menu
MemurOl
Coğrafya Testleri

Genel Tekrar Testi - 29

Soru 1 / 25

Türkiye'nin 'Ocak Ayı İndirgenmiş Sıcaklık Haritası' incelendiğinde, en düşük sıcaklık değerlerinin Kuzeydoğu Anadolu'da ölçüldüğü görülmektedir. Buna göre, Kuzeydoğu Anadolu'da sıcaklıkların bu denli düşük olmasının nedenleri arasında aşağıdakilerden hangisi _yer almaz_?

Bu testteki tüm sorular ve cevapları (25 soru)
  1. 1. Türkiye'nin 'Ocak Ayı İndirgenmiş Sıcaklık Haritası' incelendiğinde, en düşük sıcaklık değerlerinin Kuzeydoğu Anadolu'da ölçüldüğü görülmektedir. Buna göre, Kuzeydoğu Anadolu'da sıcaklıkların bu denli düşük olmasının nedenleri arasında aşağıdakilerden hangisi _yer almaz_?

    • A) Denizel etkilerden uzak şiddetli karasallık şartlarının yaşanması
    • B) Kış aylarında bölgede etkili olan Sibirya termik yüksek basınç merkezinin dondurucu etkisi
    • C) Enlemin etkisiyle kuzey yönlü rüzgarların bölgeye soğuk hava taşıması
    • D) Havadaki nem oranının az olmasına bağlı olarak ışıma miktarının fazla olması
    • E) Bölgenin ortalama yükseltisinin deniz seviyesinden çok fazla olması

    İndirgenmiş‍​‌​‌​​‌‌​‌​​​​‌‌​‌​​‌​‌‌​​‌‌​​‌​​​‌‌​‌‌​‍ sıcaklık haritalarında yükselti faktörü tamamen yok sayılır ve her yer deniz seviyesinde (0 m) kabul edilir. Bu nedenle, indirgenmiş sıcaklık haritasında görülen herhangi bir sıcaklık farkı veya en düşük sıcaklık alanları yükselti faktörü ile açıklanamaz. Doğru cevap E seçeneğidir.

  2. 2. Denizlerde veya özel hazırlanmış karasal havuz ve göletlerde, ticari amaçla balık (çipura, levrek vb.) yetiştirilmesi faaliyetine 'kültür balıkçılığı' denir. Türkiye'nin kıyı özellikleri ve koy-körfez çeşitliliği düşünüldüğünde, aşağıdaki illerin hangisinde denizel kültür balıkçılığı faaliyetleri diğerlerine göre çok daha fazla gelişmiştir?

    • A) İzmir
    • B) Trabzon
    • C) Kastamonu
    • D) Muğla
    • E) Antalya

    Kültür‍​‌​‌​​‌‌​‌​​​​‌‌​‌​​‌​‌‌​​‌‌​​‌​​​‌‌​‌‌​‍ balıkçılığı en çok girintili ve çıkıntılı koyların, rüzgara kapalı korunaklı körfezlerin bol olduğu Ege Bölgesi'nde, özellikle Muğla kıyılarında (Bodrum, Milas körfezleri çevresinde) gelişmiştir. Dalyan yerleşmeleri de bu balıkçılıkla ilişkilidir.

  3. 3. Türkiye'de yer şekillerinin engebeli yapısı, yükseltinin kısa mesafede değişmesi ve dağların uzanış doğrultusu iklim elemanlarının hızlıca farklılaşmasına neden olur. Bazı iller ise konumları gereği birden fazla ana iklim tipinin (Akdeniz, Karadeniz ve Karasal iklim) geçiş alanında yer alır ve bu iklimlerin ortak özelliklerini bünyesinde barındırır. Buna göre, coğrafi konumu düşünüldüğünde, belirtilen geçiş iklimi özelliklerine ve yüksek iklim çeşitliliğine en fazla sahip olan şehrimiz aşağıdakilerden hangisidir?

    • A) Şanlıurfa
    • B) Bayburt
    • C) İzmit (Kocaeli)
    • D) Trabzon
    • E) Konya

    Marmara‍​‌​‌​​‌‌​‌​​​​‌‌​‌​​‌​‌‌​​‌‌​​‌​​​‌‌​‌‌​‍ Bölgesi ve özellikle İzmit (Kocaeli) çevresi; kuzeyinde Karadeniz ikliminin nemli etkilerini, güneyinde Akdeniz ikliminin etkilerini, iç kesimlere doğru ise karasal iklim özelliklerini bir arada barındıren tipik bir iklim geçiş alanıdır. Konya, Trabzon, Bayburt ve Şanlıurfa ise daha belirgin ve tek tip iklim bölgelerinin merkezlerinde yer alır.

  4. 4. Türkiye'deki bir meteoroloji istasyonunun uzun yıllar ortalamasına göre; yıllık sıcaklık farkı yüksektir, kış sıcaklıkları 0°C civarına düşmekte, yazlar sıcak ve kurak geçmektedir. En fazla yağışını ise ilkbahar aylarında almaktadır (konveksiyonel / kırkikindi yağışları). Bu iklim özellikleri ve yağış rejimi, aşağıdaki coğrafi alanların hangisinde yaygın olarak görülür?

    • A) İç Anadolu Bölgesi (İç Peneplenler)
    • B) Kuzeydoğu Anadolu Platosu (Erzurum-Kars)
    • C) Güney Marmara Bölümü
    • D) Akdeniz kıyı kuşağı (Teke-Taşeli)
    • E) Doğu Karadeniz kıyı kuşağı

    En‍​‌​‌​​‌‌​‌​​​​‌‌​‌​​‌​‌‌​​‌‌​​‌​​​‌‌​‌‌​‍ fazla yağışı ilkbaharda alan ve kışın sıcaklıkları 0°C civarında olan iklim tipi tipik ılıman karasal (step) iklimdir. Bu iklim Türkiye'de en belirgin olarak İç Anadolu Bölgesi'ndeki bozkır alanlarında görülür. Doğu Karadeniz sonbaharda, Akdeniz kışın, Erzurum-Kars ise yazın en çok yağışı alır.

  5. 5. İç Anadolu'da yer alan Tuz Gölü, Türkiye'nin en sığ göllerinden biri olup mevsimlik olarak su alanı ve su seviyesi en fazla değişen gölümüzdür. Tuz Gölü'nün su seviyesindeki bu aşırı mevsimsel dalgalanmalarda; I. Havzanın jeolojik ve litolojik kayaç yapısı II. Havzaya düşen yıllık yağış miktarının yetersizliği III. Yaz aylarında görülen şiddetli buharlaşma ve kuraklık faktörlerinden hangileri etkilidir?

    • A) Yalnız I
    • B) Yalnız II
    • C) I ve II
    • D) II ve III
    • E) I, II ve III

    Tuz‍​‌​‌​​‌‌​‌​​​​‌‌​‌​​‌​‌‌​​‌‌​​‌​​​‌‌​‌‌​‍ Gölü'nün seviyesinin yıl içinde aşırı değişmesi, havzanın beslenme yetersizliği (yağış azlığı - II) ve yaz aylarında sıcaklığa bağlı olarak yaşanan şiddetli buharlaşma ve kuraklıktan (III) kaynaklanır. Havzanın kayaç yapısının seviye değişimi üzerindeki etkisi doğrudan değildir. Doğru cevap II ve III'tür.

  6. 6. Türkiye turizm potansiyeli ve çeşitliliği oldukça zengin bir ülkedir. Bu turizm faaliyetlerinin bir kısmı doğrudan iklim koşullarına bağlı olarak mevsimlik yürütülürken, bazıları ise iklim koşullarından etkilenmeyerek yıl boyunca yapılabilir. Buna göre, aşağıdaki turizm türlerinden hangisi iklim şartlarından bağımsız olarak yılın tüm aylarında kesintisiz olarak gerçekleştirilebilir?

    • A) Marmara ve Ege dağlık alanlarında yapılan doğa yürüyüşü (trekking) turları
    • B) Erzurum ve çevresinde yapılan kış sporları ve kayak turizmi
    • C) Muğla ve Antalya kıyılarında yürütülen deniz ve kıyı turizmi
    • D) Doğu Karadeniz yaylalarında gerçekleştirilen doğa ve yayla turizmi
    • E) Afyonkarahisar çevresinde yaygın olan termal ve kaplıca turizmi

    Kaplıca/termal‍​‌​‌​​‌‌​‌​​​​‌‌​‌​​‌​‌‌​​‌‌​​‌​​​‌‌​‌‌​‍ turizmi yer altından çıkan jeotermal sıcak sulara dayandığı için iklimsel ve mevsimsel koşullardan tamamen bağımsızdır; yılın 12 ayı boyunca kesintisiz yapılabilir. Kış, yayla, kıyı ve doğa yürüyüşü turizmi ise belirli mevsimsel dönemlere sıkışmıştır.

  7. 7. Türkiye'de kıyı turizminin gelişmesinde ve Akdeniz ile Ege kıyılarının dünya çapında birer turizm merkezi haline gelmesinde; I. Türkiye'nin orta kuşakta yer alması ve buna bağlı olarak yaz aylarında uzun süreli güneşlenme ve sıcaklık şartlarının yaşanması II. Üç tarafı denizlerle çevrili bir yarımada ülkesi olması ve binlerce kilometrelik doğal plaj ve koylara sahip olması III. Üç eski dünya kıtasının birbirine en çok yaklaştığı jeopolitik kavşakta bulunması IV. Genç oluşumlu yapıya bağlı olarak zengin jeotermal ve kaplıca su kaynaklarına sahip olması faktörlerinden hangileri daha fazla etkili olmuştur?

    • A) I ve II
    • B) I ve III
    • C) II ve III
    • D) II ve IV
    • E) III ve IV

    Kıyı‍​‌​‌​​‌‌​‌​​​​‌‌​‌​​‌​‌‌​​‌‌​​‌​​​‌‌​‌‌​‍ turizminin (deniz turizminin) gelişebilmesi için deniz kıyısının bulunması (yarımada olması - II) ve güneşli, sıcak yaz günlerinin uzun sürmesi (orta kuşak/Akdeniz iklimi - I) gerekir. Kıtaların birleşmesi transit ticaretle, jeotermal kaynaklar ise kaplıca/termal turizmiyle ilgilidir.

  8. 8. Türkiye'de iklim ve bitki örtüsünün bölgesel farklılıkları, yapılan hayvancılık türlerinin de dağılışını doğrudan etkilemiştir. Buna göre: • Yaz yağışlarıyla yeşeren gür çayırların yaygın olduğu Erzurum-Kars çevresinde • Bozkır (step) bitki örtüsünün yaygın olduğu İç Anadolu'da • Engebeli yer şekilleri ve zengin bitki çeşitliliğinin görüldüğü dağlık kıyı kuşağında yürütülen öncelikli hayvancılık faaliyetleri aşağıdakilerin hangisinde sırasıyla doğru olarak verilmiştir?

    • A) Sığır yetiştiriciliği - Keçi yetiştiriciliği - Arıcılık
    • B) Manda yetiştiriciliği - Koyun yetiştiriciliği - Sığır yetiştiriciliği
    • C) Sığır yetiştiriciliği - Koyun yetiştiriciliği - Arıcılık
    • D) Keçi yetiştiriciliği - Sığır yetiştiriciliği - Koyun yetiştiriciliği
    • E) Arıcılık - İpek böcekçiliği - Keçi yetiştiriciliği

    Erzurum-Kars‍​‌​‌​​‌‌​‌​​​​‌‌​‌​​‌​‌‌​​‌‌​​‌​​​‌‌​‌‌​‍ çevresinde yaz yağışları çayırları beslediği için büyükbaş sığır hayvancılığı; İç Anadolu'da bozkır örtüsü nedeniyle koyun yetiştiriciliği; dağlık kıyı kuşağında ise arıcılık en yaygın hayvancılık kollarıdır. Doğru sıralama C seçeneğidir.

  9. 9. Türkiye'de kapalı havzaların oluşumunda yer şekillerinin yanı sıra iklimsel özellikler ve jeolojik yapı son derece etkilidir. Buna göre; I. Dağların kıyıya uzanış doğrultusu ve etrafının yüksek dağlarla çevrili olması II. Üç tarafı denizlerle çevrili bir yarımada ülkesi olmamız III. Yıllık yağış miktarının azlığı ve buna bağlı kuraklık IV. Karstik arazi yapısının geçirimli olması nedeniyle yer üstü akışının kesilmesi durumlarından hangileri Türkiye'deki akarsuların kapalı havza oluşturmasının temel nedenleri arasında gösterilebilir?

    • A) I ve II
    • B) I ve III
    • C) I ve IV
    • D) II ve III
    • E) III ve IV

    Türkiye'de‍​‌​‌​​‌‌​‌​​​​‌‌​‌​​‌​‌‌​​‌‌​​‌​​​‌‌​‌‌​‍ kapalı havzaların oluşumunda iklimsel özellikler (kuraklık, düşük yağış miktarı ve yüksek buharlaşma - III) ve jeolojik yapı (özellikle karstik eriyebilen ve geçirimli arazilerde suların yer altına sızarak yer üstü akışının kesilmesi - IV) son derece etkilidir. Göller Yöresi'ndeki kapalı havzaların varlığı karstik yapıyla doğrudan ilgilidir. Bu nedenle III ve IV doğru cevap olarak kabul edilir.

  10. 10. Türkiye'de toprak türleri ve bunların görüldüğü alanları araştıran bir coğrafya ekibi, çalışma yürüttükleri bölgede şu gözlemleri kaydetmiştir: 'Bulunduğumuz yörede iklim oldukça soğuk ve nemlidir. Buradaki ormanlık alanlarda, iğne yapraklı ağaçların (çam, göknar vb.) altında gelişen, yıkanmanın fazla olmasından dolayı mineralce fakirleşmiş kül rengi toprakların yaygın olduğunu tespit ettik.' Buna göre, araştırma ekibinin incelediği bu toprak türü aşağıdakilerden hangisidir?

    • A) Çernezyom (kara) topraklar
    • B) Terra-rossa (kırmızı) topraklar
    • C) Podzol topraklar
    • D) Alüvyal topraklar
    • E) Vertisol (dönen) topraklar

    Soğuk‍​‌​‌​​‌‌​‌​​​​‌‌​‌​​‌​‌‌​​‌‌​​‌​​​‌‌​‌‌​‍ ve nemli bölgelerde, iğne yapraklı ormanların altında oluşan kül rengindeki yıkanmış topraklara podzol topraklar denir. Türkiye'de özellikle Batı ve Doğu Karadeniz'in yüksek dağlık kesimlerinde bu topraklara rastlanır.

  11. 11. Fosil (yenilenemeyen) enerji kaynakları kullanarak elektrik üreten termik santraller, atmosfere saldıkları karbon gazlarıyla çevre kirliliği ve küresel iklim değişikliği üzerinde etkilidir. Ancak kullanılan yakıtın türüne göre çevreye verilen zarar değişmektedir. Buna göre, aşağıda verilen termik santrallerden hangisinin atmosfere saldığı kirletici emisyon (partikül madde) miktarı ve çevreye zararı diğerlerine göre en azdır?

    • A) Çatalağzı Termik Santrali
    • B) Çayırhan Termik Santrali
    • C) Aliağa Termik Santrali
    • D) Hamitabat Termik Santrali
    • E) Seyitömer Termik Santrali

    Çayırhan‍​‌​‌​​‌‌​‌​​​​‌‌​‌​​‌​‌‌​​‌‌​​‌​​​‌‌​‌‌​‍ ve Seyitömer linyitle, Çatalağzı taş kömürüyle, Aliağa ise petrol türevleriyle çalışır. Hamitabat ise doğal gazla çalışır. Doğal gaz fosil kaynaklar içerisinde yanma sonucu en az partikül ve karbondioksit salan temiz yakıt olduğundan Hamitabat'ın çevreye olumsuz etkisi en azdır.

  12. 12. Türkiye'deki göllerin seviye ve su alanı değişim oranları, bulundukları bölgelerin iklim koşullarına ve havzaların beslenme kaynaklarına göre farklılık gösterir. Yaz kuraklığının şiddetli, yağışın az olduğu kapalı havza göllerinde seviye değişimi en yüksektir. Buna göre, aşağıdaki göllerden hangisinde mevsimsel su seviyesi dalgalanması ve alan değişimi diğerlerine göre çok daha fazladır?

    • A) Çıldır Gölü (Ardahan)
    • B) Tortum Gölü (Erzurum)
    • C) Abant Gölü (Bolu)
    • D) Kovada Gölü (Isparta)
    • E) Seyfe Gölü (Kırşehir / İç Anadolu)

    İç‍​‌​‌​​‌‌​‌​​​​‌‌​‌​​‌​‌‌​​‌‌​​‌​​​‌‌​‌‌​‍ Anadolu Bölgesi'nde yer alan Seyfe Gölü gibi sığ ve kurak iklim kuşağındaki step göllerinde yaz aylarında yaşanan şiddetli buharlaşma ve beslenme yetersizliği nedeniyle göl suları neredeyse tamamen kurur; ilkbaharda ise yağışlarla seviye yükselir. Bu nedenle seviye değişimi en yüksek olan göl Seyfe'dir. Heyelan set ve karstik göllerde derinlik fazla olduğu için seviye değişimi daha azdır.

  13. 13. Türkiye'nin iklimsel, bitki örtüsü ve matematiksel konum özellikleri düşünüldüğünde, aşağıda verilen durumlardan hangisi enlem (sıcaklık-enlem ilişkisi) etkisiyle açıklanamaz?

    • A) Orman yetişme üst sınırının Akdeniz'den Ege'ye doğru gidildikçe alçalması
    • B) Yaz gün dönümünde (21 Haziran) güneş ışınlarının Hakkâri'ye Rize'den daha dik açıyla düşmesi
    • C) Karadeniz Bölgesi'ndeki dağların denize dönük kuzey yamaçlarının kışın güney yamaçlara göre daha ılık olması
    • D) Öğle saatinde ölçülen gölge boyunun Edirne'de Şanlıurfa'ya göre daha uzun olması
    • E) Kış aylarında Muğla'nın ortalama sıcaklığının Çanakkale'den daha yüksek olması

    Orman‍​‌​‌​​‌‌​‌​​​​‌‌​‌​​‌​‌‌​​‌‌​​‌​​​‌‌​‌‌​‍ üst sınırı enleme bağlı sıcaklıkla (güneyde daha yüksek) değişir. Muğla'nın Çanakkale'den sıcak olması enlem (sıcaklık-enlem ilişkisi) ile uyumludur. Edirne'nin kutba daha yakın olması gölge boyunu uzatır (enlem). Hakkâri'nin güneyde olması ışınları daha dik açıyla almasını sağlar (enlem). Ancak Karadeniz dağlarının kuzey yamaçlarının daha ılık olması nemlilik ve denizellik (özel konum) ile ilgilidir, bu durum bakı faktörüne (enlem etkisi) terstir.

  14. 14. Türkiye'de en çok yağış alan alanlar (Doğu Karadeniz kıyıları, Menteşe Yöresi, Hakkâri Yöresi ve Antalya Yöresi) coğrafi konumları ve yer şekilleri nedeniyle bol yağış alırlar. Bu yörelerin tamamı düşünüldüğünde; I. Yağış rejiminin yıl içindeki dağılımı II. Düşen yağışın fiziksel türü ve oluşum tipleri III. Bölgede hâkim olan ana iklim tipleri özelliklerinden hangilerinin bu yörelerin tümü için ortak olduğu _söylenemez_?

    • A) Yalnız II
    • B) Yalnız III
    • C) I ve II
    • D) II ve III
    • E) I, II ve III

    Bu‍​‌​‌​​‌‌​‌​​​​‌‌​‌​​‌​‌‌​​‌‌​​‌​​​‌‌​‌‌​‍ bölgelerin tamamı bol yağış alır fakat yağış rejimleri farklıdır (Karadeniz'de düzenli iken, Akdeniz ve Menteşe'de düzensizdir). Yağış tipleri ve oluşumları farklıdır (Karadeniz'de yamaç, Akdeniz'de cephesel; Hakkâri'de kış yağışları kar şeklinde iken kıyılarda yağmurdur). İklim tipleri de farklıdır (Karadeniz iklimi, Akdeniz iklimi ve Karasal iklim görülür). Dolayısıyla bu özelliklerin hiçbirisi tümü için ortak değildir.

  15. 15. Türk boğazlarında Akdeniz'den Karadeniz'e doğru, üst akıntının tersi yönünde gerçekleşen derin deniz akıntısına 'alt akıntı' adı verilir. Buna göre, Akdeniz kaynaklı suların Karadeniz'e doğru alt akıntı şeklinde hareket etmesinde; I. Suların yoğunluk farkı II. Denizlerin tuzluluk oranlarındaki farklılıklar III. Enlem derecesine bağlı olarak buharlaşma ve sıcaklık koşulları faktörlerinden hangileri etkilidir?

    • A) Yalnız I
    • B) Yalnız II
    • C) I ve II
    • D) II ve III
    • E) I, II ve III

    Boğazlardaki‍​‌​‌​​‌‌​‌​​​​‌‌​‌​​‌​‌‌​​‌‌​​‌​​​‌‌​‌‌​‍ alt akıntının temel nedeni yoğunluk (tuzluluk) farkıdır. Akdeniz enleminin daha güneyde olması (III) sıcaklığı ve buharlaşmayı artırarak tuzluluk oranını (II) yükseltmiştir. Bu tuzluluk fazlalığı Akdeniz sularının daha yoğun (I) olmasına ve dip akıntısı halinde Karadeniz'e akmasına neden olur. Dolayısıyla hepsi etkilidir.

  16. 16. Türkiye'de yıllık ortalama yağış miktarının bölgelere ve yörelere göre dağılışında birçok coğrafi faktör belirleyicidir. Buna göre, aşağıda verilenlerden hangisinin Türkiye'de yağışın dağılışı üzerindeki etkisi diğerlerine göre en azdır?

    • A) Arazinin ortalama yükseltisi ve yer şekillerinin engebe derecesi
    • B) Dağ sıralarının kıyıya göre uzanış doğrultusu
    • C) Bölgenin sahip olduğu doğal bitki örtüsü tipi
    • D) Hâkim rüzgâr yönü ve nemli hava kütlelerinin esiş doğrultusu
    • E) Denizellik ve karasallık koşulları

    Yağış‍​‌​‌​​‌‌​‌​​​​‌‌​‌​​‌​‌‌​​‌‌​​‌​​​‌‌​‌‌​‍ miktarını ve dağılışını belirleyen temel faktörler dağların uzanışı (B), denizellik (E), rüzgarlar (D) ve yükseltidir (A). Doğal bitki örtüsü (C) ise yağışın bir nedeni değil, o bölgedeki yağış ve iklim koşullarının bir sonucudur. Bu nedenle bitki örtüsünün yağışın dağılışındaki etkisi en azdır.

  17. 17. Türkiye'de iklim özellikleri ve yer şekillerinin kısa mesafelerde değişmesi, kış turizminin ve kayak merkezlerinin farklı bölgelerimizde yaygınlaşmasını sağlamıştır. Buna göre, yer şekilleri ve iklim özellikleri göz önüne alındığında, aşağıdaki illerin hangisinde aktif bir kayak merkezinin veya kış turizmi tesisinin bulunması _beklenmez_?

    • A) Samsun
    • B) Erzurum
    • C) Antalya
    • D) Edirne
    • E) Bursa

    Bursa'da‍​‌​‌​​‌‌​‌​​​​‌‌​‌​​‌​‌‌​​‌‌​​‌​​​‌‌​‌‌​‍ Uludağ, Erzurum'da Palandöken, Antalya'da Saklıkent ve Samsun'da Ladik (Akdağ) kış sporları ve kayak turizminin yapıldığı önemli merkezlerdir. Ancak Edirne, yer şekillerinin çok sade olması ve yükseltinin az olması (ortalama yükseltisi en düşük illerimizden biridir) sebebiyle kış turizmine ve kayak tesislerine uygun değildir. Doğru cevap D seçeneğidir.

  18. 18. Türkiye, iklim ve yer şekilleri çeşitliliği sayesinde dünyanın en zengin endemik bitki çeşitliliğine sahip ülkelerinden biridir. Buna göre, aşağıdaki illerimizin hangisinde endemik bitki türü çeşitliliği ve zenginliği en fazladır?

    • A) Çanakkale
    • B) Kastamonu
    • C) Muğla
    • D) Trabzon
    • E) Antalya

    Türkiye'de‍​‌​‌​​‌‌​‌​​​​‌‌​‌​​‌​‌‌​​‌‌​​‌​​​‌‌​‌‌​‍ endemik bitki türü ve zenginliği en fazla Toroslar dağlık kuşağında, özellikle Batı Toroslar'ı kapsayan Antalya ve çevresinde yer alır. Akdeniz Bölgesi bu bakımdan Türkiye'de birinci sıradadır.

  19. 19. Karadeniz iklimine uyum sağlamış olan orman güllerinin Akdeniz dağlarında, yine nemli Karadeniz ormanlarında yaygın olan Doğu kayını ağaçlarının ise güneyde Amanos Dağları (Hatay) çevresinde izole topluluklar halinde bulunması 'relikt (kalıntı) bitki' olgusuyla açıklanır. Bu bitki türlerinin kendi ana yayılış alanları dışındaki bölgelerde de yaşamını sürdürebilmesinin temel jeolojik ve coğrafi nedeni aşağıdakilerden hangisidir?

    • A) Tarihi yollar üzerinde seyahat eden insanların tohumları bu alanlara taşımış olması
    • B) Geçmiş jeolojik dönemlerde yaşanan iklim değişiklikleri sırasında yayılıp, günümüzde korunaklı alanlarda hayatta kalmaları
    • C) Çok dar ve sınırlı alanlarda yaşayan endemik bitki türleri olmaları
    • D) Türkiye topraklarının tamamında aynı kimyasal toprak özelliklerinin bulunması
    • E) Genetik mutasyonlar sonucu sıcaklık ve kuraklık isteklerinin tamamen değişmiş olması

    Buzul‍​‌​‌​​‌‌​‌​​​​‌‌​‌​​‌​‌‌​​‌‌​​‌​​​‌‌​‌‌​‍ çağları ve sonrasında yaşanan iklim dalgalanmaları sırasında geniş yayılış alanına sahip olan bitkiler, iklim ısındığında kendilerine uygun yüksek/serin mikroklimalara çekilerek buralarda yaşamaya devam etmişlerdir. Bu kalıntı bitkilere relikt bitki denir.

  20. 20. Coğrafya dersinde Türkiye'nin coğrafi konumu üzerine sunum yapan bir öğrenci, ülkemizin Kuzey Yarım Küre'de yer aldığını savunmaktadır. Buna göre, öğrencinin sunumunda kullandığı aşağıdaki özelliklerden hangileri Türkiye'nin Kuzey Yarım Küre'de yer aldığının kesin bir kanıtıdır? I. Dağların güneye bakan yamaçlarının (bakı yönü) yıl boyunca daha fazla ısınması II. 21 Haziran tarihinde yıl içindeki en uzun gündüz süresinin yaşanması III. Kış aylarında gezici hava kütlelerinin karşılaşmasıyla cephesel yağışların oluşması IV. Yıl boyunca dört mevsimin ve buna bağlı olarak farklı iklim özelliklerinin belirgin yaşanması

    • A) I ve II
    • B) I ve III
    • C) I ve IV
    • D) II ve III
    • E) III ve IV

    Dağların‍​‌​‌​​‌‌​‌​​​​‌‌​‌​​‌​‌‌​​‌‌​​‌​​​‌‌​‌‌​‍ bakı yönünün güney olması (I) ve 21 Haziran'da en uzun gündüzün yaşanması (II) Türkiye'nin Kuzey Yarım Küre'de yer aldığını kesin olarak kanıtlar. Cephesel yağışların görülmesi (III) ve dört mevsim belirgin iklimlerin yaşanması (IV) ise orta kuşakta yer aldığımızı gösterir; orta kuşak Güney Yarım Küre'de de bulunmaktadır.

  21. 21. Türkiye'de farklı coğrafi bölgelerin toprak ve iklim özellikleri, buralarda yetiştirilen birincil tarım ürünlerinin de çeşitlenmesini sağlamıştır. Buna göre: • Güney Marmara Bölümü'nde (Balıkesir, Bursa çevresi) Akdeniz iklim özelliklerine bağlı olarak yaygın yetiştirilen ürün • Güneydoğu Anadolu Bölgesi'nde (Şanlıurfa çevresi) GAP sulamasıyla birlikte ekim alanı hızla genişleyen ürün • Doğu Anadolu Bölgesi'nin yüksek plato ve ovalarında (Kars, Erzurum çevresi) düşük kış sıcaklıklarına dayanıklı olan tahıl ürünü Bu tarım ürünleri aşağıdakilerin hangisinde sırasıyla doğru olarak verilmiştir?

    • A) Turunçgil - Zeytin - Çay
    • B) İncir - Fındık - Pamuk
    • C) Fındık - Ayçiçeği - Mısır
    • D) Ayçiçeği - Şeker Pancarı - Pirinç
    • E) Zeytin - Pamuk - Arpa

    Güney‍​‌​‌​​‌‌​‌​​​​‌‌​‌​​‌​‌‌​​‌‌​​‌​​​‌‌​‌‌​‍ Marmara'da kış ılıklığına bağlı olarak zeytin; Güneydoğu Anadolu'da sulamanın başlamasıyla pamuk; Doğu Anadolu'da ise soğuğa dayanıklı olan arpa en temel tarım ürünleridir. Doğru sıralama Zeytin - Pamuk - Arpa şeklindedir.

  22. 22. Kastamonu'daki Valla Kanyonu, Denizli'deki Pamukkale Travertenleri ve Konya'daki Kızören Obruğu oluşum özellikleri yönüyle değerlendirilmiştir. Bu üç farklı yeryüzü şeklinin bulunduğu coğrafi alanların ortak jeolojik/litolojik özelliği aşağıdakilerden hangisidir?

    • A) Yıllık ortalama yağış miktarının çok yetersiz olması
    • B) Kalker, jips gibi suda kolay çözünebilen (karstik) kayaçların bulunması
    • C) Nem oranının çok düşük ve bitki örtüsünün cılız olması
    • D) Tamamen nehir biriktirmesi ve taşkın faaliyetleriyle oluşmaları
    • E) Volkanik kül ve lav örtüsünden oluşan arazi yapısına sahip olmaları

    Kanyon‍​‌​‌​​‌‌​‌​​​​‌‌​‌​​‌​‌‌​​‌‌​​‌​​​‌‌​‌‌​‍ vadiler, travertenler ve obruklar kimyasal tortul kayaçların (kalker, jips) çözünmesi ve çökelmesiyle oluşan karstik şekillerdir. Ortak özellikleri çözünebilen kayaç yapısına (karstik araziye) sahip olmalarıdır.

  23. 23. Türkiye'de ekim alanı en geniş olan ve hemen hemen her coğrafi bölgede yetiştirilebilen tarım ürünlerinden biri de üzümdür. Üzümün Türkiye geneline bu kadar geniş bir alana yayılabilmesinin ve üretiminin fazla olmasının en temel nedeni aşağıdakilerden hangisidir?

    • A) Üretim aşamasındaki gübre ve sulama maliyetlerinin yok denecek kadar az olması
    • B) Sadece endüstriyel alkollü içecek ve sirke üretiminde ham madde olarak kullanılması
    • C) Soğuğa ve kuraklığa karşı dayanıklı olması, iklim seçiciliğinin az olması
    • D) Yurt içi tüketimde en çok talep edilen meyve türü olması
    • E) Hasat edildikten sonra bozulmadan çok uzun süre taze kalabilmesi

    Üzüm‍​‌​‌​​‌‌​‌​​​​‌‌​‌​​‌​‌‌​​‌‌​​‌​​​‌‌​‌‌​‍ kış soğuklarına karşı son derece dayanıklı bir bitkidir (-30°C'ye kadar dayanabilir). Bu düşük iklim seçiciliği, onun Türkiye genelinde (karasal iç kesimler dahil) çok geniş bir yayılış alanı bulmasını sağlamıştır.

  24. 24. Hatay ilinden kendi aracıyla yola çıkan bir sürücü, öncelikle Akdeniz kıyısı boyunca ilerleyerek Antalya'ya ulaşmış, oradan da İç Anadolu üzerinden kuzeye yönelerek Trabzon'a gitmiştir. Buna göre, bu sürücünün kullandığı karayolu rotası boyunca aşağıdaki geçit veya tünellerden hangisini kullanması _beklenmez_?

    • A) Çubuk Geçidi
    • B) Sertavul Geçidi
    • C) Sabuncubeli Tüneli
    • D) Belen Geçidi
    • E) Zigana Tüneli

    Sürücü‍​‌​‌​​‌‌​‌​​​​‌‌​‌​​‌​‌‌​​‌‌​​‌​​​‌‌​‌‌​‍ Hatay'dan çıkarken Belen Geçidi'ni (D), Antalya'ya giderken ve oradan İç Anadolu'ya geçerken Çubuk Geçidi'ni (A) ve Sertavul Geçidi'ni (B), Karadeniz'e ulaşıp Trabzon'a varırken ise Zigana Tüneli'ni (E) kullanır. Ancak Sabuncubeli Tüneli İzmir-Manisa arasında (Ege'de) yer aldığı için bu seyahat güzergahında bulunmaz.

  25. 25. Türkiye'de yer alan bazı akarsuların karakteristik özellikleri verilmiştir: • Türkiye'nin bir saniyede akıttığı ortalama su miktarı (debi) en yüksek olan akarsuyudur. • Yatak uzunluğu boyunca Türkiye'de en fazla coğrafi bölgeyi kat ederek denize ulaşan akarsudur. • Yatak eğiminin az olması ve ani yağışlar nedeniyle sularının taşarak çevresini en sık su altında bıraktığı akarsudur. • Türkiye topraklarından doğup komşu ülke sınırlarından geçerek Karadeniz'e dökülen akarsudur. Bu özelliklerle eşleştirildiğinde, aşağıdaki akarsulardan hangisine ait bir bilgiye yer _verilmemiştir_?

    • A) Göksu Nehri
    • B) Sakarya Nehri
    • C) Çoruh Nehri
    • D) Fırat Nehri
    • E) Ergene Nehri

    Özellikler‍​‌​‌​​‌‌​‌​​​​‌‌​‌​​‌​‌‌​​‌‌​​‌​​​‌‌​‌‌​‍ sırasıyla Fırat (en yüksek debi), Sakarya (en çok bölge kat eden), Ergene (en sık taşkın yapan) ve Çoruh (Türkiye'den doğup dışarıda denize dökülen) akarsuları ile eşleşmektedir. Akdeniz'e dökülen Göksu Nehri hakkında ise yukarıda bilgi verilmemiştir.