menu
MemurOl
Türkçe Testleri

Genel Tekrar Testi - 47

Soru 1 / 25

Aşağıdaki cümlelerin hangisinde “doğru” sözcüğü edat görevindedir?

Bu testteki tüm sorular ve cevapları (25 soru)
  1. 1. Aşağıdaki cümlelerin hangisinde “doğru” sözcüğü edat görevindedir?

    • A) Sahile doğru yürüdüğünüzde saat kulesini göreceksiniz.
    • B) Buradan sağa sapıp doğru gidersen okula varırsın.
    • C) Doğrudan ayrılmamayı ilke edinen bir insandı arkadaşım.
    • D) Dünyada en kazançlı kişi, doğru insanlarla dost olandır.
    • E) Bize doğru gelen kimi davranışlar başkalarınca yadırganabilir.

    A‍​‌​‌​​‌‌​‌​​​​‌‌​‌​​‌​‌‌​​‌‌​​‌​​​‌‌​‌‌​‍ seçeneğinde “sahile doğru” sözünde “doğru” yönelme anlamı veren edattır. Diğer seçeneklerde doğru sözcüğü sıfat, zarf ya da ad kökenli kullanımlardadır. Doğru cevap A seçeneğidir.

  2. 2. Uzun yıllar geçti, ben onu hiç unutmadım O beni arar mı, zihni hatırlar mı ki? Bütünüyle silinip gitti sanki izim Aşkının vefası bu mudur ki? Bu dizelerde aşağıdakilerden hangisi _yoktur_?

    • A) İlgeç (Edat)
    • B) Bağlaç
    • C) Belirteç (Zarf)
    • D) Önad (Sıfat)
    • E) Eylem (Fiil)

    Dizelerde‍​‌​‌​​‌‌​‌​​​​‌‌​‌​​‌​‌‌​​‌‌​​‌​​​‌‌​‌‌​‍ 'hiç' zarf (belirteç), 'sanki' edat (ilgeç), 'ki' bağlaç, 'unutmadım, arar mı, hatırlar mı, gitti, mudur' fiildir (eylem). Ancak dizelerin hiçbir yerinde bir ismi niteleyen veya belirten önad (sıfat) kullanılmamıştır. Dolayısıyla doğru cevap D seçeneğidir.

  3. 3. Yoğun hazırlıklara rağmen sınavın ertelenmesi hepimizin moralini bozdu. Bu cümlenin öznesi, aşağıdaki sözcük gruplarının hangisinden oluşmuştur?

    • A) Sıfat tamlaması
    • B) İsim tamlaması
    • C) İsim-fiil grubu
    • D) Zarf-fiil grubu
    • E) Sıfat-fiil grubu

    Cümlenin‍​‌​‌​​‌‌​‌​​​​‌‌​‌​​‌​‌‌​​‌‌​​‌​​​‌‌​‌‌​‍ yüklemi 'moralini bozdu' deyimidir. Moralini bozan ne? -> 'Yoğun hazırlıklara rağmen sınavın ertelenmesi' (Özne). Bu özne grubunun ana unsuru olan 'ertelenmesi' kelimesi '-me' isim-fiil ekini almıştır. Dolayısıyla özne, bir isim-fiil grubundan oluşmaktadır. Doğru cevap C seçeneğidir.

  4. 4. Aşağıdaki cümlelerin hangisinde kişi zamiri olmayan bir sözcük, insanı karşılayacak biçimde zamir görevinde kullanılmıştır?

    • A) Bunu yirmi yıl kullandım ama artık satıp yenisini alacağım.
    • B) İnekleri sağmış, sonra onları otlamaları için meraya götürmüştü.
    • C) Şu, dün yukarı taşıdığımız kırık masa olmasın sakın!
    • D) Şu iki çocuktan zayıf olanı gönder, diğerini buraya çağır.
    • E) Proje sunumunu sen ve arkadaşın birlikte yapmalısınız.

    D‍​‌​‌​​‌‌​‌​​​​‌‌​‌​​‌​‌‌​​‌‌​​‌​​​‌‌​‌‌​‍ seçeneğinde “olanı” ve “diğerini” sözcükleri kişi zamiri değildir; ancak cümlede çocukların yerini tutarak kişileri karşılar. Doğru cevap D seçeneğidir.

  5. 5. Aşağıdaki cümlelerin hangisinde anlam belirsizliğini gidermek amacıyla cümlenin başına bir kişi zamiri (senin / onun) getirilmelidir?

    • A) Fikirlerini arkadaş ortamında bu kadar açıkça söylemene şaşırdım.
    • B) Yeni arabasını kapının önüne park ettiğini gördüm dün akşam.
    • C) Yazılarını bir dergide yayınlatmanı sabırsızlıkla bekliyorum.
    • D) Annem bahçedeki çiçekleri her sabah özenle sular.
    • E) Sınav sonuçlarını panoda gören öğrenciler sevinçle bağırdı.

    C‍​‌​‌​​‌‌​‌​​​​‌‌​‌​​‌​‌‌​​‌‌​​‌​​​‌‌​‌‌​‍ seçeneğindeki 'Yazılarını' kelimesinin başına hem 'senin' hem de 'onun' zamiri getirilebilir ('Senin yazılarını...' veya 'Onun yazılarını...'). Bu durum cümlenin kime ait olduğu konusunda bir anlam belirsizliği yaratır. Bu belirsizliği gidermek için uygun kişi zamiri cümlenin başına getirilmelidir. Doğru cevap C seçeneğidir.

  6. 6. Gözümde bir damla su deniz olup taşıyor Çöllerde kalmış gibi yanıyor, yanıyorum Bütün denizcilerin ruhu bende yaşıyor Başımdaki gökleri bir deniz sanıyorum Bu dizelerde aşağıdakilerden hangisi _yoktur_?

    • A) Belirtme hâl eki almış isim
    • B) Bulunma hâl eki almış birden fazla isim
    • C) Belirtili ad tamlaması
    • D) Birleşik ad
    • E) Tamlayanı düşmüş ad tamlaması

    Dizelerde‍​‌​‌​​‌‌​‌​​​​‌‌​‌​​‌​‌‌​​‌‌​​‌​​​‌‌​‌‌​‍ “gemicilerin/denizcilerin ruhu” belirtili ad tamlamasıdır; “gökleri” belirtme hâl eki almıştır, “gözümde, çöllerde, bende” gibi bulunma hâl eki alan isimler vardır. Birleşik ad örneği bulunmaz. Doğru cevap D seçeneğidir.

  7. 7. Gözleriniz _sağlığınızın_ (I) habercisidir. Gözleriniz sık sık _kızarıyorsa_ (II), sulanıyor ve ağrıyorsa vitamin _eksikliği_ (III) olabilir. Bu durumda hekime başvurmak _işinize_ (IV) yarar. Doğal beslenmek ve eksik değerleri kapatmak için _destekleyici_ (V) gıdalar almak en doğrusudur. Bu parçada numaralanmış sözcüklerle ilgili aşağıdakilerden hangisi _yanlıştır_?

    • A) I. sözcükte 2. çoğul kişi iyelik eki ve tamlayan eki vardır.
    • B) II. sözcükte birleşik çekim oluşturan ek fiil yer almıştır.
    • C) III. sözcükte belirtme durumu eki bulunmaktadır.
    • D) IV. sözcükte iyelik ve durum çekim ekleri kullanılmıştır.
    • E) V. sözcükte isimden fiil ve fiilden isim yapan yapım eklerine yer verilmiştir.

    III‍​‌​‌​​‌‌​‌​​​​‌‌​‌​​‌​‌‌​​‌‌​​‌​​​‌‌​‌‌​‍ numaralı 'eksikliği' sözcüğündeki '-i' eki, bir ismin kime/neye ait olduğunu gösteren 'iyelik (tamlanan) eki'dir (vitamin eksik-liğ-i). Dolayısıyla kelimede belirtme durumu eki yer almamaktadır, bu bilgi yanlıştır. Diğer tüm sözcük analizleri dil bilgisel açıdan tamamen doğrudur. Doğru cevap C seçeneğidir.

  8. 8. Aşağıdaki cümlelerin hangisinde temel soru anlamı soru zamiriyle sağlanmıştır?

    • A) Yalnızlık mıdır insan ruhunu olgunlaştıran?
    • B) Bu kuşlar ne dönüp duruyor havada böyle?
    • C) Bir insana sevgiden daha değerli ne verebilirsiniz?
    • D) Ne gün gelir beklediğimiz güzel haberler sence?
    • E) Bizi buraya kimin çağırdığını nasıl öğrenebiliriz?

    C‍​‌​‌​​‌‌​‌​​​​‌‌​‌​​‌​‌‌​​‌‌​​‌​​​‌‌​‌‌​‍ seçeneğinde “ne” sözcüğü bir varlığın yerini tutarak soru anlamı sağlar; bu nedenle soru zamiridir. A’da soru edatı, B ve D’de soru zarfı/sıfatı, E’de ise temel soru anlamı “nasıl” ile kurulmuştur. Doğru cevap C seçeneğidir.

  9. 9. Bazı sıfat tamlamalarında sıfat ile ad yer değiştirmiş biçimde kullanılabilir. Aşağıdaki dizelerin hangisinde buna örnek vardır?

    • A) Bir kâinat açılır, geniş, sonsuz, büyülü Bu günün rüzgârında yıkanan mazi gülü
    • B) Veda ettim gençliğimin gamsız geçen rüyasına, çıktım aşkın sonu görünmeyen sahrasına.
    • C) Yağız atlar kişnedi, meşin kırbaç şakladı; bir dakika araba yerinde durakladı.
    • D) Hey göklere duman durmuş dağlar hey, değirmenin üstü her gün yel olmaz.
    • E) Güneştir düşen turuncusunda; menekşeler sunarım artık dönülmeyecek yerlerdeki sevgiliye.

    A‍​‌​‌​​‌‌​‌​​​​‌‌​‌​​‌​‌‌​​‌‌​​‌​​​‌‌​‌‌​‍ seçeneğinde “mazi gülü” ifadesi, sıfat-ad ilişkisinin yer değiştirmiş örneği olarak değerlendirilebilir. Sıfat tamlamasının olağan dizilişi bozulmuştur. Doğru cevap A seçeneğidir.

  10. 10. Aşağıdaki cümlelerin hangisinde hem tamlayanı hem de tamlananı sıfat tamlaması olan belirtili ad tamlaması kullanılmıştır?

    • A) Buraya göçmen kuşlar ilkbaharın ilk günlerinde gelmeye başlar.
    • B) Her yandan sapsarı başakların neşeli şarkıları işitiliyordu.
    • C) Yaşlı bir adamın elinde martılara atılacak simit parçaları vardı.
    • D) Martıların bembeyaz kanatlarından suyun üzerine derin gölgeler düşüyordu.
    • E) Büyük bir geminin çizdiği su yoluna tüm kuşlar hücum etmişti.

    B‍​‌​‌​​‌‌​‌​​​​‌‌​‌​​‌​‌‌​​‌‌​​‌​​​‌‌​‌‌​‍ seçeneğindeki 'sapsarı başakların neşeli şarkıları' tamlaması belirtili isim tamlamasıdır. Bu tamlamanın tamlayanı olan 'sapsarı başaklar' bir sıfat tamlamasıdır (sapsarı = sıfat, başaklar = isim). Tamlananı olan 'neşeli şarkılar' da bir sıfat tamlamasıdır (neşeli = sıfat, şarkılar = isim). Doğru cevap B seçeneğidir.

  11. 11. Aşağıdaki cümlelerin hangisinde “kadar” edatı karşılaştırma anlamı vermiştir?

    • A) Ağabeyim kadar çalışkan olmasam da çalışmayı severim.
    • B) Bir elbise için bu kadar heveslenmek niye?
    • C) Bu alışkanlığı bıraktırana kadar akla karayı seçtik.
    • D) Üç saat kadar uğraştık burayı temizlemek için.
    • E) Dev kadar bir adam dikilivermesin mi karşımıza?

    A‍​‌​‌​​‌‌​‌​​​​‌‌​‌​​‌​‌‌​​‌‌​​‌​​​‌‌​‌‌​‍ seçeneğinde “ağabeyim kadar çalışkan” ifadesi iki varlığı çalışkanlık bakımından karşılaştırır. Diğer seçeneklerde “kadar” ölçü, yaklaşık miktar ya da derece anlamı taşır. Doğru cevap A seçeneğidir.

  12. 12. Türkiye gibi insana bambaşka duygular yaşatan bir ülke başka nerede vardır ki? Bu cümle ile ilgili olarak aşağıdakilerden hangisi _söylenemez_?

    • A) Soru anlamı zamirle sağlanmıştır.
    • B) Eylem, durum yönünden belirtilmiştir.
    • C) Birden fazla sıfat kullanılmıştır.
    • D) Hem edat hem bağlaç kullanılmıştır.
    • E) Pekiştirme sıfatı kullanılmıştır.

    Cümlede‍​‌​‌​​‌‌​‌​​​​‌‌​‌​​‌​‌‌​​‌‌​​‌​​​‌‌​‌‌​‍ eylemi (fiili) durum yönünden belirten herhangi bir durum zarfı (durum belirteci) kullanılmamıştır. Cümledeki 'bambaşka' sözcüğü eylemi değil 'duygular' ismini niteleyen bir pekiştirme sıfatıdır. 'gibi' edat, 'ki' bağlaçtır; 'bambaşka', 'bir' ve 'başka' sıfatları vardır; soru anlamı 'nerede' soru zamiriyle sağlanmıştır.

  13. 13. Aşağıdaki atasözlerinin hangisinde sıfat-fiil adlaşmış biçimde kullanılmamıştır?

    • A) Minareyi çalan kılıfını hazırlar.
    • B) Tekkeyi bekleyen çorbayı içer.
    • C) Akacak kan damarda durmaz.
    • D) Az veren candan, çok veren maldan.
    • E) Sel ile gelen yel ile gider.

    C‍​‌​‌​​‌‌​‌​​​​‌‌​‌​​‌​‌‌​​‌‌​​‌​​​‌‌​‌‌​‍ seçeneğinde “akacak” sözcüğü “kan” adını niteleyen sıfat-fiildir; adın yerini tutmadığı için adlaşmamıştır. Diğer seçeneklerde “çalan, bekleyen, veren, gelen” gibi sıfat-fiiller adlaşmıştır. Doğru cevap C seçeneğidir.

  14. 14. Aşağıdaki cümlelerin hangisinde soru anlamı soru sıfatıyla sağlanmıştır?

    • A) Mükemmel bir şiir yazmak mümkün müdür?
    • B) Neredeki masayı boyamamızı istediniz?
    • C) Ne bekleşip duruyorsunuz kapının önünde?
    • D) Sözlerinizi nasıl değerlendirmeliyiz?
    • E) Âlim Bey hanginizi çağırdı görüşmek için?

    B‍​‌​‌​​‌‌​‌​​​​‌‌​‌​​‌​‌‌​​‌‌​​‌​​​‌‌​‌‌​‍ seçeneğinde “neredeki” sözcüğü “masa” adını soru yoluyla belirtmiştir. Bu nedenle soru anlamı sıfatla sağlanmıştır. Doğru cevap B seçeneğidir.

  15. 15. Edatlar isim çekim eki aldığında ad görevinde kullanılabilir. Buna göre aşağıdaki cümlelerin hangisinde edat adlaşmıştır?

    • A) Endişelenmesine rağmen belli etmemeye çalışıyordu ama faydasızdı.
    • B) İşlerin bu kadarını hallettik, bundan sonrası hiçbirimizin gözünü korkutmuyor.
    • C) Uçsuz bucaksız denizlerde kürek sallamanın bana göre bir iş olmadığını anlamıştım.
    • D) Kardeşim gittiğinden beri evimize ağır bir sessizlik çökmüştü.
    • E) Sınıfa yeni gelen çocuk, arkadaşlarının güvenini kazanmak için çırpınıyordu âdeta.

    B‍​‌​‌​​‌‌​‌​​​​‌‌​‌​​‌​‌‌​​‌‌​​‌​​​‌‌​‌‌​‍ seçeneğinde “sonra” edatı iyelik eki alarak “sonrası” biçiminde adlaşmıştır. Diğer seçeneklerde edatlar adlaşmış biçimde kullanılmamıştır. Doğru cevap B seçeneğidir.

  16. 16. Aşağıdaki dizelerin hangisinde fiilimsi durum zarfı görevinde kullanılmıştır?

    • A) Bir erik ağacı tepeden tırnağa donanır Deliler gibi dönmeğe başlar
    • B) Biz mi yalnızdık, durmadan yağmur yağardı Üşür müydük narçiçekleri ürperirken
    • C) Ama geyikli geceyi bulmadan önce Hepimiz çocuklar gibi korkuyorduk
    • D) Ulur aya karşı kirli çakallar Ürkek ürkek bakar tavşanlar dağa
    • E) Dünyada sevilmiş ve seven nafile bekler; Bilmez ki, giden sevgililer dönmeyecekler.

    B‍​‌​‌​​‌‌​‌​​​​‌‌​‌​​‌​‌‌​​‌‌​​‌​​​‌‌​‌‌​‍ seçeneğinde “durmadan” zarf-fiili “yağardı” eyleminin nasıl gerçekleştiğini bildirir. Bu nedenle durum zarfı görevindedir. Doğru cevap B seçeneğidir.

  17. 17. Kimi edebiyatçılar vardır ki adlarını İstanbul'dan, bu kadim kenti de onların isimlerinden ayrı düşünmek imkansızdır. Ortada somut hiçbir ---- gerekçe bulunmasa bile Asaf Halet Çelebi bu çehrelerden biridir. Yapıtlarını incelediğinizde öyle ---- bir İstanbul tablosuyla karşılaşmazsınız lakin kendisi, tüm zarafeti ve birikimiyle hakiki bir İstanbul beyefendisidir. Bu parçada boş bırakılan yerlere aşağıdakilerden hangisi sırasıyla getirilmelidir?

    • A) bariz - gelişigüzel
    • B) ciddi - yapay
    • C) belirgin - yoğun
    • D) özel - sıradan
    • E) geçerli - gizli

    Parçadaki‍​‌​‌​​‌‌​‌​​​​‌‌​‌​​‌​‌‌​​‌‌​​‌​​​‌‌​‌‌​‍ akışa göre Asaf Halet Çelebi'yi İstanbul'dan ayrı düşünmemek için 'belirgin' (açık, somut) bir neden olmasa da yazarın İstanbul'la bütünleştiği belirtilmiştir. Şiirlerinde ise 'yoğun' (fazla, göze çarpan) bir İstanbul motifi bulunmadığı halde İstanbul beyefendisi olduğu vurgulanmıştır. Dolayısıyla boşluklara sırasıyla 'belirgin' ve 'yoğun' kelimeleri getirilmelidir. Doğru cevap C seçeneğidir.

  18. 18. Aşağıdaki dizelerin hangisinde _edat da bağlaç da yoktur_?

    • A) Bu akşam rüyamda Leylâ’yı gördüm Derdini ağlarken yanan bir muma
    • B) Bir gökyüzü genişliğiyle ruhuma dolar Otların içine sırtüstü yatmanın tadı
    • C) Ben büyük şarkıları severim; büyük olsun Deniz gibi, gökyüzü gibi her şey ve mahzun.
    • D) Renk mi ki üzerimden akan bu nehir? Kork! Bahar seni bir al güle döndürebilir.
    • E) Ben gideyim, yol gitsin, ben gideyim, yol gitsin; iki yanımdan aksın, bir sel gibi fenerler.

    A‍​‌​‌​​‌‌​‌​​​​‌‌​‌​​‌​‌‌​​‌‌​​‌​​​‌‌​‌‌​‍ seçeneğinde edat ya da bağlaç olarak değerlendirilecek bir kullanım yoktur. Diğer seçeneklerde “ile, gibi, ve, ki” gibi edat veya bağlaç görevli sözcükler bulunur. Doğru cevap A seçeneğidir.

  19. 19. Bazı adıllar, kişi zamirlerinin yerini tutabildiği gibi onlarla birlikte de kullanılabilir. Aşağıdaki cümlelerin hangisinde bu açıklamaya uygun bir zamir vardır?

    • A) Ayla kendi başının çaresine bakar, dedi.
    • B) Edep, toplum içinde kişilerin birbirlerine karşı takınmaları gereken takdir edilesi tavırları düzenler.
    • C) İnsanın kendisini tanımasının çeşitli yolları vardır.
    • D) Sen kendi işine bak aslanım, bizim işimize karışma.
    • E) Nazik davranışlar hareketlerimizde bizi ayıplanmaktan, küçük düşmekten, hata yapmaktan korur.

    Açıklamada‍​‌​‌​​‌‌​‌​​​​‌‌​‌​​‌​‌‌​​‌‌​​‌​​​‌‌​‌‌​‍ bahsedilen durum dönüşlülük zamiri olan 'kendi' sözcüğünün kişi zamiriyle pekiştirme amaçlı bir arada kullanılmasıdır. 'Sen kendi işine...' cümlesinde 'Sen' (kişi zamiri) ve 'kendi' (dönüşlülük zamiri) birlikte kullanılarak pekiştirme yapılmıştır.

  20. 20. Konu başarılı olmak ve hedeflerimize hızlı ulaşmak olduğunda zihnimize hemen planlı çalışmak, istikrarlı olmak gibi alışkanlıklar gelir. Gelişimin en temel anahtarı olan odaklanmayı ise sıradan ve tamamen kendiliğinden gerçekleşecek bir eylemmiş gibi görür, çoğu zaman nasıl odaklandığımızın dahi farkında olmayız. Oysa günde saatlerce yaptığımız bir aktivitenin başarımızla doğrudan ilişkili olmayacağını düşünmek onu fazla hafife almak olmaz mı? Bu parçada aşağıdaki zarf çeşitlerinden hangisi _yoktur_?

    • A) Durum zarfı
    • B) Zaman zarfı
    • C) Soru zarfı
    • D) Miktar zarfı
    • E) Yer-yön zarfı

    Parçada‍​‌​‌​​‌‌​‌​​​​‌‌​‌​​‌​‌‌​​‌‌​​‌​​​‌‌​‌‌​‍ 'hızlı, planlı' durum zarfı; 'hemen' zaman zarfı; 'tamamen, fazla' miktar zarfı; 'nasıl' ise soru zarfı olarak yer almaktadır. Ancak metinde yer-yön zarfı (aşağı, yukarı, içeri, dışarı vb.) bulunmamaktadır. Doğru cevap E seçeneğidir.

  21. 21. İbn Battuta, Orta Çağ olarak bilinen ve Batı’da bilimin baskılanıp ayaklar altına alındığı karanlık dönemde, gezegen üzerinde en fazla yol kateden isimdir. Yaptığı bütün bu geziler sayesinde “İslam Gezgini” unvanına layık görülmüştür. Yolculuğu 1325 yılında, yirmi bir yaşındayken doğum yeri olan Fas’ta başlamıştır ve tam 5000 kilometre yol kat ederek Arap Yarımadası’ndaki Mekke’ye ulaşmıştır. Ömrünün yirmi dokuz yılını alan yolculuğu boyunca Asya, Avrupa ve Afrika’da sayısız bölgeye gitmiş, toplamda 121 bin kilometre yol katetmiştir. Bu parçadan İbn Battuta’yla ilgili aşağıdakilerin hangisine _ulaşılamaz_?

    • A) Yaşamının önemli bir kısmını gezgin olarak geçirdiğine
    • B) Farklı kıtalara seyahat ettiğine
    • C) Amacı için fedâkarlık yapan biri olduğuna
    • D) Batı’nın karanlık döneminde Batı’ya bilimi kazandırdığına
    • E) Yaptığı işin neticesinde önemli bir unvan aldığına

    Parçada‍​‌​‌​​‌‌​‌​​​​‌‌​‌​​‌​‌‌​​‌‌​​‌​​​‌‌​‌‌​‍ İbn Battuta’nın uzun yolculukları, farklı kıtalara gidişi ve “İslam Gezgini” unvanı anlatılır. Batı’ya bilimi kazandırdığına dair bilgi yoktur. Doğru cevap D seçeneğidir.

  22. 22. Aşağıdaki dizelerin hangisinde “gibi” edatıyla kurulan öbek, diğerlerinden farklı görevde kullanılmıştır?

    • A) Eviniz kutu gibi küçücük bir evdi Sarmaşıklarla balkonu örtük bir evdi
    • B) Durmadan çalkanan bir kızıl deniz Bir damla yaş gibi duruyor sessiz
    • C) Ardına bakmadan yollara düşen Şimşek gibi çakan, sel gibi coşan
    • D) Bu vatan toprağın kara bağrında Sıradağlar gibi duranlarındır
    • E) Rengini dünyaya ilk defa sunan Adsız bir çiçek gibi parlıyorsa gözlerim

    A‍​‌​‌​​‌‌​‌​​​​‌‌​‌​​‌​‌‌​​‌‌​​‌​​​‌‌​‌‌​‍ seçeneğinde “kutu gibi” öbeği “ev” adını niteleyerek sıfat görevindedir. Diğer seçeneklerde “gibi”li öbekler daha çok eylemi durum bakımından belirtir. Doğru cevap A seçeneğidir.

  23. 23. Şair Ahmed Arif, Hasretinden Prangalar Eskittim adlı kitabına isim koyma öyküsünü şu şekilde anlatır: 'Kitabın adı, başlangıçta ‘eskittim’ değildi, ‘çürüttüm’ dü. Yani ‘Hasretinden Prangalar Çürüttüm’. Fakat ‘çürüttüm’ sözcüğünü sevmedim. Her ne kadar doğrusu ‘çürüttüm’ de olsa sevemedim. Bir de bu sözcükte üç tane ‘ü’ geliyor ya arka arkaya, kulağımı tırmaladı. Her şairin bir de yüreğinde kulağı vardır, işte onu, iç kulağımı yani gönlümü tırmaladı. Müzik ve anlam bakımından daha güçsüz buldum. O nedenle ‘eskittim’ dedim.' Bu parçada Ahmed Arif, anlatımın hangi özelliğini göz önünde bulundurarak kitabının adını değiştirmiştir?

    • A) Açıklık
    • B) Duruluk
    • C) Akıcılık
    • D) Sürükleyicilik
    • E) Tutarlılık

    Ahmed‍​‌​‌​​‌‌​‌​​​​‌‌​‌​​‌​‌‌​​‌‌​​‌​​​‌‌​‌‌​‍ Arif'in 'üç tane ü sesinin peş peşe gelerek kulağı tırmalaması' ve 'müzikal ahengi zedelemesi' gerekçesiyle sözcüğü değiştirmesi, dilin pürüzsüz akmasını, kulağa hoş gelmesini sağlayan ses uyumunu yani 'akıcılık' ilkesini önemsediğini gösterir. Doğru cevap C seçeneğidir.

  24. 24. Modern Avrupa şiirindeki anlam kapalılığı, ikinci büyük yıkım yüzünden iç dünyası ve toplumsal yapısı bozulan toplumların sancılı ve çelişkili sorunlarından beslenir. Bu cümlenin dolaylı tümlecinde (yer tamlayıcısında) aşağıdakilerden hangisi _yoktur_?

    • A) Sıfat-fiil
    • B) Edat
    • C) Bağlaç
    • D) İsim-fiil
    • E) Sıra sayı sıfatı

    Cümlenin‍​‌​‌​​‌‌​‌​​​​‌‌​‌​​‌​‌‌​​‌‌​​‌​​​‌‌​‌‌​‍ dolaylı tümleci 'ikinci büyük yıkım yüzünden iç dünyası ve toplumsal yapısı bozulan toplumların sancılı ve çelişkili sorunlarından' kısmıdır. Bu tamlama grubunun içinde 'ikinci' (sıra sayı sıfatı), 'yüzünden' (edat), 've' (bağlaç) ve 'bozulan' (sıfat-fiil) yer alır. Ancak bu grupta '-me, -ma, -ış, -iş, -mak, -mek' ekleriyle türetilmiş herhangi bir isim-fiil bulunmamaktadır. Dolayısıyla doğru cevap D seçeneğidir.

  25. 25. Aşağıdaki cümlelerin hangisinde belirtisiz ad tamlaması zarf görevinde kullanılmıştır?

    • A) Bütün dükkânlar sezon sonu indirimlerine başlamışlar.
    • B) Böyle önemsiz bir haber için insan gece yarısı uyandırılır mı?
    • C) Daha yolun yarısı bile tamamlanmadan akşam karanlığı çöktü.
    • D) Yarım saatte tüm yaşam öyküsünü detaylıca anlattı bana.
    • E) Eve dönmek istiyordu ama cüzdanında yol parası bile kalmamıştı.

    C‍​‌​‌​​‌‌​‌​​​​‌‌​‌​​‌​‌‌​​‌‌​​‌​​​‌‌​‌‌​‍ seçeneğindeki 'gece yarısı' ifadesi belirtisiz isim tamlamasıdır. Yükleme sorulan 'Ne zaman uyandırılır?' sorusuna cevap vererek zaman zarfı görevinde kullanılmıştır. Doğru cevap B seçeneğidir.