Genel Tekrar Testi - 128
Aşağıdakilerin hangisinde birden fazla anlama gelen bir ifade, cümlenin bütününde kasıtlı olarak çözümsüz bırakılmıştır?
Bu testteki tüm sorular ve cevapları (25 soru)
1. Aşağıdakilerin hangisinde birden fazla anlama gelen bir ifade, cümlenin bütününde kasıtlı olarak çözümsüz bırakılmıştır?
- A) Ellerini bıraktı ve uzaklaştı. ✓
- B) Gözlerini kapatarak düşünmeye devam etti.
- C) O kapıdan bir daha geçmeyeceğini söyledi.
- D) Bahçedeki ağaç, geçen yıl da meyve vermemişti.
- E) Yıllarca beklediği haber, sonunda onu buldu.
'Ellerini bıraktı' ifadesi sözcük düzeyinde çok anlamlıdır: (1) Fiziksel olarak tuttuğu bir şeyi bırakmak, (2) Birinin elini bırakmak (ilişkiyi kesmek, ayrılmak), (3) Mecazi olarak vazgeçmek. Bu üç anlam cümlenin bağlamında birbirinin yerine geçebilir durumdadır ve metin kasıtlı olarak bunlardan birini öne çıkarmaz. Diğer seçeneklerde çok anlamlılık yoktur ya da bağlamla tekil anlam sabitleniyor.
2. "Bu şehirde yaşamak, onu terk etmeyi düşünmek kadar yorucuydu." Bu cümle aşağıdaki yargılardan hangisini kesinlikle içermez?
- A) Şehirden ayrılmayı düşünmek bir çaba gerektirir.
- B) Kişi şehri terk etmeyi ciddi biçimde planlamıştır. ✓
- C) Kalmak da gitmek de eşit ölçüde zorlayıcıdır.
- D) Şehirden ayrılmayı hayal etmek de bir yük olabilir.
- E) Şehirde yaşamak öznel olarak yorucu bulunmaktadır.
Cümle yalnızca 'terk etmeyi düşünmek'ten söz eder; bu, kafadan geçen bir düşünce ya da zihinsel bir zorunluluk olabilir. Cümle kişinin gerçekten planladığını, kararlı olduğunu ya da somut bir girişimde bulunduğunu kesinlikle ima etmez. A, B, D ve E cümlede açıkça ya da dolaylı olarak içerilmektedir. C'deki 'ciddi biçimde planlamak' ise cümlenin ötesine geçen ve metinde temeli olmayan bir çıkarımdır.
3. Aşağıdaki cümlelerin hangisinde zaman belirteci, eylemin anlamını değiştirmek yerine eylem hakkındaki öznel tutumu belirtmek işlevini üstlenmiştir?
- A) Nihayet o mektubu yazdı. ✓
- B) Üç yıl sonra geri döndü.
- C) Sabah erken kalktı ve işe gitti.
- D) Dün gece geç saatte aradı.
- E) Tam zamanında müdahale etti.
'Nihayet' bir zaman zarfı değil, pekiştirme/duygu yüklü bir beklenti zarfıdır; 'uzun bir beklemenin ardından, sonunda' gibi öznel bir sabırsızlık ya da memnuniyet tutumunu içerir. Bu nedenle eylemin 'ne zaman' gerçekleştiğini değil, konuşmacının o eylem hakkındaki duygusal konumunu belirtir. B ve D salt zaman ifadesi taşır, C durasallık bilgisi verir, E 'tam' sözcüğüyle zamansal uygunluk bilgisi verir.
4. "Romanı bitirdiğinde yazar, yazdığı kişinin kendisi olmadığını anladı." Bu cümle aşağıdaki düşünce kavramlarından hangisiyle en doğrudan ilişkilidir?
- A) Katarsis
- B) Öz-aldatma
- C) Kimlik çözülmesi
- D) Bilinçdışı yaratım
- E) Yabancılaşma ✓
Cümle, yazarın yaratma süreci sonunda kendi ürününe yabancılaştığını anlatır: Yazar, eserin içinde var olan 'kişi'nin aslında kendisi olmadığını fark eder. Bu, Marxist ve varoluşçu gelenekte tanımlanan 'yabancılaşma' (alienation) kavramıyla doğrudan örtüşür; kişi kendi üretimine/emeğine yabancılaşmıştır. B'de kasıt unsuru vardır ve burada kasıt yoktur; C'de bilinçdışı süreç odaktadır ama farkındalık süreci ön plandadır; D'de duygusal arınma, E'de kimlik dağılması söz konusudur; bunlar bu cümlenin özünü karşılamaz.
5. Aşağıdaki cümlelerin hangisinde dolaylı anlatım, iletilen yargının şiddetini azaltmak değil, artırmak amacıyla kullanılmıştır?
- A) Kimi çevreler bu kararı pek de isabetli bulmamış gibi görünüyor.
- B) Bazı insanların bu konuyu anlamakta güçlük çektiği söylenebilir.
- C) İlgili kişilerin bu meseleyle hiç ilgilenmediği izlenimi doğuyor.
- D) Öyle birileri varmış ki başarısızlıklarını hep başkalarına yüklermişler. ✓
- E) Söylendiğine göre o dönemde bazı hatalar yapılmış.
A, B, D ve E'de dolaylı anlatım ('söylenebilir', 'görünüyor', 'söylendiğine göre', 'izlenimi doğuyor') yargıyı yumuşatmak, sorumluluğu dağıtmak ya da doğrudan ithamdan kaçınmak için kullanılmıştır. C'de ise 'öyle birileri varmış' ve 'yüklermişler' biçimleri duyulmuş geçmiş kipinde kullanılmış; bu yapı, sözü edilen kişilerin davranışını hem nitelendirmekte hem de mesafeyi kullanarak toplumsal bir yargıya dönüştürmekte, böylece bireysel eleştirinin genel bir ahlaki suçlamaya genişlemesini sağlamaktadır. Yani dolaylılık burada yoğunluğu artırmıştır.
6. "Onun için yazdığı şiirleri, asla ona göstermemesinin nedeni de buydu zaten." Bu cümlede aşağıdaki anlam katmanlarından hangisi kesinlikle yoktur?
- A) Şiirleri yazan kişi pişmandır. ✓
- B) Göstermeme eylemi bilinçli bir tercihtir.
- C) Göstermemenin bir gerekçesi vardır.
- D) Şiirlerin muhatabı bellidir.
- E) Şiirler gösterilmemiştir.
Cümle bize şu bilgileri kesinlikle verir: Şiirler belirli biri için yazılmıştır (A), gösterilmemiştir (B), göstermemenin açıklanmış ya da ima edilmiş bir nedeni vardır (C), göstermeme fiilin bilinçli olduğu 'asla' zarfıyla desteklenmektedir (E). Ancak cümlede pişmanlık duygusuna ilişkin hiçbir ipucu yoktur. Göstermemek bilinçli bir tercih olabilir, korkudan, utançtan ya da başka bir güdüden kaynaklanabilir; bunların hiçbiri pişmanlık anlamına gelmez. D kesinlikle metinden çıkarılamaz.
7. Aşağıdaki cümlelerin hangisinde gerçekleşmemiş bir olay, gerçekleşmiş gibi sunularak okuyucuya kasıtlı bir yanılsama yaratılmaktadır?
- A) Toplantıya katılsaydı kararı o alırdı, bu böyle bilinsin. ✓
- B) Yıllar sonra o mektubu okuduğunda her şeyi anladı.
- C) O gece yağmur yağmasaydı ikisi de ıslanmadan eve dönerdi.
- D) Adam kapıyı açtı, içeri girdi ve hiçbir şey değişmemişti.
- E) Keşke o trene binseydik, belki her şey farklı olurdu.
A ve B açıkça koşul kipi (dilek/geçmiş koşul) kullanarak gerçekleşmemiş olayı zaten açıkça gerçekleşmemiş olarak sunar. D ve E gerçekleşmiş olayları anlatır. C'de ise 'katılsaydı kararı o alırdı' koşul cümlesi gerçekleşmemiş bir senaryoyu aktarırken 'bu böyle bilinsin' ifadesi bu senaryoyu bir gerçekmiş gibi tescil etmeye, kayıt altına almaya çalışır. Konuşmacı gerçekleşmemiş bir olayı sanki kesinleşmiş bir hükmü varmış gibi sunmakta, okuyucuda yanılsama yaratmaktadır.
8. Aşağıdaki cümlelerden hangisinde öznenin birden fazla olduğu sözdizimsel olarak zorunlu biçimde ima edilmektedir; ancak bu durum yüzey yapıda açıkça belirtilmemiştir?
- A) Sabah erkenden kalkıp yola çıktılar.
- B) Kapıyı tıklattı ve içeriden bir ses geldi.
- C) Haber geldiğinde kimse ne diyeceğini bilemedi.
- D) Birbirlerini yıllarca aramış, bir türlü buluşamamışlardı. ✓
- E) Gözlerini açtığında karşısındakini tanıdı.
A'da 'çıktılar' çoğul ekiyle çoğulluk açıkça belirtilmiştir. C'de iki ayrı özne vardır ama yüzey yapıda 'o' ve 'biri' ayrımı bağlamdan anlaşılır. D ve E'de özne belirsiz ya da tekil olabilir. B'de ise 'birbirlerini' sözcüğü zorunlu olarak en az iki öznenin varlığını sözdizimsel düzeyde dayatır; 'birbirini aramak' için en az iki tarafın olması şarttır ve bu yüzey yapıda özne olarak belirtilmemiş olsa da fiil ve iyelik eki bu çoğulluğu zorunlu kılar.
9. "Sessizliğin bir yanıt olmadığını bilmek, bazen en büyük yanıt olmaktır." Bu cümlede aşağıdaki mantıksal yapılardan hangisi işletilmektedir?
- A) Sonucun nedeni içermesi
- B) Bir kavramın kendi dışında tanımlanması
- C) İki çelişik yargının aynı anda geçerli kılınması
- D) Bilginin eyleme dönüşmesi
- E) Bir önermenin olumsuzlanmasının aynı önermeyi doğrulaması ✓
Cümlede şu yapı kurulmuştur: 'Sessizliğin yanıt olmadığını bilmek' (önerme: sessizlik yanıt değildir) → bu bilgiye sahip olmak 'en büyük yanıt olmaktır'. Yani 'X değildir' önermesini bilmek, X'in ta kendisine dönüşmektedir. Bu, bir önermenin olumsuzlanmasının paradoksal biçimde aynı önermeyi doğrulaması yapısıdır (performatif çelişki değil, döngüsel özgönderim). Sessizliğin yanıt olmadığını bilmek, sessizliği yanıta çevirir; böylece 'değil' önermesi kendi içeriğini üretir.
10. "Ağzından baklayı çıkarmak" deyiminin anlamı aşağıdakilerden hangisidir?
- A) Söz verip tutmamak
- B) Çok fazla yemek yemek
- C) Birini ikna etmeye çalışmak
- D) Gizlediği bir şeyi söylemek, açıkça konuşmak ✓
- E) Yanlış anlaşılmaya yol açmak
"Ağzından baklayı çıkarmak" deyimi, bir kimsenin gizlediği ya da söylemekten kaçındığı bir gerçeği sonunda açıkça ifade etmesi anlamına gelir. Örneğin: 'Sonunda ağzından baklayı çıkardı ve gerçeği anlattı.'
11. "Bin işim var." diyen bir kişinin durumunu en doğru biçimde anlatan atasözü hangisidir?
- A) El elden üstündür.
- B) Damlaya damlaya göl olur.
- C) İşleyen demir pas tutmaz. ✓
- D) Boş durma, iş bul.
- E) Derdini saklayan derman bulamaz.
"İşleyen demir pas tutmaz" atasözü, sürekli çalışan ve aktif olan birinin her zaman canlı ve üretken kalacağını anlatır. Pek çok işi olan ve çalışmayı seven bir kişinin durumunu yansıtır.
12. "Ayağını yorganına göre uzat" atasözüyle anlatılmak istenen düşünce aşağıdakilerden hangisidir?
- A) Çalışmadan başarıya ulaşılamaz.
- B) Her işi zamanında yapmak önemlidir.
- C) Erken uyuyup erken uyanmak sağlıklıdır.
- D) Kışın sıcak giyinmek gerekir.
- E) Gelirini göz önünde bulundurarak harcama yapmalısın. ✓
"Ayağını yorganına göre uzat" atasözü, kişinin gelirine, gücüne ve imkânlarına göre davranması gerektiğini; bütçesini aşan harcamalardan kaçınması gerektiğini öğütler.
13. "Kulağına küpe olsun" deyimiyle anlatılmak istenen aşağıdakilerden hangisidir?
- A) Birinin takı almasına yardımcı olmak
- B) Dikkatle dinlememek
- C) Duyduklarını başkasına anlatmak
- D) Birine sır vermek
- E) Yaşananlardan ders çıkararak bir daha aynı hatayı yapmamak ✓
"Kulağına küpe olsun" deyimi, yaşanan bir olayın ya da alınan bir dersin kişiye kalıcı bir uyarı niteliği taşımasını, bir daha aynı hatanın tekrarlanmamasını ifade eder.
14. Bir kimsenin başkasının işine gereksiz yere karışması durumunda kullanılabilecek atasözü aşağıdakilerden hangisidir?
- A) Tut kelin perçeminden.
- B) Herkes kendi işinin ustasıdır. ✓
- C) Her önüne gelen dağa çıkamaz.
- D) İt ürür, kervan yürür.
- E) Komşunun tavuğu komşuya kaz görünür.
"Herkes kendi işinin ustasıdır" atasözü, kişinin kendi alanında en iyi bilgiye sahip olduğunu ve başkalarının o işe karışmasının gereksiz ya da sakıncalı olabileceğini vurgular.
15. "Gözden ırak olan gönülden de ırak olur" atasözüyle anlatılmak istenen düşünce aşağıdakilerden hangisidir?
- A) Uzaktaki fırsatlar her zaman daha cazip görünür.
- B) Birbirini uzun süre görmeyen insanlar zamanla birbirinden uzaklaşır. ✓
- C) Ayrılıklar insanı güçlendirir.
- D) Sevilen kişiler için her türlü fedakârlık yapılmalıdır.
- E) Görmeden sevmek mümkün değildir.
"Gözden ırak olan gönülden de ırak olur" atasözü, görüşülmeyen, bir arada bulunulmayan kişilerin zamanla birbirinden duygusal olarak da uzaklaşacağını anlatır. Uzaklaşmanın ilişkileri soğuttuğunu vurgular.
16. "Baltayı taşa vurmak" deyiminin anlamı aşağıdakilerden hangisidir?
- A) Büyük bir başarı elde etmek
- B) İş yerini bırakmak
- C) Söz veya davranışıyla kendi zararına yol açmak ✓
- D) Yorucu bir işe girişmek
- E) Sert tepki vermek
"Baltayı taşa vurmak" deyimi, söylenen bir söz ya da yapılan bir davranış nedeniyle kişinin kendi zararına yol açması, kendi aleyhine bir duruma düşmesi anlamına gelir.
17. "Nasihat dinlemeyen" bir kişiyi anlatan en uygun atasözü hangisidir?
- A) Sabır acıdır meyvesi tatlıdır.
- B) Kendi düşen ağlamaz. ✓
- C) Büyüklerin sözünü tutan pişman olmaz.
- D) Körle yatan şaşı kalkar.
- E) Öfkeyle kalkan zararla oturur.
"Kendi düşen ağlamaz" atasözü, uyarılara ve nasihatlere kulak asmayıp kendi bildiği gibi hareket eden ve sonunda zarar gören kişinin şikâyet etme hakkı olmadığını anlatır.
18. "Pişmiş aşa su katmak" deyiminin anlamı aşağıdakilerden hangisidir?
- A) Tamamlanmış ya da sonuçlanmış bir işi bozmak, karıştırmak ✓
- B) Birinin başarısını küçümsemek
- C) Bir işe yeni birini dahil etmek
- D) Yapılan hatayı örtbas etmek
- E) Yemeği daha lezzetli hâle getirmek
"Pişmiş aşa su katmak" deyimi, düzene girmiş, sonuçlanmış veya tamamlanmak üzere olan bir işe müdahale ederek onu karıştırmak, bozmak anlamına gelir.
19. "Damlaya damlaya göl olur" atasözünün vermek istediği temel mesaj aşağıdakilerden hangisidir?
- A) Büyük işler büyük emek ister.
- B) Küçük ve önemsiz görünen şeyler zamanla büyük sonuçlar doğurur. ✓
- C) Doğayı korumak herkese düşen bir görevdir.
- D) Su en değerli kaynaktır.
- E) Sabırsız olan hiçbir zaman başaramaz.
"Damlaya damlaya göl olur" atasözü, küçük birikimlerin, çabaların ve katkıların zamanla büyük sonuçlara ulaştırabileceğini; sabır ve sürekliliğin gücünü vurgular.
20. "İpi kopmuş köpek gibi" serbest ve başıboş davranan birini anlatmak için aşağıdaki deyimlerden hangisi kullanılır?
- A) Ayakları yere basmamak
- B) Eline yüzüne bulaştırmak
- C) Başına buyruk hareket etmek ✓
- D) Gözü dönmek
- E) Eli boş dönmek
"Başına buyruk hareket etmek" deyimi, kimsenin söz dinlemeden, kendi istediği gibi, bağımsız ve kontrolsüz biçimde davranmak anlamına gelir. Sorudaki tanımla en uyumlu deyimdir.
21. "Rüzgâr ekmek fırtına biçmek" atasözüyle anlatılmak istenen düşünce aşağıdakilerden hangisidir?
- A) İyi davranışların karşılığı mutlaka iyi olur.
- B) Kötü ya da tehlikeli davranışların daha büyük kötülüklere yol açacağı. ✓
- C) Doğanın gücüne karşı durulamaz.
- D) Çevresine iyi davrananlar her zaman kazanır.
- E) Emek vermeden sonuca ulaşılamaz.
"Rüzgâr ekmek fırtına biçmek" atasözü, yapılan kötü eylem ya da davranışların daha büyük olumsuz sonuçlar doğuracağı anlamına gelir. Yaptıklarının bedelini daha ağır biçimde ödemek kaçınılmazdır.
22. Bir kimsenin uzun süre sonra eski hâline döndüğünü ve değişmediğini anlatmak için kullanılan atasözü hangisidir?
- A) Kurt yaşlanır ama huyundan vazgeçmez. ✓
- B) Alışkanlık ikinci bir doğadır.
- C) Her gün yeni bir başlangıçtır.
- D) Ağaç yaşken eğilir.
- E) İnsan değişir ama geçmiş değişmez.
"Kurt yaşlanır ama huyundan vazgeçmez" atasözü, insanların ya da varlıkların doğalarında olan alışkanlıklarını ve özelliklerini değiştirmediklerini, ne kadar zaman geçerse geçsin eski huylarına döndüklerini anlatır.
23. "Taşıma suyla değirmen dönmez" atasözünün anlamı aşağıdakilerden hangisidir?
- A) Başkalarından beklenen yardım her zaman gelmez.
- B) Çok yorulmadan büyük işler yapılamaz.
- C) İnsan kendi toprağında çalışmalıdır.
- D) Emek verilmeden para kazanılamaz.
- E) Dışarıdan sağlanan geçici desteklerle kalıcı başarı elde edilemez. ✓
"Taşıma suyla değirmen dönmez" atasözü, dışarıdan getirilen, kendi öz kaynağına dayanmayan geçici desteklerle bir işin ya da kurumun uzun vadede ayakta kalamayacağını; kalıcı başarı için öz kaynaklara ihtiyaç olduğunu anlatır.
24. "Boş ver" deyiminin anlamı aşağıdakilerden hangisidir?
- A) Aldırış etmemek, önem vermemek ✓
- B) Bir şeyi boşaltmak
- C) Bir şeyi unutmak
- D) Konuyu değiştirmek
- E) Boş bir yere gitmek
"Boş ver" deyimi, bir şeye aldırış etmemek, umursamamak anlamında kullanılır. Örneğin: "Onun dediklerine boş ver, önemli değil."
25. "Zaman geçirmek" deyimi aşağıdaki cümlelerin hangisinde doğru anlamıyla kullanılmıştır?
- A) Sabahleyin zaman geçirerek işe gitti.
- B) Yolda zaman geçirirken kayboldu.
- C) Arkadaşlarıyla güzel zaman geçirdi. ✓
- D) Saati tamir etmek için zaman geçirdi.
- E) Ders çalışmak için zaman geçirmeye karar verdi.
"Zaman geçirmek" deyimi, belirli bir süreyi bir etkinlikle ya da birinin yanında hoşça geçirmek anlamına gelir. B şıkkında bu anlam doğru biçimde kullanılmıştır.