menu
MemurOl
Türkçe Testleri

Genel Tekrar Testi - 106

Soru 1 / 25

Aşağıdaki cümlelerin hangisinde bir 'amaç-sonuç' ilişkisi söz konusudur?

Bu testteki tüm sorular ve cevapları (25 soru)
  1. 1. Aşağıdaki cümlelerin hangisinde bir 'amaç-sonuç' ilişkisi söz konusudur?

    • A) Kar yağışı yüzünden tüm uçuşlar süresiz olarak iptal edildi.
    • B) Dün akşamki fırtınada bahçedeki yaşlı çınar ağacı devrildi.
    • C) Çok fazla şeker tükettiği için dişleri erkenden çürümüştü.
    • D) Arkadaşını ziyaret etmek üzere sabah erkenden yola koyuldu.

    'Arkadaşını‍​‌​‌​​‌‌​‌​​​​‌‌​‌​​‌​‌‌​​‌‌​​‌​​​‌‌​‌‌​‍ ziyaret etmek üzere' ifadesi, eylemin hangi hedefle (amaçla) yapıldığını belirtir. Diğer seçeneklerde ise eylemin gerçekleşme gerekçesi yani 'neden-sonuç' ilişkisi hakimdir.

  2. 2. 'Bu soğuk havada dışarı çıkarken kalın giyinmelisin.' cümlesi, anlam özelliğine göre aşağıdakilerden hangisidir?

    • A) Neden-Sonuç
    • B) Amaç-Sonuç
    • C) Koşul (Şart)
    • D) Öneri

    Cümle,‍​‌​‌​​‌‌​‌​​​​‌‌​‌​​‌​‌‌​​‌‌​​‌​​​‌‌​‌‌​‍ bir durum karşısında yapılması tavsiye edilen bir eylemi belirttiği için 'öneri' cümlesidir.

  3. 3. 'Sınavı kazanmak için gecesini gündüzüne kattı.' cümlesindeki 'gecesini gündüzüne katmak' sözünün anlamı aşağıdakilerden hangisidir?

    • A) Çok az uyumak
    • B) Düzensiz çalışmak
    • C) Çok ve durmaksızın çalışmak
    • D) Zamanı verimsiz kullanmak

    'Gecesini‍​‌​‌​​‌‌​‌​​​​‌‌​‌​​‌​‌‌​​‌‌​​‌​​​‌‌​‌‌​‍ gündüzüne katmak' deyimi, bir işi başarmak için çok fazla, ara vermeden çalışmak anlamına gelir.

  4. 4. Aşağıdaki cümlelerin hangisinde 'de' ekinin yazımıyla ilgili bir yanlışlık yapılmıştır?

    • A) Evde unuttuğu anahtarları almak için geri döndü.
    • B) Sorsan o da bu konuyu bildiğini iddia edecektir.
    • C) O kitabı bende okudum.
    • D) Toplantıda alınan kararlara uymak zorundayız.

    Cümlede‍​‌​‌​​‌‌​‌​​​​‌‌​‌​​‌​‌‌​​‌‌​​‌​​​‌‌​‌‌​‍ 'Ben de okudum' anlamı vardır, bu nedenle 'de' bağlaçtır ve ayrı yazılmalıdır. 'Bende' şeklinde bitişik yazılması (bulunma hâl eki gibi) yanlıştır.

  5. 5. '(I) Kış mevsimi, bazıları için hüzün demektir. (II) Ağaçların yapraklarını dökmesi, doğanın bir yasağıdır. (III) Lapa lapa yağan kar ise en çok çocukları sevindirir. (IV) Bembeyaz bir örtüyle kaplanan sokaklar, insana huzur verir. (V) Bu mevsimde evde oturup kitap okumanın tadı başkadır.' Bu parçada numaralanmış cümlelerden hangisi düşüncenin akışını bozmaktadır?

    • A) II
    • B) III
    • C) IV
    • D) V

    Parçanın‍​‌​‌​​‌‌​‌​​​​‌‌​‌​​‌​‌‌​​‌‌​​‌​​​‌‌​‌‌​‍ genelinde (I, III, IV, V) kış mevsiminin insan üzerindeki etkileri (hüzün, sevinç, huzur, keyif) anlatılırken; (II) numaralı cümlede doğa olayı (yaprak dökme) alakasız bir şekilde 'yasak' olarak nitelendirilmiş ve genel akıştan kopmuştur.

  6. 6. Aşağıdaki cümlelerin hangisinde 'geçmek' sözcüğü 'etkisini yitirmek' anlamında kullanılmıştır?

    • A) Bu yol, ormanın içinden geçiyor.
    • B) Hastanın başındaki ağrı nihayet geçti.
    • C) Sınıfı geçmek için çok çalışması gerekiyor.
    • D) Bu eski ev, dedesinden ona geçmiş.

    'Ağrının‍​‌​‌​​‌‌​‌​​​​‌‌​‌​​‌​‌‌​​‌‌​​‌​​​‌‌​‌‌​‍ geçmesi', ağrının etkisini kaybetmesi, sona ermesi anlamına gelir. Diğer seçenekler (yol almak, başarılı olmak, miras kalmak) farklı anlamdadır.

  7. 7. Aşağıdaki cümlelerin hangisinde yön adlarının yazımıyla ilgili bir yanlışlık yapılmıştır?

    • A) Bu kış Doğu Anadolu'da kar yağışı oldukça etkili oldu.
    • B) Ülkemizin güney kesimlerinde Akdeniz iklimi görülür.
    • C) Rüzgâr yarın batıdan esmeye başlayacak.
    • D) Türkiye'nin Doğusu, dağlık ve engebeli bir arazi yapısına sahiptir.

    Yön‍​‌​‌​​‌‌​‌​​​​‌‌​‌​​‌​‌‌​​‌‌​​‌​​​‌‌​‌‌​‍ adları (kuzey, güney, doğu, batı vb.) özel isimden önce kullanıldığında büyük harfle, özel isimden sonra kullanıldığında (veya tek başına yön bildirdiğinde) küçük harfle başlar. D seçeneğindeki 'Türkiye'nin Doğusu' ifadesinde yön adı özel isimden sonra geldiği için 'doğusu' şeklinde küçük harfle yazılmalıdır.

  8. 8. Aşağıdaki cümlelerin hangisinde birleşik sözcüğün yazımında bir yanlışlık yapılmıştır?

    • A) Bu davranışıyla hepimizi terk etti.
    • B) Yıllardır çektiği sıkıntılar onu hasta etti.
    • C) Ona yaptığı haksızlığı sonunda fark etti.
    • D) Lütfen bu evrakları sekretere arzedin.

    'Arz‍​‌​‌​​‌‌​‌​​​​‌‌​‌​​‌​‌‌​​‌‌​​‌​​​‌‌​‌‌​‍ etmek' birleşik eylemi oluşturulurken herhangi bir ses düşmesi veya türemesi olmaz. Bu kurala göre kelimenin 'arz edin' şeklinde ayrı yazılması gerekirken, seçenekte 'arzedin' şeklinde bitişik yazılarak yazım yanlışı yapılmıştır.

  9. 9. '(I) Kitap okumak, insanın düşünce dünyasını zenginleştirir. (II) Ufkunu genişletir, olaylara farklı açılardan bakmasını sağlar. (III) Kitap fiyatları son zamanlarda oldukça arttı. (IV) Ayrıca kelime dağarcığını geliştirerek ifade gücünü artırır. (V) Bu nedenlerle, okumak bir lüks değil, ihtiyaçtır.' Bu parçada numaralanmış cümlelerden hangisi düşüncenin akışını bozmaktadır?

    • A) II
    • B) III
    • C) IV
    • D) V

    Paragraf,‍​‌​‌​​‌‌​‌​​​​‌‌​‌​​‌​‌‌​​‌‌​​‌​​​‌‌​‌‌​‍ kitap okumanın faydalarından (zenginleştirmek, ufku genişletmek, kelime dağarcığı) bahsetmektedir. (III) numaralı cümle ise konuyla ilgisiz bir şekilde kitapların 'fiyatından' bahsederek paragrafın bütünlüğünü bozmuştur.

  10. 10. Aşağıdaki cümlelerin hangisi, yapısı bakımından 'birleşik' bir cümledir?

    • A) Eve geldi ve hemen uyudu.
    • B) Eve gelir gelmez uyudu.
    • C) Eve geldi, biraz dinlendi, sonra uyudu.
    • D) Eve çok yorgun geldi.

    'Eve‍​‌​‌​​‌‌​‌​​​​‌‌​‌​​‌​‌‌​​‌‌​​‌​​​‌‌​‌‌​‍ gelir gelmez uyudu.' cümlesinde 'gelir gelmez' (zarf-fiil) fiilimsisi bulunduğu için bu cümle 'girişik birleşik cümle'dir. Diğerleri bağlı, sıralı ve basit cümledir.

  11. 11. Aşağıdaki cümlelerin hangisinde 'ağır' sözcüğü 'dokunaklı, insanın gücüne giden' anlamında kullanılmıştır?

    • A) Oldukça ağır bir koli taşıyordu.
    • B) Bu kumaş kış için biraz ağır kaçar.
    • C) Onun bu ağır sözleri hepimizi çok üzdü.
    • D) Yemek biraz ağır olmuş, midemi rahatsız etti.

    'Onun‍​‌​‌​​‌‌​‌​​​​‌‌​‌​​‌​‌‌​​‌‌​​‌​​​‌‌​‌‌​‍ bu ağır sözleri hepimizi çok üzdü.' cümlesinde 'ağır' sözcüğü mecaz anlamda, 'incitici, dokunaklı' anlamında kullanılmıştır. Diğer seçeneklerde fiziksel ağırlık veya yoğunluk anlamlarındadır.

  12. 12. Bu parçada numaralanmış cümlelerden hangisi kendinden önceki cümlenin _açıklaması_ niteliğindedir? (I) İyi bir roman, okuyucuyu sadece eğlendirmekle kalmaz. (II) Aynı zamanda onu farklı dünyalara götürür, yeni bakış açıları kazandırır. (III) Karakterlerin yaşadığı olaylar, okuyucunun kendi hayatıyla bağ kurmasını sağlar. (IV) Bu bağ, empati duygusunu geliştirir ve insanı daha anlayışlı yapar. (V) Roman okumak, bu yönüyle kişisel gelişim için de önemlidir.

    • A) II
    • B) III
    • C) IV
    • D) V

    II.‍​‌​‌​​‌‌​‌​​​​‌‌​‌​​‌​‌‌​​‌‌​​‌​​​‌‌​‌‌​‍ cümle, I. cümlede belirtilen 'sadece eğlendirmekle kalmaz' ifadesinin ne anlama geldiğini açıklamaktadır. Romanın 'eğlendirmek dışında' ne yaptığını (farklı dünyalara götürme, bakış açısı kazandırma) açıklamaktadır.

  13. 13. Aşağıdaki cümlelerin hangisinde _kaynaştırma ünsüzü_ kullanılmamıştır?

    • A) İkişer elma alıp paylaştılar.
    • B) Bu arabanın motoru oldukça güçlü.
    • C) Kapının kolunu yavaşça çevirdi.
    • D) Annesi ona güzel bir hediye almış.

    Kaynaştırma‍​‌​‌​​‌‌​‌​​​​‌‌​‌​​‌​‌‌​​‌‌​​‌​​​‌‌​‌‌​‍ ünsüzleri (y, ş, s, n) Türkçede iki ünlü arasına girer. 'İkişer' kelimesindeki '-ş-' üleştirme sayı sıfatı ekidir, kaynaştırma değildir. 'Araba-s-ı', 'Kapı-n-ın', 'Anne-s-i' kelimelerinde 's' ve 'n' kaynaştırma ünsüzleridir.

  14. 14. Aşağıdaki cümlelerin hangisinde 'de'nin yazımı _yanlıştır_?

    • A) Sen de bizimle gelmek ister misin?
    • B) Evde un kalmamış, markete gitmeliyim.
    • C) Çok yorgunum hemde başım ağrıyor.
    • D) Bana kalırsa bu renk sana daha çok yakışır.

    'Çok‍​‌​‌​​‌‌​‌​​​​‌‌​‌​​‌​‌‌​​‌‌​​‌​​​‌‌​‌‌​‍ yorgunum hemde başım ağrıyor.' cümlesinde 'hemde' bitişik yazılmış, oysa 'hem de' bir bağlaçtır ve ayrı yazılır. Diğer seçeneklerdeki 'de' (bağlaç veya ek) doğru yazılmıştır.

  15. 15. Aşağıdaki cümlelerin hangisinde 'ima' (kinaye) sanatı vardır?

    • A) O da benim gibi düşünüyor.
    • B) Yine geç kaldın, saatlerdir seni bekliyorum.
    • C) Kapıyı çalarken kimse ses vermedi.
    • D) Ne güzel konuşuyorsun, sanki her şeyi biliyorsun!
    • E) Bugün hava çok soğuk.

    Kinaye‍​‌​‌​​‌‌​‌​​​​‌‌​‌​​‌​‌‌​​‌‌​​‌​​​‌‌​‌‌​‍ (ima), söylenen sözün tam tersini veya bir başka anlamı kastetmektir. 'Ne güzel konuşuyorsun, sanki her şeyi biliyorsun!' cümlesinde, söylenenin aksine eleştiri veya alay anlamı vardır. Bu, dolaylı anlatım (kinaye) örneğidir.

  16. 16. Öğrencilerin yazma becerisini geliştirmek için 'süreç temelli yazma' yaklaşımının aşamaları aşağıdakilerden hangisidir?

    • A) Planlama, yazma, düzeltme, paylaşma
    • B) Planlama, taslak oluşturma, gözden geçirme, düzeltme, yayımlama
    • C) Yazma, kontrol etme, teslim etme
    • D) Düşünme, yazma, okuma
    • E) Hazırlık, yazma, değerlendirme

    Süreç‍​‌​‌​​‌‌​‌​​​​‌‌​‌​​‌​‌‌​​‌‌​​‌​​​‌‌​‌‌​‍ temelli yazma (process writing) yaklaşımı, yazmayı bir ürün olarak değil, bir süreç olarak ele alır. Aşamaları: hazırlık/planlama, taslak oluşturma, gözden geçirme (revizyon), düzeltme (editörlük) ve yayımlama/paylaşma. Bu model, öğrencilerin yazma kaygısını azaltır.

  17. 17. Aşağıdakilerden hangisi, 'açıklayıcı anlatım' tekniğinin temel özelliklerinden biridir?

    • A) Olayları oluş sırasına göre anlatma
    • B) Okuyucuyu bilgilendirme ve bir konuyu aydınlatma amacı taşıma
    • C) Karşıt görüşleri çürütme amacı taşıma
    • D) Duyu organlarına hitap eden ayrıntılar kullanma
    • E) Kahramanların iç dünyasını yansıtma

    Açıklayıcı‍​‌​‌​​‌‌​‌​​​​‌‌​‌​​‌​‌‌​​‌‌​​‌​​​‌‌​‌‌​‍ anlatım, bir konuyu, kavramı veya durumu okuyucuya/ dinleyiciye tanıtmak, bilgi vermek ve aydınlatmak amacıyla kullanılır. Nesnel bir dil, tanım, sınıflama ve örnekleme gibi tekniklerle desteklenir.

  18. 18. Türkçe öğretiminde 'yaratıcı okuma' etkinliği ile ilgili aşağıdaki ifadelerden hangisi doğrudur?

    • A) Yaratıcı okuma, metni kelime kelime doğru okumaktır.
    • B) Yaratıcı okuma, metnin ötesine geçerek okurun hayal gücünü ve yorumunu kullanmasıdır.
    • C) Yaratıcı okuma, yalnızca şiir metinlerinde uygulanır.
    • D) Yaratıcı okuma, okuma hızını artırmaya yönelik bir tekniktir.
    • E) Yaratıcı okuma, metnin ana fikrini bulmaya odaklanır.

    Yaratıcı‍​‌​‌​​‌‌​‌​​​​‌‌​‌​​‌​‌‌​​‌‌​​‌​​​‌‌​‌‌​‍ okuma, okurun metni yeniden yorumlamasını, metnin boşluklarını doldurmasını, farklı sonlar ve alternatif olay örgüleri hayal etmesini sağlayan üst düzey bir okuma türüdür. Metnin ötesine geçerek okurun yaratıcılığını harekete geçirir.

  19. 19. Bir metinde 'anlatıcı' ile 'yazar' arasındaki temel fark aşağıdakilerden hangisidir?

    • A) Anlatıcı, metnin içindeki kurgusal ses; yazar, metnin gerçek yaratıcısıdır.
    • B) Anlatıcı ve yazar aynı kişidir.
    • C) Anlatıcı, metnin okuyucusu; yazar, metnin kahramanıdır.
    • D) Anlatıcı, yalnızca şiir metinlerinde; yazar, düz yazı metinlerinde bulunur.
    • E) Anlatıcı, metnin türünü; yazar, metnin konusunu belirler.

    Anlatıcı,‍​‌​‌​​‌‌​‌​​​​‌‌​‌​​‌​‌‌​​‌‌​​‌​​​‌‌​‌‌​‍ metnin içinde olayları aktaran, okuyucuya seslenen kurgusal varlıktır. Yazar ise metni kaleme alan gerçek kişidir. Anlatıcı, yazardan tamamen farklı olabilir (ör. 'Ben' anlatıcı yazar değildir).

  20. 20. Bir öğrenci, okuduğu metinde yazarın 'ironik' bir üslup kullandığını fark edememiştir. Bu öğrencinin aşağıdaki okuma becerilerinden hangisini geliştirmesi gerekmektedir?

    • A) Akıcı okuma
    • B) Eleştirel okuma
    • C) Sesli okuma
    • D) Hızlı okuma
    • E) Yaratıcı okuma

    İroni,‍​‌​‌​​‌‌​‌​​​​‌‌​‌​​‌​‌‌​​‌‌​​‌​​​‌‌​‌‌​‍ söylenenin tam tersinin kastedilmesidir ve eleştirel okuma becerisi gerektirir. Öğrenci ironiyi fark edemiyorsa, metnin alt metnini, yazarın ima ettiği anlamları çözümleme (eleştirel okuma) becerisini geliştirmelidir.

  21. 21. Türkçe öğretiminde 'konuşma eğitimi' kapsamında aşağıdakilerden hangisi 'hazırlıksız konuşma' etkinliğine örnektir?

    • A) Öğrencinin bir konuda araştırma yapıp sunum yapması
    • B) Öğrencinin bir tartışma ortamında anında fikirlerini ifade etmesi
    • C) Öğrencinin bir metni ezberleyip okuması
    • D) Öğrencinin yazılı bir metni sesli okuması
    • E) Öğrencinin bir konuşma metnini önceden hazırlayıp sunması

    Hazırlıksız‍​‌​‌​​‌‌​‌​​​​‌‌​‌​​‌​‌‌​​‌‌​​‌​​​‌‌​‌‌​‍ konuşma (doğaçlama konuşma), öğrencinin önceden hazırlık yapmadan, anında düşüncelerini ifade etmesidir. Tartışma ortamında fikir beyan etmek buna örnektir. Diğer seçenekler hazırlıklı konuşma veya okuma etkinlikleridir.

  22. 22. Aşağıdakilerden hangisi 'betimleyici anlatım' tekniğinin temel özelliklerinden biridir?

    • A) Olaylar oluş sırasına göre anlatılır.
    • B) Duyu organlarına hitap eden ayrıntılara yer verilir.
    • C) Karşıt görüşler çürütülmeye çalışılır.
    • D) Okuyucu bilgilendirme amacı taşır.
    • E) Kahramanların iç dünyası yansıtılır.

    Betimleyici‍​‌​‌​​‌‌​‌​​​​‌‌​‌​​‌​‌‌​​‌‌​​‌​​​‌‌​‌‌​‍ anlatım (tasvir), varlıkların, mekânların veya durumların gözleme dayalı, ayrıntılı ve duyulara (görme, işitme, koklama, dokunma, tatma) hitap eden bir şekilde resmedilmesidir. Diğer seçenekler sırasıyla öyküleyici, tartışmacı, açıklayıcı ve psikolojik anlatıma aittir.

  23. 23. Divan edebiyatında 'gazel' ile ilgili aşağıdaki ifadelerden hangisi doğrudur?

    • A) Gazel, 5-15 beyit arasında yazılan, aşk ve şarap gibi konuları işleyen bir nazım biçimidir.
    • B) Gazel, mesnevi nazım biçiminin bir türüdür.
    • C) Gazel, sadece kasidenin bölümüdür.
    • D) Gazel, 3-5 beyit arasında yazılan kısa bir nazım biçimidir.
    • E) Gazel, terci-i bendin bir türüdür.

    Gazel,‍​‌​‌​​‌‌​‌​​​​‌‌​‌​​‌​‌‌​​‌‌​​‌​​​‌‌​‌‌​‍ Divan edebiyatında 5-15 beyit arasında yazılan, genellikle aşk, şarap, doğa ve tasavvuf konularını işleyen, ilk beyti kafiyeli (matla), son beyti şairin adını içeren (mahlas) bir nazım biçimidir.

  24. 24. Çocuk edebiyatında 'çocuğa görelik' ilkesi aşağıdakilerden hangisini ifade eder?

    • A) Eserin çocuğun ilgi, ihtiyaç ve gelişim düzeyine uygun olması
    • B) Eserin yalnızca eğitici olması
    • C) Eserin yetişkin edebiyatından uyarlanması
    • D) Eserin sadece resimli olması
    • E) Eserin yazarının çocuk olması

    'Çocuğa‍​‌​‌​​‌‌​‌​​​​‌‌​‌​​‌​‌‌​​‌‌​​‌​​​‌‌​‌‌​‍ görelik' ilkesi, çocuk edebiyatı ürünlerinin, hedef kitlenin (çocuğun) yaşına, ilgi alanlarına, bilişsel, duygusal ve dil gelişim düzeyine uygun olmasını ifade eder. Eser, çocuğun dünyasına hitap etmeli ve onun anlayabileceği düzeyde olmalıdır.

  25. 25. Aşağıdakilerden hangisi, çocuk edebiyatında 'masal' türünün temel özelliklerinden biri değildir?

    • A) Olağanüstü olaylar ve kahramanlar içerir.
    • B) Zaman ve mekân belirsizdir.
    • C) İyi ile kötü arasındaki mücadeleyi konu alır.
    • D) Gerçek hayattan alınmış olayları anlatır.
    • E) Sonunda genellikle bir ders (ileti) verir.

    Masallar,‍​‌​‌​​‌‌​‌​​​​‌‌​‌​​‌​‌‌​​‌‌​​‌​​​‌‌​‌‌​‍ gerçek hayattan alınmış olayları değil, **olağanüstü**, hayalî olayları ve kahramanları konu alır. Zaman ve mekân belirsizdir ('Bir varmış bir yokmuş...'), iyi-kötü çatışması işlenir ve genellikle bir ders verir.