menu
MemurOl
Türkçe Testleri

Genel Tekrar Testi - 93

Soru 1 / 25

15 ve 16. yüzyılda yazıya geçirildiği düşünülen Dede Korkut’ta görülen Oğuz kültürünün bazı ögelerine, popüler kültürde rastlamak mümkün. Genellikle dönemin gençlerinin takip ettiği bu kültürün izlerini bugün müzikten Yeşilçam’a, çizgi romandan tiyatro ve dizi sektörüne dek birçok alanda görüyoruz. 1960’ların ikinci yarısında ortaya çıkan ve Anadolu Rock adıyla bilinen müzik akımı, şarkı sözlerinde çoğunlukla Dede Korkut ’taki söz öbeklerine yaslandı. Söz gelimi Barış Manço’nun Aynalı Kemer şarkısında kullandığı “sabah yeli ılgıt ılgıt eserken” sözleri, Dede Korkut Kitabı ’ndaki “salkım salkım tan yelleri estiğinde” dizesinin tekrarı gibidir. Müzik dışında Dede Korkut’taki söz kalıplapından esinlenen bir başka alan da Yeşilçam oldu. 1960 ve 1970’lerde başrolünü ağırlıklı olarak Cüneyt Arkın ve Kartal Tibet’in oynadığı tarihî filmlerde, orijinalini Dede Korkut’ta bulduğumuz birkaç klişenin yoğun olarak kullanıldığını görüyoruz. Bu parçadan aşağıdakilerin hangisine ulaşılabilir?

Bu testteki tüm sorular ve cevapları (25 soru)
  1. 1. 15 ve 16. yüzyılda yazıya geçirildiği düşünülen Dede Korkut’ta görülen Oğuz kültürünün bazı ögelerine, popüler kültürde rastlamak mümkün. Genellikle dönemin gençlerinin takip ettiği bu kültürün izlerini bugün müzikten Yeşilçam’a, çizgi romandan tiyatro ve dizi sektörüne dek birçok alanda görüyoruz. 1960’ların ikinci yarısında ortaya çıkan ve Anadolu Rock adıyla bilinen müzik akımı, şarkı sözlerinde çoğunlukla Dede Korkut ’taki söz öbeklerine yaslandı. Söz gelimi Barış Manço’nun Aynalı Kemer şarkısında kullandığı “sabah yeli ılgıt ılgıt eserken” sözleri, Dede Korkut Kitabı ’ndaki “salkım salkım tan yelleri estiğinde” dizesinin tekrarı gibidir. Müzik dışında Dede Korkut’taki söz kalıplapından esinlenen bir başka alan da Yeşilçam oldu. 1960 ve 1970’lerde başrolünü ağırlıklı olarak Cüneyt Arkın ve Kartal Tibet’in oynadığı tarihî filmlerde, orijinalini Dede Korkut’ta bulduğumuz birkaç klişenin yoğun olarak kullanıldığını görüyoruz. Bu parçadan aşağıdakilerin hangisine ulaşılabilir?

    • A) Yazıya geçirildiği yüzyıldan itibaren Dede Korkut kitabı kendisini okuyan her sanatçıya ilham olmuş öykülerden oluşmaktadır.
    • B) Dede Korkut gibi Türk halk hikâyelerinin yüzyılları aşarak halkla buluşmasında en etkin rolü, popüler kültür eserleri oynamıştır.
    • C) Her ne kadar yeni kuşaklara hitap etse de popüler kültüre ait eserlerde de geçmişten esintiler duyulabilir.
    • D) Dede Korkut öykülerinde yer alan söz öbekleri popüler kültür ürünleri sayesinde sokaktaki vatandaşın günlük konuşma diline girmiştir.
    • E) Barış Manço, Cüneyt Arkın gibi sanatçılar kökeni Orta Asya’ya dayanan Türk gelenek ve göreneklerinin yeni kuşaklarca tanınması için sanatı bir araç olarak kullanmışlardır.

    Parçada‍​‌​‌​​‌‌​‌​​​​‌‌​‌​​‌​‌‌​​‌‌​​‌​​​‌‌​‌‌​‍ popüler kültüre ait olan Anadolu Rock müzik örnekleri (Barış Manço) ve Yeşilçam filmlerinde (Cüneyt Arkın, Kartal Tibet) yüzyıllar öncesine ait olan Dede Korkut Kitabı'ndaki söz öbeklerinin ve kalıpların kullanıldığı anlatılmıştır. Bu durum, popüler kültür yapıtlarının dahi arka planında köklü geçmişten ve geleneksel birikimden esintiler taşıyabileceğini (C seçeneği) doğrular.

  2. 2. Aşağıdakilerin hangisinde “ancak” sözcüğü belirteç görevindedir?

    • A) Bu adaya ancak vapurla ulaşabilirsiniz.
    • B) Defterini kapla ancak üzerine etiket yapıştırma.
    • C) Çoğu sözünüze katılıyorum ancak bir konuda itirazım var.
    • D) Bu gürültüde ancak bağırırsan sesini duyabilirim.
    • E) Kaynar su ile yıkarsanız burası ancak temizlenir.

    E‍​‌​‌​​‌‌​‌​​​​‌‌​‌​​‌​‌‌​​‌‌​​‌​​​‌‌​‌‌​‍ seçeneğinde “ancak” sözcüğü “temizlenir” eyleminin gerçekleşme şartını ve ölçüsünü belirterek zarf görevindedir. B ve C’de bağlaç, A ve D’de sınırlama anlamı öne çıkar. Doğru cevap E seçeneğidir.

  3. 3. Aşağıdaki dizelerin hangisinde ek fiil kullanılmamıştır?

    • A) Bir insan boyu yukardan geçiyorum toprağı Dünyanın ışığı arkamda kalıyor hep
    • B) Ben yordum ruhumu biraz da sen yor Çünkü bence şimdi herkes gibisin
    • C) İnsan bu, su misali, kıvrım kıvrım akar ya Bir yanda akan benim, öbür yanda Sakarya
    • D) Dün sabaha karşı kendimle konuştum Ben hep kendime çıkan bir yokuştum
    • E) Ağıldaydınız sanki çocuklar Yaz geldi mi açılacak kapılar

    A‍​‌​‌​​‌‌​‌​​​​‌‌​‌​​‌​‌‌​​‌‌​​‌​​​‌‌​‌‌​‍ seçeneğinde yüklemler çekimli fiildir; isim soylu bir sözcüğü yüklem yapan ya da fiili birleşik zamanlı yapan ek fiil yoktur. Diğer seçeneklerde “gibisin, benim, yokuştum, ağıldaydınız” gibi ek fiilli kullanımlar vardır. Doğru cevap A seçeneğidir.

  4. 4. Aşağıdaki dizelerin hangisinde birleşik zamanlı (hikaye, rivayet veya şart birleşik zamanlı) eylem kullanılmıştır?

    • A) Yavaş yavaş süzüldü akşamın gölgesi / Uzaktan yankılandı çoban kavalının sesi
    • B) Bir rüzgâr esiyordu deniz kenarından / Yapraklar titriyordu ağaçların dalından
    • C) Dağların arkasında eridi karlar / Baharla birlikte uyandı topraklar
    • D) Ellerim üşüdü bu soğuk kış gününde / Bir bardak sıcak çay aradım hemen
    • E) Kendimi rüzgârın akışına bıraktım / Gökyüzündeki beyaz bulutları izledim

    B‍​‌​‌​​‌‌​‌​​​​‌‌​‌​​‌​‌‌​​‌‌​​‌​​​‌‌​‌‌​‍ seçeneğinde geçen 'esiyordu' (esiyor idi) ve 'titriyordu' (titriyor idi) fiilleri şimdiki zamanın hikayesiyle çekimlenmiş birer birleşik zamanlı fiildir. Diğer seçeneklerdeki eylemler ise tek bir zaman eki alarak basit zamanlı fiil olarak çekimlenmiştir. Doğru cevap B seçeneğidir.

  5. 5. Aşağıdaki cümlelerin hangisinde "bir işin gerçekleşmesi söz konusuyken gerçekleşmemesi durumu"nu belirten bir ifade kullanılmıştır?

    • A) Lafın nereye varacağını, nasıl anlaşılacağını önceden hesap etmek zorundaydı.
    • B) Antikacıdan aldığı porselen vazoyu az kalsın yere düşürüyordu.
    • C) En zor zamanlarda bile sitemi aklının ucundan, gönlünün kıyısından geçirmemişti.
    • D) Hekim; en ağır, en tehlikeli görevlere oyuna gider gibi giden Salih’i düşündü.
    • E) Kendini tutamayarak Halis’e sordu: "Nasıl bir insandır şu kolsuz adam?"

    Cümledeki‍​‌​‌​​‌‌​‌​​​​‌‌​‌​​‌​‌‌​​‌‌​​‌​​​‌‌​‌‌​‍ 'az kalsın' ifadesi, bir eylemin gerçekleşmek üzereyken son anda gerçekleşmediğini bildirir. Dolayısıyla doğru cevap B seçeneğidir.

  6. 6. Aşağıdakilerin hangisinde hem yapım hem de çekim eki almış bir sözcük vardır?

    • A) Dilden gelen elden köleler padişah olurdu.
    • B) Aşk başta karar etse akıl baştan firar eder.
    • C) Akıllı düşmandan korkma, deli dosttan kork.
    • D) Garibe bir selam, altın yerine geçer.
    • E) Elin tuttuğu kuşun kuyruğu kısadır.

    E‍​‌​‌​​‌‌​‌​​​​‌‌​‌​​‌​‌‌​​‌‌​​‌​​​‌‌​‌‌​‍ seçeneğinde 'tuttuğu' sözcüğü 'tut-' fiiline getirilen fiilimsi/yapım eki ve ardından gelen iyelik ekiyle hem yapım hem çekim eki almıştır.

  7. 7. “asıldı” kelimesi aşağıdaki cümlelerin hangisinde çatı bakımından diğerlerinden farklı olarak kullanılmıştır?

    • A) Duvarlara değişik ressamların eserleri asıldı.
    • B) Mahkûm bir gece vakti gizlice asıldı.
    • C) Gemiden filikalara indirilen yolcular küreklere asıldı.
    • D) Kışlık eşyalar dolaplara asıldı.
    • E) Tavana, kurutulmuş soğanlar sırayla asıldı.

    'Gemiden‍​‌​‌​​‌‌​‌​​​​‌‌​‌​​‌​‌‌​​‌‌​​‌​​​‌‌​‌‌​‍ filikalara indirilen yolcular küreklere asıldı' cümlesindeki 'asıldı' eylemi dönüşlü çatılıdır (işi yapan yolculardır ve işten etkilenen de yolculardır). Diğer seçeneklerdeki 'asıldı' eylemleri ise edilgen çatılıdır.

  8. 8. Aşağıdaki cümlelerin hangisi ayraç içinde verilen kavramla uyuşmamaktadır?

    • A) Kemal Tahir’i okuyanlar ilk eserinde neyi savunmuşsa son eserinde de onu savunmaya devam ettiğini görecektir. (tutarlılık)
    • B) Ahmet Kutsi’nin sözcükleri özenle seçilmiştir âdeta; sözcükler sizi hiç duraksatmaz, bir nehir gibi uzanır gider. (duruluk)
    • C) Bir şiiri okuyup şairini tahmin edebiliyorsanız o şairi okumaya devam edin mutlaka. (özgünlük)
    • D) Ömer Seyfettin öyle sade yazmış ki öykülerini, sanki 100 sene önce değil de dün kaleme alınmış gibi öyküleri. (yalınlık)
    • E) Onun yazıları mesajı okura doğrudan verir, herkes aynı şeyi anlar onun satırlarından. (açıklık)

    B‍​‌​‌​​‌‌​‌​​​​‌‌​‌​​‌​‌‌​​‌‌​​‌​​​‌‌​‌‌​‍ seçeneğinde sözcüklerin okuru duraksatmaması ve metnin akıp gitmesi “akıcılık”la ilgilidir. Ayraçta verilen “duruluk” ise gereksiz sözcük bulunmaması anlamına gelir. Bu nedenle eşleştirme yanlıştır. Doğru cevap B seçeneğidir.

  9. 9. Aşağıdaki yargılardan hangisi kişisel düşünce _içermemektedir_?

    • A) Tarihî dokusuyla büyüleyen Safranbolu; ahşap konakları, Arnavut kaldırımlı sokaklarıyla sadece ülkemizin değil, tüm dünya mirasının en nadide köşesidir.
    • B) Edebiyat dünyasına adım attığı ilk romanıyla beklenen ilgiyi göremeyen yazar, son öykü kitabıyla okurların gönlünde taht kurmayı başardı.
    • C) Ülke genelinde yapılan bir araştırmaya göre, en çok kitap okuma oranı Marmara ve Ege bölgelerinde, en düşük kitap okuma oranı ise Doğu Anadolu bölgesinde tespit edilmiştir.
    • D) Yıllar önce kaybolduğu sanılan klasik müzik bestesinin orijinal notalarının bir kütüphanede bulunması, müzik tarihçileri arasında haklı bir coşku yarattı.
    • E) Millî sporcumuz, uluslararası organizasyonun finalinde rakibini yenerek ülkemize asla hafızalardan silinmeyecek muhteşem bir gurur yaşattı.

    C‍​‌​‌​​‌‌​‌​​​​‌‌​‌​​‌​‌‌​​‌‌​​‌​​​‌‌​‌‌​‍ seçeneğindeki yargı, bilimsel ve istatistiksel bir araştırmanın sonuçlarını nesnel bir biçimde aktardığı için kişisel düşünce içermez. Diğer tüm seçeneklerde ise 'en nadide köşesi', 'gönlünde taht kurmayı başardı', 'haklı bir coşku', 'muhteşem bir gurur' gibi öznel (kişisel) değerlendirmeler yer almaktadır. Doğru cevap C seçeneğidir.

  10. 10. “Etmek, edilmek, eylemek, olmak, olunmak” yardımcı fiilleriyle kurulan birleşik fiillerde ilk sözcükte ses düşmesi ya da türemesi yoksa sözcükler ayrı yazılır. Aşağıdakilerin hangisinde bu kurala _aykırı_ bir yazım vardır?

    • A) Yaptığım değişiklikleri kaydetmeyi unuttuğum için yazdıklarım silindi.
    • B) Mahmut Bey, toplantıda bazı arkadaşlarımız için övücü sözler sarfetti.
    • C) Çevrenizdeki güzellikleri fark ettiğinizde bakış açınızın değiştiğini hissedeceksiniz.
    • D) Tez savunmamın kabul edilmemesi üzerine yeni bir savunma hazırlamaya başladım.
    • E) Kötü düşünerek hayatı kendinize ve çevrenizdekilere zehretmeyi bırakmalısınız.

    “Sarf‍​‌​‌​​‌‌​‌​​​​‌‌​‌​​‌​‌‌​​‌‌​​‌​​​‌‌​‌‌​‍ etmek” yardımcı fiille kurulan birleşik fiildir ve ses düşmesi/türemesi olmadığından ayrı yazılır. “Sarfetti” biçimi yanlıştır. Yeni sıralamada doğru cevap B seçeneğidir.

  11. 11. Aşağıdaki cümlelerin hangisinde yer-yön belirteci kullanılmıştır?

    • A) Biraz geri gelip şuraya girebilirsen arabayı güvenli bir yere bırakmış olacaksın.
    • B) Dışarının gürültüsünden kurtulmak için pencereyi kapatmaya karar verdim.
    • C) Sessizce içeriye girin, kimseyi rahatsız etmeden alacağınızı alın çocuklar.
    • D) Hayri, aşağı mahallenin haşarı ve bir o kadar da zeki çocuklarındandı.
    • E) Öteye beriye iyice baktım ama en sevdiğim oyuncağımı bulamadım.

    A‍​‌​‌​​‌‌​‌​​​​‌‌​‌​​‌​‌‌​​‌‌​​‌​​​‌‌​‌‌​‍ seçeneğinde “geri” sözcüğü çekim eki almadan “gelip” eylemini yön bakımından belirtir ve yer-yön belirtecidir. Diğer seçeneklerdeki benzer sözcükler ad ya da sıfat görevindedir. Doğru cevap A seçeneğidir.

  12. 12. (I) Kitapların, bireye, yaşadıklarını anlamlı kılmak gibi bir katkısı vardır. (II) Ayrıca kitaplar edebiyat uygarlığının temel taşını da oluşturur. (III) Toplumu oluşturan bireylerin çağdaş bir yaşama ulaşmasında kitapla iç içe yaşamaları en önemli etkendir. (IV) Kitap okuyarak aydınlanan bireyler, topluma yararlı olur ve bundan mutluluk duyar. (V) Bunun farkında olan yazarlar da yapıtlarını her okuyanın anlayabileceği bir dille ortaya koyar. Bu parçada numaralanmış cümlelerin hangisinde kitapların işlevinden söz edilmemiştir?

    • A) I.
    • B) II.
    • C) III.
    • D) IV.
    • E) V.

    I,‍​‌​‌​​‌‌​‌​​​​‌‌​‌​​‌​‌‌​​‌‌​​‌​​​‌‌​‌‌​‍ II, III ve IV. cümlelerde kitapların bireye, edebiyata ve topluma katkılarından söz edilmiştir. V. cümlede ise yazarların dil tercihinden bahsedilmiş, kitapların işlevi anlatılmamıştır.

  13. 13. Alzaymır, halk arasında “bunama” adı verilen genel bir etiketleme ile ifade edilse de çok çeşitli türevleri olan bir hastalıktır. Birçok araştırmanın konusu olmuş, kaynağı hakkında nice nice inanış ve varsayım ortaya konmuştur. Tarihî sürece baktığımızda soyut varlıkların musallat olmasıyla dahi ilişkilendirilmiş olan bu hastalık, bilimsel kanıtlara göre nörolojik bir rahatsızlıktır. Genetik faktörler ve yaşam biçimi ile ilişkili olarak genellikle yaşlanmayla birlikte ortaya çıkmaktadır. Günümüzde de çok yaygın bir rahatsızlıktır. Dünyada 50 milyondan fazla kişiyi, Türkiye’de ise 600 bin kişiyi etkileyen alzaymır hastalığı, ----. Bu cümlenin sonuna aşağıdakilerden hangisi getirilirse “alzaymır hastalığına yakalananların sayısının koşulların değiştirilmemesi durumunda giderek artacağı” sonucuna ulaşılır?

    • A) 65 yaş üzerindeki insanların %2-4’ünde, 85 yaş üzerinde ise %20 oranında görülmektedir
    • B) önüne geçilmezse 30 yıl içinde tüm dünyada kalp hastalığından daha sık görülecektir
    • C) genç nüfusun giderek azaldığı Avrupa ülkelerinde en sık karşılaşılan bunama türüdür
    • D) 21. yüzyılın sonunda gelişmiş ülkelerde büyük bir sorun olmaktan çıkabilir
    • E) yapılan araştırmalara göre son yirmi yıldır Türkiye’de her 10 saniyede bir, insanımızı yakalıyor

    B‍​‌​‌​​‌‌​‌​​​​‌‌​‌​​‌​‌‌​​‌‌​​‌​​​‌‌​‌‌​‍ seçeneğindeki 'önüne geçilmezse (tedbir alınmazsa/koşullar değiştirilmezse) 30 yıl içinde (gelecekte) kalp hastalığından daha sık görüleceği (yakalanan sayısının artacağı)' ifadesi, soru kökündeki şart ve artış beklentisini doğrudan karşılar. Dolayısıyla doğru cevap B seçeneğidir.

  14. 14. Aşağıdaki dizelerden hangisi duraklarına yanlış ayrılmıştır?

    • A) Bülbül geldi / kondu dala Bülbülden yok / hata güle
    • B) Benim bir sözüm var / efsane sözde Ne günah der isen / bulunur bizde
    • C) Yüz çevirdi benden / baht-ı siyahım Görünmedi gitti / ol yüzü mâhım
    • D) Bir dilbere / meyil verdim / özümden Nasihat / eyledim geçmez / sözümden
    • E) Haber edin / kuşlar çeksin / yasımı Yuva yapsın / püskülümü / fesimi

    A,‍​‌​‌​​‌‌​‌​​​​‌‌​‌​​‌​‌‌​​‌‌​​‌​​​‌‌​‌‌​‍ B, C ve E seçeneklerindeki dizeler hece ölçüsünün doğal eklemlenme yerlerine göre doğru duraklanmıştır. Ancak D seçeneğindeki 'Bir dilbere / meyil verdim / özümden' dizesi 4+4+3 düzeniyle ayrılmışken alt dizesi olan 'Nasihat / eyledim geçmez / sözümden' dizesi 3+5+3 gibi tutarsız bir durak yapısıyla bölünmüştür ve hece sınırını ihlal etmektedir. Doğru cevap D seçeneğidir.

  15. 15. Aşağıdaki cümlelerin hangisinde fiilimsi öbeği _yoktur_?

    • A) Okumak bireyi her şeyden daha çok geliştiriyor.
    • B) Önümüze çıkan engelleri bir bir aşa aşa bugünlere geldik.
    • C) Yılan gibi kıvrılan yollardan geçerek vardık Alanya’ya.
    • D) Samimi ağlayışları, sahte gülümsemelere yeğlerim.
    • E) Her işte iyi niyetli davranmaya gayret edin.

    A‍​‌​‌​​‌‌​‌​​​​‌‌​‌​​‌​‌‌​​‌‌​​‌​​​‌‌​‌‌​‍ seçeneğinde “okumak” tek başına isim-fiildir; kendisine bağlı sözlerle genişlemiş bir fiilimsi öbeği oluşturmaz. Diğer seçeneklerde fiilimsi, kendisine bağlı unsurlarla öbekleşmiştir. Doğru cevap A seçeneğidir.

  16. 16. Sıcak mevsimin _gelmesiyle_ (I) beraber şenlikler de başlar yaylada. _Tanıdık_ (II) herkes davetlidir bu şölene. Öyle tek bir günde _bitmez_ (III) eğlenceler. Günlerce _sürüp_ (IV) gider bu coşku. Buradaki köylerde _yaşam_ (V), eski zamanların huzurunda akıp gider. Bu parçada numaralanmış sözcüklerden hangileri eylemsi (fiilimsi) _değildir_?

    • A) I ve II
    • B) II ve III
    • C) III ve V
    • D) III ve IV
    • E) IV ve V

    Parçadaki‍​‌​‌​​‌‌​‌​​​​‌‌​‌​​‌​‌‌​​‌‌​​‌​​​‌‌​‌‌​‍ 'gelmesiyle' isim-fiil (I), 'Tanıdık' sıfat-fiil (II) ve 'sürüp' zarf-fiildir (IV). 'bitmez' sözcüğü ise geniş zamanın olumsuzuyla çekimlenmiş bir fiildir (III) ve 'yaşam' sözcüğü ise isimdir (V). Bu iki sözcük fiilimsi eki almamıştır. Dolayısıyla doğru cevap C seçeneğidir.

  17. 17. I. Bu hayalde uyur Bursa her gece II. Her şafak onunla uyanır, güler III. Gümüş aydınlıkta serviler, güller IV. Serin hülyasıyla çeşmelerinin V. Başındayım sanki bir mucizenin Yukarıdaki dizelerin hangilerinde ulama vardır?

    • A) I. ve II.
    • B) I. ve IV.
    • C) II. ve III.
    • D) III. ve V.
    • E) IV. ve V.

    II‍​‌​‌​​‌‌​‌​​​​‌‌​‌​​‌​‌‌​​‌‌​​‌​​​‌‌​‌‌​‍ numaralı dizede 'şafak onunla' (k-o) ve III numaralı dizede 'Gümüş aydınlıkta' (ş-a) kelimeleri arasında ulama yapılmaktadır. Diğer dizelerde ulama örneği bulunmamaktadır. Doğru cevap C seçeneğidir.

  18. 18. “Işığın bulunduğu her yerde gölge de vardır.” cümlesiyle anlatılmak istenen aşağıdakilerden hangisidir?

    • A) Gelişim için sürekli çalışmanın şart olduğu
    • B) Yapılan iyiliklerin kalıcı izler bırakacağı
    • C) İyilik ve güzelliğin olduğu yerde kötülük ve çirkinliğin de olabileceği
    • D) Değişimin olmadığı yere karanlığın hâkim olacağı
    • E) İnsan yaşamında her zaman güzel günlerin yaşanamayacağı

    Işık‍​‌​‌​​‌‌​‌​​​​‌‌​‌​​‌​‌‌​​‌‌​​‌​​​‌‌​‌‌​‍ olumlu olanı, gölge ise olumsuz olanı çağrıştırır. Cümle, iyilik ve güzelliklerin bulunduğu yerde olumsuzlukların da var olabileceğini anlatır. Doğru cevap C seçeneğidir.

  19. 19. Başarı çoğu zaman, başkaları vazgeçtikten sonra da çabayı sürdürmektir. Bu cümleye anlamca en yakın yargı hangisidir?

    • A) Başarmak için kuvvetli bir başlangıç gerekmektedir.
    • B) Hiçbir başarıya rastlantılar sonucu ulaşılamaz.
    • C) Birlikte ulaşılan bir başarı kadar güzel hiçbir şey yoktur.
    • D) Başarı disiplinli bir çalışmanın ürünüdür.
    • E) Herkesin bıraktığı yerde devam etmek başarının yolunu açar.

    Cümlede‍​‌​‌​​‌‌​‌​​​​‌‌​‌​​‌​‌‌​​‌‌​​‌​​​‌‌​‌‌​‍ asıl vurgu, herkes pes ettiğinde devam edebilmenin başarıyı getirmesidir. E seçeneği bu düşünceyi doğrudan karşılar. Doğru cevap E seçeneğidir.

  20. 20. Aşağıdaki sözcüklerden hangisine eylem türetme eki getirilemez?

    • A) Keser
    • B) Bağ
    • C) Sula
    • D) Gör
    • E) Süz

    'Keser'‍​‌​‌​​‌‌​‌​​​​‌‌​‌​​‌​‌‌​​‌‌​​‌​​​‌‌​‌‌​‍ sözcüğü zaten fiilden türemiş bir ad olarak kullanılır ve verilen seçenekler içinde eylem türetme eki getirilemeyecek sözcüktür. Diğerlerine uygun eklerle fiil türetilebilir.

  21. 21. _Ağlama_(I) yâr ağlama Mavi _yazma_(II) _bağlama_(III) Mavi yazma tez solar Yüreğimi _dağlama_(IV) Numaralı sözcüklerdeki “-ma” eklerinden hangisi ya da hangileri diğerlerinden farklı bir görevdedir?

    • A) I-III
    • B) Yalnız I
    • C) III-IV
    • D) Yalnız II
    • E) Yalnız IV

    I,‍​‌​‌​​‌‌​‌​​​​‌‌​‌​​‌​‌‌​​‌‌​​‌​​​‌‌​‌‌​‍ III ve IV. sözcüklerdeki '-ma' olumsuzluk eki olarak kullanılmıştır. II. sözcükteki 'yazma' ise bir nesne adı olduğu için '-ma' fiilden isim yapan yapım eki görevindedir.

  22. 22. “Bilmek” sözcüğü aşağıdaki cümlelerin hangisinde “kadirşinaslık göstermek, takdir etmek” anlamında kullanılmıştır?

    • A) Kendisi için yapılan onca fedakarlığı hiçbir zaman bilmedi.
    • B) Ben onun ne amaçla konuştuğunu çok iyi biliyorum.
    • C) Yeni taşındıkları okulun nerede olduğunu bilmiyordu.
    • D) Sınavdaki tüm soruların yanıtlarını biliyorum.
    • E) Kaybettiği dostunun en küçük oğlu olduğunu neden sonra bildi.

    D‍​‌​‌​​‌‌​‌​​​​‌‌​‌​​‌​‌‌​​‌‌​​‌​​​‌‌​‌‌​‍ seçeneğinde geçen 'fedakarlığı bilmemek' ifadesi, yapılan iyiliklerin değerini anlamamak, kadirşinaslık göstermemek ve takdir etmemek anlamında kullanılmıştır. Doğru cevap A seçeneğidir.

  23. 23. I. Romancı; okuyucuyu, eserine hayattan aktardığı gerçeklere inandırdığı ölçüde hayal gücüyle kattığı ögelere de inandırmayı başarmalıdır. II. Başarılı bir kurgusal eserde, gerçek hayattan kesitler bulunabileceği gibi bütünüyle hayal ürünü olaylara da yer verilebilir. III. Günlük yaşamdan yakalanan sahnelerin düşsel ögelerle harmanlanarak sunulması, okurun kurgusal dünyaya olan ilgisini ve merakını artırır. IV. Bazı romancılar dil üzerinde öyle titiz çalışırlar ki onların söz işçiliğini yapıtın her satırında derinden hissedersiniz. V. Yazarın hem yaratıcı hayal gücünden hem de somut gerçeklerden beslenmesi, eserin okur üzerinde çekim gücü yaratmasını kolaylaştırır. Yukarıda numaralanmış cümlelerin hangileri anlamca birbirine en yakındır?

    • A) I ve II
    • B) I ve III
    • C) II ve IV
    • D) III ve V
    • E) IV ve V

    III.‍​‌​‌​​‌‌​‌​​​​‌‌​‌​​‌​‌‌​​‌‌​​‌​​​‌‌​‌‌​‍ cümlede günlük hayattan alınan karelerin düşsel unsurlarla süslenmesinin okurun ilgisini çekeceği belirtilirken, V. cümlede de yazarın hem gerçeklerden hem de düş gücünden yararlanmasının okurun ilgisini çekmesini (çekim gücü yaratmasını) kolaylaştıracağı ifade edilmiştir. Her iki cümle de aynı düşünceyi savunmaktadır. Dolayısıyla doğru cevap D seçeneğidir.

  24. 24. Akdeniz bölgesinin çatısı Toros Dağları tarafından oluşturulmaktadır. Dağlar kimi yerlerde denize çok sokulur, kayalık ve az girintili çıkıntılı bir kıyı üzerine dikine inerler. Kimi yerlerde ise kıyı çizgisi ile dağ sınırları arasına Adana Ovası gibi geniş düzlükler dahil olur. Bu bölge karakterini kendine komşu olan ılık denizden alır. Fakat denizin etkisi yeryüzü şekillerine ve yükseltiye göre değişir. Akdeniz iklimi kıyı ovalarından içeriye sokulduğu halde dağlık yerlerde ancak dar bir şerit üzerinde kendini belli eder ve yükseklere doğru önemli değişimlere uğrar. Bu parçanın anlatımında aşağıdakilerin hangisinde verilenlerden yararlanılmıştır?

    • A) Öyküleme – betimleme – benzetme
    • B) Açıklama – betimleme – karşılaştırma
    • C) Tanımlama – açıklama – karşılaştırma
    • D) Karşılaştırma – tartışma – betimleme
    • E) Öyküleme – örneklendirme – tanımlama

    Parçada‍​‌​‌​​‌‌​‌​​​​‌‌​‌​​‌​‌‌​​‌‌​​‌​​​‌‌​‌‌​‍ Akdeniz bölgesinin dağlık yapısı ve iklim özellikleri hakkında nesnel bilgi verildiği için 'açıklama'; dağların dik inmesi, ovaların bulunması gibi fiziksel coğrafya özellikleri resmedildiği için 'betimleme'; kıyı kesimler ile dağlık kesimlerin iklim etkileri kıyaslandığı için 'karşılaştırma' kullanılmıştır. Doğru cevap B seçeneğidir.

  25. 25. Kelimelerin evreleri, insan hayatının basamaklarına benzer. Her kelime doğar, büyür, gelişir, olgunlaşır. İnsana bağlıdır kelimelerin hayat seyri; ondan ayrılmaz, onunla birlikte yaşar çocukluğunu. Yeni yetmelik, ilk gençlik, tahsil hayatı, askerlik, evlilik hep birlikte yaşanır. İnsanlar gibi çoluk çocuğa bile karışır kelimeler günü gelince. Hükümranlığı devralabilir evlat sözcükler; yıldızları parlayabilir, insanda olduğu gibi. Ömrünü tamamlayıp ölebilir de sözcükler, insan gibi. Terk edilmek, unutulmak, yara bere almak, katledilmek de vardır kaderinde kelimelerin. Değişime uğramak, kılık değiştirmek, tanınmaz hâle gelmek de… Yeniden doğmak da vardır kelimelerin yazgısında, insan gibi. Biri diğerinden ayrı düşünülemez. Bu parçaya verilecek en uygun başlık aşağıdakilerden hangisidir?

    • A) Sihirli Kelimeler
    • B) Kelimelerin Yaşamı
    • C) Medeniyet İçinde Dilin Yeri
    • D) Kelimenin Gücü
    • E) Dil ve İnsan

    Parça‍​‌​‌​​‌‌​‌​​​​‌‌​‌​​‌​‌‌​​‌‌​​‌​​​‌‌​‌‌​‍ kelimelerin doğup büyümesini, değişmesini, unutulmasını ve yeniden doğmasını insan yaşamına benzeterek anlatır. Bu nedenle en uygun başlık “Kelimelerin Yaşamı”dır. Doğru cevap B seçeneğidir.