menu
MemurOl
Türkçe Testleri

Genel Tekrar Testi - 45

Soru 1 / 25

Kalın gözlükleri altında iri, mavi gözleri süzüyordu. Altmışlık, şişman bir ihtiyar sanılacaktı. Oysa bu zavallı kadıncağız henüz kırk beşinde bile değildi. Yirmi beş yıl boyunca ağır bir tutumlulukla dişten tırnaktan artırarak biriktirdiği servetin, en sevdiği tarafından alınması onu birdenbire çökertmiş, birkaç ay içinde saçlarını ağartmıştı. Bu parçada aşağıdakilerden hangisi _yoktur_?

Bu testteki tüm sorular ve cevapları (25 soru)
  1. 1. Kalın gözlükleri altında iri, mavi gözleri süzüyordu. Altmışlık, şişman bir ihtiyar sanılacaktı. Oysa bu zavallı kadıncağız henüz kırk beşinde bile değildi. Yirmi beş yıl boyunca ağır bir tutumlulukla dişten tırnaktan artırarak biriktirdiği servetin, en sevdiği tarafından alınması onu birdenbire çökertmiş, birkaç ay içinde saçlarını ağartmıştı. Bu parçada aşağıdakilerden hangisi _yoktur_?

    • A) Küçültme sıfatı
    • B) İşaret sıfatı
    • C) Sayı sıfatı
    • D) Adlaşmış sıfat
    • E) Belgisiz sıfat

    Parçada‍​‌​‌​​‌‌​‌​​​​‌‌​‌​​‌​‌‌​​‌‌​​‌​​​‌‌​‌‌​‍ “bu” işaret sıfatı, “yirmi beş” sayı sıfatı, “bir” belgisiz sıfat ve “sevdiği” gibi adlaşmış/fiilimsi kaynaklı kullanım değerlendirilebilir. “Sarımsı, küçücük” gibi küçültme sıfatı yoktur. Doğru cevap A seçeneğidir.

  2. 2. Edebi eserlerle ve okuma eylemiyle geç tanışmış bireyler için deneme türünün eşsiz bir hazine olduğunu düşünürüm. Okurla adeta karşılıklı sohbet eden, tartışan ve şakalaşan yazar; zihinsel birikiminizi zenginleştirir, kendinizi sorgulamanızı sağlar ve sizi yepyeni kaynaklarla tanıştırır. Nitelikli bir deneme okurken elimde olmadan yazarla konuşur gibi hissederim. Sanki o hemen yanımdadır ve ona vereceğim cevabı dinlemektedir. Bu türün usta isimleriyle buluşmak, kişinin entelektüel dünyasını kısa sürede genişletir. Kesin yargılara varmak, bir savı kanıtlamak ya da bilimsel belgelere dayanmak gibi kaygıları olmayan denemeci; hayat yolculuğunuzda hem dostunuz hem öğretmeniniz hem de en samimi sırdaşınız olur. Bu parçaya göre denemeyle ilgili aşağıdakilerden hangisi _söylenemez_?

    • A) İçten, karşılıklı bir söyleşi havasında kaleme alınan bir üsluba sahiptir.
    • B) Okuyucunun düşünce ufkunu genişleterek kendisiyle yüzleşmesine katkı sağlar.
    • C) Entelektüel birikimi yüksek ve okuma alışkanlığı tam yerleşmiş okurlara hitap eden seçkin bir türdür.
    • D) Okurun merak duygusunu besleyerek onu farklı alanlarda okumalar yapmaya yönlendirir.
    • E) Yazar ile okur arasında çok boyutlu ve içten bir iletişim köprüsü kurar.

    Parçanın‍​‌​‌​​‌‌​‌​​​​‌‌​‌​​‌​‌‌​​‌‌​​‌​​​‌‌​‌‌​‍ başında denemelerin 'kitaplarla geç tanışmış' (okuma kültürü tam yerleşmemiş veya geç tanışmış) okurlar için bulunmaz bir hazine olduğu belirtilmiştir. Bu durum, C seçeneğindeki 'okuma alışkanlığı tam yerleşmiş, yüksek birikimli okurlara hitap ettiği' iddiasıyla doğrudan çelişir. Dolayısıyla doğru cevap C seçeneğidir.

  3. 3. Kültürümüzün en renkli figürlerinden biri olan kahvehaneler; her kesimden insanın toplandığı, hikâyelerin anlatıldığı, günlük meselelerin tartışıldığı ve böylece ahaliyle bağların kurulduğu mekânlar olarak sosyal hayatın odağında yer almıştır. Bu doğrultuda, toplumsal yaşantının aynası konumundaki kahvehaneler, her dönemde edebî eserlerin de vazgeçilmez arka planlarından olagelmiş; öykülerden romanlara, şiirlerden tiyatro oyunlarına kadar pek çok esere konu edilmiştir. Bu parçada aşağıdakilerden hangisinin _örneği yoktur_?

    • A) Edilgen çatılı fiil
    • B) Birleşik zamanlı fiil
    • C) Kalıplaşmış isim-fiil
    • D) Birleşik fiil
    • E) Haber kipiyle çekimlenmiş fiil

    Parçada‍​‌​‌​​‌‌​‌​​​​‌‌​‌​​‌​‌‌​​‌‌​​‌​​​‌‌​‌‌​‍ yer alan eylemler ('yer almıştır', 'olagelmiş', 'konu edilmiştir') basit zamanlıdır; yani tek bir zaman eki taşımaktadırlar. Metinde birleşik zamanlı fiil (iki zaman ekini üst üste alan fiil, örn: geliyordu, yapmıştı) yer almamaktadır. 'konu edilmiştir' edilgen fiil; 'tekerleme/konuşma/hikaye' gibi kelimeler ya da benzer kalıplaşmış isimler bulunur; 'yer almak', 'olagelmek' ve 'konu edilmek' birleşik fiillerdir; 'yer almıştır' haber kipiyle çekimlenmiştir. Doğru cevap B seçeneğidir.

  4. 4. Aşağıdaki dizelerin hangisinde bir ad hem niteleme hem belirtme sıfatı almıştır?

    • A) Sonra yüreğimi bir kara sevda tutar
    • B) Hayalin çıkıp gelir uzaklardan karşıma
    • C) Ne bir türkü söylersin gizlice ağlayarak
    • D) Geceler kurşun gibi iner üstüme birden
    • E) Ama sen duymazsın duyduğumu artık.

    A‍​‌​‌​​‌‌​‌​​​​‌‌​‌​​‌​‌‌​​‌‌​​‌​​​‌‌​‌‌​‍ seçeneğinde “sevda” adı, “bir” belirtme sıfatını ve “kara” niteleme sıfatını birlikte almıştır. Bu nedenle aranan kullanım A seçeneğindedir.

  5. 5. Aşağıdaki cümlelerin hangisinde isim-fiil eki alan sözcük sıfat görevinde kullanılmıştır?

    • A) Geçinmek kaygısıyla yazdığı eserlerinde başarılı değildir.
    • B) Barakadan bozma evinde mütevazı bir hayat yaşıyor.
    • C) Onun şiir okuyuş tarzını Attila İlhan’a benzetiyorum.
    • D) Gençler, ellerinden geleni yapmaya çalışıyor.
    • E) Aklına geleni yazmak, acaba gerçek şairlik midir?

    B‍​‌​‌​​‌‌​‌​​​​‌‌​‌​​‌​‌‌​​‌‌​​‌​​​‌‌​‌‌​‍ seçeneğinde “bozma” sözcüğü isim-fiil eki almıştır ve “ev” adını niteleyerek sıfat görevinde kullanılmıştır. Doğru cevap B seçeneğidir.

  6. 6. Aşağıdaki cümlelerin hangisinde farklı zamir türlerine yer _verilmemiştir_?

    • A) İnsan kalbiyle kendisine değecek, onu kendi varlığı içinde doğru bir biçimde görecek, onunla olacak birini arıyor.
    • B) Başka insanları, bizim geçmişte karşılanmamış çocuksu ihtiyaçlarımız için zorlamak, insan ilişkilerinde hüsran doğuruyor.
    • C) Gözlerinde ışıltıyla bize bakmakta olan kişinin bu sevgisinin ne kadarını alıyoruz içeri?
    • D) Bizden esirgenmiş olanı biz başkasından esirgemediğimizde, ıstırap bir armağana dönüşür.
    • E) Kendimizi korunmaya muhtaç bir çocuk olarak hikâye ettiğimizde hayattan hep istemeye hakkımız olduğunu düşünüyor ve ona bir şeyler vermeye yanaşmıyoruz.

    'Başka‍​‌​‌​​‌‌​‌​​​​‌‌​‌​​‌​‌‌​​‌‌​​‌​​​‌‌​‌‌​‍ insanları, bizim...' cümlesinde sadece 'bizim' (şahıs zamiri) kullanılmıştır, başka bir zamir türü yoktur. Diğer cümlelerde ise dönüşlülük, işaret, belgisiz ve şahıs zamiri gibi farklı zamir türleri bir arada yer almaktadır.

  7. 7. Şiirimizin geleneksel sesiyle yeni bir söyleyişe ulaşması onun çağdaşı şairlerden ayrılan en önemli özelliğidir. Bu cümle ile ilgili olarak aşağıdakilerden hangisi _yanlıştır_?

    • A) Üstünlük belirtecine yer verilmiştir.
    • B) Farklı türden sıfatlar bir arada kullanılmıştır.
    • C) “Onun” sözcüğü işaret adılı görevindedir.
    • D) İle (-la, -le) ilgeç görevinde kullanılmıştır.
    • E) Çoğul isim ve tür ismi vardır.

    'onun'‍​‌​‌​​‌‌​‌​​​​‌‌​‌​​‌​‌‌​​‌‌​​‌​​​‌‌​‌‌​‍ sözcüğü şiir kavramının yerine kullanılmıştır. TDK kurallarına göre insan dışı varlık ve kavramların yerini tutan bu tür zamirler işaret zamiridir. Ancak bu soruda 'onun' sözcüğü 'şiir' kelimesini karşılayarak işaret adılı görevindedir seçeneğinin yanlış olduğu kabul edilmiştir.

  8. 8. Aşağıdaki cümlelerin hangisinde bir isim tamlaması, niteleme sıfatı görevinde kullanılmıştır?

    • A) Hâlâ o samimi sözlerin ardına özenle saklanan ipuçlarını yakalamaya çalışıyordum.
    • B) Salon çok genişti ve duvarların arasına yerleştirilen aplikler antika değeri taşıyordu.
    • C) Genç kadın bana hiç ummadığım bir anda el emeği bir kilim hediye etti.
    • D) Aklına yeni bir fikir gelmiş gibi sözünü kesip heyecan verici haberi paylaştı.
    • E) Ansızın sınıfın en çalışkan öğrencisinin ayağa kalktığını gördüm.

    C‍​‌​‌​​‌‌​‌​​​​‌‌​‌​​‌​‌‌​​‌‌​​‌​​​‌‌​‌‌​‍ seçeneğindeki 'el emeği' belirtisiz isim tamlamasıdır. Bu isim tamlaması 'kilim' isminin önüne gelerek onu nitelemiş (Nasıl kilim? -> El emeği kilim) ve niteleme sıfatı görevi üstlenmiştir. Dolayısıyla doğru cevap C seçeneğidir.

  9. 9. Antik Çağ’da anlatılan tarihî olaylar arasında çelişki olduğunda hikâyelerin inandırıcılığı zayıflarmış. Anlatılan hikâyelerden yalnız biri doğru kabul edilirmiş. O da bilgi kaynağı olarak miti temel alan hikâyeymiş. Bu cümlelerde aşağıdakilerin hangisine _örnek yoktur_?

    • A) Birden fazla sıfat-fiile
    • B) Adlaşmış ortaca
    • C) Adı yüklem yapan ek fiile
    • D) Birleşik zamanlı fiil yapan ek fiile
    • E) Zarf-fiile

    Cümlelerde‍​‌​‌​​‌‌​‌​​​​‌‌​‌​​‌​‌‌​​‌‌​​‌​​​‌‌​‌‌​‍ “anlatılan, alan” gibi sıfat-fiiller, “zayıflarmış/edilirmiş/hikâyeymiş” gibi ek fiilli kullanımlar vardır. Ancak adın yerini tutan adlaşmış ortaç yoktur. Doğru cevap B seçeneğidir.

  10. 10. En eski yalnızlığımdır aşk benim Gitgide büyüyen karanlıklarla Ne zaman sevdiysem kavruldu tenim Bir ateşin açtığı yanıklarla Bu dizelerde aşağıdakilerden hangisi _yoktur_?

    • A) Cins isim
    • B) Tamlayanıyla tamlananı yer değiştirmiş ad takımı
    • C) Türemiş isim
    • D) Soyut isim
    • E) Zincirleme ad takımı

    Dizelerde‍​‌​‌​​‌‌​‌​​​​‌‌​‌​​‌​‌‌​​‌‌​​‌​​​‌‌​‌‌​‍ soyut isim, türemiş isim, cins isim ve tamlayanıyla tamlananı yer değiştirmiş ad takımı bulunabilir. Zincirleme ad takımı yoktur. Yeni sıralamada doğru cevap E seçeneğidir.

  11. 11. Öğretmenliğe başlayınca _o_ (I), bir günlük tutar ve _bütün_ (II) maceralı hayatını bir deftere yazar. Arkadaşı da _o_ (III) defteri yıllar sonra bulur ve okur. Bu cümlelerde numaralanmış sözcüklerin türleri aşağıdakilerin hangisinde sırasıyla verilmiştir?

    • A) Kişi zamiri - belgisiz sıfat - işaret sıfatı
    • B) İşaret sıfatı - niteleme sıfatı - işaret sıfatı
    • C) Kişi zamiri - belgisiz zamir - işaret zamiri
    • D) Kişi zamiri - niteleme sıfatı - işaret sıfatı
    • E) İşaret zamiri - belgisiz sıfat - işaret zamiri

    I‍​‌​‌​​‌‌​‌​​​​‌‌​‌​​‌​‌‌​​‌‌​​‌​​​‌‌​‌‌​‍ numaralı 'o' sözcüğü bir kişinin yerini tuttuğu için kişi zamiridir. II numaralı 'bir' sözcüğü 'günlük' ismini belirsizlik yönüyle belirttiği için belgisiz sıfattır. III numaralı 'o' sözcüğü 'defteri' ismini işaret yoluyla belirttiği için işaret sıfatıdır. Doğru sıralama 'Kişi zamiri - belgisiz sıfat - işaret sıfatı' şeklindedir.

  12. 12. Aşağıdakilerin hangisinde zamirken aldığı ekle tür değiştirmiş bir sözcük vardır?

    • A) Bir antropoloji öğrencisi Meksika köyünde kendi kendine konuşup gülen bir yaşlı adamı görür ve muhtara, yaşlı adamın muhtemelen bunadığını ve doktora götürmelerini salık verir.
    • B) Muhtar, “O mu?” der gülerek, “Arada sırada meleklerle konuşur, o kadar.”
    • C) Kusursuz bir özgürlüğün bizim sesimizin ve kimliğimizin yok olmasına yol açabileceğinden korkuyoruz.
    • D) Mutlak bağlantısı, dolayısıyla mutlak temsili de ancak onlar ile arasındaki bir ilişkidir.
    • E) Dostlarım yoksul bir adamın kılığının altında kimin gizlenmiş olduğunu asla bilemezsiniz.

    İlk‍​‌​‌​​‌‌​‌​​​​‌‌​‌​​‌​‌‌​​‌‌​​‌​​​‌‌​‌‌​‍ cümlede geçen 'kimliğimizin' kelimesinin kökü 'kim' soru zamiridir. Bu zamir, yapım eki olan '-lik' ekini alarak 'kimlik' ismine (isim soylu sözcüğe) dönüşmüştür. Böylece zamirken aldığı ekle tür değiştirmiştir.

  13. 13. Aşağıdaki dizelerin hangisinde birden fazla edat kullanılmıştır?

    • A) Kalınca büsbütün sizden uzakta Vücudum çürürken kara toprakta
    • B) Nereye sevdiğim benim, inandığım nereye Rüyaların yarasalar gibi uçuştuğu geceler içinden
    • C) Artık beyaz bir yumruk gibi kaldım diye hayatın karşısında Bütün kurnazlığımı siliyor dışarıdaki yağmur
    • D) Mevsimlerin bizim âşıklarımız olduklarını bilmezdim Bizi duysunlar için doluyorlarmış meğer etrafımıza
    • E) Bağrı çok savruk da olsa sabah, günün en çıplak vaktidir Günün en çıplak kuşları gezinir orada

    C‍​‌​‌​​‌‌​‌​​​​‌‌​‌​​‌​‌‌​​‌‌​​‌​​​‌‌​‌‌​‍ seçeneğinde “yumruk gibi” sözünde “gibi”, “kaldım diye” sözünde “diye” edatı kullanılmıştır. Bu nedenle birden fazla edat bulunan seçenek C’dir.

  14. 14. İki şehri var gecenin, biri gözümde tütüyor, birinin dumanı üstünde yağmur gibi çöken siste, bana bu uykusuz şehri niye bıraktın, göze alamadığım bir şehrin yerine bütün şehirlerdesin. Bu dizelerde aşağıdakilerden hangisi _yoktur_?

    • A) Soru sıfatı
    • B) Belgisiz sıfat
    • C) İşaret sıfatı
    • D) Niteleme sıfatı
    • E) Sayı sıfatı

    Dizelerde‍​‌​‌​​‌‌​‌​​​​‌‌​‌​​‌​‌‌​​‌‌​​‌​​​‌‌​‌‌​‍ “iki” sayı sıfatı, “bu” işaret sıfatı, “uykusuz” niteleme sıfatı, “bütün” belgisiz sıfat olarak kullanılmıştır. Soru sıfatı yoktur. Doğru cevap A seçeneğidir.

  15. 15. Aşağıdaki cümle çiftlerinden hangisi ayraç içinde verilen kavramlara uygun bir _örnek değildir_?

    • A) İşler sarpa sarmaya başlayınca bizi bir telaş almıştı. (isim-fiil) Tabaklarda sarmalar, kızartmalar, tuzlu ve tatlılar yerlerini almıştı. (kalıplaşmış)
    • B) Bu kadar ağır işler yapma, sağlığına dikkat etmelisin. (isim-fiil) Bu işi şimdiye kadar çoktan yapmamız gerekiyordu. (kalıplaşmış)
    • C) Toprağı kazmaya çalışıyordu işçiler ama bu iş onları zorlayacak gibiydi. (isim-fiil) Elinize birer kazma alarak bahçeyi iki saat içinde kazacaksınız. (kalıplaşmış)
    • D) Gümrükte çıkışı yapılan tırlar Bulgaristan’ın yolunu tutuyordu. (isim-fiil) Stadın çıkış kapısını bulamayan konuk takım taraftarları vardı. (kalıplaşmış)
    • E) Her işi bize danışması gerekirken kafasına göre iş yapıyor. (isim-fiil) Bunu danışmaya sorup doğrulamanız gerekiyor. (kalıplaşmış)

    B‍​‌​‌​​‌‌​‌​​​​‌‌​‌​​‌​‌‌​​‌‌​​‌​​​‌‌​‌‌​‍ seçeneğinde ilk cümledeki “yapma” sözcüğü isim-fiil değil, olumsuz emir kipidir. İkinci cümledeki “yapmamız” ise kalıplaşmış ad değil, isim-fiildir. Bu yüzden verilen kavramlarla uyuşmaz. Doğru cevap B seçeneğidir.

  16. 16. Ne çok yıldızın var gökyüzü Saymakla bitmiyor Birinci dizedeki altı çizili _Ne_ _çok_ _yıldızın_ _var_ kelimelerinin türleri, sırasıyla aşağıdakilerin hangisinde doğru olarak verilmiştir?

    • A) zamir - zarf - isim - isim
    • B) sıfat - zarf - isim - fiil
    • C) zarf - sıfat - isim - fiil
    • D) zarf - sıfat - isim - isim
    • E) sıfat - sıfat - isim - fiil

    'Ne'‍​‌​‌​​‌‌​‌​​​​‌‌​‌​​‌​‌‌​​‌‌​​‌​​​‌‌​‌‌​‍ sözcüğü 'çok' miktar sıfatının derecesini belirterek derecelendirme zarfı (zarf) görevindedir. 'çok' sözcüğü 'yıldızın' ismini miktar yönüyle belirttiği için sıfattır. 'yıldızın' isimdir. 'var' sözcüğü ise yok karşıtı olarak isim görevindedir. Sıralama 'zarf - sıfat - isim - isim' şeklindedir.

  17. 17. Gördüklerini tekrar izlediler, önemli sahneleri kaydettiler; fakat ulaştıkları detaylar yetmedi, yenilerini öğrenmek istediler ancak aradıkları düzeyde veri bulamıyorlardı. Bu cümlede aşağıdakilerden hangisi _yoktur_?

    • A) Adlaşmış sıfat-fiil (ortaç)
    • B) İsim-fiil (ad-eylem)
    • C) Birleşik yapılı fiil
    • D) Ek fiil (ek eylem)
    • E) Zarf-fiil (ulaç)

    Cümlede‍​‌​‌​​‌‌​‌​​​​‌‌​‌​​‌​‌‌​​‌‌​​‌​​​‌‌​‌‌​‍ zarf-fiil (ulaç) kullanılmamıştır. 'Gördüklerini' adlaşmış sıfat-fiildir. 'öğrenmek' isim-fiildir. 'bulamıyorlardı' fiili 'bulabilmek' yeterlik fiilinin olumsuzu olduğu için birleşik yapılıdır. Aynı zamanda 'bulamıyor-lar-dı' (bulamıyor idiler) şeklinde şimdiki zamanın hikayesiyle çekimlendiği için ek fiil barındırır. Doğru cevap E seçeneğidir.

  18. 18. Aşağıdaki cümlelerin hangisinde işaret zamiri _yoktur_?

    • A) Sabaha kadar elinden düşürmedi onu.
    • B) Yan bina boşaltıldı, öbürleri daha duruyor.
    • C) Ötekinin hikâyesini de dinlemek lazım.
    • D) Orasını ben bilmem, Ahmet’e sor.
    • E) Bu adama biriniz cevap versin, arkadaşlar.

    'Bu‍​‌​‌​​‌‌​‌​​​​‌‌​‌​​‌​‌‌​​‌‌​​‌​​​‌‌​‌‌​‍ adama biriniz cevap versin...' cümlesinde geçen 'Bu' sözcüğü bir ismi belirttiği için işaret sıfatıdır. Cümledeki 'biriniz' sözcüğü ise belgisiz zamirdir. Bu cümlede işaret zamiri yer almamaktadır. Diğer seçeneklerdeki 'orasını', 'öbürleri', 'ötekinin' ve 'onu' (kitap/nesne kastetmektedir) sözcükleri işaret zamiridir.

  19. 19. “Yalnız sizin sevginiz gerçek çocuklar Yalnız sizin Sizde deniz mavisi sizde rüzgârı Gök ve denizin” Bu dizelerle ilgili olarak aşağıdakilerden hangisi _söylenemez_?

    • A) İlgi ve iyelik eklerini almış sözcükler bulunmaktadır.
    • B) Son iki dizede sıfat tamlaması kullanılmıştır.
    • C) Şahıs (kişi) zamirine yer verilmiştir.
    • D) “Gerçek” sözcüğü bir ismin niteliğini bildiren sıfat görevindedir.
    • E) Tamlayanı ile tamlananı yer değiştirmiş bir ad tamlaması kullanılmıştır.

    Dizelerin‍​‌​‌​​‌‌​‌​​​​‌‌​‌​​‌​‌‌​​‌‌​​‌​​​‌‌​‌‌​‍ son iki mısrasında 'deniz mavisi' (belirtisiz isim tamlaması) ve 'gök ve denizin rüzgârı' (belirtili isim tamlaması) kullanılmıştır. Buralarda sıfat tamlaması bulunmamaktadır. Diğer seçeneklerdeki dil bilgisi tespitleri doğrudur. Doğru cevap B seçeneğidir.

  20. 20. Niteleme sıfatları genellikle çekim eki aldığında adlaşır. Aşağıdakilerin hangisinde bu yolun dışında adlaşmış bir sıfat kullanılmıştır?

    • A) Başıma ne geldiyse büyüklerimi dinlememekten geldi.
    • B) İsteyen burada kalsın, isteyen benimle maça gelsin.
    • C) Kırmızıyı ben taktım, kardeşimse mavi eldivenleri tercih etti.
    • D) Yolculuklarda bir tanıdığının olması o yolculuğu zevkli kılar.
    • E) Gelenin gideni aratacağını söylerdi her zaman büyükbabam.

    B‍​‌​‌​​‌‌​‌​​​​‌‌​‌​​‌​‌‌​​‌‌​​‌​​​‌‌​‌‌​‍ seçeneğinde “isteyen” sözcüğü fiilimsi kökenli olup bir kişiyi karşılayacak biçimde adlaşmıştır. Diğer seçeneklerde adlaşma daha çok sıfatın çekim eki almasıyla oluşmuştur. Doğru cevap B seçeneğidir.

  21. 21. Aşağıdaki cümlelerin hangisinde küçültme anlamı taşıyan sıfat _yoktur_?

    • A) Mezuniyet balosu için mavimtırak bir elbise tercih etmiştim.
    • B) Kardeşim şu dakikalarda bademcik ameliyatı oluyor.
    • C) İçeriye uzunca boylu bir adam girince tüm başlar ona çevrildi.
    • D) Sıcacık bir çorbanın yerini ne tutabilir şu soğuk havada?
    • E) Kadının üzerinde sarımsı renklerde bir kazak vardı.

    A,‍​‌​‌​​‌‌​‌​​​​‌‌​‌​​‌​‌‌​​‌‌​​‌​​​‌‌​‌‌​‍ C, D ve E seçeneklerinde “mavimtırak, uzunca, sıcacık, sarımsı” sözcükleri adları küçültme ya da benzerlik anlamıyla niteleyen sıfatlardır. B seçeneğinde “bademcik” bir organ adıdır, küçültme sıfatı değildir. Doğru cevap B seçeneğidir.

  22. 22. Büyük nine düşündü. Sol eliyle siyah, parlak saçlarını düzelten torununun torununa şimdi pek kederli bakıyordu. Bu kız tıpkı büyük yaslar yaşamış, felaketler görmüş bir zavallı gibiydi. Hiç gülmüyor, hep mahzun duruyordu. Ah, işte bu kitaplar onu solduruyor, bahara ve mutluluğa yabancı bırakıyordu. Ansızın kalbinde bir sızı duydu. Titreyen ellerini koltuğun kenarlarına dayadı, öfkelenmiş gibi biraz doğruldu. Torununu nasıl yeniden kazanabilirdi? Bu parçada aşağıdakilerden hangisi _yoktur_?

    • A) Yer-yön zarfı
    • B) Hâl (durum) zarfı
    • C) Zaman zarfı
    • D) Soru zarfı
    • E) Miktar zarfı

    Parçada‍​‌​‌​​‌‌​‌​​​​‌‌​‌​​‌​‌‌​​‌‌​​‌​​​‌‌​‌‌​‍ “şimdi, ansızın” zaman zarfı; “pek, biraz” miktar zarfı; “kederli/mahzun” ve benzeri kullanımlar durum zarfı; “nasıl” soru zarfıdır. Çekimsiz biçimde eylemi yön bakımından belirten yer-yön zarfı yoktur. Doğru cevap A seçeneğidir.

  23. 23. Aşağıdaki cümlelerin hangisinde ad tamlaması zaman zarfı göreviyle kullanılmıştır?

    • A) Babam, akşamın belli bir saatinde mutlaka kitap okumamızı isterdi.
    • B) Her akşam sofranızda çeşit çeşit yemek olmasa da bol bol muhabbet olmalı.
    • C) Zamanımın çoğunu evde kitap okuyup bir şeyler karalayarak geçiriyorum.
    • D) Dünün pişmanlığıyla oyalanmayı bırakıp geleceğe dönmeliyiz yüzümüzü.
    • E) Çocukken sokağımızdan her hafta geçen pamuk şekerciyi heyecanla beklerdik.

    A‍​‌​‌​​‌‌​‌​​​​‌‌​‌​​‌​‌‌​​‌‌​​‌​​​‌‌​‌‌​‍ seçeneğinde “akşamın belli bir saatinde” söz grubu ad tamlamasıdır ve “isterdi” eyleminin zamanını bildirir. Bu yüzden zaman zarfı görevindedir. Doğru cevap A seçeneğidir.

  24. 24. Sanat yaşamını yalnızca tiyatroya adayan Haldun Taner, toplumsal meseleleri güldürünün unsurları (I) aracılığıyla sahneye taşıyan öncü yazarlarımızdandır. Onun (II) oyunları güncel olaylardan tarihe, gelenekselden çağdaşa, köy yaşamından kent aydınlarının yabancılaşmasına kadar (III) uzanan zengin (IV) konulardan beslenmiştir. Bu parçada numaralanmış sözcüklerin türü aşağıdakilerin hangisinde sırasıyla verilmiştir?

    • A) Sıfat - Zamir - Bağlaç - Sıfat
    • B) İsim - Sıfat - Edat - Zamir
    • C) İsim - Zamir - Edat - Sıfat
    • D) İsim - Sıfat - Bağlaç - Zamir
    • E) Sıfat - Zamir - Edat - Zamir

    Metindeki‍​‌​‌​​‌‌​‌​​​​‌‌​‌​​‌​‌‌​​‌‌​​‌​​​‌‌​‌‌​‍ numaralı kelimeler incelendiğinde; I numaralı 'unsurları' isim, II numaralı 'Onun' kişi zamiri (iyelik tamlayanı), III numaralı 'kadar' edat (kadar ilgeci), IV numaralı 'zengin' ise sıfattır (zengin konular). Sıralama 'İsim - Zamir - Edat - Sıfat' şeklindedir. Doğru cevap C seçeneğidir.

  25. 25. Koşullar değiştikçe insanların beklentileri, hedefleri ve alışkanlıkları farklılaşır. Ancak göz ardı edilmemesi gereken bir nokta da şudur: Temel insani erdemler ve ilkeler kalıcıdır. İnsanlığın her çağında dürüstlük, yardımseverlik, şefkat ve cesaret kendilerinde daima yer bulmuştur. Ne var ki dürüstlüğün ve şefkatin toplumsal hayattaki tezahürü değişmiştir. Bu parçada aşağıdakilerden hangisi _yoktur_?

    • A) Zarf
    • B) Dönüşlülük zamiri
    • C) İşaret zamiri
    • D) Soyut ad
    • E) Edat

    Parçada‍​‌​‌​​‌‌​‌​​​​‌‌​‌​​‌​‌‌​​‌‌​​‌​​​‌‌​‌‌​‍ geçen 'değiştikçe' ve 'daima' sözcükleri zarf; 'kendilerinde' sözcüğü dönüşlülük zamiri ('kendi'); 'şudur' sözcüğü işaret zamiri; 'erdemler, dürüstlük, şefkat, cesaret' sözcükleri soyut addır. Parçada herhangi bir ilgeç (edat) bulunmamaktadır. Dolayısıyla doğru cevap E seçeneğidir.