Genel Tekrar Testi - 32
“Toplantı için _hemen hemen_ tüm üyeleri tek tek aradım.” Bu cümledeki altı çizili sözün cümleye kattığı anlam aşağıdakilerin hangisinde vardır?
Bu testteki tüm sorular ve cevapları (25 soru)
1. “Toplantı için _hemen hemen_ tüm üyeleri tek tek aradım.” Bu cümledeki altı çizili sözün cümleye kattığı anlam aşağıdakilerin hangisinde vardır?
- A) Biz görüşmeyeli aşağı yukarı beş yıl oldu. ✓
- B) Neredeyse tanıdık biri sanıp ona selam verecektim.
- C) Dikkatsizlik yüzünden az kalsın elimi kesiyordum.
- D) O, bugün işe gelmeyecek gibi duruyor.
- E) Bu konuda az çok biz de bir şeyler biliyoruz.
'Hemen hemen' ikilemesi, 'yaklaşık olarak, aşağı yukarı, tam olmasa da ona çok yakın' anlamı katar. A seçeneğinde geçen 'aşağı yukarı beş yıl oldu' cümlesindeki 'aşağı yukarı' sözü bu yaklaşık değer anlamını tam olarak karşılar. Doğru cevap A seçeneğidir.
2. Dili edinmede ilk öğreticimiz annemizdir. Zamanla genişleyen bir çerçeve içinde diğer öğreticiler aile, sokak, mahalle ve okuldur. Bu süreçte dilin kurallarını aile ve çevre ortamında tam olarak öğrenemeyiz. Dilin kuralları okullarda öğretilir. İşte temel hata da tam bu noktada başlar. Dil; kültürden, değer yargılarından, yaşam biçiminden asla soyutlanamaz. Dolayısıyla dili ek, kök, tür, öge gibi mekanik kavramlar çerçevesine sıkıştırmak; onu yaşayan bir varlık olmaktan çıkarmak, tuğlaları incelemek amacıyla binayı yıkmakla eş değerdir. Bu parçada asıl anlatılmak istenen aşağıdakilerin hangisidir?
- A) Dilin ancak aile ortamında öğrenebileceği
- B) Dilin kurallarının okulda kavratılması gerektiği
- C) Dil öğreniminin ailede başlayıp okulda tamamlandığı
- D) Çocukların dil yeteneğinin küçük yaşlarda geliştiği
- E) Dil kurallarının kültürden ayrı tutularak öğretilmesinin yanlış olduğu ✓
Parçada, okullarda dil öğretilirken dilin yaşayan, kültürel ve yaşamsal bir varlık olmaktan çıkarılıp sadece ek, kök, öge gibi mekanik kurallara sıkıştırılmasının büyük bir yanlış olduğu ifade edilmiştir. Dilin kurallarının onu var eden kültürden bağımsız olarak öğretilmesinin yanlışlığı ana düşüncedir. Doğru cevap E seçeneğidir.
3. “Kıtlık yıllarında elindekini avucundakini _yok pahasına_ elden çıkardı.” Bu cümledeki altı çizili söz öbeğinin cümleye kattığı anlam aşağıdakilerin hangisinde vardır?
- A) Yangından geriye kalanları kurtarmaya çalıştı.
- B) Kitaplarını çok ucuza bir dostuna verdi. ✓
- C) İstemeye istemeye eve kadar yürüdü.
- D) Antika vazoyu açıkgöz bir alıcı kapmıştı.
- E) Son yaptığına şimdi bin pişman olmuştur.
'Yok pahasına' ifadesi, bir malın gerçek değerinin çok altında, son derece ucuz bir bedelle satılması anlamına gelir. D seçeneğinde geçen 'Kitaplarını çok ucuza bir dostuna verdi' cümlesindeki 'çok ucuza' sözü bu anlamı doğrudan karşılamaktadır. Doğru cevap B seçeneğidir.
4. Kültürü gelecek kuşaklara aktaran ve öğreten, dildir. Diğer bir deyişle dil olmasaydı kültür ve uygarlık da olmazdı. Demek ki bugünkü kültür ve uygarlığın varlığı, dil ile doğrudan ilintilidir. Medeniyet, insanlığın bilim ve teknolojideki ilerlemeyle ulaştığı ortak nokta olarak tanımlanabilir. Öyleyse kültür toplumların kendi öz malı, uygarlık ise insanlığın ortak hazinesidir. Dil olmasaydı uygarlık da olamazdı. Hayvanlarla aramızdaki temel fark burada görülüyor. Düşünsenize hayvanlar da bir kültür ve bilgi birikimine sahip olsalardı insanın durumu ne kadar acı olurdu. Bu parçada aşağıdakilerden hangisine _değinilmemiştir_?
- A) Dilin öğretici yönüne
- B) Kültürün ulusal, uygarlığın ise evrensel olduğuna
- C) Kültür ve uygarlığın dille sıkı bir ilişkisinin bulunduğuna
- D) Dilin, kültürü geleceğe taşıyan bir araç olduğuna
- E) İnsanlığın bilim ve teknolojiyle kültürünü geliştirebileceğine ✓
Parçada dilin kültürü öğrettiği, kültürü geleceğe taşıdığı ve uygarlıkla ilişkili olduğu anlatılır. Bilim ve teknolojiyle kültürün geliştirildiği yargısı ise açıkça verilmez. Doğru cevap E seçeneğidir.
5. Dil-kültür ilişkisi bazen çok tuhaf şekillerde ortaya çıkmaktadır. Örneğin, yurdumuzdaki kimi restoranların ismi “ASPAVA” biçiminde bir “akronim”, yani birkaç kelimenin baş harflerinin veya ilk hecelerinin bir araya gelmesiyle oluşan bir kelimedir. Bu kelimenin manası ise şu şekildedir: “Allah’ım sıhhat, para, afiyet ver, amin.” Kaldırımda yürürken sirenlerini çalıştırmış bir ambulansın hızla yanınızdan geçtiğini görmüşsünüzdür. “AMBULANS” kelimesinin de ters yazıldığını fark etmişsinizdir. Bunun nedeni, önde giden araçların aynalarında bu ters ambulans yazısını düz olarak görmesini ve böylelikle daha çabuk yol vermesini sağlamaktır. Bu parçada vurgulanmak istenen düşünce aşağıdakilerden hangisinde verilmiştir?
- A) Ambulans yazısının tersten okunması işleyişi kolaylaştırmak amacıyladır.
- B) Bazı insanlar iş yerlerine akronim yöntemi ile isimler vermektedir.
- C) Dil ve kültür arasındaki ilişki ilginç şekillerde görülebilir. ✓
- D) Kültür ile dil arasında her zaman için sıkı bir ilişki vardır.
- E) Dile yansıyan kültür insanların karakterini yansıtır.
Parçada, dil ve kültür ilişkisinin bazen alışılagelmişin dışında, ilginç örneklerle (ASPAVA akronimi ve ambulans kelimesinin ters yazılması gibi) kendini gösterebileceği açıklanmaktadır. Yazar bu iki örnek üzerinden dil ve kültürün ilgi çekici bağlarına dikkat çekmek istediği için vurgulanmak istenen düşünce C seçeneğinde doğru verilmiştir. Doğru cevap C seçeneğidir.
6. Genç sanatçıların en yaygın ve belirgin eksikliği aceleci davranmalarıdır. Yapıtlarının son çizgisine fırçayı sürdükleri veya son notasını yazdıkları anda soluğu galerinin ya da yapımcının kapısında alıyorlar. Oysa eserlerini biraz daha _dinlendirseler_ derinliğinin ve estetik değerinin nasıl da arttığını onlar da görecekler. Bu parçada altı çizili sözle (“dinlendirseler”) asıl anlatılmak istenen aşağıdakilerden hangisidir?
- A) Eser üzerine bir süre daha düşünüp eserin olgunlaşmasını beklemek ✓
- B) Eleştirilere kulak vererek eseri yeniden düzenlemek
- C) Usta yazarlardan eserleriyle ilgili tavsiyeler almak
- D) Yayıncıların eseri okuması için çaba ve sabır göstermek
- E) Eseri yayımlamak için belli bir yaşa gelene kadar beklemek
Parçadaki 'dinlendirseler' sözü, bir sanat eserinin bittikten hemen sonra sunulmamasını, üzerinde bir süre daha düşünülerek olgunlaşmaya (demlenmeye) bırakılmasını ifade eder. Doğru cevap A seçeneğidir.
7. Peyami Safa, bir yazısında şöyle diyordu: “Cihan Harbi’nde Alman ordularının Fransa’yı işgale başladığı devrenin talihsiz başvekili Reynaud, şu beyanatta bulunmuş: ‘Düşman ilerliyor, Paris ve vatan tehlikededir. Yalnız, size verilebilecek bir müjdem var: Pascal’ın, Moliere’in, Racine’in ve bütün Fransız büyüklerinin eserleri muhafaza altındadır.’ Fransız başvekilin sözü, onu anlamayanlara bir ümitsizlik hezeyanı gibi görünebilir. Fakat Fransa’yı kurtaran bu müjdedir.” Bu parçada vurgulanmak istenen temel düşünce aşağıdakilerden hangisidir?
- A) Savaşlar, insanlık tarihinde her zaman kapanmaz yaralar açmıştır.
- B) Tarihî eserlerin, aslına uygun olarak korunması ulusların en önemli ödevlerindendir.
- C) Sanat, insanların arasında barışı sağlayan, onları birbirine yaklaştıran en önemli ögedir.
- D) Bir savaşta tarihî eserleri korumak, ülkeyi korumak kadar önemlidir. ✓
- E) Milletler, hangi medeniyete ait olursa olsun tarihî eserlere saygı göstermek zorundadır.
Parçada savaş sırasında büyük sanatçıların eserlerinin korunması, ülkenin varlığıyla eş değer görülmektedir. Bu nedenle tarihî ve kültürel eserleri korumanın ülkeyi korumak kadar önemli olduğu vurgulanır. Doğru cevap D seçeneğidir.
8. İyi bir başlangıç ve iyi bir son, yazmakta olduğunuz metnin genel karakteristik özelliğini yansıtacaktır. Bunu ben misafirliğe benzetiyorum. Misafiri karşılamada ve uğurlamada ne kadar titiz olunursa o ikisi arasındaki süreçte oluşabilecek aksaklıklar bir nebze görmezden gelinecektir. Ama misafiri karşılarkenki huzursuzluk ya da yolcu etmedeki aceleci tavırlar ve çeşitli aksaklıklar, bir çuval inciri berbat edecektir. Bu yüzden bir metin oluştururken yazarın belki de en yoğun çalışması gereken bölümlerdir giriş ve sonuç bölümleri. Tabii bunlarda çok özenli davranıp gelişmeyi basite indirgemek de büyük bir yanılgı olacaktır. Zira gelişme, sonuca giderken eşlik eden bölümdür. Onun da yabana atılmaması gerekir. Başlama ve bitirmenin sıkıntılı sürecini aşmanın da elbette bir yolu var. O da devamlı yazmaktan geçiyor. Şu an ismini anımsayamadığım ve anımsayamadığım için de kendisinden affımı istediğim usta yazarlarımızdan birisinin önerisine kulak vermemiz gerekli diye düşünüyorum. Zira kendisi her gün yazmak gerekliliğini savunmuştur. Bu öneriyi ben bizzat uygulamaktayım. Ve ciddi manada olumlu etkilerini gördüğümü de sizlere belirtmek isterim. Bu parçadan, I. Yazmak, her aşaması titizlik gerektiren bir süreçtir. II. Yeteneğiniz yoksa yazma talimi yapmanın size kazandıracağı pek bir şey yoktur. III. Bir okurun zihninde, okuduğu yazıdan en çok artakalan şey, nasıl başlandığı ve nasıl sonlandırıldığıdır. yargılarından hangileri _çıkarılamaz_?
- A) Yalnız I.
- B) Yalnız II. ✓
- C) Yalnız III.
- D) I ve II.
- E) II ve III.
Parçada iyi bir başlangıç ve sonun önemli olduğu, yazının her bölümünün özen istediği anlatılır. Yeteneği olmayanın çalışmasının işe yaramayacağı söylenmez. Doğru cevap B seçeneğidir.
9. Aşağıdaki cümlelerin hangisinde altı çizili ifade beklenmedik bir durumu anlatmaktadır?
- A) Toplantı erken sona erdi.
- B) İşler bir anda tersine döndü. ✓
- C) Planlarını dikkatle hazırladı.
- D) Gün boyunca çalıştı.
- E) Sorunu sakin biçimde çözdü.
Bir anda tersine döndü ifadesi beklenmeyen durumu anlatır.
10. Sanat yalnızca estetik bir uğraşı değil aynı zamanda insanın dünyayı anlamlandırma çabasıdır. Bu cümlede sanatla ilgili ne vurgulanmaktadır?
- A) Eğlence aracı olması
- B) Toplumsal olayları anlatması
- C) İnsan düşüncesinin yansıması olması ✓
- D) Sanatçıya bağlı olması
- E) Herkes tarafından anlaşılması
Sanatın anlamlandırma işlevi vurgulanmıştır.
11. Teknolojinin gelişmesiyle bilgiye ulaşmak kolaylaşmıştır ancak bilgiyi doğru değerlendirme becerisi daha önemli hâle gelmiştir. Bu cümlede asıl anlatılmak istenen nedir?
- A) Teknoloji bilgi kirliliği oluşturur
- B) Bilgiye ulaşmak kolaydır
- C) Önemli olan bilgiyi yorumlayabilmektir ✓
- D) İnsanlar teknolojiyi yanlış kullanır
- E) Eğitim sistemi değişmelidir
Bilgiye ulaşmaktan çok değerlendirme becerisi vurgulanmaktadır.
12. İnsanların doğaya karşı sorumluluklarının farkına varması sürdürülebilir bir gelecek için en önemli adımdır. Bu cümlede hangi düşünce vurgulanmaktadır?
- A) Doğa kendini yeniler
- B) Çevre sorunları kaçınılmazdır
- C) Gelecek çevre bilincine bağlıdır ✓
- D) Sanayi doğaya zarar verir
- E) İnsan doğanın parçasıdır
Sürdürülebilir gelecek çevre bilinci ile ilişkilendirilmiştir.
13. Yazar, teknolojinin insan yaşamındaki etkilerini anlatırken günlük yaşamdan örnekler vererek konuyu somutlaştırmıştır. Bu cümlede başvurulan düşünceyi geliştirme yolu nedir?
- A) Tanımlama
- B) Karşılaştırma
- C) Örneklendirme ✓
- D) Tanık gösterme
- E) Sayısal verilerden yararlanma
Günlük yaşamdan örnek verilmiştir.
14. Yazar, çevre kirliliğinin etkilerini anlatırken farklı şehirlerden örnekler vererek konuyu somutlaştırmıştır. Bu cümlede kullanılan düşünceyi geliştirme yolu aşağıdakilerden hangisidir?
- A) Tanımlama
- B) Karşılaştırma
- C) Örneklendirme ✓
- D) Tanık gösterme
- E) Sayısal verilerden yararlanma
Farklı şehirlerden örnek verilmiştir.
15. Yazar, çevre sorunlarını anlatırken farklı ülkelerden örnekler vererek konuyu somutlaştırmıştır. Bu cümlede kullanılan düşünceyi geliştirme yolu aşağıdakilerden hangisidir?
- A) Tanımlama
- B) Karşılaştırma
- C) Örneklendirme ✓
- D) Tanık gösterme
- E) Sayısal verilerden yararlanma
Farklı ülkelerden örnek verilmiştir.
16. Aşağıdaki cümlelerin hangisinde 'ünlü düşmesi' (hece düşmesi) meydana gelmiştir?
- A) Olayın aslını öğrenmek için bekledik. ✓
- B) Çocuklar bahçede top koşuyor.
- C) Bu kitap çok sürükleyici.
- D) Yarın sinemaya gideceğiz.
'Asıl' sözcüğüne ünlüyle başlayan bir ek (-ı) geldiğinde ikinci hecedeki 'ı' ünlüsü düşerek 'aslını' şeklini almıştır. Buna ünlü düşmesi (hece düşmesi) denir. Diğer seçeneklerdeki kelimelerin kök ve ek birleşimlerinde herhangi bir ünlü düşmesi yaşanmamıştır.
17. Aşağıdaki sözcüklerin hangisinde 'ünlü düşmesi' (hece düşmesi) yoktur?
- A) Ağzı (ağız-ı)
- B) Omzu (omuz-u)
- C) Kitabı (kitap-ı) ✓
- D) Fikri (fikir-i)
'Kitabı' sözcüğünde 'p' -> 'b' (ünsüz yumuşaması) vardır, ünlü düşmesi yoktur. Diğer seçeneklerde 'ağız', 'omuz' ve 'fikir' sözcüklerinin ikinci hecesindeki dar ünlüler düşmüştür.
18. Aşağıdaki cümlelerin hangisinde _ünlü düşmesi (hece düşmesi)_ yoktur?
- A) Bu şehrin kalabalığı beni çok yoruyor.
- B) Sabrım tükenmek üzere, artık dayanamıyorum.
- C) Oğlu bu yıl üniversite sınavına girecek.
- D) Akşam olunca gökyüzü kızıla boyandı. ✓
'Gökyüzü' kelimesi 'gök' ve 'yüz' kelimelerinin birleşmesiyle oluşmuş bir birleşik isimdir, ses düşmesi yoktur. Diğer seçeneklerde: 'şehir' > şehrin, 'sabır' > sabrım, 'oğul' > oğlu kelimelerinde ünlü düşmesi vardır.
19. Aşağıdaki sözcüklerden hangisinde hem ünsüz yumuşaması hem de ünsüz benzeşmesi (sertleşmesi) vardır?
- A) Ağaçta
- B) Borcunu
- C) Basitçe
- D) Yaptığımdan ✓
_Yaptığımdan_ kelimesinin kökü yap- fiilidir. Önce sıfat-fiil eki -dık eki benzeşmeyle -tık'a (benzeşme/sertleşme) dönüşür. Ardından -tık'ın sonundaki k sesi, ünlü ile başlayan -ım eki geldiğinde ğ'ye dönüşür (yumuşama). (yap-dık > yap-tık-ım > yap-tığ-ım-dan)
20. Aşağıdaki cümlelerin hangisinde _ünlü düşmesi_ yoktur?
- A) Çok hızlı koştuğu için yoruldu. ✓
- B) Omzunda ağır bir yük vardı.
- C) Ağzının tadını bilen biriydi.
- D) Karnı acıktığı için yemek yedi.
A seçeneğindeki 'Çok hızlı koştuğu için yoruldu.' cümlesinde ünlü düşmesi yoktur. Diğer seçeneklerdeki 'omzunda' (omuz>omzu), 'ağzının' (ağız>ağzı), 'karnı' (karın>karnı) kelimelerinde ünlü düşmesi vardır.
21. Aşağıdaki cümlelerin hangisinde _ünlü düşmesi_ vardır?
- A) Aklını başına almalısın. ✓
- B) Çocuklar parkta oynuyor.
- C) Deniz kenarında yürüdük.
- D) Kitapları masaya bıraktı.
'Akıl' sözcüğü ünlüyle başlayan ek aldığında 'Aklı' şeklinde ünlü düşmesi gerçekleşmiştir. Diğer seçeneklerde ünlü düşmesi bulunmamaktadır.
22. Aşağıdaki cümlelerin hangisinde _ünsüz yumuşaması_ vardır?
- A) Bu millet, vatanına her zaman düşkündür.
- B) Hukukun kurallarına her zaman uymalıyız.
- C) Sepetin içinde kırmızı elmalar vardı.
- D) Yurdun dört bir yanı düşmanla çevriliydi. ✓
'Yurdun' kelimesinin kökü 'yurt'tur. Ünlüyle başlayan ek aldığında 't' (sert) ünsüzü 'd' (yumuşak) ünsüzüne dönüşmüştür (ünsüz yumuşaması). 'Millet', 'hukuk', 'sepet' kelimeleri ise sonlarında sert ünsüz bulunmasına rağmen ünlüyle başlayan ek aldıklarında yumuşamaya uğramayan istisna kelimelerdir.
23. Aşağıdaki cümlelerin hangisinde ünlü düşmesine örnek vardır?
- A) Çocuklar parkta koşuyor.
- B) Aklını başına almalısın. ✓
- C) Deniz kenarında yürüdük.
- D) Kitapları masaya bıraktı.
'Akıl' sözcüğü ünlüyle başlayan ek aldığında 'Aklı' şekline dönüşmüş ve ünlü düşmesi gerçekleşmiştir.
24. Ünlü bir eleştirmen, tiyatro için, kurmaca ile gerçekliğin (I)_birbirine_ (ünlü düşmesi) en güzel karıştığı sanattır (II)_diyor_ (ünlü daralması). Sahnedeki insanın yapıttakinden çok farklı olarak bir (III)_başkasına_ (ünsüz benzeşmesi) dönüşmüş olduğunu, kurmaca bir karakterlikten sıyrılarak yeni bir varoluşa (IV)_geçtiğini_ (ünsüz yumuşaması) en güzel, sahnede görürüz. Tiyatronun en eski sanat oluşu bir yana, hep var olacağının da (V)_biricik_ (ünlü türemesi) göstergesidir bu. Bu parçadaki altı çizili sözcüklerin hangisinde ayraç içindeki ses olayı yoktur?
- A) I.
- B) II.
- C) III. ✓
- D) IV.
V. numaralı sözcük **biricik**'tir. Buradaki '-cik' eki küçültme ekidir. Ünlü türemesi ('az-ı-cık', 'dar-a-cık' gibi) yoktur. Ancak verilen cevap anahtarı C'yi göstermektedir.
25. Aşağıdaki cümlelerin hangisinde 'ünlü daralması'na örnek vardır?
- A) Çocuklar bahçede top oynuyor. ✓
- B) Her sabah erkenden kalkıyor.
- C) Bize doğru geliyor.
- D) Soruları dikkatle okuyor.
Oyna-yor -> Oynuyor. (a ünlüsü daralarak u olmuştur). Diğerlerinde (gel-iyor, kalk-ıyor) daralma yoktur, yardımcı ses vardır.