Genel Tekrar Testi - 116
Aşağıdakilerden hangisi 'somut anlam – mecaz anlam' ilişkisine örnek değildir?
Bu testteki tüm sorular ve cevapları (25 soru)
1. Aşağıdakilerden hangisi 'somut anlam – mecaz anlam' ilişkisine örnek değildir?
- A) Gözünü kapadı – Umursamadı
- B) Kapıyı açtı – Konuyu açtı
- C) Taşı kaldırdı – Yasağı kaldırdı
- D) Dağı aştı – Engeli aştı
- E) Kitabı okudu – Gazeteyi okudu ✓
D seçeneğinde 'okudu' sözcüğü her iki cümlede de gerçek anlamında (yazılı bir metni okumak) kullanılmıştır. Somut-mecaz ilişkisi yoktur. Diğer seçeneklerde ilk kullanım somut, ikinci kullanım mecaz anlam taşımaktadır.
2. Aşağıdaki cümlelerin hangisinde 'vermek' sözcüğü 'teslim etmek' anlamından farklı bir anlamda kullanılmıştır?
- A) Emaneti sahibine verdi.
- B) Toplantıda söz verdi. ✓
- C) Ödevi öğretmenine verdi.
- D) Çantasını arkadaşına verdi.
- E) Mektubu postacıya verdi.
C seçeneğinde 'söz vermek' ifadesinde 'vermek' sözcüğü fiziksel bir teslim etme değil, 'vaatte bulunmak, taahhüt etmek' anlamında kullanılmıştır. Diğer seçeneklerde sözcük teslim etmek anlamını taşımaktadır.
3. Aşağıdaki cümlelerde geçen 'yanmak' sözcüğünün hangi cümlede diğerlerinden farklı bir anlamda kullanıldığı söylenebilir?
- A) Yangında evin tamamı yandı.
- B) Fırındaki ekmekler yandı, kararttı.
- C) Güneş altında saatler geçiren çocuğun sırtı yandı.
- D) Ocaktaki odunlar sabaha kadar yandı.
- E) Sınavda çok çalışmasına rağmen yandı. ✓
D seçeneğinde 'yandı' sözcüğü ateşle ilgili gerçek bir yanmayı değil, 'başarısız olmak, zarara uğramak' anlamını taşıyan mecaz bir kullanımı ifade etmektedir. Diğer seçeneklerde sözcük ısı/ateşle ilgili gerçek anlamında kullanılmıştır.
4. Aşağıdaki cümlelerin hangisinde 'baş' sözcüğü 'en önemli, birinci' anlamında kullanılmıştır?
- A) İşin başı çok zordu ama sonradan alıştı.
- B) Düşerek başını masaya çarptı.
- C) Köyün başında büyük bir çınar vardı.
- D) Başını kaldırıp pencereden dışarı baktı.
- E) Bu fabrikada baş mühendis olarak çalışıyor. ✓
C seçeneğinde 'baş mühendis' ifadesinde 'baş' sözcüğü 'en önemli, birinci sırada yer alan' anlamını taşımaktadır. A ve D'de vücudun üst kısmı, B'de bir yerin girişi/ucu, E'de başlangıç anlamında kullanılmıştır.
5. Aşağıdakilerden hangisinde eş anlamlı sözcük çifti yanlış verilmiştir?
- A) Beis – sakınca
- B) Meram – niyet
- C) Takat – güç
- D) Müşkül – kolay ✓
- E) Şevk – istek
'Müşkül' sözcüğü 'zor, güç, çetin' anlamına gelir; 'kolay' sözcüğüyle değil tam tersine 'zor' sözcüğüyle eş anlamlıdır. Diğer çiftler doğru eş anlamlı ilişkisi kurmaktadır.
6. Aşağıdaki cümlelerin hangisinde sözcük, terim anlamında kullanılmıştır?
- A) Fizik dersinde dalga boyunu öğrendik. ✓
- B) Rüzgârın etkisiyle denizde büyük dalgalar oluştu.
- C) Seyirciler heyecanla dalgalanmaya başladı.
- D) Çocuklar havuzda dalgalanarak oynadı.
- E) Bu yaz denizde çok dalgalandık.
B seçeneğinde 'dalga boyu' ifadesinde 'dalga' sözcüğü fizik alanında özel anlamı olan bir terim olarak kullanılmıştır. Diğer seçeneklerde sözcük su dalgası veya mecaz anlamda (dalgalanmak) kullanılmıştır.
7. Aşağıdaki cümlelerin hangisinde altı çizili sözcük 'çok' anlamında kullanılmıştır?
- A) Adam <u>derin</u> bir nefes alarak rahatladı.
- B) Çocuğun <u>derin</u> uykusunu bozmak istemedik. ✓
- C) Gece <u>derin</u>leşince yorgunluktan uyuyakaldı.
- D) Bu <u>derin</u> kuyudan su çıkarmak güçtür.
- E) Kitap, <u>derin</u> bir içerik sunuyordu.
C seçeneğinde 'derin uyku' ifadesi 'çok derin, ağır, zorla uyanılmayan' yani 'çok' vurgusu taşıyan bir anlamda kullanılmıştır. A'da fiziksel derinlik, B'de büyük/uzun, D'de ilerlemek, E'de kapsamlı anlamları söz konusudur.
8. Aşağıdakilerden hangisinde zıt anlamlı sözcük çifti yanlış verilmiştir?
- A) Cömert – eli açık ✓
- B) Karamsar – iyimser
- C) İlkel – gelişmiş
- D) Sığ – derin
- E) Açık sözlü – ketum
'Cömert' ve 'eli açık' sözcükleri zıt anlamlı değil, eş anlamlı sözcüklerdir; her ikisi de 'vermeyi seven' anlamını taşımaktadır. Diğer seçeneklerde gerçek zıt anlamlı çiftler verilmiştir.
9. Aşağıdaki cümlelerin hangisinde 'geçmek' sözcüğü 'bir yerden bir yere ulaşmak' anlamında kullanılmıştır?
- A) Filmde bu sahne aklıma geçti.
- B) Bu soğuk günler çabuk geçer.
- C) Köprüden karşı tarafa geçti. ✓
- D) Ağrısı biraz geçti, rahatladı.
- E) Çocuğun ateşi geçmiş, artık oynuyor.
C seçeneğinde 'köprüden geçmek' ifadesi 'bir yerden bir yere ulaşmak, ilerlemek' anlamını doğrudan karşılamaktadır. A'da zaman geçmesi, B ve E'de hastalık/ağrının iyileşmesi, D'de hatırlamak/aklına düşmek anlamı söz konusudur.
10. Aşağıdaki cümlelerin hangisinde 'ağır' sözcüğü 'saygın, vakur' anlamında kullanılmıştır?
- A) Yaralının durumu oldukça ağırdı.
- B) Bu çanta taşınamayacak kadar ağır.
- C) Toplantıda ağır başlı tavırlarıyla dikkat çekti. ✓
- D) Kokusu fazla ağır olan parfüm sıkıcı geldi.
- E) Yük kamyonu ağır yükünü yavaşça taşıdı.
C seçeneğinde 'ağır başlı' ifadesi 'saygın, temkinli, vakur' anlamını taşımaktadır. A ve E'de fiziksel ağırlık, B'de ciddi/tehlikeli, D'de yoğun/bunaltıcı anlamında kullanılmıştır.
11. Aşağıdaki cümlelerin hangisinde sözcük hem gerçek hem mecaz anlamda yorumlanabilir?
- A) Öğretmen tahtaya büyük harflerle yazdı.
- B) Gözü yükseklerde olan insanlar hep hayal kırıklığı yaşar. ✓
- C) Çocuklar bahçede koşup oynuyor.
- D) Kışın soğuk rüzgârlar esiyor.
- E) Kitabını okuyup yerine koydu.
B seçeneğindeki 'gözü yükseklerde olmak' ifadesi hem fiziksel olarak (gözleri yukarı bakmak) hem de mecaz olarak (haddinden fazla beklenti ve hırs sahibi olmak) anlamlandırılabilir. Bu çift anlamlılık yapısı dil bilgisi sorularında sıkça karşımıza çıkar.
12. Aşağıdaki cümlelerin hangisinde 'kesmek' fiili 'bir ilişkiyi sona erdirmek' anlamında kullanılmıştır?
- A) Soğuk hava nefesimi kesti.
- B) Arkadaşıyla olan dostluğunu kesti. ✓
- C) Bıçak ekmeği güzelce kesti.
- D) Kasap eti ince ince kesti.
- E) Berber saçlarını makasla kesti.
'Kesmek' fiili temel anlamıyla 'sivri veya keskin bir şeyle ayırmak' demektir. C seçeneğinde bu fiil 'bir ilişkiyi sona erdirmek' anlamında mecaz olarak kullanılmıştır. Diğer seçeneklerde fiilin temel (gerçek) anlamı söz konusudur.
13. Aşağıdaki cümlelerin hangisinde altı çizili sözcük gerçek (temel) anlamıyla kullanılmıştır?
- A) Bu dava çok derin izler bıraktı.
- B) Göl oldukça <u>derin</u>di, yüzülmesi tehlikeliydi. ✓
- C) Aralarındaki derin bir sessizlik vardı.
- D) Ona derin bir saygı duyuyorum.
- E) Derin bir uykunun içine daldı.
B seçeneğinde 'derin' sözcüğü 'yüzeyi ile dibi arasındaki uzaklık fazla olan' anlamında, yani temel (somut) anlamıyla kullanılmıştır. Diğer seçeneklerde 'derin' sözcüğü mecaz anlamda (derin iz, derin sessizlik, derin saygı, derin uyku) kullanılmıştır.
14. Aşağıdaki sözcüklerden hangisi hem gerçek hem de mecaz anlamda kullanılabilir?
- A) kalem
- B) sert ✓
- C) silgi
- D) çanta
- E) masa
'Sert' sözcüğü gerçek anlamıyla 'basıldığında ya da dokunulduğunda şekli değişmeyen, katı' demektir (sert taş). Mecaz anlamda ise 'huylu, davranışları kaba veya acımasız olan' anlamında kullanılır (sert adam, sert tavır). Diğer seçeneklerdeki sözcükler somut nesneleri karşılar ve mecaz anlam kazanmaları zordur.
15. Aşağıdaki cümlelerin hangisinde sözcükler arasında 'eş anlamlılık (sinonimlik)' ilişkisi vardır?
- A) güzel – çirkin
- B) uzun – kısa
- C) hızlı – süratli ✓
- D) açık – kapalı
- E) sıcak – soğuk
Eş anlamlı (sinonim) sözcükler yazılış ve okunuşları farklı, anlamları aynı veya çok yakın olan sözcüklerdir. 'Hızlı' ve 'süratli' sözcükleri aynı anlamı taşıdığından eş anlamlıdır. Diğer seçeneklerdeki sözcükler ise birbirinin zıt anlamlısı (antonimi) olan sözcük çiftleridir.
16. Aşağıdaki cümlelerden hangisinde bir 'deyim' kullanılmıştır?
- A) Arkadaşı onu yolda bıraktı. ✓
- B) Kitabı okuyunca çok şey öğrendi.
- C) Öğrenci derste çok çalıştı.
- D) Adam eli boş eve döndü.
- E) Kız kardeşi ağlayarak içeri girdi.
'Yolda bırakmak' deyimi 'bir kimseyi zor durumda bırakıp yardım etmemek, işini yarıda bırakmak' anlamına gelir. B seçeneğinde bu deyim kullanılmıştır. C seçeneğindeki 'eli boş' da deyimdir ancak bu bir soru olduğundan en belirgin ve tam deyim olan B tercih edilmelidir.
17. Aşağıdaki sözcüklerden hangisi eş sesli (sesteş) bir sözcüğe örnek oluşturur?
- A) 'Güzel' sözcüğü sıfat ve zarf olarak kullanılabilir.
- B) 'Büyük' sözcüğü 'küçük'ün zıt anlamlısıdır.
- C) 'Hızlı' sözcüğü 'süratli' ile eş anlamlıdır.
- D) 'Yüz' sözcüğü hem organ adı hem de sayı anlamı taşır. ✓
- E) 'Soğuk' sözcüğü hem sıcaklık hem de tutum anlamında kullanılır.
Eş sesli (sesteş) sözcükler yazılışları ve okunuşları aynı ancak anlamları birbirinden tamamen farklı olan sözcüklerdir. 'Yüz' sözcüğü hem 'insan yüzü (organ)' hem de '100 sayısı' hem de 'yüzmek fiilinin geniş zaman çekimi' anlamlarını taşır. Bunlar aynı seslerden oluşur ancak anlamca birbiriyle ilgisizdir. E seçeneği ise çok anlamlılık örneğidir.
18. Aşağıdaki atasözlerinden hangisinde 'gözü yüksekte olmak' ifadesinin taşıdığı anlama en yakın bir durum anlatılmaktadır?
- A) Damlaya damlaya göl olur.
- B) Devlet kuşu herkesin başına konmaz.
- C) Üzüm üzüme baka baka kararır.
- D) Elde var bin, dilde var bin. ✓
- E) Ağaç yaşken eğilir.
'Gözü yüksekte olmak' deyimi 'kendi konumunun çok üzerinde şeyler istemek, haddini aşan beklentiler içinde olmak' demektir. D seçeneğindeki 'Elde var bin, dilde var bin' atasözü 'kişinin sahip olduğunu yeterli görmeyip daha fazlasını istemesi' anlamını taşıdığından bu deyimle anlam açısından en yakın ilişkidedir.
19. Aşağıdaki cümlelerin hangisinde 'yaşlı' sözcüğü kullanılmamıştır ancak aynı anlam verilmiştir?
- A) Çocuk büyümüş, gelişmişti.
- B) Kadın çok güzeldi.
- C) Adam artık yıllanmıştı. ✓
- D) Öğrenci derse geç kalmıştı.
- E) O çok deneyimli biri.
'Yıllanmak' sözcüğü 'yaşlanmak, çok yıl geçirmek' anlamına gelir. B seçeneğinde 'yaşlı' sözcüğü kullanılmadan 'yıllanmış' sözcüğüyle aynı anlam verilmiştir. A seçeneğindeki 'deneyimli' ise yaşlılıkla bağlantılı olabilir ancak doğrudan yaşlılık anlamı taşımaz; deneyim yaştan bağımsız da olabilir.
20. Aşağıdaki cümlelerden hangisinde altı çizili sözcük 'ad aktarması (mecaz-ı mürsel)' yoluyla kullanılmıştır?
- A) <u>Ankara</u> bu konuda henüz bir karar vermedi. ✓
- B) Onun gözleri yıldız gibi parlıyordu.
- C) Çocuk kadar masum biri.
- D) Bu kitabı bir gecede bitirdim.
- E) Hayat bir yolculuktur.
Ad aktarması (mecaz-ı mürsel), bir sözcüğün benzetme amacı gütmeksizin ilgili olduğu başka bir kavramın yerine kullanılmasıdır. C seçeneğinde 'Ankara' sözcüğü şehir adı olmasına karşın Türk hükümetini/devlet yönetimini temsil etmek için kullanılmıştır. Bu klasik bir ad aktarması örneğidir (yer adı → yönetim). A ve D seçenekleri benzetme, B ve E seçenekleri ise farklı anlam aktarımlarıdır.
21. Aşağıdaki sözcüklerden hangisi yapı bakımından diğerlerinden farklıdır?
- A) müdürlük
- B) kitap ✓
- C) yazarlık
- D) öğretmenlik
- E) doktorluk
Bu soruda sözcüklerin anlam alanı incelenmektedir. A, B, C ve E seçeneklerindeki sözcükler hepsi meslek ya da unvan bildiren sözcüklere '-lık/-lik' eki getirilerek türetilmiş meslek adlarıdır. D seçeneğindeki 'kitap' ise ne bir meslek adıdır ne de bu kategoriye girer; somut bir nesneyi karşılayan basit bir addır.
22. Aşağıdaki cümlelerin hangisinde 'yanmak' sözcüğü 'çok etkilenmek, çok üzülmek' anlamında kullanılmıştır?
- A) Ocakta odunlar yandı.
- B) Ampul birdenbire yandı.
- C) Bu haberi duyunca içim yandı. ✓
- D) Güneşte cildim yandı.
- E) Orman yangında tamamen yandı.
D seçeneğinde 'içim yandı' deyimsel bir kullanımdır ve 'çok üzüldüm, çok etkilendim' anlamını taşır. Bu kullanım mecaz anlamlıdır. Diğer seçeneklerde 'yanmak' fiili fiziksel olarak ateşe maruz kalma, ısınma, ışık verme gibi temel ya da yakın temel anlamlarıyla kullanılmıştır.
23. Aşağıdaki cümlelerin hangisinde 'somut' bir anlatım söz konusudur?
- A) Cesareti dağlar kadar büyüktü.
- B) Masanın üzerinde bir bardak su duruyordu. ✓
- C) Aşk insanı körleştirir.
- D) Özgürlük en değerli hazinedir.
- E) Onun bakışlarında derin bir hüzün vardı.
Somut anlatımda duyu organlarıyla algılanabilen, varlığı elle tutulup gözle görülebilen kavramlar kullanılır. C seçeneğinde 'masa', 'bardak' ve 'su' tamamen somut ve duyu organlarıyla algılanabilen nesnelerdir. A seçeneğindeki 'hüzün', B'deki 'aşk', D'deki 'cesaret' ve E'deki 'özgürlük' ise soyut kavramlardır.
24. 'Söz vermek' deyimiyle anlam bakımından en yakın ilişkide olan cümle aşağıdakilerden hangisidir?
- A) Toplantıda söz almak için elini kaldırdı.
- B) Arkadaşına yemin billah etti.
- C) Sözünü tutmayı hiç beceremezdi.
- D) Konuşmak için mikrofona yaklaştı.
- E) Annesiyle hesaplaşmaya ahdetmişti. ✓
'Söz vermek' deyimi 'bir işi yapacağına dair taahhütte bulunmak, vaat etmek' anlamına gelir. B şıkkındaki 'ahdetmek' de 'yemin ederek söz vermek, kendini adamak' anlamını taşır ve 'söz vermek' ile en yakın anlamsal ilişkiyi kurar. C şıkkındaki 'yemin etmek' ise sözü pekiştirme eylemi olup söz vermenin kendisi değildir.
25. Aşağıdaki cümlelerin hangisinde altı çizili sözcük 'soyut' bir kavramı karşılamaktadır?
- A) Çocukların <u>parlak</u> gülüşleri mutluluk veriyordu.
- B) İhtiyar adamın <u>ağır</u> adımları merdivenlerden duyuldu.
- C) Uzun yıllar sonra yurduna dönen adam, <u>hüzünlü</u> gözlerle etrafına baktı.
- D) Sanatçının <u>derin</u> sesi salonu doldurdu.
- E) Konuşmacının <u>keskin</u> zekâsı herkesi etkiledi. ✓
E şıkkında 'keskin zekâ' ifadesinde 'keskin' sözcüğü, fiziksel bir özelliği değil 'çabuk kavrayan, sivri' anlamında soyut bir niteliği ifade etmektedir. Diğer şıklardaki sözcükler ise somut varlıkları ya da duyularla algılanabilen nitelikleri nitelendirmektedir: 'hüzünlü gözler' (gözler somuttur), 'derin ses' (ses fiziksel titreşimdir), 'parlak gülüşler' (ışıksal çağrışım), 'ağır adımlar' (fiziksel ağırlık).