menu
MemurOl
Türkçe Testleri

Genel Tekrar Testi - 79

Soru 1 / 25

Aşağıdaki cümlelerin hangisinde “acımak” sözcüğü “kıyamamak, esirgemek” anlamında kullanılmıştır?

Bu testteki tüm sorular ve cevapları (25 soru)
  1. 1. Aşağıdaki cümlelerin hangisinde “acımak” sözcüğü “kıyamamak, esirgemek” anlamında kullanılmıştır?

    • A) Sabahtan beri sol bileğim tarif edilemez şekilde acıyor.
    • B) Orman yangınında evsiz kalan ailelere hepimiz çok acıdık.
    • C) Dolapta unuttuğumuz yoğurt iyice acımış.
    • D) Hayattan keyif almak istiyorsan harcadığın paraya acımayacaksın.
    • E) Kendi sağlığına acımıyorsun, bari aileni düşün.

    D‍​‌​‌​​‌‌​‌​​​​‌‌​‌​​‌​‌‌​​‌‌​​‌​​​‌‌​‌‌​‍ seçeneğindeki 'paraya acımamak' ifadesi, parayı esirgememek, harcamaktan çekinmemek, ona kıymak anlamına gelir. Dolayısıyla buradaki 'acımak' kelimesi 'kıyamamak, esirgemek' anlamında kullanılmıştır. Doğru cevap D seçeneğidir.

  2. 2. Günümüz çocukları ne şanslı! Düğmesine basınca konuşan ve yürüyen bebekleri, takla atan arabaları, masal anlatan yastıkları var. Bunlara sahip olamayan çocukların sayısı da yabana atılmayacak kadar çok elbette. Ancak cep telefonunun girmediği evlerin pek az olduğu düşünülürse çoğu çocuğun en azından ekran oyunlarıyla tanışık olduğunu söylemek yanlış olmaz. Ve çocukların bunca çokluk içinde aslında yoksunluk içinde olduklarını da... Çünkü günümüz çocukları artık kendi oyunlarını ve oyuncaklarını kendileri icat etmiyor, bozulan oyuncaklarını tamir ederken yeni şeyler keşfetmiyor, sokaklarda, caddelerde oyun oynayamıyorlar. Çünkü bunlara ayıracak vakitleri yok. Çünkü onlar “acele ettirilmiş” çocuklar. Onlar başarılı olma ve daha az hata yaparak birinci sırada yer alma baskıları yüzünden zamanından önce yetişkin olmaya zorlanan minyatür yetişkinler. Bu parçanın anlatımı için aşağıdakilerden hangisi _söylenemez_?

    • A) Tartışmacı anlatım ağır basmaktadır.
    • B) Tanık göstermeden yararlanılmıştır.
    • C) Aynı varlığın zıt durumlarına yer verilmiştir.
    • D) İronik bir anlatım söz konusudur.
    • E) Karşılaştırma yapılmıştır.

    Parçada‍​‌​‌​​‌‌​‌​​​​‌‌​‌​​‌​‌‌​​‌‌​​‌​​​‌‌​‌‌​‍ günümüz çocuklarının çok oyuncağa sahip görünmesine rağmen oyun kurma özgürlüğünden yoksun oluşu eleştirilir. Karşılaştırma ve ironi vardır; fakat bir uzmanın sözüne ya da alıntıya dayalı tanık gösterme yapılmamıştır. Doğru cevap B seçeneğidir.

  3. 3. Aşağıdakilerin hangisinde birden fazla tamlanan ortak bir tamlayana bağlanmıştır?

    • A) Eski zaman işi, oldukça süslü bir yelpaze satın almıştı.
    • B) Soğuktan ıslanan çocuğun elleri ve yanakları buz gibiydi.
    • C) Bahçenin arka köşesinde şimdi kullanılmayan eski bir su kuyusu vardı.
    • D) Yaşlı adam, eşinin ve çocuklarının fotoğraflarına hasretle bakıyordu.
    • E) O, çayı demlerken ben de saksıdaki çiçeklerimi suluyordum.

    B‍​‌​‌​​‌‌​‌​​​​‌‌​‌​​‌​‌‌​​‌‌​​‌​​​‌‌​‌‌​‍ seçeneğinde 'çocuğun elleri ve yanakları' belirtili isim tamlamasıdır. Burada ortak tamlayan 'çocuğun' sözcüğü iken tamlananlar 'elleri' ve 'yanakları' sözcükleridir (birden fazla tamlanan tek tamlayana bağlanmıştır). Doğru cevap B seçeneğidir.

  4. 4. Bazı ad tamlamalarında tamlanan eki kullanılmayabilir. Aşağıdakilerin hangisinde bu duruma örnek bir tamlama vardır?

    • A) Mevsimlerin en güzelidir bana göre sonbahar.
    • B) Konuşmaların özeti birazdan dinleyicilere aktarılacakmış.
    • C) Ankara’nın havası benim hastalığa çok iyi geliyor.
    • D) Suyun sesi ve kuşların ötüşü bizi hemen dinlendiriyordu.
    • E) Ne mümkün çocukluk arkadaşlarını unutmak!

    “Benim‍​‌​‌​​‌‌​‌​​​​‌‌​‌​​‌​‌‌​​‌‌​​‌​​​‌‌​‌‌​‍ hastalığa” sözünde tamlanan eki beklenirken kullanılmamıştır; anlamca “benim hastalığıma” biçimi sezilir. Bu nedenle tamlanan ekinin düşmesine örnek olan kullanım C seçeneğindedir.

  5. 5. Aşağıdakilerin hangisinde “vakit” sözcüğü deyim içinde _kullanılmamıştır_?

    • A) Hâli vakti yerinde olan herkesin cömert olduğunu söyleyebilir miyiz?
    • B) Bir kimsenin vaktini öldürmesi kadar büyük bir hata yoktur.
    • C) Kimsenin vaktini almaya hakkımız olmasa gerek.
    • D) Denize girmek için vakit henüz erken değil mi?
    • E) Onun vakitli vakitsiz yaptığı eleştirilerden bıktık.

    A'da‍​‌​‌​​‌‌​‌​​​​‌‌​‌​​‌​‌‌​​‌‌​​‌​​​‌‌​‌‌​‍ 'hâli vakti yerinde olmak', B'de 'vaktini öldürmek', C'de 'vaktini almak', E'de 'vakitli vakitsiz' deyimleri mevcuttur. D seçeneğinde geçen 'vakit' sözcüğü ise herhangi bir mecazi deyim kalıbı içinde yer almamış, doğrudan gerçek anlamıyla (zaman) kullanılmıştır. Doğru cevap D seçeneğidir.

  6. 6. (I) Günümüz Türk romanı için kullanılan 'yeni gerçekçilik' nitelemesi, herkesin kabul etmesi gereken son derece isabetli bir saptamadır. (II) Yarım asırlık, oldukça görkemli bir birikime sahip olan romancılığımızı, geçmiş dönemlerine göre tasnif etmek şimdiye kadar kolay olmuştur. (III) 2000'li yıllardan sonra ise yazarlar belirli bir edebi topluluk veya manifesto etrafında toplanmamışlardır. (IV) Ancak bu dönem yazarlarının bağımsız ve dağınık olmalarından dolayı, romancılığımızın bir kısırlığa saplandığı iddialarına asla katılmıyorum. (V) Edebiyatımızın bu zengin ürünlerle kendine akacağı çok daha verimli mecralar bulacağını görüyorum. Bu parçada numaralanmış cümlelerin hangisinde yorum söz konusu _değildir_?

    • A) I
    • B) II
    • C) III
    • D) IV
    • E) V

    I,‍​‌​‌​​‌‌​‌​​​​‌‌​‌​​‌​‌‌​​‌‌​​‌​​​‌‌​‌‌​‍ II, IV ve V. cümlelerde 'isabetli saptama, görkemli birikim, kısırlığa saplandığı, verimli mecralar bulacağını görüyorum' ifadeleri kişisel yorum ve öznellik barındırır. III. cümlede ise sadece yazarların bir edebi topluluk etrafında toplanmadığı tespiti yapılmış olup nesnel bir bilgi sunulmuştur ve yorum söz konusu değildir. Doğru cevap C seçeneğidir.

  7. 7. “Düz-geniş ‘a-e’ ünlülerinden sonra gelen “-yor” eki ünlüleri daraltarak ‘ı, i, u, ü’ye dönüştürür.” Aşağıdakilerin hangisinde bu açıklamaya örnek olabilecek bir kullanım söz konusudur?

    • A) Ruhumda sancı, yolunu gözlüyorum.
    • B) Yarın sabah odamı toplayacağım.
    • C) Seni ben ne kadar tanıyorum ki…
    • D) Arkadaşlarla güle oynaya eve varıyoruz.
    • E) İnsanın yüreği sevgiyle kaynamalı değil mi?

    A‍​‌​‌​​‌‌​‌​​​​‌‌​‌​​‌​‌‌​​‌‌​​‌​​​‌‌​‌‌​‍ seçeneğindeki 'gözlüyorum' kelimesinin kökü/gövdesi 'gözle-' fiilidir. Düz-geniş 'e' ünlüsüyle biten bu eyleme şimdiki zaman eki '-yor' getirildiğinde, sondaki 'e' ünlüsü daralarak 'ü' sesine dönüşmüştür (gözle-yor -> gözlüyor). Bu duruma ünlü daralması denir. Doğru cevap A seçeneğidir.

  8. 8. Aşağıdaki cümlelerin hangisinde kısa çizginin kullanımı _yanlıştır_?

    • A) “-daş” ekiyle türetilen sözcüklerden biri de “vatandaş”tır.
    • B) Türkçe hepinizin bildiği gibi Ural-Altay dil grubundadır.
    • C) Onunla aşağı-yukarı 20 yıldır tekstil işinde birlikte çalışıyoruz.
    • D) Öğretmen, “oyna-“ fiilinin kökünün “oyun” sözcüğü olduğunu söyledi.
    • E) Tüm uyarılara rağmen -ne yazık ki- trafik kazalarını engelleyemiyoruz.

    “Aşağı‍​‌​‌​​‌‌​‌​​​​‌‌​‌​​‌​‌‌​​‌‌​​‌​​​‌‌​‌‌​‍ yukarı” ikilemesi ayrı yazılır; araya kısa çizgi konmaz. Bu nedenle C seçeneğinde kısa çizgi yanlış kullanılmıştır. Yeni sıralamada doğru cevap C seçeneğidir.

  9. 9. Aşağıdaki cümlelerin hangisinde sayıların yazımıyla ilgili bir _yanlışlık yapılmıştır_?

    • A) Dedeme, dedesinden kalan bu halı yüz elli beş yıllıktı.
    • B) Mülakat heyeti, adayları içeriye 2’şerli gruplar hâlinde çağıracağını ilan etti.
    • C) Dünya nüfusunun 7 milyar 442 milyonu aştığı tahmin ediliyor.
    • D) Hilmi Bey’in uzattığı çekin tutar kısmında “beşbinyüz” TL yazıyordu.
    • E) 21. yüzyılın en önemli tehlikesi bireylerin hızla yalnızlaşmasıdır.

    Üleştirme‍​‌​‌​​‌‌​‌​​​​‌‌​‌​​‌​‌‌​​‌‌​​‌​​​‌‌​‌‌​‍ sayıları rakamla yazılmaz; “2’şerli” yerine “ikişerli” yazılmalıdır. Bu nedenle yanlışlık A seçeneğindedir. Yeni sıralamada doğru cevap B seçeneğidir.

  10. 10. Aşağıdaki dizelerin hangisinde birleşik zamanlı fiil kullanılmıştır?

    • A) Ne zaman yıkılıp yere düştüysem bırakıp da gitti dost bildiklerim.
    • B) Ben acılar denizinde boğulmuşum; işitmem vapur düdüklerini, martı çığlıklarını.
    • C) Sana şiirler okuyacağım, gitme; güneşler doğacak yalnızlığımdan.
    • D) Ne çarşaf hâlden anlar ne yastık, girmez pencerelerden beklediğin aydınlık.
    • E) Ben senin en çok sesini sevdim; buğulu çoğu zaman, taze bir ekmek gibi.

    A‍​‌​‌​​‌‌​‌​​​​‌‌​‌​​‌​‌‌​​‌‌​​‌​​​‌‌​‌‌​‍ seçeneğindeki “düştüysem” fiili şart birleşik zamanıyla çekimlenmiştir. Bu nedenle birleşik zamanlı eylemdir. Doğru cevap A seçeneğidir.

  11. 11. Sadece meyve ve taze meyve sularıyla beslenen, dünya genelinde tanınmış bir vegan aktivistin genç yaşta hayatını kaybetmesi, beslenmedeki dengenin önemini bir kez daha ortaya koydu. Şüphesiz, bitkisel ağırlıklı beslenme kalp rahatsızlığı riskini azaltarak insan sağlığına katkı sağlamakta, aynı zamanda hayvansal gıdaya oranla sera gazı salınımını büyük oranda düşürerek doğayı korumaktadır. Nitekim bilimsel veriler, vegan beslenmenin su tüketimini ve yaban hayat tahribatını yarı yarıya azalttığını göstermektedir. Ancak hayvansal ürünleri tamamen hayattan çıkarıp vücudun ihtiyaç duyduğu temel proteinlerden yoksun kalmak da sağlığı ciddi derecede tehlikeye atar. Bu nedenle, vegan beslenen bireylerin hayvansal besinlerden alamadıkları besin değerlerini mutlaka alternatif gıdalarla ikame etmesi gerekir. Hem sağlığımızı hem de gezegenimizi dengeli bir tutumla korumalıyız. Bu parçadan aşağıdaki yargılardan hangisine ulaşılabilir?

    • A) Tek tip beslenme, ölüme kadar yol açabilecek tehlikeler içermektedir.
    • B) Dünyanın sağlıklı bir yaşam alanı olmasının tek yolu hayvansal beslenmeyi terk etmektir.
    • C) Beslenme biçiminin değiştirilmesi aşamalı biçimde gerçekleştirilmelidir.
    • D) Meyve ve sebzelerin aşırı tüketimi doğal dengeyi bozan etkenlerin başında gelmektedir.
    • E) Hayvansal gıdayla beslenmek, insan sağlığına daha uygundur ama yarattığı küresel ısınmayla başa çıkılmalıdır.

    Metinde‍​‌​‌​​‌‌​‌​​​​‌‌​‌​​‌​‌‌​​‌‌​​‌​​​‌‌​‌‌​‍ tek tip meyve diyetinin yol açtığı ölümden bahsedilerek aşırı uçlarda olmamanın gerekliliği anlatılmıştır. Bunun yanı sıra vegan beslenmenin gezegeni koruduğu lakin hayvansal proteinlerin yokluğunun sağlığı tehdit ettiği, dolayısıyla bu proteinlerin ikame edilmesi gerektiği belirtilmiştir. Bu durum, hayvansal gıdaların insan vücudu için doğal bir ihtiyaç olduğunu ama hayvancılığın küresel çevre üzerindeki olumsuz etkilerinin de (sera gazı, su tüketimi) ikame edici dengeli politikalarla kontrol altına alınması gerektiğini doğrular. Doğru cevap E seçeneğidir.

  12. 12. Aşağıdaki dizelerin hangisinde ad eylem _yoktur_?

    • A) Suskunluğa dönüştü sokaklarda feryadım Tereddüt oymak oymak kemirdi gururumu
    • B) Birdenbire tütmeye başladı duman topraktan Filiz birdenbire oldu, tomurcuk birdenbire
    • C) Galiba eski liman üzerindesin Nasıl karanlığıma bir yıldız olmak
    • D) Fazla sürmez hatanı fark edişin Hüzün eken, hüsran biçer sevdiğim
    • E) Ben çok uzaktaydım o zaman Gözlerin kavuştu ağlamaya, sebepsiz ağlamaya

    A‍​‌​‌​​‌‌​‌​​​​‌‌​‌​​‌​‌‌​​‌‌​​‌​​​‌‌​‌‌​‍ seçeneğinde isim-fiil ekiyle kurulmuş bir ad eylem yoktur. Diğer seçeneklerde “tütmeye, olmak, edişin, ağlamaya” gibi ad eylemler vardır. Doğru cevap A seçeneğidir.

  13. 13. Aşağıdaki cümlelerin hangisinde yazım bakımından _yanlışlık vardır_?

    • A) Teyzem bizi 37 No.lu peronda beklediğini söyleyip telefonu kapattı.
    • B) Mahmut Bey, yeni gömleğini 30 TL 50 kr.ye aldığını söylüyor.
    • C) Rize’de dün m²ye 100 kilogram yağış düştüğü belirtildi.
    • D) Orhan Veli, Attila İlhan vb.leri edebiyatımızın önemli şairleridir.
    • E) Dünden beri 1100 km yol katettiğim için oldukça yorgunum.

    Para‍​‌​‌​​‌‌​‌​​​​‌‌​‌​​‌​‌‌​​‌‌​​‌​​​‌‌​‌‌​‍ birimleriyle kullanılan ekler okunuşa göre ayrılır; “kr.ye” biçimi yanlıştır, “kr’ye” yazılmalıdır. Bu nedenle doğru seçenek B’dir. Yeni sıralamada doğru cevap B seçeneğidir.

  14. 14. (I) Modern Paris'te nasıl kimi caddeler kafelerden, fırınlardan geçilmiyorsa geçmiş yüzyıllarda da durum çok farklı değildi. (II) Saraylarda ve görkemli şatolarda yaşayan soyluların dışında Paris halkının büyük çoğunluğu, yiyecek ihtiyaçlarını sokak satıcılarından karşılardı. (III) Derme çatma taş evlerde barınan halkın çoğunun evinde ocak veya mutfak bile bulunmazdı o devirde. (IV) Sık sık yangın felaketleriyle sarsılan kent halkının, ahşap tavanlı evlerin içinde açık ateş yakmayı güvenli bulmaması son derece doğal bir durumdu. (V) 17. yüzyılın ünlü Fransız seyyahı ve gözlemcisi Jean de Thévenot'nun seyahat notlarında, Paris'teki fırıncı ve pastacı esnafının 400 dükkân ve 1200 çalışanla hizmet verdiğini detaylarıyla okuruz. (VI) Thévenot, gün doğarken fırınların önünde toplanan işçilerin ve yoksulların sıcak ekmek kokusu etrafında buluşmalarını anlatırken, bu dükkânların toplumsal hayattaki birleştirici rolüne değinir. Bu parçe iki paragrafa ayrılmak istense ikinci paragraf numaralanmış cümlelerin hangisiyle başlar?

    • A) II
    • B) III
    • C) IV
    • D) V
    • E) VI

    Metnin‍​‌​‌​​‌‌​‌​​​​‌‌​‌​​‌​‌‌​​‌‌​​‌​​​‌‌​‌‌​‍ ilk dört cümlesinde eski Paris'te mutfak kültürünün olmaması ve halkın yiyecek ihtiyaçlarını dışarıdan karşılama nedenleri anlatılmaktadır. V. cümleden itibaren ise seyyah Jean de Thévenot'nun eserine ve onun gözlemlerine dayanarak şehirdeki fırıncılık faaliyetlerine dair yeni bir konuya giriş yapılmıştır. Dolayısıyla ikinci paragraf V. cümleyle başlar. Doğru cevap D seçeneğidir.

  15. 15. Stamatis Moraitis, genç yaşta kendine yeni bir gelecek inşa etmek amacıyla ABD'ye göç eder. Yıllarca çalışıp ev bark sahibi olur, düzenini kurar. Ancak 66 yaşına bastığında amansız bir nefes darlığı baş gösterir. Hekimler, ilerlemiş akciğer kanseri teşhisi koyarak ona en fazla 6 ay ömür biçer. Stamatis, 'Hiç değilse baba toprağında öleyim' diyerek eşiyle birlikte Yunanistan'ın sakin adası Ikaria'ya döner. Dünyanın en uzun ömürlü insanlarının yaşadığı bu coğrafyada, eski dostlarıyla buluşup günlerini keyifle geçirmeye başlar. 'Ben meyvesini göremesem de eşim toplar, beni yad eder' diyerek bahçesine üzüm fideleri diker, bağcılıkla uğraşır. Zaman hızla akıp gider; ona 6 ay ömür biçen doktorlar birer birer hayatını kaybederken Stamatis 102 yaşına basar. Kendisine bu uzun ömrün sırrını soran araştırmacılara ise gülümseyerek şu yanıtı verir: 'Ölmeyi unuttum galiba!' Bu parçada anlatılanlardan aşağıdakilerden hangisine ulaşılabilir?

    • A) Hayat kurma mücadelesi yüzünden hayatı ıskalayan insanlar, her zaman olmuştur.
    • B) Kişinin ana yurdundan uzaklaşması, yaşamın süresini kısaltır, kalitesini düşürür.
    • C) Yaşama enerjisi veren sosyal çevre, insanın başarılı ve mutlu bir yaşam sürmesini sağlar.
    • D) Ölümü takıntı yapmadan kendini yaşamın akıntısına bırakanlar sağlıklı ve uzun yaşarlar.
    • E) Yanlış teşhis, insanın sağlığını bozar, ömrünü kısaltır; bu yüzden önce teşhisin doğruluğunu sorgulamak gerekir.

    Stamatis'e‍​‌​‌​​‌‌​‌​​​​‌‌​‌​​‌​‌‌​​‌‌​​‌​​​‌‌​‌‌​‍ kanser teşhisi konulup kısa ömür biçilmesine rağmen Ikaria adasında çocukluk arkadaşlarıyla kurduğu neşeli sosyal bağlar, bağcılık gibi toprakla uğraştığı aktif yaşamı sayesinde hastalıktan kurtulup çok uzun yaşamıştır. Bu durum, sevgi ve neşeyle dolu yaşama enerjisi sunan doğal sosyal çevrenin insanın yaşam süresini ve kalitesini doğrudan artıracağını kanıtlar. Doğru cevap C seçeneğidir.

  16. 16. ----. Bu inancımı kararlılıkla koruyorum. Hızın, anlık hazların ve bireysel çıkarların tüm insanlığı esir aldığı bu dijital çağda, ekosistemdeki tüm tahribatlara rağmen doğayı ve doğallığı savunmaya devam edeceğiz. Yapay zekanın ve sanal dünyaların asla gerçek insan bilincinin ve sahici yaşam tecrübesinin yerini alamayacağına inanıyorum. Henüz bu sanal rüyanın dipsiz kuyusunu tam görmediğimiz için onu göklere çıkarıyoruz lakin insan var oldukça şiir, roman ve hikaye de birbirini besleyerek yaşamaya devam edecektir. Sanatçılarımız, düşünürlerimiz ve bilim insanlarımız şüphesiz bu gidişata dur diyecektir. Bu parçanın başına aşağıdaki parçalardan hangisinin getirilmesi uygundur?

    • A) Edebiyatın doğduğu kaynak da döküldüğü kaynak da toplumdur. Toplumun birikimi ne kadar fazlaysa edebiyatın ırmağı da o kadar güçlü fışkırır. Çoğala çoğala ve çoğalta çoğalta içinden doğduğu toplumun yatağında yol alır.
    • B) Antik Çağ’ın düşünce üretimini etik-estetik-haz kaynağı olarak kabul eden ardıllarından geriye ne kaldı? Her şey ters yüz oldu. Artık düşünce üretiminin yerini ütopyalar, distopyalar, hayaller, öngörüler ve kurgu almıştır.
    • C) Birkaç yıl önce edebiyat sanatını sürdürülebilirlik açısından ele almıştım. Bu yazımda dünyanın ve yaşamın da edebiyat sanatının da yok edilemeyeceğini söylemiştim. Bunların yalnızca birinin varlığının bile diğerlerinin yok oluşunu durduracağını ileri sürmüştüm.
    • D) Yıllardır yazarlık yeteneğinin kaybolmayacağı tezini savunuyorum. Yazarlık yeteneği, mayalı hamura benzer. Nasıl ekmek olacak hamur tekneden taşarsa yazarlık yeteneği de öyledir. Değişir ama varlığını korur. Ya da birikir birikir ve taşar.
    • E) Hep söyledim yine söylüyorum: Homo sapiens ile birlikte sanat da ortaya çıkmıştır. Çünkü bilen insan; aletlerin, kültürün ve dilin gelişimini sağlamış; büyük ve karmaşık beyinleriyle en baskın tür olmuştur. Bu türın en temel vasıflarından biri de estetiğe düşkün olmasıdır.

    Boşluktan‍​‌​‌​​‌‌​‌​​​​‌‌​‌​​‌​‌‌​​‌‌​​‌​​​‌‌​‌‌​‍ hemen sonra gelen 'Bu inancımı kararlılıkla koruyorum.' cümlesi, yazarın geçmişte de hararetle savunduğu bir tezi/teoriyi tekrarladığını gösterir. C seçeneğindeki parçada yazarın 'Birkaç yıl önce dünyanın ve yaşamın da edebiyat sanatının da yok edilemeyeceğini söylemiştim. Bunların birinin varlığının diğerinin yok oluşunu engelleyeceğini ileri sürmüştüm' tezi, metaverse çağında doğanın ve edebiyatın korunacağı yönündeki sonraki açıklamalarıyla tam bir düşünce ve anlam akışı kurmaktadır. Doğru cevap C seçeneğidir.

  17. 17. Aşağıdaki söz öbeklerinin hangisinde kaynaştırma ünsüzü _yoktur_?

    • A) Onun kalemi
    • B) Buranın insanları
    • C) Senin sesine
    • D) Ahmet’in çantası
    • E) Kayalıkların ardına

    “Onun‍​‌​‌​​‌‌​‌​​​​‌‌​‌​​‌​‌‌​​‌‌​​‌​​​‌‌​‌‌​‍ kalemi”, “Buranın insanları”, “Ahmet’in çantası” ve “Kayalıkların ardına” sözlerinde araya kaynaştırma sesi girer. “Senin sesine” sözünde ise böyle bir kaynaştırma ünsüzü yoktur. Doğru cevap C seçeneğidir.

  18. 18. Yazı kaleme almak fotoğraf çekmekle değil, resim yapmakla özdeştir. Fotoğrafta sadece düğmeye basar, önünüzdeki hazır manzarayı kaydedersiniz. Resim yapmak ise ----. Bu nedenle yazı yazmak eylemini basit bir kayıt gibi görmek büyük bir yanılgıdır. Doğrusu, yazıyı bizzat inşa etmektir. Çünkü yazar, tıpkı bir ressam gibi herkesin gördüğü alelade malzemeyi kullanarak, daha önce 'var olmayan' özgün bir yapıtı sıfırdan ortaya çıkaran kimsedir. Bu parçada boş bırakılan yere düşüncenin akışına göre aşağıdakilerden hangisi getirilmelidir?

    • A) o görüntüyü kendi bakış açınızla yeniden şekillendirmeniz demektir
    • B) fotoğraf çekmeye göre daha çok deneyim ister
    • C) yoğun ve titiz bir çalışmayla gerçekleşir ancak
    • D) yeteneğin yanında önemli bir birikim de gerektirir
    • E) düş gücünden çok, gerçeklere bağlı kalmaktır

    Parçada‍​‌​‌​​‌‌​‌​​​​‌‌​‌​​‌​‌‌​​‌‌​​‌​​​‌‌​‌‌​‍ fotoğraf çekmek 'var olanı doğrudan kaydetmek' olarak tanımlanırken, yazı yazmak ve resim yapmak 'hazır malzemeden özgün bir şey üretmek' olarak açıklanmıştır. Bu bağlamda, resim yapmanın tanımı 'görüntüyü kendi bakış açısıyla yeniden şekillendirmek' olmalıdır. Düşüncenin akışına en uygun seçenek A'dır.

  19. 19. Hemen hepimizde bulunan macera duygusunun ortak bir dil oluşturduğunu söylemek yanlış olmaz. Bu duygu bazen bir hikâyeyi yaşamakla, bazen dinlemekle, bazen de yazmakla dışa vurulur. Masallar, hangi dilde yazılırsa yazılsın, herkesin kolayca anlayabileceği bir dünya kurar. Tehlikelerden geçerek kötülüğü yenecek cesur bir kahramanın heyecanlı öyküsünü dinlemeyi reddedecek insan azdır. Bu masallarda karmaşık bir kurgu ya da bizi derin düşüncelere sürükleyen olaylar çoğu zaman yoktur. Yine de onları gözümüzü ayırmadan okuruz. Bu parçanın anlatımında aşağıdakilerin hangisinden yararlanılmıştır?

    • A) Karşılaştırmadan
    • B) Örneklemeden
    • C) Tanık göstermeden
    • D) Kişileştirmeden
    • E) Benzetmeden

    Parçada‍​‌​‌​​‌‌​‌​​​​‌‌​‌​​‌​‌‌​​‌‌​​‌​​​‌‌​‌‌​‍ macera duygusunun masallarda nasıl göründüğü anlatılırken kahramanın tehlikelerden geçip kötülüğü yenmesi gibi örnekler verilmiştir. Bu nedenle örneklemeden yararlanılmıştır. Doğru cevap B seçeneğidir.

  20. 20. Kimi kitaplarda, yazarın dile getirmeye çalıştığı fikirleri anlayabilmek zor bir iştir. Hele bu yapıtlar, zengin düşlerle süslenmiş ise. Bu, birtakım bilgi ve becerilerle donanmış olmayı gerektirir. Bunların en başında da okuma sevgisi yer alır. Bıkmadan, usanmadan okumak, bu işi tutkuya dönüştürmek gerekir. Birey böyle bir sevgiden yoksunsa kitabın kapağını aralayıp sayfaların arasına sızamaz. Yazarın asıl anlatmak istediğini kavrayamaz. Bu parçada, anlatılmak istenen aşağıdakilerin hangisidir?

    • A) Okumayı sevmeyen ve belli bir birikime sahip olmayanlar bir kitabın niçin yazıldığını anlayamaz.
    • B) Her okur, okuduğu kitaplardan kendi birikimine göre yararlanır.
    • C) Kimi kitaplar, kapalı bir anlatıma sahip olduğu için okurlarca ilgi görmez.
    • D) Kitaplarda anlatılmak istenenlerin anlaşılması yazarın anlatımına da bağlıdır.
    • E) Kitaplar, sanatçının hayal gücüyle güzelleşir ve okuyucuyu etkiler.

    Parçada,‍​‌​‌​​‌‌​‌​​​​‌‌​‌​​‌​‌‌​​‌‌​​‌​​​‌‌​‌‌​‍ bazı kitaplardaki yoğun düşünceleri anlayabilmek için okuma sevgisine, bıkmadan okumaya yani belirli bir birikime ihtiyaç duyulduğu; bu sevgiden yoksun olan kişilerin yazarın asıl anlatmak istediğini kavrayamayacağı ifade edilmektedir. Bu nedenle okumayı sevmeyen ve birikimi olmayanların kitabın amacını anlayamayacağı belirtilmiştir. Doğru cevap A seçeneğidir.

  21. 21. “Okurun gönlünü doyurmak” sözüyle anlatılmak istenen aşağıdakilerden hangisidir?

    • A) Okurun istediği konuları eserlerine yansıtmak
    • B) Okuyucunun takdir ettiği eserler ortaya koymak
    • C) Toplumsal meselelerle ilgili bir duyarlılığa sahip olmak
    • D) Eserlerinde biçimsel ögelere dikkat etmek
    • E) Sanat kaygısıyla eser vermek

    “Gönlünü‍​‌​‌​​‌‌​‌​​​​‌‌​‌​​‌​‌‌​​‌‌​​‌​​​‌‌​‌‌​‍ doyurmak” sözü, okurda karşılık bulan, onu tatmin eden ve beğenisini kazanan eserler ortaya koymayı anlatır. Bu nedenle sözün anlamı “Okuyucunun takdir ettiği eserler ortaya koymak” ifadesiyle örtüşür. Doğru cevap B seçeneğidir.

  22. 22. Aşağıdaki cümlelerin hangisinde ögelere ayırmada bir _yanlışlık yapılmıştır_?

    • A) Kardeşiniz / yarın / Ankara'ya / gidecekmiş.
    • B) Sizden / bu yardımı / talep etmiştik.
    • C) Müşteriyi / karşısında görünce / toparlandı.
    • D) Ormanda kaybolanları / kurtardılar.
    • E) Defterimi / kime / bırakmıştın / sen?

    C‍​‌​‌​​‌‌​‌​​​​‌‌​‌​​‌​‌‌​​‌‌​​‌​​​‌‌​‌‌​‍ seçeneğinde yer alan cümlenin yüklemi 'toparlandı' eylemidir. Ne zaman toparlandı? 'Müşteriyi karşısında görünce' (Zarf tümleci). 'Müşteriyi' sözcüğü zarf-fiil öbeğinin ('karşısında görünce') nesnesi durumundadır ve bu öbekten ayrılarak bağımsız bir öge gibi gösterilemez. Dolayısıyla ögelere ayrım 'Müşteriyi karşısında görünce / toparlandı' şeklinde olmalıydı. Doğru cevap C seçeneğidir.

  23. 23. Aşağıdaki cümlelerin hangisinde ek fiil cümleye kesinlik anlamı katmıştır?

    • A) Bu önemli görevi sen üstlenmeliydin.
    • B) Net bir şekilde söylüyorum: Herkes gelecek.
    • C) Toplantımız bitmiştir, dağılabilirsiniz.
    • D) Devamsızlığı yüzünden öğrencinin kaydı silinmişti.
    • E) Bizim oralarda karlar erimeye başlamıştır.

    C‍​‌​‌​​‌‌​‌​​​​‌‌​‌​​‌​‌‌​​‌‌​​‌​​​‌‌​‌‌​‍ seçeneğinde “bitmiştir” sözü, işin kesin olarak tamamlandığını bildirir. E seçeneğinde “başlamıştır” tahmin anlamı taşır; diğerlerinde kesinlik anlamı ek fiilden gelmez. Doğru cevap C seçeneğidir.

  24. 24. Yazarlık, insanda doğuştan var olan bir nitelik _değildir_. Yazarlık denen dil işçiliğinde ustalık, ancak uzun çalışmalar neticesinde kazanılır. Bütün yazarların ilk dönemlerinde ortaya koydukları eserlerle sonrakileri kıyasladığımızda o dil işçiliğinin hangi aşamalardan geçtiği kolayca anlaşılır. Peyami Safa’nın yirmi yaş eseri olan Sözde Kızlar romanını ele alalım. Bununla yine onun Yalnızız ve Matmazel Noralya’nın Koltuğu adlı ustalık dönemi romanları arasındaki fark gözden kaçmayacaktır. Bu parçanın anlatımında özellikle aşağıdakilerden hangisine başvurulmuştur?

    • A) Benzetmeye
    • B) Tanımlamaya
    • C) Örneklendirmeye
    • D) Sayısal verilerden yararlanmaya
    • E) Tanık göstermeye

    Parçada,‍​‌​‌​​‌‌​‌​​​​‌‌​‌​​‌​‌‌​​‌‌​​‌​​​‌‌​‌‌​‍ yazarlığın dil işçiliği olduğu ve gelişim sürecinin ancak zamanla görülebileceği savunulmuştur. Yazar bu savını somutlaştırmak için Peyami Safa'nın ilk dönem eseri olan 'Sözde Kızlar' ile olgunluk eserleri olan 'Yalnızız' ve 'Matmazel Noralya'nın Koltuğu' romanlarını örnek göstermiştir. Dolayısıyla örneklendirmeye başvurulmuştur. Doğru cevap C seçeneğidir.

  25. 25. • duymak: Bilgi, haber almak ya da öğrenmek. • kapmak: Geçmek, bulaşmış olmak (hastalık, alışkanlık vb.). • parlak: Göze çarpan, dikkat çeken, gösterişli. Aşağıdaki cümlelerin hangisinde “duymak, kapmak, parlak” sözcükleri belirtilen anlamlarını karşılayacak şekilde kullanılmıştır?

    • A) Her bilgiyi anında kapıp zihninde işleyen parlak bir yapısı vardı; ona duyduğum sevginin nedeni buydu.
    • B) Çalışma azmini ve hırsını kaptığı arkadaş çevresinden ayrılınca duyduğum kadarıyla parlak başarılara imza atamaz olmuştu.
    • C) Ayak parmağımı makinenin dişlisi kapmıştı, duyduğum acıyı dindirmek için parlak gökyüzüne uzun uzun bakıp dualar etmiştim.
    • D) Bir hamlede defteri kapıp duyduğum acıyı ve kederi, parlak sayfalara hızlı hızlı yazmaya başladım.
    • E) Duyduğuma göre o parlak öğrencim, tıp fakültesinde genetik bölümünde bir asistanlık kapmıştı.

    B‍​‌​‌​​‌‌​‌​​​​‌‌​‌​​‌​‌‌​​‌‌​​‌​​​‌‌​‌‌​‍ seçeneğindeki 'kaptığı' sözcüğü arkadaş çevresinden hırsı ve azmi öğrenmek, edinmek (bulaşmak) anlamında; 'duyduğum' sözcüğü bilgi veya haber almak anlamında; 'parlak' sözcüğü ise göze çarpan, gösterişli başarılar anlamında kullanılarak tüm belirtilen anlamları tam olarak karşılamaktadır. Dolayısıyla doğru cevap B seçeneğidir.