Genel Tekrar Testi - 86
Aşağıdaki dizelerin hangisinde özlem duygusu belirgindir?
Bu testteki tüm sorular ve cevapları (25 soru)
1. Aşağıdaki dizelerin hangisinde özlem duygusu belirgindir?
- A) Bende hiç tükenmez bir hayat vardı Kırlara yayılan ilkbahar gibi
- B) Başkalarının aşkıyla başlıyor hayatımız Yaprakla yağmurun aşkı mesela
- C) Yalnızlığım benim çoğul türkülerim Ne kadar yalansız yaşarsak o kadar iyi
- D) Kadınlar taş heykeller gibi gelip geçer sarı kayalardan Hangisine baksam sen kımıldar sen seslenirsin içerlerden ✓
- E) Bu yürek seni seveceğini biliyordu herhâlde Bu kafa seni kuracağını seziyordu hanidir
D seçeneğinde bakılan her kadında “sen”in görülmesi, uzak ya da kaybedilmiş bir kişiye duyulan özlemi gösterir. Diğer dizelerde bu duygu aynı açıklıkta yoktur. Doğru cevap D seçeneğidir.
2. (I) Biz durmaksızın gerçeği düşsel olandan ayırmaya, aralarına bir çizgi çekmeye çalışsak da mümkün _değildir_ bu. (II) Daha dün gerçek kabul ettiğimizi, dedelerimizin bilimini, onlara gerçeğin ta kendisi gibi görüneni bugün bir düş ürünü sayabildiğimize göre çok bulanık, çok değişken bir sınırdır bu. (III) Sürekli gerileyen bu sınırın günün birinde bir yerde duracağını düşünmek de boşuna olur. (IV) Öte yandan imgesel ögeler bir ihtiyacın karşılığıdır, bir işlevi yerine getirir. (V) İmgesel karakterler gerçeğin boşluklarını doldurur, bu boşluklar hususunda bize ışık tutar. Bu parçada numaralanmış cümlelerin hangisi parçanın ana düşüncesi olmaya en uygundur?
- A) I. ✓
- B) II.
- C) III.
- D) IV.
- E) V.
Parçanın bütününde düşsel olanla gerçeğin birbirinden ayrılmasının mümkün olmadığı, bu sınırın değişkenliği anlatılmaktadır. I numaralı cümle 'Biz gerçeği düşselden ayırmaya çalışsak da bu mümkün değildir' diyerek parçanın ana düşüncesini sunmaktadır. Diğer cümleler ise bu düşünceyi açıklayan ve kanıtlayan ifadelerdir. Doğru cevap A seçeneğidir.
3. Aşağıdaki cümlelerin hangisinde normalde somut bir varlığı karşılayan bir sözcük, soyut bir anlam kazanmıştır?
- A) Kalabalıktan uzaklaşmak isteyenler için burası oldukça sakin bir bölge.
- B) Genç yaşta kapıldığı bir rüzgârla şiir yazmaya başlamış. ✓
- C) Düşünme gücü, insana verilmiş en değerli yetilerden biridir.
- D) Köşede bekleyen insanlar belli ki endişeli bir hâl içindeydi.
- E) Havuzun yanındaki kablodan güçlü bir elektrik akımı geçiyordu.
'Rüzgâr' temel anlamıyla somut bir doğa olayıdır. B seçeneğinde ise kişiyi etkileyen eğilim, heves veya akım anlamında kullanılmıştır; yani soyut bir anlam kazanmıştır. Diğer seçeneklerde bu tür bir somuttan soyuta aktarım yoktur. Doğru cevap B seçeneğidir.
4. Aşağıdaki cümlelerin hangisinde ismin yerini tutan bir sözcük _kullanılmamıştır_?
- A) İnsanı kurutan nefrettir, dirilten nedir?
- B) Ötekinin gözlerinde sevgi yerine teessür gördüğünde, sevilesi ve adil olma hakkını zorla elde etmesi gerektiğini düşünür.
- C) İnsan, yenilgilerine yaklaşma biçimiyle olacağı kişi haline gelir. ✓
- D) Tanımak, ötekinin sebeplerini bilmek için hazır olabilme kabiliyetidir.
- E) Bazıları artık bize yeterince iyi olma hakkını vermemektedir.
'İnsan, yenilgilerine yaklaşma biçimiyle olacağı kişi haline gelir.' cümlesinde zamir (ismin yerini tutan sözcük) bulunmamaktadır. Diğer cümlelerde ise 'ötekinin' (işaret/belgisiz zamir), 'bazıları' (belgisiz zamir), 'bize' (şahıs zamiri) ve 'nedir' (soru zamiri) gibi zamirler kullanılmıştır.
5. Aşağıdaki cümlelerin hangisinde ikilemeyi oluşturan sözcüklerden biri tek başına _kullanılamaz_?
- A) Arkadaşım, bilir bilmez her konuda konuşuyordu.
- B) Bu parkta aşağı yukarı iki saat dinlendik.
- C) Aklında kalan yalan yanlış bilgileri bize aktardı.
- D) Şehre doğru usul usul ilerliyorduk.
- E) Bu eski kasabaya eğri büğrü yollardan geçerek ulaştık. ✓
B seçeneğindeki 'eğri büğrü' ikilemesinde 'eğri' sözcüğü tek başına anlamlıdır ve kullanılabilir; fakat 'büğrü' sözcüğü Türkçede tek başına bir anlama sahip olmayıp tek başına kullanılamaz (biri anlamlı biri anlamsız sözcüklerden oluşan ikileme). Diğer seçeneklerdeki ikilemelerin her iki sözcüğü de tek başına kullanılabilir. Doğru cevap E seçeneğidir.
6. Bir şair, şiirinin anlamı sorulduğunda “Şiirimin kaç okuru varsa o kadar anlamı vardır.” demiştir. Şair bu sözle ne anlatmak istemiştir?
- A) Şiirinin farklı okur kesimlerine hitap ettiği
- B) Her okuyanın şiirden kendince anlamlar çıkardığı ✓
- C) Şiirinde anlamdan çok biçime önem verdiği
- D) Şiirde anlam aramanın gereksiz olduğu
- E) Şairin, şiirde birden çok mesaj verme kaygısında olduğu
Şair, şiirin tek ve değişmez bir anlamı olmadığını; her okurun şiiri kendi birikimine göre yorumlayabileceğini belirtmektedir. Bu düşünce B seçeneğinde verilmiştir. Doğru cevap B seçeneğidir.
7. Türkçede özel adlar ve birleşik sözcükler dışında, “b” sesinden önce gelen “n” sesi genellikle “m”ye dönüşür. Aşağıdakilerin hangisinde bu kurala uygun bir örnek vardır?
- A) Her gün önünden geçtiğim dükkânın bir haftadır kapalı olduğunu fark ettim.
- B) Gençliğimin yasemin kokulu sokaklarını yıllar geçse de unutamam.
- C) Koluna batan küçük kıymık parçalarını cımbızla almaya çalışıyordu. ✓
- D) Bu derin vadide sesimizin yankısını duymak için kuvvetlice bağırıyorduk.
- E) Yazar, herkesin gördüğünü değil, kimsenin görmediğini anlatmalıdır.
Türkçede “n” sesi, “b”den önce çoğu zaman “m”ye döner. “Cımbız” sözcüğü bu değişime örnektir. Diğer seçeneklerde bu açıklamaya uygun bir örnek yoktur. Doğru cevap C seçeneğidir.
8. Osmanlıdan Cumhuriyet’e geçişin hikayesini kaleme alan bir tarihçi, kurumsal problemlerin bireylere yansıma şekillerini ayrıntılarıyla betimleyebilme olanağından elbette yoksundur. Ama klasik tarih bilgilerinin yanına Adalet Ağaoğlu’nun 'Ölmeye Yatmak' romanının vereceği birikimi de ekleyenler, çok ciddi bir geçiş dönemini bireysel yaşantıların sağladığı bakış açısından ve insan gerçeğinin türlü yansımalarıyla kavrayabilirler. Bir Yakup Kadri’nin eserlerine 'Biraz da edebiyat okuyalım.' mantığıyla değil, fakat nitelikli edebiyat ürünlerinin toplumun yansımaları olduğu bilinciyle yaklaşanlar, içinde yaşadıkları toplumun Osmanlı'nın son dönemlerinden Cumhuriyet'in ilk yıllarına kadarki haritasını kurumsal ve bireysel düzeyde çıkartabilirler. Bu parçada yazar aşağıdakilerin hangisinin üzerinde durmaktadır?
- A) Sanat eserlerinin, geçiş dönemindeki sorunların bireylere yansımasını daha iyi ortaya koyduğu ✓
- B) Bilimsel doğrularla sanatsal doğruların birbiriyle uyumlu olmasının mümkün olmadığı
- C) Edebiyat ürünlerinin tarihsel bir belge olarak görülmesinin mümkün olmadığı
- D) Edebiyat eserlerinin, biraz da edebiyat okuyalım, mantığıyla değerlendirmenin doğru olmadığı
- E) Yakup Kadri’nin eserlerinin Osmanlıdan Cumhuriyet’e geçiş dönemini tarihsel bir sıra içinde yansıttığı
Parçada, tarih biliminin kurumsal olayları sunarken bireysel düzeydeki etkileri yansıtmada yetersiz kaldığı, edebiyatın ve sanat eserlerinin ise bu toplumsal değişimleri insan ve birey psikolojisi üzerinden çok daha başarılı bir biçimde yansıttığı üzerinde durulmaktadır. Doğru cevap A seçeneğidir.
9. Bu vatan, toprağın kara bağrında Sıra dağlar gibi duranlarındır. Bu dizelerde hem yapım hem de çekim eki almış kaç sözcük vardır?
- A) 1 ✓
- B) 2
- C) 3
- D) 4
- E) 5
Dizelerde hem yapım hem çekim eki alan sözcük 'duranlarındır' sözcüğüdür: dur-an-lar-ın-dır. Bu nedenle doğru cevap 1'dir.
10. Aşağıdaki cümlelerin hangisinde yan cümlecik (fiilimsi) kullanılmamıştır?
- A) Sanatçının son kitabını dün kütüphanede saatlerce okudum. ✓
- B) Kütüphaneye gelen gençleri sessizce izledim.
- C) Akşam olunca sokaktaki lambalar tek tek yandı.
- D) Kitap okumayı alışkanlık hâline getirmeliyiz.
- E) Yerdeki kurumuş yaprakları rüzgâr savuruyordu.
Yan cümlecik, cümle içinde genellikle fiilimsilerle (isim-fiil, sıfat-fiil, zarf-fiil) kurulur. A seçeneğinde herhangi bir fiilimsi veya yan cümlecik bulunmamaktadır; bu cümle basit yapılıdır. Diğer seçeneklerde ise sırasıyla 'gelen', 'olunca', 'okumayı' ve 'kurumuş' fiilimsileri yan cümlecik oluşturmuştur. Doğru cevap A seçeneğidir.
11. Genç yönetmen yeni filmi için yüzü düzgün, kamera önünde rahat, hayal gücü gelişmiş bir kadın oyuncu arıyordu. Gazeteye ilan vererek adayları çağırmıştı. Gün boyu peş peşe girdiği mülakatlardan ötürü yorgundu. O, kendine taze bir kahve koyarken, sıradaki oyuncu adayını içeri aldılar. Genç kız, yüzünde meraklı bir gülümsemeyle deneme kamerasının karşısına oturdu ve yönetmenle söyleşmeye başladı. Kısa bir sohbetten sonra yönetmen farklı bir şey denemiş olmak için “Çantanızı açıp bana içindekileri tek tek anlatır mısınız?” dedi. Genç kız arkadaki çantaya uzandı. Fermuarını çekti. Önce eline gelen iri kırmızı elmayı çıkarıp anlattı: “Bu elmayı sabah tezgah başında meyvelerini parlatırken gördüğüm manav hediye etti. Çok istekli bakmış olmalıyım.” Sonra çantadan bir kitap çıkardı. Bu parçadan hareketle aşağıdakilerden hangisi belirlenebilir?
- A) Hikâyenin gözlemci bakış açısıyla yazıldığı ✓
- B) Metnin yazılış amacı
- C) Yazarın sahip olduğu zihniyet
- D) Metin – gelenek ilişkisi
- E) Metinler arasındaki ilişki
Metinde olaylar dışarıdan bir gözün (üçüncü şahıs anlatıcının) kamerasıyla, kahramanların iç dünyasına girmeden, sadece gördüklerini aktaracak şekilde anlatılmıştır. Bu anlatım tarzı, hikayenin gözlemci bakış açısıyla (kamera tarafsızlığıyla) yazıldığını ortaya koymaktadır. Doğru cevap A seçeneğidir.
12. Aşağıdaki parçalardan hangisi “Dışarıdan bakarak kararlı ve hedefe ulaşacağına inanmış bir insanı nasıl anlarız?” sorusuna cevap vermektedir?
- A) Kararlı bir insan olmak, daha önce kararlarından zarar görmemiş, hayal kırıklığına uğramamış olmakla yakından ilgilidir. Çünkü kararlı bir insan olmak için cesaretin kırılmamış olması çok önemlidir.
- B) Sorumlu davranmayı alışkanlık hâline getirmeyen kişi suçu başkasına yükler, onlar çıkabilecek her sorunun istasyonunda arabayı stop ettirir; onlardan kararlı bir duruş, hedefe doğru yürüyüş beklemek anlamsızdır.
- C) İkircikli ruh hâline sahip insanlar, aynı zamanda takıntılı kişilerdir. Kararlı insanlar için zaman kaybı sayılan ayrıntılarda boğulurlar. Oysa kararlı bir insan, hedefini belirlemiş bir kişi gayet huzurlu ve rahattır. Çünkü onun için hedefin peşinde olmak esastır. O yüzden de sonucun kaygısı yoktur yüreklerinde.
- D) Amacına kilitlenmiş kararlı bir insanı hissetmemek mümkün değildir. Onlar kesintisiz adımlarla, başı dik yürür. Onlarda bir yöne doğru keskin bıçak gibi yönelmiş bir portre görürsünüz. Gözler, oraya buraya kaçmaz; eller duracağı yeri bilir, ayaklar titremez, dizlerde derman kesilmez. ✓
- E) En kötü kararın bile kararsızlıktan iyi olduğunu bilen kişilerin kafası çok karışık değildir. Onlar bir düşünce fırtınasının içinden sağlıklı düşünceleri buluverip korumaya alırlar. Hedefsizlik denizinde boğulmazlar, 999 kere aldanmak bile onları 1000’inciyi denemeden alıkoymaz.
Soru, kararlı bir insanın 'dışarıdan bakılarak' (fiziksel ve görsel olarak) nasıl tanınacağını sormaktadır. D seçeneğinde kararlı kişinin 'başının dik yürümesi', 'kesintisiz adımları', 'bakışlarının kaçmaması', 'ellerinin ve ayaklarının duruşu' gibi tamamen dışarıdan gözlemlenebilir fiziki/görsel portresi tasvir edilmiştir. Dolayısıyla doğru cevap D seçeneğidir.
13. Belirli periyotlarla aynı noktalardan eşit hızla geçen bir cismin bir saniye içindeki salınım miktarını hesaplayarak ölçüm yapabiliriz. Bu değere bilimsel olarak frekans denilmektedir. Frekans ölçüm birimi hertz (Hz) olarak kabul edilir. Eğer üretilen sesin şiddeti yeterli düzeydeyse, açık havada 20 Hz ile 16 kHz arasındaki ses dalgalarını neredeyse her insan rahatlıkla algılayabilir. Bu limitlerin altındaki ve üstündeki değerlerde ise kişiden kişiye değişen işitsel farklılıklar oldukça belirgindir. Bu parça için en uygun başlık aşağıdakilerden hangisidir?
- A) Dalga Salınımları
- B) Frekans ve Titreşim
- C) Ses Frekansının Önemi
- D) Ses Dalgalarında Hareket
- E) Frekans Aralıkları ✓
Parçada düzenli salınımlar, frekansın tanımı, hertz birimi ve açık havada işitilebilen seslerin frekans sınırları (20 Hz - 16 kHz aralığı) ile konserlerdeki düşük frekanslardan bahsedilmektedir. Metnin bütününde seslerin frekans aralıkları ve sınırları incelendiği için en uygun başlık 'Frekans Aralıkları'dır. Doğru cevap E seçeneğidir.
14. Aşağıdaki cümlelerin hangisinde anlamca kaynaşmış birleşik eylem kullanılmıştır?
- A) Kelimeleri incitmeyeceğime dair söz verdim kendime. ✓
- B) Bakakaldım giden geminin ardından.
- C) İnsan bu manzara karşısında şair olabilir.
- D) Çocuk, tanımadığı birinin adını sayıklayaduruyor.
- E) Bir ümit, tüm ruhumu sarmıştı âdeta.
A seçeneğinde “söz vermek” anlamca kaynaşmış birleşik eylemdir; sözcükler birlikte yeni bir anlam oluşturur. Doğru cevap A seçeneğidir.
15. Aşağıdaki cümlelerin hangisinde kullanılan deyimin açıklaması _yoktur_?
- A) Konuşması sırasında önemli noktalara değinmemiş, bazı konuları es geçmişti.
- B) O, aceleci, işinin hemen yapılmasını isteyen, canı tez birine benziyordu.
- C) Her şeyi zamanında yapmaya çalışan, kılı kırk yaran bir insandı. ✓
- D) Meydandaki kalabalık kulak kesilmiş, konuşmacının sözlerini dikkatle dinliyordu.
- E) İyice ihtiyarlayınca elden ayaktan düşüp iş yapamaz duruma geldi.
A'da 'kulak kesilmek' (dikkatle dinlemek), C'de 'es geçmek' (değinmemek), D'de 'canı tez' (aceleci), E'de 'elden ayaktan düşmek' (iş yapamaz duruma gelmek) deyimleri açıklamalarıyla verilmiştir. B seçeneğindeki 'kılı kırk yarmak' deyimi 'titizlenmek, en ince detayına kadar incelemek' anlamına gelir, ancak cümledeki 'her şeyi zamanında yapmaya çalışmak' ifadesi bu deyimin açıklaması değildir. Doğru cevap C seçeneğidir.
16. Onun dilediğiniz bir hikâyesini seçin, seçtiğiniz hikâyenin herhangi bir yerinden bir sözcük çıkarın ya da onun yerine başka bir sözcük koymaya çalışın. Bunu çoğunlukla başaramadığınızı göreceksiniz. Bu parçada sözü edilen yazarın öykülerinde görülen anlatım özelliği aşağıdakidir?
- A) Açıklık
- B) Akıcılık
- C) Yoğunluk
- D) Duruluk ✓
- E) Doğallık
Metinden bir kelimenin atılamaması veya yerine başka bir kelimenin konulamaması, o eserde gereksiz hiçbir kelimenin kullanılmadığını, her kelimenin yerli yerinde olduğunu gösterir. Bu anlatım özelliği 'duruluk' (gereksiz sözcük barındırmama) ilkesiyle açıklanır. Doğru cevap D seçeneğidir.
17. Yapay zekâ destekli otonom tasarım araçlarının (Midjourney vb.) adını son günlerde sıkça duyar olduk. Bu uygulamalarda bilgisayara sadece birkaç kelimelik bir prompt giriyorsunuz, o da tüm internetteki görsel sanat arşivini tarayıp size özgün dijital tablolar sunuyor. Mimarlık öğrencilerinin projelerini bu programlarla çizdikleri, hatta profesyonel tasarım ajanslarının bu görselleri kullandığı iddia ediliyor. Dergilerde bu yapay zekâ ile üretilmiş illüstrasyonlar ve sanatsal kapaklar yayımlandı. Bu yapay zekâ araçları, soyut konseptler tasarlayabiliyor hatta ürettiği resimler sergilerde sanat eseri olarak satışa sunuluyor. Reklam ajansları, moda sektörü, özellikle uzun ve maliyetli ürün kataloglarını hazırlarken artık bu uygulamalardan yararlanıyorlar. Nereden bakarsanız bakın inanılmaz bir gelişme! Görsel sanatlar tarihinin en dönüştürücü dönüm noktasıyla karşı karşıya olabiliriz. Uygulamaların daha da kusursuzlaşması, gelecekte milyonlarca grafik tasarımcıyı işinden edebilir. Bu parçadan aşağıdakilerin hangisine ulaşılabilir?
- A) Projelerini yapay zekaya çizdiren mimarlık öğrencilerinin oranı her yıl katlanmaktadır.
- B) Yapay zekâ, soyut kavramları ve sanatsal fikirleri görsel bir forma dönüştürerek yorumlayabilmektedir. ✓
- C) Yeni nesil görsel yapay zekâ araçları edebiyat ve müzik gibi farklı sanat dallarında da eserler vermektedir.
- D) Reklamcılar, yapay zekânın yaratıcı fikir üretme kapasitesinin kendi rollerini yok edeceğinden korkmaktadır.
- E) Günümüzde milyonlarca grafik tasarımcının yapay zekâ sebebiyle işsiz kaldığı bilinmektedir.
Metinde görsel yapay zekanın 'kurgu/soyut konseptler tasarlayabildiği', dergilere kapaklar/illüstrasyonlar çizdiği ve sanatsal tasarımlar ürettiği belirtilmiştir. Bu durum yapay zekanın soyut fikirleri görsel olarak yorumlayabildiğini (köşe yazısı mantığı gibi) destekler. Doğru cevap B seçeneğidir.
18. Kaside kelimesinin asıl anlamı kast etmek, bir şeye yönelmek, doğru yolda bulunmaktır. Bir edebiyat terimi olarak ilk beyti kendi içinde, diğer beyitleri ilk beyitle kafiyeli olmak üzere en az 15 beyit uzunluğunda ve aynı vezinde söylenmiş nazım biçiminin adıdır. Genellikle 31 beyitten 99 beyte kadar uzunlukta yazılsa da beyit sayısı konusunda kesinlik bulunmamaktadır. Tanımlarda geçen “uzun şiir” ise görece bir niteleme olup terkibibend, terciibend dışındaki nazım şekillerine göre daha uzun yazılmasındandır. Kasidenin uzunluğu aslında kafiye bulma zorluğu ile de ilişkilidir. Kasideler divanlarda genellikle başta yer alır. Bu parçanın anlatımı için aşağıdakilerden hangisi _söylenemez_?
- A) Karşılaştırmadan yararlanılmıştır.
- B) Açıklayıcı anlatım kullanılmıştır.
- C) Sayısal ifadelere yer verilmiştir.
- D) Tanımlama yapılmıştır.
- E) Benzetme vardır. ✓
Parçada kasidenin anlamı ve özellikleri açıklanmış, sayısal bilgiler verilmiş ve başka nazım biçimleriyle karşılaştırma yapılmıştır. Ancak benzetme yoktur. Doğru cevap E seçeneğidir.
19. Aşağıdaki cümlelerin hangisinde öğrenilen geçmiş zaman kipi “sonradan fark etme” anlamı taşır?
- A) Kaç saat uyuduysam artık gözlerim şişmiş. ✓
- B) Son romanını iki gün önce tamamlamış.
- C) Kemal, okulu bir dönem uzatmış.
- D) Kulüp başkanı futbolcuları toplantıya çağırmış.
- E) Düğünleri temmuz ayında olmuş.
A seçeneğinde kişi, uyandıktan sonra gözlerinin şiştiğini fark etmektedir. “Şişmiş” sözcüğü burada duyma değil, sonradan fark etme anlamı taşır. Doğru cevap A seçeneğidir.
20. Günümüzde dijital becerilere ve kodlama diline hâkim olmak kişiyi iş hayatında bir adım öne geçiriyor. Küreselleşen dünyada yazılım bilgisi hem kariyer basamaklarında hem de kişisel gelişimde büyük bir öneme sahip. 'Kodlamanın mantığını anlıyorum ama kendi başıma kod yazamıyorum.' serzenişi, herhâlde bu konuda en sık duyduğumuz cümlelerden biri. Bu alanda duyulan ihtiyacı gören girişimciler yeni bir konsept hayata geçirdiler. Aslında büyük şehirlerimizde tek tük var olan 'kodlama kafeleri' son zamanlarda oldukça popüler olmaya başladı. Yazılım becerilerinizi tıpkı bir teknoloji şirketinde staj yapıyormuş gibi geliştirebileceğiniz sosyal bir ortamda, deneyimli yazılımcı mentörlerle birlikte rahatça pratik yapabileceğiniz bu mekânlarda çeşitli ortak projeler ve hackathonlar da düzenleniyor. İnsanlar genellikle profesyonel kodlama eğitimi almak için uzun süreli kurslara veya özel akademilere ciddi ücretler ödüyorlar. Yazılım kurslarını pahalı bulanlar veya yoğun iş temposunda yeterli vakti olmayanların yeni adresi ise bu kodlama kafeleri. Sayısı günden güne artan bu sosyal atölyeleri ülkemizin farklı kentlerinde görmek artık mümkün. Bu parçadan hareketle kodlama kafeleri ile ilgili olarak aşağıdakilerden hangisine _ulaşılamaz_?
- A) Yazılım alanındaki pratik becerileri artırmaya yönelik ortak etkinlikler ve projeler sunmaktadır.
- B) Toplumda içe dönük yaşayan bireylerin bilgisayar bağımlılığını ve sosyal iletişim sorunlarını çözmektedir. ✓
- C) Profesyonel yazılım akademilerine kıyasla maddi açıdan daha ekonomik bir alternatif sunmaktadır.
- D) Ülkemiz genelinde her geçen gün popülerliği artmakta ve yaygınlaşmaktadır.
- E) Teknolojik gelişmelerin ve dijitalleşen yeni dünya düzeninin bir gereksinimi olarak ortaya çıkmıştır.
Metinde kodlama kafelerinin mentörler eşliğinde ucuz, pratik ve sosyal bir atölye imkanı sunduğu anlatılmıştır. Ancak bu kafelerin 'bilgisayar bağımlılığını ve sosyal iletişim sorunlarını çözdüğüne' dair hiçbir bilgiye yer verilmemiştir. Doğru cevap B seçeneğidir.
21. Bir yazarın üstlenmesi gereken iki temel sorumluluk bulunur: İlki nitelikli bir yapıt ortaya koymak, ikincisi ise bu yapıtın doğru kavranabilmesini sağlayacak eleştirel zemini inşa etmektir. (I) Bu ikinci vazifeyi ihmal eden bir edebiyatçı, aslında ilk görevini de eksik bırakmış sayılır. (II) Romancısınız ya da oyun yazarısınız; üslubunu zayıf bulduğunuz, estetik açıdan değer vermediğiniz bir kişiyle ortak projeler yürütüyor, aynı platformda yazılar yayımlıyorsunuz. (III) Bu birliktelikle ister istemez okura 'Bu kalemi de ciddiye alın.' mesajı vermiş oluyorsunuz, dolayısıyla tarafsız kalma şansınızı yitiriyorsunuz. (IV) Aynı çatı altında bulunmakla, farkında olsanız da olmasanız da o kişiyi ve tarzını meşrulaştırmış olursunuz. (V) Sonuçta kendi edebî duruşunuzun da onunkiyle aynı kefeye konmasının önüne geçemezsiniz. Bu parça iki paragrafa bölünmek istense ikinci paragraf numaralanmış cümlelerin hangisiyle başlar?
- A) I
- B) II ✓
- C) III
- D) IV
- E) V
Metnin ilk kısmında (I. cümle sonuna kadar) bir yazarın iki temel sorumluluğu ve bunların önemi teorik olarak ele alınmaktadır. II. cümleden itibaren ise 'Romancısınız ya da oyun yazarısınız...' ifadesiyle, yazarın çevresiyle ilişkileri ve estetik duruşuna dair somut, senli benli bir örneklendirmeye geçilmiştir. Bu nedenle parça ikiye bölünmek istense ikinci paragraf II. cümleyle başlar. Doğru cevap B seçeneğidir.
22. I. Bir yazarın evinin sözcük uğultularıyla dolu olduğuna inanırım. II. Bir tek doğru olduğuna inanmış birinin, bir düşünce körlüğü içinde olduğu yadsınamaz. III. Deneme yazarı, olayları kendi bakış açısıyla sunar. IV. Türkçe öğretmenlerinin dil konusunda öğrencileri yönlendirmesi gerekir. Yukarıda numaralanmış cümlelerden hangileri, ögeleri ve ögelerinin sıralanışı yönüyle özdeştir?
- A) I. ve II.
- B) I. ve III.
- C) II. ve III.
- D) II. ve IV. ✓
- E) III. ve IV.
II. cümlede 'yadsınamaz' yüklem, 'Bir tek doğru olduğuna inanmış birinin, bir düşünce körlüğü içinde olduğu' öznedir (Özne - Yüklem). IV. cümlede 'gerekir' yüklem, 'Türkçe öğretmenlerinin dil konusunda öğrencileri yönlendirmesi' öznedir (Özne - Yüklem). Her iki cümle de sadece özne ve yüklemden oluştukları için öge sıralanışı yönüyle özdeştir. Doğru cevap D seçeneğidir.
23. Toplum içerisinde bir şeyler yazma, oynama ya da canlandırma; benim aynı toplumdan ve aynı toplum katmanından bir insan olmamdan kaynaklanıyor. Aynı havayı soluyan, aynı şeylere gülüp ağlayan bir insan olmamdan kaynaklanıyor. Ben bir erkek berberinin evladıyım. Babacığımın dükkânına hemen her görüşe ve yaşantıya sahip değişik müşteriler gelirdi ve bu müşteriler başlarından geçenleri babama anlatırlardı. Onlar anlatırdı ben de dinlerdim. Özellikle amcam, olmamış hikâyeleri başından geçmiş gibi o kadar güzel süsler ve o kadar abartılı bir şekilde anlatırdı ki ben okuldan çıktıktan sonra amcamın o güzel hikâyelerini dinleyebilmek için dükkâna çıraklık yapmaya giderdim. Amcam bir usta değildi, babama kalfalık ederdi. Onun bir numaralı izleyicisi, kendisi farkında olmasa bile bendim. Rahmetli babam, amcamdan daha usta berber olmasına rağmen amcamın müşterisi daha fazlaydı. Çünkü onun muhabbeti, eğlenceli ve komik anlatımları dükkâna gelenler tarafından çok beğeniliyordu. Babam amcamdan daha ciddi biri olduğu için sadece mesleğiyle ilgileniyordu, tam anlamıyla mesleğini konuşturuyordu. Bu parçadan aşağıdaki yargıların hangisine ulaşılabilir?
- A) Meslekler, aşk ve şevkle yapılmadığı sürece insana zevk değil ızdırap verir.
- B) İnsanlar, ciddi bir ustaya karşı tatlı dilli bir kalfayı tercih etme eğilimindedirler. ✓
- C) İşini iyi yapmadıktan sonra dünyanın en iyi insanı olsan da faydasız.
- D) Muhatabına saygı duyan her kişi, saygı duyulmaya layıktır.
- E) Size davranılmasını istediğiniz gibi davrandığınızda hayat daha güzel hâle gelecektir.
Parçada babanın mesleğinde daha usta olduğu, amcanın ise hoş sohbeti nedeniyle daha çok müşteri çektiği anlatılır. Buradan insanların tatlı dilli birini ciddi bir ustaya tercih edebildiği sonucuna ulaşılır. Doğru cevap B seçeneğidir.
24. Aşağıdaki cümlelerin hangisi, aralarında herhangi bir öge ortaklığı bulunmayan bağımsız sıralı bir cümledir?
- A) Usta sanatçılar eserlerinde halkın sorunlarını yansıtır, okurlar da bu eserlerde kendilerini bulurdu. ✓
- B) Genç adam kütüphaneye erkenden girdi, yeni kitabını aramaya başladı.
- C) Zor durumlarda sakin kalmalı, sorunlara akılcı çözümler üretmelisin.
- D) Fıntına ağaçların dallarını kırıyor, bahçedeki çiçekleri savuruyordu.
- E) Öğretmen konuyu uzun uzun anlattı, öğrenciler de dikkatle dinledi.
A seçeneğindeki sıralı cümlede birinci cümlenin ögeleri ('Usta sanatçılar' [özne], 'eserlerinde' [dolaylı tümleç], 'halkın sorunlarını' [nesne], 'yansıtır' [yüklem]) ile ikinci cümlenin ögeleri ('okurlar' [özne], 'bu eserlerde' [dolaylı tümleç], 'kendilerini' [nesne], 'bulurdu' [yüklem]) arasında hiçbir öge ortaklığı bulunmamaktadır. Bu nedenle bağımsız sıralı cümledir. Diğer seçeneklerde ise özne veya nesne ortaklığı mevcuttur. Doğru cevap A seçeneğidir.
25. – Çocuklar, okula uyum sürecini kolay atlattılar. – Öğretmeni sınıfta can kulağıyla dinleyenlerden biri de benim. – Benim okul buraya çok yakın. – Sorunları çözmek için çalışanlarla her seferinde tek tek görüşürüm. – Annem pazara beni götürmek istiyor. Yukarıdaki cümlelerde “-m / -ım / -im / -um / -üm” eki kaç farklı işlevde kullanılmıştır?
- A) 3
- B) 5 ✓
- C) 2
- D) 4
- E) 1
Örneklerde “-m/-ım” eki iyelik, kişi eki, ad tamlamasında tamlanan eki, fiilden ad yapma ve hâl ekiyle kaynaşmış farklı işlevlerde kullanılmıştır. Beş farklı görev vardır. Yeni sıralamada doğru cevap B seçeneğidir.