Genel Tekrar Testi - 50
Aşağıdaki atasözlerinin hangisinde mecazlı bir söyleyiş _yoktur_?
Bu testteki tüm sorular ve cevapları (25 soru)
1. Aşağıdaki atasözlerinin hangisinde mecazlı bir söyleyiş _yoktur_?
- A) Ağlamayan çocuğa meme vermezler.
- B) Dost kara günde belli olur.
- C) Bugünün işini yarına bırakma. ✓
- D) Bal bal demekle ağız tatlı olmaz.
- E) Yalancının mumu yatsıya kadar yanar.
B'deki 'kara gün' (sıkıntı, keder), C'deki 'yalancının mumu yatsıya kadar yanar' (yalanın kısa sürede ortaya çıkması), D'deki 'bal bal demekle ağız tatlı olmaz' (sadece söylemekle tatlılık elde edilemeyeceği) ve E'deki 'ağlamayan çocuğa meme vermezler' (istekte bulunmayana yardım edilmeyeceği) mecazlı anlatımlardır. A seçeneğindeki 'Bugünün işini yarına bırakma' atasözü ise tamamen gerçek anlamıyla kurulmuş, öğüt veren bir sözdür. Doğru cevap C seçeneğidir.
2. Aşağıdaki cümlelerin hangisinde mecazımürsel (ad aktarması) _yoktur_?
- A) Ders çıkışında beni okulun kapısında bekle.
- B) Toplantıya geç kalacağını anlayınca onu cepten aradım.
- C) Sonunda bu kritik konuyu Ankara da ele aldı.
- D) Öğretmen bu ders de beni yerimden kaldırdı. ✓
- E) Ön kapı arızalı olduğu için arkadan binmelisin.
A'da 'cepten' (cep telefonundan), B'de 'Ankara' (hükümet/yetkililer), C'de 'arkadan' (arka kapıdan), E'de 'okulun kapısında' (kapının önündeki alanda) kelimelerinde benzetme amacı güdülmeden ad aktarması yapılmıştır. D seçeneğindeki 'yerinden' (oturduğu yer) sözcüğü ise doğrudan gerçek anlamında kullanılmıştır. Doğru cevap D seçeneğidir.
3. Kır papatyalarının boyları, yok denecek kadar ufaktır. Adeta toprağa sarılmıştır. Yamacın eteklerine, beyaz bir örtü serilmiş gibidir. Lale bahçeleri boy boydur. Karanfiller nemli, renk renktir. Işıldar. Mor çiçekler açar. Bu morluk başka hiçbir tona benzemez. Kristal moru… Ilık bir esinti... Kayaların arasından fışkırırcasına taze otlar yeşerir. Bir gariptir. Zirveden ovalara bakınca yeşilin bir çağlayan gibi döküldüğü hissedilir. Taşlar benek benek binbir renkle bezenmiştir. Doğa, mis gibi toprak kokar. Bu parçanın anlatımında aşağıdakilerden hangisi _yoktur_?
- A) Birinci kişili anlatım ✓
- B) Benzetme
- C) İkileme
- D) Niteleme
- E) Mecazlı söyleyiş
Metinde benzetmeler ('beyaz bir örtü serilmiş gibi', 'çağlayan gibi döküldüğü'), ikilemeler ('boy boydur', 'renk renktir', 'benek benek', 'mis gibi'), niteleme sıfatları ('beyaz örtü', 'taze otlar') ve mecazlı söyleyişler ('toprağa sarılmıştır', 'fışkırırcasına') yer almaktadır. Ancak metnin tamamı üçüncü kişili anlatımla yazılmıştır, birinci kişili anlatım ('ben, biz') kullanılmamıştır. Doğru cevap A seçeneğidir.
4. Gazeteci: (I) ---- Yazar: — Çocukluğumda edebiyatın esamesi okunmazdı hayatımda. Red Kit maceraları dışında hiçbir şey okumazdım. Gerçek anlamda edebi eserlerle tanışıp bilinçli bir okur olmam otuzlu yaşlarımı buldu. Üniversitede iktisat ve finans alanında eğitim aldım ve ne yazık ki modern iş dünyasında yönetici olmak için Kafka veya Proust okumanıza gerek yoktur. Hiç edebiyat okumadan da büyük bütçeleri yönetebilir, ciddi paralar kazanabilirsiniz. Bu bir dramdır lakin gençlik yıllarım maalesef böyle geçti. Gazeteci: (II) ---- Yazar: — Ben felsefeyle lise yıllarımda tanıştım ve müfredat hala benzer düzeyde. Bana kalırsa felsefe eğitimi çok daha erken yaşlarda başlamalıdır. Örneğin, çocuğunuz 5-6 yaşlarına geldiğinde karşınıza öyle sorularla çıkacaktır ki bunların tamamı aslında saf felsefi sorulardır. 'Biz doğmadan evvel neredeydik?', 'Ölen insanlar nereye gidiyor?', 'Sokaktaki evsizler neden orada yaşıyor?' ya da 'Sizin güzel dediğiniz bu şeye ben neden çirkin diyorum?' gibi sorular felsefenin ta kendisidir. Bu diyalogda boş bırakılan yerlere aşağıdakilerden hangisi sırasıyla getirilmelidir?
- A) (I) Çocuklar, hangi edebiyat yapıtlarını okumalıdır? / (II) Felsefi sorular çocuğun dünyasına ne katar?
- B) (I) Yazmaya başlamadan önce hayatınızda edebiyatın yeri var mıydı? / (II) Felsefe eğitimine ne zaman başladınız ve çocuklar için felsefe eğitimi ne zaman başlar? ✓
- C) (I) Felsefe ile edebiyatın ilişkisi nedir? / (II) Çocuklara felsefe öğretmenin yararları nelerdir?
- D) (I) İş yaşamınızdaki başarınıza çocukluğunuzda okuduğunuz çizgi romanların yararı oldu mu? / (II) Çocukların hangi davranışları felsefenin alanına girer?
- E) (I) Edebiyat okumanın felsefe yapmaya katkısı var mı? / (II) Çocukların dünyayı sorularla tanıması konusunda ne düşünüyorsunuz?
Yazarın I. cevabında 'Çocukluğumda edebiyat yoktu, ciddi okumaya 30 yaşımda başladım' diyerek geçmişteki edebiyat ilgisizliğini ve iş yaşamındaki yerini anlatması doğrudan 'Yazmaya başlamadan önce edebiyatın yeri var mıydı?' sorusuna yanıttır. II. cevabında ise 'Ben lisede başladım ama çok daha erken başlamalı, zira 5-6 yaşındaki çocukların soruları felsefidir' diyerek felsefe eğitiminin başlama zamanını tartışması 'Felsefe eğitimine ne zaman başladınız ve çocuklar için ne zaman başlar?' sorusunu tam olarak karşılar. Dolayısıyla doğru cevap B seçeneğidir.
5. Aşağıdaki cümlelerden hangisinde sözcükler gerçek anlamlarıyla kullanılmış, mecazlı bir anlatıma yer verilmemiştir?
- A) “İnsanın yaşadığı yer, yazgısını da etkiler.” sözü yaşamı anlatan güçlü bir özet gibidir.
- B) Bilgide ustalaşmak isteyen kişi, emeğin disiplininden kaçmamalıdır.
- C) En soğuk mevsimin içinde bile baharı bekleten ince bir umut saklıdır.
- D) Yaşam bisikletini sürdürdükçe dengeni korursun.
- E) Bir işi yapmak isteyen çözüm arar, istemeyen ise bahane bulur. ✓
A, B, C ve D seçeneklerinde bazı sözcükler gerçek anlamlarından uzaklaşarak mecazlı bir anlatım oluşturmuştur. E seçeneğinde ise 'çözüm aramak' ve 'bahane bulmak' ifadeleri günlük kullanımdaki gerçek anlamlarıyla verilmiştir. Bu nedenle doğru cevap E seçeneğidir.
6. Sonbahar, usul usul kapımıza dayandı. Takvimin değil, içinde yaşadığımız kentin sonbaharı… Havada tarifi imkansız bir hüzün… Güneşte soluk bir renk… Gökyüzü gözleri dolmuş bir insanı andırıyor. Ağaçlar, yavaş yavaş sararan yapraklarını dökmeye başladı. Kuşlarda sıcak ülkelere göçme hazırlığı… Yaz, elini eteğini iyiden iyiye çekti buralardan. Bu parçanın anlatımıyla ilgili olarak aşağıdakilerden hangisi _söylenemez_?
- A) Yinelemelerden yararlanılmıştır.
- B) Öğretici bir yol izlenmiştir. ✓
- C) Mecazlı söyleyişlere yer verilmiştir.
- D) Varlıklar niteleyici özellikleriyle yansıtılmıştır.
- E) Bitirilmemiş cümlelere yer verilmiştir.
Parça sonbahar mevsiminin gelişiyle ilgili son derece öznel, duygusal, mecazlarla yüklü edebi bir anlatımdır. Okuyucuya bilgi sunmayı, onu eğitmeyi amaçlayan öğretici bir yol izlenmemiştir. Doğru cevap B seçeneğidir.
7. Hint Okyanusu'ndaki küçük ada ülkelerinden biri, parlak maviliğiyle ziyaretçileri kıyılarına çağırıyor. Uzaktan bakıldığında ada, yeşil alanlar ve renkli yerleşim lekeleri gibi görünürken denizden baharatı andıran sıcak bir koku yükseliyor. Kıyıya yaklaştıkça tarlalar, ormanlar ve eski şehrin kimi sağlam, kimi yıpranmış yapıları seçiliyor; bu manzara insanın yüzünde kendiliğinden bir gülümseme oluşturuyor. Bu parçada aşağıdaki anlatım özelliklerinden hangisine yer verilmemiştir?
- A) Mecaz anlamlı sözcük
- B) Ad aktarması
- C) Doğadan insana aktarma ✓
- D) Benzetme
- E) İnsandan doğaya aktarma
Parçada 'kıyılarına çağırıyor' gibi mecazlı kullanımlar, ülke/adaya insan gibi özellik verme ve 'baharatı andıran' ifadesiyle benzetme görülür. Yer adı üzerinden bölgenin anlatılması ad aktarmasına örnektir. Ancak doğaya ait bir özelliğin insana aktarılması yoktur. Doğru cevap C seçeneğidir.
8. Aşağıdaki cümlelerin hangisinde mecazlı bir anlatıma örnek _yoktur_?
- A) Bu güzel haberler içimizdeki umutları yeniden yeşertti.
- B) Tanzimat dönemiyle birlikte sokağın dili eserlerimizde yer buldu.
- C) Sarsıntıdan sonra binanın dış duvarlarında çatlaklar oluştu. ✓
- D) Küçük bebek, o anlamlı bakışıyla hepimizi eziyordu.
- E) Çevrenize karşı kırıcı bir üslup kullanmaktan kaçınmalısınız.
A'da 'bakışıyla ezmek', B'de 'kırıcı bir üslup', D'de 'sokağın dili', E'de 'umutları yeşertmek' mecazlı söyleyişlerdir. C seçeneğindeki 'Sarsıntıdan sonra binanın dış duvarlarında çatlaklar oluştu' cümlesindeki sözcüklerin tamamı gerçek anlamlarında kullanılmıştır. Doğru cevap C seçeneğidir.
9. Aşağıdaki cümlelerin hangisinde altı çizili sözcükte mecazımürsel (ad aktarması) vardır?
- A) Bu tatilde baştan sona _Nurettin Topçu’yu_ okuyacağım. ✓
- B) Yaz tatilinde _okulumuz_ baştan aşağı boyanmış.
- C) Salona _ayakkabını_ çıkarmadan girmemelisin.
- D) Mezuniyet töreni için _sınıfımızı_ özenle süsledik.
- E) _Sobanın_ içindeki kalın odunları hızlıca tutuşturdu.
A seçeneğindeki 'Nurettin Topçu'yu okumak' ifadesinde yazarın kendisi değil, yazar-eser ilişkisiyle onun kaleme aldığı kitaplar kastedilmiştir. Bu benzetme amacı gütmeden yapılan kelime aktarımına mecazımürsel (ad aktarması) denir. Diğer seçeneklerde ad aktarması yoktur. Doğru cevap A seçeneğidir.
10. Aşağıdaki atasözlerinin hangisinde mecazlı bir söyleyiş vardır?
- A) Bir çiçekle yaz olmaz. ✓
- B) Çok konuşan çok yanılır.
- C) Gençliğin kıymeti ihtiyarlıkta bilinir.
- D) Bugünün işini yarına bırakma.
- E) Dost ile ye, iç; alışveriş etme.
B, C, D ve E seçeneklerindeki atasözleri tamamen gerçek anlamlarıyla kurulmuştur. A seçeneğindeki 'Bir çiçekle yaz olmaz' atasözü ise mecazi bir anlatıma sahiptir; küçük bir belirti veya tek bir kişinin çabasıyla büyük ve kapsamlı bir işin gerçekleştirilemeyeceğini anlatır. Doğru cevap A seçeneğidir.
11. Aşağıdaki cümlelerin hangisinde sözcük gerçek anlamıyla kullanılmıştır?
- A) Bu sözler beni kırdı.
- B) Sert eleştiriler aldı.
- C) Rüzgâr camı kırdı. ✓
- D) Hayalleri yıkıldı.
- E) İçine kapandı.
Kırmak sözcüğü fiziksel anlamda kullanılmıştır.
12. Aşağıdaki cümlelerin hangisinde derin sözcüğü mecaz anlamda kullanılmıştır?
- A) Kuyunun derinliği ölçüldü
- B) Denizin derin suları soğuktur
- C) Onun derin bakışları herkesi etkiledi ✓
- D) Mağaranın derin kısmı karanlıktı
- E) Vadi oldukça derindi
Bakış sözcüğüyle kullanılan derin mecaz anlamdadır.
13. Aşağıdaki cümlelerin hangisinde mecaz anlam vardır?
- A) Ağaçlar hızla büyüyor
- B) Rüzgar çatıyı uçurdu
- C) Onun sözleri beni yaraladı ✓
- D) Kitapları topladı
- E) Kapıyı kapattı
Yaraladı sözcüğü mecaz anlamdadır.
14. Aşağıdaki cümlelerin hangisinde “ağır” sözcüğü mecaz anlamda kullanılmıştır?
- A) Ağır valizi taşıdı.
- B) Ağır adımlarla ilerledi.
- C) Ağır bir sorumluluk üstlendi. ✓
- D) Kapı ağır açıldı.
- E) Masa oldukça ağırdı.
Ağır sözcüğü sorumluluğun niteliğini belirtmek için mecaz anlamda kullanılmıştır.
15. Aşağıdaki cümlelerin hangisinde sözcük mecaz anlam kazanmıştır?
- A) Soğuk hava etkili oldu.
- B) Soğuk bir bakış attı. ✓
- C) Su oldukça soğuktu.
- D) Rüzgâr soğudu.
- E) Bardak soğuktu.
Soğuk sözcüğü duygusal anlamda mecaz kullanılmıştır.
16. Bir öğrenci, okuduğu bir metinde geçen 'demir yumruk' ifadesini gerçek anlamıyla yorumlamıştır. Bu öğrencinin aşağıdaki becerilerden hangisini geliştirmesi gerekmektedir?
- A) Sözlü anlatım becerisi
- B) Mecazlı anlamı fark etme becerisi ✓
- C) Yazım becerisi
- D) Akıcı okuma becerisi
- E) Dil bilgisi becerisi
'Demir yumruk' ifadesi, gerçek anlamda 'demirden yapılmış yumruk' değil, 'sert, acımasız, baskıcı' anlamında mecaz (deyim) olarak kullanılmıştır. Öğrencinin mecazlı anlamı fark edememesi, sözcüklerin yan anlamlarını ve mecaz kullanımlarını kavramada zorluk yaşadığını gösterir.
17. Bir öğrenci, okuduğu bir metinde yazarın kullandığı 'abartma' (mübalağa) sanatını fark etmemiştir. Bu durum, öğrencinin aşağıdaki becerilerden hangisini geliştirmesi gerektiğini gösterir?
- A) Sesli okuma becerisi
- B) Mecazlı anlamları fark etme becerisi ✓
- C) Hızlı okuma becerisi
- D) Yazım becerisi
- E) Sözlük kullanma becerisi
Abartma (mübalağa), bir söz sanatıdır ve mecazlı (değişmeceli) anlam kategorisine girer. Öğrencinin abartıyı fark edememesi, mecazlı anlamları, deyimleri ve edebî sanatları yorumlama becerisinde zorluk yaşadığını gösterir.
18. 'Söz sanatları' ile ilgili aşağıdaki eşleştirmelerden hangisi yanlıştır?
- A) Teşbih - Benzetme
- B) Mübalağa - Abartma
- C) Tezat - Zıtlık
- D) Mecaz - Gerçek anlam ✓
- E) Kinaye - İma
Mecaz, gerçek anlamın dışında, benzetme veya aktarma yoluyla kullanılan söz sanatıdır. 'Gerçek anlam' mecazın zıddıdır. Diğer eşleştirmeler doğrudur: teşbih benzetme, mübalağa abartma, tezat zıtlık, kinaye ima/dolaylı anlatımdır.
19. Aşağıdakilerden hangisinde yazım yanlışı yoktur?
- A) A) Hiç bir şey anlamadım.
- B) B) Herkez buradaydı.
- C) C) Ben de geliyorum. ✓
- D) D) Yarınki sınavı kazancam.
“Ben de” doğru yazılmıştır.
20. Hangisinde yazım yanlışı vardır?
- A) A) Ben de geliyorum.
- B) B) Hiçbir şey anlamadım.
- C) C) Yarın ki sınav zor. ✓
- D) D) Herkes burada mı?
Yarınki bitişik yazılmalıdır.
21. Aşağıdaki cümlelerin hangisinde bir _yazım yanlışı_ yapılmıştır?
- A) Bu olayın böyle olacağını farketmiştim. ✓
- B) Onunla en son 15 Mart 2023'te görüştük.
- C) TBMM'nin aldığı kararlar yayımlandı.
- D) Yurt dışı gezisi için vize başvurusu yaptı.
'Fark etmek' birleşik fiili, ses düşmesi veya türemesi olmadığı için ayrı yazılmalıdır ('fark etmiştim'). Bitişik yazılması yanlıştır.
22. Aşağıdaki cümlelerin hangisinde kısaltmalarla ilgili bir _yazım yanlışı_ yapılmıştır?
- A) THY'nin uçuşları iptal edilmiş.
- B) TÜBİTAK'ta yeni bir proje başladı.
- C) TDK'nın sözlüğüne baktım. ✓
- D) 10 kg'lık bir çanta taşıyordu.
Türkçede 'K' harfi 'Ka' diye değil, 'Ke' diye okunur. Bu nedenle TDK kısaltmasına gelen ek 'TDK'nin' şeklinde olmalıdır. 'TDK'nın' yazımı yanlıştır.
23. Aşağıdaki cümlelerin hangisinde _ünsüz benzeşmesi (sertleşmesi)_ kuralına uyulmamasından kaynaklanan bir _yazım yanlışı_ vardır?
- A) Bu işte onun da parmağı olduğunu düşünüyorum.
- B) 1985'de dünyaya gelmişim. ✓
- C) Kitapçıda aradığım kaynağı bulamadım.
- D) Akşamki yemekte çok eğlendik.
Ünsüz benzeşmesi (sertleşmesi) kuralına göre, sert ünsüzle (f, s, t, k, ç, ş, h, p) biten bir kelimeye yumuşak ünsüzle (c, d, g) başlayan bir ek geldiğinde, ekin başındaki yumuşak ünsüz sertleşir (ç, t, k). '1985' kelimesi 'ş' (sert) ile biter, bu yüzden '-de' eki '-te' olmalıdır. Doğrusu: 1985'te.
24. Aşağıdaki cümlelerin hangisinde _yazım yanlışı_ vardır?
- A) Bu konudaki hiç bir fikrim yok. ✓
- B) Herhangi bir sorunla karşılaşırsan bana haber ver.
- C) Birçok insan aynı hatayı yapıyor.
- D) Birkaç gün sonra tekrar görüşürüz.
'Hiçbir' kelimesi belgisizlik bildiren bir sıfattır ve TDK kurallarına göre daima bitişik yazılır. 'Hiç bir' şeklindeki ayrı yazım yanlıştır. ('Herhangi bir', 'Birçok', 'Birkaç' kelimelerinin yazımları doğrudur.)
25. Aşağıdaki cümlelerin hangisinde yazım yanlışı yapılmıştır?
- A) Herkes bu konuyu biliyor.
- B) Türkçe'nin kuralları zordur. ✓
- C) Sen de bizimle gel.
- D) Art arda gelen sorular bunalttı.
Özel isimlere gelen yapım eklerinden (Türk-çe) sonra gelen çekim ekleri kesme işaretiyle ayrılmaz. Doğrusu 'Türkçenin' olmalıdır.