Genel Tekrar Testi - 22
Türkiye'de son yıllarda tarımsal altyapının güçlendirilmesi, sulama projelerinin yaygınlaştırılması ve seracılık faaliyetlerinin gelişmesi tarım sektörünü etkilemiştir. Bu gelişmelere bağlı olarak, tarım sektöründe aşağıdakilerden hangisinde bir azalma yaşandığı söylenebilir?
Bu testteki tüm sorular ve cevapları (25 soru)
1. Türkiye'de son yıllarda tarımsal altyapının güçlendirilmesi, sulama projelerinin yaygınlaştırılması ve seracılık faaliyetlerinin gelişmesi tarım sektörünü etkilemiştir. Bu gelişmelere bağlı olarak, tarım sektöründe aşağıdakilerden hangisinde bir azalma yaşandığı söylenebilir?
- A) Tarım sektöründen elde edilen yıllık toplam gelir oranında
- B) Tarım faaliyetlerinde iklim ve doğal koşullara olan bağımlılık derecesinde ✓
- C) Yıldan yıla elde edilen toplam tarımsal üretim miktarında
- D) Tarımsal üretimde kullanılan makine ve traktör sayısında
- E) Yetiştirilen tarımsal ürünlerin yurt içi tüketim miktarında
Sulama, gübreleme ve seracılık gibi tarımsal teknolojilerin gelişmesi tarımı hava koşullarına (yağışa vb.) bağımlı olmaktan kurtarır. Bu sayede üretimde yıldan yıla dalgalanma azalır ve doğal koşullara olan bağımlılık düşer.
2. Türkiye'de dağlık ve engebeli yer şekillerine sahip alanlarda genellikle tarımsal faaliyetler kısıtlıdır. Ancak bazı yörelerimizde yer şekillerinin engebeli olmasına ve sanayinin gelişmemesine bağlı olarak halk zorunlu olarak küçük tarım alanlarında yoğun tarım ve hayvancılık faaliyetlerine yönelmiştir. Buna göre, yer şekilleri dağlık ve engebeli olmasına rağmen, iklim koşullarının elverişliliği ve alternatif ekonomik kolları olmaması nedeniyle tarım ve hayvancılık faaliyetlerinin nüfusun en önemli geçim kaynağı olduğu coğrafi alan aşağıdakilerden hangisidir?
- A) Taşeli Platosu
- B) Doğu Karadeniz Bölümü kıyı kuşağı ✓
- C) Teke Platosu
- D) Yıldız Dağları Bölümü
- E) Menteşe Yöresi
Doğu Karadeniz Bölümü kıyı kuşağı son derece dağlık ve engebelidir. Ancak bölgede sanayinin gelişmemiş olması ve iklimin elverişliliği nedeniyle engebeye rağmen çay ve fındık tarımı ile hayvancılık halkın en temel geçim kaynağını oluşturur. Eğimli yamaçlar teraslanarak tarım arazisine dönüştürülmüştür.
3. Konya Ovası Projesi (KOP), İç Anadolu'daki tarım alanlarının sulanması, tarımsal yapının modernize edilmesi ve bölge halkının refahının artırılması amacıyla hazırlanan büyük bir bölgesel kalkınma projesidir. Buna göre, aşağıdakilerden hangisi KOP'un temel hedefleri ve amaçları arasında _yer almaz_?
- A) Bölgedeki yüksek dağlık alanlarda yayla turizmini ve geleneksel yaylacılık faaliyetlerini geliştirmek ✓
- B) Tarımsal verimliliği artırarak bölge dışına yaşanan göçleri engellemek ve tersine göçü teşvik etmek
- C) Yeni iş kolları oluşturarak bölgede istihdam olanaklarını artırmak ve işsizliği azaltmak
- D) Tarımsal ham madde üretimine bağlı olarak tarıma dayalı sanayi kollarını ve imalat sektörünü canlandırmak
- E) Mavi Tünel ve benzeri sulama kanallarıyla tarım alanlarındaki sulama altyapısını geliştirmek
Konya Ovası Projesi (KOP) kuraklık sorununu çözmek, sulama, tarım ve sanayi altyapısını güçlendirmek üzere İç Anadolu'da uygulanmaktadır. Yayla turizmi ve yaylacılık faaliyetlerinin geliştirilmesi ise öncelikle Karadeniz Bölgesi'nde uygulanan DOKAP (Doğu Karadeniz Projesi) kapsamında yer alır. KOP'un temel odağı yaylacılık değildir.
4. Türkiye'de tarımsal üretimde verimliliği artırmak ve birim alandan en yüksek verimi almak (entansif tarım) için çeşitli yöntemler uygulanmaktadır. Buna göre, aşağıdakilerden hangisi tarımda verimliliği (birim alandan alınan verimi) artırmaya yönelik doğrudan ve etkili bir uygulama _değildir_?
- A) Tarımda gübre kullanımı ve kaliteli tohumların tercih edilmesi
- B) Zirai mücadele ve tarım zararlılarıyla etkin şekilde savaşılması
- C) Nadas alanlarının azaltılarak sulama imkanlarının yaygınlaştırılması
- D) Tarımsal faaliyetlerin makineleşmeyle modernize edilmesi
- E) Tarımsal üretimi artırmak amacıyla yeni ve marjinal tarım alanlarının tarıma açılması ✓
Tarım alanlarının genişletilmesi toplam üretim miktarını artırabilir ancak birim alandan alınan verimi (üretkenliği) artırmaz. Tarımda verimliliği artırmak için sulama, gübreleme, kaliteli tohum kullanımı, zirai mücadele ve makineleşme gibi entansif (yoğun) tarım yöntemleri uygulanmalıdır. Bu nedenle E seçeneği verimliliği artıran bir uygulama değildir.
5. Kimya endüstrisinde, yapay gübre imalatında, barut ve tarım ilacı (pestisit) üretiminde kullanılan; Türkiye yataklarının yetersizliği sebebiyle önemli bir kısmı ithal edilen, en bilinen üretim merkezi Isparta (Keçiborlu) olan maden hangisidir?
- A) Asbest
- B) Kükürt ✓
- C) Barit
- D) Trona
- E) Cıva
Kimya, gübre ve ilaç sanayisinde kullanılan, Türkiye'de en bilinen yatak ve tesisleri Isparta-Keçiborlu'da yer alan maden kükürttür. Günümüzde Türkiye kükürt ihtiyacının çoğunu ithalatla karşılamaktadır.
6. Türkiye'de tarım ve hayvancılık faaliyetlerini incelemek üzere farklı coğrafi yörelere giden beş araştırmacı yaptıkları gözlemleri şu şekilde özetlemişlerdir: • Sıla: Gittiğim yörede (Antalya çevresi) kış ılıklığı sayesinde yaygın seracılık faaliyetleri yürütülmekte, dağlık kesimlerde ise kıl keçisi yetiştiriciliği yapılmaktadır. • Recep: Gittiğim yörede (Konya çevresi) geniş düzlüklerde buğday ve arpa gibi tahıl tarımı yapılmakta, gür çayırlara bağlı olarak da geleneksel mera hayvancılığı çok yaygın şekilde yürütülmektedir. • Emine: Gittiğim yörede (Güney Marmara/Ege geçişi) zeytinlikler geniş yer kaplamakta ve büyük tüketim merkezlerine yakınlığın etkisiyle modern kümes hayvancılığı tesisleri bulunmaktadır. • Sema: Gittiğim yörede (Güneydoğu Anadolu - Şanlıurfa çevresi) sulamanın gelişmesiyle birlikte pamuk tarımı yoğunlaşmış, bozkır alanlarında ise koyun yetiştiriciliği yapılmaktadır. • Ömer: Gittiğim yörede (Doğu Karadeniz kıyıları) her mevsim yağışlı iklimin etkisiyle çay tarımı yapılmakta, bitki çeşitliliğine bağlı olarak arıcılık gelişmiştir. Buna göre, araştırmacıların gittikleri yöreler ve yaptıkları gözlemlerle ilgili verdikleri bilgilerden hangisi coğrafi gerçeklerle _uyuşmaz_?
- A) Sema'nın Şanlıurfa yöresine dair gözlemleri
- B) Recep'in Konya yöresine dair gözlemleri ✓
- C) Emine'nin Güney Marmara yöresine dair gözlemleri
- D) Ömer'in Doğu Karadeniz kıyılarına dair gözlemleri
- E) Sıla'nın Antalya yöresine dair gözlemleri
Konya ve çevresi yarı kurak step iklimine ve bozkır bitki örtüsüne sahiptir. Bu bölgede yazlar kurak geçtiği için gür çayırlar bulunmaz ve geleneksel büyükbaş mera hayvancılığı yapılamaz. Konya çevresinde büyükbaş hayvancılık ahırlarda modern besi/ahır hayvancılığı şeklinde yapılır. Yaz yağışlarına bağlı gür çayır ve büyükbaş mera hayvancılığı Erzurum-Kars gibi Kuzeydoğu Anadolu yörelerinde görülür. Bu yüzden Recep'in verdiği bilgi yanlıştır.
7. Türkiye'de göç hareketlerinin çok büyük bir kısmı kentten kente veya kırdan kente doğru gerçekleşmektedir. Bu iç göç dalgalarının itici (kırsal) ve çekici (kentsel) çeşitli nedenleri bulunmaktadır. Buna göre, aşağıdakilerden hangisi Türkiye'de kırsal alanlardan kentlere doğru yapılan iç göçleri artıren nedenlerden biri _değildir_?
- A) Şiddetli erozyon nedeniyle toprakların verimsizleşmesi ve tarımsal gelirin düşmesi
- B) Tarım alanlarında yapay sulama imkanlarının ve GAP gibi projelerin yaygınlaşması ✓
- C) Tarımda makineleşmenin artmasıyla kırsal alanda iş gücü ihtiyacının azalması
- D) Şehirlerde sanayi, ticaret ve hizmet sektörlerindeki iş olanaklarının cazibesi
- E) Kırsal kesimde miras yoluyla tarım topraklarının bölünerek aileleri geçindiremez hale gelmesi
Kırsal alanda sulama olanaklarının artması, nadas alanlarını azaltır, ürün çeşitliliğini ve yılda birden fazla ürün alma şansını artırır. Bu durum tarımsal verimliliği ve çiftçinin gelirini yükselterek kırdan kente olan göçü azaltıcı (göçü engelleyici) bir rol oynar. Diğer seçenekler ise göçü tetikleyen faktörlerdir.
8. Ege Bölgesi, Göller Yöresi ile Çanakkale'ye bağlı Gökçeada ve Bozcaada'da yaygın olarak görülen; temel ekonomik faaliyeti hayvancılık olmakla birlikte küçük çaplı bahçe tarımının da yapıldığı geçici köy altı yerleşme tipi aşağıdakilerden hangisidir?
- A) Kom
- B) Ağıl
- C) Mezra
- D) Oba
- E) Dam ✓
Ege Bölgesi, Göller Yöresi ve Gökçeada-Bozcaada çevresinde küçükbaş hayvancılık ve küçük ölçekli tarım için kurulan geçici köy altı yerleşme tipine dam denir. Kom yerleşmeleri Doğu Anadolu'da, Oba yerleşmeleri çadır yerleşimleri olarak Toroslar ve Karadeniz'de, Ağıl ise küçükbaş hayvan barınağı olarak İç Anadolu'da yaygındır.
9. Türkiye'de hayvancılık sektöründen elde edilen ekonomik katma değeri ve birim hayvandan sağlanan et-süt verimliliğini yükseltmek hedeflenmektedir. Buna göre, hayvancılıkta verimliliği artırmak için; I. Doğal koşullara bağımlı olan geleneksel mera hayvancılığından besi ve ahır hayvancılığına geçilmesi II. Yerli ırkların genetik ıslah çalışmalarıyla yüksek verimli soylara dönüştürülmesi III. Çayır ve otlaklardaki toplam hayvan mevcudunun (sayısal olarak) artırılması uygulamalarından hangileri yapılmalıdır?
- A) Yalnız I
- B) Yalnız II
- C) I ve II ✓
- D) II ve III
- E) I, II ve III
Besi ve ahır hayvancılığı (I) ile soy ıslah çalışmaları (II) hayvancılıkta birim hayvandan alınan verimi doğrudan yükseltir. Ancak mera alanlarındaki hayvan sayısını artırmak (III) aşırı otlatmaya, meraların tahribine yol açar ve hayvan başına düşen besini azaltarak verimi düşürür.
10. Türkiye'de tarımsal verimliliği artırmak ve yer şekillerine uyum sağlamak amacıyla farklı tarım yöntemleri uygulanmaktadır. Buna göre, Türkiye'deki tarımsal uygulamalar ve yöntemlerle ilgili aşağıda verilen bilgilerden hangisi _yanlıştır_?
- A) Doğu Karadeniz'de tarımda makine kullanımının sınırlı olması, büyük ölçüde engebeli ve dağlık yer şekillerine bağlıdır.
- B) Yıllık yağış miktarının az ve sulama imkânlarının kısıtlı olduğu İç Anadolu Bölgesi, nadas tarımının en yaygın olduğu alandır.
- C) Güneydoğu Anadolu'da sulama kanallarının devreye girmesiyle nadasa ayrılan toprak miktarı hızla azalmaktadır.
- D) Türkiye'de özellikle dağlık ve engebeli alanlarda birim alandan yüksek verim almayı amaçlayan modern entansif (yoğun) tarım yöntemi yaygındır. ✓
- E) Kış sıcaklıklarının yüksek ve güneşlenme süresinin fazla olduğu Akdeniz kıyılarında örtü altı tarımı (seracılık) oldukça gelişmiştir.
Entansif (yoğun/modern) tarım; sulama, gübreleme, makineleşme ve kaliteli tohum kullanımıyla birim alandan en yüksek verimi almayı hedefler ve düzlük, verimli ovalarda (Çukurova, Ege ovaları vb.) uygulanır. Dağlık, engebeli ve ulaşımı zor olan alanlarda ise insan gücüne dayalı ekstansif (kaba/geleneksel) tarım yöntemleri zorunlu olarak uygulanmaktadır. Bu yüzden D seçeneği yanlıştır.
11. Türkiye ekonomisinin 1923 ve 2022 yıllarına ait sektörel iş gücü dağılımı oranları şu şekildedir: • 1923 yılı: Tarım %89, Sanayi %6, Hizmet %5 • 2022 yılı: Tarım %15, Sanayi %20, Hizmet %65 Bu verilere göre, cumhuriyetin kuruluşundan günümüze kadar geçen süredeki değişimlerle ilgili aşağıdaki yorumlardan hangisi _yapılamaz_?
- A) 2022 yılında tarım sektöründe çalışan toplam kişi sayısı 1923 yılına göre azalmıştır. ✓
- B) 2022 yılında tarım ve sanayi sektörlerinin toplam payı, tek başına hizmet sektörünün payından daha azdır.
- C) 1923 yılında çalışan nüfusun ezici bir çoğunluğu tarımsal faaliyetlerde istihdam edilmiştir.
- D) Sanayi sektöründe çalışan nüfusun oransal payı yaklaşık üç katından fazla artış göstermiştir.
- E) Zaman içerisinde birincil ekonomik faaliyetlerin (tarım) ağırlıklı olduğu yapıdan, üçüncül ekonomik faaliyetlerin (hizmet) ağırlıklı olduğu yapıya geçilmiştir.
Sektörel dağılım grafiklerinde verilen değerler orandır (yüzde). Türkiye'nin toplam nüfusu 1923'ten 2022'ye yaklaşık 6-7 kat arttığı için, tarımın oransal payı düşse de tarımda çalışan fiili kişi sayısı (miktar olarak) artmıştır. Oran ile miktar karıştırılmamalıdır. Doğru cevap A seçeneğidir.
12. Türkiye'de tarımsal faaliyetlerde verimliliği sınırlayan en önemli sorunların başında kuraklık ve sulama imkânlarının yetersizliği gelmektedir. Buna göre, Türkiye'de tarım arazilerinin sulama sorunu geniş çapta çözüme kavuşturulursa, aşağıdakilerden hangisinin gerçekleşmesi _beklenmez_?
- A) Birim alandan elde edilen tarımsal verimlilik ve kalite düzeyi yükselir.
- B) Nadasa bırakılan toprak miktarı azalırken ekili ve dikili alanların oranı genişler.
- C) Tarımsal üretimde yıldan yıla meydana gelen dalgalanmalar azalarak toplam üretim miktarı artar.
- D) Sulama isteyen sanayi bitkilerinin ekimi yaygınlaşacağı için ürün çeşitliliği artar.
- E) Kırsal alanlardan kentlere doğru yapılan göç dalgası daha da hızlanır. ✓
Tarımda sulama olanaklarının artması, çiftçinin gelirini yükseltir, nadas alanlarını azaltır ve tarımda iklime bağımlılığı en aza indirir. Bu durum kırsalda ekonomik refahı artıracağı ve tarımda istihdamı güvenceye alacağı için kırdan kente olan göçlerin azalmasına (hızlanmasına değil) katkı sağlar.
13. Türkiye'de iç kesimlerde tarımsal üretim miktarlarında yıldan yıla görülen dalgalanmaların en önemli sebeplerinden biri nadas uygulamasının yaygın olmasıdır. Tarım arazilerindeki nadas uygulamasını azaltarak toprağın her yıl ekilmesini sağlamada en etkili yöntem aşağıdakilerden hangidir?
- A) Tarımda traktör ve modern biçerdöver kullanımının (makineleşme) artırılması
- B) Nöbetleşe (dönüşümlü) ürün ekim uygulamalarının azaltılması
- C) Toprağa verilen kimyasal ve organik gübre miktarının artırılması
- D) Tarım alanlarında yapay sulama olanaklarının (baraj, kanal vb.) geliştirilmesi ✓
- E) Üreticiyi desteklemek adına tarım satış kooperatiflerinin yaygınlaştırılması
Nadas, kurak ve yarı kurak bölgelerde toprağın kaybettiği nemi ve minerali geri kazanması için bir yıl boş bırakılmasıdır. Bölgede sulama imkanları (barajlar, göletler) geliştirilirse toprağın suya olan ihtiyacı karşılayan sulamayla nadasa gerek kalmadan her yıl ürün alınabilir. Bu yüzden sulama en etkili yöntemdir.
14. Türkiye'de uygulanan ekonomi politikaları içerisinde en önemlilerinden biri de 1980 yılından itibaren serbest piyasa ekonomisine geçişi simgeleyen 24 Ocak Kararları'dır. Buna göre, 24 Ocak Kararları ile Türkiye ekonomisinde aşağıdakilerden hangisinin gerçekleştirilmesi öncelikli olarak amaçlanmıştır?
- A) Tarımda makineleşmenin ve üretimin artırılması
- B) İthalat hacminin kısıtlanarak iç pazarın korunması
- C) Bölgesel kalkınma farklarının tamamen giderilmesi
- D) İthal ikameci dışa kapalı modelden, ihracata dayalı dışa açık serbest piyasa ekonomisine geçilmesi ✓
- E) Devletin sanayi yatırımlarındaki payının artırılması
1980 yılında alınan 24 Ocak Kararları, Türkiye ekonomisinde köklü bir değişim başlatmıştır. Bu kararlarla, o güne kadar uygulanan devletçi ve korumacı ithal ikameci model bırakılmış; serbest piyasa, ihracata dayalı büyüme ve küresel ekonomiye entegre dışa açık model benimsenmiştir.
15. Cumhuriyet'in ilk yıllarında, 1923-1930 döneminde Türkiye ekonomisinde özel girişimi destekleyen liberal bir iktisat politikası izlenmiştir. Buna göre, aşağıdakilerden hangisi 1923-1930 yılları arasında Türkiye'de uygulanan ekonomik politikalardan ve gelişmelerden biridir?
- A) İthal ikameci modelden vazgeçilerek 24 Ocak Kararları ile dışa açık serbest piyasa ekonomisine geçilmesi
- B) Büyük sanayi yatırımlarının doğrudan devlet eliyle yapıldığı devletçi ekonomi modeline geçilmesi
- C) Özel sektör yatırımlarını teşvik etmek ve sanayiyi geliştirmek amacıyla Teşvik-i Sanayi Kanunu'nun çıkarılması ✓
- D) Marshall Planı kapsamında tarımda makineleşmeyi hızlandırmak için 50 bin adet traktör ithal edilmesi
- E) Ağır sanayi hamlelerini içeren I. Beş Yıllık Sanayi Planı'nın yürürlüğe konulması
1923-1930 arası liberal dönemdir ve özel teşebbüsü canlandırmak için 1927 yılında Teşvik-i Sanayi Kanunu çıkarılmıştır (C). Devletçilik ve I. Beş Yıllık Sanayi Planı 1929 Büyük Buhranı'ndan sonra 1930'lu yıllarda uygulanmıştır. Tarımdaki yoğun traktör ithalatı 1950'li yıllarda, dışa açık serbest piyasaya geçiş ise 1980 sonrasındadır.
16. Tarımsal nüfus yoğunluğu; bir yörede tarım sektöründe çalışan nüfus miktarının, o yöredeki toplam tarım arazisi miktarına bölünmesiyle hesaplanır. Engebeli, dağlık ve tarım arazilerinin kısıtlı olduğu yörelerde bu yoğunluk çok yüksek çıkmaktadır. Buna göre, yer şekilleri özellikleri dikkate alındığında aşağıdaki illerin hangisinde tarımsal nüfus yoğunluğunun diğerlerine göre daha yüksek olması beklenir?
- A) Edirne
- B) Şanlıurfa
- C) İzmir
- D) Konya
- E) Rize ✓
Rize, Doğu Karadeniz'in dik ve engebeli yer şekillerine sahiptir. Bu engebeden dolayı tarım arazileri son derece dar ve parçalıdır. Tarımda çalışan nüfusun bu dar alanlara bölünmesiyle elde edilen tarımsal nüfus yoğunluğu Rize'de çok yüksek çıkar. Konya, Şanlıurfa ve Edirne gibi yer şekillerinin düz olduğu ovalık illerde ise tarım alanları geniş olduğundan tarımsal nüfus yoğunluğu oldukça düşüktür.
17. Türkiye'de buğday üretiminin yoğun olarak yapıldığı tarım alanlarının coğrafi özellikleri düşünüldüğünde, bu alanların tamamının ortak özelliği hakkında aşağıdakilerden hangisi kesinlikle söylenebilir?
- A) Yıllık toplam yağış miktarının 1000 milimetrenin üzerinde olması
- B) Tarımsal sulama altyapılarının son derece gelişmiş olması
- C) Çok verimli alüvyal ve humuslu toprak yapısına sahip olmaları
- D) Aynı coğrafi bölge sınırları içerisinde yer almaları
- E) Yaz döneminin sıcak ve kurak geçmesi ✓
Buğday, büyüme döneminde nem ve yağış isterken, olgunlaşma ve hasat döneminde mutlaka kuraklık ister. Dolayısıyla buğdayın yoğun üretildiği yerlerin kesin ortak özelliği yaz kuraklığının yaşanmasıdır. Yağışın 1000 mm üzeri olduğu nemli Karadeniz kıyılarında buğday yetiştirilemez.
18. Türkiye'de tarımda makineleşmenin yaygınlaşması, tarım sektörü ve sosyoekonomik yapı üzerinde derin etkiler bırakmıştır. Buna göre, tarımda makineleşmenin sonuçlarıyla ilgili aşağıda verilen bilgilerden hangisi _yanlıştır_?
- A) Hasat ve ekim işlemleri daha hızlı yapıldığı için tarımsal ürünlerin hasat süresi kısalmıştır.
- B) Tarımsal işlerde makine kullanımı arttığı için insana ve kaba iş gücüne duyulan ihtiyaç azalmıştır.
- C) Tarımsal işlemlerin makineyle yapılması toprağın verimliliğini düşürmüş ve ürün veriminin azalmasına yol açmıştır. ✓
- D) Türkiye'de tarımda makineleşme süreci özellikle 1950'li yıllardan sonra hız kazanmıştır.
- E) Çayır ve mera alanları ile nadas arazilerinin sürülerek tarıma kazandırılmasıyle ekili-dikili alan miktarı artmıştır.
Tarımda makineleşme toprağın zamanında sürülmesini, hasat kayıplarının azalmasını sağlayarak birim alandan alınan ürün verimini ve toplam üretimi artırır. Verimin azaldığı bilgisi yanlıştır. Doğru cevap C seçeneğidir.
19. Türkiye'de güney kıyılarından kuzey kıyılarına doğru gidildiğinde; I. tarım ürünlerinin hasat olgunluğuna ulaşma süresi, II. deniz suyu sıcaklığı ortalaması, III. gün doğumu ve gün batımı (grup ve tan) süresi gibi özelliklerden hangilerinde bir azalma (düşüş/kısalma) gözlenmesi beklenmez?
- A) Yalnız I
- B) Yalnız II
- C) Yalnız III
- D) I ve III ✓
- E) II ve III
Güneyden kuzeye gidildikçe sıcaklık azaldığı için tarım ürünlerinin olgunlaşma süresi uzar (I). Çizgisel dönüş hızı yavaşladığı için güneşin doğuş ve batış süreleri de uzar (III). Yani bu iki özellikte azalma değil artış görülür. Sıcaklık ise enlem etkisiyle azalır (II).
20. Türkiye'de arazi kullanım türleri arasında aşağıdakilerden hangisi daha geniş bir yüzeye yayılmıştır?
- A) Mera alanları
- B) Sulak alanlar
- C) Sanayi alanları
- D) Tarım alanları ✓
- E) Orman alanları
Ekili-dikili sahalarla nadas alanlarını kapsayan tarım arazileri Türkiye'nin yüz ölçümü içinde geniş yer tutar. Verilen seçenekler arasında en büyük kullanım alanı tarım arazilerine aittir.
21. Türkiye'de hayvan başına verimi yükseltmek için aşağıdaki uygulamalardan hangisinin yapılması uygun değildir?
- A) Yerli hayvan ırklarının sayısını artırmak ✓
- B) Meralarda erken ve aşırı otlatmayı önlemek
- C) Hayvanlara proteince zengin yem vermek
- D) Hayvan ırklarını ıslah etmek
- E) Besi ve ahır hayvancılığını geliştirmek
Amaç düşük verimli yerli ırkların sayısını çoğaltmak değil, ırk ıslahıyla hayvan başına alınan et ve süt miktarını artırmaktır. Kaliteli yem, modern bakım ve meraların korunması da verimi destekler.
22. Et ve süt kombinalarının kırsal alanlarda kurulması bölgesel kalkınmayı destekleyebilir. Aşağıdakilerden hangisi bu tesislerin beklenen sonuçlarından biri değildir?
- A) Hayvansal ürünlerin işlenerek katma değerinin artması
- B) Kırsaldan şehirlere yönelik göç hızının yavaşlaması
- C) Kırsalda yaşayan halkın gelir ve istihdam olanaklarının artması
- D) Üreticilerin besi ve ahır hayvancılığına yönelmesi
- E) Mera alanlarının genişletilerek doğal otlatmanın teşvik edilmesi ✓
Kombinalar hayvansal ürünleri işleyerek katma değer ve istihdam yaratır, üretici gelirini artırır ve göçü yavaşlatabilir. Düzenli ham madde ihtiyacı üreticiyi modern besi ve ahır hayvancılığına yöneltir. Mera alanlarını genişletmek temel amaç değildir.
23. Şiddetli don olaylarının yol açabileceği olumsuzluklar arasında aşağıdakilerden hangisi bulunmaz?
- A) İnşaat faaliyetlerinin yavaşlaması
- B) Ulaşımda aksamaların yaşanması
- C) Ticari faaliyetlerin aksaması
- D) Tarım ürünlerinin zarar görmesi
- E) Büyük şehirlerde hava kirliliğinin azalması ✓
Don; ulaşım, tarım ve açık alanda yürütülen ekonomik faaliyetleri aksatabilir. Soğuk ve durgun hava, sıcaklık terselmesine yol açarak büyük şehirlerde hava kirliliğini azaltmak yerine artırabilir.
24. Hayvancılık faaliyetlerinin iklimden etkilenme düzeyi uygulanan yönteme göre değişir. Buna göre; I. Kümes hayvancılığı II. Arıcılık III. Mera hayvancılığı IV. Besi hayvancılığı faaliyetlerinden hangilerinde iklime bağlı üretim dalgalanmaları daha fazladır?
- A) I ve II
- B) I ve IV
- C) II ve III ✓
- D) II ve IV
- E) III ve IV
Arıcılık çiçeklenme ve nektar miktarına, mera hayvancılığı ise doğal otlakların verimine bağlıdır. Kuraklık bu iki faaliyetin üretimini düşürebilir. Kümes ve besi hayvancılığı kapalı alanlarda hazır yemle yapıldığından iklimden daha az etkilenir. II ve III doğrudur.
25. Organize Sanayi Bölgeleri, sanayinin planlı gelişmesini sağlamak ve üretimi uygun alanlarda toplamak amacıyla kurulur. Aşağıdakilerden hangisi bu bölgelerin kuruluş amaçlarından biri değildir?
- A) İşletmelerin altyapı ve enerji maliyetlerini düşürmek
- B) Düzenli kentleşme ve mekânsal planlamaya katkı sağlamak
- C) Çevre kirliliğini belirli alanlarda kontrol altına almak
- D) Verimli tarım alanlarını sanayi altyapısıyla bütünleştirmek ✓
- E) Şehir içinde kalan fabrikaları yerleşim dışına taşımak
OSB'ler ortak altyapı sağlayarak maliyetleri azaltır, fabrikaları yerleşim dışına taşır ve çevre denetimini kolaylaştırır. Kuruluş yeri seçilirken verimli tarım alanlarının korunması esastır. Bu nedenle tarım arazilerini sanayi altyapısıyla bütünleştirmek bir kuruluş amacı değildir.