Genel Tekrar Testi - 89
Aşağıdaki uluslararası örgüt – merkez eşleştirmelerinden hangisi yanlıştır?
Bu testteki tüm sorular ve cevapları (25 soru)
1. Aşağıdaki uluslararası örgüt – merkez eşleştirmelerinden hangisi yanlıştır?
- A) Uluslararası Çalışma Örgütü – Cenevre (İsviçre)
- B) Uluslararası Atom Enerjisi Ajansı – Viyana (Avusturya)
- C) Interpol – Brüksel (Belçika) ✓
- D) NATO – Brüksel (Belçika)
- E) Dünya Ticaret Örgütü – Cenevre (İsviçre)
Interpol'ün (Uluslararası Kriminal Polis Örgütü) genel merkezi Lyon, Fransa'dadır; Brüksel'de değil. NATO'nun karargahı gerçekten Brüksel yakınlarındaki Evere'dedir. DTÖ ve ILO'nun merkezi Cenevre'dedir. UAEA'nın merkezi ise Viyana'dır. Brüksel aynı zamanda AB'nin önemli kurumlarına (Avrupa Komisyonu, Konsey) ev sahipliği yapması nedeniyle yanıltıcı bir seçenek olarak sunulmuştur.
2. Ekonomik İşbirliği ve Kalkınma Örgütü (OECD) ile ilgili aşağıdaki ifadelerden hangisi doğrudur?
- A) OECD'nin genel merkezi New York'tadır.
- B) OECD kararları üye devletleri hukuken bağlar ve yaptırım mekanizması içerir.
- C) OECD, ülkelerin vergi sistemleri ve eğitim kalitesi gibi konularda da çalışmalar yapar. ✓
- D) OECD yalnızca Avrupa ülkelerini kapsayan bölgesel bir ekonomi örgütüdür.
- E) Türkiye OECD'ye 1961'de kurucu üye olarak katılmıştır.
OECD, üye ülkelerin ekonomik verilerini analiz eden, politika önerilerinde bulunan ve vergi, eğitim, sağlık, yolsuzlukla mücadele gibi çok çeşitli alanlarda araştırmalar yürüten bir örgüttür. OECD'nin merkezi Paris'tedir, New York'ta değildir. Türkiye gerçekten OECD'nin kurucu üyesi olup 1961'de katılmıştır; bu doğrudur. Ancak OECD kararları hukuken bağlayıcı değildir, tavsiye niteliği taşır. Örgüt yalnızca Avrupa'yı değil Japonya, Avustralya, Kanada, ABD ve diğer ülkeleri de kapsamaktadır.
3. Şangay İşbirliği Örgütü (ŞİÖ) ile ilgili aşağıdaki ifadelerden hangisi yanlıştır?
- A) Örgütün genel sekreterliği Pekin'de bulunmaktadır.
- B) Çin ve Rusya örgütün kurucu üyeleri arasındadır.
- C) Türkiye, ŞİÖ'nün tam üyesidir. ✓
- D) Örgüt ağırlıklı olarak güvenlik, terörle mücadele ve bölgesel istikrar konularına odaklanmaktadır.
- E) Hindistan ve Pakistan 2017 yılında tam üye olmuştur.
Türkiye, Şangay İşbirliği Örgütü'nün tam üyesi değildir. Türkiye 2012 yılından itibaren 'diyalog ortağı' statüsündedir ve tam üyelik tartışmaları zaman zaman gündeme gelse de bu statüye kavuşamamıştır. ŞİÖ 2001'de Çin, Rusya, Kazakistan, Kırgızistan, Tacikistan ve Özbekistan tarafından kurulmuştur. Hindistan ve Pakistan 2017'de tam üye olmuştur. Örgüt güvenlik, terörle mücadele ve ekonomik işbirliği ekseninde çalışmaktadır.
4. Aşağıdakilerden hangisi Avrupa Birliği'nin karar alma organları arasında yer almaz?
- A) Avrupa Birliği Konseyi (Bakanlar Konseyi)
- B) Avrupa Komisyonu
- C) Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi ✓
- D) Avrupa Konseyi (Devlet ve Hükümet Başkanları Zirvesi)
- E) Avrupa Parlamentosu
Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi (AİHM), AB'nin değil Avrupa Konseyi'nin yargı organıdır. Bu iki örgüt birbirinden bağımsızdır. AB'nin temel karar alma ve kurumsal yapısı; siyasi yönlendirmeyi sağlayan Avrupa Konseyi (devlet ve hükümet başkanları zirvesi), üye devlet hükümetlerinin temsil edildiği AB Konseyi (Bakanlar Konseyi), doğrudan halk tarafından seçilen Avrupa Parlamentosu ve AB'nin yürütme organı niteliğindeki Avrupa Komisyonu'ndan oluşmaktadır.
5. ASEAN (Güneydoğu Asya Uluslar Birliği) ile ilgili aşağıdaki ifadelerden hangisi doğrudur?
- A) ASEAN, Avrupa Birliği gibi ortak bir para birimine geçmiş ve siyasi birlik oluşturmuştur.
- B) ASEAN, üye devletler arasındaki toprak anlaşmazlıklarında bağlayıcı tahkim kararları verebilir.
- C) ASEAN'ın kurucu üyesi olan Türkiye örgütte gözlemci statüsüne gerilemiştir.
- D) ASEAN, üye devletlerin iç işlerine karışmama ilkesini temel ilkelerinden biri olarak benimsemiştir. ✓
- E) ASEAN, Çin ve Japonya'yı da kapsayan geniş tabanlı bir Asya örgütüdür.
ASEAN'ın temel ilkelerinden biri, üye devletlerin iç işlerine karışmama (non-interference) ilkesidir. Bu ilke örgütü AB'den temelden ayırır ve ASEAN'ın otoriter rejimlere yönelik ortak eleştiri mekanizması geliştirmesini zorlaştırmaktadır. Çin ve Japonya ASEAN üyesi değildir; ASEAN Güneydoğu Asya'ya özgü bir örgüttür. Ortak para birimi veya siyasi birlik mevcut değildir. Türkiye'nin ASEAN ile bir üyelik ilişkisi hiç olmamıştır. ASEAN bağlayıcı tahkim mekanizmasına sahip değildir.
6. Uluslararası Ceza Mahkemesi (UCM) ile ilgili aşağıdaki ifadelerden hangisi yanlıştır?
- A) ABD, Rusya ve Çin Roma Statüsü'ne taraf olmayan büyük güçler arasındadır.
- B) UCM, ulusal mahkemeleri ikame etmez; tamamlayıcılık ilkesine göre çalışır.
- C) UCM, soykırım, insanlığa karşı suçlar ve savaş suçları gibi ağır uluslararası suçları yargılar.
- D) Türkiye, UCM'nin kurucu üyesi ve Roma Statüsü'nün onaylayıcı devleti olarak mahkemede aktif rol oynamaktadır. ✓
- E) UCM, 1998'de imzalanan Roma Statüsü ile kurulmuştur.
Türkiye Roma Statüsü'nü onaylamamıştır; dolayısıyla UCM'nin kurucu veya taraf devleti değildir. Türkiye statüyü imzalamış ancak onay sürecini tamamlamamıştır. UCM 1998 Roma Statüsü ile kurulmuş ve 2002'de faaliyete geçmiştir. Soykırım, insanlığa karşı suçlar, savaş suçları ve saldırı suçlarını yargılar. ABD, Rusya ve Çin gibi büyük güçler statüye taraf değildir. Tamamlayıcılık ilkesi gereğince UCM, ulusal mahkemelerin yargılama yapamadığı veya yapmak istemediği durumlarda devreye girer.
7. Petrol ihraç eden ülkelerin örgütü OPEC ile ilgili aşağıdaki ifadelerden hangisi doğrudur?
- A) ABD, 2015'ten itibaren OPEC'e gözlemci üye olarak katılmıştır.
- B) Türkiye, büyük petrol rezervleri nedeniyle OPEC'in kurucu üyelerindendir.
- C) OPEC, Rusya'yı da kapsayan geniş bir petrol karteli olup dünya petrol üretiminin yüzde seksenini kontrol etmektedir.
- D) OPEC'in genel merkezi Viyana, Avusturya'dadır. ✓
- E) OPEC, üye ülkelerin petrol fiyatlarını bireysel olarak belirlemesini yasaklayan bağlayıcı kararlar alır.
OPEC'in (Petrol İhraç Eden Ülkeler Örgütü) genel merkezi gerçekten Viyana, Avusturya'dadır. Rusya OPEC üyesi değildir; Rusya'nın da dahil olduğu daha geniş yapı OPEC+ olarak adlandırılmaktadır. OPEC dünya petrol üretiminin yaklaşık yüzde otuz ile kırkı arasında bir paya sahiptir. Türkiye'nin petrol rezervleri sınırlıdır ve OPEC üyesi değildir. OPEC kararları üye ülkeler üzerinde bağlayıcı hukuki yaptırımlar içermez; kararlar büyük ölçüde koordinasyon esaslıdır. ABD da OPEC üyesi veya gözlemcisi değildir.
8. Aşağıdaki ifadelerden hangisi BM'nin uzmanlaşmış kuruluşları ile ilgili yanlış bir bilgi içermektedir?
- A) ILO (Uluslararası Çalışma Örgütü) çalışma standartları ve işçi haklarıyla ilgilenir, merkezi Cenevre'dedir.
- B) UNESCO, eğitim, bilim ve kültür alanlarında çalışmalar yürütür ve merkezi Paris'tedir.
- C) UNICEF çocuk hakları ve refahı alanında çalışır; BM'nin bir alt organı olarak Cenevre'de faaliyet gösterir. ✓
- D) FAO (Gıda ve Tarım Örgütü), gıda güvencesi ve tarım politikaları alanında çalışır ve merkezi Roma'dadır.
- E) WHO (Dünya Sağlık Örgütü), küresel sağlık politikalarını koordine eder ve merkezi Cenevre'dedir.
UNICEF'in (BM Çocuklara Yardım Fonu) genel merkezi Cenevre'de değil, New York'tadır. UNICEF, BM Genel Kurulu'na bağlı bir yardımcı organdır. Diğer bilgiler doğrudur: UNESCO'nun merkezi Paris'tedir; WHO'nun merkezi Cenevre'dir; FAO'nun merkezi Roma'dır; ILO'nun merkezi de Cenevre'dedir. Bu soru, uluslararası örgütlerin merkezlerini birbirine karıştıran yaygın bir hataya dikkat çekmektedir.
9. Aşağıdakilerden hangisi NATO'nun kuruluş antlaşmasında yer alan kolektif savunma maddesini doğru tanımlamaktadır?
- A) Üye devletler saldırı durumunda otomatik olarak savaş ilan etmekle yükümlüdür.
- B) Kolektif savunma kapsamındaki kararlar NATO Genel Sekreteri'nin onayıyla yürürlüğe girer.
- C) Kolektif savunma yükümlülüğü yalnızca Avrupa topraklarında gerçekleşen saldırılar için geçerlidir.
- D) Üye devletlerden birine yapılan silahlı saldırı, tüm üyelere yapılmış sayılır ve her üye BM Şartı çerçevesinde gerekli gördüğü önlemleri alır. ✓
- E) Üye devletlerden birine yapılan saldırı durumunda NATO Konseyi oybirliğiyle askeri müdahale kararı almak zorundadır.
NATO'nun kurucu antlaşması olan Kuzey Atlantik Antlaşması'nın 5. maddesi, üyelerden birine yapılan silahlı saldırının tüm üyelere yapılmış sayılacağını ve her üye devletin BM Şartı'nın 51. maddesi çerçevesinde bireysel ya da kolektif olarak gerekli gördüğü önlemleri alabileceğini düzenler. Madde otomatik savaş yükümlülüğü değil, BM çerçevesinde hareket etme serbestisi tanır. Diğer şıklar bu ilkeyi yanlış yorumlamaktadır.
10. Birleşmiş Milletler Güvenlik Konseyi'nde 'çifte veto' uygulaması hangi durumu ifade etmektedir?
- A) Daimi üyelerden birinin veto hakkını başka bir üyeye devretmesi
- B) İki daimi üyenin aynı anda veto kullanması
- C) Bir daimi üyenin önce esasa ilişkin konuyu, ardından o konunun usul meselesi sayılıp sayılmayacağı oylamasını veto etmesi ✓
- D) Bir daimi üyenin aynı gün iki ayrı karar tasarısını veto etmesi
- E) İki farklı daimi üyenin birbirini izleyen oturumlarda veto kullanması
Çifte veto, daimi bir üyenin önce belirli bir konunun usul meselesi mi yoksa esas mesele mi olduğuna ilişkin oylamayı veto etmesi, ardından asıl karar tasarısını da veto etmesidir. Usul meseleleri veto edilemez; ancak daimi üye önce konunun niteliğini belirleme oylamasını veto ederek konuyu esas meselesi haline getirebilir ve ikinci kez veto kullanabilir. Bu durum Konsey'in işlevselliğini tartışmaya açmıştır.
11. Uluslararası Para Fonu (IMF) ile Dünya Bankası'nın birbirinden temel olarak ayrıştığı husus aşağıdakilerden hangisidir?
- A) IMF ödemeler dengesi ve kısa vadeli döviz krizlerine müdahale ederken Dünya Bankası uzun vadeli kalkınma projelerini finanse eder. ✓
- B) IMF üyeliği zorunlu değilken Dünya Bankası'na üyelik tüm BM üyeleri için zorunludur.
- C) Dünya Bankası para politikası tavsiyesi verirken IMF yalnızca teknik yardım sağlar.
- D) Dünya Bankası daha fazla üyeye sahipken IMF daha büyük mali kaynaklara sahiptir.
- E) IMF yalnızca gelişmiş ülkelere, Dünya Bankası yalnızca gelişmekte olan ülkelere hizmet verir.
IMF; döviz kuru istikrarı, ödemeler dengesi krizleri ve kısa vadeli likidite sorunlarını gidermek amacıyla kurulmuştur. Dünya Bankası ise altyapı, eğitim, sağlık gibi uzun vadeli kalkınma projelerini finanse eder. Her iki kurum da 1944 Bretton Woods Konferansı'nda kurulmuş olup birbirini tamamlayıcı niteliktedir. Diğer seçeneklerdeki ifadeler olgusal açıdan yanlıştır.
12. Avrupa Birliği'nde 'demokratik meşruiyet açığı' tartışmalarının odağındaki temel kurumsal sorun aşağıdakilerden hangisidir?
- A) Üye devletlerin ulusal parlamentolarının AB müzakerelerine katılamaması
- B) Avrupa Birliği Adalet Divanı'nın üyelerinin hükümetler tarafından atanması
- C) AB mevzuatını oluşturan Konsey ve Komisyon'un doğrudan seçilmiş organlar olmaması ve AB Parlamentosu'nun yasa yapımındaki sınırlı rolü ✓
- D) Avrupa Parlamentosu'nun doğrudan seçimle oluşturulmaması
- E) Avrupa Merkez Bankası'nın üye devletler üzerindeki denetim yetkisinin geniş tutulması
AB'de demokratik meşruiyet açığı tartışmaları esas olarak şu noktada yoğunlaşır: AB mevzuatını doğrudan hazırlayan Avrupa Komisyonu atanmış bir organdır ve Konsey'de bakanlar ulusal seçmenlerden değil hükümetlerden hesap verir. Avrupa Parlamentosu doğrudan seçilmekle birlikte uzun süre sınırlı yasama yetkisine sahip olmuştur. Lizbon Antlaşması bu açığı kısmen kapatmıştır; ancak tartışma devam etmektedir. Şık A yanlıştır; Parlamento 1979'dan beri doğrudan seçimle oluşturulmaktadır.
13. Aşağıda verilen uluslararası antlaşma ve düzenlemelerden hangisi Dünya Ticaret Örgütü'nün (DTÖ) kurucu belgesi niteliğini taşımaktadır?
- A) Cenevre Protokolü
- B) Tokyo Turu Nihai Senedi
- C) Bretton Woods Antlaşması
- D) Havana Şartı
- E) Marakeş Antlaşması ✓
DTÖ, 1994 yılında imzalanan Marakeş Antlaşması ile kurulmuş ve 1995'te faaliyete geçmiştir. Bretton Woods Antlaşması IMF ve Dünya Bankası'nı doğurmuştur. Havana Şartı hiçbir zaman yürürlüğe giremeyen ve DTÖ'nün öncülü olan Uluslararası Ticaret Örgütü'nü kurmayı hedefliyordu. Tokyo ve Uruguay turları ise GATT kapsamındaki çok taraflı ticaret müzakerelerini ifade eder. Uruguay Turu'nun ürünü olan Marakeş Antlaşması doğru cevaptır.
14. Şanghay İşbirliği Örgütü (ŞİÖ) ile ilgili aşağıdaki ifadelerden hangisi yanlıştır?
- A) Örgütün öncelikli gündem maddelerinden biri 'üç kötülük' olarak tanımlanan terör, ayrılıkçılık ve aşırılıkçılıkla mücadeledir.
- B) Örgütün temelleri 'Şanghay Beşlisi' adıyla anılan yapılanmaya dayanmaktadır.
- C) Hindistan ve Pakistan örgüte 2017 yılında tam üye olarak katılmıştır.
- D) Türkiye örgüte diyalog ortağı statüsüyle katılmıştır.
- E) Örgüt NATO'ya alternatif bir kolektif savunma sistemi oluşturmayı temel amaç olarak benimsemiştir. ✓
ŞİÖ, kolektif savunma ittifakı olarak kurulmamıştır. Örgütün kurucu belgeleri güvenlik, ekonomi ve kültürel işbirliğini öne çıkarmakta; 'üç kötülük' olarak adlandırılan terör, ayrılıkçılık ve aşırılıkçılıkla mücadeleyi ön plana almaktadır. NATO'ya alternatif bir askeri ittifak olma iddiası taşımaz. Diğer şıklar olgusal açıdan doğrudur: ŞİÖ Şanghay Beşlisi'nden evrilmiş, Hindistan ve Pakistan 2017'de tam üye olmuş, Türkiye diyalog ortağı statüsündedir.
15. BM İnsan Hakları Yüksek Komiserliği ile BM İnsan Hakları Konseyi arasındaki temel fark aşağıdakilerden hangisidir?
- A) Konsey bireylerin başvurularını kabul edebilirken Yüksek Komiserlik yalnızca devletlerarası şikâyetleri inceler.
- B) Yüksek Komiserlik BM Sekreterliği'ne bağlı bir idari birimdir; Konsey ise hükümetlerden oluşan bir antlaşma organıdır. ✓
- C) Yüksek Komiserlik bağlayıcı kararlar alabilirken Konsey yalnızca tavsiye kararı yayımlayabilir.
- D) Yüksek Komiserlik 47 üye devletten oluşurken Konsey tek bir yetkiliden oluşur.
- E) Konsey Güvenlik Konseyi'ne doğrudan bağlıyken Yüksek Komiserlik Genel Kurul'a hesap verir.
BM İnsan Hakları Yüksek Komiserliği, BM Genel Sekreteri'ne bağlı ve BM Sekreteryası bünyesinde faaliyet gösteren bir idari birimdir. Başında atanmış bir Yüksek Komiser bulunur. BM İnsan Hakları Konseyi ise 47 seçilmiş üye devletten oluşan ve Genel Kurul'a bağlı hükümetlerarası bir organdır; Evrensel Periyodik İnceleme gibi mekanizmalar aracılığıyla tüm üye devletleri değerlendirir. Şık D rolleri tamamen ters çevirdiği için kolayca yanıltabilir, dikkat edilmelidir.
16. Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi kararlarının uygulanmasını denetleyen BM organı aşağıdakilerden hangisidir?
- A) BM Uluslararası Adalet Divanı
- B) Avrupa Birliği Adalet Divanı
- C) Avrupa Konseyi Parlamenter Meclisi
- D) Avrupa Konseyi Bakanlar Komitesi ✓
- E) BM İnsan Hakları Konseyi
Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi, Avrupa Konseyi bünyesinde yer alır ve BM ile doğrudan bağlantısı yoktur. AİHM kararlarının uygulanmasını denetleme görevi Avrupa Konseyi Bakanlar Komitesi'ne aittir. Komite, devletlerin kararları nasıl uyguladığını izler ve gerektiğinde ihlal davası açabilir. Bu sorunun güçlü çeldiricisi, BM ve AB kurumlarının soru içine eklenmesidir; AİHM yapısının Avrupa Konseyi'ne bağlı olduğu bilinmezse yanıltıcı olabilir.
17. G20'nin G8'den temel yapısal farkı aşağıdakilerden hangisidir?
- A) G20; Çin, Hindistan, Brezilya gibi yükselen ekonomileri kapsayarak küresel GSYİH'nin yaklaşık %85'ini temsil eden daha kapsayıcı bir yapıya sahiptir. ✓
- B) G20 yasal bağlayıcılığı olan kararlar alabilirken G8 yalnızca deklarasyon yayımlar.
- C) G20'nin kalıcı bir sekreteryası ve sabit merkezi bulunmaktadır.
- D) G20 yalnızca ticaret konularını ele alırken G8 kapsamlı bir gündem izler.
- E) G8 üyeleri G20'ye otomatik olarak dahil değildir.
G20, 1999'da Asya mali krizi sonrasında Çin, Hindistan, Brezilya, Endonezya, Güney Afrika gibi yükselen ekonomileri kapsayacak şekilde G7/G8 formatının genişletilmesiyle ortaya çıkmıştır. Küresel GSYİH'nin yaklaşık %85'ini ve dünya ticaretinin %75'ini temsil etmektedir. Her iki yapı da bağlayıcı karar almaz; G20'nin kalıcı bir sekreteryası yoktur, dönem başkanlığı üyeler arasında döner. G8 üyeleri G20'ye de dahildir.
18. Uluslararası Ceza Mahkemesi (UCM) ile BM Uluslararası Adalet Divanı (UAD) arasındaki en temel fark aşağıdakilerden hangisidir?
- A) UCM soykırım, insanlığa karşı suçlar ve savaş suçları gibi bireysel cezai sorumluluğu yargılarken UAD devletler arasındaki hukuki uyuşmazlıkları çözer. ✓
- B) İkisi de aynı tür davalara bakmakta olup yalnızca yargı bölgesi bakımından ayrışır.
- C) UAD kararları temyize götürülebilirken UCM kararları kesin hüküm niteliği taşır.
- D) UCM BM'nin ana yargı organıyken UAD bağımsız bir antlaşma organıdır.
- E) UAD yalnızca Avrupa devletlerinin davalarına bakarken UCM evrensel yargı yetkisine sahiptir.
UAD (Uluslararası Adalet Divanı), BM'nin ana yargı organı olup yalnızca devletler arasındaki uyuşmazlıklara bakar; bireyleri yargılayamaz. UCM (Uluslararası Ceza Mahkemesi) ise 1998 Roma Statüsü ile kurulmuş bağımsız bir uluslararası kuruluştur ve soykırım, insanlığa karşı suçlar, savaş suçları ve saldırı suçu işlediği iddia edilen bireyleri yargılar. UCM, BM'nin resmi organı değildir. Şık D bu ilişkiyi tam tersi biçimde ifade ettiğinden güçlü bir çeldirici oluşturmaktadır.
19. ASEAN'ın kuruluş felsefesini yansıtan 'ASEAN Yolu' (ASEAN Way) kavramı öncelikli olarak neyi ifade etmektedir?
- A) İç işlere karışmama, konsensüs ve diyalog yoluyla sorunları çözme ilkelerine dayalı bölgesel işbirliği anlayışı ✓
- B) Dış tehditler karşısında kolektif savunma ve ortak askeri eylem mekanizması
- C) Üye devletler arasında ortak bir para birimi ve gümrük birliği kurulması hedefi
- D) Ekonomik entegrasyonun siyasi bütünleşmeden önce gelmesi ilkesi
- E) Üye devletler arasındaki ticaret anlaşmazlıklarının bağlayıcı tahkim yoluyla çözülmesi
ASEAN Yolu; egemenliğe saygı, iç işlere karışmama, konsensüse dayalı karar alma ve diyalog kültürünü kapsayan bir işbirliği felsefesini ifade eder. Bu yaklaşım ASEAN'ı Avrupa Birliği modelindeki supra-ulusal entegrasyondan belirgin biçimde ayırır. Eleştirmenler, bu ilkenin insan hakları ihlallerine etkin müdahaleyi engellediğini öne sürmektedir. Diğer seçenekler AB modeline daha yakın nitelikler taşıdığından dikkatli okuma gerektirmektedir.
20. Petrol ihraç eden ülkelerin oluşturduğu OPEC ile OPEC+'ı birbirinden ayıran temel unsur aşağıdakilerden hangisidir?
- A) OPEC bir uluslararası örgütken OPEC+ gayri resmi bir koordinasyon platformudur ve herhangi bir tüzüğü yoktur.
- B) OPEC+ üyeleri OPEC kararlarını veto edebilir.
- C) OPEC yalnızca Ortadoğu ülkelerinden oluşurken OPEC+ Afrika ve Latin Amerika üyelerini de içerir.
- D) OPEC+ Rusya başta olmak üzere OPEC üyesi olmayan büyük petrol üreticilerini de kapsamaktadır. ✓
- E) OPEC+ üretim kotası belirlerken OPEC yalnızca fiyat tavsiyesi yayımlar.
OPEC+, 2016 yılında OPEC üyesi olmayan Rusya, Kazakistan, Azerbaycan, Meksika gibi büyük petrol üreticilerini de içine alacak şekilde oluşturulan daha geniş bir üretim koordinasyon yapısıdır. Her iki grup da üretim düzeyleri üzerinde koordineli kararlar alır. Şık C yanlıştır; OPEC'in Nigeria, Angola, Gabon gibi Afrika üyeleri halihazırda mevcuttur ve Venezuela da OPEC üyesidir. Şık E kısmen doğru görünse de asıl farkı tam olarak açıklamamaktadır.
21. Ekonomik İşbirliği ve Kalkınma Örgütü'nün (OECD) üyelik kriterlerine ilişkin aşağıdaki ifadelerden hangisi doğrudur?
- A) Tüm BM üyesi devletler otomatik olarak OECD üyesidir.
- B) OECD, üye devletlere bağlayıcı ekonomi politikaları dayatabilir.
- C) Türkiye OECD'ye 1990'lı yıllarda katılmıştır.
- D) OECD üyeliği pazar ekonomisi ve demokratik yönetim ilkelerine bağlılık gibi niteliksel kriterlerle değerlendirilir, yalnızca gelir düzeyi yeterli değildir. ✓
- E) OECD'ye üyelik için asgari bir kişi başı gelir eşiği zorunludur.
OECD üyeliği, pazar ekonomisini benimseme, hukukun üstünlüğü, demokratik yönetim ve şeffaflık gibi niteliksel kriterlerle belirlenir; salt gelir düzeyi yeterli değildir. Nitekim Şili, Meksika ve Kolombiya gibi görece düşük gelirli ülkeler üyeyken bazı yüksek gelirli körfez ülkeleri üye değildir. Türkiye OECD'nin kurucu üyelerinden biridir ve 1961'de katılmıştır, dolayısıyla şık E yanlıştır. OECD kararları tavsiye niteliğinde olduğundan şık D de hatalıdır.
22. Aşağıdaki uluslararası örgütlerden hangisi diğerlerinden farklı olarak hem devlet hem de sivil toplum kuruluşlarının üye olabildiği 'karma üyelik' yapısına sahip olduğu bilinmektedir?
- A) Dünya Ticaret Örgütü (DTÖ)
- B) Dünya Sağlık Örgütü (DSÖ)
- C) Uluslararası Para Fonu (IMF)
- D) Uluslararası Çalışma Örgütü (ILO) ✓
- E) Atom Enerjisi Uluslararası Ajansı (IAEA)
ILO (Uluslararası Çalışma Örgütü), 1919'dan bu yana 'tripartizm' ilkesine dayanan özgün bir yapıya sahiptir. ILO'nun karar alma organlarında hükümetler, işveren örgütleri ve işçi sendikaları birlikte temsil edilir. Bu, ILO'yu devletlerin yanı sıra sivil toplum aktörlerinin de doğrudan oy hakkıyla katıldığı tek BM sistemi kuruluşu yapar. Diğer seçeneklerde yer alan kuruluşlar yalnızca devletlerden oluşan hükümetlerarası yapılardır. Bu özgün yapı KPSS'de sıkça sınanan bir bilgidir.
23. Aşağıdaki ifadelerden hangisi, BM Güvenlik Konseyi'nin işleyişine ilişkin yanlış bir değerlendirmeyi içermektedir?
- A) Barışı tehdit eden durumlarda Güvenlik Konseyi, BM Şartı'nın VII. Bölümü kapsamında bağlayıcı kararlar alabilir.
- B) Daimi üyelerden birinin çekimser oy kullanması, prosedürel olmayan konularda kararın alınmasını engellemez.
- C) Geçici üyeler veto hakkına sahip olmamakla birlikte prosedürel konularda oy kullanabilirler.
- D) Genel Kurul, Güvenlik Konseyi gündemdeki bir konuyla ilgilendiği sürece o konuyu tavsiye kararı olmaksızın tartışamaz. ✓
- E) Güvenlik Konseyi'nin daimi üyeliği, BM'nin kurucu antlaşması olan San Francisco Şartı ile belirlenmiştir.
BM Şartı'nın 12. maddesi, Güvenlik Konseyi bir anlaşmazlıkla ilgilendiği sürece Genel Kurul'un bu konuda tavsiye kararı alamayacağını düzenler; ancak Genel Kurul ilgili konuyu tartışabilir. Dolayısıyla 'tartışamaz' ifadesi yanlıştır. A şıkkı doğrudur; yerleşik Konsey uygulaması, çekimser oyun veto sayılmadığını kabul etmektedir. C ve D şıkları doğrudur. E şıkkı da doğrudur; 1945 San Francisco Konferansı'nda imzalanan BM Şartı daimi üyeleri belirlemiştir.
24. NATO'nun kolektif savunma ilkesini düzenleyen 5. Madde ile BM Şartı'nın 51. Maddesi arasındaki ilişki değerlendirildiğinde aşağıdakilerden hangisi en doğru sonucu ifade eder?
- A) NATO'nun 5. Maddesi devreye girdiğinde üye devletler derhal askeri güç kullanmakla yükümlüdür.
- B) BM Şartı'nın 51. Maddesi yalnızca bireysel meşru müdafaa hakkını güvence altına aldığından NATO'nun 5. Maddesi bu maddeye dayandırılamaz.
- C) NATO'nun 5. Maddesi, BM Şartı'nın 51. Maddesinden bağımsız olarak oluşturulmuş özgün bir uluslararası hukuk normudur.
- D) BM Şartı'nın 51. Maddesi, yalnızca BM üyesi devletlere müşterek meşru müdafaa hakkı tanıdığından NATO üyesi olup BM üyesi olmayan bir devlet bu haktan yararlanamaz.
- E) BM Şartı'nın 51. Maddesi, müşterek meşru müdafaa hakkını tanıdığından NATO'nun 5. Maddesi bu hukuki zemine dayanmakta; ancak 5. Madde müdahaleyi zorunlu değil ihtiyari kılmaktadır. ✓
BM Şartı'nın 51. Maddesi hem bireysel hem müşterek meşru müdafaa hakkını tanır. NATO Antlaşması'nın 5. Maddesi, bu hukuki zemine dayanır; ancak üye devletlerin alacağı önlem konusunda takdir yetkisi bırakır; yani askeri güç kullanmak zorunlu değil ihtiyaridir ('such action as it deems necessary' ifadesi). A ve C şıkları yanılgı içerir. D şıkkı 5. Madde'nin metnini yanlış yorumlamaktadır. E şıkkı fiilen geçersizdir; zira NATO üyelerinin tamamı aynı zamanda BM üyesidir.
25. Dünya Ticaret Örgütü'nün (DTÖ) Anlaşmazlık Çözüm Mekanizması ile eski GATT döneminin paneli arasındaki en kritik yapısal fark aşağıdakilerden hangisidir?
- A) DTÖ'nün anlaşmazlık çözüm süreci yalnızca gelişmekte olan ülkelere açık olup gelişmiş ülkeler ikili müzakere yolunu kullanmak zorundadır.
- B) GATT panel kararlarının benimsenmesi oybirliği gerektirdiğinden davalı devlet tek başına kararı engelleyebilirken DTÖ'de 'ters uzlaşı' sistemiyle bu engel ortadan kaldırılmıştır. ✓
- C) GATT dönemi panelleri, sadece mal ticaretine ilişkin uyuşmazlıkları ele alabilirken DTÖ mekanizması yalnızca hizmet ticareti uyuşmazlıklarını kapsamaktadır.
- D) GATT dönemi panelleri devletlere ek gümrük tarifeleri uygulama yetkisi tanırken DTÖ mekanizması bu yetkiyi kaldırmıştır.
- E) DTÖ mekanizması, itiraz aşamasını tamamen kaldırarak birinci aşama panel kararlarını kesin ve bağlayıcı saymıştır.
GATT döneminde panel kararları oybirliğiyle benimseneceğinden yenik düşen tarafın kararı bloke etmesi mümkündü. 1995'te kurulan DTÖ'nün Anlaşmazlık Çözüm Anlayışı (DSU), 'ters uzlaşı' (negative consensus / reverse consensus) sistemini getirdi: Karar ancak tüm üyeler oybirliğiyle reddederse benimsenmemiş sayılır; bu pratikte imkânsızdır. Böylece ülkeler kararları kolayca engelleyemez hale geldi. A, C, D ve E şıkları tamamen yanlış bilgiler içermektedir.