Genel Tekrar Testi - 46
Türkiye'deki göllerin oluşumunda tek bir kuvvet (tektonizma, karstlaşma vb.) etkili olabileceği gibi birden fazla kuvvetin bir arada rol oynadığı 'karma yapılı göller' de bulunmaktadır. Buna göre, aşağıda verilen göllerden hangisi hem tektonik çökelme hem de karstik erime süreçlerinin bir arada etkili olduğu karma yapılı göllere örnek gösterilebilir?
Bu testteki tüm sorular ve cevapları (25 soru)
1. Türkiye'deki göllerin oluşumunda tek bir kuvvet (tektonizma, karstlaşma vb.) etkili olabileceği gibi birden fazla kuvvetin bir arada rol oynadığı 'karma yapılı göller' de bulunmaktadır. Buna göre, aşağıda verilen göllerden hangisi hem tektonik çökelme hem de karstik erime süreçlerinin bir arada etkili olduğu karma yapılı göllere örnek gösterilebilir?
- A) Bafa (Çamiçi) Gölü
- B) Hazar Gölü
- C) Salda Gölü
- D) Eğirdir Gölü ✓
- E) Tuz Gölü
Göller Yöresi'nde yer alan Eğirdir, Beyşehir ve Kovada gölleri oluşumunda hem tektonik hareketlerin hem de karstik çözünmelerin etkili olduğu karma yapılı (tektonik-karstik) göllerdir.
2. Türkiye'deki platoların genel özellikleri ve dağılışları hakkında verilen aşağıdaki bilgilerden hangileri doğrudur? I. Nevşehir çevresindeki Kapadokya Platosu, volkanik tüf ve lav örtülerinin aşınmasıyla oluşan volkanik kökenli bir platodur. II. Türkiye'de yer şekillerinin sade olduğu İç Anadolu Bölgesi, plato alanlarının en fazla genişlik kapladığı bölgemizdir. III. Ülkemizdeki tüm platolarda en temel ve baskın ekonomik faaliyet kolu tarım ve hayvancılıktır.
- A) Yalnız I
- B) Yalnız II
- C) I ve II ✓
- D) II ve III
- E) I, II ve III
Kapadokya Platosu volkanik lav ve tüflerin aşınmasıyla oluşmuştur (I doğru). En fazla plato İç Anadolu Bölgesi'nde yer alır (II doğru). Ancak Çatalca-Kocaeli Platosu gibi aşınım düzlüğü platolarında sanayi, ulaşım, ticaret ve yerleşme ön plandadır; tarım ve hayvancılık birincil faaliyet değildir. Bu nedenle III. öncül yanlıştır. Doğru cevap C'dir.
3. Türkiye'de doğa ve kültür turu kapsamında geziye çıkan bir grup gezgin şu merkezleri ziyaret etmiştir: • Van Gölü üzerinde yer alan Akdamar Adası ve Kilisesi • Zengin biyoçeşitliliği ve derin kanyonuyla ünlü Hatila Vadisi Milli Parkı • Türkiye'nin en büyük subasar orman ekosistemi olan İğneada Longoz Ormanları • Ege kıyısındaki Dilek Yarımadası - Büyük Menderes Deltası Milli Parkı Buna göre, gezgin grubu seyahatleri boyunca aşağıdaki illerden hangisine gitmemiştir?
- A) Aydın
- B) Van
- C) Artvin
- D) Kırklareli
- E) Manisa ✓
Gezginlerin ziyaret ettiği alanların bulundukları iller şöyledir: - Akdamar Adası -> Van - Hatila Vadisi -> Artvin - İğneada Longoz Ormanları -> Kırklareli - Dilek Yarımadası -> Aydın Grup bu seyahat boyunca Manisa iline uğramamıştır. Doğru cevap E seçeneğidir.
4. Doğu Karadeniz Projesi (DOKAP), bölgedeki ekonomik yapıyı canlandırmayı ve yerel kaynakları koruyarak kalkınmayı sağlamayı amaçlamaktadır. Buna göre; I. Demir-çelik ve ağır metal sanayi kollarını bölge genelinde yaygınlaştırmak II. Kıyı kesimindeki deniz balıkçılığı ve su ürünleri sektörünü modernize etmek III. Yerel ekonomiyi çeşitlendirerek istihdam imkanlarını artırmak ve göçü önlemek IV. Dağlık kesimlerde sürdürülebilir yayla turizmini ve hayvancılığı geliştirmek hedeflerinden hangileri DOKAP kapsamında _yer almaz_?
- A) Yalnız I ✓
- B) Yalnız II
- C) II ve III
- D) III ve IV
- E) I, II ve III
DOKAP; dağlık ve engebeli bir araziye sahip Doğu Karadeniz'in yapısına uygun olarak yaylacılık (IV), balıkçılık (II) ve istihdamı artırma (III) amaçlarını taşır. Bölgede ağır sanayi kollarını kurmak ve geliştirmek (I) projenin hedefleri arasında yer almaz (ağır sanayi hedefleri ZBK projesindedir).
5. İzmir'den yola çıkarak kıyı şeridini (Ege ve Akdeniz kıyılarını) takip edip kara yoluyla Mersin'e ulaşan bir gezi grubu, yolculukları boyunca akarsuların denize döküldüğü yerlerde oluşan delta ovalarından geçmişlerdir. Buna göre, bu grubun yolculuk güzergahı boyunca sırasıyla geçmesi beklenen delta ovaları aşağıdakilerden hangisidir?
- A) Menemen - Büyük Menderes - Selçuk
- B) Çukurova - Silifke - Menemen
- C) Selçuk - Dikili - Silifke
- D) Dikili - Çukurova - Bafra
- E) Selçuk (Küçük Menderes) - Balat (Büyük Menderes) - Silifke (Göksu) ✓
İzmir'den Mersin'e güneye doğru kıyıdan giderken sırasıyla; Küçük Menderes'in oluşturduğu Selçuk Ovası'ndan, ardından Büyük Menderes'in oluşturduğu Balat Ovası'ndan ve son olarak Mersin sınırında Göksu Nehri'nin oluşturduğu Silifke Ovası'ndan geçilir. Çukurova ise Mersin'in daha doğusunda Adana'da yer alır, oraya ulaşmadan önce geçilmez.
6. Türkiye'nin dağ oluşumları (orojenez ve volkanizma) ile yer şekillerinin genel özellikleri hakkında aşağıda verilen bilgilerden hangisi doğrudur?
- A) Karadeniz Bölgesi'ndeki yüksek dağların zirve kesimlerinde aktif/güncel buzul oluşumları bulunmaz.
- B) Güneydoğu Anadolu'da yer alan Karacadağ, fay hatlarındaki kırılmalarla yükselmiş bir horst kütlesidir.
- C) Toros Dağları ve Kuzey Anadolu Dağları, Tersiyer (III. Jeolojik Zaman) dönemindeki Alp-Himalaya orojeneziyle oluşmuştur. ✓
- D) Ege Bölgesi'ndeki dağ sıraları, yan basınçlarla kıvrılarak oluşmuş yüksek kıvrım dağlarıdır.
- E) Sönmüş volkanik dağlar Türkiye'de yoğun olarak Karadeniz kıyı kuşağı boyunca sıralanmıştır.
Toroslar ve Kuzey Anadolu Dağları, III. Jeolojik Zaman'daki Alp-Himalaya kıvrım orojeneziyle oluşmuştur (C doğru). Ege dağları kırıklıdır (D yanlış). Volkanikler iç kesimlerde yoğundur (E yanlış). Karacadağ kalkan yanardağıdır (B yanlış). Doğu Karadeniz'in yüksek zirvelerinde (Kaçkarlar vb.) güncel buzullar yer alır (A yanlış).
7. Türkiye'nin en kuzey uç noktalarından (Sinop civarı) güneye doğru kuş uçuşu en güney noktasına (Hatay) seyahat eden bir coğrafyacı yolculuk yapmaktadır. Bu seyahat rotası boyunca kuzeyden güneye doğru sırasıyla aşağıdaki dağ sıralarından hangilerini aşması beklenir?
- A) Bey Dağları - Binboğa Dağları - Yıldız Dağları
- B) Menteşe Dağları - Kaçkar Dağları - Cilo Dağları
- C) Amanos Dağları - Tahtalı Dağları - Canik Dağları
- D) Küre Dağları - Tahtalı Dağları - Amanos Dağları ✓
- E) Nur Dağları - Erciyes Dağı - Küre Dağları
Kuzeyden güneye doğru gidildiğinde; önce Karadeniz kıyı kuşağındaki Küre Dağları (Sinop-Kastamonu), ardından Orta Toroslar kuşağındaki Tahtalı Dağları (Adana-Kayseri arası) ve en son güneyde Hatay'daki Amanos (Nur) Dağları geçilir. Doğru sıralama D seçeneğidir.
8. Mera hayvancılığı; yağışlara bağlı olarak kendiliğinden yetişen çayır ve otlaklarda yapılan, iklim koşullarına bağımlılığı yüksek hayvancılık türüdür. Türkiye'de yaz yağışlarıyla yeşeren gür dağ çayırlarının bulunduğu yüksek dağlık bölgelerde mera hayvancılığı çok yaygındır. Buna göre, coğrafi özellikleri dikkate alındığında aşağıdaki coğrafi bölümlerin hangilerinde büyükbaş mera hayvancılığı en çok gelişme göstermiştir?
- A) Çatalca-Kocaeli Platosu ve Çukurova Havzası
- B) Kuzeydoğu Anadolu Bölümü ve Doğu Karadeniz Bölümü dağlık alanları ✓
- C) İç Anadolu Bölgesi ve Şanlıurfa Platosu
- D) Menteşe Yöresi ve Göller Yöresi
- E) Ege kıyı şeridi ve Ergene Havzası
Erzurum-Kars-Ardahan platosu ile Doğu Karadeniz dağlık kesimleri, yaz yağışları alan ve yazın yeşil kalan gür alpin çayırlarına sahiptir. Bu vejetasyon özelliği nedeniyle buralarda büyükbaş mera hayvancılığı en yaygın ve baskın hayvancılık faaliyetidir. Ege, Ergene, İç Anadolu ve Güneydoğu'da ise yaz kuraklığı bozkırları kuruttuğu için küçükbaş hayvancılık veya ahır hayvancılığı yaygındır.
9. Türkiye, yer altı sıcak su kaynakları (jeotermal/kaplıca) yönünden dünyada ilk sıralarda yer almaktadır. Türkiye'de jeotermal enerji potansiyelinin ve sıcak su kaynaklarının bu denli yaygın olmasının temel nedeni aşağıdakilerden hangisidir?
- A) Üç tarafı denizlerle çevrili nemli bir yarımada ülkesi olması
- B) Yıllık ortalama yağış miktarının yüksek olması ve yeraltı sularını beslemesi
- C) Kimyasal tortul kayaçların (karstik yapı) geniş alan kaplaması
- D) Ortalama yükseltisinin fazla olması ve dağların doğu-batı uzanması
- E) Yakın bir jeolojik zamanda oluşmuş genç bir arazi yapısına ve yaygın kırıklı (fay) hatlara sahip olması ✓
Türkiye'de jeotermal kaynakların çok yaygın olmasının temel sebebi, ülkemizin Alp-Himalaya kıvrım kuşağında yer alan genç oluşumlu bir arazi olması ve buna bağlı olarak aktif kırık (fay) hatlarının geniş yer kaplamasıdır. Bu fay hatlarından sızan sular yer altında ısınıp basınçla yeryüzüne sıcak su kaynakları olarak çıkar.
10. Türkiye arazisinin jeolojik geçmişi ve jeolojik zamanlardaki gelişim süreciyle ilgili olarak aşağıda verilen bilgilerden hangisi _yanlıştır_?
- A) IV. Jeolojik Zaman'da (Kuaterner) Egeid karasının çökmesi ve buzul sonrası deniz seviyesinin yükselmesiyle İstanbul ve Çanakkale boğazları oluşmuştur.
- B) Türkiye'nin bugünkü genel dağlık ve yüksek yer şekilleri görünümünü kazanmasında en etkili jeolojik zaman Senozoik olmuştur.
- C) Türkiye'deki Toroslar ve Kuzey Anadolu dağ kıvrımları ile Ege'deki kırıklı dağlar III. Jeolojik Zaman'da (Tersiyer) Alp Orojenezi ile şekillenmiştir.
- D) II. Jeolojik Zaman'da (Mezozoik) Anadolu büyük ölçüde Tetis Denizi altında tortulanma alanı halindeydi.
- E) II. Jeolojik Zaman'da (Mezozoik) Egeid karası toptan çökmüş ve III. Jeolojik Zaman'da (Tersiyer) Ege Denizi bugünkü halini almıştır. ✓
Egeid karası Tersiyer (III. Zaman) boyunca bir kara kütlesiydi. Bu karanın çökmesi ve yerine Ege Denizi'nin oluşması IV. Jeolojik Zaman'ın (Kuaterner) başlarında gerçekleşmiştir. Bu nedenle E seçeneğinde verilen bilgi yanlıştır.
11. Türkiye'de dağlık yapının varlığı, kış aylarında kar yağışının yeterli seviyede olmasıyla birlikte kış turizmi (kayak merkezleri) ülkenin birçok farklı bölgesinde gelişim göstermiştir. Buna göre; Bursa (Uludağ), Erzurum (Palandöken), Kars (Sarıkamış), Bolu (Kartalkaya) ve Antalya (Saklıkent) gibi merkezlerin tümünde ortak olarak gelişen turizm dalı aşağıdakilerden hangisidir?
- A) İnanç Turizmi
- B) Kış Turizmi (Kayak Turizmi) ✓
- C) Mağara Turizmi
- D) Termal Turizm
- E) Rafting Turizmi
Uludağ, Palandöken, Sarıkamış ve Kartalkaya'nın yanı sıra Antalya'da Beydağları üzerinde yer alan Saklıkent kayak merkezinde kış sporları yapılır. Dolayısıyla bu merkezlerin tamamında kış turizmi ortak faaliyet alanıdır. Doğru cevap B seçeneğidir.
12. Türkiye'de ulaşım yollarının yapım maliyetini belirleyen en önemli doğal faktör yeryüzü şekilleridir. Dağlık, engebeli ve enine uzanan dağ sıralarının bulunduğu alanlarda köprü, tünel ve viyadük ihtiyacı arttığı için yol yapım maliyetleri yüksektir. Sade yer şekillerine ve geniş düzlüklere sahip olan bölgelerde ise yol yapım maliyeti oldukça düşüktür. Buna göre, coğrafi özellikleri dikkate alındığında, aşağıdaki coğrafi yöre veya bölümlerin hangilerinde kara yolu ve demir yolu yapım maliyetlerinin daha düşük olması ve ulaşım ağlarının daha kolay gelişmesi beklenir?
- A) Ergene Havzası ve Orta Fırat (Güneydoğu Anadolu) Bölümü ✓
- B) Doğu Anadolu Bölgesi (Yukarı Fırat) ve Batı Karadeniz Bölümü
- C) Yıldız Dağları Bölümü ve Teke Yarımadası
- D) Hakkâri Bölümü ve Antalya Yöresi
- E) Doğu Karadeniz Bölümü ve Menteşe Yöresi
Trakya'da yer alan Ergene Havzası ile Güneydoğu Anadolu'nun batısındaki Orta Fırat Bölümü yer şekillerinin son derece sade, düz ve engebenin az olduğu alanlardır. Bu nedenle buralarda yol yapım maliyeti çok düşüktür. Karadeniz, Hakkâri, Teke, Taşeli ve Menteşe gibi dağlık yörelerde ise engebeye bağlı olarak tünel ve viyadük ihtiyacı fazla olduğundan yol maliyetleri çok yüksektir.
13. Türkiye'nin yeryüzü şekilleri ve bunların genel özellikleri göz önüne alındığında, aşağıdakilerden hangisi doğrudur?
- A) Fiziki haritalarda kullanılan yeşil renk tonları Karadeniz Bölgesi'ndeki gür orman örtüsünü göstermek için yaygın olarak tercih edilir.
- B) Türkiye arazisinin büyük bir kısmı I. ve II. jeolojik zamanlarda (Paleozoik ve Mezozoik) şekillenmiş yaşlı masiflerden oluşur.
- C) Çukurova ve Bafra gibi akarsu biriktirmesiyle oluşan geniş delta ovaları fiziki haritalarda sarı renk tonuyla gösterilir.
- D) Türkiye'de yükselti farkına bağlı olarak gerçek sıcaklık ile indirgenmiş sıcaklık arasındaki farkın en fazla olduğu bölge Doğu Anadolu'dur. ✓
- E) Türkiye sınırları içerisinde volkanik arazilere ve sönmüş yanardağ kütlelerine en fazla Ege ve Marmara bölgelerinde rastlanır.
Gerçek sıcaklık ile deniz seviyesine indirgenmiş sıcaklık arasındaki fark tamamen yükseltiyle ilgilidir (her 200 metrede 1°C sıcaklık değişir). Türkiye'nin ortalama yükseltisi en fazla olan bölgesi Doğu Anadolu olduğu için bu fark en fazla burada görülür. Kıyı delta ovaları yeşille gösterilir (C yanlış). Yeşil renk yükseltiyi gösterir, bitki örtüsünü değil (A yanlış). Türkiye genç oluşumludur (B yanlış). Volkanik araziler en çok Doğu ve İç Anadolu'dadır (E yanlış).
14. Türkiye'de yer alan bazı dağlar oluşum kökenlerine göre (kıvrımlı, kırıklı, volkanik) gruplandırılmaktadır. Buna göre, aşağıda verilen dağlar oluşum türlerine göre (kıvrım, kırık, volkanizma) ikişerli olarak eşleştirildiğinde, hangi dağ tek kalarak eşleşmenin dışında kalır?
- A) Küre Dağları ✓
- B) Amanos (Nur) Dağları
- C) Süphan Dağı
- D) Nemrut Dağı
- E) Kaz Dağı
Kaz Dağı ve Amanos Dağı kırılma (horst-graben sistemi) sonucu oluşmuş kırıklı dağlardır. Nemrut Dağı ve Süphan Dağı ise sönmüş volkanik dağlardır. Küre Dağları ise Kuzey Anadolu kıvrım kuşağında yer alan kıvrımlı bir dağdır. İkişerli eşleştirildiğinde Küre Dağları tek kalır ve boşta kalır. Doğru cevap A seçeneğidir.
15. Türkiye'de sönmüş volkan dağları (Ağrı, Tendürek, Süphan, Nemrut, Erciyes, Hasan Dağı, Karadağ, Karacadağ vb.) İç Anadolu, Doğu Anadolu ve Güneydoğu Anadolu'da belirli hatlar boyunca sıralanmıştır. Bu volkanik dağlar ve çevrelerinin ortak coğrafi özellikleri hakkında aşağıdakilerden hangisi _söylenemez_ (ortak özellikleri arasında _yer almaz_)?
- A) Tamamının zirvesinde veya yamaçlarında uluslararası kış turizmi ve kayak merkezleri kurulmuştur. ✓
- B) Yerin derinliklerindeki zayıf kırık hatlarından (fay hatlarından) lavlar çıktığı için fay hatlarına paralel uzanırlar.
- C) Çevresinde sıcak su kaynakları (kaplıca, fay kaynağı) yaygın olarak görülür.
- D) Volkanik küllerle zenginleşmiş mineralce zengin verimli topraklara sahiptirler.
- E) Andezit, bazalt ve tüf gibi püskürük (volkanik) kayaçlar yaygındır.
Volkanik topraklar tarım için verimlidir (D). Volkanik kayaçlar (tüf, bazalt) içerirler (E). Lavların çıkış noktası kırık hatları olduğundan fay hatlarına paralel dizilirler (B) ve fay kaynakları görülür (C). Ancak her volkanik dağda (örneğin Karacadağ veya Karadağ'da) kış turizmi ve kayak tesisleri gelişmemiştir. Dolayısıyla bu ortak özellik değildir.
16. Fiziki haritalarda kullanılan renk çeşitliliği, bir bölgedeki kısa mesafeli yükselti farklarına bağlı olarak artar. Deniz seviyesinden başlayıp kısa mesafede binlerce metreye ulaşan dağlık kıyı kuşağında en fazla renk (yeşilden kahverenge) bir arada kullanılır. Buna göre, yer şekilleri özellikleri düşünüldüğünde, Türkiye'nin aşağıdaki yöre çiftlerinin hangilerinde fiziki haritada daha fazla renk tonunun kullanılması beklenir?
- A) Çukurova Deltası - Güneydoğu Anadolu platoları
- B) Doğu Karadeniz kıyı kuşağı - Teke/Taşeli yöresi ✓
- C) Ergene Havzası - İç Anadolu düzlükleri
- D) Marmara ovaları - Güneydoğu Anadolu düzlükleri
- E) Ege çöküntü ovaları - Konya Havzası
Yükselti farkının kısa mesafede en fazla değiştiği kıyı alanları Doğu Karadeniz kıyı kuşağı ile Akdeniz'deki Teke/Taşeli yöresidir. Bu alanlarda deniz seviyesinin yeşil tonundan başlayarak yüksek dağların kahverengi tonlarına kadar tüm renkler kısa mesafede bir arada kullanılır. Doğru cevap B seçeneğidir.
17. Sağanak yağışlar ve sel sularının bitki örtüsünün cılız olduğu kurak ve yarı kurak eğimli yamaçları aşındırmasıyla oluşan, pürüzlü, yarılmış ve tarıma elverişsiz arazilere kırgıbayır (badlands) denir. Buna göre, coğrafi özellikleri dikkate alındığında aşağıdaki coğrafi alanların hangilerinde kırgıbayır (badlands) yer şekillerine rastlama olasılığı en yüksektir?
- A) Batı Karadeniz kıyı kuşağı ve Yıldız Dağları yöresi
- B) İç Anadolu ve Güneydoğu Anadolu platoları ✓
- C) Doğu Karadeniz Bölümü ve Menteşe Yöresi
- D) Antalya Yöresi ve Batı Karadeniz dağlık alanları
- E) Çatalca-Kocaeli Platosu ve Antalya kıyı şeridi
Kırgıbayır (badlands) oluşumu için yarı kurak iklim şartları, yetersiz bitki örtüsü, killi/tüflü gevşek toprak yapısı ve sağanak yağışlar gereklidir. Türkiye'de bu şartların en yaygın olduğu yerler İç Anadolu (özellikle Kapadokya yöresi) ve Güneydoğu Anadolu bölgeleridir. Karadeniz ve kıyı Akdeniz gibi nemli, gür bitki örtüsüne sahip yerlerde kırgıbayır oluşumu görülmez.
18. Türkiye'deki dağların konumları ve uzanış doğrultuları coğrafi özelliklerini etkiler. Buna göre, aşağıda verilen dağların sırasıyla Akdeniz (Batı Toroslar), Marmara (Güney Marmara/Samanlı Yarımadası) ve Doğu Anadolu (Van Gölü kuzeydoğusu) bölgelerindeki konumları düşünüldüğünde, doğru eşleştirme aşağıdakilerin hangisinde verilmiştir?
- A) Binboğa Dağları - Yıldız Dağları - Karacadağ
- B) Amanos Dağları - Kaz Dağları - Süphan Dağı
- C) Menteşe Dağları - Sündiken Dağları - Ağrı Dağı
- D) Geyik Dağları - Samanlı Dağları - Tendürek Dağı ✓
- E) Aladağlar - Bolu Dağları - Nemrut Dağı
I. Akdeniz Bölgesi'nde (Teke-Antalya gerisi) yer alan Geyik Dağları'dır. II. Marmara Bölgesi'nde (Kocaeli-Yalova gerisi) uzanan Samanlı Dağları'dır. III. Doğu Anadolu'da (Van Gölü havzası sınırında) yer alan volkanik Tendürek Dağı'dır. Doğru eşleştirme D seçeneğidir.
19. Türkiye'de sanayi faaliyetlerinin ve nüfus yoğunluğunun fazla olduğu yerlerde hava kirliliği yüksektir. Sanayileşmenin zayıf olduğu, nüfusun seyrek olduğu engebeli yörelerde ise hava kirliliği oldukça düşüktür. Buna göre, coğrafi ve ekonomik özellikleri düşünüldüğünde, aşağıdaki alanların hangisinde sanayi faaliyetlerine bağlı hava kirliliğinin en az olması beklenir?
- A) Kıyı Ege Yöresi
- B) Menteşe Yöresi ✓
- C) Çukurova ve İskenderun Körfezi çevresi
- D) Çatalca-Kocaeli Platosu
- E) Kocaeli (İzmit) ve çevresi
Muğla ve çevresini kapsayan Menteşe Yöresi dağlık ve engebeli yapısı nedeniyle sanayi tesislerinin çok az geliştiği, nüfus yoğunluğunun az olduğu bir yöredir. Bu nedenle sanayiye bağlı hava kirliliği en az bu yörededir. Kocaeli, İstanbul, İzmir ve İskenderun ise sanayinin yoğun olduğu kirli alanlardır.
20. Türkiye'deki göl havzalarının coğrafi dağılışı incelendiğinde, bazı bölgelerin tektonik ve karstik etkenlerle doğal göl yönünden çok zengin, bazı bölgelerin ise şiddetli buharlaşma ve yer şekilleri nedeniyle doğal göl bakımından en fakir yerler olduğu görülür. Buna göre, Türkiye'de doğal göl varlığı bakımından en zengin ve en fakir olan coğrafi alanlar sırasıyla aşağıdakilerin hangisinde doğru verilmiştir?
- A) Doğu Karadeniz Bölümü - Kıyı Ege
- B) Çukurova Çevresi - Ergene Havzası
- C) Göller Yöresi (Batı Toroslar) - Güneydoğu Anadolu Bölgesi ✓
- D) Güney Marmara Bölümü - Batı Karadeniz
- E) Erzurum-Kars Platosu - İç Anadolu Bölgesi
Türkiye'de doğal göl bakımından en zengin yer tektonik ve karstik göllerin yoğunlaştığı Göller Yöresi'dir (Batı Toroslar). Doğal göl bakımından en fakir bölge ise yer şekillerinin düzlüğü ve aşırı yaz buharlaşması nedeniyle Güneydoğu Anadolu Bölgesi'dir. Doğru cevap C seçeneğidir.
21. Türkiye'deki ovaların büyük bir kısmı fay hatlarındaki çökmelerle oluşan tektonik ovalardır. Ancak bazı ovalarımız karstik kayaçların erimesiyle oluşan polye (karstik) ovaları veya akarsuların taşıdığı malzemeleri biriktirmesiyle oluşan delta ovalarıdır. Buna göre, aşağıdaki ovalardan hangisinin oluşumunda tektonik (deprem/faylanma) faaliyetler _etkili olmamıştır_?
- A) Elmalı Ovası ✓
- B) Iğdır Ovası
- C) Konya Ovası
- D) Erzincan Ovası
- E) Amik Ovası
Amik, Erzincan, Iğdır ve Konya ovaları tektonik çökmelerle oluşmuş tektonik ovalardır. Ancak Antalya'nın batısındaki Elmalı Ovası karstik çözünme sonucu oluşmuş bir polye (karstik) ovadır. Doğru cevap A seçeneğidir.
22. Organize Sanayi Bölgeleri (OSB); sanayi tesislerinin planlı bir şekilde belirli bir alanda toplanmasını sağlayan idari yapılardır. Buna göre, aşağıdakilerden hangisi Organize Sanayi Bölgelerinin kurulmasının temel amaçlarından biri _değildir_?
- A) Sanayi yatırımlarını az gelişmiş yörelere yönlendirerek bölgesel dengesizliği azaltmak
- B) Verimli tarım arazilerini ve su havzalarını sanayi imarına açarak sanayi alanlarını genişletmek ✓
- C) Sanayi tesislerini kent dışına taşıyarak şehirlerin planlı ve düzenli büyümesine katkı sağlamak
- D) Sanayi tesislerinin altyapı hizmetlerinden ortak faydalanmasını sağlayarak sanayiyi disipline etmek
- E) Ortak arıtma ve enerji tesisleriyle üretimde verimliliği artırmak ve üretim maliyetlerini düşürmek
OSB'lerin amaçlarından biri çevre kirliliğini önlemek ve tarım arazilerini korumaktır. Verimli tarım alanlarının sanayi için imara açılması OSB'lerin kuruluş amacıyla tamamen çelişir; sanayi tesisleri tarım dışı marjinal arazilere kurulmaya çalışılır.
23. Orografik (yamaç) yağışları, denizden gelen nemli hava kütlelerinin kıyıya paralel uzanan dağ yamaçlarına çarpıp yükselmesiyle oluşur. Dağların kıyıya dik uzandığı veya deniz etkisinden uzak düz iç bölgelerde bu yağışların görülmesi _beklenmez_. Buna göre, Türkiye'nin fiziki özellikleri dikkate alındığında aşağıdaki yörelerin hangilerinde yamaç (orografik) yağışlarının görülme olasılığı en düşüktür?
- A) Batı Karadeniz kıyıları - Doğu Karadeniz yamaçları
- B) Teke Yarımadası dağ yamaçları - Menteşe Yöresi
- C) Antalya Körfezi kıyıları - Doğu Karadeniz kıyı kuşağı
- D) Adana Yöresi dağ etekleri - Batı Karadeniz kıyıları
- E) Kıyı Ege (İzmir-Aydın arası) - İç Anadolu Bölgesi (Konya Havzası) ✓
Yamaç yağışları dağların kıyıya paralel yükseldiği Karadeniz ve Akdeniz kıyılarında yaygındır. Ancak Ege'de dağlar kıyıya dik uzandığından nemli hava yükselmeden iç kısımlara sokulur; İç Anadolu ise düz ve etrafı dağlarla çevrili bir iç bölgedir. Bu yüzden Kıyı Ege ve İç Anadolu'da orografik yağış olasılığı en düşüktür. Doğru cevap E'dir.
24. Aşağıda Türkiye'deki iki önemli akarsuyun özellikleri açıklanmıştır: • I. Göller Yöresi'ndeki karstik kaynaklardan beslenerek Toroslar'ı aşan ve Antalya'dan Akdeniz'e dökülen akarsu. • II. Kaynağını Lübnan Dağları'ndan alan, Suriye'yi geçip Hatay'dan denizle buluşan ve yatak eğimi az olduğu için taşkınlarla Amik Ovası'nı etkileyen akarsu. Bu özelliklerin ait olduğu akarsular sırasıyla hangi seçenekte doğru verilmiştir?
- A) Çoruh - Manavgat
- B) Aksu - Asi ✓
- C) Gediz - Aksu
- D) Göksu - Kura
- E) Aras - Meriç
Göller Yöresi'nden doğan ve karstik yapılı sularla beslenerek Antalya'da denize dökülen nehir Aksu'dur. Sınır dışından doğup (Lübnan) Hatay'dan Akdeniz'e dökülen ve Amik Ovası'nı su altında bırakan nehir ise Asi'dir. Doğru eşleştirme B seçeneğidir.
25. Ege Bölgesi'nin kuzeyinde, Balıkesir ile Çanakkale sınırında yer alan kırıklı (horst) bir dağ kütlesidir. Zengin orman örtüsü, temiz havası ve su kaynaklarıyla dağcılık ile doğa yürüyüşü sporlarına son derece uygundur. Yunan mitolojisinde 'İda Dağı' veya 'Bin Pınarlı İda' adıyla anılan ve Truva Savaşı tasvirlerinde önemli yer tutan bu dağımız aşağıdakilerden hangisidir?
- A) Madra Dağı
- B) Menteşe Dağları
- C) Uludağ
- D) Kaz Dağı ✓
- E) Nemrut Dağı
Kaz Dağı (Mitolojik adıyla İda), Ege ile Marmara coğrafi bölgeleri sınırında, Balıkesir'in Edremit ilçesi ile Çanakkale il sınırlarında yer alan horst (kırıklı dağ) kütlesidir. Alp orojenezi sırasında yan basınçların etkisiyle kırılan arazide yukarıda kalan horst bloklarından biri olan bu dağ, dünyada Alpler'den sonra en yüksek oksijen oranına sahip yerlerden biri olarak bilinir ve 1994 yılından bu yana Milli Park statüsündedir. Bu özellikleri nedeniyle doğru cevap Kaz Dağı'dır (D seçeneği).