Genel Tekrar Testi - 63
Anayasa'nın 19. maddesi uyarınca tutukluluk süreleri bakımından aşağıdaki ifadelerin hangisi yanlıştır?
Bu testteki tüm sorular ve cevapları (25 soru)
1. Anayasa'nın 19. maddesi uyarınca tutukluluk süreleri bakımından aşağıdaki ifadelerin hangisi yanlıştır?
- A) Tutuklanan kişinin durumu en geç kırk sekiz saat, toplu suçlarda dört gün içinde hâkim önüne çıkarılır.
- B) Hâkim kararı olmaksızın yakalama, suçüstü hâli veya gecikmesinde sakınca bulunan hâllerle sınırlıdır.
- C) Tutukluluk süreleri Anayasa'da belirtilen azami sınırlar olup kanunla kısaltılabilir ancak uzatılamaz.
- D) Bireysel suçlarda tutukluluk süresi en fazla iki yıl olup bu süre uzatılabilir. ✓
- E) Toplu olarak işlenen suçlarda tutukluluk süresi dört yıla kadar uzatılabilir.
Anayasa m.19'a göre bireysel suçlarda tutukluluk azami süresi hâkim kararıyla uzatılmak suretiyle toplam dört yıla kadar çıkabilir (her seferinde en fazla bir yıl uzatma, toplamda üç yıla kadar uzatma). 'En fazla iki yıl' ifadesi ve 'uzatılabilir' açıklamasının birleşimi yanıltıcıdır; Anayasa temel süreyi iki yıl değil, uzatma imkânlarıyla birlikte dört yıl olarak belirlemiştir. B şıkkı bu nedenle hatalıdır.
2. Ölçülülük ilkesinin alt unsurları olan 'elverişlilik', 'zorunluluk' ve 'orantılılık' bağlamında aşağıdaki senaryolardan hangisinde yalnızca 'zorunluluk' ilkesi ihlal edilmiştir?
- A) Bir sınırlamanın yol açtığı bireysel külfet, elde edilen kamu yararıyla kıyaslandığında açıkça orantısızdır.
- B) Devlet bir hakkı sınırlarken hiçbir meşru amaç öne sürmemektedir.
- C) Kamu düzenini korumak amacıyla çıkarılan bir kanun, birbiriyle hiçbir nedensellik bağı bulunmayan farklı özgürlük alanlarını kısıtlamaktadır.
- D) Bir tedbirin meşru amacı gerçekleştirmede hiçbir katkısının olmadığı bilimsel verilerle kanıtlanmıştır.
- E) Gürültü kirliliğini önlemek amacıyla gece 22:00-07:00 saatleri arasında müzik yayınını tamamen yasaklayan bir düzenleme, aynı amacı sağlayabilecek ses sınırı belirleme gibi daha hafif tedbirler mevcutken uygulamaya konulmuştur. ✓
Zorunluluk (gereklilik) alt ilkesi, aynı meşru amaca daha az kısıtlayıcı bir araçla ulaşılabilecekken daha ağır bir tedbirin tercih edilmesini yasaklar. A şıkkında tedbirle amaç arasında nedensellik bağı vardır (elverişlilik ihlali yok), külfet-yarar dengesi sorgulanmamaktadır (orantılılık ihlali yok); sorun, amacı daha az müdahaleyle gerçekleştirme imkânı varken daha ağır tedbire başvurulmasıdır. C elverişliliği, D orantılılığı, E ise meşru amaç koşulunu ihlal eder.
3. Aşağıdakilerden hangisi Anayasa'nın 26. maddesi kapsamında ifade özgürlüğünün sınırlandırılabileceği meşru amaçlar arasında yer almaz?
- A) Başkalarının şöhret veya haklarının korunması
- B) Toprak bütünlüğünün korunması
- C) Bilim ve sanatın geliştirilmesi ✓
- D) Kamu düzeni
- E) Millî güvenlik
Anayasa m.26/2, ifade özgürlüğünün sınırlandırılabileceği meşru amaçları sayarken millî güvenlik, kamu düzeni, genel sağlık, genel ahlak, başkalarının şöhret ve haklarını koruma, gizli kalması gereken haberlerin yayılmasını önleme ve yargı bağımsızlığını korumayı saymaktadır. 'Bilim ve sanatın geliştirilmesi' bir sınırlandırma gerekçesi değil; aksine ifade ve akademik özgürlüğü pekiştiren bir değerdir. Bu nedenle D şıkkı meşru amaç kapsamında değildir.
4. Anayasa'nın 24. maddesiyle güvence altına alınan din ve vicdan özgürlüğü bakımından aşağıdaki ifadelerden hangisi yanlıştır?
- A) Kimse dini inançlarını açıklamaya zorlanamaz.
- B) Dini inançlar her koşulda suç işlemeyi meşrulaştıran bir gerekçe olarak kullanılamaz; ancak vicdan özgürlüğü kapsamındaki bireysel redler cezai yaptırıma tabi tutulamaz. ✓
- C) Kimse ibadete, dini ayin ve törenlere katılmaya zorlanamaz.
- D) Din eğitimi ve öğretimi devletin denetim ve gözetimi altında yapılır.
- E) Anayasa'ya aykırı olmamak şartıyla dini kurumlar kurulabilir.
Anayasa m.24/5, dini inançların suç işlemeyi meşrulaştıran bir gerekçe olarak kullanılamayacağını açıkça belirtir. Ancak 'vicdan özgürlüğü kapsamındaki bireysel redlerin cezai yaptırıma tabi tutulamayacağı' ifadesi Anayasa'da geçmez; askerlik gibi konularda vicdan reddi hakkı Anayasa'da düzenlenmemiştir. D şıkkı hem doğru hem yanlış önerme içerdiğinden bütünüyle hatalı bir çıkarım oluşturmakta, ÖSYM mantığında yanıltıcı birleşik önerme olarak D seçeneği yanlıştır.
5. Mülkiyet hakkının sosyal işlev boyutu çerçevesinde kamulaştırma ile müsadere arasındaki temel anayasal fark aşağıdakilerden hangisidir?
- A) Müsadere Anayasa'da düzenlenmemiş olup yalnızca kanun hükmünde kararnamelerle düzenlenir.
- B) Kamulaştırmada bedel ödenmesi anayasal zorunluluktur; müsaderede ise kural olarak bedelsizdir. ✓
- C) Kamulaştırma mahkeme kararıyla yapılırken müsadere idari kararla gerçekleştirilir.
- D) Kamulaştırma yalnızca kamu yararı amacıyla yapılabilirken müsadere hem kamu yararı hem de ceza amacıyla uygulanabilir; her iki işlem de bedel ödenmesini gerektirir.
- E) Kamulaştırma yalnızca taşınmazlar için uygulanırken müsadere her türlü mal varlığı için geçerlidir.
Anayasa m.35 ve m.46 uyarınca kamulaştırma; kamu yararı amacıyla, kanunla belirlenen usul ve esaslara göre ve gerçek karşılığı peşin ödenmek suretiyle yapılır. Müsadere ise genellikle suç konusu eşya veya suçtan elde edilen kazanım bakımından bedelsiz el koyma niteliği taşır. Anayasa m.38/9 da müsaderenin 'suç nedeniyle mahkûmiyete bağlı' olduğunu hüküm altına alır. Temel fark, kamulaştırmada bedel ödenmesinin zorunlu olmasıdır.
6. Olağanüstü hâl (OHAL) kararname yetkisi bakımından Anayasa'nın 121. maddesi (2017 öncesi) ile 119. maddesi (2017 sonrası) arasındaki en belirleyici fark aşağıdakilerden hangisidir?
- A) 2017 sonrasında OHAL kararnameleri kanun hükmünde kararname statüsünde değil, doğrudan Anayasa değişikliği niteliğinde kabul edilmektedir.
- B) 2017 öncesinde OHAL kararnamelerinin anayasal dayanağı münhasıran Bakanlar Kurulu'ydu; 2017 sonrasında Cumhurbaşkanı bu yetkiyi tek başına kullanabilmektedir. ✓
- C) 2017 öncesinde OHAL kararnameleri Anayasa Mahkemesi denetimine tabiiydi; 2017 sonrasında bu denetim kaldırılmıştır.
- D) 2017 öncesinde OHAL kararnameleri TBMM onayına sunulmazdı; 2017 sonrasında bu zorunluluk getirilmiştir.
- E) 2017 öncesinde temel haklara ilişkin OHAL kararname düzenlemesi tamamen yasaktı; 2017 sonrasında serbest bırakılmıştır.
2017 anayasa değişiklikleriyle cumhurbaşkanlığı hükümet sistemine geçilmiş; eski sistemde Bakanlar Kurulu'nun Cumhurbaşkanı başkanlığında aldığı OHAL kararname kararı, yeni sistemde münhasıran Cumhurbaşkanı'nın yetkisine bırakılmıştır. 2017 öncesinde de OHAL kararnameleri TBMM denetimine sunulurdu (A yanlış); AYM denetimi 2017 öncesinde de tartışmalıydı ve kesin yasak yoktu (B tartışmalı ama C daha doğrudan bir farkı yansıtır).
7. Sosyal devlet ilkesi bağlamında 'eşitlik' ve 'hakkaniyet' ayrımına ilişkin Anayasa Mahkemesi'nin kabul ettiği yaklaşım hangisidir?
- A) Pozitif ayrımcılık uygulamaları eşitlik ilkesiyle her koşulda bağdaşmaz.
- B) Anayasa yalnızca şekli (formel) eşitliği güvence altına almaktadır; maddi eşitlik anayasal bir yükümlülük doğurmaz.
- C) Eşitlik ilkesi, aynı hukuki durumda bulunanlar arasında farklı muameleyi yasaklar; farklı durumdakilere farklı muamele eşitlik ilkesini ihlal etmez, aksine zorunlu kılabilir. ✓
- D) Anayasa'nın 10. maddesi yalnızca cinsiyet eşitliğini düzenlemekte olup diğer ayrımcılık gerekçelerini kapsamaz.
- E) Sosyal devlet ilkesi gereğince devletin güçsüzleri kayırması eşitlik ilkesini ihlal eder.
AYM'nin yerleşik içtihadına göre Anayasa m.10'daki eşitlik ilkesi mutlak değil görelidir: aynı durumda bulunanlara aynı muamele, farklı durumda bulunanlara ise farklı muamele yapılmasını gerektirir. Güçsüz kesimlere yönelik pozitif ayrımcılık (kadınlar, çocuklar, engelliler vb.), maddi eşitliği sağlamaya yönelik olduğundan Anayasa m.10/4-5 kapsamında eşitlik ilkesiyle bağdaşır. C, D ve E yanlış; A ise Anayasa'nın 10. maddesinin bütününü yansıtmamaktadır.
8. Anayasa'nın 38. maddesinde düzenlenen suç ve cezaların kanuniliği ilkesi (nullum crimen, nulla poena sine lege) bakımından aşağıdaki değerlendirmelerden hangisi doğrudur?
- A) Anayasa Mahkemesi, ceza kanunlarında belirsiz ve geniş kapsamlı ifadelerin kanunilik ilkesini ihlal etmediğine hükmetmiştir.
- B) Türk hukukunda ceza normlarında aleyhe kıyas yasaktır; ancak lehe kıyas serbesttir ve uygulanması zorunludur.
- C) Bu ilke yalnızca ceza kanunlarını bağlar; kabahatler ve idari para cezaları kıyas yasağının dışında tutulmuştur.
- D) Kıyas yasağı yalnızca ceza normları bakımından geçerli olup idari yaptırım normlarında kıyasa başvurulabilir.
- E) Kanunilik ilkesi; belirlilik, öngörülebilirlik ve kıyas yasağı unsurlarını kapsar; suçun ve cezanın kanunda açıkça tanımlanmış olması zorunludur. ✓
Kanunilik ilkesi üç temel unsuru kapsar: (i) yazılılık – suç ve ceza kanunda yazılı olmalıdır; (ii) belirlilik/öngörülebilirlik – düzenleme yeterince açık ve anlaşılır olmalıdır; (iii) kıyas yasağı – aleyhte yorum ve kıyas yasaktır. AYM de belirsiz ceza normlarını kanunilik ilkesine aykırı bulmuştur (E yanlış). D'deki 'lehe kıyasın zorunluluğu' tartışmalıdır; lehe yorum serbestisi söz konusu olup kıyas ayrı bir kavramdır.
9. Bireysel başvuru yolunun kabul edilebilirlik koşulları bakımından aşağıdaki ifadelerden hangisi yanlıştır?
- A) Bireysel başvuruda süre, ihlale ilişkin nihai kararın tebliğinden itibaren altmış gündür.
- B) Anayasa Mahkemesi'ne bireysel başvuru yolu, 2010 anayasa değişikliklerinin ardından 23 Eylül 2012 tarihinde işlemeye başlamıştır.
- C) Başvurucunun ihlal nedeniyle güncel ve kişisel bir mağduriyetinin bulunması gerekir.
- D) Olağan kanun yollarının tüketilmesi zorunludur; aksi hâlde başvuru kabul edilemez bulunur.
- E) Bireysel başvuruda önem kriteri bulunmadığından her başvurunun esastan incelenmesi zorunludur. ✓
6216 sayılı Kanun'un 48. maddesi uyarınca AYM, bireysel başvuruların açıkça dayanaktan yoksun olanlarını ya da anayasal açıdan önem taşımayanları kabul edilemez bulabilir. Dolayısıyla her başvurunun esastan incelenmesi zorunlu değildir; önem kriteri (açıkça dayanaktan yoksun olma, kabul edilemezlik) mevcuttur. E şıkkı bu nedenle yanlıştır. Diğer şıklar usul hukukuna uygun bilgiler içermektedir.
10. Toplantı ve gösteri yürüyüşü hakkına ilişkin Anayasa m.34 ve AİHM içtihadının ortaklaştığı 'önceden izin alınmaması' ilkesi bakımından aşağıdaki değerlendirmelerden hangisi en doğrudur?
- A) Türk hukukunda toplantı ve gösteri yürüyüşleri önceden alınan valiliğe ait yazılı izne bağlı olup bu sistem AİHM tarafından onaylanmıştır.
- B) Türk Anayasası da AİHM gibi salt bildirim sistemini benimsemiş olup iznin önceden alınması yükümlülüğü anayasaya aykırıdır.
- C) AİHM'e göre izin sistemi m.11'i ihlal eder; Anayasa'da ise bu konuda herhangi bir düzenleme bulunmamaktadır.
- D) Önceden bildirim yükümlülüğü, toplanma özgürlüğüne orantılı bir müdahale olabilir; ancak bu bildirim sistemi fiilen izin sistemine dönüştürülemez. ✓
- E) AİHM, toplantıların önceden bildirime tabi tutulmasını her koşulda m.11 kapsamında ihlal saymaktadır.
AİHM içtihadı (Oya Ataman - Türkiye vb.), önceden bildirim yükümlülüğünün başlı başına toplanma özgürlüğünü ihlal etmediğini; ancak bildirimi fiilen izin şartına dönüştüren ya da eksik bildirim gerekçesiyle toplantıları dağıtan uygulamaların m.11 ihlali oluşturabileceğini ortaya koymuştur. Türk Anayasası da 34. maddede bu hakkı güvence altına almış; 2911 sayılı Kanun ise bildirim yükümlülüğü öngörmüştür. Saf izin sistemi anayasal güvenceyle bağdaşmaz; C şıkkı bu dengeyi en doğru şekilde yansıtmaktadır.
11. Türkiye Büyük Millet Meclisi kaç milletvekilinden oluşmaktadır?
- A) 550
- B) 600 ✓
- C) 500
- D) 450
- E) 650
2017 Anayasa değişikliğiyle TBMM üye sayısı 550'den 600'e çıkarılmıştır. Bu düzenleme 24 Haziran 2018 seçimlerinden itibaren uygulanmaktadır.
12. TBMM'de milletvekili seçilebilmek için aranan asgari yaş kaçtır?
- A) 25 ✓
- B) 30
- C) 35
- D) 18
- E) 21
2017 Anayasa değişikliğiyle milletvekili seçilme yaşı 25'ten 18'e indirilmiştir. Dolayısıyla 18 yaşını dolduran her Türk vatandaşı milletvekili seçilebilir.
13. Türkiye Büyük Millet Meclisi üyelerinin görev süresi kaç yıldır?
- A) 3
- B) 4
- C) 7
- D) 5 ✓
- E) 6
2017 Anayasa değişikliğiyle TBMM seçim çevresi 4 yıldan 5 yıla çıkarılmıştır. Milletvekilleri 5 yıllık dönemler için seçilmektedir.
14. TBMM Başkanı kaç tur oylamayla seçilebilir? Hangi turda salt çoğunluk aranmaktadır?
- A) İlk turda nitelikli çoğunluk, diğer turlarda basit çoğunluk aranır
- B) İlk iki turda üye tam sayısının üçte ikisi, üçüncü ve dördüncü turda salt çoğunluk aranır ✓
- C) Tüm turlarda salt çoğunluk aranır
- D) İlk iki turda üye tam sayısının salt çoğunluğu, üçüncü turda en fazla oy alan iki aday arasında seçim yapılır
- E) İlk iki turda üçte iki, üçüncü turda salt çoğunluk aranır
TBMM İçtüzüğü ve Anayasa'ya göre TBMM Başkanı seçiminde ilk iki turda üye tam sayısının üçte iki çoğunluğu (400 oy), üçüncü ve dördüncü turda salt çoğunluk (301 oy) aranmaktadır.
15. Aşağıdakilerden hangisi TBMM'nin görev ve yetkileri arasında yer almaz?
- A) Cumhurbaşkanının görevine son vermek
- B) Para basılmasına karar vermek ✓
- C) Bütçe ve kesin hesap kanun tekliflerini görüşüp kabul etmek
- D) Yürütme organına ilişkin denetim yetkisini kullanmak
- E) Kanun koymak, değiştirmek ve kaldırmak
Para basılmasına karar vermek TBMM'nin değil, Cumhurbaşkanlığı kararnamesiyle düzenlenen bir yetki alanıdır. Kanun koymak, bütçeyi onaylamak, denetim yapmak ve Cumhurbaşkanını görevden almak (halk oylamasına götürmek) ise TBMM'nin yetkilerindendir.
16. TBMM olağan toplantı dönemi her yıl hangi ayda başlar?
- A) Eylül
- B) Ocak
- C) Şubat
- D) Ekim ✓
- E) Kasım
Anayasa'nın 93. maddesine göre TBMM her yıl Ekim ayının ilk günü kendiliğinden toplanır. Toplantı dönemi bir yıldır.
17. Kanun tekliflerinin TBMM Genel Kurulu'nda kabul edilebilmesi için kaç milletvekilinin toplantıya katılması zorunludur?
- A) 100
- B) 200
- C) 301
- D) 150 ✓
- E) 400
Anayasa'ya göre TBMM, üye tam sayısının en az dörtte biri olan 150 milletvekiliyle toplanabilir. Kararlar ise toplantıya katılanların salt çoğunluğuyla alınır; ancak bu sayı hiçbir zaman üye tam sayısının dörtte birinin bir fazlasından az olamaz.
18. Cumhurbaşkanı tarafından bir daha görüşülmek üzere TBMM'ye geri gönderilen kanunu Meclis, ne kadarlık bir çoğunlukla aynen kabul ederse Cumhurbaşkanı o kanunu yayımlamak zorundadır?
- A) Oybirliği
- B) Üye tam sayısının üçte ikisi (400)
- C) Üye tam sayısının salt çoğunluğu (301) ✓
- D) Üye tam sayısının dörtte üçü (450)
- E) Toplantıya katılanların salt çoğunluğu
Anayasa'nın 89. maddesine göre Cumhurbaşkanının geri gönderdiği kanunu TBMM, üye tam sayısının salt çoğunluğuyla (en az 301 oyla) aynen kabul ederse Cumhurbaşkanı kanunu yayımlamak zorundadır.
19. Milletvekilliğini düşüren nedenler arasında aşağıdakilerden hangisi yer almaz?
- A) Seçim bölgesini değiştirmek ✓
- B) Milletvekilliğiyle bağdaşmayan bir görev veya hizmeti sürdürmekte ısrar etmek
- C) Meclis çalışmalarına bir ay içinde özürsüz olarak toplam beş birleşim günü katılmamak
- D) Seçilmeye engel bir suçtan kesin hüküm giymek
- E) İstifa etmek
Seçim bölgesini değiştirmek milletvekilliğini düşüren nedenler arasında yer almaz. Milletvekilleri belirli seçim bölgelerinden seçilmekle birlikte tüm Türkiye'yi temsil ederler; seçim bölgesiyle coğrafi bir bağ zorunluluğu yoktur.
20. TBMM Başkanlık Divanı'na seçilen üyeler kaç yıl için görev yapar?
- A) 5
- B) 2
- C) 2,5 ✓
- D) 4
- E) 1
TBMM Başkanlık Divanı üyeleri (Başkan, Başkanvekilleri, idare amirleri ve katip üyeler) yasama dönemi boyunca iki buçuk yıllık iki dönem için seçilirler.
21. Türkiye Büyük Millet Meclisi hangi tarihte açılmıştır?
- A) 3 Mart 1924
- B) 19 Mayıs 1919
- C) 29 Ekim 1923
- D) 23 Nisan 1920 ✓
- E) 1 Kasım 1922
Türkiye Büyük Millet Meclisi, 23 Nisan 1920'de Ankara'da açılmıştır. Bu tarih aynı zamanda Ulusal Egemenlik ve Çocuk Bayramı olarak kutlanmaktadır.
22. Aşağıdakilerden hangisi milletvekili seçilebilmenin şartları arasında yer almaz?
- A) 18 yaşını doldurmuş olmak
- B) Kısıtlı olmamak
- C) Türk vatandaşı olmak
- D) En az ilkokul mezunu olmak
- E) Askerlik hizmetini yapmış olmak ✓
Askerlik hizmetini yapmış olmak 2017 Anayasa değişikliğiyle milletvekili seçilme şartları arasından çıkarılmıştır. Günümüzde aranan şartlar: 18 yaşını doldurmuş olmak, Türk vatandaşı olmak, en az ilkokul mezunu olmak, kısıtlı olmamak ve belirli suçlardan mahkûm bulunmamaktır.
23. TBMM'de kanun teklif etme yetkisi kime aittir?
- A) Milletvekillerine ve Cumhurbaşkanına ✓
- B) Yalnızca Cumhurbaşkanına
- C) Milletvekillerine ve Bakanlar Kuruluna
- D) Yalnızca milletvekillerine
- E) Milletvekillerine, Cumhurbaşkanına ve Bakanlar Kuruluna
2017 Anayasa değişikliğiyle hükümet sistemi cumhurbaşkanlığı hükümet sistemine geçilmiş, Bakanlar Kurulu kaldırılmıştır. Bu nedenle kanun teklif etme yetkisi milletvekilleri ve Cumhurbaşkanına aittir.
24. TBMM'de görüşülen bütçe kanun teklifi ne kadar süre içinde kabul edilmezse Cumhurbaşkanı geçici bütçe çıkarır?
- A) 75 gün
- B) 55 gün
- C) 60 gün ✓
- D) 90 gün
- E) 45 gün
Anayasa'nın 161. maddesine göre bütçe kanun teklifi mali yılbaşından önce yürürlüğe girmezse, geçici bütçe kanunu çıkarılır. TBMM bütçeyi 75 günlük süre içinde görüşüp karara bağlar; ancak bütçe teklifinin sunulmasından itibaren 60 gün içinde Meclis'te kabul görmezse geçici bütçe uygulamasına gidilir.
25. Anayasa değişikliklerinin halk oylamasına sunulabilmesi için TBMM'de kaç oy gereklidir?
- A) 360 (üye tam sayısının üçte beşi) ✓
- B) 450 (üye tam sayısının dörtte üçü)
- C) 400 (üye tam sayısının üçte ikisi)
- D) 301 (salt çoğunluk)
- E) 480 (üye tam sayısının beşte dördü)
Anayasa'nın 175. maddesine göre anayasa değişiklik teklifleri 360 ile 400 arasında oy alırsa (üye tam sayısının beşte üçü ile üçte ikisi arasında) Cumhurbaşkanı tarafından halk oylamasına sunulabilir. 400 ve üzeri oy alırsa doğrudan kesinleşir ya da Cumhurbaşkanı halkoylamasına sunabilir.