Genel Tekrar Testi - 120
Aşağıdaki cümlelerin hangisinde birden fazla anlam katmanı nedeniyle cümle yapısal bir anlam belirsizliği (çok anlamlılık) taşımaktadır?
Bu testteki tüm sorular ve cevapları (25 soru)
1. Aşağıdaki cümlelerin hangisinde birden fazla anlam katmanı nedeniyle cümle yapısal bir anlam belirsizliği (çok anlamlılık) taşımaktadır?
- A) Yaşlı adam köprünün altında oturuyordu.
- B) Çocuk, annesinin yanından ayrılmadı.
- C) Bahçedeki çiçekler sararmıştı.
- D) Eski bakanın evine gidecekler. ✓
- E) Kız kardeşinin arkadaşını tanıyorum.
C seçeneğinde 'eski bakanın' ifadesi yapısal belirsizlik yaratır: bu cümle 'artık bakan olmayan kişinin evine gidecekler' ya da 'eskiden tanınan, köklü bir bakanın evine gidecekler' biçiminde iki ayrı anlamda okunabilir. Ayrıca 'gidecekler' öznesi belirsizdir (kim gidecek?). A, B, D ve E seçeneklerinde sözdizimsel ya da sözcüksel belirsizlik bulunmamaktadır.
2. Aşağıda verilen sözcük gruplarından hangisinde tüm sözcükler, yapı bakımından değil yalnızca anlam taşıma biçimi bakımından birbirinden farklıdır?
- A) güneş, yıldız, ay (somut – nesnel anlam)
- B) koşmak, düşünmek, sevmek (eylem anlamı – biri bilişsel, biri fiziksel, biri duygusal) ✓
- C) masa, sandalye, dolap (somut – nesnel anlam)
- D) sevinç, korku, umut (soyut – duygu anlamı)
- E) büyük, hızlı, kırmızı (niteleyici – sıfat anlamı)
C seçeneğindeki sözcükler yapısal olarak birbirinden farklı değildir (hepsi fiil), ancak anlam taşıma biçimleri üç ayrı kategoriye girer: 'koşmak' fiziksel/bedensel, 'düşünmek' bilişsel/zihinsel, 'sevmek' duygusal/içsel bir eylemi anlatır. Diğer seçeneklerde sözcükler hem yapı hem anlam açısından homojen gruplardır: A ve D somut varlık, B soyut duygu, E niteleme işlevi taşır.
3. 'Pişmek' sözcüğü aşağıdaki cümlelerin hangisinde diğerlerinden farklı bir anlam işleviyle kullanılmıştır?
- A) Ekmek fırında pişirildi.
- B) Adam, yıllar içinde iyice pişti. ✓
- C) Sebzeler haşlanarak pişti.
- D) Tenceredeki çorba pişti.
- E) Yemek güzelce pişti.
A, B, D ve E seçeneklerinde 'pişmek' sözcüğü ısı yoluyla bir yiyeceğin hazır hale gelmesi anlamında yani gerçek (temel) anlamında kullanılmıştır. C seçeneğinde ise 'adam pişti' ifadesi mecazi anlamda kullanılmıştır: kişinin deneyim kazanması, olgunlaşması, hayat tecrübesiyle yoğrulması anlatılmaktadır. Bu nedenle C diğerlerinden farklı bir anlam işlevi taşır.
4. Aşağıdaki cümlelerin hangisinde altı çizili sözcük, 'kalıplaşmış mecaz' niteliği kazanmış olup artık mecazi niteliği hissedilmeyecek kadar dile yerleşmiştir?
- A) Konuşma, çok _sıcak_ bir ortamda geçti.
- B) Masanın _bacakları_ kırılmış. ✓
- C) O an kalbim _duruyordu_ sanki.
- D) Gözleri kor ateş gibi _parlıyordu_.
- E) Söyledikleri beni _yaktı_.
Kalıplaşmış (solmuş) mecazlar, zamanla o kadar yaygın kullanılmıştır ki artık mecazi oldukları fark edilmez. C seçeneğinde 'masanın bacakları' ifadesindeki 'bacak' sözcüğü, insan ya da hayvan organından alınan bir mecazdır; ancak dile o kadar yerleşmiştir ki neredeyse herkes bunu sözlük anlamı gibi algılar. A'daki 'sıcak ortam', B'deki 'kalbim duruyordu' ve D'deki 'yaktı' ifadeleri hâlâ canlı mecaz özelliği taşır; E'de açık benzetme unsuru vardır.
5. Aşağıdaki cümlelerin hangisinde 'kesmek' fiili 'bitirmek, sona erdirmek' anlamında kullanılmıştır?
- A) Yolunu keserek durdurdu.
- B) Bahçedeki ağaçları kesmek için bahçıvan tuttu.
- C) Fırtına sebebiyle elektriği kestiler. ✓
- D) Kasap eti ince ince kesti.
- E) Terziye elbise için kumaş kesti.
'Elektriği kestiler' ifadesinde 'kesmek' fiili elektriği 'bitirmek, sona erdirmek' anlamında kullanılmıştır. Diğer seçeneklerde fiil sırasıyla 'biçmek', 'dilimlemek', 'biçip ayırmak' ve 'engel olmak' anlamlarında kullanılmıştır.
6. Aşağıdaki cümlelerin hangisinde altı çizili sözcük mecaz anlamıyla kullanılmıştır? 'Sabahtan beri _____ çalışıyor.'
- A) Ahmet, bahçede toprak kazıyor.
- B) Çocuk, sınıfta kitap okuyor.
- C) Öğretmen tahtaya yazı yazıyor.
- D) Annem mutfakta yemek pişiriyor.
- E) Şirket, projede dimdik ayakta duruyor. ✓
'Dimdik ayakta durmak' ifadesi gerçek bir duruş değil, 'güçlüklere rağmen varlığını sürdürmek, yılmamak' anlamında mecaz kullanımdır. Diğer seçeneklerdeki sözcükler gerçek (temel) anlamlarıyla kullanılmıştır.
7. Aşağıdaki cümlelerin hangisinde bir çelişki vardır?
- A) Sessizce konuşarak meseleyi çözdüler. ✓
- B) Erken yattı ama geç uyudu.
- C) Kitabı hızla okudu ama hiçbir şey anlamadı.
- D) Yorulmasına rağmen çalışmaya devam etti.
- E) Çok çalıştığı hâlde sınavı geçemedi.
'Sessizce konuşmak' ifadesinde çelişki vardır; konuşmak ses çıkarmayı gerektirdiğinden 'sessizce' sözcüğüyle bir arada kullanılması mantıksal bir çelişki oluşturur. Diğer seçeneklerde zıtlık ya da beklenmedik durum söz konusu olsa da bunlar dil bilgisi açısından çelişki değil, karşıtlık ilişkisidir.
8. Aşağıdaki cümlelerin hangisinde 'gözünü seveyim' ifadesi bir yalvarma, rica anlamı taşımaktadır?
- A) Gözünü seveyim, bu işi bir an önce bitir. ✓
- B) Gözünü seveyim, bu soruyu da ben mi çözeceğim.
- C) Gözünü seveyim, herkes seni seviyor.
- D) Gözünü seveyim, ne kadar güzel çiziyorsun.
- E) Gözünü seveyim, hiç kimseye benzemiyor.
A seçeneğinde 'gözünü seveyim' ifadesi 'yalvarıyorum, lütfen' anlamında bir rica pekiştireci olarak kullanılmıştır. B ve C seçeneklerinde takdir, D seçeneğinde şikâyet, E seçeneğinde ise onaylama anlamı taşımaktadır.
9. Aşağıdaki cümlelerin hangisinde dolaylı bir anlatım (üstü kapalı bir eleştiri) söz konusudur?
- A) Bazı insanlar söz vermeyi çok sever; tutmayı unutsalar da. ✓
- B) Bugün hava çok sıcak.
- C) Kitabı üç günde okudum.
- D) Yarın toplantıya gideceğim.
- E) Bence bu proje başarılı olmaz.
D seçeneğinde 'söz vermeyi sever ama tutmayı unutur' ifadesiyle sözünde durmayanlar üstü kapalı biçimde, dolaylı olarak eleştirilmektedir. Bu tür anlatımlar doğrudan söylemek yerine ima yoluyla yapılan eleştiriyi kapsar.
10. Aşağıdaki cümlelerin hangisinde 'de' bağlacı, 'bile' anlamında pekiştirme görevi üstlenmiştir?
- A) O kadar yoruldu ki gözlerini de açamıyordu. ✓
- B) Sen de gel, biz de gidelim.
- C) Hem çalışıyor hem de okuyor.
- D) Okula gitti, eve de döndü.
- E) Ağladı da ağladı, dinmedi.
C seçeneğinde 'gözlerini de açamıyordu' ifadesindeki 'de', 'gözlerini bile açamıyordu' anlamında pekiştirme işlevi taşımaktadır. Diğer seçeneklerde 'de' sıralama, tekrar ya da ekleme görevi üstlenmiştir.
11. Aşağıdaki cümlelerin hangisinde 'vermek' fiili temel anlamından uzaklaşarak 'neden olmak, yol açmak' anlamı kazanmıştır?
- A) Arkadaşına hediye verdi.
- B) Kapıcıya anahtarı verdi.
- C) Bu haber bana büyük acı verdi. ✓
- D) Kitabı kütüphaneye verdi.
- E) Öğrenciye ödevi verdi.
C seçeneğinde 'acı vermek' ifadesi 'acıya neden olmak, acı çektirmek' anlamında kullanılmış olup 'vermek' fiili temel anlamından (bir şeyi birine uzatmak) uzaklaşmıştır. Diğer seçeneklerde fiil temel anlamıyla kullanılmıştır.
12. Aşağıdaki cümlelerin hangisinde koşul (şart) ilişkisi vardır?
- A) Kitabı okudu ve beğendi.
- B) Hem şarkı söyledi hem de dans etti.
- C) Çok çalıştı, sınavı geçti.
- D) Yoruldu, yine de devam etti.
- E) Erken yatarsan dinlenmiş kalkarsın. ✓
C seçeneğinde 'erken yatarsan' ifadesi bir koşul ortaya koymakta, 'dinlenmiş kalkarsın' ise bu koşulun sonucunu bildirmektedir. Bu cümle 'eğer ... ise' yapısıyla kurulan koşul cümlesidir.
13. Aşağıdaki cümlelerin hangisinde sebep-sonuç ilişkisi yoktur?
- A) Hava soğuk olduğundan kalın giyindi.
- B) Çok yemek yediği için midesi ağrıdı.
- C) Yorgun olduğu için toplantıya katılamadı.
- D) Kitabı bitirince arkadaşına verecek. ✓
- E) Yağmur yağdığından maç iptal edildi.
C seçeneğinde 'bitirince ... verecek' yapısında zaman-sıralama ilişkisi vardır; bir eylem diğerinin ardından gerçekleşecektir. Sebep-sonuç ilişkisi yoktur. Diğer seçeneklerde 'için', 'den', 'olduğu için' gibi sebep bildiren bağlayıcılar kullanılmıştır.
14. Aşağıdaki cümlelerin hangisinde 'ama' bağlacı, beklenmedik bir durumu ifade etmektedir?
- A) Akıllıdır ama tembel.
- B) Eve gitti ama uyumadı.
- C) Zengindir ama mutsuzdur.
- D) Söz verdi ama gelmedi.
- E) Çok çalıştı ama sınavı geçemedi. ✓
C seçeneğinde 'çok çalışmak' eylemi normalde sınavı geçmeyi bekletir; ancak 'geçemedi' sonucu bu beklentinin tersine bir durum ortaya koyar. Bu nedenle 'ama' bağlacı burada en belirgin biçimde beklenmedik/şaşırtıcı durumu ifade etmektedir.
15. Aşağıdaki cümlelerin hangisinde karşılaştırma ilişkisi vardır?
- A) Kitabı çok beğendi.
- B) Toplantıya katıldı.
- C) Bugün hava düne göre daha sıcak. ✓
- D) Sabah erken kalktı.
- E) Eve yorgun döndü.
A seçeneğinde 'düne göre daha sıcak' ifadesiyle iki durum (bugünkü hava ve dünkü hava) karşılaştırılmaktadır. 'Göre' edatı ve 'daha' zarfı karşılaştırma ilişkisini belirginleştirmektedir. Diğer seçeneklerde böyle bir ilişki bulunmamaktadır.
16. Aşağıdaki cümlelerin hangisinde 'sıcak' sözcüğü mecaz anlamıyla kullanılmıştır?
- A) Bugün hava çok sıcak.
- B) Yüzü sıcak terliydi.
- C) Sıcak çevre ona başarı kapılarını açtı. ✓
- D) Çorba henüz sıcak, içebilirsin.
- E) Güneş sıcak ışınlarını yere vuruyor.
C seçeneğinde 'sıcak çevre', gerçek bir sıcaklık değil 'yakın, samimi, destekleyici' insanlardan oluşan çevreyi ifade etmektedir. Bu kullanım mecaz anlama karşılık gelir. Diğer seçeneklerde 'sıcak' sözcüğü yüksek ısı anlamında kullanılmıştır.
17. Aşağıdaki cümlelerin hangisinde gelecekle ilgili bir beklenti ya da umut dile getirilmektedir?
- A) O toplantıya katılmadım.
- B) Bu şehirde yıllarca yaşadım.
- C) Dün sabah erken kalktım.
- D) Geçen yıl çok güzel bir tatil geçirdik.
- E) Umarım bu proje beklediğimiz sonucu verir. ✓
D seçeneğinde 'umarım ... verir' ifadesi hem geleceğe yönelik hem de beklenti ve umut içeren bir anlatımdır. 'Umarım' sözcüğü bu anlamı açıkça ortaya koymaktadır. Diğer seçenekler geçmişe yönelik bildirim cümleleridir.
18. Aşağıdaki cümlelerin hangisinde 'geçmek' fiili 'üstün olmak, daha iyi olmak' anlamında kullanılmıştır?
- A) Sabah erken kalktım, zaten uyku geçmişti.
- B) Yıllar geçti, hiç haber alamadık.
- C) Köprüden geçerken manzarayı seyrettim.
- D) Acı bir süre sonra geçti, kendine geldi.
- E) Bu öğrenci zekâsıyla sınıftaki herkesi geçti. ✓
'Geçmek' fiili pek çok anlam taşır. B seçeneğinde 'sınıftaki herkesi geçti' ifadesi 'onlardan üstün olmak, onları aşmak' anlamında kullanılmıştır. A'da 'kaybolmak/bitmek', C'de 'bir yerden ilerlemek', D'de 'dinmek/bitmek', E'de ise 'zaman ilerlemek' anlamları söz konusudur.
19. 'Söz vermek kolaydır, sözünde durmak zordur.' cümlesinde vurgulanmak istenen düşünce aşağıdakilerden hangisidir?
- A) Bir şeyi yapmayı üstlenmek, onu gerçekleştirmekten daha kolaydır. ✓
- B) Söz vermemek en akıllıca davranıştır.
- C) Zor işlere girişmemek gerekir.
- D) Söz vermek de sözde durmak da aynı derecede güçtür.
- E) İnsanlar çoğunlukla sözlerini tutarlar.
Cümlede 'vermek' ve 'durmak' eylemleri karşılaştırılmaktadır. Bir şeyi vaat etmek (taahhütte bulunmak) kolayken o vaadi yerine getirmenin güç olduğu vurgulanmaktadır. Bu, 'bir şeyi yapmayı üstlenmek, onu hayata geçirmekten daha kolaydır' anlamına gelir.
20. Aşağıdaki cümlelerin hangisinde 'somut' bir anlam taşıyan sözcük mecaz anlamıyla kullanılmıştır?
- A) Dün gece çok soğuktu.
- B) Çantayı masanın üzerine bıraktı.
- C) Onun sözleri yüreğimi dağladı. ✓
- D) Kapıyı kilitleyip anahtarı çantasına koydu.
- E) Camdan dışarıyı izledi.
'Dağlamak' somut anlamıyla ateşle, sıcak bir nesneyle yakmak demektir. Ancak C seçeneğinde 'yüreğimi dağladı' ifadesi mecaz anlamıyla 'derin acı vermek, üzmek' anlamında kullanılmıştır. Somut bir eylem kelimesi soyut bir bağlamda kullanıldığında mecaz anlam oluşur.
21. 'Tartışmada haklı olduğunu kanıtlayan taraf değil, sesini daha yüksek çıkaran taraf kazandı.' cümlesinde aşağıdakilerden hangisi eleştirilmektedir?
- A) Yüksek sesle konuşmanın saygısızlık sayılması
- B) Haklılığın değil, bağırmanın belirleyici olduğu ortam ✓
- C) Kanıtların tartışmalarda yeterince kullanılmaması
- D) Tartışma yerine uzlaşmanın tercih edilmesi
- E) Tartışmalarda herkesin görüşünü özgürce ifade etmesi
Cümlede 'haklı olmak' ile 'sesini yüksek çıkarmak' karşılaştırılmakta; ikincisi galip geldiği için bu durum eleştirilmektedir. Yani asıl olanın (haklılığın, kanıtın) değil, gürültünün belirleyici olduğu bir ortam hicvedilmektedir.
22. 'Kitap okumayan insan, düşünmeyen insandır.' cümlesindeki anlatım biçimi aşağıdakilerden hangisidir?
- A) Açıklama
- B) Tanımlama ✓
- C) Tartışma
- D) Betimleme
- E) Öyküleme
Tanımlama, bir kavramın ya da olgunun ne olduğunu, hangi özelliklere sahip bulunduğunu ortaya koyan anlatım biçimidir. 'Kitap okumayan insan, düşünmeyen insandır' cümlesinde kitap okumayan insanın ne olduğu tanımlanmaktadır. 'A, B'dir' kalıbı tanımlamanın temel yapısıdır.
23. Aşağıdaki cümlelerin hangisinde 'de/da' bağlacı 'bile' anlamında kullanılmıştır?
- A) Ahmet de Mehmet de tatile gidecek.
- B) Ben de sınava gireceğim.
- C) Yağmur da yağsa dışarı çıkacağım. ✓
- D) Hem çalışıyor, hem de okuyor.
- E) Akşam eve geldim, o da gelmişti.
C seçeneğinde 'yağmur da yağsa' ifadesindeki 'da' bağlacı 'yağmur bile yağsa' anlamına gelmektedir. Burada olumsuz bir koşulun bile sonucu değiştirmeyeceği vurgulanmaktadır. 'Bile' yerine kullanılan 'de/da' pekiştirme-koşul ilişkisi kurar.
24. 'Ağaç yaşken eğilir.' atasözüyle anlamca en yakın cümle hangisidir?
- A) Eğitim hayat boyu sürer.
- B) Büyükler her zaman haklıdır.
- C) Yaşlılıkta alışkanlıkları değiştirmek güçtür. ✓
- D) İnsanlar çevrelerine göre değişir.
- E) Doğa ana her canlıya şekil verir.
'Ağaç yaşken eğilir' atasözü, bir insanın ya da nesnenin küçük yaşta, genç dönemde şekillendirilebileceğini, ileri yaşta bunu yapmanın zorlaştığını anlatır. B seçeneği 'yaşlılıkta alışkanlıkları değiştirmenin güç olduğunu' ifade ettiğinden bu atasözüyle en yakın anlamdadır.
25. Aşağıdaki cümlelerin hangisinde 'zaman' anlamlı bir zarf vardır?
- A) Çok hızlı koştu.
- B) Tamamen haklısın.
- C) Sessizce odadan çıktı.
- D) Buraya yakın bir yerde oturuyor.
- E) Dün akşam sinemaya gittik. ✓
Zaman zarfları fiilin ne zaman gerçekleştiğini bildirir. B seçeneğinde 'dün akşam' ifadesi eylemin gerçekleştiği zamanı belirttiği için zaman zarfıdır. A'da 'çok hızlı' durum zarfı, C'de 'sessizce' durum zarfı, D'de 'tamamen' derece zarfı, E'de 'buraya yakın' yer zarfıdır.