menu
MemurOl
Türkçe Testleri

Genel Tekrar Testi - 5

Soru 1 / 25

Daha dikkatli okursan soruyu çözebilirsin. Bu cümlede hangi anlam vardır?

Bu testteki tüm sorular ve cevapları (25 soru)
  1. 1. Daha dikkatli okursan soruyu çözebilirsin. Bu cümlede hangi anlam vardır?

    • A) A) Koşul
    • B) B) Amaç
    • C) C) Karşıtlık
    • D) D) Neden

    “-rsan”‍​‌​‌​​‌‌​‌​​​​‌‌​‌​​‌​‌‌​​‌‌​​‌​​​‌‌​‌‌​‍ eki koşul anlamı bildirmektedir.

  2. 2. Dikkatli dinlersen konuyu daha iyi anlarsın. Bu cümlede hangi anlam vardır?

    • A) A) Amaç
    • B) B) Koşul
    • C) C) Neden
    • D) D) Karşıtlık

    “-rsen”‍​‌​‌​​‌‌​‌​​​​‌‌​‌​​‌​‌‌​​‌‌​​‌​​​‌‌​‌‌​‍ eki koşul anlamı vermektedir.

  3. 3. Daha dikkatli olursan hata yapmazsın. Bu cümlede hangi anlam vardır?

    • A) A) Amaç
    • B) B) Koşul
    • C) C) Karşılaştırma
    • D) D) Neden

    “-rsan”‍​‌​‌​​‌‌​‌​​​​‌‌​‌​​‌​‌‌​​‌‌​​‌​​​‌‌​‌‌​‍ eki koşul bildirir.

  4. 4. Daha dikkatli çalışırsan başarılı olursun. Bu cümlede hangi anlam vardır?

    • A) A) Amaç
    • B) B) Neden
    • C) C) Koşul
    • D) D) Karşıtlık

    “-rsan”‍​‌​‌​​‌‌​‌​​​​‌‌​‌​​‌​‌‌​​‌‌​​‌​​​‌‌​‌‌​‍ eki koşul bildirir.

  5. 5. Daha fazla çalışırsan istediğin başarıyı elde edebilirsin. Bu cümlede hangi anlam vardır?

    • A) A) Amaç
    • B) B) Koşul
    • C) C) Karşıtlık
    • D) D) Neden

    “-rsan”‍​‌​‌​​‌‌​‌​​​​‌‌​‌​​‌​‌‌​​‌‌​​‌​​​‌‌​‌‌​‍ eki koşul anlamı katmaktadır.

  6. 6. Hangi cümlede kısa çizgi (-) doğru kullanılmıştır?

    • A) Bu yıl-sınav tarihi değişti.
    • B) Sabah-erkenden kalktım.
    • C) Kitapçıdan üç-dört kitap aldım.
    • D) Türk-Alman ortak yapımı bir film izledik.

    Kısa‍​‌​‌​​‌‌​‌​​​​‌‌​‌​​‌​‌‌​​‌‌​​‌​​​‌‌​‌‌​‍ çizgi, eşitlik veya bağlantı ifade eden kelimeler arasında ('Türk-Alman') kullanılır. Sayı grupları ('üç-dört') arasına konulmaz.

  7. 7. İlker Özünlü'den sürükleyici bir roman üslubunda, kapsamlı bir kent rehberi. Gezmeden görmek, görmeden gezmek, gezerek okumak, görerek tanımak, bir kentin yüreğine dokunmak için. Bu cümlede "kentin yüreğine dokunmak" sözüyle anlatılmak istenen aşağıdakilerden hangisidir?

    • A) Kentin özelliklerini hissetmek
    • B) Kente ait güzellik büyüsüne kapılmak
    • C) Yazarının kurgu dünyasına girmek
    • D) Yazarın anlatmak istediklerini anlamak

    Kentin‍​‌​‌​​‌‌​‌​​​​‌‌​‌​​‌​‌‌​​‌‌​​‌​​​‌‌​‌‌​‍ 'yüreğine dokunmak', yüzeysel bir bilgi edinmek yerine, şehrin ruhunu, özünü ve temel özelliklerini derinden anlamak ve hissetmek demektir. Cevap Anahtarı: A

  8. 8. (I) Yakın bir geçmişe kadar sadece Güney Amerika'nın And Dağlarında görülen lamalar, artık dünyanın pek çok ülkesinde yaşıyor. (II) Türkiye'de Akseki'nin Emiraşıklar Köyü'nde 19 lama ve 18 alpaka yaşıyor. (III) Antalyalı bir turizmci tarafından Kanada'daki bir çiftlikten getirilen lama ve alpakalar 1100 metredeki yayla ortamına uyum sağlamış gibi görünüyor. (IV) And Dağlarında lamalar yüzyıllardır yük taşımak, alpakalar ise yününden yararlanmak için besleniyor. (V) Emiraşıklar'da da lamalar, turistlere yürüyüşlerinde eşlik edip eşyalarını taşırken, alpakalar da yünlerinden üretilen kazak, çorap gibi giysilerle yöre ekonomisine katkı sağlıyor. Bu parçadaki numaralanmış cümlelerle ilgili olarak aşağıda verilenlerden hangisi yanlıştır?

    • A) I. cümlede, değişen bir durumdan söz edilmiştir.
    • B) II. cümlede, önceki cümlede söylenene ek bilgi verilmiştir.
    • C) III. cümlede, lama ve alpakaların yaşadıkları bir yerin özelliği belirtilmiştir.
    • D) V. cümlede, hayvanlardan yararlanmada bölgeler arasındaki farklılık ortaya konmuştur.

    V.‍​‌​‌​​‌‌​‌​​​​‌‌​‌​​‌​‌‌​​‌‌​​‌​​​‌‌​‌‌​‍ cümle, Emiraşıklar'daki kullanım alanlarını belirtir. IV. cümle ile kıyaslandığında, Andes'tekine benzer kullanımlar olduğu görülür, dolayısıyla bölgeler arası bir 'farklılık' değil, benzerlik ya da yerel kullanım ortaya konmuştur. Cevap Anahtarı: D

  9. 9. Edebiyata, birikimlerimize ayırıcı değil kuşatıcı bir biçimde bakabilen ve yazarlık serüveni boyunca, Türk ve dünya edebiyatını özümseyerek yeni ve farklı bir sentezle yapıt üretme çabası içerisinde olan sanatçı, konuşma havasında yazdığı romanlarıyla ele aldığı döneme ışık tutmuştur. Aşağıdakilerden hangisi sanatçının bu cümlede belirtilen bir özelliği değildir?

    • A) Yazın geleneğini yadsımama
    • B) Farklı görüşlere bütünsellikle yaklaşma
    • C) Özgün ürünler ortaya koyma
    • D) Genç sanatçılara yol gösterici olma

    Parçada‍​‌​‌​​‌‌​‌​​​​‌‌​‌​​‌​‌‌​​‌‌​​‌​​​‌‌​‌‌​‍ sanatçının 'konuşma havasında' yazması doğal dil; 'Türk ve dünya edebiyatını özümseyerek' yazın geleneği; 'yeni ve farklı bir sentezle' özgünlük; 'kuşatıcı bir biçimde' farklı görüşlere bününsellikle yaklaşma özelliğidir. Genç sanatçılara yol gösterici olduğuna dair bilgi yoktur. (Orijinal şık E)

  10. 10. Ünlü bir şair, "Benim için önemli olan bir şiirin yeryüzünde dolaşması değil, aynısından yeryüzünde bir tane daha olmamasıdır." der. Bu cümlede sanatçı aşağıdakilerden hangisini anlatmak istemiştir?

    • A) Şiirde kalıcılığın her şeyden önemli olduğunu
    • B) Şiirin varlığının donanımlı bir okur kitlesine bağlı olduğunu
    • C) Şiirde özgünlüğü önemsediğini
    • D) Herkes tarafından anlaşılan şiirin sanatsallıktan yoksun olduğunu

    'Aynısından‍​‌​‌​​‌‌​‌​​​​‌‌​‌​​‌​‌‌​​‌‌​​‌​​​‌‌​‌‌​‍ yeryüzünde bir tane daha olmaması' ifadesi, şiirin benzersiz, taklit edilemez ve dolayısıyla **özgün** olması gerektiğini vurgular.

  11. 11. (I) Yayınevi olarak okuma alışkanlığını edebiyat tadıyla perçinleyip kalıcı kılmak adına, yeni bir çalışma başlattık. (II) Bu çerçevede hazırladığımız "Çağdaş Edebiyat" adlı seriyle özellikle hem genç ve yetenekli yazarların yapıtlarını yayımlamayı hem onların gelişimine katkıda bulunmayı hem de yeni tatları okura sunmayı düşündük. (III) Bu yayınlar arasında çocuklara yönelik olanları çizimlerle destekledik ve onların estetik gelişiminin ve okuma alışkanlığı kazanmalarının yolunu açmak istedik. (IV) Bu çalışmalarımız özellikle de eleştirmenlerce takdirle karşılandı ve pek çok dergide övgü dolu yazılar yazıldı. (V) Bu tepkilerden hareketle, yayınladığımız yapıtların kısa sürede yazın dünyasında ses getireceğinden ve yetkin yapıtlar arasında anılacağından hiç şüphe duymuyoruz. Bir yayınevinin çalışmalarının anlatıldığı bu parçada numaralanmış cümlelerle ilgili olarak aşağıdakilerden hangisi yanlıştır?

    • A) I. cümlede, yaptıkları çalışmanın amacıyla ilgili bilgiler veriliyor.
    • B) II. cümlede, I. cümlede belirtilen çalışmanın içeriğiyle ilgili açıklama yapılıyor.
    • C) III. cümlede, çocuklara yönelik görsel çalışmalar yaptıkları belirtiliyor.
    • D) V. cümlede, geleceğe yönelik bir tasarı ve planlama dile getiriliyor.

    Parçanın‍​‌​‌​​‌‌​‌​​​​‌‌​‌​​‌​‌‌​​‌‌​​‌​​​‌‌​‌‌​‍ V. cümlesinde yer alan 'yayınladığımız yapıtların kısa sürede yazın dünyasında ses getireceğinden... hiç şüphe duymuyoruz' ifadesi, geleceğe yönelik bir tasarı (plan/hedef) değil, mevcut olumlu tepkilerden yola çıkılarak ulaşılan güçlü bir 'tahmin, öngörü veya kesinlik' cümlesidir. Eski soruda yanlış olan ifadeye ait seçenek (V. cümle şıkkı) seçenekler listesine hiç eklenmediği için soru tamamen hatalı ve çözümsüz kalmıştır. Soru seçenekleri akademik ölçütlere uygun olarak düzeltilmiştir.

  12. 12. Sanatçımızın sözü _ile_ sazına doyum olmuyordu. Aşağıdakilerin hangisinde "ile" sözcüğü, bu cümledekiyle aynı görev ve anlamdadır?

    • A) O, gözü ile görmeden hiçbir şeye inanmazdı.
    • B) Ailesi ile işine olan düşkünlüğü herkesin dilindeydi.
    • C) Anlattığı ilginç anıları ile hepimizi etkisi altına alırdı.
    • D) Genç güreşçimiz, ülkemize gümüş madalya ile döndü.

    Örnek‍​‌​‌​​‌‌​‌​​​​‌‌​‌​​‌​‌‌​​‌‌​​‌​​​‌‌​‌‌​‍ cümlede 'ile', 've' anlamında _bağlaç_ görevindedir. B seçeneğinde de 've' anlamında kullanıldığı için _bağlaç_ görevindedir.

  13. 13. "Mavinin bu tonunu hiç sevmem." diyordu. Aşağıdakilerin hangisinde, bu cümledekiyle aynı türden bir ad tamlaması vardır?

    • A) Yoğun kar yağışı yüzünden yollar kapanmıştı.
    • B) Onunla yaşadım Erzurum'un en soğuk kışı.
    • C) Çocukluğum keşke elma şekeri tadında kalsaydı.
    • D) Çok önemli bir iş yaptığını sanıyordu.

    Verilen‍​‌​‌​​‌‌​‌​​​​‌‌​‌​​‌​‌‌​​‌‌​​‌​​​‌‌​‌‌​‍ cümlede 'Mavinin tonu' belirtili ad tamlamasının arasına sıfat girmiştir. B seçeneğinde '_Erzurum'un kışı_' tamlamasının arasına '_en soğuk_' sıfatı girmiştir.

  14. 14. Hangi cümlede 'de/da' bağlacının yazımı yanlıştır?

    • A) Sen de gelmelisin.
    • B) Evde kimse yok mu?
    • C) Kitabın bende kalmış.
    • D) Sınav da ki sorular zordu.

    'Sınavdaki'‍​‌​‌​​‌‌​‌​​​​‌‌​‌​​‌​‌‌​​‌‌​​‌​​​‌‌​‌‌​‍ sözcüğündeki '-ki' sıfat yapan ki'dir ve bitişik yazılır; ayrıca buradaki 'da' bulunma hal ekidir ve o da bitişik yazılmalıdır: 'Sınavdaki'.

  15. 15. Hangi cümlede 'karşı' sözcüğü edat olarak kullanılmıştır?

    • A) Karşı binada oturuyorlar.
    • B) Denize karşı çay içtik.
    • C) Karşı takım çok güçlü.
    • D) Yolun karşısına geçti.

    'e‍​‌​‌​​‌‌​‌​​​​‌‌​‌​​‌​‌‌​​‌‌​​‌​​​‌‌​‌‌​‍ karşı' kalıbıyla kullanıldığında edattır. A ve C'de sıfat, D'de isim görevindedir.

  16. 16. Bu cümlede 'gemileri yakmak' sözüyle anlatılmak istenen aşağıdakilerden hangisidir? 'Artık bu işten dönüş yok, gemileri yaktık bir kere.'

    • A) Bir aracı ortadan kaldırmak.
    • B) Geri dönüşü olmayan bir yola girmek.
    • C) Çok sinirlenip etrafa zarar vermek.
    • D) Maddi imkanlarını zorlamak.

    'Gemileri‍​‌​‌​​‌‌​‌​​​​‌‌​‌​​‌​‌‌​​‌‌​​‌​​​‌‌​‌‌​‍ yakmak', geri dönüş imkanını ortadan kaldırmak, karardan dönmemek anlamında kullanılan bir deyimdir.

  17. 17. Hangi cümlede 'abartma' (mübalağa) sanatı vardır?

    • A) Seni dünyalar kadar seviyorum.
    • B) Çantası çok ağırdı.
    • C) Hızlı koşarsan yetişirsin.
    • D) Hava çok sıcak.

    Doğru‍​‌​‌​​‌‌​‌​​​​‌‌​‌​​‌​‌‌​​‌‌​​‌​​​‌‌​‌‌​‍ cevap A seçeneğidir. Sorunun doğru cevabına ve çözüm mantığına bakıldığında, 'Dünyalar kadar' ifadesi bir abartmadır. Bu kural ve açıklamalar, ALES/KPSS Türkçe sınavındaki benzer soru tiplerini çözebilmek için temel bir rehber niteliğindedir.

  18. 18. Hangi cümlede 'ki' bağlacı, 'sebep-sonuç' ilişkisi kurmuştur?

    • A) Bir şey biliyor ki konuşuyor.
    • B) Çalış ki başarasın.
    • C) Baktım ki gelmiyor, aradım.
    • D) Öyle yorgunum ki anlatamam.

    Konuşmasının‍​‌​‌​​‌‌​‌​​​​‌‌​‌​​‌​‌‌​​‌‌​​‌​​​‌‌​‌‌​‍ sebebi bir şey bilmesidir. B (Koşul), C (Şaşkınlık/Durum), D (Pekiştirme/Derece).

  19. 19. I. Sürekli kuru gıdalar tükettiği için ev yemeklerini özlemiş. II. Bu soruları çözersen konuyla ilgili eksiklerini giderirsin. III. Yeni boyanan odasını havalandırmak için pencereyi açtı. IV. Arabanın bakımını yaptırmamış, bu yüzden yolda kalmışlar. V. Film çok etkileyici, uzun olmasına rağmen kimseyi sıkmıyor. Numaralanmış cümlelerle ilgili aşağıdakilerden hangisi yanlıştır?

    • A) I. cümlede neden-sonuç ilişkisi vardır.
    • B) II. cümlede koşul anlamı vardır.
    • C) III.cümlede amaç-sonuç ilişkisi vardır.
    • D) IV.cümlede virgülden sonraki bölüm gerekçedir.

    IV.‍​‌​‌​​‌‌​‌​​​​‌‌​‌​​‌​‌‌​​‌‌​​‌​​​‌‌​‌‌​‍ cümlede virgülden sonraki bölüm (yolda kalmışlar) sonuçtur. Gerekçe virgülden önceki bölümdür (bakımını yaptırmamış).

  20. 20. Bu _yarımada_ (I) _kayalık_ (II) kıyıları, _hırçın_ (III) denizi büyük ve _yüksek_ (IV) göğüyle şehirlilere çarpıcı geliyor. Bu cümledeki numaralanmış sözcükler yapılarına göre ikişerli gruplandırıldığında hangisi dışarıda kalır?

    • A) I (Yarımada)
    • B) II (Kayalık)
    • C) III (Hırçın)
    • D) IV (Yüksek)

    I‍​‌​‌​​‌‌​‌​​​​‌‌​‌​​‌​‌‌​​‌‌​​‌​​​‌‌​‌‌​‍ numaralı 'Yarımada' (Yarım+ada) birleşik yapılı bir kelimedir. Diğer altı çizili sözcükler türemiştir: 'Kayalık' (Kaya-lık -> İsimden isim), 'Hırçın' (Hır-çın -> Yansımadan isim), 'Yüksek' (Yükse-k -> Fiilden isim), 'Şehirlilere' (Şehir-li-ler-e -> İsimden isim). Bu nedenle I. sözcük yapıca diğerlerinden farklıdır.

  21. 21. Hangi cümlede _karşılaştırma_ anlamı vardır?

    • A) Köyün havası çok temizdi.
    • B) Roman, hikâyeye göre daha hacimli bir türdür.
    • C) Yazar, bu kitabında toplumsal sorunları ele almış.
    • D) Yaz tatilini sabırsızlıkla bekliyorum.

    'Roman,‍​‌​‌​​‌‌​‌​​​​‌‌​‌​​‌​‌‌​​‌‌​​‌​​​‌‌​‌‌​‍ hikâyeye göre...' ifadesi, iki edebi türü 'hacim' yönünden açıkça karşılaştırmaktadır.

  22. 22. Hangi cümlede _amaç-sonuç_ ilişkisi yoktur?

    • A) Onu görmek için ta oralara kadar gittim.
    • B) İngilizce öğrenmek üzere kursa yazıldı.
    • C) Çok hızlı koştuğundan dolayı düştü.
    • D) Sınavı kazanalım diye çok dua ettik.

    'Çok‍​‌​‌​​‌‌​‌​​​​‌‌​‌​​‌​‌‌​​‌‌​​‌​​​‌‌​‌‌​‍ hızlı koştuğundan dolayı düştü.' cümlesi bir neden-sonuç (sebep-sonuç) ilişkisi belirtir. Diğer seçenekler bir 'amaç' (görmek, öğrenmek, kazanmak) bildirir.

  23. 23. Hangi cümlede bir _tahmin_ anlamı yoktur?

    • A) Sanırım bu iş yarına kalacak.
    • B) Gördüğüm kadarıyla yağmur yağacak.
    • C) Büyük ihtimalle o da bizimle gelir.
    • D) Bu soruyu kesinlikle doğru çözdüm.

    'Kesinlikle'‍​‌​‌​​‌‌​‌​​​​‌‌​‌​​‌​‌‌​​‌‌​​‌​​​‌‌​‌‌​‍ ifadesi bir tahmin değil, net bir eminlik ve kesinlik bildirir. Diğer seçenekler ('Sanırım', 'Gördüğüm kadarıyla', 'Büyük ihtimalle') tahmin veya olasılık içerir.

  24. 24. Hangi cümlede bir _neden-sonuç_ ilişkisi bulunmaktadır?

    • A) Sabah erkenden kalktım ve kahvaltı yaptım.
    • B) Bugün hava çok güzel.
    • C) Ders çalışmadığı için sınavda başarısız oldu.
    • D) Kitap okumayı çok seviyorum.

    'Ders‍​‌​‌​​‌‌​‌​​​​‌‌​‌​​‌​‌‌​​‌‌​​‌​​​‌‌​‌‌​‍ çalışmadığı için sınavda başarısız oldu.' cümlesinde, bir durumun nedeni ve sonucu belirtilmiştir. Bu bir neden-sonuç ilişkisidir.

  25. 25. Örtük ileti, bir yapıtın yazınsallık ölçütlerinden birisidir. Bu nedenle bir yapıtın, yazınsal anlamda başarılı sayılmasında, iletilerin aktarılma biçimi de dikkate alınır. Yazar, okura kazandırmak istediği duygu veya düşünceyi yapıtta doğrudan aktarırsa hem yazınsallıktan uzaklaşmış hem de okurun keyif alarak öğrenmesini engellemiş olacaktır. Dolayısıyla okurların hem zevk almalarını hem de bir şeyler öğrenmelerini sağlamak için yapıtlarda iletiler örtük olarak yer almalıdır. Bu parçadan aşağıdaki yargılardan hangisi çıkarılabilir?

    • A) Kapalı anlatımla oluşturulan yapıtlar, okurun şaşırmasını sağlar.
    • B) İyi bir yapıtta yazar kendi yaşamından söz etmez.
    • C) Yazarının okuru belli bir düşünceye yönlendirmeyi amaçladığı yapıtlar yazınsallıktan yoksundur.
    • D) Yetkin bir yapıtta okura ulaştırılmak istenen mesaj dolaylı olarak anlatılır.

    Yazar,‍​‌​‌​​‌‌​‌​​​​‌‌​‌​​‌​‌‌​​‌‌​​‌​​​‌‌​‌‌​‍ mesajın 'doğrudan aktarılırsa' yazınsallıktan uzaklaşacağını belirtmiş ve 'iletilerin örtük olarak yer alması gerektiğini' savunmuştur. Örtük ileti, dolaylı anlatım demektir.