Genel Tekrar Testi - 110
Saussure'ün 'dil' (langue) ve 'söz' (parole) ayrımı aşağıdakilerden hangisini ifade eder?
Bu testteki tüm sorular ve cevapları (25 soru)
1. Saussure'ün 'dil' (langue) ve 'söz' (parole) ayrımı aşağıdakilerden hangisini ifade eder?
- A) Dil, bireysel kullanım; söz, toplumsal sistemdir.
- B) Dil, toplumsal sistem; söz, bireysel kullanımdır. ✓
- C) Dil, yazılı; söz, sözlü dildir.
- D) Dil, konuşma; söz, dildir.
- E) Dil ve söz aynı anlama gelir.
Saussure'ün temel ayrımına göre **dil (langue)**, bir dil topluluğunun paylaştığı soyut sistem, kurallar bütünü ve işaretler dizisidir. **Söz (parole)** ise bu sistemin bireysel ve somut kullanımıdır (konuşma eylemi, metinler).
2. Türkiye Türkçesinde 'yeterlilik fiili' aşağıdaki örneklerin hangisinde doğru kullanılmıştır?
- A) Gelebilmek
- B) Yazabilmek
- C) Gidebilmek
- D) Okuyabilmek
- E) Hepsi ✓
Yeterlilik fiili, '-abil/-ebil' ekiyle yapılır ve bir eylemi yapabilme gücü, imkânı veya izni anlamı katar. 'Gelebilmek', 'yazabilmek', 'gidebilmek', 'okuyabilmek' örneklerinin hepsi doğru kullanımdır. Tüm seçenekler doğru olduğu için 'Hepsi' cevabı geçerlidir.
3. Türk halk edebiyatında 'destan' ile 'efsane' arasındaki temel fark aşağıdakilerden hangisidir?
- A) Destanlar tarihî olaylara dayanır; efsaneler ise olağanüstü olayları ve inanışları anlatır. ✓
- B) Destanlar manzum, efsaneler mensurdur.
- C) Destanlar uzun, efsaneler kısadır.
- D) Destanlar İslam öncesi, efsaneler İslam sonrasıdır.
- E) Destanlar ve efsaneler aynı türdür.
Destanlar, milletlerin tarihî olaylarını, kahramanlıklarını anlatan epik anlatılardır. Efsaneler ise olağanüstü olaylar, doğaüstü varlıklar ve inanışlar etrafında şekillenen, genellikle kısa ve mensur anlatılardır.
4. Dede Korkut Hikâyeleri ile ilgili aşağıdaki ifadelerden hangisi doğrudur?
- A) Dede Korkut Hikâyeleri, Oğuzların sözlü geleneğinden derlenmiş 12 hikâyedir.
- B) Dede Korkut Hikâyeleri, 15. yüzyılda yazıya geçirilmiştir.
- C) Dede Korkut Hikâyeleri, Oğuz Türkçesinin önemli örneklerindendir.
- D) Dede Korkut Hikâyeleri, nesir ve nazım karışıktır.
- E) Hepsi ✓
Dede Korkut Hikâyeleri, Oğuzların sözlü geleneğinden derlenmiş 12 hikâyeden oluşur. 15. yüzyılda yazıya geçirilmiş, Oğuz Türkçesinin önemli örneklerindendir ve nesir-nazım karışıktır.
5. Türk halk edebiyatında 'taşlama' türü ile ilgili aşağıdaki ifadelerden hangisi doğrudur?
- A) Taşlama, bir kişiyi veya kurumu eleştiren, yeren şiirlerdir. ✓
- B) Taşlama, sadece aşk konularını işler.
- C) Taşlama, divan edebiyatının bir türüdür.
- D) Taşlama, 7'li hece ölçüsüyle yazılır.
- E) Taşlama, kahramanlık konularını işler.
Taşlama, Âşık edebiyatında toplumda aksayan yönleri, yöneticileri, kurumları veya kişileri eleştiren, hicveden şiirlerdir. Genellikle mizahi ve sert bir dille yazılır.
6. Dede Korkut Hikâyeleri'nin dili ile ilgili aşağıdaki ifadelerden hangisi doğrudur?
- A) Dede Korkut Hikâyeleri, Türkçenin en eski yazılı metinleridir.
- B) Dede Korkut Hikâyeleri, Oğuz Türkçesinin özelliklerini yansıtır. ✓
- C) Dede Korkut Hikâyeleri, yalnızca Arapça ve Farsça kelimelerden oluşur.
- D) Dede Korkut Hikâyeleri, Divan edebiyatı etkisinde yazılmıştır.
- E) Dede Korkut Hikâyeleri, 19. yüzyılda yazıya geçirilmiştir.
Dede Korkut Hikâyeleri, Oğuz Türkçesinin önemli bir örneğidir. Arapça ve Farsça kelimelerle sınırlı değildir; Türkçenin zengin söz varlığını yansıtır. En eski yazılı metinler değil (Orhun Yazıtları daha eskidir), 15. yüzyılda yazıya geçirilmiştir.
7. Âşık edebiyatında 'koşma' nazım biçimi ile 'türkü' arasındaki temel fark aşağıdakilerden hangisidir?
- A) Koşma, anonim; türkü, âşığa aittir.
- B) Koşma, 11'li hece ölçüsüyle; türkü, 7'li veya 8'li hece ölçüsüyle söylenir.
- C) Koşma, dörtlüklerden; türkü, bentlerden oluşur.
- D) Koşma, Âşık edebiyatının; türkü, anonim halk edebiyatının ürünüdür. ✓
- E) Koşma ve türkü aynıdır.
Koşma, Âşık edebiyatının en yaygın nazım biçimi olup şairi bellidir. Türkü ise anonim halk edebiyatının bir türüdür; kim tarafından söylendiği bilinmez ve ezgili olarak halk arasında yaşar. Her ikisi de hece ölçüsüyle söylenir.
8. Türk halk edebiyatında 'destan' türü ile ilgili aşağıdaki ifadelerden hangisi doğrudur?
- A) Destan, aşk temalı kısa şiirlerdir.
- B) Destan, savaş, kahramanlık ve toplumsal olayları konu alan uzun manzum hikâyelerdir. ✓
- C) Destan, 7'li hece ölçüsüyle yazılır.
- D) Destan, yalnızca dini konuları işler.
- E) Destan, divan edebiyatının bir türüdür.
Âşık edebiyatında destan, savaş, kahramanlık, deprem, yangın gibi toplumsal olayları veya acıklı hikâyeleri konu alan uzun manzum anlatılardır. Genellikle 11'li hece ölçüsüyle söylenir.
9. Aşağıdaki cümlelerin hangisinde 'açık' sözcüğü 'anlaşılır, kolay kavranır' anlamında kullanılmıştır?
- A) Sabahtan beri büfe açık bekliyor ama müşteri gelmiyor.
- B) Müdürün açık kapı politikası herkesi memnun etti.
- C) Anlattığı konular oldukça açık ve anlaşılır bir dildi. ✓
- D) Rengi açık mavi olduğu için gömleği beğenmedi.
- E) Bugün hava çok açık, güneş gözleri yakıyor.
'Açık' sözcüğü bu cümlede 'anlaşılır, kolay kavranır' anlamıyla kullanılmıştır. A'da 'bulutsuz', B'de 'herkese erişilebilir', D'de 'kapalı olmayan', E'de ise 'soluk, koyu olmayan' anlamlarını taşımaktadır.
10. Aşağıdaki cümlelerin hangisinde altı çizili sözcük mecaz anlamda kullanılmıştır?
- A) Öğretmen tahtaya birkaç sözcük yazdı.
- B) Bu proje çok fazla emek isteyecek. ✓
- C) Bahçedeki ağaç bu yıl çok meyve verdi.
- D) Çocuk, sokakta oynarken düştü.
- E) Kardeşim dün akşam eve geç geldi.
'İstemek' sözcüğü A, B, D, E seçeneklerinde somut anlamda kullanılırken C seçeneğinde 'emek istemek' ifadesinde 'gerektirmek' anlamıyla mecaz olarak kullanılmıştır. Projenin emek 'istemesi' mecazi bir kullanımdır.
11. Aşağıdaki cümlelerin hangisinde 'ince' sözcüğü 'nazik, kibar, zarif' anlamını taşımaktadır?
- A) İnce bir davranışla konuğunu kapıya kadar uğurladı. ✓
- B) O kadar ince ki rüzgarda uçacak sandım.
- C) Arkadaşının ince bir zekâsı olduğunu fark ettim.
- D) İnce bir çizgiyle iki bölümü birbirinden ayırdı.
- E) Sesi çok ince olduğu için mikrofona ihtiyaç duydu.
D seçeneğinde 'ince davranış' ifadesi 'nazik, kibar, zarif' anlamında mecaz bir kullanımdır. A'da 'kalınlığı az', B'de 'zayıf', C'de 'keskin, derin', E'de ise 'tiz' anlamında kullanılmıştır.
12. Aşağıdaki seçeneklerin hangisinde eş anlamlı sözcük çifti verilmiştir?
- A) özen – dikkatsizlik
- B) güçlük – zorluk ✓
- C) sevinç – üzüntü
- D) cesur – korkak
- E) hız – yavaşlık
'Güçlük' ve 'zorluk' sözcükleri aynı anlamı taşıyan, yani eş anlamlı sözcüklerdir. Diğer seçeneklerde verilen sözcük çiftleri zıt anlamlıdır.
13. Aşağıdaki cümlelerin hangisinde 'kesmek' sözcüğü 'durdurmak, sona erdirmek' anlamında kullanılmıştır?
- A) Cerrah, ameliyatta deriyi dikkatle kesti.
- B) Adam, bahçedeki ağacı kesti.
- C) Yönetici toplantıyı yarıda kesti. ✓
- D) Aşçı, soğanı küçük parçalara kesti.
- E) Terzi, kumaşı modele göre kesti.
'Toplantıyı kesmek' ifadesinde 'kesmek' sözcüğü 'durdurmak, sona erdirmek' anlamında mecaz olarak kullanılmıştır. Diğer seçeneklerde ise 'kesmek' sözcüğü 'bir şeyi bölmek, ayırmak' temel anlamında kullanılmıştır.
14. Aşağıdaki sözcük çiftlerinin hangisinde biri diğerinin zıt anlamlısıdır?
- A) hız – sürat
- B) yurt – vatan
- C) umut – ümit
- D) cömert – eli sıkı ✓
- E) çabuk – hızlı
'Cömert' sözcüğü 'eli açık, vermeyi seven' anlamına gelirken 'eli sıkı' sözcüğü 'vermekten kaçınan, pintice' anlamına gelir. Bu iki sözcük birbirinin zıt anlamlısıdır. Diğer seçeneklerde eş anlamlı sözcük çiftleri verilmiştir.
15. Aşağıdaki cümlelerin hangisinde 'sıcak' sözcüğü gerçek (temel) anlamıyla kullanılmıştır?
- A) Bu konu siyaset gündeminde sıcaklığını koruyor.
- B) Çorbayı sıcak içmek mideye iyi gelir. ✓
- C) Komşularımız bize her zaman sıcak davranır.
- D) Annesinin sıcak kucağına sığındı.
- E) Aradaki mesafe gittikçe soğudu, ilişkileri sıcak değildi.
D seçeneğinde 'sıcak çorba' ifadesi 'yüksek ısıda, soğumamış' anlamıyla temel anlamda kullanılmıştır. A'da 'samimi', B'de 'güncelliğini koruyan', C'de 'şefkatli, sevecen', E'de ise 'dostane, içten' anlamlarında mecaz olarak kullanılmıştır.
16. Aşağıdaki cümlelerin hangisinde 'çıkmak' sözcüğü 'ortaya çıkmak, belirmek' anlamında kullanılmıştır?
- A) Öğrenciler teneffüste sınıftan çıktı.
- B) Çocuk, sabah erken evden çıktı.
- C) Uzun uğraşlar sonunda doğru sonuç çıktı. ✓
- D) Dağcılar zirveye güçlükle çıktı.
- E) Misafirler akşam üstü evden çıktı.
B seçeneğinde 'sonuç çıkmak' ifadesinde 'çıkmak' sözcüğü 'ortaya çıkmak, belirmek' anlamında mecaz olarak kullanılmıştır. Diğer seçeneklerde ise 'içinden dışarıya gitmek' temel anlamında kullanılmıştır.
17. Aşağıdakilerin hangisinde altı çizili sözcük yanlış anlamda açıklanmıştır?
- A) Arkadaşı onu hayal kırıklığına uğratınca içi sıkıştı. (içi sıkışmak: bunalmak)
- B) Deniz o gün son derece sakin ve dingin görünüyordu. (sakin: hareketsiz, durgun)
- C) Sabahtan beri aç olan çocuk nihayet karnını doyurdu. (aç: yemek yememiş)
- D) Kitabı okurken bazı sözcüklerin altını çizdi. (çizmek: yıkmak) ✓
- E) Yıllar önce dikilmiş bu ağaç artık kocaman olmuş. (kocaman: çok büyük)
C seçeneğinde 'çizmek' sözcüğü 'altını çizdi' ifadesinde 'işaretlemek, belirtmek' anlamında kullanılmaktadır; 'yıkmak' anlamı bu sözcüğe uygun değildir. Bu nedenle yanlış açıklanmış sözcük C seçeneğindedir.
18. Aşağıdaki cümlelerin hangisinde 'taşımak' sözcüğü mecaz anlamda kullanılmıştır?
- A) Hamal, sırtında ağır yükler taşıdı.
- B) Annesinin sevgisini her zaman kalbinde taşıdı. ✓
- C) Kamyon, şehirden şehire eşya taşıdı.
- D) İşçiler malları depoya taşıdı.
- E) Ev taşırken kasaları arabaya taşıdılar.
'Sevgiyi kalbinde taşımak' ifadesinde 'taşımak' sözcüğü 'içinde barındırmak, saklamak' anlamında mecaz olarak kullanılmıştır. Diğer seçeneklerde 'bir yeri bir yerden başka bir yere götürmek' temel anlamıyla kullanılmıştır.
19. Aşağıdaki cümlelerin hangisinde 'kuru' sözcüğü 'duygusuz, soğuk, içten olmayan' anlamında kullanılmıştır?
- A) Kuru yiyecekler bavulda daha az yer kaplar.
- B) Yağmur yağmadığı için toprak kupkuru oldu.
- C) Çamaşırlar güneşte çabuk kurudu.
- D) Selamlaşma kuru bir el sıkışmadan ibaret kaldı. ✓
- E) Ağaçların kuru dallarını kırıp ateş yaktılar.
C seçeneğinde 'kuru el sıkışma' ifadesi 'duygusuz, soğuk, içtenlikten yoksun' anlamında mecaz olarak kullanılmıştır. A'da 'nemini yitirmiş', B'de 'suyu çekilmiş', D'de 'nem içermeyen', E'de ise 'cansız, solmuş' anlamlarında temel ya da yan anlamda kullanılmıştır.
20. Aşağıdaki cümlelerin hangisinde sözcük, cümleye yanlış aktarılmıştır?
- A) Toplantıda oldukça sert bir dille konuştu. (sert: ağır, kaba)
- B) Arkadaşı ona karşı son derece nazik davrandı. (nazik: kaba, düşüncesiz) ✓
- C) Söyledikleri hiç inandırıcı değildi; lafları boştu. (boş: anlamsız, içeriksiz)
- D) Derslerine çok çalışıyor; zeki bir öğrenci. (zeki: anlayışlı, kavrayışlı)
- E) Uzun bir yolculuktan sonra çok yoruldu. (uzun: mesafesi fazla)
D seçeneğinde 'nazik' sözcüğü 'kibar, saygılı, düşünceli' anlamına gelirken 'kaba, düşüncesiz' şeklinde yanlış açıklanmıştır. Bu iki anlam birbirinin tam tersidir.
21. Aşağıdaki cümlelerin hangisinde 'düşmek' sözcüğü 'azalmak, gerilemek' anlamında kullanılmıştır?
- A) Çocuk bisikletle giderken düştü.
- B) Merdivenden inerken bir basamakta düştü.
- C) Depremde duvarın bir parçası düştü.
- D) Döviz kurları bu hafta önemli ölçüde düştü. ✓
- E) Rüzgarın etkisiyle çatıdaki kiremitler düştü.
C seçeneğinde 'kurların düşmesi' ifadesi 'azalmak, gerilemek, değer yitirmek' anlamında mecaz olarak kullanılmıştır. Diğer seçeneklerde 'yukarıdan aşağıya gelmek, yere inmek' temel anlamıyla kullanılmıştır.
22. Aşağıdaki seçeneklerin hangisinde verilen sözcük ikili (eş sesli) değil, çok anlamlı bir sözcüktür?
- A) Baş (insan başı) – Baş (en önde olan) ✓
- B) Yüz (sayı 100) – Yüz (insan yüzü)
- C) Gül (çiçek) – Gül (sevinmek)
- D) Kır (beyaz saç) – Kır (açık alan)
- E) Dil (organ) – Dil (yazı dili)
Çok anlamlılıkta aynı sözcüğün farklı ama birbirine anlam bağıyla bağlı anlamları vardır. 'Baş' sözcüğü; insan başı → bir şeyin başı (en önde olan) şeklinde anlam genişlemesiyle çok anlamlıdır. Diğer seçeneklerde ses benzerliğine dayanan ama anlam ilişkisi bulunmayan eş sesli (sesteş) sözcükler verilmiştir.
23. Aşağıdaki cümlelerin hangisinde 'taze' sözcüğü 'yeni, henüz başlamış' anlamında kullanılmıştır?
- A) Mezun olmuş, taze bir mühendis olarak işe başladı. ✓
- B) Taze meyve suyu içmek sağlığa çok yararlı.
- C) Çiçekleri taze tutmak için her gün su verdi.
- D) Taze ekmek, fırından çıkar çıkmaz bitti.
- E) Pazardan aldığı taze sebzeleri hemen pişirdi.
C seçeneğinde 'taze mühendis' ifadesinde 'taze' sözcüğü 'yeni mezun olmuş, henüz bu alana adım atmış' anlamında mecaz olarak kullanılmıştır. A, B, D ve E seçeneklerinde ise 'beklememiş, bozulmamış, canlılığını yitirmemiş' temel anlamıyla kullanılmıştır.
24. Aşağıdaki cümlelerin hangisinde 'açık' sözcüğü 'anlaşılır, net' anlamında kullanılmıştır?
- A) Mağazanın açık saatleri değişti.
- B) Müdür bize açık bir dille durumu anlattı. ✓
- C) Önündeki yol açık görünüyordu.
- D) Bugün hava çok açık, güneş güzel vuruyor.
- E) Kapı açık kalmış, rüzgar içeri girdi.
'Açık bir dille anlattı' ifadesinde 'açık' sözcüğü 'anlaşılır, net, dolaysız' anlamında kullanılmıştır. Diğer seçeneklerde sırasıyla 'bulutlu olmayan', 'kapalı karşıtı', 'faaliyette olan' ve 'engelsiz' anlamları görülmektedir.
25. 'Köyde herkes onun sözünü dinler.' cümlesindeki 'söz' sözcüğüyle aynı anlamda kullanıldığı seçenek aşağıdakilerden hangisidir?
- A) Türkçede bazı sözcükler söz kökünden türemiştir.
- B) Ona söz verdiğim için gitmek zorundayım.
- C) Bu şarkının sözleri çok güzel yazılmış.
- D) Büyüklerin sözünden çıkmamalısın. ✓
- E) Söz kesildi, düğün önümüzdeki ay.
Soruda geçen 'sözünü dinler' ifadesinde 'söz', 'otorite, emir, direktif' anlamına gelir. C seçeneğindeki 'büyüklerin sözünden çıkmamalısın' ifadesinde de aynı anlam söz konusudur. Diğer seçeneklerde 'söz'; şarkı güftesi, vaat, nişan ve dilbilimsel terim anlamlarında kullanılmıştır.