menu
MemurOl
Türkçe Testleri

Genel Tekrar Testi - 126

Soru 1 / 25

Aşağıdaki cümlelerden hangisinde koşul anlamı vardır?

Bu testteki tüm sorular ve cevapları (25 soru)
  1. 1. Aşağıdaki cümlelerden hangisinde koşul anlamı vardır?

    • A) Çok çalıştığı için sınavı kazandı.
    • B) Toplantıya katılmak istedi ama gidemedi.
    • C) Dün sabahtan beri yağmur yağıyor.
    • D) Kitabı okuyunca bir şeyler öğrenirsin.
    • E) Güneş battıktan sonra hava soğudu.

    'Kitabı‍​‌​‌​​‌‌​‌​​​​‌‌​‌​​‌​‌‌​​‌‌​​‌​​​‌‌​‌‌​‍ okuyunca bir şeyler öğrenirsin' cümlesinde 'okuyunca' zaman zarfı burada bir koşul bildirmekte; kitabı okuma eylemi gerçekleşirse öğrenme olacağı anlatılmaktadır.

  2. 2. Aşağıdaki cümlelerin hangisinde 'pişmanlık' anlamı yoktur?

    • A) Artık bu konuda karar verdim, geriye dönmem.
    • B) Ah, şu kararı vermeyebilirdim.
    • C) Oysa farklı bir yol seçebilirdim.
    • D) Keşke o gün oraya gitmeseydim.
    • E) Ne oldu da bu karara vardım, anlayamıyorum.

    'Artık‍​‌​‌​​‌‌​‌​​​​‌‌​‌​​‌​‌‌​​‌‌​​‌​​​‌‌​‌‌​‍ karar verdim, geriye dönmem' cümlesi kararlılık ve kesinlik bildirir; pişmanlık değil, aksine aldığı kararın arkasında durma anlamı taşır.

  3. 3. Aşağıdaki cümlelerden hangisinde 'deyim' kullanılmıştır?

    • A) Kitabı çantama koydum.
    • B) Hava bugün çok sıcak.
    • C) Arkadaşı onu eli boş bıraktı.
    • D) Sınavdan önce çok uyudum.
    • E) Bu haberi duymak benim çok işime geldi.

    'Eli‍​‌​‌​​‌‌​‌​​​​‌‌​‌​​‌​‌‌​​‌‌​​‌​​​‌‌​‌‌​‍ boş bırakmak' deyim niteliğinde kalıplaşmış bir ifadedir; 'bir kimseye beklediği yardımı ya da karşılığı vermemek' anlamını taşımaktadır.

  4. 4. Aşağıdaki cümlelerin hangisinde 'zaman' anlamı öne çıkmaktadır?

    • A) Evden çıkarken yağmur başladı.
    • B) Bu işi sana verdiğimde memnun olmadın.
    • C) Çalıştığı için başarılı oldu.
    • D) Sınavı geçmek istiyorsan çalışmalısın.
    • E) Yorgun olmasına karşın çalışmaya devam etti.

    'Evden‍​‌​‌​​‌‌​‌​​​​‌‌​‌​​‌​‌‌​​‌‌​​‌​​​‌‌​‌‌​‍ çıkarken yağmur başladı' cümlesinde iki eylemin aynı anda gerçekleştiği, yani 'çıkma' ve 'yağmurun başlaması' eylemlerinin eş zamanlı olduğu vurgulanmaktadır; cümlede zaman anlamı öne çıkmaktadır.

  5. 5. Aşağıdaki cümlelerden hangisinde bir öneri söz konusudur?

    • A) Yarın toplantı var.
    • B) Dışarısı çok soğuk, üşütme kendini.
    • C) Geçen hafta tatile gittik.
    • D) Sınav üç gün sonradır.
    • E) Bu ay projemizi teslim etmedik.

    'Üşütme‍​‌​‌​​‌‌​‌​​​​‌‌​‌​​‌​‌‌​​‌‌​​‌​​​‌‌​‌‌​‍ kendini' ifadesi, uyarı niteliğinde bir öneri içermektedir. Konuşmacı karşısındakine bir şey yapmamasını tavsiye etmektedir.

  6. 6. Aşağıdaki cümlelerden hangisinde 'olasılık' bildiren bir ifade kullanılmıştır?

    • A) Sınav sonuçları açıklandı.
    • B) Dün okula gittim.
    • C) Toplantı saat üçte başladı.
    • D) Yarın kesinlikle gelecek.
    • E) Bugün belki yağmur yağabilir.

    'Belki'‍​‌​‌​​‌‌​‌​​​​‌‌​‌​​‌​‌‌​​‌‌​​‌​​​‌‌​‌‌​‍ ve '-ebilir' eki bir arada kullanılarak olasılık bildirilmiştir. Bu cümlede yağmurun yağıp yağmayacağı kesin değil, olası bir durum olarak sunulmuştur.

  7. 7. Aşağıdaki cümlelerden hangisinde anlatılanların gerçekleşmediği anlaşılmaktadır?

    • A) Tatile gitmeyi çok isterdim ama param yoktu.
    • B) Bu ay çok kitap okudum.
    • C) Sabah erkenden yola çıktık.
    • D) Sınava girdim ve başarıyla geçtim.
    • E) Arkadaşıma yardım ettim.

    'Tatile‍​‌​‌​​‌‌​‌​​​​‌‌​‌​​‌​‌‌​​‌‌​​‌​​​‌‌​‌‌​‍ gitmeyi çok isterdim ama param yoktu' cümlesinde 'ama' bağlacı ve geçmiş zaman koşul kipi (-rdim) tatile gitme isteğinin gerçekleşmediğini açıkça ortaya koymaktadır.

  8. 8. Aşağıdaki cümlelerden hangisinde 'neden-sonuç' ilişkisi vardır?

    • A) Sınava girdi ya da eve gitti.
    • B) Ya erken gel ya da toplantıyı kaçır.
    • C) Hava güzeldi, biz de pikniğe gittik.
    • D) Bu kitabı oku, o kitabı da oku.
    • E) Hem çalıştı hem de dinlendi.

    'Hava‍​‌​‌​​‌‌​‌​​​​‌‌​‌​​‌​‌‌​​‌‌​​‌​​​‌‌​‌‌​‍ güzeldi, biz de pikniğe gittik' cümlesinde havanın güzel olması (neden), pikniğe gitme eylemini (sonuç) doğurmuştur. Cümleler arasında neden-sonuç ilişkisi kurulmaktadır.

  9. 9. Aşağıdaki cümlelerin hangisinde altı çizili sözcük gerçek anlamıyla kullanılmıştır? 'Sanatçının yeni albümü eleştirmenler tarafından sert bir dille karşılandı.'

    • A) Bu haberin ardından piyasalar sert bir düşüş yaşadı.
    • B) Komutan astlarına sert bir uyarıda bulundu.
    • C) Rakip takımın sert oyunu maçı gölgeledi.
    • D) Soğuk ve sert bir rüzgar eserek dalları kırdı.
    • E) Ahşap zemin oldukça sert bir malzemeden yapılmıştı.

    Soruda‍​‌​‌​​‌‌​‌​​​​‌‌​‌​​‌​‌‌​​‌‌​​‌​​​‌‌​‌‌​‍ verilen cümlede 'sert' sözcüğü mecaz anlamda (acı, keskin, eleştirel) kullanılmıştır. Seçeneklerde A'da 'ani ve keskin' (mecaz), B'de maddenin fiziksel özelliği olup gerçek anlama yakın görünse de örnekteki ile kıyaslandığında E seçeneği tam gerçek anlamla örtüşmektedir. C'de 'katı, toleranssız' (mecaz), D'de 'acımasız, kaba' (mecaz) anlamları mevcuttur. E seçeneğinde 'sert rüzgar' ifadesi doğrudan havanın fiziksel şiddetini tanımladığından gerçek anlamda kullanılmıştır.

  10. 10. Aşağıdaki cümlelerin hangisinde 'anlam belirsizliği' yoktur?

    • A) Kitabı okumayı seven çocuklar başarılı olur.
    • B) Ahmet ile Mehmet dün buluştu ve o çok sevinçliydi.
    • C) Müdür, öğretmenlerle görüşen velileri toplantıya çağırdı.
    • D) Kardeşimin arkadaşı olan öğrenci ödül aldı.
    • E) Güzel bir bahçede oturuyordu.

    A'da‍​‌​‌​​‌‌​‌​​​​‌‌​‌​​‌​‌‌​​‌‌​​‌​​​‌‌​‌‌​‍ 'öğretmenlerle görüşen' sıfat tamlaması belirsizdir; 'velileri mi yoksa müdürü mü öğretmenlerle görüştü?' sorusu yanıtsız kalır. B'de 'okumayı seven' öznesinin kim olduğu, C'de 'o' zamirinin kime işaret ettiği, D'de ise 'güzel'in bahçeye mi, başka bir unsura mı ait olduğu belirsizdir. E seçeneğinde özne ve nesne ilişkileri açık biçimde kurulmuş olup herhangi bir anlam karmaşası yoktur.

  11. 11. Aşağıdaki cümlelerin hangisinde 'abartma (mübalağa)' sanatı yapılmıştır?

    • A) Gözlerinden akan yaşlar yüreğimi dağladı.
    • B) Çocuğun gülüşü herkesi mutlu etti.
    • C) Sesinin tonu beni derin düşüncelere daldırdı.
    • D) O gün öyle bir yağmur yağdı ki seller gökyüzünden indi.
    • E) Yaşlı adam usulca yürüyerek bahçeye çıktı.

    Mübalağa‍​‌​‌​​‌‌​‌​​​​‌‌​‌​​‌​‌‌​​‌‌​​‌​​​‌‌​‌‌​‍ (abartma), gerçekte mümkün olmayan ya da gerçeği aşan ifadelerle anlatımı güçlendirme sanatıdır. B seçeneğindeki 'seller gökyüzünden indi' ifadesi gerçekte yaşanması mümkün olmayan bir durumu tasvir etmekte, yağmurun yoğunluğunu abartılı biçimde anlatmaktadır. Diğer seçeneklerde böyle bir abartma öğesi bulunmamaktadır.

  12. 12. Aşağıdaki cümlelerin hangisinde 'dolaylı anlatım' söz konusudur?

    • A) "Bu yolu bir daha yürümeyeceğim" dedi ve döndü.
    • B) "Yarın gelemem" dedi, üzgün görünüyordu.
    • C) Öğretmen, sınavın ertelendiğini sınıfa duyurdu.
    • D) "Sizi çok özledim" diye bağırdı.
    • E) "Nereye gidiyorsun?" diye sordu arkadaşı.

    Dolaylı‍​‌​‌​​‌‌​‌​​​​‌‌​‌​​‌​‌‌​​‌‌​​‌​​​‌‌​‌‌​‍ anlatım (aktarma), bir kişinin söylediklerinin tırnak işareti kullanılmadan ve söyleyen kişinin bakış açısından aktarılmasıdır. B seçeneğinde öğretmenin sözleri tırnak içine alınmadan, 'sınıfa duyurdu' fiiliyle dolaylı biçimde aktarılmıştır. A, C, D ve E seçeneklerinde ise tırnak içinde doğrudan alıntıya başvurulmuş, yani doğrudan anlatım kullanılmıştır.

  13. 13. Aşağıdaki cümlelerin hangisinde 'koşul-sonuç' ilişkisi kurulmuştur?

    • A) Ya erken geleceksin ya da seni beklemeyeceğim.
    • B) Ne zaman uyku bastırsa kahve içer.
    • C) Güzel hava sayesinde piknik yapılabildik.
    • D) Hem yorgundu hem de aç kalmıştı.
    • E) Çalışmasına rağmen sınavı geçemedi.

    Koşul-sonuç‍​‌​‌​​‌‌​‌​​​​‌‌​‌​​‌​‌‌​​‌‌​​‌​​​‌‌​‌‌​‍ ilişkisinde bir durum ya da eylem, başka bir durumu ya da eylemi zorunlu kılar veya doğurur. B seçeneğinde 'uyku bastırmak' koşulu gerçekleştiğinde 'kahve içmek' sonucu ortaya çıkmaktadır; bu bir koşul-sonuç bağıntısıdır. A'da 'karşıtlık/zıtlık', C'de 'birliktelik/ekleme', D'de 'sebep-sonuç', E'de ise 'ya...ya da' yapısıyla 'seçenek/alternatif' ilişkisi kurulmuştur.

  14. 14. Aşağıdaki cümlelerin hangisinde 'amaç' anlamı taşıyan bir yan cümle vardır?

    • A) Yorgun olmasına karşın çalışmaya devam etti.
    • B) Sağlığını korumak amacıyla her sabah yürüyüş yapıyor.
    • C) O konuşurken herkes derin bir sessizliğe büründü.
    • D) Hava soğuduğu için evde kaldık.
    • E) Yağmur dinince dışarı çıkacağız.

    Amaç‍​‌​‌​​‌‌​‌​​​​‌‌​‌​​‌​‌‌​​‌‌​​‌​​​‌‌​‌‌​‍ cümleleri, temel eylemin hangi hedef ya da niyet doğrultusunda gerçekleştirildiğini belirtir. B seçeneğinde 'sağlığını korumak amacıyla' ifadesi yürüyüş yapmanın gerekçesini değil amacını ortaya koymaktadır. A'da sebep-sonuç ('için'), C'de karşıtlık ('karşın'), D'de zaman ('iken'), E'de ise zaman/koşul ('ince') ilişkisi bulunmaktadır.

  15. 15. Aşağıdaki cümlelerden hangisi anlamca ötekilerden farklıdır?

    • A) Hiç kimse onu başarılı bulmuyordu.
    • B) Kimse onun başarılı olacağını düşünmüyordu.
    • C) Onun başarısız kalacağı herkesçe bilinir bir gerçekti.
    • D) Bu işte başarısız olacağını herkes biliyordu.
    • E) Herkes onun bu işte tutunabileceğine inanıyordu.

    A,‍​‌​‌​​‌‌​‌​​​​‌‌​‌​​‌​‌‌​​‌‌​​‌​​​‌‌​‌‌​‍ B, D ve E seçeneklerinin tamamı 'kişinin başarısız olacağına dair genel bir kanı bulunduğu' anlamını taşımakta, birbirini desteklemektedir. C seçeneği ise tam tersi bir anlam taşımakta; 'herkesin onun başarılı olacağına inandığını' belirtmektedir. Bu nedenle C, anlamca diğerlerinden ayrılmaktadır.

  16. 16. Aşağıdaki cümlelerin hangisinde 'geçmişe özlem' duygusu ağır basmaktadır?

    • A) Çocukluğumuzun yılları geride kalmıştır ama ileriye bakmak zorundayız.
    • B) Değişim kaçınılmazdır; buna direnmek enerjimizi boşa harcatır.
    • C) O eski sokakları her geçişimde bambaşka bir hüzün sarar içimi.
    • D) Gelecek, geçmişin hatalarından ders alanlar için umut doludur.
    • E) İnsanlar değişir, hayat devam eder; bu doğanın bir parçasıdır.

    Geçmişe‍​‌​‌​​‌‌​‌​​​​‌‌​‌​​‌​‌‌​​‌‌​​‌​​​‌‌​‌‌​‍ özlem, geçmişin güzelliklerine duyulan sıcak bir hasret ve bundan kaynaklanan duygusal yoğunlukla kendini gösterir. B seçeneğinde 'eski sokaklar' imgesiyle geçmişe gönderme yapılmakta, 'bambaşka bir hüzün' ifadesiyle geçmişe duyulan özlem açıkça hissettirilmektedir. Diğer seçeneklerde ya geçmişten ders çıkarma ya geleceğe yönelme ya da değişime kabullenme hâkimdir.

  17. 17. Aşağıdaki cümlelerden hangisinde 'kişileştirme (teşhis)' sanatı yapılmamıştır?

    • A) Deniz, kıyıya ağlamaklı dalgalar gönderiyordu.
    • B) Dağlar, bulutları bağrına bastı sessizce.
    • C) Rüzgâr, sonbaharın hüznünü fısıldadı dallara.
    • D) Yıldızlar gökyüzünde parlak bir şekilde parlıyordu.
    • E) Güneş, bulutların arasından başını uzatarak gülümsedi.

    Kişileştirme‍​‌​‌​​‌‌​‌​​​​‌‌​‌​​‌​‌‌​​‌‌​​‌​​​‌‌​‌‌​‍ (teşhis), insan dışı varlıklara insana özgü nitelik, duygu ya da davranışlar yüklenmesidir. A'da rüzgâra 'fısıldamak', B'de denize 'ağlama', C'de dağlara 'bağrına basmak', E'de güneşe 'gülümsemek' gibi insani eylemler atfedilmiştir. D seçeneğinde ise yıldızların parlıyor olması doğal bir fiziksel süreçtir; herhangi bir insani nitelik yüklenmemiştir.

  18. 18. Aşağıdaki cümlelerden hangisinde yazarın kişisel görüşü değil, nesnel bir bilgi aktarılmaktadır?

    • A) Modern sanat, geleneksel değerleri zedelemektedir.
    • B) Bu romanda yazar, toplumsal meseleleri yüzeysel işlemiştir.
    • C) Türk sinemasının en büyük sorunu finansman eksikliğidir.
    • D) Genç kuşakların tarihe ilgisizliği giderek artmaktadır.
    • E) Cumhuriyet 1923 yılında ilan edilmiştir.

    Nesnel‍​‌​‌​​‌‌​‌​​​​‌‌​‌​​‌​‌‌​​‌‌​​‌​​​‌‌​‌‌​‍ bilgi, kişiden kişiye değişmeyen, kanıtlanabilir ve doğrulanabilir olgulara dayanır. C seçeneğinde Cumhuriyet'in ilan tarihi, belgelenmiş ve tartışmasız bir tarihsel gerçektir. A, B, D ve E seçeneklerinde ise 'en büyük sorun', 'yüzeysel işlemiş', 'giderek artmaktadır', 'zedelemektedir' gibi yoruma ve kişisel değerlendirmeye açık ifadeler kullanılmaktadır.

  19. 19. Aşağıdaki cümlelerin hangisinde 'azımsama' anlamı taşıyan bir ifade vardır?

    • A) Bu kadar emek vererek hazırladığı sunum beğenilmedi, çok üzüldü.
    • B) Sabahtan beri durmadan çalışıyor, emeğinin karşılığını almalı.
    • C) Saatlerce uğraşarak o kadar güzel bir tablo yaptı ki herkes hayran kaldı.
    • D) Ona göre yüz kilometre yol hiç mesafe sayılmaz.
    • E) Üç dil biliyor ama kendine yeter mi bilmiyorum.

    Azımsama,‍​‌​‌​​‌‌​‌​​​​‌‌​‌​​‌​‌‌​​‌‌​​‌​​​‌‌​‌‌​‍ bir şeyi olduğundan küçük, önemsiz ya da yetersiz görme anlamını taşır. C seçeneğinde 'yüz kilometre yol hiç mesafe sayılmaz' ifadesi, nesnel olarak uzun sayılabilecek bir mesafeyi önemsiz gösterdiğinden azımsama içermektedir. A'da takdir ve övgü, B'de kuşku ve yeterlilik sorgusu, D'de emek ve hak, E'de ise hayal kırıklığı ifade edilmektedir.

  20. 20. Aşağıdaki cümlelerden hangisi, anlatıcının konuya tarafsız bir bakış açısıyla yaklaştığını göstermektedir?

    • A) Söz konusu düzenleme bazı kesimlerce desteklenirken bazılarınca eleştirilmektedir.
    • B) Yapılan değişiklikler kalıcı bir çözüm sunmaktan uzak görünmektedir.
    • C) Böyle bir adımın atılmış olması son derece isabetli bir karardır.
    • D) Bu politikanın ülkeye yarardan çok zarar verdiği açıkça ortadadır.
    • E) Yeni yasa, toplumun büyük çoğunluğunun beklentilerine cevap vermemektedir.

    Tarafsız‍​‌​‌​​‌‌​‌​​​​‌‌​‌​​‌​‌‌​​‌‌​​‌​​​‌‌​‌‌​‍ bakış açısı, herhangi bir yargı öne sürmeksizin farklı görüşleri dengeli biçimde aktarmayı gerektirir. B seçeneğinde 'bazı kesimlerce desteklenirken bazılarınca eleştirilmektedir' ifadesiyle anlatıcı iki karşıt görüşü aktarmakta, herhangi birine ağırlık vermemektedir. A'da 'açıkça ortadadır', C'de 'cevap vermemektedir', D'de 'isabetli bir karardır', E'de 'uzak görünmektedir' ifadeleri anlatıcının kişisel yargısını yansıtmaktadır.

  21. 21. Aşağıdaki cümlelerin hangisinde altı çizili sözcük mecaz anlamda kullanılmıştır? (Altı çizili sözcükler parantez içinde gösterilmiştir.)

    • A) Usta, tahtalara (keskin) çiviler çaktı.
    • B) Çocuk, (keskin) uçlu kalemiyle resim çizdi.
    • C) Kasap, (keskin) bıçağıyla eti kolayca doğradı.
    • D) Sabahın erken saatlerinde (keskin) bir soğuk hissettim.
    • E) Dağcılar (keskin) kayalıklara tırmanmakta zorlandı.

    'Keskin‍​‌​‌​​‌‌​‌​​​​‌‌​‌​​‌​‌‌​​‌‌​​‌​​​‌‌​‌‌​‍ soğuk' ifadesinde 'keskin' sözcüğü gerçek anlamından (bıçak, alet gibi fiziksel nesnelerin özelliği) uzaklaşarak soğuğun şiddetini, insanı derinden etkileyen niteliğini anlatmak için kullanılmıştır. Bu, mecaz anlamdır. Diğer seçeneklerde 'keskin' sözcüğü fiziksel nesnelerin kesici, sivri ya da sert yapısı için kullanılmış olup gerçek anlamını korumaktadır.

  22. 22. "Konuşmalarındaki derin sessizlik, odadaki herkesi rahatsız etti." Bu cümleyle anlatılmak istenen aşağıdakilerden hangisidir?

    • A) Konuşmacıların sesi çok alçakta kalıyordu.
    • B) Konuşmalar hiç yapılmadığı için ortam bunaltıcıydı.
    • C) Konuşmacılar derin konulara değinmekten kaçındı.
    • D) Toplantı odası akustik açıdan yetersizdi.
    • E) Konuşmalar arasındaki uzun duraksamalar gerginlik yarattı.

    'Konuşmalarındaki‍​‌​‌​​‌‌​‌​​​​‌‌​‌​​‌​‌‌​​‌‌​​‌​​​‌‌​‌‌​‍ derin sessizlik' ifadesi çelişkili gibi görünse de bu, konuşmalar arasında yaşanan derin (uzun ve ağır) suskunlukları anlatmaktadır. Cümlenin bütünü, sözler söylenirken araya giren uzun ve rahatsız edici pauzeların ortamı gerdiğini aktarmaktadır. D seçeneği cazip görünse de cümlede 'konuşmalar' gerçekleşiyor, yalnızca aralardaki sessizlik sorun yaratıyor.

  23. 23. "Yıllarca emek verdiği o toprakların bir gün elinden çıkacağını hiç düşünmemişti." Bu cümlede aşağıdaki anlam özelliklerinden hangisi vardır?

    • A) Kararlılık ve direnç
    • B) Kabulleniş ve teslimiyet
    • C) Pişmanlık ve özeleştiri
    • D) Beklenti ve umut
    • E) Öngörememezlik ve şaşkınlık

    Cümlede‍​‌​‌​​‌‌​‌​​​​‌‌​‌​​‌​‌‌​​‌‌​​‌​​​‌‌​‌‌​‍ 'hiç düşünmemişti' ifadesi, kişinin böyle bir olasılığı aklından bile geçirmediğini göstermektedir. Bu, öngörememezliğe işaret eder. Söz konusu durumun gerçekleşmesi ('bir gün elinden çıkacağını') ise şaşkınlığı, beklenmedik bir şeyin olduğunu imler. Pişmanlık doğrudan dile getirilmemekte, teslimiyet ya da kararlılık söz konusu değildir. Cümle, kişinin o olasılığı göremediğini vurgulamaktadır.

  24. 24. "Eleştirmenler, yazarın son romanını pek de sıcak karşılamadı." Bu cümledeki anlatımla aşağıdaki cümlelerin hangisi anlamca örtüşmektedir?

    • A) Eleştirmenler, roman için umursamamaz bir tutum sergiledi.
    • B) Eleştirmenler, roman hakkında olumlu yorumlar yapmaktan kaçındı.
    • C) Eleştirmenler yazarın bu romanını öncekilerden daha başarılı buldu.
    • D) Eleştirmenler, romanın yayımlanmasından büyük memnuniyet duydu.
    • E) Eleştirmenler romanı beğenmemekle birlikte eleştirilerini yazıya dökmedi.

    'Sıcak‍​‌​‌​​‌‌​‌​​​​‌‌​‌​​‌​‌‌​​‌‌​​‌​​​‌‌​‌‌​‍ karşılamamak' deyimsel bir ifade olup bir şeyi coşkuyla, olumlu biçimde benimsememek demektir. Bu, eleştirmenlerin romana olumlu yaklaşmadığını, onu onaylamadığını ya da övmediğini gösterir. C seçeneğindeki 'olumlu yorumlar yapmaktan kaçındı' ifadesi bu anlamı en iyi karşılamaktadır. B seçeneği cazip görünse de orada eleştirmenlerin beğenmediği kesin biçimde belirtilmekte ve yazıya dökülmediği eklenmektedir; bu ise özgün cümlede yoktur.

  25. 25. Aşağıdaki cümlelerin hangisinde abartma (mübalağa) sanatı vardır?

    • A) Onun kahkahası, dağları yerinden oynatırdı.
    • B) Çocuk o gün sabahtan akşama kadar koşturup durdu.
    • C) Öğretmen her soruyu tek tek ve sabırla yanıtladı.
    • D) Yaşlı adam, geçmişini hiç unutmuyordu.
    • E) Tren yolculuğu uzun ve yorucu geçti.

    Abartma‍​‌​‌​​‌‌​‌​​​​‌‌​‌​​‌​‌‌​​‌‌​​‌​​​‌‌​‌‌​‍ (mübalağa) sanatı, bir şeyin nitelik ya da niceliğinin gerçekte olduğundan çok daha fazla ya da az gösterilmesidir. C seçeneğindeki 'kahkahanın dağları yerinden oynatması' ifadesi fiziksel açıdan imkânsız bir durumu, sesi son derece güçlü göstermek amacıyla kullanmaktadır. Diğer seçeneklerde olaylar olağan, gerçekçi bir çerçevede anlatılmakta, gerçekle bağ kopmamaktadır.