Genel Tekrar Testi - 97
Sadece mesai saatlerinde değil, artık günün her saati duraklarda bekleyen kalabalık, üzeri rengarenk reklam panosuna dönüşen otobüslerden birinin durağa yanaşmasıyla aracın çift kanatlı kapısı önüne yığılır ve bir ritüeldir sürüp gider; bileti okutup şoförün önünden otobüsün içine süzülüş. Kendini içeri atanların yüzlerinde sevinç çizgileri belirirken arkadan gelenler büyük gayretlerle bu ritüeli sürdürmeye çalışırlar. İçeridekilerin son bir çabasıyla arkadakiler de binmeye muvaffak olunca eziyetli bir şehir içi yolculuğu daha başlıyor demektir. Binemeyen bir pişmansa binen bin pişman. Ayrıca inmek de büyük çaba gerektirir. Yolculuk ederken durmadan arkaya doğru yürünür. Paranız az, vaktiniz bolsa binebilirsiniz. Üzerinde yazılı olan yere mutlaka ulaşır, ama kim bilir ne zaman… Bu parçada aşağıdakilerden hangisinden özellikle söz edilmiştir?
Bu testteki tüm sorular ve cevapları (25 soru)
1. Sadece mesai saatlerinde değil, artık günün her saati duraklarda bekleyen kalabalık, üzeri rengarenk reklam panosuna dönüşen otobüslerden birinin durağa yanaşmasıyla aracın çift kanatlı kapısı önüne yığılır ve bir ritüeldir sürüp gider; bileti okutup şoförün önünden otobüsün içine süzülüş. Kendini içeri atanların yüzlerinde sevinç çizgileri belirirken arkadan gelenler büyük gayretlerle bu ritüeli sürdürmeye çalışırlar. İçeridekilerin son bir çabasıyla arkadakiler de binmeye muvaffak olunca eziyetli bir şehir içi yolculuğu daha başlıyor demektir. Binemeyen bir pişmansa binen bin pişman. Ayrıca inmek de büyük çaba gerektirir. Yolculuk ederken durmadan arkaya doğru yürünür. Paranız az, vaktiniz bolsa binebilirsiniz. Üzerinde yazılı olan yere mutlaka ulaşır, ama kim bilir ne zaman… Bu parçada aşağıdakilerden hangisinden özellikle söz edilmiştir?
- A) İnsanların otobüse binip otobüsten inme adabını bilmediklerinden
- B) Otobüslerin reklam panosuna dönmesinin çirkinliğinden
- C) Yolcuların birbirine anlayışsız davrandıklarından
- D) Otobüslere binmenin ve onda seyahat etmenin çok eziyet verici olduğundan ✓
- E) Otobüslerin ancak fakir insanlara hizmet edebildiğinden
Parçada, otobüse binme esnasındaki kargaşa, biniş ve inişte yaşanan zorluklar, otobüs içindeki sıkışıklık ve yolculuğun yavaşlığı gibi unsurlar anlatılmıştır. Yazar, otobüse binmenin ve seyahat etmenin ne kadar eziyetli ve yorucu bir süreç olduğunu vurgulamaktadır. Doğru cevap D seçeneğidir.
2. “Klasik” demek, her zaman için yeni demektir. Biz klasikleri okuyarak da bugünü takip edebiliriz, an’ı anlayabiliriz. Yeni çıkan eserlerden başını kaldıramayanlar da bunu biliyor elbet. Ama işlerine gelmiyor, bu gerçek. Sadece klasikleri okumanın yanlış olduğunu söylerler ama sürekli yeni çıkanları okumanın etkilerini düşünen az gibi. Sadece yeni eserleri okumak, şayet edebî eser vermek istiyorsak, çok yanlış bir metot. Akademik bir makale yazdığımızı düşünelim. Temeli muhakkak literatür olmalı. Zaten “Geçmişte bunlar yazıldı, benim de diyeceklerim şunlardır.” demektir aslında akademisyenlik. Önceki tartışmaları ve birikmiş bilgiyi göz ardı ederek bilimsel eser veremeyiz. Edebî eser vermenin raconu da bu bence. Geçmişteki tartışmaları bilmeden yazmamalıyız. “Büyük şehirde, kalabalık içinde yalnız hisseden” bir karakter yazalım mesela. Klasikleri okumadıysak orijinal bir karakter yazdığımızı sanarız. Hâlbuki çokça işlenmiş bir konu değil mi bu? Sadece bugünün edebiyatından beslenenler, sanıyorum hiçbir zaman kaliteli eser veremeyeceklerdir. Bugünün edebiyatçılarına kulak tıkamak da aynı şekilde bir başka yanlış olur tabii. Onu da ifade etmek gerek. Bu parça için; I. Tartışmacı anlatım ağır basmaktadır. II. Kanıları değiştirme amacı vardır. III. Tanımlamaya yer verilmiştir. yargılarından hangileri doğrudur?
- A) Yalnız I.
- B) Yalnız II.
- C) I ve II.
- D) II ve III.
- E) I, II ve III. ✓
Parçada yazar bir görüşü savunup karşı görüşü eleştirdiği için tartışmacı anlatım vardır; okurun düşüncesini değiştirme amacı taşır. “Klasik demek...” ifadesiyle tanımlama da yapılmıştır. Üç yargı da doğrudur. Doğru cevap E seçeneğidir.
3. İnsanlar, başkalarına zarar verecek davranışlardan kaçınmalıdır. İnsanlara zarar verecek işleri kimseye aldırış etmeden yapan kimseler bunun karşılığını mutlaka alırlar. Yaptıklarının fazlasıyla kendileri karşılaşırlar. Böylece çok ciddi zarara uğramış olurlar. Bu parçada anlatılmak isteneni en iyi biçimde açıklayan atasözü aşağıdakilerden hangisidir?
- A) İyilik eden iyilik bulur.
- B) Minareyi çalan, kılıfını hazırlar.
- C) Körle yatan şaşı kalkar.
- D) Rüzgar eken fırtına biçer. ✓
- E) Komşu komşunun külüne muhtaçtır.
Parçada, başkalarına kötülük veya zarar veren kişilerin sonunda daha büyük bir zararla (yaptıklarının fazlasıyla) karşılaşacakları anlatılmaktadır. Bu durumu en iyi açıklayan atasözü 'Rüzgar eken fırtına biçer' sözüdür (Küçük kötülükler yapanlar çok daha büyük kötülüklerle karşılaşır). Doğru cevap D seçeneğidir.
4. Aşağıdaki atasözlerinin hangisinde ek fiil kullanılmamıştır?
- A) Ak gün ağartır , kara gün karartır. ✓
- B) Bir kötünün yedi mahalleye zararı vardır.
- C) Dost bin ise azdır, düşman bir ise çoktur.
- D) Bir adama kırk gün ne dersen o olur.
- E) Akıllı düşman akılsız dosttan hayırlıdır.
A seçeneğinde “ağartır, karartır” çekimli fiildir; ek fiil kullanılmamıştır. Diğer seçeneklerde “vardır, hayırlıdır, ise, azdır, çoktur” gibi ek fiilli kullanımlar vardır. Doğru cevap A seçeneğidir.
5. Alacakaranlık gittikçe koyulaştı. Arkalarında, aşağıdaki ağaçların arasında bir sis, vadinin soluk sınırları üzerine serildi. Yıldızlar belirmesine karşın gökyüzü berraktı. Yükselmekte olan ay batıya doğru ilerliyordu. Kayalık tepelerin etekleri gölgeler nedeniyle simsiyahtı. İzleri takip etmek artık çok zor olduğundan hızları azalmıştı. Bu parçanın anlatımında aşağıdakilerin hangisinden faydalanılmıştır?
- A) Öyküleme – karşılaştırma
- B) Betimleme – öyküleme ✓
- C) Karşılaştırma – betimleme
- D) Tartışma – açıklama
- E) Benzetme – tartışma
Parçada bir zaman akışı içinde hareket eden kişilerin izleri takip etmesi, havanın kararması ve yavaşlamaları anlatıldığı için 'öyküleme' yapılmıştır. Aynı zamanda alacakaranlığın çökmesi, sisin vadiye serilmesi, tepelerin eteklerinin siyahlığı gibi görsel ögelerle kelimelerle resim çizme amacı güdüldüğü için 'betimleme' kullanılmıştır. Doğru cevap B seçeneğidir.
6. “Herkes aynı şeyi düşünüyorsa aslında kimse derin düşünmüyor demektir.” sözüyle anlatılmak istenen nedir?
- A) Düşünmek, insanın başkalarını daha kolay anlamasını sağlar.
- B) Düşünce eyleme geçmediği sürece çözüm uzakta kalır.
- C) Üzerinde uzlaşmaya varılan düşünce en doğru düşüncedir.
- D) Özgün düşünceler ancak farklı düşüncelerin olduğu ortamlarda ortaya çıkar. ✓
- E) Düşünce birliği taşımayan topluluklar dağılmaya mahkûmdur.
Söz, farklı düşüncelerin olmadığı yerde gerçek düşünsel üretimin zayıflayacağını anlatır. Özgün fikirlerin farklı bakışların bulunduğu ortamlarda doğması bu anlamla örtüşür. Doğru cevap D seçeneğidir.
7. Devlet Planlama Teşkilatının ilk kez bindiğim asansöründe insanları İngilizce olarak günaydın, iyi akşamlar gibi sözlerle karşılayarak yine aynı dilde ayı, günü ve saati gösteren elektronik düzeneği görünce hayretler içinde kalmıştım. Ülkenin yarınlarını planlayan bir kurumun ana dil üzerinde göstermediği özeni kimden bekleyebiliriz? Türk Hava Yolları dergisinin adı bile Skylife. Yoksa bir süreden beri devletin resmî dili Türkçe değil de bizim mi haberimiz yok! Bu parçada özellikle aşağıdakilerden hangisi eleştirilmiştir?
- A) Devlet Planlama Teşkilatının özensizliği
- B) Türk Hava Yolları’nın dergisinin adının Türkçe olmaması
- C) Resmî kurumların Türkçeye gereken önemi vermemesi ✓
- D) İngilizce sözcük kullanmanın bir moda hâline gelmesi
- E) Tarihlerin Türkçe olarak değil de İngilizce olarak bildirilmesi
Yazar, Devlet Planlama Teşkilatı ve Türk Hava Yolları gibi resmi/devlet kurumlarında Türkçe yerine İngilizce ifadelerin (Skylife ismi, asansördeki İngilizce selamlama vb.) tercih edilmesini eleştirmektedir. Genel olarak eleştirilen durum, resmî kurumların Türkçeye gereken hassasiyeti ve önemi vermemesidir. Doğru cevap C seçeneğidir.
8. Aşağıdaki dizelerin hangisinde amaç-sonuç ilişkisi kurulmuştur?
- A) Toprağın üstünde beyaz bir gelin Uyutur döşünde kardelenleri
- B) Tekbir Dağları’na düşer ilk cemre Kristal kristal parlayan karlar
- C) Kura ile başlar Hazar turuna Düşer Ardahan’a bahar cemresi.
- D) Her ırmak denize, deniz deryaya Ömrünce çırpınır ulaşmak için ✓
- E) Her geçtiği toprakları emzirir Ağaçlarda kuşlar yerde insanlar
D seçeneğinde ırmağın denize ulaşmak için çırpındığı söylenir. “Ulaşmak için” ifadesi amacı açıkça bildirir. Bu nedenle doğru cevap D seçeneğidir.
9. Birleşik sözcüğü oluşturan kelimelerden biri ya da ikisi birleşme sırasında yeni bir anlam kazanmışsa bu tür sözcükler bitişik yazılır. Aşağıdakilerin hangisinde bu kurala _aykırı_ bir yazım vardır?
- A) Bu işin altında da bir çapanoğlu mu var ama acaba?
- B) Gözümde itdirseği çıktığı için güneş gözlüğü takmaya başladım.
- C) Bahçemizdeki akasyaya bir çalıkuşu kondu. ✓
- D) Annem misafirlerimiz için kedidili tatlısı yapacakmış.
- E) Her sabah yalıçapkınlarının sesiyle güne başlardık çocukken.
“Çalı kuşu” kuş türü olarak ayrı yazılır. B seçeneğinde “çalıkuşu” bitişik yazıldığı için kural ihlali vardır. Yeni sıralamada doğru cevap C seçeneğidir.
10. Aşağıdaki cümlelerin hangisinde “bir işi gereksiz yere uzatmak, sonuçlandırmayı geciktirmek” anlamında bir deyim kullanılmıştır?
- A) Babamı yeni bir bilgisayar almaya ikna edene kadar akla karayı seçtik.
- B) Abbas Bey, ev işini tereyağından kıl çeker gibi halletti.
- C) Kardeşim benimle maça gidebilmek için peşimde dört dönüyor, dibimden ayrılmıyordu.
- D) Bu işi sürüncemede bırakırsan en sonunda sen zarar edersin. ✓
- E) Selim, ne kadar ayak direse de en sonunda bizim sözümüzü dinlemek zorunda kaldı.
“Sürüncemede bırakmak” bir işi sonuçlanmadan bekletmek, uzatmak ve geciktirmek anlamına gelir. Bu anlam D seçeneğinde vardır. Diğer deyimler farklı durumları anlatır. Doğru cevap D seçeneğidir.
11. (I) Etik ve adalet kavramları, bireyler arası ilişkilerin bir sonucu olarak ortaya çıkar. (II) Dengeli her toplumsal bağ gibi bu etkileşim de ortak bir amacı gerçekleştirmeyi hedefler. (III) Kişinin tüm bilinçli tercihleri de bu ortak hedeflerden beslenir. (IV) Toplumsal barışın zemininde ise paylaşılan ortak bir kültür bulunur. (V) Çünkü insani kültürel yapı, inançların ve geleneklerin biçimlendirdiği bir alandır. (VI) Bu alanda tek tip bir kimlik dayatması, barış içinde bir arada var olmanın önündeki en büyük engeldir. Bu parça iki paragrafa ayrılmak istense ikinci paragraf numaralanmış cümlelerin hangisiyle başlar?
- A) II
- B) III
- C) IV ✓
- D) V
- E) VI
I, II ve III. cümlelerde etik, adalet ve bireyler arası ilişkilerdeki ortak hedefler üzerinde durulmuştur. IV. cümleden itibaren ise 'toplumsal barış' ve 'ortak kültür' kavramlarına geçiş yapılmış, yeni bir düşünce halkası başlatılmıştır. Dolayısıyla ikinci paragraf IV. cümle ile başlamalıdır. Doğru cevap C seçeneğidir.
12. Aşağıdaki dizelerin hangisinde dönüşlü çatılı bir eylem vardır?
- A) Sevindiğim anda sen üzülürsün. Sonbahar uğultusu duymamışsın ki ✓
- B) Aykırı bir yolcuyum dünya geniş Büyük bir kulak çınlıyor içimdeki
- C) Ne ağır imtihandır, başındaki, Sakarya Binbir başlı kartalı nasıl taşır kanarya
- D) Bir ısıtır, bir üşütür, bir ağlatır bir güldürür Sen hem bir hastalık hem de sağlık gibisin
- E) Kaç kez sana uzaktan baktım 5.45 vapurunda; Hangi şarkıyı duysam, bizim için söylenmiş sanki
A seçeneğinde “sevindiğim” fiilindeki “sevin-” dönüşlü çatılıdır; özne, eylemin etkisini yine kendisi üzerinde taşır. Doğru cevap A seçeneğidir.
13. “Yüz” kelimesi aşağıdaki cümlelerin hangisinde “neden, sebep” anlamında kullanılmıştır?
- A) Küçük çocuklar bahçe duvarının öbür yüzünü beyaza boyamışlar.
- B) Kimseye olumsuz yanıt vermeye yüzü tutmadıkça herkes onu yıpratacaktı.
- C) Yavaş yavaş yüze çıkmaya başlayan bu durum herkesi rahatsız ediyordu.
- D) Bu yüzden babam benimle konuşmadan hayata gözlerini yumdu. ✓
- E) Sesinin titremesinden ve yüzünün kızarmasından durumu anlamıştım.
B seçeneğindeki 'bu yüzden' ifadesi 'bu nedenden dolayı, bu sebeple' anlamı taşır ve cümleye sebep anlamı katar. Doğru cevap D seçeneğidir.
14. “Türkçede kelimelere önce yapım eki, sonra çekim eki gelir.” Aşağıdakilerden hangisinde bu kurala uyulmamıştır?
- A) Matematik dersinden iyi not almalıyım.
- B) Çocuk annemsiz yapamam, diye ağlıyordu. ✓
- C) Arabaya yapılan bakım bize pahalıya mal oldu.
- D) Kendi çapında özgün bir eserdi.
- E) Büyükçe bir ev arıyorduk.
'Annemsiz' sözcüğünde önce iyelik eki (-m), sonra yapım eki (-siz) gelmiştir. Türkçede genel sıra yapım eki + çekim eki olduğundan bu kullanım kurala aykırı örnektir.
15. “Acı” sözcüğü aşağıdaki cümlelerin hangisinde somut (gerçek tat alma duyusuyla algılanabilen) anlamıyla kullanılmıştır?
- A) Dışarıda insanın tenini sızlatan acı bir rüzgâr esiyordu.
- B) Yakın dostunun ani vefatının acısına katlanamadı.
- C) Pul biber bazı insanlar için oldukça acıdır. ✓
- D) Doktor aşıyı yaparken çocuk acı bir feryat kopardı.
- E) Bu büyük vicdan acısıyla fazla yaşayamayacağını söylerdi.
A seçeneğindeki 'acı pul biber' ifadesindeki 'acı' kelimesi dilimizle (tat alma duyumuzla) algılayabildiğimiz somut bir gerçektir. Diğer seçeneklerde ise acı kelimesi soyut veya mecazi (keder, sert, şiddetli) anlamlarda kullanılmıştır. Doğru cevap C seçeneğidir.
16. Yayıncılık Türkiye’de çok gelişen bir sektör, bir kere bunu teslim etmek lazım. Her geçen gün daha da ilerliyor. Ben 80’li yılları bir okur olarak hatırlıyorum, 90’lı yılların başında da bir dergi yayımcısı olarak piyasanın içine girip içeriden görme imkânını bulmuştum. 90’lı yıllarla 2000’li yılları ve bugünkü durumu kıyasladığım zaman çok büyük bir gelişme var. Gelişmeden neyi anlıyoruz? Kitap basım adetlerinin çoğalmasını ve kitap başlıklarının çoğalmasını anlıyoruz. Mesela 90’lı yıllarda sekiz dokuz bin farklı başlıkta kitap yayımlanıyorken günümüzde bu altmış bin civarında farklı başlığa çıkmış durumda. Bu tabii ki de önemli bir sayı. Genç bir nüfus var, özellikle kitap okuru dediğimiz insanların büyük bir bölümü okula giden gençlerden oluşuyor. Ortaokul, lise ve özellikle üniversite öğrencileri potansiyel olarak en çok okuyan kesimler. Okur gittikçe artıyor; sorunlar yok mu, var tabii. Ben hep seksenli yıllara göre iyileştiğini söylüyorum ama gerçekten ulaşılması gereken seviye bu mu tartışılır. Bir de nitelik, nicelik sorunu var. Bu parçada aşağıdakilerin hangisine değinilmiştir?
- A) Yayıncılık sektörünün artık elektronik ortama geçtiğine
- B) Yayıncılığın zaman içerisinde kendini geliştirdiğine ✓
- C) Gençlerin e-dergi ve e-kitaplara yönelim gösterdiğine
- D) Yetişkinlerin kitaplara yeteri kadar ilgi göstermediğine
- E) Kitaplarda niceliksel artışa karşılık niteliksel bir artış olmadığına
Parçada Türkiye’de yayıncılığın 80’lerden bugüne geliştiği, kitap sayısı ve başlıkların arttığı anlatılır. Bu nedenle yayıncılığın zaman içinde kendini geliştirdiğine değinilmiştir. Doğru cevap B seçeneğidir.
17. Aşağıdaki cümlelerin hangisinde vurgulu olan kelime yanlış gösterilmiştir?
- A) _Sen miydin_ dün beni telefonla arayan?
- B) Aylardır aradığım kitabı _mahalle arasındaki bir kitapçıda_ buldum.
- C) _Biz de_ az önce bu konuyu görüşmüştük. ✓
- D) O arkadaşınla en son _ne zaman_ görüştün?
- E) Başarıya ulaşmak için derslerine _planlı_ çalışmalısın.
C seçeneğindeki 'Biz de az önce bu konuyu görüşmüştük' cümlesinde yüklem 'görüşmüştük'tür. Vurgulanan sözcük ise yüklemden hemen önce gelen 'bu konuyu' belirtili nesnesi olmalıdır. Cümlede ise vurgunun 'Biz de' ifadesinde olduğu gösterilerek yanlışlık yapılmıştır. Doğru cevap C seçeneğidir.
18. “İsim ve yardımcı fiille oluşturulan birleşik fiillerde, ses düşmesi veya ses türemesi oluyorsa fiil bitişik yazılır.” Aşağıdaki cümlelerden hangisinde yardımcı eylemle oluşturulan fiilde ses türemesi veya düşmesi _olmamıştır_?
- A) Acılara sabretmek kolay değildir.
- B) Bunlar başına gelince ona neden yardım etmedin? ✓
- C) Bize yetiştirmek için işlerini hemen halletmiş.
- D) Emrah, tüm kanıtlara rağmen bu iddiayı reddetti.
- E) İnsafa gelen baba, çocuğunu yine affetti.
A'da 'sabretmek' (sabır + etmek - ünlü düşmesi), C'de 'halletmiş' (hal + etmek - ünsüz türemesi), D'de 'reddetti' (ret + etmek - ünsüz türemesi ve yumuşama), E'de 'affetti' (af + etmek - ünsüz türemesi) birleşik fiillerinde ses olayları olduğu için bitişik yazılmışlardır. B seçeneğindeki 'yardım etmedin' birleşik fiilinde ise herhangi bir ses düşmesi veya türemesi gerçekleşmediği için ayrı yazılmıştır. Doğru cevap B seçeneğidir.
19. – Yazınımız nice Yahya Kemaller, Ahmet Haşimler yetiştirecektir. – Dağlar kadar derdim var, hangi birini anlatayım size? – Bayramda amcamlara gitsek çok makbule geçecek. – Mustafa Beyler henüz daireye gelmediler. Verilen örneklerde “-ler/lar” çokluk eki sözcüğe aşağıdaki anlamlardan hangisini katmamıştır?
- A) Saygı
- B) Abartma
- C) Yaklaşıklık ✓
- D) Benzerleri
- E) Aile
Örneklerde -ler eki benzerlik, abartma, aile ve saygı anlamlarıyla kullanılmıştır. Yaklaşıklık anlamı yoktur. Yeni sıralamada doğru cevap C seçeneğidir.
20. (I) Sultan Abdülmecid Dönemi’nde, sahne sanatlarına ve tiyatroya yönelik teşviklerin arttığı açıkça görülmektedir. (II) Sultan Abdülmecid, tiyatro hamisi olmasının yanı sıra bizzat oyun yazarlığı denemeleriyle de bilinmektedir. (III) Bu yıllarda yerli sanatçıların yetişmesi için destekler sunulmuş, saray tiyatrosu topluluğu kurulmuş ve yabancı oyunlar tercüme edilmeye başlanmıştır. (IV) Ülkemizin modern anlamdaki ilk dramatik kütüphanesi de saray bünyesinde oluşturulmuştur. (V) Bu çerçevede tiyatro, geç dönem Osmanlı saray yaşantısının vazgeçilmez bir ögesi haline gelmiştir. Bu parçadaki numaralanmış cümlelerden hangisi düşüncenin akışını _bozmaktadır_?
- A) I
- B) II ✓
- C) III
- D) IV
- E) V
Parçanın genelinde Sultan Abdülmecid dönemindeki tiyatro sanatına yönelik kurumsal/toplumsal destekler, saray tiyatrosu ve kütüphaneler gibi kurumsal gelişmeler anlatılmaktadır (I, III, IV, V). Ancak II. cümlede Abdülmecid'in kendi bireysel sanatsal uğraşlarına ve oyun yazarlığı denemelerine geçilerek konunun odağından sapılmış, düşüncenin akışı bozulmuştur. Dolayısıyla doğru cevap B seçeneğidir.
21. Aşağıdaki dizelerin hangisinde ek eylem iki göreviyle birlikte kullanılmıştır?
- A) Boşluklar bırakılmasaydı eğer Utanılacak bir şey değildir ağlamak ✓
- B) Karlar etrafı beyaz bir karanlığa gömdü Kar değil, gökyüzünden yağan beyaz ölümdü
- C) Başını kaldırarak boşluğu dinliyordu Gökler bulutlanıyor, rüzgâr serinliyordu
- D) Uzun bir yolculuktan sonra İncesu’daydık, bir handa, yorgun argın, tatlı bir uykudaydık.
- E) Kolumuzdan tutarak sen istersen bizi çek İncinir düz caddede dağda gezen ayaklar
A seçeneğinde “bırakılmasaydı” fiili ek eylemle birleşik çekimli yapılmıştır; “değildir” ise isim soylu sözcüğü yüklem yapar. Ek eylem iki göreviyle de kullanılmıştır. Doğru cevap A seçeneğidir.
22. Bir romanın yüzlerce sayfa boyunca yapamadığını, bazen birkaç sayfalık bir öykü gerçekleştirir. Yaşanan bir anla, kesitle ya da can alıcı tek bir cümleyle bir görüntüyü, sesi, insanı birden içinizde hissedersiniz; o güne dek anlayamadığınız bir insanlık durumunu içiniz sızlayarak sezersiniz. Bu parçadan aşağıdaki yargılardan hangisine ulaşılabilir?
- A) Öykü yazmak romana göre daha zordur.
- B) Öyküde insanların iç dünyaları daha ayrıntılı olarak verilir.
- C) Öykünün romana göre daha yoğun ve etkileyici bir anlatımı vardır. ✓
- D) Roman yazmak, belli bir birikim ve deneyim gerektirir.
- E) Öyküyü romanın kısası olarak değerlendirmek doğru değildir.
Parçada, bir romanın yüzlerce sayfada uyandıramadığı etkiyi bir öykünün bazen tek bir cümle veya kesitle yapabildiği, okuyucuya insanlık hallerini derinlemesine hissettirdiği belirtilmiştir. Bu da öykünün romana göre daha yoğun, özlü ve etkileyici bir anlatım gücüne sahip olduğunu göstermektedir. Doğru cevap C seçeneğidir.
23. “Yüreğine ulaşamadığınız birinin aklına seslenmeniz faydasızdır.” cümlesine anlamca en yakın yargı hangisidir?
- A) Merhametten uzak insanların toplum tarafından sevilmesi zordur.
- B) İnsanlar, sözle değil davranışlarıyla rol model olurlar.
- C) En kötü iltifat en iyi eleştiriden daha çok etkilidir.
- D) Nasihat sözle değil, tavırla olur.
- E) Sizi sevmeyen birinin sizden öğreneceği hiçbir şey yoktur. ✓
Cümlede birini etkilemek ya da ona bir şey öğretmek için önce duygusal bağ kurulması gerektiği anlatılır. E seçeneğinde de sevilmeyen birinden öğrenmenin zor olduğu vurgulanmıştır. Doğru cevap E seçeneğidir.
24. Sevdiğiniz bir edebi eseri, yıllar geçtikten sonra tekrar okuma deneyimini yaşadınız mı? Ben bu yolculuğu defalarca yaptım; hatta yirmili, otuzlu ve ellili yaşlarımda dönüp dönüp yeniden okuduğum başucu kitaplarım var. Farklı yaş dönemlerimde karşıma çıkan o sayfalar, bana adeta yepyeni şeyler fısıldıyordu. Örneğin ilk gençliğimde sıkıcı bulduğum bir romanın psikolojik tahlillerine, yıllar sonra hayran kaldığımı fark ettim. İlk okuyuşumda sadece karakterlerin arasındaki aşk hikayesine odaklanırken, sonraki okumalarımda eserin arka planındaki sosyolojik ayrıntılar, mimari zevkler ve aydınların ruhsal sancıları dikkatimi çekti. En nihayetinde ise yazarın dünyaya hangi pencerelerden baktığını anlamaya çalışarak okudum. Kitap aynı kitaptı lakin ben eski ben değildim. Aşağıdakilerden hangisi parçada anlatılan düşünceyi destekler niteliktedir?
- A) Sanat eseri bir aynadır, arada bir üzerindeki buharı silmezsen onda kendini göremezsin. ✓
- B) Kitap okumak, bir aşktır; aşkın sürdürülebilir olması ise bilginin sürekliliğine bağlıdır.
- C) Kitapları olduğu gibi anlayamayız, onları ancak olduğumuz kadar anlayabiliriz.
- D) Kitaba gül bahçesine girer gibi girmeliyiz, onda diken de gül de bir arada bulunur.
- E) Bir kitabı tam olarak anlayabilmek için altını çizdiklerimizin üstünü de çizebilmeliyiz.
Yazar, aynı kitabı farklı yaşlarda (20, 30, 50 yaş) okuduğunda eserden aldığı tatların ve dikkat ettiği unsurların tamamen değiştiğini anlatmıştır. Bunun nedeni, insanın zamanla birikim kazanması ve olgunlaşmasıdır. C seçeneğindeki 'Kitapları olduğu gibi anlayamayız, onları ancak olduğumuz kadar anlayabiliriz' yargısı, okurun kendi zihinsel ve ruhsal düzeyi (yaşı, tecrübesi) oranında eseri anlamlandırabileceğini savunarak parçanın ana fikrini tam olarak destekler. Doğru cevap A seçeneğidir.
25. Aşağıdaki cümlelerin hangisinin sonuna soru işareti getirilmelidir?
- A) Bu sorunun cevabını biliyor
- B) Dün seni kim aradı ✓
- C) Toplantı saat üçte başlayacak
- D) Bugün hava çok sıcak
- E) Kitabı masaya bırak
Kim soru anlamı verdiği için soru işareti kullanılmalıdır.