Anlatım Bozuklukları 3
“Batı ve güney bölgeleri yağmurlu geçerken, öte yandan doğu ve kuzey bölgeleri soğuk geçer.” Bu cümledeki anlatım bozukluğunu gidermek için hangisi yapılmalıdır?
Bu testteki tüm sorular ve cevapları (25 soru)
1. “Batı ve güney bölgeleri yağmurlu geçerken, öte yandan doğu ve kuzey bölgeleri soğuk geçer.” Bu cümledeki anlatım bozukluğunu gidermek için hangisi yapılmalıdır?
- A) “yağmurlu geçerken” yerine “ile” sözcüğü getirilmeli.
- B) “geçerken” yerine “geçip” sözcüğü getirilmeli.
- C) “öte yandan” sözü atılmalı. ✓
- D) “doğu ve kuzey” yerine “doğu ile kuzey” sözü getirilmeli.
Gereksiz sözcük kullanımına bağlı anlatım bozukluğudur. 'Yağmurlu geçerken' ifadesi zaten bir durumu karşılaştırmalı olarak sunduğundan, cümlenin devamındaki 'öte yandan' ifadesi aynı anlamı gereksiz yere pekiştirir.
2. “Hitit tabletlerinde orman kelimesinin adı sık sık geçmektedir.” Bu cümledeki anlatım bozukluğu aşağıdaki değişikliklerden hangisiyle giderilebilir?
- A) “sık sık” sözü atılarak
- B) “kelimesinin” yerine “kelimesi” sözcüğü getirilerek
- C) “geçmektedir” yerine “geçer” sözcüğü getirilerek
- D) “kelimesinin adı” yerine “kelimesi” sözcüğü getirilerek ✓
Bu cümlede mantık hatası ve gereksiz sözcük kullanımı mevcuttur. 'Orman' zaten bir ismin (kelimenin) kendisidir; dolayısıyla 'kelimesinin adı' ifadesi anlatımı bozmaktadır. Sadece 'orman kelimesi' demek yeterli ve doğrudur.
3. Aşağıdakilerden hangisinde “Onu gördükçe neşelenir, uzak kaldıkça kederlenirdi.” cümlesindekine benzer bir anlatım bozukluğu vardır?
- A) Birinci soruyu sen, ikinci soruyu ben çözerim.
- B) Sanat, insanları birbirine yaklaştırdığı gibi uzaklaştırabilir de. ✓
- C) Tabloya hayran kalmış ama satın alamamış.
- D) Çocuklara davranışlarımızla Örnek olmalıyız, iyi eğitmeliyiz.
Nesne eksikliğinden kaynaklanan bir anlatım bozukluğu vardır. 'Yaklaştırdığı gibi' fiili nesne alırken, devamındaki 'uzaklaştırabilir de' fiili nesnesiz bırakılmıştır. Anlam bütünselliği için 'onları uzaklaştırabilir' şeklinde nesne eklenmelidir.
4. (l) Yazılarınızda, dilimize önem verilmeyişinden yakınıyorsunuz. (II) Dilimize gereken ilgi ve önemi vermek zorundayız, diyorsunuz. (III) Bu konuda sizi içtenlikle destekliyorum. (IV) Ne var ki dile gösterilmesi gereken özeni siz de göstermiyorsunuz. (V) Birçok sözcüğü yerinde kullanmadığınızı üzülerek görüyorum. Bu parçadaki numaralanmış cümlelerin hangisinde bir anlatım bozukluğu vardır?
- A) I
- B) II ✓
- C) III
- D) IV
Cümlede fiilimsi (veya yardımcı fiil) eksikliğinden kaynaklanan bir anlatım bozukluğu vardır. 'İlgi' ve 'önem' sözcükleri farklı eylemlere bağlanmalıdır. 'İlgi vermek' denilemeyeceği için 'İlgi göstermek ve önem vermek' şeklinde bir tamamlama yapılarak anlatım düzeltilmelidir.
5. “Açık oturumda şiirin ne olduğunu saatlerce tartıştılarsa da bir sonuca varılamamıştır.” Bu cümledeki anlatım bozukluğunun giderilebilmesi için aşağıdakilerden hangisi yapılmalıdır?
- A) “Şiirin” yerine “şairliğin” kelimesi getirilmeli.
- B) “Tartıştılarsa da” yerine “tartıştılar ancak” sözü getirilmeli.
- C) “Varılamamıştır” yerine “varamadılar” getirilmeli. ✓
- D) “Tartıştılarsa” yerine “tartışılmışsa” sözü getirilmeli.
Cümlede çatı uyuşmazlığı mevcuttur. 'Tartıştılarsa' fiili etken (öznesi belli) bir yapıdayken, 'varılamamıştır' fiili edilgen (öznesi belli olmayan) bir yapıdadır. Anlatım birliğini sağlamak için her iki eylem de aynı çatıda olmalıdır; yüklemin 'varamadılar' şeklinde etken yapılması bozukluğu giderir.
6. “Bu sonuca ulaşılacağını belki de biliyor olmalılar.” Bu cümledeki anlatım bozukluğunu gidermek için aşağıdaki değişikliklerden hangisi yapılmalıdır?
- A) “ulaşılacağını” yerine “ulaşılabileceğini” getirilmeli
- B) “belki de” yerine “sanıyorum” getirilmeli
- C) “biliyor olmalılar” yerine “biliyorlardır” getirilmeli ✓
- D) “olmalılar” yerine “olabilirler” getirilmeli
Cümlede anlamca çelişen ifadelerin bir arada kullanılması anlatım bozukluğuna yol açmıştır. 'Belki de' (ihtimal) ile 'olmalılar' (kesinlik/gereklilik) aynı yargıda çelişir. 'Biliyorlardır' kelimesi getirilerek cümlenin ihtimal anlamı korunmalı ve yapısal uyum sağlanmalıdır.
7. Aşağıdaki cümlelerin hangisinde deyimin yanlış kullanılmasından kaynaklanan bir anlatım bozukluğu vardır?
- A) Böyle ağır bir sorunun üstesinden bana yardım eden olmazsa nasıl çıkarım, bilmiyorum. ✓
- B) Problemin adını doğru koymazsanız ona etkili bir çözüm bulmanız zor.
- C) Sen bu günlerin değerini ancak meslek hayatına atılınca anlayacaksın.
- D) Bu olay çok eskide kaldı, hâlâ kin gütmenin bir anlamı yok.
Bu cümlede deyim yanlışlığı yapılmıştır. 'Üstesinden çıkmak' şeklinde bir deyim dilimizde mevcut değildir; bir zorluğu aşmak anlamında 'üstesinden gelmek' deyiminin kullanılması gerekir.
8. “Ölçümlere ne zamandan beri başladınız?” Bu cümledeki anlatım bozukluğunu gidermek için aşağıdaki değişikliklerden hangisi yapılmalıdır?
- A) “ne zamandan beri” yerine “ne zaman” getirilmeli ✓
- B) “ne zamandan” yerine “hangi tarihten” getirilmeli
- C) “başladınız” yerine “başlıyorsunuz” getirilmeli
- D) “beri” yerine “bu yana” getirilmeli
Sözcük seçimi ve zaman uyumu hatasıdır. 'Başlamak' anlık bir eylemdir; 'ne zamandan beri' gibi süreç bildiren bir soru kalıbıyla uyuşmaz. Doğrusu eylemin gerçekleşme zamanını soran 'ne zaman başladınız' ifadesidir.
9. (I) Sanatçının işlediği konular, modern Türkiye’nin bütün ekonomik, politik, kültürel görünümlerini kapsar. (II) Okuyucu onun yapıtlarını okurken Türkiye’nin toplumsal geçmişiyle bugününü derinlemesine kavrar. (III) Hayatımızdaki değişik olayların saçma yanlarına parmak basarak dramatize eder. (IV) Onun mizahının özünde, kimi zaman susturulmuş, kimi zaman da doludizgin koyuverilmiş bir öfke yatar. Bu parçadaki numaralanmış cümlelerin hangisinde bir anlatım bozukluğu vardır?
- A) I
- B) II
- C) III ✓
- D) IV
Bu cümlede nesne eksikliğinden kaynaklanan bir anlatım bozukluğu mevcuttur. 'Parmak basarak' fiilimsisi ile 'dramatize eder' yüklemi aynı nesneye bağlanmaya çalışılmıştır ancak yüklem nesnesiz kalmıştır. Doğrusu '...parmak basarak (onları) dramatize eder' şeklinde olmalıdır.
10. “Eski oyunlar yeniden ele alınmakta, geleneksel halk tiyatrosu bir düzene sokulmaya çalışmaktaydı.” Bu cümledeki anlatım bozukluğu aşağıdakilerden hangisiyle giderilebilir?
- A) “Yeniden” atılmalı.
- B) “Bir düzene” yerine “bir kurala” getirilmeli.
- C) “Sokulmaya” yerine “verilmeye” getirilmeli.
- D) “Çalışmaktaydı” yerine “çalışılmaktaydı” getirilmeli. ✓
Cümlede çatı uyuşmazlığı mevcuttur. 'Ele alınmakta' (edilgen) fiili ile 'çalışmaktaydı' (etken) fiili aynı cümlede uyumsuzluk oluşturur. Her iki fiilin de edilgen yapılarak 'çalışılmaktaydı' şeklinde düzeltilmesi anlatımı akıcı ve doğru hale getirir.
11. “Genç sanatçılara, yapıtlarının konularını seçerken nelere önem vermelerini anlatıyor.” Bu cümledeki anlatım bozukluğu aşağıdaki değişikliklerden hangisiyle giderilebilir?
- A) “vermelerini” yerine “vermeleri gerektiğini” sözü getirilmeli. ✓
- B) “nelere” yerine “hangi noktalara” sözü getirilmeli.
- C) “sanatçılara” yerine “sanatçıların” sözü getirilmeli.
- D) “anlatıyor” yerine “belirtiyor” sözü getirilmeli.
Bu cümlede nesne ile yüklem arasında anlam uyumsuzluğu (veya yapı yanlışlığı) vardır. 'Önem vermelerini anlatıyor' ifadesi dil bilgisi açısından kusurludur; doğrusu 'önem vermeleri gerektiğini (belirtiyor/anlatıyor)' şeklinde bir zorunluluk ifadesiyle tamamlanmasıdır.
12. Aşağıdaki cümlelerin hangisinde 'gereksiz yardımcı fiil' kullanımından kaynaklanan bir anlatım bozukluğu vardır?
- A) Sınavı kazanmak için umut ediyordu. ✓
- B) Bana bu konuda yardım etti.
- C) Artık sabrı tükendi, onu terk etti.
- D) Yaptığı hatayı fark etti.
'Umut etmek' yerine, '-lan' ekiyle türetilebilen 'umutlanıyordu' fiili kullanılabilirdi. Türkçe bir köke ek getirerek fiil yapmak varken (umutlanmak) yardımcı fiil (etmek) kullanmak anlatım bozukluğudur.
13. Aşağıdaki cümlelerin hangisinde 'gereksiz sözcük' kullanımından kaynaklanan bir anlatım bozukluğu vardır?
- A) Bu olayın nedeni, senin sorumsuz davranmandandır. ✓
- B) Yaklaşık olarak on beş kişi vardı.
- C) Dün akşamki konsere gittim.
- D) Sınavı kazandığını duyunca çok sevindi.
'Nedeni' sözcüğü ile '-dandır' eki aynı anlamı ('sebep') vermektedir. 'Nedeni' sözcüğü gereksizdir. Doğrusu: 'Bu olay senin sorumsuz davranmandandır.' veya 'Bu olayın nedeni senin sorumsuz davranmandır.'
14. “Önümüzdeki haftanın programlarından bazılarını sizlere hatırlatmaya çalıştık sayın seyirciler.” Bu cümledeki düşünme hatasını gidermek için aşağıdaki değişikliklerden hangisi yapılmalıdır?
- A) “önümüzdeki” yerine “gelecek” kelimesi getirilmeli
- B) “çalıştık” yerine “çalışıyoruz” kelimesi getirilmeli.
- C) “hatırlatmaya” yerine “tanıtmaya” kelimesi getirilmeli ✓
- D) “sayın seyirciler” sözü cümle başına alınmalı
Cümlede mantık ve düşünme hatası vardır. 'Hatırlatmak' eylemi, zihinde daha önceden var olan bir bilginin geri çağrılmasıdır. Ancak henüz gerçekleşmemiş olan 'önümüzdeki haftanın programı' seyirci tarafından bilinmediği için hatırlatılamaz; ancak 'tanıtılabilir' veya 'aktarılabilir'.
15. “Enerji (l) çocuklar (II) ergenlik çağındakiler ve (III) hastalık sonrası güçlenme (IV) dönemindeki kişiler için (V) önemlidir.” Yukarıdaki cümlede numaralanmış yerlerden hangisine “özellikle” sözcüğü getirilemez?
- A) I
- B) II
- C) III
- D) IV ✓
Cümlede 'özellikle' sözcüğünün yeri anlamı doğrudan etkiler. IV numaralı konuma (dönemindeki özellikle kişiler) getirildiğinde, ifade mantıksız ve bozuk bir hal alır. Genellikle bu tür kelimeler vurgulanmak istenen ismin hemen önüne getirilmelidir.
16. “Yoksul görünümlü biriydi bu. Boyu kısa, bedeni de pek biçimli değildi.” Yukarıdaki ikinci cümledeki bozukluk hangisiyle giderilebilir?
- A) “kısa” yerine “kısaydı” getirilerek ✓
- B) “kısa’dan sonra “ve” ekleyerek
- C) “kısa” yerine “ve” koyarak
- D) “kısa”dan sonra “değil” ekleyerek
Ek-fiilin (ek-eylemin) eksik kullanımı anlatım bozukluğuna yol açmıştır. 'Boyu kısa' ifadesi tek başına yüklem olamaz; anlatımın tamamlanması ve ikinci yüklemle uyumlu olması için 'Boyu kısa idi (kısaydı)' şeklinde bir ek-fiil getirilmesi şarttır.
17. “Arkadaşım gördüklerini, duyduklarını gizli bir sırmış gibi yavaşça kulağıma fısıldadı.” Bu cümlede gereksiz kullanılmış iki sözcük aşağıdakilerden hangisinde bir arada verilmiştir?
- A) Arkadaşım – bir
- B) Bir – yavaşça
- C) Arkadaşım – gibi
- D) Gizli – yavaşça ✓
Cümlede gereksiz sözcük kullanımından kaynaklanan bir anlatım bozukluğu vardır. 'Sır' kavramı doğası gereği 'gizli' bir bilgiyi ifade eder; 'fısıldamak' eylemi ise zaten sessiz ve 'yavaşça' yapılan bir eylemdir. Bu sıfat ve zarfların kullanılması cümlede fazlalık oluşturmaktadır.
18. Hangi cümlede özne belirsizliği nedeniyle anlatım bozukluğu vardır?
- A) Bu kitabı okudum ve çok beğendim.
- B) Ahmet, Ali’yi sinemaya çağırdı ama sonra eve döndü. ✓
- C) Bugün hava çok güzel, dışarı çıkalım mı?
- D) Sabah erkenden kalktım ve kahvaltı yaptım.
'Ahmet, Ali’yi sinemaya çağırdı ama sonra eve döndü.' cümlesinde eve dönenin kim olduğu (Ahmet mi, Ali mi) belirsizdir. Bu durum özne belirsizliğinden (anlam karışıklığından) kaynaklanan bir anlatım bozukluğudur.
19. Aşağıdaki cümlelerden hangisinde anlam karışıklığı (özne belirsizliği) nedeniyle anlatım bozukluğu vardır?
- A) Ali, Ayşe'yi aradı ve bir süre sonra eve döndü. ✓
- B) Kitabı okudum ve çok beğendim.
- C) Bugün hava çok güzel, dışarı çıkalım mı?
- D) Ahmet ve Ayşe sinemaya gitti.
'Ali, Ayşe'yi aradı ve bir süre sonra eve döndü.' cümlesinde eve dönenin kim olduğu (Ali mi, Ayşe mi) belirsizdir. Bu da anlatım bozukluğuna yol açar.
20. Aşağıdaki cümlelerden hangisinde yüklem eksikliği nedeniyle anlatım bozukluğu vardır?
- A) Bu kitabı okudum ve çok beğendim.
- B) Ahmet sinemaya gitti, Ayşe de tiyatroya. ✓
- C) Sabah kalktım, kahvaltı yaptım ve işe gittim.
- D) Bugün hava çok güzel, dışarı çıkalım mı?
'Ahmet sinemaya gitti, Ayşe de tiyatroya.' cümlesinde ikinci cümlenin 'gitti' yüklemi eksiktir. Cümle 'Ahmet sinemaya gitti, Ayşe de tiyatroya gitti.' şeklinde düzeltilmelidir.
21. Hangi cümlede nesne eksikliği nedeniyle anlatım bozukluğu vardır?
- A) Bu kitabı okudum ve çok beğendim.
- B) Arkadaşına sarıldı ve tebrik etti. ✓
- C) Sabah kahvaltı yaptım ve işe gittim.
- D) Ali, Ayşe'yi aradı ve sonra eve döndü.
'Arkadaşına sarıldı ve tebrik etti.' cümlesinde, 'tebrik etti' yüklemi için 'kimi?' sorusunun cevabı olan 'onu' (nesne) eksiktir. Bu anlatım bozukluğuna yol açar.
22. Aşağıdaki cümlelerden hangisinde özne eksikliği nedeniyle anlatım bozukluğu vardır?
- A) Bugün hava çok güzel, dışarı çıkalım mı?
- B) Bu kitabı okudum ve çok beğendim.
- C) Evin inşaatı bitti, hemen kiraya verilecek. ✓
- D) Sabah erkenden kalktım ve kahvaltı yaptım.
'Evin inşaatı bitti, hemen kiraya verilecek.' cümlesinde, ikinci cümlenin öznesi ('ne kiraya verilecek?') eksiktir. Cümle 'Evin inşaatı bitti, ev kiraya verilecek.' şeklinde olmalıdır.
23. Hangi cümlede anlam belirsizliği (özne eksikliği) nedeniyle anlatım bozukluğu vardır?
- A) Bugün hava çok güzel, dışarı çıkalım mı?
- B) Ahmet, Ayşe'yi aradı, sonra eve döndü. ✓
- C) Sabah erkenden kalktım ve kahvaltı yaptım.
- D) Bu kitabı okudum ve çok beğendim.
'Ahmet, Ayşe'yi aradı, sonra eve döndü.' cümlesinde 'eve dönen kim?' (Ahmet mi, Ayşe mi) sorusu belirsizdir. Bu bir anlatım bozukluğudur.
24. Aşağıdaki cümlelerin hangisinde 'nesne eksikliğinden' kaynaklanan bir anlatım bozukluğu vardır?
- A) Öğrenciler sınıfa girdi ve ders başladı.
- B) Arkadaşına çok güveniyor, her zaman destekliyordu. ✓
- C) Kitabı büyük bir zevkle okudu ve çok beğendi.
- D) Sabah erkenden kalktı, aceleyle evden çıktı.
Sıralı cümlelerde ortak kullanılan ögelerin yüklemlere ayrı ayrı uygun olması gerekir. İkinci seçenekteki 'güveniyor' fiili 'arkadaşına' dolaylı tümleciyle uyumluyken; 'destekliyordu' fiili bu tümleci kabul etmez. İkinci cümleciğe 'onu' (veya arkadaşını) belirtili nesnesinin getirilmemesi nesne eksikliğine yol açmıştır. Doğrusu: 'Arkadaşına çok güveniyor, onu her zaman destekliyordu.' şeklinde olmalıdır.
25. Aşağıdaki cümlelerin hangisinde özne-yüklem uyumsuzluğundan kaynaklanan bir anlatım bozukluğu vardır?
- A) Kuşlar neşeyle uçuşuyorlar.
- B) Köpekler sabaha kadar havladı.
- C) Herkes bu olayı konuşuyor.
- D) Çiçekler susuzluktan kurumuşlar. ✓
Özne insan dışı varlık ve çoğulsa (Çiçekler), yüklem tekil olur (kurumuş). 'Kurumuşlar' kullanımı bozukluktur. A şıkkında kişileştirme varsa çoğul olabilir ama genel kural D'deki gibidir.