menu
MemurOl
Türkçe Testleri

Genel Tekrar Testi - 198

Soru 1 / 25

"Bu kararın doğru olup olmadığı tartışmalıdır; ancak kararı alanların niyetleri iyiydi." cümlesiyle anlam ilişkisi bakımından aynı bağlaç hatasını içeren cümle aşağıdakilerden hangisidir?

Bu testteki tüm sorular ve cevapları (25 soru)
  1. 1. "Bu kararın doğru olup olmadığı tartışmalıdır; ancak kararı alanların niyetleri iyiydi." cümlesiyle anlam ilişkisi bakımından aynı bağlaç hatasını içeren cümle aşağıdakilerden hangisidir?

    • A) Ya erken gel ya da geç git.
    • B) Hava güzeldi, fakat pikniğe gitmedik.
    • C) Çok çalıştı; ne var ki sınıfı geçti.
    • D) İyi bir insan olmakla birlikte çevresi tarafından sevilmez.
    • E) Hem çalışkan hem de başarısızdır.

    Verilen‍​‌​‌​​‌‌​‌​​​​‌‌​‌​​‌​‌‌​​‌‌​​‌​​​‌‌​‌‌​‍ cümlede 'ancak' bağlacı zıtlık ilişkisi kurması gerekirken iki önerme arasında gerçek bir karşıtlık yoktur: kararın tartışmalı olması ile niyetlerin iyi olması birbirini mantıksal olarak dışlamaz; tersine bu iki durum pekâlâ bir arada bulunabilir. Dolayısıyla 'ancak' bağlacı anlam bakımından yanlış kullanılmıştır. D seçeneğindeki cümlede 'ne var ki' bağlacı da aynı hatayı içermektedir: 'çok çalışmak' ile 'sınıfı geçmek' arasında zıtlık değil nedensellik/pekiştirme ilişkisi kurulması gerekir. 'Ne var ki' zıtlık bağlacı olduğundan bu cümlede anlam açısından yanlış kullanılmıştır (beklenen bağlaç 've/dolayısıyla' türünden bir sonuç bağlacıdır). Diğer seçeneklerde bağlaç kullanımı anlamla uyumludur.

  2. 2. Aşağıdaki cümlelerin hangisinde tamlama bozukluğu, diğerlerinden farklı bir yapısal nedenden kaynaklanmaktadır?

    • A) Türkiye'nin ekonomik ve siyasi gelişmeleri yakından izliyoruz.
    • B) Sağlık ve eğitim alanlarındaki sorunlar acilen çözülmelidir.
    • C) Çocukların oyun ve ders saatlerini düzenlemek ebeveynlerin görevidir.
    • D) Öğrencilerin başarı ve motivasyonlarını artırmak gerekir.
    • E) Şehrin tarihi ve kültürel mirasını korumak önceliğimizdir.

    A‍​‌​‌​​‌‌​‌​​​​‌‌​‌​​‌​‌‌​​‌‌​​‌​​​‌‌​‌‌​‍ seçeneğinde 'Türkiye'nin ekonomik gelişmeleri' ve 'Türkiye'nin siyasi gelişmeleri' şeklinde iki tamlama birleştirilmiştir; ancak 'ekonomik' sıfatı 'gelişmeler'e bağlanırken tamlayan eki düşmüştür — doğrusu 'ekonomik ve siyasi gelişmelerini' olmalıdır (iyelik eki eksik). B seçeneğinde 'başarı' sözcüğü '-larını' ekini almamıştır (başarılarını ve motivasyonlarını). D seçeneğinde 'oyun saatlerini' ve 'ders saatlerini' birleştirilmiştir; 'oyun' iyelik eki almamıştır. E seçeneğinde 'tarihi miras' ve 'kültürel miras' birleşimi söz konusudur; 'tarihi' sıfat tamlaması iyelik eki gerektirmez, bu nedenle bozukluk yoktur ya da farklı niteliktedir. C seçeneğinde ise 'sağlık sorunları' ve 'eğitim sorunları' birleştirilmiştir; her iki sözcük de belirtisiz ad tamlaması oluşturduğundan 'sağlık ve eğitim alanlarındaki sorunlar' ifadesi dilbilgisel olarak doğrudur — bu seçenekte tamlama bozukluğu yoktur, yani bozukluk diğerlerinden farklı bir nedene dayanır (aslında bozukluk bulunmamaktadır).

  3. 3. "Müzisyen, onlarca yıl verdiği emeklerin karşılığını nihayet aldığında artık çok geçti." cümlesindeki anlatım bozukluğunun giderilmesi için yapılması gereken en uygun değişiklik aşağıdakilerden hangisidir?

    • A) 'onlarca yıl' ifadesi 'uzun yıllar' ile değiştirilmelidir.
    • B) 'nihayet' sözcüğü 'sonunda' ile değiştirilmelidir.
    • C) 'aldığında' yerine 'alabildiğinde' getirilmelidir.
    • D) 'artık çok geçti' yerine 'iş işten geçmişti' getirilmelidir.
    • E) 'emeklerin karşılığını' yerine 'emeğinin karşılığını' getirilmelidir.

    Cümlede‍​‌​‌​​‌‌​‌​​​​‌‌​‌​​‌​‌‌​​‌‌​​‌​​​‌‌​‌‌​‍ zaman çelişkisi vardır: 'aldığında' geniş-geçmiş zaman bildirirken 'artık çok geçti' geniş zamanda bir tespitin dile getirildiğini gösterir. 'Çok geçti' ifadesi geniş zaman ekiyle bitmektedir ve bu, anlatının geçmiş boyutuyla uyuşmaz. Yıllar içinde emek veren bir müzisyenin geç ödül alması bir geçmiş olayı anlatmaktadır; dolayısıyla zaman ekinin geçmiş zamanda olması gerekir. D seçeneğindeki 'iş işten geçmişti' ifadesi hem deyim olarak anlama uygun hem de 'geçmişti' biçimiyle hikâye kipinde kullanılarak zaman uyumunu sağlamaktadır. Diğer seçeneklerdeki değişiklikler temel zaman uyumsuzluğunu gidermemektedir.

  4. 4. Aşağıdakilerden hangisi 'mantık yanlışlığından doğan anlatım bozukluğu' için örnek gösterilemez?

    • A) Sabahın erken saatlerinde güneş henüz batmıştı.
    • B) Doğmadan önce annesi ile babası boşandı.
    • C) Ölmeden önce vasiyetini yazan adam, mirasını eşine bıraktı.
    • D) Henüz evlenmemiş olan çift, düğün hazırlıklarına başladı.
    • E) Sorunun farkında olmayan yönetici, derhal harekete geçti.

    Mantık‍​‌​‌​​‌‌​‌​​​​‌‌​‌​​‌​‌‌​​‌‌​​‌​​​‌‌​‌‌​‍ yanlışlığından doğan anlatım bozukluğu, cümlede birbirine bağlanan ögelerin gerçek hayatta veya mantık düzleminde bir arada bulunamayacağı durumlarda ortaya çıkar. B seçeneğinde kişi doğmadan önce ebeveynlerinin boşanması mümkündür, mantık bozukluğu yoktur. C seçeneğinde sorunun farkında olmayan biri derhal harekete geçemez; bu bir mantık çelişkisidir. D seçeneğinde 'henüz evlenmemiş çift' ifadesi, evli olmayan iki kişiyi 'çift' olarak nitelendirip düğün hazırlığı yaptırdığından mantıksal bir tutarsızlık içerir (çift=evli çiftse). E seçeneğinde 'sabahın erken saatleri' ile 'güneş henüz batmıştı' ifadeleri çelişmektedir; güneş sabah değil akşam batar. A seçeneğinde ise 'ölmeden önce vasiyet yazmak' tamamen mantıklı ve hayatta sıkça karşılaşılan bir durumdur; burada herhangi bir mantık bozukluğu yoktur. Dolayısıyla A, mantık yanlışlığına örnek gösterilemez.

  5. 5. "Yazar, romanında dönemin toplumsal yapısını hem eleştiriyor hem de övüyor." cümlesindeki anlatım bozukluğu aşağıdaki cümlelerin hangisinde de aynı türde görülmektedir?

    • A) Kardeşim hem çalışıyor hem de okuyor.
    • B) Çocuk, ya uyuyor ya da oynuyor.
    • C) Toplantıya gelenler hem yorgundu hem de hevesliydiler.
    • D) Yönetmen, filmi hem uzun hem de sıkıcı buldu.
    • E) Bilim insanı, deneyin hem başarılı hem de yarım kaldığını söyledi.

    Verilen‍​‌​‌​​‌‌​‌​​​​‌‌​‌​​‌​‌‌​​‌‌​​‌​​​‌‌​‌‌​‍ cümlede 'hem eleştiriyor hem de övüyor' yapısında bağlaçla birleştirilen iki unsur anlam bakımından birbirini dışlamaktadır: gerçek hayatta bir şeyi aynı anda hem eleştirmek hem de övmek kendi içinde çelişkilidir. Bu tür bağlaç kullanımında anlam açısından birbiriyle uyumlu ya da pekiştirici unsurların bir arada bulunması beklenir; zıt anlamlı ögelerin 'hem...hem de' bağlacıyla bağlanması bozukluğa yol açar. D seçeneğinde 'deneyin hem başarılı hem de yarım kaldığını' ifadesinde de aynı sorun söz konusudur: 'başarılı olmak' ile 'yarım kalmak' birbirini mantıksal olarak dışladığından bu iki niteliğin 'hem...hem de' bağlacıyla verilmesi anlatım bozukluğu oluşturur. Diğer seçeneklerde bağlacın bağladığı unsurlar anlam bakımından bir arada bulunabilecek nitelikler taşımaktadır.

  6. 6. Aşağıdaki cümlelerden hangisinin anlatım bozukluğu, sözcüklerin yanlış anlamda kullanılmasından değil yapısal (sözdizimsel) bir eksiklikten kaynaklanmaktadır?

    • A) Bu şiir kitabı benim için çok manidardı.
    • B) Haberin doğruluğunu tahmin etmek güçtü.
    • C) Sonuçlar beklentilerimizin altında kaldı.
    • D) Projeyi teslim etmeden önce iyice revize edin.
    • E) Eski müdür ve asistanı toplantıya katıldı.

    A‍​‌​‌​​‌‌​‌​​​​‌‌​‌​​‌​‌‌​​‌‌​​‌​​​‌‌​‌‌​‍ seçeneğinde 'manidarlık' derin anlam taşıma demektir; bir şiir kitabının manidar olması doğaldır, bozukluk yoktur. B seçeneğinde 'haberin doğruluğunu tahmin etmek' ifadesinde anlam sorusu tartışılabilir; doğru sözcük 'kestirmek, öngörmek' olabilirdi ancak 'tahmin' de bu bağlamda kabul edilebilir. C seçeneğinde 'beklentilerin altında kalmak' kalıplaşmış doğru bir kullanımdır. E seçeneğinde 'revize' yabancı sözcük olmakla birlikte yapısal bir sorun yoktur. D seçeneğinde ise 'eski müdür ve asistanı' ifadesinde yapısal bir belirsizlik vardır: 'asistanı' sözcüğünün iyelik eki, bunun 'eski müdürün asistanı' mı yoksa 'şimdiki müdürün asistanı' mı olduğunu belirsiz kılmaktadır. Ayrıca 'katıldı' yüklemi iki özneyle tekil çekilmiştir; bu bir sözdizimsel eksikliktir. 'Eski müdür ve asistanı' ifadesinin anlamsal muğlaklığı yapısal bir eksiklikten doğmaktadır.

  7. 7. "Araştırmacılar, iklim değişikliğinin önlenmesi için yeni politikalar önerisinde bulundu." cümlesindeki anlatım bozukluğunu içermeyen, yani bozukluğun giderildiği biçim aşağıdakilerden hangisidir?

    • A) Araştırmacılar, iklim değişikliğinin önlenmesi için yeni politikalar teklif etti.
    • B) Araştırmacılar iklim değişikliğini önlemek amacıyla yeni politikalar üzerinde öneride bulundu.
    • C) Araştırmacılar, iklim değişikliğinin önlenmesi için yeni politikalar önerdi.
    • D) Araştırmacılar, iklim değişikliğinin önüne geçmek için yeni politikalar önerisinde bulundu.
    • E) Araştırmacılar, iklim değişikliğinin önlenmesi için yeni politika önerisinde bulundu.

    Asıl‍​‌​‌​​‌‌​‌​​​​‌‌​‌​​‌​‌‌​​‌‌​​‌​​​‌‌​‌‌​‍ cümledeki bozukluk, 'önerisinde bulunmak' yapısından kaynaklanmaktadır. 'Öneri' isim, 'bulunmak' ise eylemdir; bu birleşim doğrudur ve 'öneride bulunmak' şeklinde kullanılır. Ancak asıl cümlede 'yeni politikalar' çoğuldur ve buna 'önerisinde' iyelik ekiyle bağlanmıştır; 'politikalar önerisinde' değil 'politika önerisinde' ya da doğrudan 'politikalar önerdi' denilmesi gerekir. 'Politikalar önerisinde bulunmak' yapısı çoğul ismin iyelik ekiyle kullanımı bakımından bozuktur. A seçeneğinde 'politikalar önerdi' denilmiş; 'önermek' fiili doğrudan nesneyle kullanılmaya uygun olduğundan bu yapı doğrudur ve bozukluğu giderir. B seçeneğinde 'politika önerisinde' tekil kullanım doğru olsa da 'yeni' sıfatının düşürülmesi anlam kaybı yaratır; bu seçenek de teknik olarak düzelmiş sayılabilir fakat A en temiz çözümdür.

  8. 8. Aşağıdaki cümlelerden hangisinde özne belirsizliğinden kaynaklanan anlatım bozukluğu yoktur?

    • A) Öğretmen öğrenciyi aradı; birkaç gün sonra o onu geri aradı.
    • B) Direktör, asistanına görevi devredince hemen işe koyuldu.
    • C) Ali, Mehmet'e parasını iade etti.
    • D) Müdür, sekreterini çağırdı ve ona dosyayı verdi.
    • E) Ekip başkanı asistanına not aldırdı; daha sonra bunu rapor hâline getirdi.

    A‍​‌​‌​​‌‌​‌​​​​‌‌​‌​​‌​‌‌​​‌‌​​‌​​​‌‌​‌‌​‍ seçeneğinde 'ona' zamiri müdürü mü yoksa sekreteri mi ifade ettiği belirsizdir. C seçeneğinde 'o onu geri aradı' ifadesinde hangi öğenin özne hangisinin nesne olduğu tam olarak anlaşılamamaktadır. D seçeneğinde 'bunu rapor hâline getirdi' yükleminin öznesi belirsizdir; ekip başkanı mı asistan mı? E seçeneğinde 'hemen işe koyuldu' eylemini yapanın direktör mü asistan mı olduğu belli değildir. B seçeneğinde ise 'parasını' ifadesindeki iyelik eki yüzünden 'para'nın kime ait olduğu tartışılabilir görünse de asıl anlatı açıktır: Ali, Mehmet'e ait olan parayı iade etmiştir; bu bağlamda 'Mehmet'in parasını Ali'nin iade etmesi' anlam açısından yeterince belirgindir ve temel özne belirsizliği yoktur. Dolayısıyla B, özne belirsizliği içermeyen seçenektir.

  9. 9. "Sanatçı, eserlerinde hem teknik mükemmeliyeti hem de duygusal derinliği başarıyla yansıtabilmiştir; bu da onu çağının en önemli isimlerinden biri hâline getirmiştir." Cümlesinin anlatım bozukluğu açısından durumu ve gerekçesi aşağıdakilerden hangisinde doğru verilmiştir?

    • A) Bozukluk vardır; 'hem...hem de' bağlacının bağladığı unsurlar anlam bakımından çelişmektedir.
    • B) Bozukluk vardır; 'çağının en önemli isimlerinden biri' ifadesi anlam daralmasına yol açmaktadır.
    • C) Bozukluk yoktur; cümle yapısal, anlamsal ve mantıksal açılardan doğrudur.
    • D) Bozukluk vardır; 'hâline getirmiştir' ifadesi gereksiz sözcük içermektedir.
    • E) Bozukluk vardır; 'yansıtabilmiştir' eylemi yükleme uygun bir nesne almamıştır.

    Cümle‍​‌​‌​​‌‌​‌​​​​‌‌​‌​​‌​‌‌​​‌‌​​‌​​​‌‌​‌‌​‍ incelendiğinde: 'hem teknik mükemmeliyeti hem de duygusal derinliği' — 'hem...hem de' bağlacı anlam bakımından uyumlu iki unsuru birleştirmiştir, çelişki yoktur. 'Başarıyla yansıtabilmiştir' — 'yansıtmak' fiili nesne olarak 'teknik mükemmeliyeti' ve 'duygusal derinliği' almıştır, nesne eksiği yoktur. 'Hâline getirmiştir' — 'biri hâline getirmek' kalıplaşmış doğru bir kullanımdır, gereksizlik yoktur. 'Çağının en önemli isimlerinden biri' — bu ifade nitelendirme açısından yerinde ve mantıklıdır. İkinci yan cümlede 'bu da' bağlacı ilk cümlenin sonucunu vermektedir ve bu mantıksal olarak tutarlıdır. Sonuç olarak cümlede yapısal, anlamsal veya mantıksal herhangi bir bozukluk bulunmamaktadır; D seçeneği doğrudur. Bu tür 'tuzak' sorular ÖSYM'de sıklıkla karşımıza çıkar: bazı cümleler bozuk görünse de aslında doğrudur.

  10. 10. Aşağıdaki cümlelerden hangisinde yanlış kullanılan sözcük, cümlenin yüklemiyle değil tümleciyle anlam ilişkisi kuramamaktadır ve bu durum anlatım bozukluğu oluşturmaktadır?

    • A) Bu haberi duymak onu derinden sarstı.
    • B) Yönetmenin bu filmi çekmesi uzun zaman almıştı.
    • C) Başarısızlığın nedeni, hazırlığa yeterli süre tanımamasından kaynaklanıyordu.
    • D) Toplantı, planlandığından daha uzun sürdü.
    • E) Kitabın kapağı oldukça ilgi çekiciydi.

    'Neden'‍​‌​‌​​‌‌​‌​​​​‌‌​‌​​‌​‌‌​​‌‌​​‌​​​‌‌​‌‌​‍ ve 'kaynaklanmak' sözcükleri anlam bakımından çakışmaktadır. 'Başarısızlığın nedeni... kaynaklanıyordu' cümlesinde 'neden' sözcüğü zaten bir kaynağı, bir çıkış noktasını ifade eder; 'kaynaklanmak' ise aynı işlevi tekrarlamaktadır. Doğrusu ya 'Başarısızlığın nedeni, hazırlığa yeterli süre tanımamasıydı.' ya da 'Başarısızlık, hazırlığa yeterli süre tanımamasından kaynaklanıyordu.' şeklinde olmalıdır. Bu bozukluk anlamca özdeş iki unsurun (neden + kaynaklanmak) bir arada kullanılmasından doğar ve sözcüğün yüklemiyle değil cümlenin yüklemcil tümleciyle (yani yüklemin kendisiyle) çatışmasından kaynaklanır. Soru bu nüansı ölçmeye yöneliktir: bozukluk, tümleç konumundaki 'nedeni' sözcüğünün yüklem konumundaki 'kaynaklanıyordu' fiiliyle anlam çakışmasına girmesinden doğmaktadır.

  11. 11. 'Ne söylediğini anlasam da katılmıyorum.' cümlesi için aşağıdakilerden hangisi söylenebilir?

    • A) Anlama ve onaylama var.
    • B) Anlama var, onaylama yok.
    • C) Anlama yok, onaylama var.
    • D) Anlama ve onaylama yok.
    • E) Sadece onaylama var.

    Anladığını ancak katılmadığını belirtiyor.

  12. 12. Aşağıdakilerin hangisinde 'ki' bağlacı yanlış yazılmıştır?

    • A) Sanki geldi.
    • B) Bilmiyorum ki.
    • C) Öyle ki herkes şaşırdı.
    • D) Demekki gelmeyecek.
    • E) Şimdi ki ev daha büyük.

    'Demek ki' ayrı yazılır, 'demekki' yanlıştır.

  13. 13. Aşağıdaki cümlelerin hangisinde üç nokta ( ... ) doğru kullanılmıştır?

    • A) Ne yapacağını ...
    • B) Ali, Ayşe, Mehmet ... geldi.
    • C) Sana ... dedi.
    • D) Gökyüzünde ... uçurtmalar vardı.
    • E) Kitap ... okudum.

    Üç nokta tamamlanmamış cümlelerde kullanılır.

  14. 14. Aşağıdaki sözcüklerden hangisi edat (ilgeç) değildir?

    • A) İle
    • B) Kadar
    • C) İçin
    • D) Gibi
    • E) Ve

    'Ve' bağlaçtır, edat değil.

  15. 15. Aşağıdakilerden hangisi 'çok korkmak' anlamına gelen bir deyimdir?

    • A) Dili tutulmak
    • B) Ödü kopmak
    • C) Kulağına küpe olmak
    • D) Gözü korkmak
    • E) Burnu havada olmak

    'Ödü kopmak' çok korkmak anlamındadır.

  16. 16. İnsanlar hata yapabilir, ancak önemli olan ... . Bu cümlede boşluğa en uygun ifade aşağıdakilerden hangisidir?

    • A) hatanın büyüklüğüdür
    • B) hatanın tekrarlanmamasıdır
    • C) hatanın saklanmasıdır
    • D) hatanın başkasına atılmasıdır
    • E) hatanın unutulmasıdır

    Önemli olan hatadan ders çıkarmak ve tekrarlamamaktır.

  17. 17. Aşağıdaki cümlede hangi sözcük niteleme sıfatıdır? "Eski bir evde yaşıyor."

    • A) Eski
    • B) Bir
    • C) Evde
    • D) Yaşıyor
    • E) Eski ev

    'Eski' niteleme sıfatıdır.

  18. 18. Aşağıdaki cümledeki 'bana' sözcüğü hangi zamir türüdür? "Bana yardım etti."

    • A) İşaret zamiri
    • B) Kişi zamiri
    • C) Dönüşlü zamir
    • D) Belgisiz zamir
    • E) Soru zamiri

    'Bana' 1. tekil kişi zamirinin yönelme halidir.

  19. 19. 'Okumak' fiilinin geniş zaman 1. tekil kişi çekimi aşağıdakilerden hangisidir?

    • A) Okurum
    • B) Okursun
    • C) Okur
    • D) Okuruz
    • E) Okurlar

    Okurum = 1. tekil.

  20. 20. 'Eve' sözcüğünde hangi ek kullanılmıştır?

    • A) Belirtme hali
    • B) Yönelme hali
    • C) Bulunma hali
    • D) Ayrılma hali
    • E) İlgi hali

    -e yönelme hal ekidir.

  21. 21. Aşağıdakilerden hangisi ayrı yazılmalıdır?

    • A) Herkes
    • B) Her şey
    • C) Herhangi
    • D) Herhalde
    • E) Hergün

    Her şey ayrı yazılır.

  22. 22. Aşağıdaki sözcüklerin hangisinde ünlü daralması vardır?

    • A) Gidiyor
    • B) Bakıyor
    • C) Bağırıyor
    • D) Yürüyor
    • E) Söylüyor

    'Gidiyor' sözcüğünde 'a' ünlüsü daralmıştır (-iyor eki).

  23. 23. Aşağıdakilerden hangisi sıfat tamlamasıdır?

    • A) Kırmızı araba
    • B) Okul kapısı
    • C) Güzel çocuk
    • D) İki ekmek
    • E) Hepsi

    Kırmızı araba, sıfat (kırmızı) + isim (araba) tamlamasıdır.

  24. 24. Aşağıdakilerden hangisi sıfat-fiil (ortaç) örneğidir?

    • A) Koşarak geldi.
    • B) Okunacak kitap
    • C) Yürümek zordu.
    • D) Gülümsedi.
    • E) Düşündü.

    'Okunacak' -acak eki sıfat-fiil ekidir.

  25. 25. Aşağıdakilerden hangisi belirtisiz isim tamlamasıdır?

    • A) Okulun bahçesi
    • B) Çocuk parkı
    • C) Kitabın sayfası
    • D) Evin kapısı
    • E) Kapının kolu

    Çocuk parkı: tamlayan -ın/ -in yok, belirtisiz tamlama.