menu
MemurOl
Vatandaşlık Testleri

Genel Tekrar Testi - 35

Soru 1 / 25

Medeni Kanun'a göre veli/vasi rızasıyla evlenebilmek için doldurulması gereken olağan yaş ile hâkim izniyle evlenebilmek için doldurulması gereken olağanüstü yaş sırasıyla kaçtır?

Bu testteki tüm sorular ve cevapları (25 soru)
  1. 1. Medeni Kanun'a göre veli/vasi rızasıyla evlenebilmek için doldurulması gereken olağan yaş ile hâkim izniyle evlenebilmek için doldurulması gereken olağanüstü yaş sırasıyla kaçtır?

    • A) 16 - 16 - 15
    • B) 18 - 18 - 17
    • C) 17 - 16 - 15
    • D) 18 - 18 - 16
    • E) 17 - 17 - 16

    Erkek‍​‌​‌​​‌‌​‌​​​​‌‌​‌​​‌​‌‌​​‌‌​​‌​​​‌‌​‌‌​‍ ve kadın on yedi yaşını doldurmadıkça evlenemez. Olağanüstü durumlarda ve pek önemli bir sebeple hâkim, on altı yaşını doldurmuş kişinin evlenmesine izin verebilir.

  2. 2. Türk Medeni Kanunu hükümlerine göre, mahkeme kararı (hâkim izni) ile evlenmeyi mümkün kılan olağanüstü evlenme yaşı kaçtır?

    • A) 16
    • B) 12
    • C) 17
    • D) 15
    • E) 18

    Hâkim,‍​‌​‌​​‌‌​‌​​​​‌‌​‌​​‌​‌‌​​‌‌​​‌​​​‌‌​‌‌​‍ olağanüstü durumda ve pek önemli bir sebeple on altı yaşını doldurmuş kişinin evlenmesine izin verebilir. Olağan evlenme yaşı ise on yedidir.

  3. 3. Türk Borçlar Kanunu'na göre, aşağıdakilerden hangisi bir sözleşmede nispi butlan (iptal edilebilirlik) sebebi değildir?

    • A) Hata
    • B) Aşırı yararlanma (gabin)
    • C) Muvazaa
    • D) Korkutma (ikrah)
    • E) Hile

    Korkutma,‍​‌​‌​​‌‌​‌​​​​‌‌​‌​​‌​‌‌​​‌‌​​‌​​​‌‌​‌‌​‍ aşırı yararlanma, hata ve hile sözleşmeyi iptal edilebilir (nispi butlan) kılar. Muvazaalı işlemler ise gerçek iradeye dayanmadığı için kesin hükümsüzdür.

  4. 4. Borçlar Kanunu'na göre, sözleşmede aksine bir hüküm yoksa para borçlarının ifa yeri (ödeme yeri) aşağıdakilerden hangisidir?

    • A) Borçlunun yerleşim yerinde
    • B) Sözleşmenin yapıldığı yerde
    • C) Borcun doğduğu yerde
    • D) Borçlunun iş yerinde
    • E) Alacaklının ödeme zamanındaki yerleşim yerinde

    Para‍​‌​‌​​‌‌​‌​​​​‌‌​‌​​‌​‌‌​​‌‌​​‌​​​‌‌​‌‌​‍ borçları, aksi kararlaştırılmadıkça alacaklının ödeme zamanındaki yerleşim yerinde ifa edilir. Bu nedenle para borcu götürülecek borçtur.

  5. 5. Türk Medeni Kanunu'na göre, aşağıda belirtilen durumlardan hangisinde kural olarak kişiye vesayet makamınca vasi atanması gerekmez?

    • A) Cinayet suçundan yirmi yıl hapis cezası alan ergin kişi
    • B) Yaşlılığı nedeniyle kısıtlanan doksan yaşındaki kişi
    • C) On sekiz yaşından küçük ve velayet altında bulunan kişi
    • D) Alkol bağımlılığı nedeniyle kısıtlanan kırk yaşındaki kişi
    • E) Yirmi beş yaşında akıl hastası kişi

    Velayet‍​‌​‌​​‌‌​‌​​​​‌‌​‌​​‌​‌‌​​‌‌​​‌​​​‌‌​‌‌​‍ altında bulunan küçük için ayrıca vasi atanmaz; küçük anne ve babasının yasal temsilciliği altındadır. Vesayeti gerektiren diğer hâllerde vasi atanabilir.

  6. 6. Türk Medeni Kanunu'na göre, aşağıda belirtilen durumlardan hangisinde kişinin kendi isteği veya rızası aranmaksızın doğrudan kısıtlanmasına karar verilebilir?

    • A) Yaşlılık
    • B) Akıl hastalığı veya akıl zayıflığı
    • C) Sakatlık
    • D) Beş yıldan az kesinleşmiş hapis cezası
    • E) Yaş küçüklüğü

    Akıl‍​‌​‌​​‌‌​‌​​​​‌‌​‌​​‌​‌‌​​‌‌​​‌​​​‌‌​‌‌​‍ hastalığı veya akıl zayıflığı nedeniyle işlerini göremeyen ya da korunması için sürekli yardıma ihtiyaç duyan kişi kendi isteği aranmadan kısıtlanabilir. Yaşlılık ve sakatlıkta kural olarak kişinin istemi aranır.

  7. 7. Medeni Kanun hısımlık hükümlerine göre, aşağıdakilerden hangisi kan hısımlığında düz çizgi (altsoy-üstsoy) kapsamında yer almaz?

    • A) Dayı
    • B) Dede
    • C) Çocuk
    • D) Anne
    • E) Torun

    Anne‍​‌​‌​​‌‌​‌​​​​‌‌​‌​​‌​‌‌​​‌‌​​‌​​​‌‌​‌‌​‍ ve dede üst soy; çocuk ve torun alt soy hısımlarıdır. Dayı ise yan soy kan hısmıdır.

  8. 8. Ticaret Kanunu'na göre, bir ticari işletmeyi kısmen veya tamamen kendi adına işleten gerçek veya tüzel kişiye ne ad verilir?

    • A) Ticari mümessil
    • B) Tellal
    • C) Esnaf
    • D) Acente
    • E) Tacir

    Bir‍​‌​‌​​‌‌​‌​​​​‌‌​‌​​‌​‌‌​​‌‌​​‌​​​‌‌​‌‌​‍ ticari işletmeyi kısmen de olsa kendi adına işleten kişi tacirdir. Tacir ticari işletmenin yükümlülüklerini kendi adına üstlenir.

  9. 9. Türk Medeni Kanunu'ndaki ehliyet sınıflarına göre, aşağıdakilerden hangisi sınırlı ehliyetliler grubunda yer alır?

    • A) Evli kişi
    • B) Ayırt etme gücü bulunmayan kişi
    • C) Kendisine yasal danışman atanan kişi
    • D) Akıl zayıflığı nedeniyle kısıtlanmış kişi
    • E) Ayırt etme gücüne sahip ergin olmayan kişi

    Kendisine‍​‌​‌​​‌‌​‌​​​​‌‌​‌​​‌​‌‌​​‌‌​​‌​​​‌‌​‌‌​‍ yasal danışman atanan kişi sınırlı ehliyetlidir. Ayırt etme gücüne sahip küçükler ve kısıtlılar sınırlı ehliyetsiz; ayırt etme gücü bulunmayanlar tam ehliyetsizdir.

  10. 10. Türk Ceza Kanunu'nda düzenlenen ceza ehliyeti ve yaş gruplarına dair aşağıdaki ifadelerden hangisi yanlıştır?

    • A) Türk Ceza Kanunu ceza ehliyetini yaş ve algılama yeteneği bakımından özel olarak düzenler.
    • B) On iki yaşını doldurmuş fakat on beş yaşını doldurmamış çocukların algılama ve davranışlarını yönlendirme yeteneği ayrıca değerlendirilir.
    • C) Sağır ve dilsiz kişiler bakımından tam ceza ehliyeti on beş yaşın doldurulmasıyla başlar.
    • D) On beş yaşını doldurmuş fakat on sekiz yaşını doldurmamış çocuklara yaşları nedeniyle indirimli ceza uygulanır.
    • E) Fiili işlediği sırada on iki yaşını doldurmamış çocukların ceza sorumluluğu yoktur.

    Sağır‍​‌​‌​​‌‌​‌​​​​‌‌​‌​​‌​‌‌​​‌‌​​‌​​​‌‌​‌‌​‍ ve dilsiz kişiler için yaş grupları farklı uygulanır; tam ceza sorumluluğu on beş yaşında başlamaz. Bu nedenle C seçeneğindeki ifade yanlıştır.

  11. 11. Aşağıdakilerden hangisi Türk Ceza Kanunu'nda düzenlenen ana ceza türlerinden biri değildir?

    • A) Adli para cezası
    • B) Ağırlaştırılmış müebbet hapis cezası
    • C) Süreli hapis cezası
    • D) Müebbet hapis cezası
    • E) Kısas

    Türk‍​‌​‌​​‌‌​‌​​​​‌‌​‌​​‌​‌‌​​‌‌​​‌​​​‌‌​‌‌​‍ Ceza Kanunu'nda cezalar hapis ve adli para cezasıdır. Hapis cezaları süreli, müebbet ve ağırlaştırılmış müebbet hapis olarak düzenlenmiştir. Kısas, Türk Ceza Kanunu'nda bulunan bir ceza türü değildir.

  12. 12. Kendi metinlerinde yürürlüğe giriş tarihiyle ilgili özel bir hüküm yer almayan kanunlar ve Cumhurbaşkanlığı Kararnameleri ne zaman yürürlük kazanır?

    • A) Resmî Gazete'de yayımlandıktan 30 gün sonra
    • B) Resmî Gazete'de yayımlandıktan 45 gün sonra
    • C) Resmî Gazete'de yayımlandıktan 60 gün sonra
    • D) Resmî Gazete'de yayımlandıktan 15 gün sonra
    • E) Resmî Gazete'de yayımlandıkları gün

    Özel‍​‌​‌​​‌‌​‌​​​​‌‌​‌​​‌​‌‌​​‌‌​​‌​​​‌‌​‌‌​‍ bir yürürlük tarihi belirtilmeyen kanunlar ve Cumhurbaşkanı Kararnameleri Resmî Gazete'de yayımlandıkları gün yürürlüğe girer.

  13. 13. Türk ceza kanunlarına göre, kişilerin ceza ehliyeti (sorumluluğu) belirlenirken; I. Yaş II. Ayırt etme gücü (akıl sağlığı) III. Cinsiyet ölçütlerinden hangileri dikkate alınır?

    • A) Yalnız I
    • B) Yalnız II
    • C) I ve II
    • D) I, II ve III
    • E) Yalnız III

    Ceza‍​‌​‌​​‌‌​‌​​​​‌‌​‌​​‌​‌‌​​‌‌​​‌​​​‌‌​‌‌​‍ sorumluluğu değerlendirilirken kişinin yaşı ve işlediği fiilin hukuki anlam ve sonuçlarını algılama yeteneği dikkate alınır. Cinsiyet ceza ehliyetini belirleyen bir ölçüt değildir.

  14. 14. Türk Medeni Kanunu hükümlerine göre, bir kişinin geçerli bir vasiyetname yapabilmesi için ayırt etme gücünün yanında en az kaç yaşını doldurmuş olması aranır?

    • A) 12
    • B) 15
    • C) 21
    • D) 24
    • E) 18

    Vasiyetname‍​‌​‌​​‌‌​‌​​​​‌‌​‌​​‌​‌‌​​‌‌​​‌​​​‌‌​‌‌​‍ düzenleyebilmek için ayırt etme gücüne sahip olmak ve on beş yaşını doldurmuş bulunmak gerekir.

  15. 15. Hâkimin önüne gelen somut bir uyuşmazlıkta uygulanabilecek ne yazılı bir kanun hükmünün ne de yazısız bir örf ve âdet kuralının bulunmaması durumuna ne ad verilir?

    • A) Kanun boşluğu
    • B) Hukuk boşluğu
    • C) Gerçek olmayan boşluk
    • D) Kural dışı boşluk
    • E) Örtülü boşluk

    Somut‍​‌​‌​​‌‌​‌​​​​‌‌​‌​​‌​‌‌​​‌‌​​‌​​​‌‌​‌‌​‍ olaya uygulanabilecek hem yazılı hem de yazısız hukuk kuralı bulunmuyorsa hukuk boşluğu vardır. Hâkim bu boşluğu hukuk yaratarak doldurur.

  16. 16. Kanunun uygulandığı zamanın koşulları, teknik gelişmeler ve güncel ihtiyaçlar doğrultusunda yorumlanmasını ifade eden yorum yöntemi hangisidir?

    • A) Deyimsel yorum
    • B) Bilimsel yorum
    • C) Tarihî yorum
    • D) Yargısal yorum
    • E) Amaçsal yorum

    Amaçsal‍​‌​‌​​‌‌​‌​​​​‌‌​‌​​‌​‌‌​​‌‌​​‌​​​‌‌​‌‌​‍ yorumda kanunun objektif amacı, uygulandığı dönemin ihtiyaçları, teknik gelişmeler ve güncel koşullar birlikte dikkate alınır.

  17. 17. Türk Medeni Kanunu'na göre, bir kimse ile halasının kızı (kuzeni) arasındaki kan hısımlığının derecesi kaçtır?

    • A) İkinci derece
    • B) Dördüncü derece
    • C) Beşinci derece
    • D) Birinci derece
    • E) Üçüncü derece

    Hala,‍​‌​‌​​‌‌​‌​​​​‌‌​‌​​‌​‌‌​​‌‌​​‌​​​‌‌​‌‌​‍ amca, teyze ve dayı çocukları kuzen olup birbirlerinin dördüncü dereceden yan soy kan hısımlarıdır.

  18. 18. Kanun-ı Esasi'den 1909 yılında yapılan anayasa değişiklikleriyle ilgili aşağıdaki ifadelerden hangisi yanlıştır?

    • A) Padişahın meclisi fesih hakkı, Âyan Meclisinin onayı ve üç ay içinde seçim yapılması şartlarına bağlanmıştır.
    • B) Padişahın geri gönderdiği kanunların aynen kabulü için meclislerin üye tamsayısının üçte iki çoğunluğu aranmıştır.
    • C) Kanun teklif edebilmek için padişahın iznini alma zorunluluğu getirilmiştir.
    • D) Padişahın kanunları iki ay içinde onaylaması veya yeniden görüşülmek üzere geri göndermesi öngörülmüştür.
    • E) Padişahın yetkileri daraltılmış, Mebusan Meclisinin yetkileri genişletilmiştir.

    1909‍​‌​‌​​‌‌​‌​​​​‌‌​‌​​‌​‌‌​​‌‌​​‌​​​‌‌​‌‌​‍ yılındaki anayasa değişiklikleriyle milletvekillerinin kanun tasarısı (teklif) sunabilmeleri için padişahtan önceden izin alma şartı tamamen kaldırılmıştır. Bu durum yasamanın padişah vesayetinden kurtulmasını sağlamıştır.

  19. 19. Osmanlı Devleti döneminde gerçekleştirilen anayasal gelişmelerin kronolojik sıralaması en eskiden en yeniye doğru aşağıdakilerin hangisinde doğru verilmiştir?

    • A) Tanzimat Fermanı - Islahat Fermanı - Kanun-ı Esasi - Sened-i İttifak
    • B) Kanun-ı Esasi - Tanzimat Fermanı - Sened-i İttifak - Islahat Fermanı
    • C) Tanzimat Fermanı - Sened-i İttifak - Islahat Fermanı - Kanun-ı Esasi
    • D) Islahat Fermanı - Tanzimat Fermanı - Sened-i İttifak - Kanun-ı Esasi
    • E) Sened-i İttifak - Tanzimat Fermanı - Islahat Fermanı - Kanun-ı Esasi

    Osmanlı‍​‌​‌​​‌‌​‌​​​​‌‌​‌​​‌​‌‌​​‌‌​​‌​​​‌‌​‌‌​‍ anayasacılık hareketlerinin kronolojik sıralaması: Sened-i İttifak (1808), Tanzimat Fermanı (1839), Islahat Fermanı (1856) ve son olarak ilk anayasa olan Kanun-ı Esasi (1876) biçimindedir.

  20. 20. Kanun-ı Esasi ile kurulan parlamentoyu (Meclis-i Umumi) oluşturan Heyet-i Âyan ve Heyet-i Mebusan ile ilgili aşağıdaki ifadelerden hangisi yanlıştır?

    • A) Padişah Heyet-i Mebusanı feshedebilirdi.
    • B) Heyet-i Mebusan üyeleri halk tarafından iki dereceli seçimle belirlenirdi.
    • C) İki meclisin kabul ettiği tasarılar padişahın onayı olmadan yürürlüğe giremezdi.
    • D) Anayasa, meclisin kanun yapma ve yürütmeyi denetleme yetkilerini son derece geniş tutmuştu.
    • E) Heyet-i Âyan üyelerinin tamamı padişah tarafından atanırdı.

    1876‍​‌​‌​​‌‌​‌​​​​‌‌​‌​​‌​‌‌​​‌‌​​‌​​​‌‌​‌‌​‍ Kanun-ı Esasi'nin kabul ettiği ilk parlamenter modelde Meclis-i Umumi'nin (yasama organının) yetkileri oldukça kısıtlıdır. Yasama üzerinde padişahın mutlak veto ve izni şartı bulunmaktaydı. Bu nedenle parlamentonun geniş yetkilere sahip olduğu ifadesi yanlıştır.

  21. 21. Cumhuriyet tarihinde birden fazla siyasi partinin katıldığı ilk milletvekili genel seçimi hangi yıl yapılmıştır?

    • A) 1961 Anayasası halk oylaması
    • B) I. TBMM seçimleri
    • C) 1950 milletvekili seçimleri
    • D) 1927 milletvekili seçimleri
    • E) 1946 milletvekili seçimleri

    Türkiye‍​‌​‌​​‌‌​‌​​​​‌‌​‌​​‌​‌‌​​‌‌​​‌​​​‌‌​‌‌​‍ Cumhuriyeti'nde çok partili siyasi hayata geçilmesinin ardından CHP ile DP'nin de katıldığı ilk çok partili milletvekili genel seçimleri 1946 yılında yapılmıştır.

  22. 22. Aşağıdakilerden hangisi Kanun-ı Esasi'de 1909 yılında gerçekleştirilen anayasa değişikliklerinden biri değildir?

    • A) Devletin yönetim şeklinin Cumhuriyet olduğunun kabul edilmesi
    • B) Padişahın kişileri sürgüne gönderme yetkisinin kaldırılması
    • C) Kanun teklif etmek için padişahtan izin alma şartının sonlandırılması
    • D) Padişahın meclisi feshetme yetkisinin zorlaştırılması
    • E) Hükûmetin faaliyetlerinden dolayı Mebusan Meclisine sorumlu kılınması

    II.‍​‌​‌​​‌‌​‌​​​​‌‌​‌​​‌​‌‌​​‌‌​​‌​​​‌‌​‌‌​‍ Meşrutiyet sonrası gerçekleştirilen 1909 reformlarıyla Kanun-ı Esasi demokratikleştirilmiş, padişahın veto ve sürgün gibi mutlak yetkileri kısıtlanmıştır. Buna karşın, devlet şeklinin 'Cumhuriyet' olarak ilan edilmesi ancak milli mücadele döneminde, 1921 Anayasası'na 29 Ekim 1923'te eklenen hükümle mümkün olmuştur.

  23. 23. Türk ve Osmanlı tarihinin ilk yazılı anayasal metni aşağıdakilerden hangisidir?

    • A) Kanun-ı Esasi
    • B) Sened-i İttifak
    • C) Teşkilat-ı Esasiye Kanunu
    • D) Islahat Fermanı
    • E) Tanzimat Fermanı

    Mithat‍​‌​‌​​‌‌​‌​​​​‌‌​‌​​‌​‌‌​​‌‌​​‌​​​‌‌​‌‌​‍ Paşa ve komisyonu tarafından hazırlanan 1876 tarihli Kanun-ı Esasi, Osmanlı İmparatorluğu'nun ilk resmi ve yazılı anayasa metnidir.

  24. 24. Kadınlara milletvekili seçme ve seçilme hakkı ilk kez hangi yılda yapılan anayasa ve seçim kanunu değişiklikleriyle tanınmıştır?

    • A) 1961
    • B) 1933
    • C) 1945
    • D) 1934
    • E) 1930

    Türk‍​‌​‌​​‌‌​‌​​​​‌‌​‌​​‌​‌‌​​‌‌​​‌​​​‌‌​‌‌​‍ kadınının siyasi hakları aşamalı olarak verilmiştir. 1930'da belediye, 1933'te muhtarlık seçimlerine katılma hakkı tanınmış, milletvekili seçme ve seçilme hakkı ise 5 Aralık 1934'te yapılan anayasa değişikliğiyle hayata geçirilmiştir.

  25. 25. Osmanlı'da hukuk devleti yolundaki ilk adım kabul edilen, tüm vatandaşların can, mal ve namus güvenliğini garanti altına alan 1839 tarihli belge hangisidir?

    • A) Tanzimat Fermanı
    • B) Sened-i İttifak
    • C) Teşkilat-ı Esasiye Kanunu
    • D) Islahat Fermanı
    • E) Kanun-ı Esasi

    Sultan‍​‌​‌​​‌‌​‌​​​​‌‌​‌​​‌​‌‌​​‌‌​​‌​​​‌‌​‌‌​‍ Abdülmecid döneminde ilan edilen Tanzimat Fermanı (1839), tüm Osmanlı tebaasına din farkı gözetmeksizin can, mal ve namus güvenliği tanıyarak hukuk devleti fikrini Osmanlı toplumuna yerleştiren ikinci büyük anayasal aşamadır.