Genel Tekrar Testi - 140
Aşağıdaki paragrafın ana düşüncesi hangisidir? 'Kitap okumak, insanı yalnızca bilgi açısından değil duygu açısından da zenginleştirir. Farklı karakterlerin gözünden dünyayı gören okuyucu, empati kurma yeteneğini güçlendirir. Anlatıların içinde yaşadığı duygusal deneyimler onu daha anlayışlı ve hoşgörülü bir birey hâline getirir. Bu nedenle kitap, ruhun gıdası olarak nitelendirilen bir etkinliktir.'
Bu testteki tüm sorular ve cevapları (25 soru)
1. Aşağıdaki paragrafın ana düşüncesi hangisidir? 'Kitap okumak, insanı yalnızca bilgi açısından değil duygu açısından da zenginleştirir. Farklı karakterlerin gözünden dünyayı gören okuyucu, empati kurma yeteneğini güçlendirir. Anlatıların içinde yaşadığı duygusal deneyimler onu daha anlayışlı ve hoşgörülü bir birey hâline getirir. Bu nedenle kitap, ruhun gıdası olarak nitelendirilen bir etkinliktir.'
- A) Okuyucu yalnızca bilgi edinmek için kitap okur.
- B) Empati yeteneği yalnızca kitap okuyarak kazanılabilir.
- C) Kitap okumak zaman kaybına yol açabilir.
- D) Kitap okumak insanı hem bilişsel hem de duygusal yönden geliştirir. ✓
- E) Kitap okuyanlar her zaman daha başarılı olur.
Paragrafta kitap okumanın insanı hem bilgi hem de duygu açısından zenginleştirdiği vurgulanmaktadır. 'Yalnızca bilgi açısından değil duygu açısından da' ifadesi bu iki boyutu birleştirmekte olup tüm yardımcı düşünceler de bu ana fikri destekler niteliktedir.
2. Aşağıdaki seçeneklerin hangisinde paragraf planı doğru sıralanmıştır?
- A) Sonuç – Gelişme – Giriş
- B) Giriş – Sonuç – Gelişme
- C) Gelişme – Sonuç – Giriş
- D) Gelişme – Giriş – Sonuç
- E) Giriş – Gelişme – Sonuç ✓
Bir paragrafın ya da metnin yapısı geleneksel olarak giriş, gelişme ve sonuç bölümlerinden oluşur. Giriş konuyu tanıtır, gelişme ana düşünceyi destekleyen ayrıntıları sunar, sonuç ise genel bir yargıyla metni tamamlar.
3. Aşağıdaki paragrafta boş bırakılan yere anlam ve bütünlük açısından hangisi getirilmelidir? 'Çevre kirliliği, günümüzün en ciddi sorunlarından biridir. Fabrikaların saldığı dumanlar havayı, atık sular denizleri ve nehirleri kirletmektedir. _____ Bu nedenle bireylerin ve devletlerin ortak sorumluluk taşıması kaçınılmazdır.'
- A) Turizm, doğal güzelliklerin korunmasına katkı sağlayabilir.
- B) Şehirlerde nüfus artışı konut sorununa yol açmaktadır.
- C) Teknoloji, insanların yaşam kalitesini artırmıştır.
- D) Plastik kullanımının azaltılması geri dönüşümü destekler.
- E) Toprak da tarım ilaçları ve çöpler nedeniyle giderek verimsizleşmektedir. ✓
Paragrafın akışı hava ve su kirliliğinden söz ettikten sonra toprak kirliliğine geçmeyi ve ardından bireysel-devlet sorumluluğuyla bağlamayı gerektirmektedir. 'Toprak da… giderek verimsizleşmektedir' cümlesi hem konuya uygun hem de bütünlüğü sağlayan bir ara cümledir. Diğer seçenekler paragrafın konusuyla bağdaşmamaktadır.
4. Aşağıdakilerden hangisi paragraftaki yardımcı düşüncenin göreviyle örtüşmez?
- A) Ana düşünceyi örneklerle pekiştirmek
- B) Ana düşünceyi kanıtlamak
- C) Ana düşünceyi açıklamak
- D) Ana düşüncenin anlaşılmasını kolaylaştırmak
- E) Ana düşünceyle çelişen yeni bir konu sunmak ✓
Yardımcı düşünceler ana düşüncenin etrafında şekillenir ve onu destekler, açıklar, örnekler ya da kanıtlar. Ana düşünceyle çelişen ya da ondan bağımsız yeni bir konu sunan cümleler yardımcı düşünce değil, paragraf dışı (konu dışı) cümledir.
5. Aşağıdaki paragrafın konusu hangisidir? 'Geleneksel el sanatları, toplumların kültürel belleğini yaşatan en somut unsurlardandır. Dokumacılık, çömlekçilik ve ahşap oymacılığı gibi dallar yüzyıllar boyu kuşaktan kuşağa aktarılmıştır. Ancak sanayileşme ve küreselleşme, bu sanatların unutulmasına zemin hazırlamaktadır.'
- A) Geleneksel el sanatlarının kültürel önemi ve karşılaştığı tehditler ✓
- B) Küreselleşmenin toplumlar üzerindeki genel sonuçları
- C) Sanayileşmenin ekonomiye etkileri
- D) Çömlekçilik ve ahşap oymacılığının tarihi
- E) Türk el sanatlarının dünyada tanınması
Paragraf geleneksel el sanatlarının kültürel belleği yaşattığını ortaya koyup ardından bu sanatların sanayileşme ve küreselleşme nedeniyle tehdit altında olduğunu belirtmektedir. Paragrafın konusu hem kültürel önemi hem de karşılaşılan tehditleri kapsayan B seçeneğidir.
6. Aşağıdakilerden hangisi paragrafta anlam bütünlüğünü bozan bir cümleye örnektir?
- A) Yazarın üslubunu destekleyen bir ayrıntı cümlesi
- B) Konuyu daraltarak somutlaştıran bir cümle
- C) Paragrafın konusuyla ilgisiz bir bilgi cümlesi ✓
- D) Ana düşünceyi açıklayan bir örnek cümlesi
- E) Ana düşünceden çıkan bir sonuç cümlesi
Paragrafta anlam bütünlüğünü bozan cümle, paragrafın konusu ve ana düşüncesiyle ilgisi olmayan, yabancı bir bilgi ya da düşünce içeren cümledir. Diğer seçenekler paragrafın bütünlüğünü destekleyen cümle türleridir.
7. Aşağıdaki paragrafta numaralanmış cümlelerden hangisi paragraftan çıkarılırsa anlam bütünlüğü bozulmaz? '(I) Spor yapmak, beden sağlığına büyük katkı sağlar. (II) Düzenli egzersiz kalp ve damar hastalıklarının riskini azaltır. (III) Geçen yıl şampiyonluk kupası farklı bir şehirde düzenlendi. (IV) Ayrıca spor, stres düzeyini düşürerek ruh sağlığını da korur. (V) Bu nedenle uzmanlar haftada en az üç gün egzersiz yapılmasını önerir.'
- A) II
- B) V
- C) III ✓
- D) IV
- E) I
III. cümle ('Geçen yıl şampiyonluk kupası farklı bir şehirde düzenlendi') paragrafın konusu olan sporun sağlığa yararlarıyla hiçbir ilgisi yoktur. Bu cümle paragraftan çıkarıldığında anlam bütünlüğü korunur, aksine bu cümle paragrafta bulunduğunda bütünlüğü bozmaktadır.
8. Açıklayıcı anlatım biçiminin kullanıldığı paragraf aşağıdakilerden hangisidir?
- A) 'Siz hâlâ çevreyi kirletmeye devam ederken nasıl temiz bir gelecek bekleyebilirsiniz?'
- B) 'Tarihte hiçbir millet bu kadar büyük bir sınavı bu denli onurla geçememiştir.'
- C) 'Güneş enerjisi, güneş panelleri aracılığıyla ışığı elektriğe dönüştüren yenilenebilir bir enerji kaynağıdır.' ✓
- D) 'Bu şehri bir daha görmemek üzere terk ederken içim sızladı; her köşe başı bana bir şeyler fısıldıyordu.'
- E) 'Orman; kuşların şarkısı, yaprakların hışırtısı ve toprağın kokusuyla beni sardı.'
Açıklayıcı anlatım, bir kavramı ya da olguyu nesnel biçimde tanımlayan, okuyucuya bilgi veren anlatım türüdür. B seçeneğinde güneş enerjisinin ne olduğu ve nasıl çalıştığı tarafsız ve bilgi verici bir dille aktarılmaktadır. Diğer seçeneklerde sırasıyla coşku, tartışma, betimleme ve abartı ön plandadır.
9. Aşağıdaki paragrafta yazar hangi anlatım tekniğinden yararlanmıştır? 'Çocukken büyükbabamın bağında geçirdiğim yazlar, bugün de aklımda taptaze durur. Sabahları taze incir kokan eller, öğleleri kuyu suyunun serinliği, akşamları ise odun ateşinin etrafında fısıldanan masallar... O günler bir daha dönmeyecek olsa da içimde hep yaşıyor.'
- A) Tartışma
- B) Açıklama
- C) Karşılaştırma
- D) Kanıt gösterme
- E) Anı ve öznel betimleme ✓
Paragrafta yazar çocukluğuna ait kişisel anılarını duygu yüklü ve imgeli bir dille aktarmaktadır. Duyulara seslenen ayrıntılar (incir kokusu, kuyu suyu, odun ateşi) öznel betimlemenin göstergesidir. Bu nedenle doğru teknik 'anı ve öznel betimleme'dir.
10. Paragrafta geçen 'kıssadan hisse' kavramı, paragrafın hangi öğesiyle doğrudan ilişkilidir?
- A) Paragrafın başlığıyla
- B) Paragrafın ana düşüncesiyle ✓
- C) Paragrafın giriş cümlesiyle
- D) Paragrafın yardımcı düşünceleriyle
- E) Paragrafın örnekleriyle
'Kıssadan hisse' bir anlatı ya da olaydan çıkarılan temel ders veya mesajı ifade eder. Bu kavram, paragrafın tümünden damıtılan ve okuyucuya verilmek istenen temel yargıyı, yani ana düşünceyi karşılar. Ana düşünce de bir paragraftan çıkarılan genel ve önemli yargıdır.
11. Aşağıdaki paragrafta yazar nesnel bir tutum mu yoksa öznel bir tutum mu sergilemektedir? 'Karadeniz bölgesi, Türkiye'nin en yüksek yıllık yağış ortalamasına sahip bölgesidir. Bölgede yılda ortalama 1.200 mm yağış düşmekte olup bu değer Türkiye ortalamasının yaklaşık iki katıdır. Yoğun nem ve sık bulutluluk bölgenin iklim özelliklerini belirleyen başlıca etkenlerdir.'
- A) Nesnel; çünkü yazar hiçbir bilgi vermemiştir.
- B) Öznel; çünkü yazar abartılı ifadeler kullanmıştır.
- C) Öznel; çünkü yazar Karadeniz'i sevdiğini belli etmiştir.
- D) Nesnel; çünkü yazar ölçülebilir veriler ve gözlemlenebilir olgular sunmuştur. ✓
- E) Öznel; çünkü yazar kişisel görüşünü açıklamıştır.
Paragrafta rakamsal veriler (1.200 mm, 'iki katı'), gözlemlenebilir olgular ve coğrafi tanımlamalar kullanılmıştır. Yazarın kişisel duygu, kanı ya da değerlendirmesi yer almamaktadır. Bu özellikler nesnel tutumun temel göstergeleridir.
12. Aşağıdaki cümlelerden hangisi karşılaştırma anlatım tekniğiyle yazılmıştır?
- A) 'Yazı icat edilmeden önce bilgiler sözlü olarak kuşaktan kuşağa aktarılırdı.'
- B) 'Şiir, duyguların en yoğun biçimde aktarıldığı edebi türdür.'
- C) 'Roman, bireyin iç dünyasını derinlemesine işler.'
- D) 'Dil, insanın en temel iletişim aracıdır.'
- E) 'Klasik müzik dinleyicileri, pop müzik dinleyicilerine kıyasla daha uzun süre konsantrasyonlarını koruyabilmektedir.' ✓
Karşılaştırma tekniğinde iki ya da daha fazla varlık, durum ya da kavram belirli ölçütler açısından yan yana getirilerek benzerlik ya da farkları ortaya konur. C seçeneğinde klasik müzik dinleyicileri ile pop müzik dinleyicileri konsantrasyon süresi açısından karşılaştırılmaktadır. Diğer seçeneklerde tanımlama, açıklama veya örnekleme teknikleri kullanılmıştır.
13. Aşağıdaki paragrafların hangisinde tümevarım yöntemi kullanılmıştır?
- A) 'Canlılar besin, su ve oksijene ihtiyaç duyar. Bu nedenle bitkiler, hayvanlar ve insanlar çevrelerinden bu kaynakları temin etmek zorundadır.'
- B) 'Bilim insanları küresel ısınmanın hızlandığını açıkladı. Dolayısıyla kutup buzulları erimeye devam edecektir.'
- C) 'İklim değişikliği küresel bir sorundur. Bu nedenle bölgemizde de aşırı hava olaylarının sıklığı artmaktadır.'
- D) 'Tarihte büyük medeniyetler su kenarlarında kurulmuştur; bu nedenle Mezopotamya, Nil ve İndus uygarlıkları nehir havzalarında filizlenmiştir.'
- E) 'Geçen yıl ilkbaharda aşırı yağışlar yaşandı. Yazın ise sıcaklık rekorlar kırdı. Sonbaharda erken don olayları görüldü. Tüm bunlar iklim değişikliğinin bölgemizde belirgin biçimde hissedildiğini göstermektedir.' ✓
Tümevarım yöntemi, özelden genele gidişi ifade eder: somut gözlem ya da örneklerden yola çıkarak genel bir yargıya ulaşılır. B seçeneğinde ilkbahar yağışları, yaz sıcakları ve sonbahar donları gibi somut olaylar sıralanmış, ardından 'iklim değişikliğinin hissedildiği' genel sonucuna varılmıştır. Bu yapı tümevarımın tanımıyla örtüşmektedir.
14. Aşağıdaki parçada boş bırakılan yere anlam bütünlüğünü sağlamak açısından en uygun cümle hangisidir? 'Dil, yalnızca iletişim aracı değil; düşüncenin kendisidir. Bir kavramı adlandıramadığınızda onu tam olarak düşünemezsiniz de. ___. Bu yüzden dili kısıtlayan her uygulama, aynı zamanda düşünceyi de kısıtlar.'
- A) İnsanlar duygularını zaman zaman sözcüklerle değil, mimiklerle ifade eder.
- B) Yazı dilinin konuşma dilinden farklılaşması kaçınılmaz bir süreçtir.
- C) Tarih boyunca pek çok dil, başka dillerden sözcük alarak zenginleşmiştir.
- D) Nitekim bazı dillerde belirli renk ayrımları için sözcük bulunmaz ve o dili konuşanlar o renkleri ayırt etmekte güçlük çeker. ✓
- E) Dil öğrenimi çocukluk döneminde çok daha kolay gerçekleşmektedir.
Paragrafta 'kavramı adlandıramadığınızda düşünemezsiniz' savı işlenmektedir. Boşluktan sonra 'bu yüzden dili kısıtlamak düşünceyi kısıtlar' sonucuna geçilmektedir. Bu köprü cümlesinin, söz konusu savı somut bir örnekle desteklemesi gerekir. A seçeneğindeki renk-sözcük ilişkisi örneği, hem tezi somutlaştırır hem de sonuç cümlesine mantıksal zemin hazırlar. Diğer seçenekler paragrafın ana düşüncesiyle bağlantısız konulara yönelmektedir.
15. Aşağıdaki parçada numaralanmış cümlelerden hangisi anlam bakımından diğerlerinden kopuktur? (I) Kentleşme, insanın doğayla ilişkisini köklü biçimde dönüştürmüştür. (II) Beton yapılar arasında büyüyen nesiller, mevsimlerin geçişini takvimden okumaktadır. (III) Oysa kırsal yaşamda zaman, toprağın ritmine göre şekillenir. (IV) Şehirlerdeki park alanları son on yılda önemli ölçüde artmıştır. (V) Doğayla kopan bu bağ, insanın kendi içindeki doğayı da yok saymaya başlamasına yol açmaktadır.
- A) V
- B) I
- C) IV ✓
- D) II
- E) III
Paragraf; kentleşmenin insanı doğadan kopardığı ve bunun psikolojik sonuçları üzerine kurgulanmıştır. I. cümle ana fikri kurar, II. ve III. cümleler karşıtlıkla bu fikri geliştirir, V. cümle sonucu açıklar. IV. cümle ise 'park alanlarının artması' gibi istatistiksel ve nötr bir bilgi vererek paragrafın eleştirel tonuna ve akışına yabancı kalmaktadır; dolayısıyla anlam bütünlüğünü bozan cümle IV'tür.
16. 'Bir sanat eserini anlamak için onun üretildiği çağı bilmek şarttır' görüşüne karşı çıkan bir paragrafın ana düşüncesi aşağıdakilerden hangisi olabilir?
- A) Gerçek sanat, zamanı ve mekânı aşarak evrensel duygulara seslenir. ✓
- B) Tarihsel bağlam bilinmeden yapılan yorumlar yüzeysel kalır.
- C) Sanatçının biyografisi, eserin yorumlanmasında belirleyici bir rol oynar.
- D) Sanat eleştirisi, nesnel ölçütlerden yoksun öznel bir etkinliktir.
- E) Her dönemin sanatı, o dönemin siyasi koşullarını yansıtır.
Soru, 'eseri anlamak için çağı bilmek şarttır' görüşüne itiraz eden bir paragraf istemektedir. Bu görüşe karşı çıkmak, eserin tarihsel bağlamdan bağımsız olarak anlaşılabileceğini savunmayı gerektirir. B seçeneği 'sanatın zamanı aşarak evrensel duygulara seslendiğini' söyleyerek çağ bilgisinin zorunlu olmadığını ima eder; bu da doğrudan karşı bir tez oluşturur. D seçeneği ise zaten sorudaki görüşü destekler niteliktedir.
17. Aşağıdaki parçaya göre yazarın 'hız kültürü' hakkındaki tutumu nedir? 'Bugün sabah kahvemizi bile aceleyle içiyoruz. Bilgi akışı o denli hızlanmış ki dünün haberi bugün çoktan tarihe karışmış oluyor. Bu tempo içinde derinlemesine düşünmek için zaman kalmıyor; her şey yüzeyde kalıyor, köklere inmek mümkün olmuyor. Hızın verimi artırdığı doğrudur; ama neyi ürettiğimizi sormayı unutuyoruz.'
- A) Hızın faydalarını kabul etmekle birlikte beraberinde getirdiği yüzeyselliğe dikkat çekmektedir. ✓
- B) Hız kültürünü tümüyle reddederek geleneksel yaşam biçimini savunmaktadır.
- C) Bilgi akışının yavaşlatılmasının toplumsal ilerlemeyi engelleyeceğini öne sürmektedir.
- D) İnsanların teknolojiyi bilinçli kullanmadığı sürece bundan yararlanamayacağını belirtmektedir.
- E) Hızlanmanın ekonomik verimliliği artırdığını ve bu nedenle kaçınılmaz olduğunu vurgulamaktadır.
Yazar paragrafın sonunda 'Hızın verimi artırdığı doğrudur' diyerek hızı bütünüyle reddetmez; ancak 'neyi ürettiğimizi sormayı unutuyoruz' ifadesiyle eleştirel bir mesafe koyar. Bu, A'daki tam reddi değil, B'deki 'olumlunu kabul edip olumsuzunu eleştirme' tutumunu yansıtır. Paragrafta teknoloji ya da ekonomik verimlilik tartışılmamakta olup C, D ve E seçenekleri metnin kapsamı dışındadır.
18. Aşağıdaki parçada yazarın ulaştığı sonuç, hangi öncüllerden çıkarılmıştır? 'Her canlı, çevresine uyum sağlayarak varlığını sürdürür. İnsan da biyolojik bir varlıktır. Öyleyse insanın toplumsal davranışlarını yalnızca kültüre bağlamak eksik bir açıklamadır.'
- A) Toplumsal davranış kültürel kökenlidir; kültür biyolojiden güçlüdür.
- B) Biyoloji davranışı belirler; kültürün davranış üzerinde etkisi yoktur.
- C) İnsan diğer canlılardan farklıdır; bu nedenle kültür belirleyicidir.
- D) İnsan biyolojik bir varlıktır; kültür davranışı belirler.
- E) Her canlı çevreye uyar; insan biyolojik bir varlıktır. ✓
Paragraftaki çıkarım klasik bir kıyas yapısındadır: 'Her canlı çevreye uyar (genelleme) + İnsan biyolojik bir varlıktır (özel öncül) → İnsanın davranışlarını yalnızca kültüre bağlamak eksiktir (sonuç).' Sonucun doğrudan dayandığı iki öncül B seçeneğinde verilmiştir. Diğer seçenekler ya yanlış öncüller içermekte ya da metinde yer almayan iddialara yer vermektedir.
19. Aşağıdaki cümlelerin hangisinde 'de/da' bağlacı yanlış kullanılmıştır?
- A) Seni aradım da evde değildin.
- B) O kitabı ben de okudum, çok etkileyici buldum.
- C) Hava güzel olsa da pikniğe gitmek istemiyorum.
- D) Güzel de bir gün geçirdik doğrusu.
- E) Çocuklar bahçede oynuyor da büyükler sohbet ediyordu. ✓
B seçeneğinde 'de' bağlacı zıtlık ya da ek ilişkisi kurması gerekirken mantıksal olarak iki ayrı eylemin eş zamanlılığını anlatmaya çalışmaktadır; ancak bu ilişkiyi 've/oysa' gibi bağlaçların kurması daha doğrudur. Öte yandan asıl dilbilgisi hatası şudur: Bu cümlede 'de' zaman ya da neden bağlacı göreviyle kullanılabilir, ancak 'büyükler sohbet ediyordu' yükleminin geçmiş zamanla 'oynuyor' geniş-şimdisinin uyumsuzluğu anlatım bozukluğu yaratmaktadır; cümle yapısal tutarsızlık içermektedir. Diğer seçeneklerde 'de/da' doğru ve kurallı biçimde kullanılmıştır.
20. Aşağıdaki parçanın yazarı, hangi sav için kanıt olarak kullanılabilecek bir örnek sunmaktadır? 'XVI. yüzyılda basım teknolojisinin yaygınlaşmasıyla birlikte Latince, Avrupa'daki hâkimiyetini kaybetmeye başladı. Yerel diller yazı dili hâline geldi; bu da o dillerde düşünür ve yazar yetiştirdi. Kısa süre içinde Fransızca, İtalyanca ve İngilizce, bilim ve edebiyat dili olarak Latince'nin yerini aldı.'
- A) Latince, dinî baskılar nedeniyle Avrupa'da etkisini yitirmiştir.
- B) Yerel dillerin yazı dili hâline gelmesi ancak siyasi destekle mümkündür.
- C) Bilginin yayılma biçimi, dil politikalarını ve kültürel güç dengelerini dönüştürebilir. ✓
- D) Bir dilin statüsü, onu konuşan toplumun siyasi gücüyle doğru orantılıdır.
- E) Teknolojik gelişmeler ekonomik dengeleri doğrudan etkiler.
Paragraf; basım teknolojisinin (bilginin yayılma biçimi) yerel dilleri güçlendirdiğini ve Latince'nin hâkimiyetini (kültürel güç dengesi) değiştirdiğini anlatmaktadır. Bu, doğrudan C seçeneğindeki 'bilginin yayılma biçiminin dil politikalarını ve güç dengelerini dönüştürebileceği' savını destekler. A seçeneği ekonomiyi, B siyasi gücü, D siyasi desteği, E ise dinî baskıyı öne çıkarmakta olup bunlar metinde yer almayan iddialar ya da yanlış çıkarımlardır.
21. Aşağıdaki parçada altı çizili sözcüğün metindeki işlevi nedir? 'Eleştirmenler, romanın yapısını tutarsız buldular. Yine de kitap, ilk basımda kısa sürede tükendi.'
- A) Neden-sonuç ilişkisi kurmak
- B) Zaman sıralaması bildirmek
- C) Önceki yargıya rağmen gerçekleşen bir durumu göstermek ✓
- D) Koşul ilişkisi kurmak
- E) Pekiştirme ve vurgulama yapmak
'Yine de' bağlacı, önceki cümledeki olumsuz değerlendirmeye (eleştirmenlerin tutarsız bulması) karşın ikinci cümledeki olumlu sonucun (kitabın tükenmesi) gerçekleştiğini gösterir. Bu, bir karşıtlık/zıtlık bağlacıdır ve 'beklenenin aksine olan durumu' ifade eder. A'daki neden-sonuç için 'bu yüzden/bu nedenle', B'deki zaman için 'önce/sonra', D'deki pekiştirme için 'hatta/üstelik', E'deki koşul için 'ancak/şayet' kullanılırdı.
22. Aşağıdaki parçanın ana düşüncesi nedir? 'Bir ülkenin refahını ölçmek için yalnızca gayri safi yurt içi hasılaya bakmak yanıltıcı olabilir. GSYİH yüksek olsa da gelir dağılımındaki eşitsizlik derinleşebilir; eğitime ve sağlığa erişim kısıtlı kalabilir. Refah; mutluluk, güvenlik ve fırsat eşitliğini kapsayan çok boyutlu bir kavramdır.'
- A) Sosyal göstergeler, GSYİH ile birlikte değerlendirildiğinde anlam kazanır.
- B) GSYİH, ekonomik büyümenin en güvenilir göstergesidir.
- C) Mutluluk ve güvenlik, ekonomik büyümeden daha önemli hedeflerdir.
- D) Gelir dağılımındaki eşitsizlik, ekonomik kalkınmanın önündeki en büyük engeldir.
- E) Bir toplumun refahı, ekonomik verilerle tam olarak ölçülemez. ✓
Paragraf; GSYİH'nin tek başına yeterli olmadığını, refahın eğitim, sağlık, mutluluk ve fırsat eşitliği gibi boyutları kapsadığını vurgular. Ana düşünce; ekonomik verinin (GSYİH) refahı tam olarak ölçemeyeceğidir. Bu, C seçeneğiyle örtüşmektedir. D seçeneği cazip görünse de paragraf 'mutluluğun GSYİH'den daha önemli olduğunu' değil, 'refahın çok boyutlu olduğunu' savunmaktadır. E seçeneği ise metindeki tezi değil, tam tersini ima eder.
23. Aşağıdaki parçada yazar, hangi düşünce tekniğinden yararlanmaktadır? 'Bilgisayar, satranç ustalarını yenebilir; ama satrancı icat edemez. Yapay zekâ, müzik besteleyebilir; ama neden müzik yaptığını bilemez. Robotlar ameliyat yapabilir; ama acıyı hissedemez. Tüm bu yeteneklere karşın makineler, anlam üretemez.'
- A) Tanımlama
- B) Örneklendirme yoluyla genelleme ✓
- C) Neden-sonuç ilişkisi kurma
- D) Betimleme
- E) Karşılaştırma
Yazar; bilgisayar, yapay zekâ ve robotlardan somut örnekler vererek ('satranç yenme ama icat edememe', 'müzik yapma ama neden bilmeme', 'ameliyat yapma ama hissedememe') her seferinde aynı sınırlamayı göstermekte ve son cümlede 'makineler anlam üretemez' biçiminde genel bir sonuca ulaşmaktadır. Bu, tümevarım yollu örneklendirme → genelleme tekniğidir. D'deki karşılaştırma, iki varlığın özelliklerini yan yana getirmeyi gerektirir; burada ise örnekler tek bir sonucu desteklemek için sıralanmaktadır.
24. Aşağıdaki parçada geçen 'köksüz özgürlük' kavramıyla yazar ne anlatmak istemektedir? 'Gelenekten tamamen kopuk bir özgürlük, bireyi aidiyetsizliğe sürükler. Köksüz özgürlük, kişinin hangi değerler uğruna özgür olduğunu bilememesi durumudur. Gemi limansız kalınca yol değil, sürüklenme başlar.'
- A) Toplumdan soyutlanmış bireyin yaratıcılığının artmasını
- B) Özgürlüğün ancak bireysel çabayla kazanılabileceğini
- C) Geleneksel değerlerin bireyi kısıtlayan yanlarını
- D) Bireyin toplumsal kurallara aykırı davranmasını
- E) Değer temeli olmaksızın kazanılan özgürlüğün anlamsızlaşmasını ✓
Yazar; 'köksüz özgürlüğü' 'hangi değerler uğruna özgür olduğunu bilememek' şeklinde tanımlamış ve gemi-liman metaforuyla bunu 'sürüklenme' olarak nitelendirmiştir. Kavram; değer tabanı olmayan bir özgürlüğün yön verici gücünü yitireceğini, dolayısıyla anlamsızlaşacağını ifade eder. Bu, C seçeneğiyle örtüşmektedir. A seçeneği aykırı davranışı, B özgürlüğü kısıtlayıcı geleneği, D bireysel çabayı, E ise yaratıcılığı ön plana alır; bunların hiçbiri metnin söyledikleriyle uyuşmamaktadır.
25. Aşağıdaki parçada yazar, ağırlıklı olarak hangi anlatım biçimini kullanmıştır? 'Sokrates'e göre bilgelik, bildiklerinden çok bilmediklerinin farkında olmaktır. Bilinen hikayeleri yeniden sorgulamak, alınan cevapları geçici saymak, her yanıtın ardından yeni bir soru sormak; bunlar, Sokratik yöntemin özünde yatar. Bu yöntem ne bir öğreti sunar ne de kesin doğrular vaat eder: yalnızca sorular sorar.'
- A) Kanıtlama
- B) Öyküleme
- C) Betimleme
- D) Tartışma
- E) Açıklama ✓
Paragraf; Sokratik yöntemin ne olduğunu, neyi amaçladığını ve nasıl işlediğini nesnel bir dille ortaya koymaktadır. Herhangi bir karşıt görüş çürütülmemiş (tartışma/kanıtlama değil), olaylar anlatılmamış (öyküleme değil), duyusal ayrıntılar verilmemiş (betimleme değil); yalnızca bir kavram tanımlanıp içeriği açıklanmıştır. Bu, açıklama (exposition) anlatım biçimidir.