menu
MemurOl
Türkçe Testleri

Genel Tekrar Testi - 67

Soru 1 / 25

Aşağıdaki cümlelerin hangisinde 'de' bağlacı yanlış yazılmıştır?

Bu testteki tüm sorular ve cevapları (25 soru)
  1. 1. Aşağıdaki cümlelerin hangisinde 'de' bağlacı yanlış yazılmıştır?

    • A) Ahmet de bizimle gelecek.
    • B) Sen de mi geliyorsun?
    • C) Evde kimse yok.
    • D) Kalemim Mehmet te kalmış.

    'Mehmet'te'‍​‌​‌​​‌‌​‌​​​​‌‌​‌​​‌​‌‌​​‌‌​​‌​​​‌‌​‌‌​‍ bulunma hal ekidir ve bitişik yazılır (sertleşerek). Burada bağlaç gibi ayrı yazılması yanlıştır. Eğer bağlaç kastedilseydi 'Mehmet de' olurdu. Cümle anlamına göre 'kalmış' fiili bulunma hali gerektirir. Doğrusu: 'Mehmet'te'.

  2. 2. Aşağıdaki cümlelerin hangisinde 'abartma' (mübalağa) yapılmıştır?

    • A) Çok yürüdüğüm için ayaklarım ağrıyor.
    • B) Bugün yaklaşık on kilometre yürüdüm.
    • C) O kadar çok yürüdüm ki ayaklarım koptu.
    • D) Yürüyüş yapmayı çok seviyorum.

    'Ayaklarım‍​‌​‌​​‌‌​‌​​​​‌‌​‌​​‌​‌‌​​‌‌​​‌​​​‌‌​‌‌​‍ koptu' ifadesi, çok yürümenin etkisini vurgulamak için, bir durumu olduğundan çok daha fazla göstererek abartma sanatına başvurmuştur.

  3. 3. Aşağıdaki cümlelerin hangisinde _ünsüz düşmesi_ vardır?

    • A) Ufacık bir evde yaşıyorlardı.
    • B) Biricik kardeşini yalnız bırakmadı.
    • C) Şehrin tam ortasında oturuyor.
    • D) Kaybolan eşyasını aradı.

    _'Ufacık'_‍​‌​‌​​‌‌​‌​​​​‌‌​‌​​‌​‌‌​​‌‌​​‌​​​‌‌​‌‌​‍ kelimesi _ufak_ kelimesinin küçültme eki almasıyla oluşmuştur ve _k_ ünsüzü düşmüştür.

  4. 4. 'Kara' sözcüğü aşağıdaki cümlelerin hangisinde 'kötü, uğursuz' anlamında kullanılmıştır?

    • A) Kara gözleri herkese tebessüm ediyordu.
    • B) Gemimiz sonunda karaya ulaştı.
    • C) Bu kara haber hepimizi derinden üzdü.
    • D) Kara tahtayı güzelce sildi.

    'Kara‍​‌​‌​​‌‌​‌​​​​‌‌​‌​​‌​‌‌​​‌‌​​‌​​​‌‌​‌‌​‍ haber' söz grubunda 'kara' kelimesi, rengin ötesinde 'kötü, uğursuz' anlamı taşıyan mecazi bir kullanımdır.

  5. 5. Aşağıdaki sözcük çiftlerinden hangisi zıt (karşıt) anlamlı değildir?

    • A) ileri - geri
    • B) gelmek - gelmemek
    • C) uzun - kısa
    • D) temiz - kirli

    Bir‍​‌​‌​​‌‌​‌​​​​‌‌​‌​​‌​‌‌​​‌‌​​‌​​​‌‌​‌‌​‍ sözcüğün olumsuzu, o sözcüğün zıttı değildir. 'Gelmek' fiilinin zıttı 'gitmek'tir. 'Gelmemek' ise 'gelmek' fiilinin olumsuzudur.

  6. 6. Aşağıdaki cümlelerin hangisinde 'yüz' kelimesi farklı bir anlamda kullanılmıştır?

    • A) Sabah kalkınca soğuk suyla yüzünü yıkadı.
    • B) Çocuğun gülen yüzü hepimizin içini ısıttı.
    • C) Sınavdan yüz aldığım için çok mutluyum.
    • D) Söylenenleri duyunca utancından yüzü kızarmıştı.

    Birinci,‍​‌​‌​​‌‌​‌​​​​‌‌​‌​​‌​‌‌​​‌‌​​‌​​​‌‌​‌‌​‍ ikinci ve dördüncü seçeneklerde 'yüz' sözcüğü 'çehre, surat' anlamında kullanılmıştır. Üçüncü seçenekte ise 'doksan dokuzdan sonra gelen sayının adı' (100) anlamında kullanılarak sesteşlik (eş seslilik) özelliği göstermiştir. Bu nedenle diğerlerinden farklı bir anlam taşımaktadır.

  7. 7. 'Aslan gibi çocuk' cümlesindeki söz sanatı aşağıdakilerden hangisidir?

    • A) Kişileştirme
    • B) Konuşturma
    • C) Abartma
    • D) Benzetme

    Bu‍​‌​‌​​‌‌​‌​​​​‌‌​‌​​‌​‌‌​​‌‌​​‌​​​‌‌​‌‌​‍ cümlede çocuk, güç ve cesaret yönüyle 'aslana' benzetilmiştir. 'Gibi' edatı da bu benzetmeyi güçlendirmiştir.

  8. 8. 'Güneş, dağların arkasından bize gülümsüyordu.' cümlesindeki söz sanatı hangisidir?

    • A) Abartma
    • B) Benzetme
    • C) Kişileştirme
    • D) Tezat

    İnsan‍​‌​‌​​‌‌​‌​​​​‌‌​‌​​‌​‌‌​​‌‌​​‌​​​‌‌​‌‌​‍ dışındaki bir varlık olan 'güneşe', insana özgü bir nitelik olan 'gülümseme' özelliği verilerek kişileştirme (teşhis) sanatı yapılmıştır. Bir durumun olduğundan çok daha büyük veya küçük gösterilmesi (abartma) durumu burada mevcut değildir.

  9. 9. Varlıkların sayılabilen, ölçülebilen ve azalıp çoğalabilen özelliklerini gösteren sözcüklere 'nicel anlamlı' sözcükler denir. Buna göre, aşağıdaki cümlelerin hangisinde nicel anlamlı bir sözcük kullanılmıştır?

    • A) Bana karşı çok sıcak davrandı.
    • B) Bu binanın yüksek katlarında oturuyor.
    • C) Ne kadar ince düşüncelisin!
    • D) Çok ağır sözler söyledi.

    Soru‍​‌​‌​​‌‌​‌​​​​‌‌​‌​​‌​‌‌​​‌‌​​‌​​​‌‌​‌‌​‍ kökündeki tanıma göre, 'Bu binanın yüksek katları' ifadesindeki 'yüksek' sözcüğü, metreyle ölçülebilen fiziksel bir uzunluğu (mesafeyi) belirttiği için nicel anlamlıdır. Diğer seçeneklerdeki 'sıcak' (davranış), 'ince' (düşünce) ve 'ağır' (söz) sözcükleri ise ölçülemeyen, varlıkların niteliğini veya nasıllığını bildiren mecazi (nitel) anlamlarda kullanılmıştır.

  10. 10. 'Etekleri zil çalmak' deyimi hangi anlama gelir?

    • A) Çok korkmak
    • B) Çok üzülmek
    • C) Çok sevinmek
    • D) Çok şaşırmak

    'Etekleri‍​‌​‌​​‌‌​‌​​​​‌‌​‌​​‌​‌‌​​‌‌​​‌​​​‌‌​‌‌​‍ zil çalmak' deyimi, bir haber veya olay karşısında duyulan aşırı sevinci ve heyecanı ifade etmek için kullanılır.

  11. 11. 'Damlaya damlaya göl olur.' atasözüyle anlatılmak istenen ana düşünce nedir?

    • A) Birlikten kuvvet doğar.
    • B) Sabırlı olmak gerekir.
    • C) Küçük birikimler zamanla büyür.
    • D) Emek olmadan başarı olmaz.

    Bu‍​‌​‌​​‌‌​‌​​​​‌‌​‌​​‌​‌‌​​‌‌​​‌​​​‌‌​‌‌​‍ atasözü, küçük ve önemsiz gibi görünen şeylerin birikerek zamanla büyük ve önemli bir hale geleceğini, yani tutumluluğun ve biriktirmenin önemini vurgular.

  12. 12. Aşağıdaki cümlelerin hangisinde somut anlamlı bir sözcük, soyut anlam kazanmıştır (soyutlama)?

    • A) Bu yolu takip ederseniz eve ulaşırsınız.
    • B) Bu sorunu çözmek için başka bir yol denemeliyiz.
    • C) İki köy arasında dar bir yol vardı.
    • D) Yol kenarındaki ağaçlar kurumuştu.

    Somut‍​‌​‌​​‌‌​‌​​​​‌‌​‌​​‌​‌‌​​‌‌​​‌​​​‌‌​‌‌​‍ bir varlık olan 'yol', bu cümlede 'yöntem, metot' gibi soyut bir anlamda kullanılarak soyutlama yapılmıştır.

  13. 13. 'Sınavı kazandığını duyunca dünyalar benim oldu.' cümlesindeki söz sanatı hangisidir?

    • A) Benzetme
    • B) Kişileştirme
    • C) Abartma
    • D) Konuşturma

    Bir‍​‌​‌​​‌‌​‌​​​​‌‌​‌​​‌​‌‌​​‌‌​​‌​​​‌‌​‌‌​‍ kişinin sevincinin 'dünyaların onun olması' şeklinde ifade edilmesi, durumu olduğundan çok daha büyük göstermektir. Bu bir abartma (mübalağa) sanatıdır.

  14. 14. Aşağıdaki ikilemelerden hangisi zıt anlamlı sözcüklerle oluşturulmuştur?

    • A) Yalan yanlış bilgiler verdi.
    • B) Eş dost ziyarete gelmişti.
    • C) İleri geri konuşup canımı sıktı.
    • D) Sınıfa sessiz sedasız girdi.

    'İleri'‍​‌​‌​​‌‌​‌​​​​‌‌​‌​​‌​‌‌​​‌‌​​‌​​​‌‌​‌‌​‍ ve 'geri' sözcükleri anlamca birbirinin tam tersi, yani zıt anlamlıdır. Bu nedenle 'ileri geri' ikilemesi zıt anlamlı sözcüklerle kurulmuştur. Diğer cümlelerde yer alan 'yalan yanlış', 'eş dost' ve 'sessiz sedasız' ikilemeleri ise yakın veya eş anlamlı sözcüklerin bir araya gelmesiyle oluşturulmuştur.

  15. 15. 'Varlık' sözcüğü aşağıdaki seçeneklerin hangisine göre daha genel anlamlıdır?

    • A) Canlı
    • B) Hayvan
    • C) Kedi
    • D) Tekir

    Anlam‍​‌​‌​​‌‌​‌​​​​‌‌​‌​​‌​‌‌​​‌‌​​‌​​​‌‌​‌‌​‍ kapsamı en geniş olan 'varlık'tır. 'Varlık > Canlı > Hayvan > Kedi > Tekir' şeklinde genelden özele bir sıralama yapılabilir.

  16. 16. 'Ağzı kulaklarına varmak' deyimiyle anlatılmak istenen duygu hangisidir?

    • A) Büyük bir korku
    • B) Derin bir üzüntü
    • C) Aşırı bir sevinç
    • D) Yoğun bir öfke

    Bu‍​‌​‌​​‌‌​‌​​​​‌‌​‌​​‌​‌‌​​‌‌​​‌​​​‌‌​‌‌​‍ deyim, kişinin çok sevindiğini, sevincinin yüzünden okunduğunu ve mutlu olduğunu abartılı bir şekilde ifade eder.

  17. 17. 'Sıcak' kelimesi hangisinde diğerlerinden farklı bir anlamda kullanılmıştır?

    • A) Sıcak bir çorba içimi ısıttı.
    • B) Yazın sıcak havalar bunaltıcı oluyor.
    • C) Yeni komşumuz çok sıcak bir insan.
    • D) Sobanın yanında elleri sıcacıktı.

    A,‍​‌​‌​​‌‌​‌​​​​‌‌​‌​​‌​‌‌​​‌‌​​‌​​​‌‌​‌‌​‍ B ve D seçeneklerinde 'sıcak' kelimesi ölçülebilen bir ısı değeri olan gerçek anlamıyla kullanılmıştır. C seçeneğinde ise 'samimi, cana yakın' anlamında mecazi olarak kullanılmıştır.

  18. 18. 'Bülbül, güle 'Neden dikenlerinle canımı yakıyorsun?' diye sordu.' cümlesindeki en belirgin söz sanatı hangisidir?

    • A) Benzetme
    • B) Abartma
    • C) Kişileştirme
    • D) Konuşturma

    Bu‍​‌​‌​​‌‌​‌​​​​‌‌​‌​​‌​‌‌​​‌‌​​‌​​​‌‌​‌‌​‍ cümlede insan dışı bir varlık olan 'bülbül'ün bir cümle kurarak konuşması sağlanmıştır. Bu nedenle en belirgin sanat konuşturma (intak)'dır. Her konuşturma aynı zamanda bir kişileştirmedir.

  19. 19. 'Boş' sözcüğü hangisinde 'yararsız, bir işe yaramayan' anlamında kullanılmıştır?

    • A) Boş bir bardak uzattı.
    • B) Bu ev üç aydır boş duruyor.
    • C) Bütün gün boş gezdi.
    • D) Defterde boş bir sayfa kalmamıştı.

    'Boş‍​‌​‌​​‌‌​‌​​​​‌‌​‌​​‌​‌‌​​‌‌​​‌​​​‌‌​‌‌​‍ gezmek' ifadesinde 'boş' kelimesi, 'içi dolu olmayan' gerçek anlamından sıyrılarak 'bir iş yapmadan, yararsız bir şekilde' anlamında kullanılmıştır.

  20. 20. Aşağıdaki atasözlerinden hangisi konusu yönüyle diğerlerinden farklıdır?

    • A) Ayağını yorganına göre uzat.
    • B) Sakla samanı, gelir zamanı.
    • C) Damlaya damlaya göl olur.
    • D) Birlikten kuvvet doğar.

    İlk‍​‌​‌​​‌‌​‌​​​​‌‌​‌​​‌​‌‌​​‌‌​​‌​​​‌‌​‌‌​‍ üç atasözü 'tutumlu olmak, biriktirmek, harcamalara dikkat etmek' gibi konularla ilgiliyken, 'Birlikten kuvvet doğar' atasözü 'birlik ve beraberliğin önemi' konusunu işler.

  21. 21. 'Keskin' sözcüğü aşağıdaki cümlelerin hangisinde duyu aktarması yoluyla kullanılmıştır?

    • A) Elindeki keskin bir bıçaktı.
    • B) Keskin zekâsıyla problemi çözdü.
    • C) Dışarıdan keskin bir koku geliyordu.
    • D) Rüzgâr, yüzüne keskin bir soğuklukla vurdu.

    Duyu‍​‌​‌​​‌‌​‌​​​​‌‌​‌​​‌​‌‌​​‌‌​​‌​​​‌‌​‌‌​‍ aktarması, bir duyuya ait olan kavramın başka bir duyu için kullanılmasıdır. 'Keskin' sözcüğü aslen dokunma duyusuna (kesici olma) aittir. Üçüncü seçenekte bu özellik, koklama duyusuna (koku) aktarılarak kullanılmıştır. İkinci seçenekteki kullanım duyu aktarması değil, somut bir kelimenin soyut bir kavramı karşılaması (mecaz) durumudur.

  22. 22. 'Gözden düşmek' deyiminin karşıt anlamlısı olabilecek deyim hangisidir?

    • A) Göze batmak
    • B) Gözü kalmak
    • C) Göze girmek
    • D) Göz yummak

    'Gözden‍​‌​‌​​‌‌​‌​​​​‌‌​‌​​‌​‌‌​​‌‌​​‌​​​‌‌​‌‌​‍ düşmek', bir kişinin değerini, sevgisini ve güvenini kaybetmesi anlamına gelirken; 'göze girmek' ise ilgi, sevgi ve beğeni kazanmak anlamına gelir. Bu iki deyim zıt durumları ifade eder.

  23. 23. 'Ağır ağır çıkacaksın bu merdivenlerden' dizesindeki ikileme, cümleye hangi anlamı katmıştır?

    • A) Zorluk
    • B) Kesinlik
    • C) İhtimal
    • D) Tezlik

    'Ağır‍​‌​‌​​‌‌​‌​​​​‌‌​‌​​‌​‌‌​​‌‌​​‌​​​‌‌​‌‌​‍ ağır' ikilemesi, eylemin 'yavaşça ve güçlükle' yapıldığını ifade ederek cümleye 'zorluk' anlamı katmıştır.

  24. 24. Aşağıdaki cümlelerin hangisinde 'neden-sonuç' (sebep-sonuç) ilişkisi vardır?

    • A) Sınavı kazanmak için çok çalıştı.
    • B) Yağmur yağınca maç iptal oldu.
    • C) Temiz hava alırsan iyi uyursun.
    • D) Bu kitap, diğerinden daha kalın.

    Cümlede‍​‌​‌​​‌‌​‌​​​​‌‌​‌​​‌​‌‌​​‌‌​​‌​​​‌‌​‌‌​‍ Anlam (Karşılaştırma) Analizi: • Birden fazla kavram veya durum arasındaki derecelendirme ve üstünlük ilişkisini kuran sözcüklere karşılaştırma edatı/zarfı denir. • 'Okulun en çalışkan öğrencisiydi.' cümlesinde yer alan 'en' üstünlük zarfı, söz konusu öğrenciyi okuldaki diğer tüm öğrencilerle çalışkanlık bakımından karşılaştırmaktadır. 💡 Doğru Cevap: Okulun en çalışkan öğrencisiydi seçeneğidir.

  25. 25. Aşağıdaki cümlelerin hangisi kanıtlanabilirlik açısından diğerlerinden farklıdır?

    • A) Yazarın son romanı 300 sayfadan oluşuyor.
    • B) Film, dün akşam saat dokuzda başladı.
    • C) Şiir, insanı bambaşka diyarlara götüren büyülü bir türdür.
    • D) Türkiye'nin başkenti Ankara'dır.

    A,‍​‌​‌​​‌‌​‌​​​​‌‌​‌​​‌​‌‌​​‌‌​​‌​​​‌‌​‌‌​‍ B ve D seçeneklerindeki yargılar kişiden kişiye değişmeyen, doğruluğu veya yanlışlığı ispatlanabilen nesnel yargılardır. C seçeneğindeki 'büyülü bir tür' ifadesi ise kişisel bir görüş belirttiği için öznel bir yargıdır.