) olduğu büyük termik genliğin matematiksel sonucudur. Kış aylarının ortalaması -10°C'nin altına inen yerlerde kar Kasım'dan Nisan'a kadar erimez; yazın kısa ve sıcak geçen birkaç ay ise sıcaklık ortalamasını yıllık düzeyde 0°C'nin üzerine çeker. Dolayısıyla kalıcı kar örtüsünün uzun sürmesini açıklayan etken 'kış aylarının ekstrem soğukluğu ve termik genliğin büyüklüğü'dür. Yüksek radyasyon aslında karı eritme potansiyelini artırır, azaltmaz; bu nedenle C şıkkı yanlıştır.
19. Aşağıdaki iklim sınıflandırmalarından hangisi, bir bölgede görülen bitki örtüsü tipini yağış ve sıcaklıktan bağımsız olarak doğrudan temel ölçüt kabul ederek geliştirilmiştir?
- A) Köppen İklim Sınıflandırması ✓
- B) Trewartha İklim Sınıflandırması
- C) Bergeron Hava Kütlesi Sınıflandırması
- D) Flohn İklim Sınıflandırması
- E) Thornthwaite İklim Sınıflandırması
Köppen sınıflandırması, bölgenin doğal bitki örtüsünü esas alarak sınırlarını belirlemiş ve ardından bu sınırları yağış ile sıcaklık verileriyle sayısal olarak ifade etmiştir. Temel mantık 'önce bitki örtüsü, sonra iklim eşiği' şeklindedir. Thornthwaite ise potansiyel evapotranspirasyon ve su bilançosunu; Trewartha Köppen'i modifiye etmiş ama bitki örtüsünü merkeze almamıştır; Bergeron hava kütleleri ve cepheleri esas alır; Flohn ise genel atmosferik sirkülasyonu temel ölçüt olarak kullanır. Dolayısıyla bitki örtüsünü yağış/sıcaklıktan bağımsız biçimde doğrudan temel alan sistem Köppen'dir.
20. Bir bölgede yıllık yağış miktarı sabit kalırken yağışların mevsimsel dağılımı değişerek kış aylarında yoğunlaşıyorsa bu değişimin söz konusu bölgenin hidrografik sistemine (akarsu, yer altı suyu) muhtemel etkisi aşağıdakilerinden hangisidir?
- A) Yağışın mevsimsele dağılımı hidrografik sistemi etkilemez; yalnızca toplam miktar belirleyicidir
- B) Kış yağışları kar olarak birikirse ilkbahar erimesiyle ani taşkınlar oluşur; bu durum yer altı suyu beslemesini kalıcı olarak iyileştirir
- C) Yüzey akışı azalır; buharlaşma aynı kaldığından yeraltı suyu beslenmesi değişmez
- D) Kış yağışları yaz yağışlarına göre buharlaşma kaybı az olduğundan toprağa sızan su artar ve yeraltı suyu beslenmesi iyileşir ✓
- E) Kış yağışları daha çok yüzey akışına dönüşeceğinden taban akışı ve yeraltı suyu beslenmesi azalabilir; taşkın riski ise artabilir
Kış aylarında sıcaklıklar düşük olduğundan potansiyel evapotranspirasyon minimumdadır. Aynı miktarda yağış kış mevsiminde düştüğünde buharlaşma yoluyla kayıp çok azdır; toprak nemi kapasitesi dolduğunda fazla su yeraltına sızar ve yeraltı suyu rezervini besler. Yazın düşen yağış ise hem yüksek sıcaklık hem de transpirasyonla büyük ölçüde kaybolur. Dolayısıyla yağışların kışa kayması yeraltı suyu beslemesini artırabilir. B şıkkındaki yüzey akışı artışı argümanı ise daha ziyade impermeable zemin veya doygun toprak için geçerlidir; genel koşullarda C daha doğru mekanizmayı açıklar.
21. Endonezya Takımadaları, Kongo Havzası ve Amazon Havzası dünya genelinde en yüksek biyolojik çeşitlilik ve en yoğun tropikal yağmur ormanlarına ev sahipliği yapmaktadır. Bu üç bölge arasında iklimsel açıdan en temel ortak özellik aşağıdakilerinden hangisidir?
- A) Her üç bölge de muson rüzgarlarının doğrudan etkisiyle yüksek yağış alır
- B) Her üç bölge de okyanus akıntılarının nemli havasını iç kesimlere taşımasıyla yağış rejimi belirlenir
- C) Her üç bölgede orografik yağış baskın yağış tipidir ve dağlık topografya yağmur ormanını oluşturur
- D) Her üç bölge de ekvator çevresinde konumlanmış olup ITCZ'nin yıl boyunca etkisi altında kalarak yüksek ve dengeli yağış alır; yıllık sıcaklık değişimi ise çok küçüktür ✓
- E) Her üç bölgenin yıllık yağışı 2000 mm'nin üzerinde olmakla birlikte yağış dağılımı mevsimsele farklılaşır
Bu üç bölge ekvatoral iklim kuşağında yer alır ve yıl boyunca ITCZ'nin alçalma değil, yükselme hareketlerinin egemenliğinde kalır. Her ay yeterince yağış alan bu bölgelerde 'kurak mevsim' pratikte yoktur ya da çok kısadır. Yıllık sıcaklık genliği çok küçüktür; çünkü Güneş'in ekvator üzerinde neredeyse dik konumda seyretmesi sıcaklık değişimini minimize eder. Bu iklim koşulları bitki örtüsünün yıl boyunca yoğun fotosentez yapmasına ve katmanlı tropikal yağmur ormanı ekosisteminin oluşmasına zemin hazırlar. Muson etkisi (B) daha mevsimsel ve asimetrik yağış üretir; orografik yağış (D) bu bölgelerin tamamında baskın değildir.
22. Türkiye'de aynı enlem üzerinde yer alan iki istasyondan biri yazın kuzeybatı rüzgârlarının, diğeri ise güneydoğu rüzgârlarının etkisi altında kalmaktadır. Bu durumun oluşmasında aşağıdaki faktörlerden hangisinin belirleyici rolü yoktur?
- A) Atmosferin alt katmanlarındaki ozon konsantrasyonu ✓
- B) Kıta ile okyanus arasındaki ısınma hızı farkı
- C) Dağların rüzgâr yönüne göre konumu
- D) Kıyı şeridinin uzanış yönü
- E) Termik basınç farklarının oluşturduğu yerel dolaşım sistemleri
Rüzgâr yönü ve dağılımı; termik basınç sistemleri (A), kara-deniz ısınma farkı (B), dağların rüzgârı yönlendirmesi (C) ve kıyı uzanışı (E) tarafından belirlenir. Atmosferin alt katmanlarındaki ozon konsantrasyonu (D) ise hava kimyasıyla ilgili olup rüzgâr yönü üzerinde belirleyici bir etkisi yoktur.
23. Ekvatoral iklim bölgesinde her ay yağış alınmasına karşın bazı mevsimlerde yağış miktarı görece azalmaktadır. Bu azalmanın görüldüğü dönemde aşağıdaki koşullardan hangisi eş zamanlı olarak gerçekleşir?
- A) Yer seviyesindeki nem oranının yıllık maksimuma ulaşması
- B) Okyanus sıcaklıklarının yıllık ortalamanın üzerine çıkması
- C) Bölgedeki kararlı hava kütlelerinin konveksiyonu baskılaması ✓
- D) Güneş ışınlarının dik açıyla vurmasının doruk noktasına ulaşması
- E) ITCZ'nin (Tropikal Yakınsama Kuşağı) ilgili bölgenin üzerinde bulunması
Ekvator çevresinde ITCZ Güneş'in deklinasyonunu izleyerek yılda iki kez geçer; ITCZ'nin tam üstten geçtiği dönemlerde konvektif yağışlar en fazladır. Aralarındaki dönemde ise alizeler kaynaklı kararlı hava kütleleri konveksiyonu baskılar ve yağışlar görece azalır. Dolayısıyla yağışın azaldığı dönemde ITCZ uzaklaşmış ve bölge göreceli kararlı hava etkisi altına girmiştir; B seçeneği bu durumu en doğru şekilde ifade eder.
24. Akdeniz ikliminin görüldüğü alanlarda yazın yağış azlığının temel nedeni kuzeyden (kuzeyde kıta iç kesimine doğru) hareket eden subtropikal yüksek basınç hücrelerinin bölgeyi etkilemesidir. Bu mekanizma göz önüne alındığında, aşağıdaki ifadelerden hangisi yanlıştır?
- A) Akdeniz iklimi, yalnızca 30°–45° enlem kuşaklarında kıtaların batı kıyılarında görülür.
- B) Akdeniz iklimine sahip bölgeler, subtropikal yüksek basıncın mevsimsel kaymasıyla kışın cephesel yağış alır.
- C) Kışın alçak basınç sistemleri bölgeye yaklaşırken yağışlı ve ılıman koşullar hâkim olur.
- D) Yazın yüksek basınç hücresi ekvator yönüne kayar ve cephesel sistemler bölgeden uzaklaşır. ✓
- E) Güney Yarımküre'deki Akdeniz iklimi bölgelerinde yağışlı mevsim Aralık–Şubat arasına denk gelir.
Akdeniz ikliminде yazın subtropikal yüksek basınç hücresi kutup yönüne (yüksek enlemlere) kayar, bu sayede bölgeyi kapsar ve cephesel sistemlerin girmesini engeller. Dolayısıyla yazın yüksek basınç 'ekvator yönüne' değil 'kutup yönüne' kayar. C seçeneği bu mekanizmayı ters şekilde ifade ettiğinden yanlıştır.
25. Aşağıdaki tabloyu inceleyin: | İstasyon | Yıllık Ort. Sıcaklık | Yıllık Yağış | En Soğuk Ay | En Sıcak Ay | |----------|---------------------|--------------|-------------|-------------| | X | 18°C | 1.800 mm | 22°C | 27°C | | Y | 17°C | 320 mm | 8°C | 36°C | | Z | 12°C | 750 mm | 4°C | 22°C | Bu verilere göre X, Y ve Z istasyonlarının sırasıyla hangi iklim tiplerine ait olduğu doğru eşleştirilmiştir?
- A) Ekvatoral – Step – Okyanusal ✓
- B) Nemli Subtropikal – Karasal – Akdeniz
- C) Tropikal Muson – Çöl – Okyanusal
- D) Ekvatoral – Çöl – Karasal
- E) Tropikal Muson – Step – Akdeniz
X istasyonu: yüksek sıcaklık, yüksek yağış, küçük yıllık sıcaklık farkı (22–27°C) → Ekvatoral iklim. Y istasyonu: yüksek sıcaklık farkı (8–36°C), çok düşük yağış (320 mm) → Step iklimi (çöl değil, çünkü 320 mm step eşiğindedir). Z istasyonu: ılıman, yıllık yağış 750 mm, ılıman kış → Okyanusal iklim. Doğru cevap C'dir.