menu
MemurOl
Türkçe Testleri

Genel Tekrar Testi - 1

Soru 1 / 25

Aşağıdaki cümlelerin hangisinde _tamlama yanlışlığından_ kaynaklanan bir anlatım bozukluğu vardır?

Bu testteki tüm sorular ve cevapları (25 soru)
  1. 1. Aşağıdaki cümlelerin hangisinde _tamlama yanlışlığından_ kaynaklanan bir anlatım bozukluğu vardır?

    • A) Politik ve ekonomi alanında uzmanlaştı.
    • B) Özel ve devlet okullarında görev yaptı.
    • C) Bu olay hem toplumsal hem de bireysel sorunlara yol açtı.
    • D) Derste belgisiz ve sayı sıfatlarını öğrendik.

    'Politik‍​‌​‌​​‌‌​‌​​​​‌‌​‌​​‌​‌‌​​‌‌​​‌​​​‌‌​‌‌​‍ ve ekonomi alanında uzmanlaştı.' cümlesinde 'politik' (sıfat) ve 'ekonomi' (isim) sözcükleri 'alanında' (isim) tamlanana bağlanmıştır. 'Ekonomi alanında' doğruyken, 'Politik alanında' yanlıştır. Cümle 'Politik alanda ve ekonomi alanında...' veya 'Politika ve ekonomi alanında...' şeklinde düzeltilmelidir.

  2. 2. Aşağıdaki cümlelerin hangisinde deyimin _yanlış anlamda_ kullanılmasından kaynaklanan bir anlatım bozukluğu vardır?

    • A) Bu olay karşısında etekleri zil çaldı.
    • B) O kadar çok konuşuyordu ki başımı şişirdi.
    • C) Yaptığı iyilikler sayesinde herkesin gözüne girdi.
    • D) Çok üzülmüştü, adeta yüzünden düşen bin parçaydı.

    _Etekleri‍​‌​‌​​‌‌​‌​​​​‌‌​‌​​‌​‌‌​​‌‌​​‌​​​‌‌​‌‌​‍ zil çalmak_ deyimi _'çok sevinmek'_ anlamındadır. Cümlede ise _'bu olay karşısında'_ ifadesi genellikle olumsuz bir tepkiyi (korku, telaş) gerektirir, bu da deyimin yanlış kullanıldığı anlamına gelir. _Doğrusu 'etekleri tutuştu' gibi bir ifade olabilir._

  3. 3. Aşağıdaki cümlelerin hangisinde _gereksiz yardımcı fiil_ kullanımından kaynaklanan bir anlatım bozukluğu vardır?

    • A) Bu konuda size yardımcı olabilirim.
    • B) Boşuna umut etmeyin, sonuç değişmeyecek.
    • C) Öğrenciler sınavdan sonra kayıt oldular.
    • D) Her zaman onunla mutlu oldum.

    'Umut‍​‌​‌​​‌‌​‌​​​​‌‌​‌​​‌​‌‌​​‌‌​​‌​​​‌‌​‌‌​‍ etmek' (isim + yardımcı fiil) yerine, bu anlamı tek başına karşılayan 'umutlanmak' (fiil) kullanılabilir. 'Boşuna umutlanmayın...' denilebildiği için 'etmek' yardımcı fiili gereksiz kullanılmıştır. Diğerleri: 'Yardımcı olmak', 'Kayıt olmak', 'Mutlu olmak' kalıplaşmıştır.

  4. 4. Aşağıdaki cümlelerin hangisinde _çatı uyuşmazlığından_ kaynaklanan bir anlatım bozukluğu vardır?

    • A) Bütün ödevler bitirilip, tatile çıkıldı.
    • B) Ev güzelce temizlendi ve misafirler ağırlandı.
    • C) Sabah erken kalkıp, yürüyüşe çıktı.
    • D) Tüm hazırlıklar tamamlanarak, yola çıktılar.

    Bir‍​‌​‌​​‌‌​‌​​​​‌‌​‌​​‌​‌‌​​‌‌​​‌​​​‌‌​‌‌​‍ cümlede fiilimsiler ve yüklem çatı bakımından uyumlu olmalıdır. 'Tüm hazırlıklar tamamlanarak, yola çıktılar.' cümlesinde 'tamamlanarak' (tamam-la-n-mak) edilgen çatılı bir zarf-fiildir. Ancak 'yola çıktılar' (çık-mak) etken çatılı bir yüklemdir. Cümle 'Tüm hazırlıkları tamamlayıp, yola çıktılar.' (Etken-Etken) veya 'Tüm hazırlıklar tamamlanıp, yola çıkıldı.' (Edilgen-Edilgen) şeklinde düzeltilmelidir.

  5. 5. Aşağıdaki cümlelerin hangisinde öge eksikliğinden kaynaklanan anlatım bozukluğu vardır?

    • A) Kitabı okudu ve yerine koydu.
    • B) Eve geldi, hemen uyudu.
    • C) Yemeği yedi, sofrayı topladı.
    • D) Arkadaşına yardım etti, mutlu etti.

    Cümle‍​‌​‌​​‌‌​‌​​​​‌‌​‌​​‌​‌‌​​‌‌​​‌​​​‌‌​‌‌​‍ 'Arkadaşına yardım etti, (onu/arkadaşını) mutlu etti' şeklinde olmalıdır. Nesne eksikliği vardır.

  6. 6. Aşağıdaki cümlelerin hangisinde gereksiz sözcük kullanımı vardır?

    • A) Çok yorgun olduğum için uyudum.
    • B) Kitap okumayı severim.
    • C) Onunla ilk tanışmamız geçen sene oldu.
    • D) Hava yağmurlu görünüyor.

    'Tanışmak'‍​‌​‌​​‌‌​‌​​​​‌‌​‌​​‌​‌‌​​‌‌​​‌​​​‌‌​‌‌​‍ zaten ilk kez yapılan bir eylemdir, 'ilk' sözcüğü gereksizdir.

  7. 7. Aşağıdaki cümlelerin hangisinde gereksiz sözcük kullanımından kaynaklanan anlatım bozukluğu vardır?

    • A) Onunla ilk tanışmamız okulda oldu.
    • B) Bugün çok yoruldum.
    • C) Kitap okumayı severim.
    • D) Hava çok soğuktu.

    Doğru‍​‌​‌​​‌‌​‌​​​​‌‌​‌​​‌​‌‌​​‌‌​​‌​​​‌‌​‌‌​‍ cevap A seçeneğidir. Dil bilgisi kurallarına göre, 'Tanışma' zaten ilk kez yapılan bir eylemdir. 'İlk' sözcüğü gereksizdir. Bu durum, Türkçe'deki kelime türlerinin işlevlerini ve cümle içindeki anlamsal katkılarını kavramak açısından önemli bir kuraldır.

  8. 8. Aşağıdaki cümlelerin hangisinde 'anlatım bozukluğu' vardır?

    • A) Fiyatlar çok pahalı.
    • B) Ürünler çok pahalı.
    • C) Hava çok soğuk.
    • D) Yemek çok lezzetli.

    Doğru‍​‌​‌​​‌‌​‌​​​​‌‌​‌​​‌​‌‌​​‌‌​​‌​​​‌‌​‌‌​‍ cevap A seçeneğidir. Sorunun doğru cevabına ve çözüm mantığına bakıldığında, Fiyat 'pahalı' olmaz, 'yüksek' olur. Ürün pahalı olur. Bu kural ve açıklamalar, ALES/KPSS Türkçe sınavındaki benzer soru tiplerini çözebilmek için temel bir rehber niteliğindedir.

  9. 9. Aşağıdaki cümlelerin hangisinde _mantık hatasından_ kaynaklanan bir anlatım bozukluğu vardır?

    • A) Bırakın patates soymayı, yemek bile yapamaz o.
    • B) Bu konuda herkesin fikri ve görüşü alındı.
    • C) Evin bahçesine çam fidanları ektik.
    • D) Aldığı karar, takımın maçı kaybetmesine neden oldu.

    Mantık‍​‌​‌​​‌‌​‌​​​​‌‌​‌​​‌​‌‌​​‌‌​​‌​​​‌‌​‌‌​‍ ve sıralama hatası vardır. 'Yemek yapmak', 'patates soymaktan' daha zor bir eylemdir. Mantıken cümlenin 'Bırakın yemek yapmayı, patates bile soyamaz o.' şeklinde kurulması gerekirdi. (Ayrıca B'de 'fikir' ve 'görüş' eş anlamlıdır, gereksiz sözcük kullanımıdır. C'de 'fidan' dikilir, 'tohum' ekilir, yanlış sözcük kullanımıdır.)

  10. 10. Aşağıdaki cümlelerin hangisinde mantık hatasından kaynaklanan anlatım bozukluğu vardır?

    • A) Bırak patates doğramayı, yemek bile yapamaz o.
    • B) Yarın mutlaka geleceğim.
    • C) Hiç kimse beni dinlemedi.
    • D) Herkes ödevini yaptı.

    Sıralama‍​‌​‌​​‌‌​‌​​​​‌‌​‌​​‌​‌‌​​‌‌​​‌​​​‌‌​‌‌​‍ hatası vardır. Yemek yapmak daha zordur. 'Bırak yemek yapmayı, patates bile doğrayamaz' denmesi gerekir.

  11. 11. Aşağıdaki cümlelerin hangisinde _anlamca çelişen sözcüklerin bir arada kullanılmasından_ kaynaklanan bir anlatım bozukluğu vardır?

    • A) Aşağı yukarı tam üç yıldır bu mahallede oturuyoruz.
    • B) Okulun bitmesine az kaldı, tatile gideceğiz.
    • C) Sabahları genellikle yürüyüş yapmayı severim.
    • D) Bence bu konuyu en iyi o biliyordur.

    •‍​‌​‌​​‌‌​‌​​​​‌‌​‌​​‌​‌‌​​‌‌​​‌​​​‌‌​‌‌​‍ Analiz: Cümlede geçen 'aşağı yukarı' sözü yaklaşıklık (tahmin), 'tam' sözü ise kesinlik bildirir. • Hata: Bir cümlede hem kesinlik hem de ihtimal bildiren ifadelerin aynı anda kullanılması anlatım bozukluğuna yol açar.

  12. 12. Aşağıdaki cümlelerin hangisinde _anlamca çelişen_ sözcüklerin bir arada kullanılmasından kaynaklanan bir anlatım bozukluğu vardır?

    • A) Elbette yarın bize gelebilir, sanırım evde olurum.
    • B) Sınavı kazanmak için aşağı yukarı tam on saat çalıştı.
    • C) Bu olayın üzerinden yaklaşık beş yıl geçti.
    • D) O, kesinlikle bu işi başarmış olmalı.

    'Aşağı‍​‌​‌​​‌‌​‌​​​​‌‌​‌​​‌​‌‌​​‌‌​​‌​​​‌‌​‌‌​‍ yukarı' (yaklaşıklık, tahmin) ve 'tam' (kesinlik) sözcükleri anlamca birbiriyle çelişmektedir. Bir olayın hem 'yaklaşık' hem de 'tam' olması mümkün değildir. Bu, anlatım bozukluğuna yol açmıştır. (A ve D seçeneklerinde de 'Elbette/Kesinlikle' (kesinlik) ile 'gelebilir/olmalı' (olasılık) çelişmektedir.)

  13. 13. Aşağıdaki cümlelerin hangisinde tamlama yanlışlığından kaynaklanan bir anlatım bozukluğu vardır?

    • A) Ekonomik ve sağlık sorunları ülkeyi zor durumda bıraktı.
    • B) Bu konuda özel ve kamu kuruluşları birlikte çalıştı.
    • C) Yazarın son romanını ve öykülerini okudum.
    • D) Siyasi ve kültür alanında gelişmeler yaşandı.

    'Ekonomik‍​‌​‌​​‌‌​‌​​​​‌‌​‌​​‌​‌‌​​‌‌​​‌​​​‌‌​‌‌​‍ sorunları' tamlaması anlamsızdır. 'Ekonomik sorunlar ve sağlık sorunları' şeklinde ayrı tamlamalar kurulmalıydı. Veya 'Ekonomik sorunlar ve sağlıkla ilgili sorunlar' denmeliydi. Ortak tamlanan, tamlayanlardan birine uymamaktadır.

  14. 14. 'Okula yeni gelen müdür, disiplinli ve otoriter bir insandı.' cümlesindeki anlatım bozukluğunun nedeni nedir?

    • A) Sözcüğün yanlış anlamda kullanılması
    • B) Anlamca çelişen sözcüklerin kullanılması
    • C) Gereksiz sözcük kullanılması
    • D) Mantık hatası

    'Disiplinli'‍​‌​‌​​‌‌​‌​​​​‌‌​‌​​‌​‌‌​​‌‌​​‌​​​‌‌​‌‌​‍ ve 'otoriter' kelimeleri yakın anlamlıdır ve genellikle aynı anlamı ifade etmek için kullanılırlar. Biri kullanıldığında diğerine gerek kalmaz. Bu nedenle gereksiz sözcük kullanımından kaynaklanan bir bozukluk vardır.

  15. 15. 'Aldığı ücreti azımsayınca işi bıraktı.' cümlesindeki anlatım bozukluğunun nedeni nedir?

    • A) Gereksiz sözcük kullanılması
    • B) Sözcüğün yanlış anlamda kullanılması
    • C) Anlam belirsizliği
    • D) Deyim yanlışlığı

    'Azımsamak'‍​‌​‌​​‌‌​‌​​​​‌‌​‌​​‌​‌‌​​‌‌​​‌​​​‌‌​‌‌​‍ kelimesi, bir şeyin miktarını az bulmak demektir. Soyut bir kavram olan 'ücret' için 'azımsamak' değil, onu küçük ve yetersiz görmek anlamında 'küçümsemek' kelimesi kullanılmalıdır. Ancak TDK'ye göre ücret gibi maddi şeyler için 'az bulmak' anlamında 'azımsamak' kullanılabilir. Daha bariz bir örnek: 'Rakibini azımsayınca maçı kaybetti.' olmalıydı. Burada 'küçümseyince' olmalı.

  16. 16. 'Genç doktorun odasına girip şikâyetlerini anlattı.' cümlesindeki anlatım bozukluğu nasıl giderilebilir?

    • A) 'genç' sözcüğü cümleden çıkarılarak
    • B) 'doktorun' sözcüğünden sonra virgül getirilerek
    • C) 'şikâyetlerini' yerine 'dertlerini' yazılarak
    • D) Cümlede anlatım bozukluğu yoktur.

    Bu‍​‌​‌​​‌‌​‌​​​​‌‌​‌​​‌​‌‌​​‌‌​​‌​​​‌‌​‌‌​‍ cümlede bir anlam belirsizliği vardır: 'Genç biri, doktorun odasına mı girdi?' yoksa 'Doktor mu gençti?'. Bu belirsizliği gidermek için 'Genç, doktorun odasına girip...' şeklinde virülle ayırmak gerekir.

  17. 17. Aşağıdaki cümlelerin hangisinde 've' bağlacının yanlış kullanılmasından kaynaklanan bir anlatım bozukluğu vardır?

    • A) Çok az kitap okuyor ve kendini geliştirmek istemiyordu.
    • B) Çok yorgundu ve hemen uyumak istiyordu.
    • C) Pencereyi açtı ve odayı havalandırdı.
    • D) Az yemek yiyor ve sağlıklı besleniyordu.

    Olumsuz‍​‌​‌​​‌‌​‌​​​​‌‌​‌​​‌​‌‌​​‌‌​​‌​​​‌‌​‌‌​‍ bir yargı olan 'az kitap okuyor' ile olumsuz bir yargı olan 'kendini geliştirmek istemiyordu' arasında bir çelişki vardır. Doğrusu 'Çok az kitap okuyor, bu yüzden kendini geliştiremiyordu.' gibi bir neden-sonuç ilişkisi olmalıydı. Bağlaç, mantıksal olarak uymamaktadır.

  18. 18. 'Herkes onu seviyor, saygı duyuyordu.' cümlesindeki anlatım bozukluğu nasıl giderilir?

    • A) 'herkes' yerine 'hepsi' getirilerek
    • B) 'seviyor'dan sonra 've' bağlacı getirilerek
    • C) 'saygı duyuyordu'dan önce 'ona' sözcüğü getirilerek
    • D) Cümlede bir bozukluk yoktur.

    'sevmek'‍​‌​‌​​‌‌​‌​​​​‌‌​‌​​‌​‌‌​​‌‌​​‌​​​‌‌​‌‌​‍ fiili nesne alırken ('onu seviyor'), 'saygı duymak' fiili dolaylı tümleç alır ('ona saygı duyuyor'). İkinci cümlenin dolaylı tümleci olan 'ona' kelimesi eksik olduğu için anlatım bozukluğu vardır.

  19. 19. 'Arkadaşına çok güveniyor, hiç yalnız bırakmıyordu.' cümlesindeki anlatım bozukluğu nasıl giderilir?

    • A) 'çok' kelimesi atılarak
    • B) 'hiç' kelimesi atılarak
    • C) ikinci cümlenin başına 'onu' kelimesi getirilerek
    • D) Cümlede anlatım bozukluğu yoktur.

    'güvenmek'‍​‌​‌​​‌‌​‌​​​​‌‌​‌​​‌​‌‌​​‌‌​​‌​​​‌‌​‌‌​‍ fiili dolaylı tümleç ('arkadaşına') alırken, 'yalnız bırakmamak' fiili nesne ('kimi?') alır. İkinci cümlenin nesnesi olan 'onu' kelimesi eksik olduğu için anlatım bozukluğu vardır. Cümle '...onu hiç yalnız bırakmıyordu.' şeklinde düzeltilmelidir.

  20. 20. Aşağıdaki cümlelerin hangisinde anlatım bozukluğu (gereksiz sözcük kullanımı) vardır?

    • A) Sınavı kazanmasının nedeni, düzenli çalışmasından kaynaklanıyor.
    • B) O gün çok yorulmuş, erkenden uyumuş.
    • C) Projeyi zamanında bitirmek istiyor.
    • D) Toplantıda herkes görüşünü söyledi.

    “Neden”‍​‌​‌​​‌‌​‌​​​​‌‌​‌​​‌​‌‌​​‌‌​​‌​​​‌‌​‌‌​‍ sözcüğü ile “-den kaynaklanmak” aynı anlamı taşıyan iki öğedir; birlikte kullanıldıklarında gereksiz tekrar olur. Düzeltilmiş hâli: “Sınavı kazanmasının nedeni düzenli çalışmasıdır.” ya da “Sınavı kazanması düzenli çalışmasından kaynaklanıyor.” Diğer cümlelerde anlatım bozukluğu yoktur.

  21. 21. Türkçede sık karşılaşılan anlatım bozukluklarından biri, yabancı kökenli bir sözcüğün Türkçe karşılığı veya eş anlamlısıyla birlikte aynı cümlede gereksiz yere kullanılmasıdır. Aşağıdaki cümlelerin hangisinde bu duruma örnek bir anlatım bozukluğu vardır?

    • A) Yazarın düşünceleri ve fikirleri edebiyat dünyasında geniş yankı uyandırdı.
    • B) Projenin aksamadan yürümesi için her türlü tedbiri zamanında aldık.
    • C) Zorlu yollardan geçerek nihayet hedeflediğimiz zirveye ulaştık.
    • D) Çocuklara sevgi göstererek onların gelişimine destek olmalıyız.
    • E) Denizlerin karalara oranla daha geç ısınıp soğuduğunu hepimiz biliyoruz.

    A‍​‌​‌​​‌‌​‌​​​​‌‌​‌​​‌​‌‌​​‌‌​​‌​​​‌‌​‌‌​‍ seçeneğinde 'düşünce' (Türkçe kökenli) ve 'fikir' (Arapça kökenli) sözcükleri eş anlamlıdır. Bu iki sözcüğün aynı cümlede bir arada kullanılması gereksiz sözcük kullanımından kaynaklanan bir anlatım bozukluğuna yol açmıştır. Doğru cevap A seçeneğidir.

  22. 22. Genç yazar, kitaplarını dikkatle inceleyip eleştirmenizi bekliyor. Bu cümledeki anlatım bozukluğunun nedeni aşağıdakilerden hangisidir?

    • A) Kişi zamiri eksikliği
    • B) Gereksiz sözcük kullanımı
    • C) Sözcüğün yanlış yerde kullanımı
    • D) Sözcüğün yanlış anlamda kullanımı
    • E) Mantık hatası

    Cümlede‍​‌​‌​​‌‌​‌​​​​‌‌​‌​​‌​‌‌​​‌‌​​‌​​​‌‌​‌‌​‍ 'kitaplarını' kelimesinin başına 'kendi' zamiri mi yoksa 'onun' zamiri mi geleceği net değildir. Bu durum kişi zamiri eksikliğinden kaynaklanan bir anlam belirsizliğine (anlatım bozukluğuna) yol açmıştır. Doğru cevap A seçeneğidir.

  23. 23. Aşağıdaki cümlelerin hangisinde ek fiil (ek eylem) eksikliğinden kaynaklanan bir anlatım bozukluğu vardır?

    • A) Satın aldığımız kitapların birçoğu çok eski ama yıpranmış değildi.
    • B) Dürüst biri olduğundan dün de bugün de şüphe etmedim.
    • C) Müzede insanı hayran bırakan pek çok tarihî eser mevcuttu.
    • D) Genç adam işini severek yapıyor, hiçbir işten kaçmıyordu.
    • E) Herkes otobüsün gelmesini bekliyor, sürekli saate bakıyordu.

    A‍​‌​‌​​‌‌​‌​​​​‌‌​‌​​‌​‌‌​​‌‌​​‌​​​‌‌​‌‌​‍ seçeneğindeki 'Satın aldığımız kitapların birçoğu çok eski ama yıpranmış değildi' cümlesinde 'eski' kelimesi olumlu, 'yıpranmış değildi' ise olumsuz bir yargıdır. 'eski' sözcüğüne ek fiilin eklenmemesi, ikinci cümledeki olumsuz ek fiil yükleminin ('değildi') birinci cümleye de ortak bağlanmasına ve 'eski değildi ama yıpranmış değildi' gibi yanlış bir anlam oluşmasına yol açmıştır. Doğrusu 'eskiydi ama...' olmalıdır. Doğru cevap A seçeneğidir.

  24. 24. Kütüphane ana baba günü gibiydi, içeride sessizce ders çalışan bir iki öğrenci dışında kimse yoktu. Bu cümledeki anlatım bozukluğunun nedeni aşağıdakilerden hangisidir?

    • A) Deyimin yanlış anlamda kullanılması
    • B) Sözcüğün yanlış yerde kullanılması
    • C) Çelişen ifadelerin bir arada kullanılması
    • D) Gereksiz sözcük kullanılması
    • E) Zamir eksikliği

    Cümlede‍​‌​‌​​‌‌​‌​​​​‌‌​‌​​‌​‌‌​​‌‌​​‌​​​‌‌​‌‌​‍ kullanılan 'ana baba günü' deyimi 'çok kalabalık, telaşlı yer' anlamı taşır. Ancak cümlenin devamında 'bir iki öğrenci dışında kimse yoktu' denilerek ortamın tenhalığı belirtilmiştir. Deyim, cümlede anlamına uygun kullanılmadığı için anlatım bozukluğuna yol açmıştır. Doğru cevap A seçeneğidir.

  25. 25. Aşağıdaki cümlelerin hangisinde anlamca çelişen ifadelerin bir arada kullanılmasından kaynaklanan bir anlatım bozukluğu vardır?

    • A) Şiddetli rüzgâr nedeniyle sanırım vapur seferleri iptal edilebilir.
    • B) Belki aradığın cevap hiç tahmin etmediğin bir kitabın sayfalarındadır.
    • C) Odaya giren herkesi mutlaka tek tek kontrol edecekler gibi geliyor bana.
    • D) Dışarıdan gürültüler geliyor, herhalde yakında bir düğün var.
    • E) Bir olasılık, hazırlanan raporlar bu hafta sonuna kadar biter.

    C‍​‌​‌​​‌‌​‌​​​​‌‌​‌​​‌​‌‌​​‌‌​​‌​​​‌‌​‌‌​‍ seçeneğindeki cümlede kesinlik anlamı taşıyan 'mutlaka' sözcüğü ile olasılık/tahmin bildiren 'gibi geliyor bana' ifadesi bir arada kullanılmıştır. Anlamca çelişen bu iki ifadenin bir arada kullanılması anlatım bozukluğuna yol açmıştır. Doğru cevap C seçeneğidir.